SON DAKİKA
Hava Durumu

#Eylem

Söz Bursa - Eylem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eylem haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

PTT'de iş bırakma eylemi Haber

PTT'de iş bırakma eylemi

Bursa'da PTT bünyesinde taşeron firma üzerinden çalışan kargo emekçileri, Kod 25 ve Kod 46 gerekçe gösterilerek işten çıkarıldıkları iddiasıyla iş bırakma eylemi yaptı. Nilüfer Kargo yerleşkesinde toplanan çalışanlar, işe iade ve haklarında uygulanan kodların kaldırılmasını talep etti. İşten çıkarılan çalışanlar adına yapılan açıklamada, Volkan Uzun, Lokman ve Celil Baban'ın hukuksuz bir şekilde işten çıkarıldığı öne sürüldü. Açıklamada, ATS kayıtları ve müşteri beyanları bulunmasına rağmen savunmalarının dikkate alınmadığı ifade edildi. Çalışanlar, bu sürecin yalnızca kendileriyle sınırlı kalmayacağını, ilerleyen süreçte başka çalışanların da benzer gerekçelerle işten çıkarılabileceğini belirterek eylemin bu nedenle gerçekleştirildiğini dile getirdi. Eyleme PTT-SEN sendikası avukatlarından Lütfi Sabri Batıban ile sendika temsilcileri de destek verdi. "AKŞAMA KADAR ÇALIŞTIRILIP KOD 25'TEN İŞTEN ÇIKARILDIK" İşten çıkarılan çalışanlardan Celil Baban, yaşanan süreci şu sözlerle anlattı: "Ben Celil Baban. 2013 yılından beri bu kurumda çalışmaktayım. Dün tarafıma gelen haberle işten çıkışımız verildi. Kod 25 gerekçe gösterilerek tazminatsız şekilde işten çıkarıldık. Akşama kadar çalıştırıldıktan sonra işten çıkartıldık. Bize yöneltilen suçlama hırsızlık. Ancak müşteri beyanları ve ATS kayıtlarıyla bu iddiaları çürütmemize rağmen işten çıkarıldık. Sadece ben değil, iki arkadaşım daha var. Ayrıca beş arkadaşımız hakkında da soruşturma yürütülüyor. Nilüfer Kargo olarak sorunlarımız çözülene kadar kontak kapatma eylemi yapıyoruz. Talebimiz işe iademiz ve Kod 25'in kaldırılmasıdır." "TAZMİNAT VERMEMEK İÇİN UZUN YILLAR ÇALIŞANLAR TASFİYE EDİLİYOR" Bir diğer işten çıkarılan çalışan Volkan Uzun ise Kod 46 gerekçesiyle işten atıldığını belirterek, şu ifadeleri kullandı: "İsmim Volkan Uzun. PTT kurumunda yaklaşık on yıldır çalışıyorum. Bu süreçte yoğun dönemler yaşadık ancak son iki haftalık süreç, benim için en zor dönem oldu. Kod 46 gerekçesiyle tazminatsız olarak işten çıkarıldık. Savunmamızı yapmamıza rağmen böyle bir sonuç beklemiyorduk. PTT'nin parça başı sistemine geçmeye hazırlandığını görüyoruz. Tazminat ödememek için on yıl ve üzeri çalışan, tazminatı yüksek olan personelin işten çıkarıldığını düşünüyoruz. Biz ilk üç kişi olduk ama bunun devamı gelecektir." Uzun, amaçlarının yalnızca kendi durumları olmadığını vurgulayarak, "Eğer bunun önüne geçemezsek, diğer arkadaşlarımız da masa başında hazırlanan sözleşmelere dayanarak işten çıkarılacaktır. Bugün buradayız çünkü tek amacımız işe geri dönmektir. Kod 46'nın kaldırılması ya da başka bir çözüm bizim için kabul edilebilir değildir. Haksız yere işten çıkarıldık ve bu durum geleceğimizi etkiliyor" dedi. "İşe iade sağlanana kadar eylem sürecek" Çalışanlar, şirket yetkilileri ile PTT yetkililerinin bir araya gelerek işe iadelerinin sağlanmasını talep ederken, talepler karşılanana kadar eylemlerini sürdüreceklerini ifade etti.

ÜNİPERSEN Başkanı Güzel: "Tüm kamu çalışanları, Ocak maaş artışında refah payı beklemektedir" Haber

ÜNİPERSEN Başkanı Güzel: "Tüm kamu çalışanları, Ocak maaş artışında refah payı beklemektedir"

Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) Genel Başkanı İbrahim Güzel, "Hazine ve Maliye Bakanlığı'na buradan soruyoruz; memurun geçim krizine bugün çözüm üretmeyecekseniz, ne zaman üreteceksiniz? Tüm kamu çalışanları, Ocak maaş artışında refah payı beklemektedir" dedi. ÜNİPERSEN Genel Başkanı Güzel ve beraberindeki sendika üyeleri Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde eylem yaptı. 8. Dönem Toplu Sözleşme sonrasında alınan Hakem Heyeti kararlarının, kamu çalışanlarını yoksullaştırdığı düşüncesiyle gerçekleştirilen eylemde konuşan ÜNİPERSEN Genel Başkanı İbrahim Güzel, "Daha ilk günden yanlış kurgulanmış, düğmesi baştan yanlış iliklenmiş bu toplu sözleşme; kamu çalışanlarının alım gücünü korumak bir yana, 2026 yılını memur için sefalet yılına dönüştürmüştür. Sorunun merkezinde Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın memuru yok sayan bütçe anlayışı vardır. Tam 3 buçuk aydır söylüyoruz. Bu toplu sözleşme memurun geçimini güvence altına almıyor. Bu nedenle ya ek protokol yapılmalı ya da Türkiye Büyük Millet Meclisi devreye girerek adil bir düzenleme hayata geçirmelidir" ifadelerini kullandı. "BU MAAŞLARLA YAŞAMAK MÜMKÜN DEĞİL" Bu çağrıyı yalnızca ÜNİPERSEN'in yapmadığını söyleyen Güzel, "Öğretmeninden akademisyenine, mühendisten sağlık çalışanına, din görevlisinden idari personele kadar tüm kamu çalışanları aynı noktada birleşiyor. Bu maaşlarla yaşamak mümkün değil. Meclis yaklaşık üç aydır çalışıyor. Ancak memurun alım gücünü koruyacak, maaş artışlarını gerçek enflasyon ve piyasa koşullarıyla uyumlu hale getirecek tek bir düzenleme dahi yok" şeklinde konuştu. "EV KİRALARI ÖDENEMİYOR, FATURALAR BİRİKİYOR, MUTFAK MASRAFLARI KARŞILANAMIYOR" Sadece üst düzey bürokratlar ve kariyer uzmanlarına zam teklifleri olduğunu dile getiren Güzel, "TÜİK verilerine dayalı artışlarla bugün 4 milyon memur, 2 milyon memur emeklisi, maaşı yattığı gün dahi borç arar hale geldi. Ev kiraları ödenemiyor, faturalar birikiyor, mutfak masrafları karşılanamıyor. Ama çözüm üretmesi gereken Hazine ve Maliye Bakanlığı, yalnızca dar bir kesimi görmeyi tercih ediyor. Bu yaklaşımı kabul etmemiz mümkün değildir. Kamuoyunda oluşan tepkiyle söz konusu teklif geri çekilmiş; ancak yerine tüm kamu çalışanlarını kapsayan adil ve kalıcı bir düzenleme hala getirilmemiştir" açıklamasında bulundu. "TÜM KAMU ÇALIŞANLARI, OCAK MAAŞ ARTIŞINDA REFAH PAYI BEKLEMEKTEDİR" Güzel, tek taleplerinin insanca yaşayabilecek bir ücret olduğuna dikkati çekerek, "2023 seçimleri öncesinde kira yardımı sözü verildi; ortada bir çalışma var mı maalesef yok. 3600 ek gösterge sözü verildi; bütçede karşılığı yok. Kamuda mülakatlar her gün yeni adaletsizlikler üretmeye devam ediyor; kaldırılacağı söylendi, ancak somut bir adım hala yok. Hazine ve Maliye Bakanlığı'na buradan soruyoruz; Memurun geçim krizine bugün çözüm üretmeyecekseniz, ne zaman üreteceksiniz? Tüm kamu çalışanları, Ocak maaş artışında refah payı beklemektedir. TÜİK'in açıkladığı oranlarla geçim sağlamak mümkün değildir. Bu nedenle buradan ilan ediyoruz: Memurlar için refah payı talebimiz karşılık bulana kadar, Bütçede kamu çalışanlarını gören adil bir düzenleme yapılana kadar, Her hafta, aynı gün, aynı saatte, mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. Güzel, eylemlerine 3 hafta daha devam edeceklerini belirterek, tüm sendikaları haklarını aramak adına eyleme davet etti.

Mudanya’da üretim durdu: Prysmian işçilerinden toplu sözleşme protestosu Haber

Mudanya’da üretim durdu: Prysmian işçilerinden toplu sözleşme protestosu

Bursa'da metal işçileri toplu sözleşme görüşmelerinde istediklerini alamayınca eylem süreci başlattı. Mudanya'da bulunan Prysmian Fabrikası çalışanları da üretimden gelen güçlerini kullanıp üretimi durdurdu. Disk Birleşik Metal İş Başkanlar Kurulu, 24 Aralık 2025 Çarşamba günü toplanıp işyerlerinde ve ülkede yaşanan sorunların yanı sıra MESS ile sürdürülen grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde gelinen aşamayı değerlendirdi. Yapılan değerlendirme sonrası Genel Yönetim Kurulu tarafından bir dizi eylem kararı alındı. Buna göre metal işçileri, üretimden gelen gücü kullanarak 1 saatlik üretim durdurma eylemi gerçekleştirecek. Eylemlerin 25 Aralık 2025 Perşembe, 2 Ocak 2026 Cuma ve 8 Ocak 2026 Perşembe günlerinde de devam edeceği bildirildi. Bu karar doğrultusunda Mudanya'daki Prysmian Fabrikası çalışanları iş bırakma eylemi yaptı. Ayrıca 26 Aralık Cuma günü Bursa’nın Mudanya ilçesinde yürüyüş ve kitlesel basın açıklaması yapılacağı belirtildi. İşyerlerinde kokart takma eyleminin sürdürüleceği ifade edildi. Genel Yönetim Kurulu kararları kapsamında, 29 Aralık 2025 Pazartesi gününden itibaren ikinci bir karara kadar fazla mesailerin durdurulacağı, fazla mesaiye kalınmayacağı açıklandı. Öte yandan grev kararlarının alınmasının ardından, tüm temsilcilerin tam gün izinli sayılacağı ve grev hazırlıklarının etkin şekilde yürütüleceği kaydedildi. Açıklamada, metal işçilerinin hakları için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceği vurgulandı.

Metalde gerginlik tırmandı: Türk Metal'den MESS'e "Enflasyonun Altında Teklif" tepkisi! Eylem süreci başladı Haber

Metalde gerginlik tırmandı: Türk Metal'den MESS'e "Enflasyonun Altında Teklif" tepkisi! Eylem süreci başladı

Türk Metal Sendikası ile Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlanması üzerine sendika, ülke genelinde eş zamanlı eylemler başlattı. MESS'in teklif ettiği zammın enflasyonun bile altında kaldığı vurgulandı. Türk Metal Sendikası, 2025-2027 dönemi Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde MESS ile anlaşma sağlanamaması üzerine eylem kararı aldı. Sendika, 12 Aralık 2025 Cuma günü MESS'in İstanbul Merkez Ofisi ile Ankara, İzmir ve Bursa temsilcilikleri önünde yoğun katılımlı basın açıklamaları gerçekleştirdi. MESS’İN TEKLİFİ: %13 ENFLASYONUN BİLE ALTINDA KALDI Eş zamanlı yapılan basın açıklamasında, işveren sendikası MESS'in sunduğu teklifin kabul edilemez olduğu sert ifadelerle dile getirildi. Türk Metal Sendikası’nın ilk altı ay için talep ettiği %20 + seyyanen 35 TL’ye karşılık, MESS’in %5 + 11.50 TL (oransal karşılığı yaklaşık %10) teklif ettiği belirtildi. Sendika açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "İşveren sendikası MESS, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşulları, enflasyonu, hayat pahalılığını, gitgide ağırlaşan yaşam şartlarını ve üyelerimizin içinde bulunduğu geçim sıkıntısını hiçe sayarak sendikamıza asla kabul etmeyeceğimiz bir ücret zammı teklif etti. Bu artışın oransal karşılığı %10’a tekabül etmektedir. Bu rakam, açıklanan 6 aylık enflasyon oranı olan yüzde 13’ün bile altında kaldı." Sosyal yardımlarda ise %32,95'lik enflasyona karşılık ilk yıl için %25 teklif edildiği ve bunun da enflasyonun altında kaldığı vurgulandı. KAZANILMIŞ HAKLARIMIZA DOKUNMAYIN UYARISI Türk Metal, sadece düşük zam teklifine değil, MESS'in kazanılmış hakları geri alma çabasına da tepki gösterdi. Sendika: "Biz yeni hakları konuşalım derken, onlar kazanılmış haklarımızı elimizden almak istediler." Dayatılanlar: "Esnek çalışma, kıstelyevm, denkleştirme, telafi çalışması gibi uygulamaları dayattılar." "BU EYLEM SADECE BİR BAŞLANGIÇTIR" Genel Başkan Uysal Altundağ'ın sözlerine atıfta bulunulan açıklamada, metal işçilerinin haklarını alana kadar mücadele edeceği vurgulandı. "Biz geçinemiyoruz. Biz çarşıda, pazarda zorlanıyoruz. Biz yalnızca hakkımız olanı istiyoruz. Emeğimizin, alınterimizin karşılığını istiyoruz. İnsan onuruna yaraşır bir yaşam sürmek istiyoruz." Açıklama, tüm Türk Metal üyelerine "Hazır Olun" çağrısı ile son buldu: "Bu eylem sadece bir başlangıçtır. Hepiniz hazır olun. Eyleme, mücadeleye hazır olun. Zafer direnen Türk Metalcinin olacak."

Nilüfer'de halk hastanelerine sahip çıkmak için toplandı Haber

Nilüfer'de halk hastanelerine sahip çıkmak için toplandı

Bursa'nın Nilüfer ilçesi, sağlık hizmetlerinde yaşanacak muhtemel bir eksilme nedeniyle endişeli. Fethiye Mahallesi sınırları içinde bulunan Yüksek İhtisas Hastanesi Ek Hizmet Binası'nın kapanacağı yönündeki söylentiler mahalle halkında büyük bir tedirginliğe sebep oldu. Hastanenin kapatılacağı iddiaları üzerine bölge halkı ve sivil toplum kuruluşları, tepkilerini hastane önünde pankart açıp slogan atarak dile getirdi. Yapılan basın açıklamasında söz alan Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, söz konusu ek binanın uzun yıllardır mahalleliye acil servis, dahiliye polikliniği, cerrahi konsültasyon, laboratuvar ve radyoloji gibi temel sağlık hizmetleri sunduğunu, Fethiye, Işıktepe, Bağlarbaşı, Barış, Cumhuriyet, Esentepe, Ataevler ve İhsaniye gibi mahallelerde binlerce kişinin sağlık hizmetine bu hastaneden ulaştığını vurguladı. Ek hizmet binasının yalnızca fiziksel bir yapı olmadığını, aksine bölge halkı için bir sağlık güvencesi olduğunu belirten Aydın, "Nüfusu artan ve yaş ortalaması yükselen Nilüfer için bu bina çok önemli. Kapatılması durumunda özellikle yaşlılar, kronik hastalar, kadınlar, çocuklar ve hamile bireyler ciddi mağduriyet yaşayacaktır" diye konuştu. Hastane önünde toplanan kalabalık hastaneyi kapatmadan ziyade binanın kadın doğum, çocuk sağlığı gibi eksik branşlarla güçlendirilmesini istedi. Yapılan konuşmalarda, kamuoyunu aydınlatma sorumluluğu olan yöneticilere bu konuda net ve hızlı adım atılması çağrısı yapıldı.

Ankara’da eylem yasağı 1 Nisan’a kadar uzatıldı Haber

Ankara’da eylem yasağı 1 Nisan’a kadar uzatıldı

Ankara Valiliğinden yapılan açıklamada, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar çerçevesinde yapılan işlemleri protesto amacıyla medya ve benzeri platformlar üzerinden yapılan provokatif paylaşımlardan ve edinilen diğer bilgilerden halkı provoke etmek suretiyle kanunsuz toplantı ve gösteri yürüyüşleri, akabinde şiddet eylemleri yapılacağı bilgileri elde edildiğinden Valiliğimiz tarafından detayları kamuoyuyla paylaşılarak ilan edilen 21 Mart 2025 tarihli ve 423736 sayılı yasaklama kararı verilmişti. Yukarıda belirtilen yasaklama kararına rağmen ilimiz genelinde izinsiz eylem ve etkinliklerin devam etmesi, bu eylemlere katılanlar tarafından şiddet kullanılarak; halkın mal ve can güvenliğine karşı tehdit oluşturulduğu ve kamu malına zarar verildiği müşahede edilmektedir. Bu kapsamda İlimiz genelinde; huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla önleyici kolluk tedbirleri kapsamında konusu suç teşkil eden eylemlerin önlenmesi ile genel asayişin tesis edilmesi amacıyla kapalı ve açık yer toplantıları ile gösteri yürüyüşleri, basın açıklamaları, çadır kurma, stant açma, oturma eylemi, imza kampanyası ve benzeri türdeki eylem ve etkinlikler ile el ilanı dağıtılması, pankart/afiş asılması 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 17. ve 19. maddeleri ile 5442 sayılı İller İdaresi Kanunu'nun 11. maddesinin (A) ve (C) fıkraları gereğince 26 Mart 2025 Çarşamba günü saat 00.00'dan, 1 Nisan 2025 Salı günü 23.59'a kadar yasaklanmıştır. Yukarıda belirtilen emir ve yasaklara uymayanlar hakkında ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli adli ve idari işlemler yapılacaktır" ifadeleri yer aldı.

Birleşik Kamu-İş'ten TÜİK önünde eylem Haber

Birleşik Kamu-İş'ten TÜİK önünde eylem

Birleşik Kamu-İş tarafından TÜİK'in açıkladığı enflasyon rakamlarına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirildi. Konfederasyon Genel Başkanı Hüseyin Kara, TÜİK binası önünde yaptığı açıklamada kamu çalışanlarının geçinemediğini ve mevcut zamların arttırılması gerektiğini söyledi. İnsanların sebze ve meyveyi taneyle aldığını, et giren evin zengin evi sayıldığını, barınma, beslenme gibi en temel hak ve ihtiyaçları karşılamanın bile lüks haline geldiğini belirten Kara, “TÜİK, aralık ayı enflasyonunu yüzde 1,03 olarak belirlemiştir. ‘TÜİK harikalar diyarında' dedirten bu rakam sayesinde bir önceki ay yüzde 47,09 olan resmi yılık enflasyon, yüzde 44,38'e inmiş gibi gösterilmiştir. Böylece kamu çalışanlarına zam olarak sunulmaya çalışılan, gerçekte ise ekonomiyi yönetemeyenlerin alım gücündeki erimeyi telafi yöntemi olan 6 aylık enflasyon ödemesi, gerçek enflasyonun yanında adeta deryada damla kalmıştır. Zaten derin bir geçim sıkıntısının içinde olan kamu emekçisi, hayal ürünü olan bu enflasyon oranıyla ve sözde yetkili konfederasyonun eseri olan toplu sözleşmeler nedeniyle yeni yılı çok daha ağır ekonomik koşullarda karşılamıştır” diye konuştu. Ekonomi konusunda otorite niteliğindeki kamu kurumlarının enflasyon beklentilerini dahi sistematik olarak revize ettiğini söyleyen Kara, “Mal ve fiyat artışları, dolar kuru yükselişleri, dolayısıyla alım gücünde oluşacak erimenin öngörülemediği bu kriz ortamında TÜİK'in açıkladığı hayali rakamlara göre ücret arttırmak, milyonlarca kamu emekçisini açlığa mahkum etmektir. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Birleşik Kamu olarak kamu emekçisinin ve emeklisinin emeğinin görmezden gelinmesine müsaade etmeyeceğiz. Oturdukları görüşme masalarında kamu emekçisinin alın terini iktidardan alacağı aferin uğruna hiçe sayan sarı konfederasyonlara inat, tüm kamu emekçilerinin ve emeklilerinin sesi olacağız” ifadelerini kullandı. Türkiye'nin ekonomik kriz koşullarına rağmen TÜİK'in enflasyonu olduğundan daha düşük göstermeye devam ettiğini ifade eden Kara, “TÜİK'in verilerine göre aralıkta enflasyon aylık yüzde 1,03, yıllık yüzde 44,38 oldu. Gerçekte ise üç haneli oranlarda seyreden enflasyon, memurları, ücretli çalışanları, emeklileri, yoksulları ezip geçmektedir. Konfederasyonumuzun araştırmasına göre son 6 aylık enflasyon yüzde 50,6 artarken, son 1 yıllık dönemde ise yüzde 100,2 arttı. Aralıkta gıda fiyatları yüzde 6,2 arttı. Açlık sınırı 16 bin 483 liraya, yoksulluk sınırı da 46 bin 837 liraya yükselmiştir” açıklamasında bulundu. “MAAŞLAR MARKET KASASINDA ERİYOR” Kara, memur maaşlarının enflasyon karşısında hızla eridiğini iddia ederek, “Maaşlar market kasasında eriyor, ev kirası memurun maaşını bitiriyor. Enflasyon farkı zam değildir. Memurun alım gücünü koruyacak ve yükseltecek zam maaşlara uygulanmak zorundadır. Kamu emekçilerinin ve emeklilerin maaş zammı, yandaş konfederasyon ile yapılan mutabakat ve TÜİK'in şaibeli enflasyon rakamları uyarıca değil, emekçilerin içinde bulunduğu derin yoksullaşma ve alım gücü kaybı dikkate alınarak yapılmak zorundadır. İnsanca yaşayacağımız maaş zammını alana kadar mücadelemiz devam edecektir” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.