SON DAKİKA
Hava Durumu

#Etiyopya

Söz Bursa - Etiyopya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Etiyopya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'dan dünyaya uzanan gönül köprüsü: Uluslararası Murad Hüdavendigâr AİHL 10 yaşında! Haber

Bursa'dan dünyaya uzanan gönül köprüsü: Uluslararası Murad Hüdavendigâr AİHL 10 yaşında!

Bursa'da 2016 yılında eğitim hayatına başlayan Uluslararası Murad Hüdavendigâr Anadolu İmam Hatip Lisesi, 10 yıllık süreçte ulaştığı uluslararası öğrenci ağı, eğitim modeli ve akademik çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Bursa'da düzenlenen "7 bölgeden 7 kıtaya, Uluslararası Anadolu imam hatip liseleri öğrenci sempozyumu' yoğun katılımla başladı. 3 gün sürece olan oturumlarda bir birinden değerli isimler, deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak. İlk oturumda Uluslararası Anadolu İmam Hatip Liseleri ve Gelecek Vizyonu Paneli'nin sunuculuğu Uluslararası Murat Hüdavendigar AİHL Mütevelli Heyeti Üyesi Av. Mustafa Dündar tarafından gerçekleşti. Dündar yaptığı konuşmada, "Bir şehre hizmet etmek, onun dününü, bugününü ve yarınını düşünmeyi gerektirir. Asıl olan, maziden ilham alarak geleceğe yön verecek kalıcı eserler ortaya koymaktır. Görevimiz boyunca yürüttüğümüz çalışmalar bu anlayışla şekillendi. Altyapıdan üstyapıya, kültürden sosyal hayata, eğitimden gençliğe kadar birçok alanda şehrimizin yaşam kalitesini yükseltmeye gayret ettik. Tarihî mirasın korunması, kültür hayatının güçlendirilmesi ve özellikle çocuklara ve gençlere yönelik eğitim yatırımları bu yaklaşımın temelini oluşturdu. Uluslararası Murad Hüdavendigâr Anadolu İmam Hatip Lisesi de bu anlayışın önemli eserlerinden biridir. 2016 yılında faaliyete geçen ve eğitim vizyonumuzu yansıtan bu kurum, bugün 10. yılını geride bırakmıştır. 10 yıl gibi kısa sayılabilecek bir sürede okul, güçlü bir kurumsal yapı ve geniş bir zemine yayıldı. Farklı coğrafyalardan gelen gençler aynı çatı altında buluştu. Bilgi, kardeşlik ve sorumluluk bilinciyle şekillenen bir eğitim ortamı kuruldu. Bursa'da atılan bu adım, zamanla gönül coğrafyamıza uzanan bir insan yetiştirme tecrübesine dönüştü" dedi. 22. Dönem Bursa Milletvekilliği ve 2009-2024 yılları arasında da Osmangazi Belediye başkanlığı görevini üstlenen Av. Mustafa Dündar, "Okul, Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ile Türkiye Diyanet Vakfı iş birliği kapsamında yürütülen Uluslararası Anadolu İmam Hatip Liseleri Projesi çerçevesinde, Osmangazi Belediyesi'nin öncülüğüyle eğitim hayatına kazandırıldı. Amaç, farklı ülkelerden gelen öğrenciler ile Türkiye'den öğrencileri aynı ortamda buluşturmak ve güçlü bir eğitim bağı kurmaktı. İlk yılında 39 ülkeden öğrenciyle başlayan okul, zamanla artan ilgi ve güvenle büyüdü. Farklı dönemlerde 97 ülkeye kadar ulaşan bu uluslararası yapı, okulun gönül coğrafyamızda güçlü bir karşılık bulduğunu göstermektedir. Bugün okulda toplam 507 öğrenci eğitim görmektedir. Bu öğrencilerin 184'ünü uluslararası öğrenciler, 323'ünü ise ülkemizden gelen öğrenciler oluşturmaktadır. Hâlihazırda 65 farklı ülkeden öğrencinin bulunduğu bu yapı, uluslararası niteliğin dengeli ve sürdürülebilir bir şekil alma yolunda olduğunun işaretidir. Uluslararası öğrenciler arasında en yoğun katılım ise Etiyopya ve Endonezya'dan gerçekleşmektedir. Kuruluşundan bugüne kadar ise 244 uluslararası öğrenci okulumuzdan mezun olmuştur. Bu çeşitlilik önemli bir kazanımdır. Önümüzdeki süreçte ise asıl ihtiyaç, bu yapının sürekliliğini güçlendirmektir. Ülke sayısının artmasından çok, belirli bir istikrar içinde sürdürülen öğrenci akışı önem taşımaktadır. Elli civarı ülkenin dengeli biçimde temsil edildiği ve bu ülkelerden her yıl düzenli öğrenci kabulünün sağlandığı bir yapı, eğitim modelinin etkisini daha kalıcı hâle getirecektir. Bu süreklilik, mezunların kendi ülkelerinde birbirleriyle iletişim ve dayanışma içinde hareket etmelerine imkân verecektir. Böylece farklı coğrafyalarda ülkemizin eğitim ve kültür birikimini temsil eden güçlü bir insan kaynağı oluşacaktır. Öğrencilerin bölge ve ülke esasına göre Türkiye'nin farklı şehirlerindeki proje okullarına yönlendirilmesi de bu etkiyi daha geniş bir alana taşıyacaktır" diye konuştu. Uluslararası ortam, Türkiye'den eğitim gören öğrenciler için de önemli bir kazanım sağladığını belirten Dündar, "Farklı ülkelerden arkadaşlarıyla birlikte eğitim alan gençler, dünyayı daha geniş bir bakış açısıyla tanımaktadır. Kurulan dostluklar, zihinlerde sınırları aşan bir anlayışın gelişmesine katkı sunmaktadır. Okul, güçlü fizikî imkânları ve eğitim kadrosuyla dikkat çekmektedir. 29 sınıfta yürütülen eğitim faaliyetleri, 61 öğretmenin rehberliğinde sürdürülmekte ve 507 öğrenciye nitelikli bir eğitim ortamı sunulmaktadır. Sahip olduğu altyapı ve planlı yerleşimi sayesinde okul, uluslararası imam hatip liseleri arasında örnek gösterilen kurumlar arasında yer almıştır. Açıldığı günden bu yana farklı dönemlerde uluslararası imam hatip okullarının katılımıyla toplantılar düzenlenmiş, tecrübeler paylaşılmış ve onların da kurumsallaşmasına yönelik ciddi katkısı olmuştur. Farklı dönemlerde birçok bakan, üst düzey bürokrat ve eğitim yöneticisi okulu ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde incelemiştir. Bu ilgi, okulun ortaya koyduğu eğitim modelinin ulusal ölçekte yakından takip edildiğini göstermektedir. Okulun dikkat çeken yönlerinden biri de Akademik Bilim Kurulu'dur. Dr. Mustafa Öcal, hocamızın başkanlığında çalışmalarını devam ettiren kurul, yürütülen faaliyetleri değerlendirmekte ve gelişim sürecine yön verecek öneriler sunmaktadır. Bu yapı, kuruma güçlü ve sürdürülebilir bir ufuk kazandırmaktadır" dedi. Eğitim anlayışının önemli başlıklarından biri de İlahiyat Odaklı Hafızlık Projesi olduğuna dikkat çeken Dündar, "Bu eğitimle, dinî ilimlerde donanımlı, aynı zamanda çağın gerektirdiği bilgi ve becerilere sahip bireylerin yetişmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, başta ilahiyat olmak üzere farklı alanlarda uzmanlaşan, mesleğinde yetkin ve sorumluluk sahibi bireyler yetiştirilmektedir. Böylece okul, ilmî, meslekî yeterliliği ve manevi temeli birlikte güçlendiren bir model ortaya koymaktadır. Okulun birikimini ve tecrübesini yansıtan Hüdavendigâr Dergisi'nin ikinci sayısının yayımlanması da bu sürecin önemli bir göstergesidir. Bu yayın, yapılan çalışmaların kayıt altına alınmasına ve elde edilen tecrübenin gelecek dönemlere aktarılmasına dair bir vesika işlevi görecektir. Bu eserin hayata geçirilmesinde emeği olan pek çok kişi ve kurum bulunmaktadır. Okulun yapılması fikrini gündeme getirerek sürecin başlamasına öncülük eden, dönemin BİHMED Başkanı ve Bilecik Milletvekili Halil Eldemir'e özellikle teşekkür ediyorum. Fikir aşamasından itibaren süreci yakından takip etmiş ve mütevelli heyeti içinde yer alarak desteğini sürdürmüştür. Kuruluş sürecinde önemli görevler üstlenen, okulun kurumsallaşmasında mühim katkıları bulunan Kurucu Müdürümüz Mehmet Türkmen'e, bu birikimi geliştirerek sürdüren Okul Müdürü Zeki Yaslaş'a ve tüm eğitim kadrosuna teşekkür ediyorum. Bu çatı altında yetişen her genç, kendi ülkesinde bilgi ve sorumluluk bilinciyle hareket edecek, Bursa'dan dünyaya uzanan gönül bağlarını güçlendirecektir" diye konuştu.

Nüfus alarmı verildi! Erdoğan: "Aile yapısını korumak için teyakkuz halindeyiz" Haber

Nüfus alarmı verildi! Erdoğan: "Aile yapısını korumak için teyakkuz halindeyiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa'nın savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye'yi dahil etmesinin vaktinin çoktan geldiğini belirterek, "Türkiye'yi dışlayan, dünya gerçeklerini göz ardı eden tutumların hiç de mantıklı olmadığını artık kabul etmeleri gerekir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya ziyareti dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını cevaplayarak, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Muhtemel bir İran-ABD savaşının kimseye bir şey kazandırmayacağını, aksine bölgenin kaybedeceğini söyleyen Erdoğan, gelen davet üzerine Türkiye'nin Gazze Barış Kurulu toplantısına katılacağını da belirterek, Gazze meselesinin insanlığın vicdan sınavı olduğunu ifade etti. "GÖRÜŞMELERİMİZDE TİCARET, YATIRIMLAR, SAVUNMA SANAYİİ, ÖZELLİKLE ENERJİ, ULAŞIM VE DAHA BİRÇOK KONUYU DEĞERLENDİRDİK" Etiyopya'nın Afrika'nın önde gelen devletlerinden biri olduğunu ve yaklaşık 11 yıl aradan sonra ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Görüşmelerimizde ticaret, yatırımlar, savunma sanayii, özellikle enerji, ulaşım ve daha birçok konuyu değerlendirdik. 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize ulaşmak için gerekli adımları ele aldık. Türk yatırımlarının artırılması konusundaki fırsatlara değindik. Ekonomi ve enerji alanlarında belgelere imza attık. Biliyorsunuz Etiyopya, Afrika'daki uçuşlar için önemli bir bağlantı merkezi konumunda. Bu sebeple büyük bir havalimanı projesini ilerletiyorlar. Biz de Türkiye olarak firmalarımızın bu projeye katkı sağlayabileceklerini düşünüyoruz. Etiyopya, Afrika Boynuzu tabir edilen ve stratejik önemi haiz, bölgenin de en büyük ülkesi. Gerek köklü devlet geleneği gerek 130 milyonu bulan nüfusuyla büyük potansiyele sahip. Afrika Teşkilatı başta olmak üzere Birleşmiş Milletler kuruluşlarına ev sahipliği yapan Addis Ababa, Afrika kıtasının diplomasi başkenti olarak adlandırılıyor. Sahra Altı Afrika'daki en eski büyükelçiliğimizin 1926 yılında Addis Ababa'da açılması, Cumhuriyetimizin geçmişinde bu kadim şehri Afrika kıtasıyla ilişkilerimizin kalbine yerleştirdiğini gösteriyor" diye konuştu. "BİRLİKTE GÜZEL İŞLERE İMZA ATTIK, İNŞALLAH BUNDAN SONRA DA ATACAĞIZ" Etiyopya'nın birçok önemli toplantıya ev sahipliği yaptığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önümüzdeki yıl da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı yine Addis Ababa'da düzenlenecek. Biz de inşallah kasım ayında yapacağımız bu Taraflar Konferansı'na dair tecrübelerimizi Etiyopyalı kardeşlerimizle paylaşacağız. Dolayısıyla şayet Afrika'daki potansiyeli değerlendirmek istiyorsak, hiç şüphesiz bunun yollarından biri Etiyopya'dan geçmektedir. Ankara sürecinden hatırlayacağınız üzere Etiyopya ile ortak mesai yapma alışkanlığımız zaten var. 2024 Aralık ayında kabul edilen Ankara Bildirisi ile Etiyopya ve Somali arasında güvenin pekiştirilmesini sağladık. Birlikte güzel işlere imza attık, inşallah bundan sonra da atacağız" ifadelerini kullandı. "BİZ, AFRİKA'DAKİ MESELELERE ÇIKAR ODAKLI, TARAFGİR BİR GÖZLE BAKMADIK, BAKMIYORUZ" Türkiye'nin dünya üzerinde hiçbir ülkeye sömürgecilik anlayışı ile yaklaşmadığının altını çizen Erdoğan, "Milletçe tarihimizin hiçbir döneminde bizler sömürgeci olmadık. Afrika'daki insanları kardeşimiz, dostumuz olarak gördük. Bugün kıtada gözlerin ülkemize çevrilmesinin temelinde işte bu tertemiz sicilimiz vardır. Karşılıklı saygı ve eşit ortaklık, bizim Afrika politikamızın esasıdır, pusulasıdır, değişmez ilkesidir. Biz, Afrika'daki meselelere çıkar odaklı, tarafgir bir gözle bakmadık, bakmıyoruz. Ülkemize yönelik bu bakış açısı bizim insani diplomasimizin, barış diplomasisi adımlarımızın başarısında da etkili. Barışın lafla değil, iradeyle tesis edileceğini biliyor ve ona göre adımlar atıyoruz. Türkiye böylesi bir barış tesis etmeye muktedir midir? Muktedirdir evelallah, kimsenin bundan şüphesi olmasın. Çok şükür yalnız da değiliz. Sözümüz de, sesimiz de artık çok daha güçlü" açıklamasında bulundu. "TÜRKİYE MEZUNLARI AFRİKA'NIN BİRÇOK ÜLKESİNDE SİYASETTEN İŞ DÜNYASINA, AKADEMİDEN SİVİL TOPLUMA HER ALANDA AKTİF GÖREVLER ÜSTLENİYOR" Afrika ile ilişkileri geliştirmek, ticaret ve yatırımlar başta olmak üzere her alanda iş birliğini ileriye taşımanın gayreti içerisinde olduklarını belirten Erdoğan, "Kıtadaki büyükelçilik sayımızı biliyorsunuz 44'e çıkardık. İktidarı devraldığımız zaman bu sayı 12 idi. Ankara'da 38 Afrika ülkesinin büyükelçiliği şu anda faaliyet gösteriyor. Türk yükleniciler, Afrika'da toplam değeri 100 milyar doları bulan 2 binden fazla projeyi üstlenmiş durumda. Kıta genelindeki yatırımlarımızın piyasa değeri 15 milyar doları aştı. 2025 yılında kıtayla dış ticaret hacmimiz yüzde 10 artışla 35 milyar dolara yaklaştı. Türk üniversitelerinde kıtanın farklı köşelerinden on binlerce öğrenci şu anda eğitim alıyor. Türkiye mezunları Afrika'nın birçok ülkesinde siyasetten iş dünyasına, akademiden sivil topluma her alanda aktif görevler üstleniyor" dedi. "TAM ENTEGRASYONA DAİR ADIMLARI ANBEAN TAKİP EDİYORUZ" Terörsüz Türkiye hedefine doğru dikkatli olduğu kadar kararlı, temkinli olduğu kadar sağlam adımlarla ilerlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hayırlı bir işe koyulduk ve bunu inşallah başaracağız. Ülkemizdeki bu güçlü irade, Suriye'ye de şu an itibariyle sirayet etmiştir. Orada terörsüz bölge idealimizi destekleyen sevindirici gelişmeler yaşanıyor. Bu da bizi ayrıca memnun ediyor. Tam entegrasyona dair adımları anbean takip ediyoruz. Anlaşmanın uygulanması için gerekli telkinlerde bulunuyoruz. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, gerçekten emin adımlarla Suriye'de yola devam ediyor. Ayrıca terörle mücadelenin sadece güvenlik meselesi olmadığını sık sık da vurguladım. Meselenin hukuki ve toplumsal boyutunu da sürekli ele alıyoruz. Şu anda gerek Meclis Başkanımızla gerekse komisyondaki arkadaşlarımızla bu işi çok sıkı tutuyoruz. Sabırla, akılla, kararlılıkla bu yolda elhamdülillah yürüyoruz. Bu yolun sonunda yurdumuza yıllarca zarar vermiş terör sorunu, gündemimizden inşallah ebediyen çıkacaktır" diye konuştu. "İRAN'I HEDEF ALAN YENİ BİR SAVAŞ KİMSEYE BİR ŞEY KAZANDIRMAZ, AKSİNE BÖLGEMİZ KAYBEDER" Bir gazetecinin "Sizce İran meselesi savaşa mı, barışa mı daha yakın? Nasıl görüyorsunuz son durumu?" sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İran ile ABD arasındaki sorunlar diyalog yoluyla çözülsün istiyoruz. Her iki ülke ile de en üst düzeyde temas halindeyiz. Her iki ülke bu noktada. İşte en son İran Cumhurbaşkanı ile görüştüm. Hemen ertesi gün aynı zamanda ABD Başkanı Trump ile görüşmemi yaptım. Bütün bu görüşmelerde nasıl bir yol alabiliriz bunları konuştuk. Biz duvar ören, çatışmaları körükleyen değil, köprü kuran, barışa zemin hazırlayan bir ülke konumundayız. İran'ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder. Biz barışın tarafında olmaya devam ederek müspet temennilerle meseleye yaklaşıyoruz. Türkiye olarak İran'a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğumuzu bütün muhataplarımıza ilettik. Böylesi bir askeri tırmanmanın, yükselen tansiyonun bölgemizi daha fazla belirsizliğe sürükleyeceğini anlatmayı sürdüreceğiz. Diplomasi kapısı açık olduğu sürece ümit vardır. Biz de bu umudu koruyacağız ve güçlendireceğiz" ifadelerini kullandı. "BARIŞ KURULU TOPLANTISI İÇİN DAVET GELDİ, TÜRKİYE OLARAK TOPLANTIYA KATILACAĞIZ" Gazze Barış Kurulu hakkında da değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Gazze Barış Kurulu'nun Gazze'de özlenen kalıcı istikrar, ateşkes ve nihayetinde barışa katkı sunmasını umuyorum. Gazze meselesi insanlığın bana göre vicdan sınavıdır. Biz bu sınavda nerede olduğumuzu ilk günden beri açıkça ortaya koyduk. Gazze'deki Filistinli kardeşlerimizin yaşadıkları acılar artık son bulmalıdır. Burada amaç ateşkesi kalıcı hale getirmek, insani yardımları Gazze'ye kesintisiz ulaştırmak ve iki devletli çözüm zeminini güçlendirmek olmalıdır. Bütün bunların yanında Gazze Barış Kurulu'nun böylesi bir amaca hizmet etmesini arzu ederiz. Türkiye olarak Gazzeli kardeşlerimizin hayrına olan her türlü girişime destek vereceğimizi açık bir şekilde ilan ettik. Barış Kurulu toplantısı için davet geldi. Türkiye olarak toplantıya katılacağız. Ramazan ayının ilk gününe denk geldiği için toplantıda ülkemizi Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan Bey temsil edecektir" dedi. "AVRUPA'NIN MEVCUT SAVUNMA VE GÜVENLİK MEKANİZMALARINA TÜRKİYE'Yİ DAHİL ETMESİNİN VAKTİ ÇOKTAN GELMİŞTİR" Türk ordusunun NATO ve Avrupa için öneminden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Yıllardır her platformda ülkemizin Avrupa Birliği'ne birçok yönden olumlu katkılarının olacağını anlatıyoruz. Avrupa'nın mevcut savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye'yi dahil etmesinin vakti çoktan gelmiştir. Dünya değişiyor, Avrupa Birliği hızla dönüşümlerin yaşandığı bu çağda daha ne kadar dar gündemlerin esiri olabilir? Bunu anlamak mümkün değil. İyi tercih, Türkiye'nin Avrupa'yla bütünleşmesinin önündeki ideolojik bariyerleri kaldırmak ve Avrupa'nın gücüne güç katmaktır. Türkiye'yi dışlayan, dünya gerçeklerini göz ardı eden tutumların hiç de mantıklı olmadığını artık kabul etmeleri gerekir. Avrupa'da yeni bir savunma mimarisi kurmak. Eğer bu niyettelerse bunun Türkiye'siz oluşturulmasının yetersiz bir çaba olacağı aşikardır. Türk ordusu bugün NATO içindeki en büyük ve en etkin ordulardan biridir. Ordumuza olan güvenimiz tamdır. Bu sayede sadece masa başında konuşan değil, sahada yeteneklerini ortaya koyan bir ülkeyiz. Umarım Türkiye olmadan Avrupa'nın ayakları yere basan bir güvenlik denklemi kurmasından söz edilemeyeceğini artık herkes anlamıştır." "ANAYASA KONUSUNDA HENÜZ BİR TAKVİM ORTAYA ÇIKMIŞ DEĞİL, BİZ HAZIRLIKLARIMIZI TİTİZLİKLE YAPIYORUZ" Bir gazetecinin yeni anayasa çalışmalarının son durumunu sorması üzerine Erdoğan, "Yani bizim özellikle Zeynep kardeşimizin Mihalgazi'deki verdiği mücadele sıradan bir mücadele değil. Yani onların o beyaz yaşmaklarına takılıp kalanlar, geçmişte olduğu gibi ‘uçağın kanatlarına takıldı' filan diyorlardı ya. Şimdi Zeynep Hanım ve bulunduğu bölge hep beyaz yaşmaklı ve şalvarlıdır. Telefonla görüşmemiz sonrası sağ olsunlar 200 kişi Mihalgazi'den otobüslere doldular ve o gün bizim grup toplantımıza katıldılar ve bize ayrı bir güç kattılar. İnşallah Zeynep bacımıza verdiğimiz destekle onu hem Eskişehir'de hem ülke genelinde çok daha başarılı tutmanın gayreti içinde olacağız. Anayasa konusunda ise henüz bir takvim ortaya çıkmış değil. Biz hazırlıklarımızı titizlikle yapıyoruz" ifadelerine yer verdi. "DİK DURACAĞIZ, DİKLEŞMEYECEĞİZ AMA CHP'YE DE MEYDANI BIRAKMAYACAĞIZ" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ile Ankara'nın Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan arasındaki küfürlü mesajları da değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunların dostluklarına bu kadar güvenilir işte. Eğer CHP'de siyaset yapan bir politikacıysanız, genel merkez yönetimini ve onları sevk ve idare edenleri en hafif şekilde bile eleştirdiğiniz anda küfür yemeye, linç ve hakaretle karşı karşıya kalmaya, tehdit edilmeye mahkumsunuz. Böyleyse olması gereken nedir? Sen dik duracaksın, sabırlı olacaksın. Vakti, saati geldiğinde de gereğini yapacaksın. Bizim yaptığımız bu. Geri adım atmak yok. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz ama CHP'ye de meydanı bırakmayacağız" diye konuştu. "BİZ CHP'NİN İÇİNE DÜŞTÜĞÜ BATAKLIKLA İLGİLENMİYORUZ, SADECE İŞİMİZE BAKIYORUZ" Bir gazetecinin CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e yönelik eleştirilerinin son dönemde sertleştiğini ve ‘Umudumu kestim' şeklindeki sözlerini sorması üzerine Erdoğan, "Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi aslında çok farklı bir kıskacın içinde. Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çeteleri bir yandan, beceriksiz ve liyakatsiz siyasetin ete kemiğe bürünmüş hali figüranlar öbür taraftan CHP'yi kuşatmış durumda. Böyle bir gayretin içindeler. Biz rakibimizi siyaseten eleştiririz. Politik açıdan ortaya koydukları tezlere sonuna kadar karşı da çıkarız. Kendi tezlerimizi en makul zeminde ortaya koyar ve savunuruz. Tabii bu siyasetin doğasında olan bir şeydir. Ama onların böyle bir derdi var mı? Yok. Sayın Kılıçdaroğlu'nun dönemine bakıyoruz. Bu dönemden çok daha farklı. O dönemde de CHP ile siyaset zemininde kıyasıya yarıştık. Milletimizin desteğiyle de hamdolsun biz bu yarışların hepsinde de ipi göğüsledik. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Fakat şimdi CHP'nin içine düştüğü durum siyasetin dinamikleriyle açıklanamayacak kadar karmakarışık. Ayak oyunları, malum hançerler, parti içi komplolar, CHP'nin siyasette oturduğu zemini bir hayli kaydırdı. Bunu sadece vizyonsuzluk, beceriksizlik ve basiretsizlik olarak açıklamak mümkün değil. Ama ortalık gerçekten kötüye gidiyor. Sayın genel başkan gittiği her yerde sadece şahsıma ve arkadaşlarıma hakaret üstüne hakaretler yağdırıyor. Bu hakaretlerle sen bir yere varamazsın ki. Onun için de biz CHP'nin içine düştüğü bataklıkla ilgilenmiyoruz. Sadece işimize bakıyoruz. Yolumuza da böyle inşallah devam ediyoruz" cevabını verdi. "AİLE YAPISININ KORUNMASI İÇİN İKTİDAR OLARAK TEYAKKUZ HALİNDEYİZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte uygulanan aile planlaması politikalarının nüfus düşüşünde etkisinin olup olmadığı ve ailenin güçlenmesiyle ilgili yeni desteklerin gelip gelmeyeceği sorusu üzerine şunları söyledi: "Aile meselesi satır aralarına sıkıştırılacak kadar basit bir mesele değil. Bizim aile meselesini özellikle bu yılın önemli bir başlığı olarak öne çıkartmamızın sebebi bu. Hamdolsun şu anda bizim yakaladığımız seviye, Rusya'nın yeni yakaladığı seviye. Rusya şu anda bu konuda çok ciddi adımlar atıyor. Nüfusun artış hızının korunması ve aile yapısının muhafazası için çalışmalar yapıyorlar. Onlar da nüfus artışını teşvik eden politikalar geliştiriyorlar. Aynı şekilde Suudi Arabistan ciddi adımlar atıyor. Biz de bu konuda çok önemli bir yerdeyiz. Ama biz düşüyoruz. Ciddi manada nüfus kaybımız var. Bizim medeniyetimizde aile, toplumun çekirdeği ve bu çekirdeği bizim asla kaybetmememiz lazım. Buna yönelik olarak veriler özellikle de alarm durumuna geçmemiz gerektiğini gösteriyor. Hem nüfusun hem aile yapısının korunması için iktidar olarak teyakkuz halindeyiz. Bunu koruyacağız. Bu planlamayı korumak için de atacağımız çok çok ciddi adımlar var. Bundan taviz veremeyiz. Tam aksine bunu toparlamamız şart."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.