SON DAKİKA
Hava Durumu

#Fındık

Söz Bursa - Fındık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fındık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sahurda ne yemeli? İftara kadar acıktırmayan ve susatmayan 5 sır Haber

Sahurda ne yemeli? İftara kadar acıktırmayan ve susatmayan 5 sır

Ramazan ayında en çok merak edilen soru: "Gün boyu halsiz kalmadan ve susamadan nasıl oruç tutulur?" Uzmanlar, sahurda yapılan hataların gün boyu yorgunluk ve baş ağrısı yapabileceği konusunda uyarıyor. İşte sağlıklı ve zinde bir Ramazan için sahur sofranızda olması gerekenler: TOKLUĞUN ANAHTARI: KALİTELİ PROTEİN Sahurda protein tüketmek, sindirim süresini uzatarak tokluk hissini artırır. Yumurta: "Anne sütünden sonra en kaliteli protein" olarak bilinir. Haşlanmış yumurta sahurun olmazsa olmazıdır. Lor Peyniri: Hem proteini yüksek hem de tuzu en düşük peynirlerden biridir. SUSUZLUĞU ÖNLEYEN SEBZELER Sahurda sadece su içmek yetmez, vücutta su tutan besinler tüketmek gerekir. Salatalık: %95'i sudur ve doğal bir serinletici etkisi vardır. Marul ve Yeşillikler: Lifli yapıları sayesinde suyu vücutta yavaş yavaş serbest bırakır. ENERJİ VEREN "YAVAŞ" KARBONHİDRATLAR Beyaz ekmek yerine kan şekerini dengede tutan tahılları seçin. Tam Buğday veya Çavdar Ekmeği: Lifli yapısıyla acıkmayı geciktirir. Yulaf Ezmesi: Yoğurt veya sütle hazırlandığında hem mideyi yormaz hem de uzun süre enerji verir. SAĞLIKLI YAĞLAR (SUSAMAYI ENGELLER) Yağlar midenin boşalma süresini uzatır ancak ağır yağlardan kaçınmak gerekir. Ceviz ve Fındık: Çiğ (kavrulmamış) kuruyemişler hem beyin fonksiyonlarını destekler hem de tokluk sağlar. Zeytin: Sahurda zeytin yenecekse mutlaka suda bekletilip tuzu alınmalıdır, aksi halde gün boyu susatır. ŞİFA KAYNAĞI: HOŞAF VE KOMPOSTO Şeker ilavesiz, kuru meyvelerden (kayısı, erik, incir) yapılan kompostolar hem bağırsak hareketlerini düzenler hem de vücudun sıvı ihtiyacını lezzetli bir yolla karşılar. SAHURUN "ÜÇ BÜYÜK" HATASI! Ağır Kızartmalar: Patates veya hamur kızartmaları mide yanmasına ve aşırı susuzluğa neden olur. Aşırı Çay Tüketimi: Çay, vücuttaki suyun daha hızlı atılmasına yol açar. Sahurda çay yerine su veya ayran tercih edilmelidir. Hemen Uyumak: Sahur biter bitmez yatmak yerine 20-30 dakika beklemek, sindirim sorunlarını ve reflüyü önler.

Cebinizi de midenizi de yormayacak! Ramazan’ın en ekonomik tatlısı: Güllaç Haber

Cebinizi de midenizi de yormayacak! Ramazan’ın en ekonomik tatlısı: Güllaç

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte iftar sofralarında tatlı telaşı başladı. Ağır şerbetli tatlıların aksine, sindirimi kolay ve hafifliğiyle bilinen Güllaç, içeriğindeki mineral ve Omega-3 deposuyla uzmanların ilk tavsiyesi oluyor. BÜTÇEYİ YORMAYAN LEZZET Artan girdi maliyetlerine rağmen diğer tatlılara oranla daha ekonomik bir hazırlık sürecine sahip olan Güllaç, sadece süt, şeker ve güllaç yaprağı ile muazzam bir lezzete dönüşüyor. Hem ev hanımlarının hem de Bursa’daki pastanelerin gözdesi olan bu geleneksel lezzet, "fiyat-performans" ürünü olarak bu Ramazan’da da zirvede. TAM BİR MİNERAL DEPOSU Güllacı sadece bir tatlı değil, aynı zamanda bir şifa kaynağı yapan ise üzerine ve arasına eklenen malzemeler. İşte Güllacın vücuda faydaları: Mineral Kaynağı: İçeriğindeki nar, ceviz, badem veya fındık sayesinde vücuda kalsiyum, demir, fosfor ve potasyum kazandırıyor. Bağışıklık Dostu: Özellikle ceviz ve fındıkta bulunan Omega-3 yağ asitleri sayesinde bağışıklığı güçlendirirken, kalp ve damar sağlığını korumaya yardımcı oluyor. Kan Şekeri Dengesi: Sütlü bir tatlı olması sebebiyle, şerbetli tatlılara göre kan şekerini daha dengeli yükseltiyor ve iftar sonrası oluşan ağırlık hissini en aza indiriyor. UZMANINDAN TAVSİYE: "GÜLLACI NARLA SÜSLEYİN" Beslenme uzmanları, Güllacın üzerine eklenecek nar tanelerinin hem görsel bir şölen sunduğunu hem de güçlü antioksidan özelliğiyle iftar sonrası vücudun toksinlerden arınmasına yardımcı olduğunu belirtiyor. Malzemeler: 1 paket (300-400 gr) Güllaç yaprağı 2 litre süt (Güllacın bol sütlü olması makbuldür) 2,5 su bardağı toz şeker (Damak tadına göre artırılabilir) 1 paket vanilya (Opsiyonel) 2 yemek kaşığı gül suyu (Gerçek geleneksel lezzet için) Arası İçin: 1 su bardağı dövülmüş ceviz içi veya fındık Üzeri İçin: Nar taneleri (Olmazsa olmazı!) Adım Adım Hazırlanışı: Sütü Hazırlayın: Sütü ve şekeri derin bir tencereye alın. Şekerler eriyene kadar karıştırarak ısıtın. Püf Noktası: Süt kaynar olmamalı, parmağınızı yakmayacak sıcaklıkta (yaklaşık 50-60 derece) olmalıdır. Çok sıcak olursa güllaç hamur olur, soğuk olursa yapraklar sütü çekmez. Aromayı Ekleyin: Sütü ocaktan aldıktan sonra vanilya ve gül suyunu ekleyip karıştırın. Yaprakları Islatın: Geniş bir tepsiye veya borcama güllaç yapraklarını parlak kısımları üste gelecek şekilde tek tek yerleştirin. Her katı bir kepçe yardımıyla bolca sütle ıslatın. Ara Katı Oluşturun: Yaprakların yarısına geldiğinizde araya bolca dövülmüş ceviz veya fındık serpiştirin. Kalan Yapraklar: Kalan yaprakları da aynı şekilde sütle ıslatarak üst üste dizin. En son kalan sütü tüm tepsinin üzerine gezdirin. Dinlendirme: Oda sıcaklığına gelene kadar bekleyin, ardından buzdolabında en az 2-3 saat dinlenmeye bırakın. Altın Değerinde İpucu: Cevizi ara kata koyduğunuzda bekledikçe sütün rengini karartabilir. Eğer güllacınızın bembeyaz kalmasını istiyorsanız, cevizi servis esnasında üzerine de ekleyebilirsiniz.

"Ekmek değil, limon yakıyor": Ramazan öncesi zam şampiyonu belli oldu Haber

"Ekmek değil, limon yakıyor": Ramazan öncesi zam şampiyonu belli oldu

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerinde fiyat hareketlerinin incelenerek geçen yılın Ramazan ayı ile fiyatlarıyla karşılaştırıldığını belirterek, "Bu yıl markette 39 ürünün 32'sinde fiyat artışı, 7'sinde fiyat düşüşü gerçekleşti" dedi. TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimlerine ilişkin açıklama yaptı. Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerine yönelik fiyat hareketlerinin TZOB tarafından incelenerek, geçen yılın Ramazan dönemi fiyatlarıyla karşılaştırıldığını belirten Bayraktar, son 15 günlük süreçte üretici ve market fiyatlarında yaşanan değişimlerin de ürün bazında değerlendirildiğini kaydetti. Bayraktar, 2007 yılından bu yana TZOB'un Ramazan öncesi fırsatçılığa izin verilmemesi konusunda çalışmalar yaptığını ifade ederek, "Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerine yönelik fiyat hareketleri Birliğimiz tarafından incelendi. Yapılan çalışmada geçen yılın Ramazan dönemi ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlar karşılaştırıldı, ayrıca son 15 günlük süreçte üretici ve market fiyatlarında yaşanan değişimler ürün bazında değerlendirildi. Çalışma kapsamında üretici ve market fiyat farkları ile aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimleri de ele alındı" dedi. "BU YIL MARKETTE 39 ÜRÜNÜN 32'SİNDE FİYAT ARTIŞI, 7'SİNDE FİYAT DÜŞÜŞÜ GERÇEKLEŞTİ" Bayraktar, "Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda bu yıl markette 39 ürünün 32'sinde fiyat artışı, 7'sinde fiyat düşüşü gerçekleşti. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 197,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 149,2 ile kabak, yüzde 117,1 ile fındık, yüzde 108,8 ile elma izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürünler ise yüzde 41,9 ile kuru soğan, yüzde 31,9 ile kuru fasulye, yüzde 26,4 ile nohut ve yüzde 18,3 ile beyaz lahana oldu. Geçtiğimiz yılın Ramazan öncesine göre bu sene tüketicilerimiz marketten limonu 3 kat, kabağı 2,5 kat, fındığı 2,2 kat ve elmayı 2,1 kat fazlaya alarak tüketmek zorunda kalacaklar. Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesine göre üreticide 31 ürünün 21'inde fiyat artışı, 9'unda fiyat düşüşü görülürken, 1 üründe fiyat değişimi yaşanmadı. Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 68,5 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 44 ile beyaz lahana, yüzde 29,8 ile sivri biber, yüzde 23 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 212,7 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160 ile Antep fıstığı, yüzde 133,3 ile kuru kayısı, yüzde 100 ile kırmızı mercimek izledi" şeklinde konuştu. "15 GÜNLÜK SÜREÇTE MARKETTE 41 ÜRÜNÜN 27'SİNDE FİYAT ARTIŞI, 14'ÜNDE FİYAT AZALIŞI GÖRÜLDÜ" 28 Ocak-12 Şubat tarihleri arasındaki market fiyatlarını değerlendiren Bayraktar, şu ifadelere yer verdi: "15 günlük süreçte markette 41 ürünün 27'sinde fiyat artışı, 14'ünde fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasadaki fiyat artışını yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9,6 ile yeşil mercimek oldu. Yeşil mercimekteki fiyat düşüşünü yüzde 9 ile Antep fıstığı, yüzde 8,3 ile nohut, yüzde 7,8 ile kuru soğan ve yüzde 6,5 ile havuç izledi." "15 GÜNLÜK SÜREÇTE ÜRETİCİDE 33 ÜRÜNÜN 21'İNDE FİYAT ARTIŞI OLURKEN, 4'ÜNDE FİYAT DÜŞÜŞÜ GÜRÜLDÜ" 28 Ocak-12 Şubat tarihleri arasındaki üretici fiyatlarına da değinen Bayraktar, "15 günlük süreçte üreticide 33 ürünün 21'inde fiyat artışı olurken, 4'ünde fiyat düşüşü gürüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi görülmedi. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 17 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 12,7 ile kuru soğan ve fındık, yüzde 9,4 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 47,3 ile maydanozda görüldü. Maydanozdaki fiyat artışını yüzde 36,1 ile marul, yüzde 28,8 ile mandalina, yüzde 28,6 ile havuç, yüzde 23,9 ile pırasa takip etti" ifadelerini kullandı. "ZİRAİ DON SEBEBİYLE FINDIK REKOLTESİ DÜŞTÜ" Kuru soğanda rekoltenin yüksek olması ve sıcaklıkların artması nedeniyle depolarda bozulmalar yaşanmaya başlandığını belirten Bayraktar, "Ürün kaybı riskini azaltmak isteyen üreticiler, kuru soğanı kısa sürede elden çıkarmak amacıyla piyasaya düşük fiyatlardan sunmaya başladı. Patateste ise piyasada durgunluk yaşanıyor, alıcı talebinin zayıf olması fiyatları olumsuz etkiliyor. Talebin azalması karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. 2025 yılında yaşanan zirai don sebebiyle fındık rekoltesi düştü. Fakat buna rağmen piyasada oluşan fındık fiyatları son dönemlerde manipülatif hareketlerle düşürüldü" dedi. AYNI MARKA ÜRÜNLERİN FARKLI MARKETLERDEKİ FİYAT DEĞİŞİMİ "Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle ürün fiyatları marketlerde çok sık değişiyor" diyen Bayraktar, "Maliyetler sebep gösterilerek marketler arası aynı marka ürünler farklı fiyatlara satılıyor. Tüketicilerimiz doğal olarak hangi ürün hangi markette düşük fiyata satılıyor arayışına girmek zorunda kalıyor. Birliğimizce Ankara'da temel tüketim maddeleri arasından seçilen aynı marka ve gramajdaki 5 farklı ürünün 4 farklı marketteki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Yaptığımız çalışma sonucunda ürünlerin belirli markalar tarafından paketlenmiş fiyatının marketten markete oldukça değişkenlik gösterdiği görüldü. Aynı markanın aynı gramajda ürününün farklı marketlerdeki fiyatları değerlendirildiğinde ayçiçek yağında yüzde 68,3, nohutta yaklaşık yüzde 41, tavukta yüzde 26,3, sütte yüzde 22,5 ve yoğurtta yüzde 19,9 oranlarda değişimler olduğu görülüyor. Yaptığımız çalışmada 1 litre X marka ayçiçek yağının fiyatı marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 179 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Ayçiçek yağı litre fiyatının farklı marketlerdeki değişimi yüzde 68,3'ü buluyor. 1 kilogram X marka nohudun fiyatı, marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 154 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Nohutta aynı markanın farklı marketlerdeki fiyat değişimi yaklaşık yüzde 41'i buluyor. 1 kilogram X marka bütün tavuk fiyatı, marketlerde 95 lira ile 119 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Aynı marka bütün tavuğun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 26,3'ü buluyor. 1 litre X marka sütün fiyatı, marketlerde 57 lira 90 kuruş ile 70 lira 90 kuruş arasında değişiyor. Sütün farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 22,5'i buluyor. 1 kilogram X marka yoğurdun fiyatı, marketlerde 77 lira 50 kuruş ile 92 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Yoğurdun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 19,9'u buluyor" dedi. "YAŞADIĞIMIZ DOĞAL AFET ETKİLERİNİN BİR AN ÖNCE SON BULMASINI TEMENNİ EDİYORUM" Bayraktar, "Son yıllarda önemli ölçüde artan üretim maliyetleri ve yaşanan doğal afetler nedeniyle üreticilerimiz yeterli geliri elde edemiyor ve üretmekte zorlanıyorlar. Buna rağmen üreticilerimizin ürettiği ürünlerin marketlerde birbirinden farklı yüksek fiyatlara satılması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan tüketicilerimiz Ramazan alışverişlerini yaparken taklit ve tağşiş yapılan ürünler konusunda dikkatli olmalı, güvendikleri yerlerden ihtiyaçlarını almalı ve şüpheli ürünleri ihbar etmelidir. Taklit ve tağşişin önlenmesi için tüm illerde denetimlerin sık sık yapılması sağlanmalıdır. Mübarek Ramazan ayının İslam âlemi ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını, sağlık, huzur, bolluk ve bereket getirmesini diliyor, yaşadığımız doğal afet etkilerinin bir an önce son bulmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.

İnegöl’de fındık atağı: "Destek verilirse cevizi kısa sürede geçer" Haber

İnegöl’de fındık atağı: "Destek verilirse cevizi kısa sürede geçer"

Bursa'da Uludağ eteklerinde üretilen fındığa destek verilmesi durumunda üretim alanlarının kısa sürede 30 bin dekarda yetiştiriciliği yapılan cevizi geçeği vurgulandı. Tarımsal üretim ve bitkisel ürün çeşitliliği ile önde gelen Bursa'da Karadeniz fındığı kalitesinde yıllardır fındık üretiliyor. Uludağ eteklerinde yetiştirilen fındıklar, hasat edildikten sonra Trabzon'dan bile talep görüyor ve Karadenizli tüccarlar gelip ürün alıyor. Çelik, yaptığı açıklamada, İnegöl'de 300 bin dekar tarım arazisi bulunduğunu belirterek, yarısından fazlasında sulu tarım yapıldığını anlattı. Birçok ilçede 3-4 ürünle bitkisel üretim yapılırken İnegöl'dek ürün çeşitliliğinin 80'in üzerinde olduğuna dikkati çeken Çelik, bunun da bölge çiftçisinin elini güçlendirdiğini kaydetti. Son yıllarda ilçede ceviz yetiştiriciliğinin arttığını ve henüz tam verime ulaşmayan genç bahçelerle birlikte üretim alanının 30 bin dekara ulaştığını dile getiren Çelik, şöyle konuştu: "İnegöl'ün Uludağ etekleri bölümünde fındık uzun yıllardır üretiliyor. Yaklaşık 4 bin dekarda fındık üretiki yapılıyor. Fındık üreticileri genellikle fındık fiyatlarından memnun. Yıllardır ülkede alternatif ürünlerden bahsediliyor. Bizim bölge alternatif ürün için fındık açısından son derece uygun. Çiftçiyi kırsalda tutmamız gerekiyorsa, alternatif ürün önemliyse Karadeniz'de fındığa verilen desteğin İnegöl'de de olmasını istiyoruz." İnegöl'de fındığa destek verilmesi durumunda üretim alanlarının kısa sürede cevizi geçeğini vurgulayan Çelik, "Uludağ etekleri ve Bilecik'in yamaçlarındaki fındık kalitesi Karadeniz fındığından az değildir. Sofralık çok lezzetli fındığımız oluyor." dedi.

Fındık ihracatında yüzde 12'lik artış! Haber

Fındık ihracatında yüzde 12'lik artış!

Tarımsal üretimin ve ihracatın önde gelen kalemlerinden olan, Karadeniz çiftçisinin gözde ürünü fındığın ihracatında miktar bazında yüzde 12 ve değer bazında ise yüzde 26 oranında bir artış yaşandı. Sezonun 6 ayında ihracat şampiyonu Trabzon oldu. Toplam ihracatın yaklaşık üçte birini tek başına gerçekleştiren Trabzon, 471 milyon 577 bin dolarlık ihracata imza attı. Türkiye geneli iç fındık ihracatı yüzde 14'lük artışla 108 bin 369 tona ve değerde yüzde 29 yükselişle 892 milyon 188 bin dolara çıktı. İşlenmiş fındık dış satımı ise yüzde 9 artarak 77 bin 777 tona ve değerde de yüzde 21 yükselerek 623 milyon 260 bin dolara ulaştı. Kabuklu fındıkta miktarlar az olsa da ciddi artışlar görüldü. Bu kategoride ihracat miktarda yüzde 268 artarak 956 ton ve değerde yüzde 273 yükselerek 3 milyon 661 bin dolar oldu. İTALYA'YA 125 MİLYON DOLARLIK İHRACAT ARTIŞI Fındık ihracat sezonunun 6 ayında en fazla ürün gönderilen ülke Almanya oldu. Bu ülkeye ihracat yüzde 13 artarak 49 bin 450 ton ve değerde ise yüzde 24 yükselerek 392 milyon 587 bin dolar olarak gerçekleşti. Bu verilere göre Almanya'ya 76 milyon dolarlık bir ihracat artışı yaşanırken, toplam dış satımın yüzde 26'sı bu ülkeye yapıldı. İtalya ise en fazla dikkati çeken ülke oldu. Bu ülkeye ihracat 10 bin ton artarak 43 bin 691 tona ve değerde ise 125 milyon dolar yükselerek 363 milyon 363 bin dolara çıktı. Böylece Türkiye'nin fındık ihracatının yarısı Almanya ve İtalya'ya yönelik yapılmış oldu. Başka bir değişle Almanya ve İtalya, Türkiye'den satılan her 2 fındıktan birini aldı. 10 MİLYON DOLARIN ÜZERİNDE 21 ÜLKEYE İHRACAT Türkiye, ihracat sezonunun 6 ayında 10 milyon doların üzerinde 21 ülkeye fındık sattı. Bu ülkeler içinde en fazla oransal artış Birleşik Arap Emirliklerine oldu. Bu ülkeye ihracat miktarsal yüzde 92 artışla 2 bin 221 tona ve değer olarak yüzde 106 yükselişle 18 milyon 173 bin dolara ulaştı. Cezayir'e dış satım yüde 83 arttı ve 3 bin 860 tona çıktı. Değer olara ise bu ülkeye ihracat yüzde 94 yükselişle 30 milyon 467 bin dolar oldu. Brezilya'ya ihracat da yüzde 7 artarak 3 bin 572 tona ve yüzde 28 yükselerek 31 milyon 401 bin dolara çıktı.

Fındık ihracatında rekor artış Haber

Fındık ihracatında rekor artış

Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliğinden (DKİB) alınan verilere göre, geçen yıl yüzde 14'lük artışla 324 bin 438 tona ulaşan fındık ihracatından, yüzde 42'lik yükselişle 2 milyar 638 milyon 359 bin dolar döviz girdisi elde edildi. 1 Eylül 2024'te başlayan ihracat sezonunun ilk 4 ayında ise Türkiye'nin ihracatı yüzde 18 artışla 135 bin 160 tona, değer olarak ise yüzde 36 yükselerek 1 milyar 95 milyon dolara çıktı. Özellikle kabuklu fındık ihracatında adeta patlama yaşandı. Sezonun ilk 4 ayında kabuklu fındık ihracatı, yüzde 432 artışla 859 tona ve değer açısından da yüzde 443 yükselişle 3 milyon 281 bin dolar olarak gerçekleşti. İşlenmiş fındık ihracatı yüzde 21 artarak 77 bin 307 tona, değerde de yüzde 42 artışla 632 milyon 258 bin dolara ulaştı. İç fındıkta ise 459 milyon 686 bin dolarlık 56 bin 991 ton ihracata imza atıldı. Miktarda yüzde 13 ve değerde yüzde 29 artış oldu. FINDIĞIN DEĞERİ YÜKSELDİ Dünya'da Türkiye'den sonra ikici büyük üretici İtalya'da beklenen 140 bin ton yerine 65-70 bin ton ürün alınması ve üçüncü üretici ABD'deki rekolte kayıpları dünyadaki ticareti etkiledi. Rekabetçi ülkelerdeki arz sorunu 127 ülkeye fındık satan Türkiye'yi dünya pazarında daha güçlü hale getirdi. Büyük çikolata üreticileri ve dünyanın en büyük ithalatçıları fındık için Türkiye'nin kapısını çalınca fındıkta miktar olarak artışın üzerinde değerde ciddi yükseliş yaşadı. Sezonda miktarda yüzde 18'lik artışa rağmen değerde yüzde 36, 2024 yılı genelinde ise miktarda yüzde 14 ve değerde yüzde 42'lik yükselişler Türkiye'den fındığa olan talebin bir sonucu oldu. Yüksek taleple fındık fiyatındaki artış, Türk ihracatçısını mutlu etti.

Fındık fiyatı serbest piyasada 125, Tarım Kredi'de 140, raflarda ise 500 lira Haber

Fındık fiyatı serbest piyasada 125, Tarım Kredi'de 140, raflarda ise 500 lira

Giresun'da serbest piyasada fındık uzun zamandır fiyat istikrarını korurken, Tarım Kredi Kooperatifi ise 50 randıman Giresun kalite fındık alım fiyatını 140 TL olarak belirledi. Tarım Kredi Kooperatifi'nin fiyat politikasının serbest piyasayı etkilemeyeceğini ileri süren fındık tüccarı İsmail Kankaya, “Şu anda 50 randıman 122 liradan işlem görürken, her randıman üzerine fiyat konuluyor. Giresun'da ortalama 52 randıman fındık fiyatı 125 liradan alınırken, 53 randıman ise 130 liraya kadar çıkabiliyor. Dolayısıyla randımanına göre fiyat verilmektedir. Uzun zamandır fiyat istikrarını koruyan fındıkta bu aralar düşüş yaşandığını söyleyebiliriz" dedi. "Yılbaşından sonra fiyatlar yükselebilir" Yılbaşından sonra fındık fiyatlarında yukarı yönle hareketlenme olabileceğini ifade eden Kankaya, “Üretici biraz sabırlı olursa yılbaşından sonrasını beklemesini önerebiliriz. Çünkü fındık fiyatlarının yılbaşından sonra yükselebileceğini söyleyebiliriz. O da neden; iklimine göre hava şartları etkili olacaktır. Malum kış mevsiminde havaların sıcak gitmesi ve fındıkların erken açması rekolteyi olumsuz etkileyecektir. Diğer bir etken ise Karadeniz Bölgesi'ni etkisi altına alan kahverengi kokarca tehlikesidir. Bu yıl Giresun'da da yoğun olarak görülmeye başlandı. Bütün bunların yeni sezon rekoltesine etkisi olacaktır. Yeni sezona göre de yılbaşından sonra fındık fiyatına yansıyacaktır” diye konuştu. "Tarım Kredi fiyatı serbest piyasayı etkilemez" Tarım Kredi Kooperatifi fiyatının serbest piyasayı etkilemeyeceğini söyleyen Kankaya, “Tarım Kredi'nin yeni fındık alım fiyatı politikası serbest piyasada çok bir etkisi olacağını düşünmüyorum. Tarım Kredi kendine üye olan üreticilerin, alışveriş yapanların ürününü alıyor. Diğerlerinin ürününü almıyor. Ayrıca parasını peşin vermiyor ve açıkladığı fiyattan vergi de düşüyor. Serbest piyasada ise net fiyatlardır. Dolayısıyla hesaplandığında serbest piyasa ile aynı seviyelere gelmektedir” şeklinde konuştu. Öte yandan serbest piyasada kabuklu olarak 125 liradan işlem gören fındık, raflarda ise kavrulmuş ve paketlenmiş olarak 500 liradan satılıyor.

Herkes 'Burada olmaz' derken... Elde ettikleri geliri duyan inanamadı! Haber

Herkes 'Burada olmaz' derken... Elde ettikleri geliri duyan inanamadı!

Türkiye’de yaygın olarak Karadeniz Bölgesi’nde yetişen ve ihracatı en fazla yapılan tarım ürünlerinden olan fındık, Van’ın Gevaş ilçesinde de yetiştirildi. İlçeye bağlı Elmalı Mahallesi'nde hobi olarak çiftçilik yapan Resul Sedir, yaklaşık 15 yıl önce bahçesindeki elma ve kayısı ağaçlarını kökünden çıkararak yerine herkesin ‘olmaz’ dediği fındık ağaçları dikti. Zamanla büyüyen fındık ağaçlarından elde edilen gelir ise herkesi şaşırttı. Dedelerinin yaklaşık 15 yıl önce elma ağaçları yerine fındık ağacı diktiğini ve bu girişimi nedeniyle alay edildiğini ifade eden Hüseyin Leyla isimli vatandaş, “Dedelerimiz kendi emekleriyle yaklaşık 15 yıl önce diktiler. O zaman ihtimal bile verilmiyordu. ‘Burası Karadeniz Bölgesi değil’ denildi. Hatta büyük dedemiz elma ağaçlarını kökünden çıkarıp o şekilde fındık ağaçları diktiği zaman herkes alay etmiş ve ‘Sen elmaları çıkarıp fındık mı dikiyorsun?’ denilmişti. Ama iyi ki böyle bir şey yapmıştı. Şimdi fındıkları toplamaya başladık” dedi. Bahçede yaklaşık 50 fındık ağacının olduğunu belirten Leyla, “Bahçede fazla fındık ağacı olmadığı için işçi tutmadık. Babam, kardeşler ve kuzenlerle birlikte hasadı topluyoruz. Tabi fındık bizim bölgemizde bir sene verimli bir sene verimsiz geçiyor. Geçen sene fazla iyi değildi. Yaklaşık 40 teneke ürün elde ettik. Bu sene 50’nin üzerinde verim bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Fındığın kilosunun 250 TL’den satıldığını belirten Leyla, “Tabi biz şimdilik aile fertleri arasında bölüştüreceğiz ama verimin iyi olması halinde ihtiyaç fazlasını satabiliriz” diye konuştu. Konuşmasında Ordu ilini kıskanmadıkları esprisini de yapmaktan geri kalmayan Leyla, “Ordu’yu kıskanıyoruz dediler. Biz kıskanmıyoruz. Çünkü Ordu’dan daha güzel fındıklarımız mevcut” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.