SON DAKİKA
Hava Durumu

#Firari Sanık

Söz Bursa - Firari Sanık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Firari Sanık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Deniz Dalgıç: “Mumcu, faili meçhul kalmamalı” Haber

Deniz Dalgıç: “Mumcu, faili meçhul kalmamalı”

Ankara'da 24 Ocak 1993 tarihinde gazeteci Uğur Mumcu'nun bombalı saldırıda öldürülmesiyle ilgili suikast davasının duruşmasına Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Gazeteci Uğur Mumcu ile siyasetçiler Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy ve Bahriye Üçok cinayetlerine ilişkin yürütülen “Umut Davası”nın 14’üncü duruşmasını Mumcu ailesiyle birlikte gazeteciler, Uğur Mumcu’nun kızı Özge Mumcu, CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, CHP milletvekilleri Utku Çakırözer, Aliye Timisi Ersever ve Asu Kaya izledi. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç da ilçe örgütü ve belediye meclis üyeleriyle birlikte duruşma salonunda yer aldı. Dava, Uğur Mumcu’nun da aralarında bulunduğu çok sayıda siyasi cinayeti kapsayacak biçimde Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde başlamış, DGM’lerin kapatılmasının ardından Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürdürülmüştü. Firari sanık Oğuz Demir’in dosyası ise Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ayrı bir dosya kapsamında görülmeye devam ediyor. Mumcu ailesine dayanışma amacıyla duruşmayı izlemek üzere Mudanya’dan Ankara’ya geldiklerini ifade eden Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, adaletin gecikmesinin toplumda derin bir yara açtığını vurgulayarak, “Uğur Mumcu, Türkiye’ye araştırmacı gazeteciliği kazandıran, yazdıkları ve ortaya çıkardığı dosyalarla anılması gereken bir gazeteci ve 33 yıldır faili meçhul bir cinayetle hatırlanıyor. Bu kabul edilemez” dedi. “GEÇ GELEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR” Davanın kamuoyunda zamanla unutulmuş gibi ele alındığını vurgulayan Dalgıç, faillerin hala ortaya çıkarılamamasına tepki göstererek, “Günlük hayatın içinde bu dava sanki bitmiş gibi görülüyor. Oysa failler bulunamadı. Bombayı koyan kişinin kim olduğu biliniyor, adresi biliniyor, yakalanmış olmasına rağmen gerçekler önümüze konulmuyor. Geç gelen adalet, adalet değildir” dedi. Dalgıç, davanın takipçisi olacaklarını belirterek, şunları söyledi: “Bugün buradayız, yarın daha fazla olacağız. Bu davanın peşini bırakmamak hepimizin yurttaşlık sorumluluğu. Atatürk’ün bize bıraktığı sorgulama görevini yerine getiriyoruz. Uğur Mumcu’nun adı, faili meçhul cinayetlerle değil; yazdıklarıyla, düşünceleriyle ve öğrettikleriyle anılmalıdır.”

Uğur Mumcu davasında 33 yıllık skandal! Firari sanığın arabası Ankara sokaklarında mı? Haber

Uğur Mumcu davasında 33 yıllık skandal! Firari sanığın arabası Ankara sokaklarında mı?

Ankara'da gazeteci Uğur Mumcu'nun 24 Ocak 1993 tarihinde aracına yerleştirilen bombanın patlamasıyla hayatını kaybetmesine ilişkin firari sanık Oğuz Demir'in yargılanmasına devam edildi. Demir adına kayıtlı araç için Emniyet Genel Müdürlüğüne yazı yazılmasına karar verildi. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada maktul Mumcu'nun kızı Özge Mumcu Aybars ve avukatı hazır bulundu. Mahkeme Başkanı dava dosyasına gelen evrakı okumasının ardından Mumcu ailesi avukatına söz verdi. Avukat, sanık Demir adına kayıtlı bir aracın varlığından bahsederek bu araca ilişkin araştırma yapılmasını istedi. Ayrıca Demir ve ailesinin Avustralya'da olduğuna dair bilgiler olduğu belirtilerek iadesi talep edildi. Beyanın ardından mahkeme başkanı ara kararı açıkladı. Buna göre Demir adına kayıtlı olduğu belirtilen aracın ilk tescil tarihinden itibaren trafikte gördüğü işlemlerin niteliğine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğüne yazı yazılması kararlaştırıldı. Ayrıca sanığın Avustralya'da olma ihtimali bulunduğu kaydedilerek iadesi için gerekli talebin yapılması konusunda Adalet Bakanlığına yazı yazılmasına hükmedildi. Yine Demir'in ailesinin Türkiye'ye giriş yapıp yapmadığının araştırılması için gerekli yerlere yazı yazılması kararlaştırıldı. BİR SONRAKİ DURUŞMA 14 TEMMUZ'A ERTELENDİ. Duruşma sonrası Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştiren CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, "Uğur abinin katledilişinin üzerinden 33 yıl geçti. 33 yıl boyunca hala tam olarak aydınlatılamamış bir dava ile karşı karşıyayız. Oğuz Demir üzerinden tefrik edilen duruşmanın ise bugün 14'üncüsü görüldü. Tevhid-Selam Örgütü'nün 1988-1999 kadar bu memlekette 21 öldürme, yaralama ve bombalama eylemine karıştığını herkes biliyor. Ankara'nın ortasında cephanelik kurduklarını da biliyoruz. Yabancı istihbarat örgütleriyle birlikte faaliyet yaptıklarını da biliyoruz. Sözü edilen kişi yani Oğuz Demir 2000 yılında elini kolunu sallayarak kolluk kuvvetlerinin arasından kaçıyor. Kendisi bir süre sonra eşini ve çocuklarını da yurt dışına götürüyor. Üzerine kayıtlı araba hala Ankara'da dolaşmaya devam ediyor. Sevgili Güldal Mumcu İçişleri Bakan Yardımcısı ile görüşüyor ve orada kişinin İran'da bulunduğuna ilişkin bir istihbari bilgi kendisine bildiriliyor. Ancak bu bilgi jandarmaya, MİT'e ve emniyete sorulan sorulara rağmen mahkeme kayıtlarına girmiş değil. Şimdi mahkeme kayıtlarında eşinin ve çocuklarının Avustralya'dan Türkiye'ye giriş çıkış yaptıklarına dair bilgiler var. O halde Oğuz Demir belki de Avustralya'da. Aramızda ikili anlaşmalar var. Kırmızı bültenle aranan bir caniden bahsediyoruz. Neden bu kişi bugüne kadar yakalanamadı? Birileri o tuğlayı çekmek istemiyorlar mı? Mahkemenin yazdığı müzekkereler ve belgeler ile bu işin 33 yıl boyunca geldiği nokta açıktır. Burada bir siyasi irade eksiği olduğunu görüyoruz. Uğur Mumcu Türkiye'de karanlıkta hiçbir şey kalmasın diye cesur kalemiyle bütün olayların üzerine giden bir gazeteci ve aydındı. Eninde sonunda onun bütün faillerini mutlaka ortaya çıkartacağız ve mutlaka o tuğlayı oradan çekeceğiz. Duvar kimin başına yıkılması gerekiyorsa onun başına yıkılsın. Yeter ki Türkiye aydınlansın. Türkiye'de faili meçhul bir cinayet kalmasın. Failleri belli olanların yakalanamadığı bir memleket olarak Türkiye'ye devam etmesin. Bunun için gayret ediyoruz" ifadelerinde bulundu. 'DAVA GEÇMİŞİ' Ahmet Taner Kışlalı, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok ve Muammer Aksoy'un öldürülmesinin de arasında bulunduğu birçok olayı kapsayan "Umut Davası"na ilişkin ilk yargılama Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde görüldü. DGM'lerin kapanmasının ardından yargılamaya Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. İlk derece mahkemenin kararının Yargıtay tarafından bozulmasından sonra tekrar görülen davada, 3 sanık "yasa dışı Tevhid-Selam ve Kudüs Ordusu örgütünü kurmak ve yönetmek" suçundan, 5 sanık ise aynı örgüte üyelikten çeşitli sürelerde hapse mahkum edildi. Bu kapsamda sanıklardan Mehmet Ali Tekin, Hasan Kılıç ve Ekrem Baytap, "silahlı suç örgütü kurma ve yönetme" eylemlerinden 12 yıl 6'şar ay hapisle cezalandırıldı. Sanıklar Abdulhamit Çelik, Fatih Aydın, Yusuf Karakuş, Mehmet Şahin ve Recep Aydın'a ise "silahlı suç örgütü üyesi olmak"tan 6 yıl 3'er ay hapis cezası verildi. Davanın firari sanıklarından Oğuz Demir'in dosyası ayrılarak Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasına devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.