SON DAKİKA
Hava Durumu

#Eyrice Ağız Ve Diş Sağlığı Merkezi

Söz Bursa - Eyrice Ağız Ve Diş Sağlığı Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eyrice Ağız Ve Diş Sağlığı Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Diş hekimine gitmek için ağrıyı beklemeyin Haber

Diş hekimine gitmek için ağrıyı beklemeyin

Ağız ve diş hastalıklarının büyük bölümünün doğru alışkanlıklar ve düzenli kontroller sayesinde önlenebileceğini belirten uzmanlar, tedavi odaklı yaklaşım yerine koruyucu diş hekimliğinin yaygınlaştırılmasının toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Özellikle çocukluk döneminden itibaren uygulanacak koruyucu yöntemlerin ilerleyen yaşlarda oluşabilecek çürükler, diş eti hastalıkları ve diş kayıplarının önüne geçebildiği vurgulanıyor. Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (Eyrice ADSM) Diş Hekimi Dt. Ragıp Üçekiz, koruyucu diş hekimliğinin temel amacının hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek değil, hastalık oluşmadan önce gerekli önlemleri almak olduğunu söyledi. Düzenli diş hekimi kontrolleri, doğru ağız bakım alışkanlıkları, dengeli beslenme, flor uygulamaları ve koruyucu tedavilerin ağız ve diş sağlığının korunmasında önemli rol oynadığını ifade eden Dt. Ragıp Üçekiz, bu yaklaşımın hem bireylerin yaşam kalitesini artırdığını hem de ileride uygulanabilecek kapsamlı tedavilere olan ihtiyacı önemli ölçüde azalttığını belirtti. Koruyucu diş hekimliğinin yalnızca çocukları değil her yaştan bireyi kapsayan bir sağlık anlayışı olduğuna dikkat çeken Dt. Ragıp Üçekiz, toplumda diş hekimine yalnızca ağrı başladığında gidilmesi gerektiği yönünde yanlış bir algı bulunduğunu belirterek, "Koruyucu diş hekimliği, ağız ve diş sağlığını uzun yıllar korumanın en etkili yoludur. Düzenli kontroller sayesinde çürükler henüz başlangıç aşamasındayken tespit edilip tedavi edilebilir, diş eti hastalıkları ilerlemeden kontrol altına alınabilir. Tedavinin en başarılı şekli, aslında tedaviye ihtiyaç duyulmamasını sağlamaktır. Bu nedenle herkesin yılda en az iki kez diş hekimi kontrolünden geçmesini öneriyoruz" dedi. Erken teşhis hem sağlığı hem bütçeyi koruyor Ağız ve diş hastalıklarında erken teşhisin büyük avantaj sağladığını belirten uzmanlar, başlangıç seviyesindeki çürüklerin ve diş eti problemlerinin daha kısa sürede, daha konforlu ve daha ekonomik yöntemlerle tedavi edilebildiğine dikkat çekiyor. Düzenli kontroller sayesinde yalnızca mevcut sorunların değil, ileride oluşabilecek risklerin de önceden belirlenerek gerekli önlemlerin alınabildiği ifade ediliyor. Uzmanlar ayrıca günlük ağız bakımının ihmal edilmemesi, dişlerin florürlü diş macunuyla günde en az iki kez fırçalanması, diş ipi kullanımının alışkanlık haline getirilmesi ve şekerli gıdaların kontrollü tüketilmesinin koruyucu diş hekimliğinin temelini oluşturduğunu vurguluyor. Çocuklukta kazanılan alışkanlıklar ömür boyu devam ediyor Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (Eyrice ADSM) Diş Hekimi Dt. Ragıp Üçekiz, ağız ve diş sağlığının korunmasında en önemli dönemin çocukluk çağı olduğunu belirterek, süt dişlerinin sanıldığının aksine yalnızca geçici dişler olmadığını söyledi. Sağlıklı süt dişlerinin çene gelişimi, konuşma, beslenme ve kalıcı dişlerin doğru konumda sürmesi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Dt. Ragıp Üçekiz, çocukluk döneminde kazanılan doğru alışkanlıkların yaşam boyu devam ettiğini ifade etti. Dt. Ragıp Üçekiz, "Çocukların ilk dişi sürdüğü andan itibaren ağız bakımı başlamalıdır. Ailelerin çocuklarını yalnızca diş ağrısı olduğunda değil, düzenli aralıklarla kontrol amacıyla da diş hekimine getirmesi büyük önem taşıyor. Erken yaşta uygulanan flor uygulamaları ve fissür örtücüler çürük oluşumunu önemli ölçüde azaltırken, doğru diş fırçalama alışkanlığı da çocukların gelecekte daha sağlıklı dişlere sahip olmasını sağlıyor. Koruyucu diş hekimliğine yapılan her yatırım, çocukların gelecekteki ağız ve diş sağlığına yapılan yatırımdır" diye konuştu.

Yaz tatilinde diş çürüklerine dikkat: Uzmanından kritik uyarı! Haber

Yaz tatilinde diş çürüklerine dikkat: Uzmanından kritik uyarı!

Yaz tatili döneminde çocukların günlük yaşam düzeni değişirken, ağız ve diş sağlığını olumsuz etkileyebilecek alışkanlıkların da arttığına dikkat çekiliyor. Uzmanlar, özellikle yaz aylarında tüketimi artan şekerli gıdalar, gazlı ve asitli içecekler ile düzensiz ağız bakımının diş çürüklerini hızlandırdığı uyarısında bulunuyor. Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (Eyrice ADSM) Pedodonti (Çocuk Diş Hekimliği) Uzmanı Dt. Sümeyye Zilan, yaz tatilinin çocuklar için dinlenme ve eğlence dönemi olmasının yanı sıra ağız ve diş sağlığı açısından da dikkat edilmesi gereken önemli bir süreç olduğunu söyledi. Çocukların okul döneminde sahip oldukları rutinlerin yaz tatiliyle birlikte bozulabildiğini belirten Pedodonti Uzm. Dt. Sümeyye Zilan, bu durumun ağız bakım alışkanlıklarını da olumsuz etkileyebildiğini ifade ederken, "Yaz aylarında çocuklar daha fazla dondurma, şekerleme, paketli atıştırmalık ve asitli içecek tüketebiliyor. Gün içinde sık sık atıştırmak, ağız ortamının asit dengesini bozarak diş minesinin zayıflamasına ve çürük oluşumunun hızlanmasına neden oluyor. Tatilde uyku saatlerinin değişmesiyle birlikte gece diş fırçalama alışkanlığının aksaması da riski daha da artırıyor" dedi. Günde iki kez diş fırçalama alışkanlığı sürdürülmeli Çocukların tatilde de sabah kahvaltısından sonra ve gece yatmadan önce dişlerini en az iki dakika boyunca florürlü diş macunuyla fırçalamaları gerektiğini vurgulayan Pedodonti Uzm. Dt. Sümeyye Zilan, ebeveynlerin özellikle küçük yaş grubundaki çocukların diş fırçalama sürecini mutlaka takip etmesi gerektiğini söyledi. Pedodonti Uzm. Dt. Sümeyye Zilan, "Ebeveynler yaz tatilini sadece dinlenme dönemi olarak görmemeli. Bu dönem, çocuklara doğru ağız bakım alışkanlığı kazandırmak için önemli bir fırsattır. Günlük diş fırçalama rutini aksatılmamalı, ara öğün sayısı sınırlandırılmalı ve şekerli yiyeceklerin ardından mümkünse su tüketimi sağlanmalıdır. Çocukların gün içerisinde yeterli miktarda su içmesi hem genel sağlık hem de ağız içi dengesinin korunması açısından büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu. Havuz ve spor aktivitelerinde diş travmalarına dikkat Yaz aylarında artan yüzme, bisiklet, kaykay ve çeşitli açık hava sporlarının diş yaralanmalarını da beraberinde getirebildiğini belirten Eyrice ADSM Pedodonti Uzmanı Dt. Sümeyye Zilan, özellikle hareketli aktivitelerde koruyucu ekipman kullanımının ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Pedodonti Uzm. Sümeyye Zilan, "Bisiklet, paten, kaykay ve benzeri aktivitelerde yaşanan düşmeler sonucu diş kırıkları veya yerinden çıkmalarla karşılaşabiliyoruz. Bu tür kazalarda zaman kaybetmeden diş hekimine başvurulması büyük önem taşıyor. Eğer daimi diş tamamen yerinden çıkmışsa dişe kök kısmından dokunmadan süt ya da serum fizyolojik içerisinde muhafaza edilerek en kısa sürede sağlık kuruluşuna ulaştırılması, dişin yeniden yerine yerleştirilebilme ihtimalini artırabiliyor" dedi. Tatil dönüşünde diş kontrolü önerisi Pedodonti Uzm. Sümeyye Zilan, yaz tatili sonunda yapılacak rutin diş muayenesinin olası çürüklerin erken dönemde tespit edilmesine katkı sağlayacağını belirtirken açıklamasını , “Çocukların dişlerinde ağrı oluşmasını beklemeden düzenli kontroller ihmal edilmemelidir. Ayrıca dengeli beslenme, yeterli su tüketimi, lifli meyve ve sebzelerin tercih edilmesi, şekerli ve yapışkan gıdaların tüketimi sınırlandırılmalıdır” diyerek tamamladı.

Ağız ve diş sağlığı için farkındalık çağrısı Haber

Ağız ve diş sağlığı için farkındalık çağrısı

Ülkemizde 22 Kasım gününü içine alan hafta, toplumun ağız ve diş sağlığı konusunda bilinçlenmesini sağlamak ve ağız bakım alışkanlıklarını geliştirmek amacıyla ‘Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Haftası’ olarak kutlanmaktadır. Bu kapsamda Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nden yapılan açıklamada, “Ağız ve diş sağlığı, genel sağlığımızın ayrılmaz bir parçasıdır” dendi. Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olarak teşhis ve tedavi hizmetlerinin yanı sıra, ağız ve diş sağlığının önemine dair farkındalığın artırılmasına, koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılmasına ve özellikle çocukların erken yaşta bilinçlenmesine önem verdiklerini ifade eden açıklamada, “Sağlıklı dişler ve diş etleri sadece estetik bir görünüm sunmakla kalmaz, aynı zamanda sindirim sistemimizden bağışıklık sistemimize kadar pek çok fizyolojik fonksiyonun sorunsuz işlemesini sağlar. Bu doğrultuda, Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olarak hastalarımıza kaliteli, güvenilir ve modern tedavi hizmetleri sunmaya, ağız ve diş sağlığının korunması konusunda toplumsal farkındalığı artırmaya kararlılıkla devam ediyoruz” değerlendirmesi yer aldı. Diş hekimlerinin kutlandığı açıklamada düzenli diş kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiği de hatırlatılırken, “Erken teşhis ve doğru tedavi yöntemleriyle birçok diş ve diş eti rahatsızlığının önüne geçmek mümkün. Hastalarımızın sağlıklı gülüşlerini korumak ve yaşam kalitelerini artırmak için her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, tüm diş hekimlerine ve sağlık çalışanlarına gösterdikleri özverili çalışmalardan dolayı teşekkür ediyor, toplumumuzun ağız ve diş sağlığı konusunda bilinçlenmesini temenni ediyoruz” dendi.

Ağız kokusu kader değildir Haber

Ağız kokusu kader değildir

Diş Hekimi Eyrice, ağız kokusunun nedenleri, nasıl önlenebileceği ve tedavi yöntemleri hakkında detaylı bilgiler verdi. Ağız Kokusu Nedir? “Ağız kokusu, kişinin nefesinden gelen hoş olmayan kokuların sürekli veya geçici olarak hissedilmesidir” diyen Diş Hekimi Eyrice’e göre, sabahları aç karnına ya da uzun süre konuşmadan sonra hissedilen hafif ağız kokusu genellikle fizyolojiktir ve geçicidir. Eyrice, sürekli hale gelmiş ağız kokusunun, altta yatan bir ağız sağlığı sorunu ya da sistemik hastalık belirtisi olabileceğine dikkat çekti. Ağız Kokusunun Başlıca Nedenleri Diş Hekimi Fatma Naz Eyrice ağız kokusuna neden olan etkenleri iki ana gruba ayırarak açıklarken şunları söyledi: “Ağız Kaynaklı Nedenler yüzde 80-90 ihtimalle diş çürükleri, diş eti hastalıkları (özellikle periodontitis), dil yüzeyinde biriken bakteriler, yetersiz ağız hijyeni, eksik ya da kötü temizlenen protezler ve ağız kuruluğu (xerostomi) olabilir. Sistemik nedenler arasında da, mide ve sindirim sistemi rahatsızlıkları (gastrit, reflü vb.), diyabet, böbrek ve karaciğer hastalıkları, bademcik iltihapları veya sinüzit ve bazı ilaçların yan etkileri sıralanabilir.” Tanı ve Tedavi Süreci Diş Hekimi Fatma Naz Eyrice, kalıcı ağız kokusunun basit bir sorun gibi görülmemesi gerektiğini de belirtirken, “Ağız kokusunun kaynağını doğru tespit etmek tedavi başarısı açısından kritik önem taşır. İlk adım olarak detaylı bir ağız muayenesi yapıyoruz. Gerekirse tükürük miktarı ve dil yüzeyi değerlendirmesi, röntgen tetkikleri ve gerektiğinde hastayı ilgili uzmanlara yönlendirme yapıyoruz” şeklinde konuştu. Ağız Kokusunu Önlemek İçin Yapılması Gerekenler Ağız kokusunu önlemenin mümkün olduğunu belirten Fatma Naz Eyrice, günlük hayatta dikkat edilmesi gereken temel adımları şöyle sıraladı: Dişleri günde en az 2 kez fırçalamak, tercihen her yemek sonrası temizlik yapmak, diş ipi ve ara yüz fırçası kullanmak; özellikle diş aralarında biriken yiyecek kalıntılarını temizlemek, dil temizliğini ihmal etmemek, özel dil kazıyıcılarla dilin arka kısmını nazikçe temizlemek, bol su içmek, tükürük akışını desteklemek, şekerli ve yapışkan gıdalardan uzak durmak, bu tür gıdalar bakteriyel plak oluşumunu artırır, sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmak, düzenli diş hekimi kontrolleri, yılda en az iki kez profesyonel temizlik ve muayene yaptırmak. Ağız Kokusuna Yaklaşımda Multidisipliner Bakış Fatma Naz Eyrice, bazı durumlarda ağız kokusunun yalnızca diş hekimliği sınırlarında çözülemeyeceğini belirtirken de, “Ağız kaynaklı olmayan kokularda, gastroenteroloji, kulak burun boğaz, dahiliye gibi branşlardan da destek alıyoruz. Bu, hastanın genel sağlığı açısından da son derece önemli bir adımdır” dedi. Utanmayın, Kontrole Gelin Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi hekimlerinden Diş Hekimi Fatma Naz Eyrice açıklamasını şöyle tamamladı: “Ağız kokusu çoğu zaman birey tarafından fark edilmese de çevresindekiler için rahatsız edici olabilir. Bu nedenle sorunun erken fark edilmesi ve tedavi edilmesi hem kişinin sosyal yaşamı hem de özgüveni için büyük fark yaratır. Ağız kokusu kader değildir. Bilimsel yöntemlerle hem nedenlerini ortaya koyabiliyor hem de etkili şekilde tedavi edebiliyoruz. Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olarak hastalarımıza bu konuda hem teşhis hem de tedavi anlamında en güncel yöntemlerle yardımcı oluyoruz. Ağız kokusu yaşayan bireyleri geç kalmadan profesyonel destek almaya davet ediyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.