SON DAKİKA
Hava Durumu

#Fizik Tedavi

Söz Bursa - Fizik Tedavi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fizik Tedavi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uykudan uyandıran el uyuşmasına dikkat: Kalıcı hasar bırakabilir! Haber

Uykudan uyandıran el uyuşmasına dikkat: Kalıcı hasar bırakabilir!

Günlük hayatta pek çok kişinin ‘üzerine yatmışım’ diyerek geçiştirdiği, ancak geceleri uykudan uyandıracak şiddete ulaşan el uyuşmaları, ihmal edildiğinde kalıcı sinir hasarına yol açabilir. Uyuşmanın elin hangi bölgesinde gerçekleştiğinin sorunun kaynağını belirlemede önemli olduğunun altını çizen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Sinir sistemini bir elektrik kablosu gibi düşünebilirsiniz. Üzerindeki baskı ne kadar uzun sürerse, kablonun içindeki iletkenlerin geri dönüşümsüz hasar görme riski de bir o kadar artar. Gece uyuşmaları bu sistemin bir uyarısı gibi görünmeli ve ciddiye alınmalı” dedi. Eldeki fonksiyon kaybı ve hissizliğin kaynağının genellikle sinirin geçtiği dar anatomik kanallardaki basınç artışı olduğunu belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Uyuşmanın hissedildiği bölge, sinir basısının konumunu tayin etmede belirleyici bir yere sahip. Baş, işaret ve orta parmaktaki uyuşmalar bilek kanalındaki karpal tünel sendromuna, serçe ve yüzük parmağındaki uyuşmalar dirsek bölgesindeki kübital tünel sendromuna, tüm el ve kola yayılan şikayetler ise boyun omurlarındaki sinir kökü basılarına yani boyun fıtığına işaret edebilir” açıklamasında bulundu. Kendiliğinden geçer diye düşünmeyin Pek çok hastanın uyuşmaların geçici olduğunu düşünerek hekime başvurmayı ertelediğini belirten Prof. Dr. Selçuk Göçmen, bu tür vakalarda cerrahi açıdan en büyük riskin şikayetlerin kendiliğinden geçmesini bekleyerek süreci aksatmak olduğunu vurguladı. Sinir sıkışmalarının mekanik bir baskı sonucu oluştuğunu hatırlatan Prof. Dr. Göçmen, bası altında kalan sinir liflerinin zamanla fonksiyonunu yitirerek geri dönülemez hasara ve kas erimesine yol açtığını belirtti. Erken evrede yaşam tarzı değişiklikleri veya fizik tedavi ile çözülebilecek sorunların ihmal edilmesi durumunda elinden eşya düşürme ve düğme ilikleyememe gibi ciddi güç kayıplarının yaşanabileceğini söyleyen Prof. Dr. Göçmen, “Bu aşamaya gelindiğinde yapılacak bir cerrahi müdahale siniri rahatlatsa bile kaybedilen kas gücünün ve ince motor becerilerin geri kazanılması oldukça güç ve uzun bir rehabilitasyon süreci gerektirir” şeklinde konuştu. Erken aşamada yapılacak müdahale kalıcı felç riskini ortadan kaldırır Tedavi için öncelikle elektromiyografi (EMG) testi ile sinir iletim hızı ölçülerek, basının derecesini kesin olarak saptanması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “İleri seviye sıkışmalarda uygulanan mikrocerrahi yöntemi ile sinir üzerindeki baskı tamamen kaldırılırken, doku hasarı minimumda tutulur. Lokal anestezi altında yapılan ve yaklaşık 15-20 dakika süren bu mikrocerrahi müdahaleler sayesinde hastalar genellikle aynı gün taburcu edilerek günlük hayatlarına dönebilirler” dedi. Sinir sisteminin baskıya karşı son derece hassas bir yapıya sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Göçmen, erken aşamada yapılacak bir cerrahi işlemin kalıcı felç ve kas erimesi riskini ortadan kaldıran tek kesin çözüm olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Selçuk Göçmen, aşağıdaki belirtilerden biri veya birkaçı mevcutsa, vakit kaybetmeden bir uzmana danışılması gerektiğini paylaştı: 1. Uyuşma nedeniyle uykudan uyanıp kolunuzu ve elinizi sallamak zorunda kalıyorsanız. 2. Elinizde gözle görülür bir güç kaybı başladıysa. 3. Uyuşmaya boyun ağrısı veya kola yayılan keskin ağrılar eşlik ediyorsa. 4. Bileklik veya dinlendirme gibi basit yöntemlerle şikayetleriniz 2 haftadan uzun süredir azalmıyorsa.

Nefes almak artık daha kolay: Pulmoner rehabilitasyonla yaşam kalitenizi artırın Haber

Nefes almak artık daha kolay: Pulmoner rehabilitasyonla yaşam kalitenizi artırın

BURTOM Biyofiz Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Merve Dede Akpınar, kronik solunum sorunu olan bireylerin, egzersiz, eğitim ve yaşam tarzı düzenlemelerini içeren çok yönlü bir tedavi yaklaşımı olan pulmoner rehabilitasyonla yaşam kalitelerini artırabileceğini kaydetti. Uzm. Dr. Akpınar yaptığı bilgilendirmede, nefes darlığının doğru tedavi ve düzenli takip ile yönetilebileceğini vurguladı. Uzm. Dr. Akpınar, Pulmoner rehabilitasyonun, özellikle Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), Astım, Akciğer Fibrozu ve uzun süreli solunum problemleri yaşayan kişilerde önemli katkılar sağladığını kaydetti. Nefes darlığı yaşayan bireylerin zamanla fiziksel aktivitelerden uzaklaşabildiğini, bu durumun kas gücünün azalmasına ve dayanıklılığın düşmesine yol açarak solunum sorunlarının daha belirgin hale gelmesine neden olabildiğine dikkati çeken Uzm. Dr. Akpınar, “Pulmoner rehabilitasyon programları bireyin hem fiziksel kapasitesini hem de psikolojik dayanıklılığını desteklemeyi amaçlar” dedi. Solunumun Ötesinde Bir Rehabilitasyon Süreci Pulmoner rehabilitasyonun yalnızca solunum egzersizlerinden oluşmadığını, program kapsamında kişiye özel egzersiz planları, solunum teknikleri, hastalık hakkında eğitim, doğru ilaç kullanımı ve günlük yaşam aktivitelerini kolaylaştırmaya yönelik önerilerin de yer aldığını dile getiren BURTOM Biyofiz Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Merve Dede Akpınar, şunları söyledi : “Bu bütüncül yaklaşım sayesinde nefes darlığının azaltılması, fiziksel dayanıklılığın artırılması ve bireyin günlük yaşamda daha bağımsız hareket edebilmesi hedeflenir. Düzenli olarak uygulanan rehabilitasyon programlarının egzersiz kapasitesini artırdığı, hastaneye yatış oranlarını azalttığı ve genel yaşam kalitesini yükselttiği bilinmektedir.” Erken Müdahale Büyük Fark Yaratabilir Uzm. Dr. Merve Dede Akpınar, solunum hastalıklarında erken değerlendirme ve tedavi sürecine zamanında başlanmasının önemini vurguladı. Nefes darlığı, çabuk yorulma, merdiven çıkarken zorlanma veya uzun süre devam eden öksürük gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiği uyarısında bulunan Uzm. Dr. Merve Dede Akpınar, “Bu tür şikâyetler çoğu zaman yaşa ya da sigara kullanımına bağlanarak göz ardı edilebilmektedir. Oysa erken dönemde başlanan pulmoner rehabilitasyon programları hastalığın etkilerini azaltmada önemli rol oynayabilir” diye konuştu. Sağlıklı Nefes İçin Öneriler Uzm. Dr. Merve Dede Akpınar, akciğer sağlığını korumak ve solunum kapasitesini desteklemek için ise şu önerilerde bulundu : “Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durulmalı. Düzenli fiziksel aktivite yapılmalı. Temiz hava ortamlarında yürüyüş ve nefes egzersizleri uygulanmalı. Solunum hastalıkları olan bireyler düzenli doktor kontrolü yaptırmalı. Gerektiğinde pulmoner rehabilitasyon programlarına iştirak edilmesi.” Pulmoner rehabilitasyonun kronik solunum hastalıklarıyla mücadelede önemli bir destek sunduğunu dile getiren Uzm. Dr. Merve Dede Akpınar, “Doğru egzersizler, eğitim ve düzenli takip ile solunum hastalığı olan bireylerin daha aktif ve bağımsız bir yaşam sürmesi mümkündür” dedi.

Kalça ağrılarına son! Ameliyatsız tadında kapalı yöntem Haber

Kalça ağrılarına son! Ameliyatsız tadında kapalı yöntem

Hayat Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. F. Volkan Tercan, kalça eklemi hastalıklarının tanı ve tedavisinde güncel bir yöntem olan kalça artroskopisine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Minimal invaziv cerrahi teknikle uygulanan yöntem, hastalara hem güvenli hem de konforlu bir tedavi süreci sunuyor. Kalça artroskopisinin ileri teknolojiye dayalı kapalı bir cerrahi yöntem olduğunu belirten Op. Dr. Tercan, “Kalça eklemi içerisini yüksek çözünürlükle görüntüleyebilen özel kamera sistemleri sayesinde hem tanı koyabiliyor hem de gerekli cerrahi müdahaleleri aynı seansta gerçekleştirebiliyoruz. Bu yaklaşım, hastalarımız için daha güvenli ve konforlu bir süreç sağlıyor” dedi. Yöntemin özellikle belirli hasta gruplarında başarılı sonuçlar verdiğine dikkat çeken Op. Dr. F. Volkan Tercan, femoroasetabular sıkışma sendromu (FAI), kalça labrum yırtıkları, kıkırdak hasarları, eklem içinde serbest cisimler ile hareket kısıtlılığı ve kronik kalça ağrıları gibi durumlarda kalça artroskopisinin etkili bir seçenek olarak öne çıktığını ifade etti. Açıklamasında minimal invaziv cerrahinin sağladığı avantajlara da değinen Hayat Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. F. Volkan Tercan, “Kalça artroskopisi sayesinde daha küçük kesilerle işlem yapıyoruz. Bu da daha az ağrı, daha düşük komplikasyon riski ve daha hızlı iyileşme anlamına geliyor. Hastalarımızın büyük bir kısmını aynı gün veya ertesi gün taburcu edebiliyoruz” diye konuştu. Ameliyat sonrası sürecin en az operasyon kadar önemli olduğunu vurgulayan Op. Dr. F. Volkan Tercan, planlı bir fizik tedavi ve rehabilitasyon sürecinin hastaların hareket kabiliyetini yeniden kazanmasında kritik rol oynadığını belirtti. Kalça artroskopisinin her hasta için uygun olmadığının altını çizen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. F. Volkan Tercan, “İleri düzey kireçlenmesi olmayan, erken ve orta evre kalça problemleri yaşayan hastalarda bu yöntem oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Doğru hasta seçimi, tedavi başarısını doğrudan etkiler” ifadelerini kullandı. Uzun süreli kalça ağrılarının yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü de hatırlatan Op. Dr. F. Volkan Tercan, doğru hasta grubunda uygulanan kalça artroskopisinin ağrıyı azaltarak bireylerin aktif yaşamlarına daha hızlı dönmelerine katkı sağladığını sözlerine ekledi.

Ev hanımları ve ofis çalışanları risk altında: "Tenisçi Dirseği" kabusu! Haber

Ev hanımları ve ofis çalışanları risk altında: "Tenisçi Dirseği" kabusu!

Halk arasında "tenisçi dirseği" olarak bilinen lateral epikondilit, sanılanın aksine sadece sporcuları değil; bilgisayar kullanıcılarından ev hanımlarına kadar geniş bir kitleyi tehdit ediyor. BURTOM Biyofiz Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Kerime Savaş, günlük hayatta farkında olmadan yapılan tekrarlayıcı hareketlerin mekanik yüklenmelere neden olduğunu, bunun da tendonlarda tarhribata neden olduğunu kaydetti. Uzm. Dr. Kerime Savaş, tenisçi dirseğini; dirsek bölgesine yapışan tendonların aşırı kullanımına bağlı olarak yıpranmasıyla oluşan ağrılı bir durum olarak tanımladı. Bu tabloya sadece spor aktiviteleri değil, günlük hayatta farkında olmadan yapılan birçok hareket de sebep olabiliyor. Mekanik yüklenmelere yol açan ve hastalığı tetikleyen unsurlara dikkat çeken Uzm. Dr. Kerime Savaş, şunları söyledi : “Mutfakta sık sık doğrama yapmak, bez sıkmak, ütü yapmak, Matkap veya makas gibi aletlerle çalışmak, bilgisayar kullanımı, El bileğinin sürekli sabit pozisyonda kalması, tendonların dolaşımını bozarak doku iyileşmesini geciktirir ve tedavi sürecini uzatır.” Belirtilere karşı uyaran BURTOM Biyofiz Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Kerime Savaş, “Hastalığın en sık görülen şikayetleri şunlardır : Dirsek dış kısmında şiddetli ağrı ve hassasiyet. Ağrının el, bilek ve kola yayılması. Nesne kavramak veya sıkıştırmakla artan ağrı. Elde güçsüzlük hissi veya zayıf kavrama gücü. Özellikle sabahları ve aktivite sonrası şiddetlenen ağrı. İleri dönemlerde dirsek çevresinde sertleşme ve şişlik” diye konuştu. Tedavi Süreci ve Kritik 4-6 Hafta Eşiği Uzm. Dr. Savaş, tedavide başarı oranının yüksek olduğunu ancak burada da zamanlamanın kritik öneme sahip olduğunu belirterek, tedavi yöntemleri ve süreci hakkında şu bilgileri paylaştı: “Hastanın semptomları tetikleyen aktivitelerden kaçınması ve özel destekleyici bandajlar kullanması mekanik yükü azaltır. Ağrıyı azaltmak ve inflamasyonu kontrol altına almak için ilaç tedavisi uygulanabilir. Hastalığın iyileşmesinde fizik tedavi ve egzersiz önemli yer tutar. Fizik tedavi ajanları ve egzersizler ile tendon iyileşmesi yaklaşık 4-6 hafta sürer. Eğer sorun 4-6 hafta içinde tedavi edilmezse, ağrı kronik hale dönüşmektedir.” Dr. Kerime Savaş, dirsek bölgesinde hissedilen ağrıların ihmal edilmemesi gerektiğini, erken müdahalenin yaşam kalitesini korumada esas olduğunu vurguladı.

Artroskopik cerrahi ile omuz ağrılarına son Haber

Artroskopik cerrahi ile omuz ağrılarına son

Omuz ağrıları, hareket kısıtlılığı ve günlük yaşam kalitesinde belirgin düşüşe yol açan önemli ortopedik sorunlar arasında yer alıyor. Hayat Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Fatih Volkan Tercan, omuz hastalıklarının tanı ve tedavisinde kullanılan omuz artroskopisi yönteminin, günümüzde hem başarı oranı hem de hasta konforu açısından öne çıkan cerrahi yaklaşımlardan biri olduğunu söyledi. Omuz artroskopisinin, rotator manşet yırtıkları, omuz sıkışma sendromu, tekrarlayan omuz çıkıkları, labrum (SLAP) lezyonları ve bazı kireçlenme problemlerinin tedavisinde başarıyla uygulandığını belirten Op. Dr. Tercan, bu yöntemin birkaç milimetrelik küçük kesilerden, kamera destekli olarak gerçekleştirilen minimal invaziv bir cerrahi teknik olduğuna dikkat çekti. Bu sayede omuz ekleminin ayrıntılı şekilde görüntülenebildiğini ve gerekli cerrahi müdahalenin hassasiyetle yapılabildiğini ifade etti. Omuz artroskopisinin hastalara önemli avantajlar sunduğunu vurgulayan Op. Dr. Fatih Volkan Tercan, “Bu yöntemle açık ameliyatlara kıyasla çok daha küçük kesi izleri oluşuyor, ameliyat sonrası ağrı belirgin şekilde azalıyor ve iyileşme süreci hızlanıyor. Minimal doku hasarı sayesinde enfeksiyon riski düşerken, estetik açıdan da daha iyi sonuçlar elde ediliyor. Doğru hasta seçimi ve uygun rehabilitasyonla yüksek başarı oranlarına ulaşmak mümkün oluyor. Çoğu hastamız aynı gün ya da kısa sürede taburcu edilebiliyor” dedi. Artroskopik cerrahi sonrası sürecin en az ameliyat kadar önemli olduğunu dile getiren Op. Dr. Tercan, kişiye özel planlanan fizik tedavi ve rehabilitasyon programlarının omuzun hareket açıklığının ve kas gücünün yeniden kazanılmasında kilit rol oynadığını belirtti. Erken tanı ve uygun cerrahi tekniklerle, uzun süredir devam eden omuz ağrılarının önemli ölçüde azaltılabildiğini kaydetti. Op. Dr. Fatih Volkan Tercan, açıklamasının sonunda, “Omuz bölgesinde ağrı, güçsüzlük ya da hareket kısıtlılığı yaşayan bireylerin vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesine başvurması, hem tedavi başarısını artırır hem de daha hızlı bir iyileşme süreci sağlar” diyerek hastaları erken başvurunun önemine dikkat çekti.

BUMİAD’dan üyelerine sağlık semineri Haber

BUMİAD’dan üyelerine sağlık semineri

BUMİAD Toplantı Salonu’nda düzenlenen etkinliğin açılışında konuşan BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş, BUMİAD üyelerinin mesleki gelişimleri kadar sağlıklarına da önem verdiklerini söyledi. Son yıllarda sağlıklı yaşam için bütüncül tıp yöntemlerinin daha bir önem kazandığını belirten Gümüş, “Biz de bu tespitten hareketle, koruyucu ve bütüncül tıp dalının uzman isimlerinden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Sayın Elvan Kanat’ı derneğimize davet ettik. Davetimize icabet ettikleri için BUMİAD yönetimi adına kendilerine teşekkür ediyorum. Hocamızın vereceği bilgilerin, sağlık ufkumuza yepyeni açılımlar kazandıracağına inanıyorum” diye konuştu. DAMARDAN KANA DOĞRUDAN ENERJİ BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş’ün açılış konuşmasının ardından sunumda bulunan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Elvan Kanat, intravenöz tedavi olarak da bilinen IV Terapi yönteminin, besinlerin ve hidrasyonun damardan kan dolaşımına verilmesi esasına dayandığını vurguladı. IV Terapi yönteminin tedavi amaçlarından söz eden Dr. Kanat şu ifadelerde bulundu: “IV Terapi, vitaminleri, mineralleri, antioksidan ve aminoasitleri vücuda vermenin en hızlı yoludur. Çünkü sindirim sistemini atlar ve doğrudan organlara gider. Bu da yüzde 90 ya da yüzde 100’lük emilim oranı sağlar. Günümüz yaşam şartlarına paralel olarak artan depresyon ve stres nedeniyle enerji seviyeleri düşen kişiler, enerji seviyelerini yükseltmeye ve bağışıklık sistemini uyarmaya yardımcı olan önleyici ve tedavi edici IV terapilerini daha çok talep etmektedirler. IV Terapi günümüzde stresli şehirli profesyoneller, sporcular ve ünlüler arasında popüler bir sağlık modası olarak gösterilse de sanılanın aksine uygulama yüzyıllardır varlığını sürdürmektedir. IV tedavisi; stres azaltma, rahatlama, atletik performansı artırma, bağışıklık desteği, soğuk algınlığı, enflamasyon, sindirim sorunları ve bitkinlik gibi sağlık sorunlarının tedavisinde kullanılır.” Herhangi bir sağlık sorunu yaşamayanların bile IV Terapi yöntemleri ile enerji seviyelerini yükseltebileceklerini ifade eden Dr. Kanat, söz konusu tedavi yönteminin vücut direncini artırdığını da sözlerine ekledi. BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş, sunumun ardından, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Elvan Kanat’a teşekkür plaketi takdim etti.

Bursa BUSADER’den sağlıklı yaşam semineri Haber

Bursa BUSADER’den sağlıklı yaşam semineri

Bursa Sağlık ve Eğitim Gönüllüleri Derneği’nin (Bursa BUSADER), geleneksel aylık kahvaltı etkinliği, üyelerin yoğun katılımıyla Podyum Davet’te gerçekleştirildi. Etkinliğe; Birleşik Uluslararası Sağlık ve Eğitim Gönüllüleri Dernekleri Federasyonu (BUSADER) Başkanı Zerrin Özgüle, Bursa BUSADER’in önceki dönem başkanları, Rumelili Yönetici İşadamları ve Sanayiciler Derneği (RUMELİSİAD) Başkanı Murat Evke ile Bursa BUSADER üyeleri katıldı. Etkinlikte bu ay Bursa BUSADER’e katılan 8 yeni üyeye törenle rozetleri takıldı. Bu vesile ile yeni dönemin başlangıcı olan 20 Haziran 2025 tarihinden bu yana derneğe 36 yeni üye dahil oldu. Etkinlikte Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doktor Selâmi Kocagil, sağlıklı ve uzun yaşamın sırlarına ilişkin bilgilendirmede bulundu. Kocagil’in sunumu ilginç verileri de beraberinde getirdi. Sağlıklı ve uzun yaşamın, 3 ayda bir aralıksız 3 gün aç kalma formülünden geçtiğine işaret eden Kocagil, bazı deney hayvanları üzerinde yapılan çalışmaların DNA’nın resetlenebileceği gerçeğini ortaya koyduğunu, çalışmaların başarıyla sonuçlanması durumunda organ yenilenmesi sürecinin de başlayabileceğini ileri sürdü. Mesleki ve kişisel gelişim Etkinliğin açılışında konuşan Bursa BUSADER Başkanı Dr. Fatma Akalp, üyelerinin sosyal, mesleki ve kişisel gelişimlerine katkı sağlayıcı etkinliklere büyük önem verdiklerini söyledi. Geleneksel aylık kahvaltı etkinliklerine alanında uzman isimleri konuk ettiklerini belirten Dr. Akalp, “Bedenen ve ruhen sağlıklı, iyi, mutlu hissettiren yaşam biçimi olarak da tanımlayabileceğimiz sağlıklı yaşam olgusu, özellikle yoğun stresli günümüzün şehir hayatında önem arz eden konuların başında geliyor. Sağlıklı bedene ve ruh yapısına sahip olamadığımız sürece, hayatımızı anlamlı kılan pek çok aktiviteden de uzak kalmış oluruz. Bu gerçekten hareketle bu ayki etkinliğimize, sağlıklı yaşamın gerekleri ve uzun yaşamın sırları konusunda çalışmaları bulunan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doktor Sayın Selâmi Kocagil’i davet ettik. Davetimize icabet ettikleri için kendilerine teşekkür ediyorum” diye konuştu. BUSADER hatıra ormanları genişliyor Konuşmasında Bursa BUSADER’in faaliyetlerinden de söz eden Dr. Akalp, önümüzdeki şubat ayında Bursa Balabancık’ta 10 bin fidan dikimi gerçekleştireceklerini vurguladı. Bursa BUSADER olarak BUSADER Federasyonu’nun “Yeniden Yeşermek İçin Buradayız” Projesi kapsamında oluşturulan BUSADER Hatıra Ormanları ile ağaçlandırma çalışmalarına büyük önem verdiklerine değinen Dr. Akalp, Bursa BUSADER’in çevre duyarlılığına olan hassasiyetine dikkat çekti. Şubat ayında gerçekleştirecekleri fidan dikimi töreninde bağışçılara teşekkür plaketi de takdim edeceklerini vurgulayan Bursa BUSADER Başkanı Dr. Akalp, kahvaltı etkinliğinin tıp fakültesi öğrencilerinin stetoskop dinleme cihazı ihtiyaçları temini yararına gerçekleştiğini ifade etti. Dr. Akalp, stetoskop dinleme cihazı ile ilgili daha önceden başlatmış oldukları bağış kampanyasına üyelerinin katkı sağlayabileceklerini de sözlerine ekledi. Bursa BUSADER Başkanı Dr. Fatma Akalp konuşmaların ardından, BUSADER ailesine katılan 8 yeni üyeye, “hoşgeldiniz” dileklerinde bulunarak üyelik rozetlerini taktı. Bursa BUSADER Başkanı Dr. Fatma Akalp programın sonunda, konuşmacı konuk Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doktor Selâmi Kocagil’e teşekkür plaketi takdim etti.

İznik sağlıkta altın çağını yaşıyor Haber

İznik sağlıkta altın çağını yaşıyor

İznik Devlet Hastanesi son dönemde güçlü hekim kadrosu, deneyimli sağlık personeli ve modern tıbbi altyapısıyla İznik halkına 7 gün 24 saat tam kapasiteyle sağlık hizmeti sunuyor. İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta ve AK Parti İlçe Başkanı İnanç Şahin, İznik Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Aybars Alemdaroğlu sık sık bir araya gelerek hastanenin eksik ve ihtiyaçları konusunda görüşme gerçekleştiriyor. Görüşmeler neticesinde ortaya çıkan talepler gerek Milletvekilleri ve gerekse de devletin ilgili makamlarına iletiliyor. Hastane bünyesinde görev yapan 31 uzman hekim ve 21 pratisyen hekim olmak üzere toplam 52 hekim, 340 sağlık personeliyle birlikte kesintisiz hizmet veriyor. Acil, poliklinik, yataklı servisler ve destek birimleriyle İznik Devlet Hastanesi, bölgenin sağlık ihtiyacını karşılayan önemli merkezler arasında yer alıyor. Hastanede yer alan 14 yataklı Palyatif Bakım Ünitesi, evde bakımı mümkün olmayan hastalara yönelik hizmet sunarken, son 10 yılda binlerce hastanın tedavisi gerçekleştirildi. Hasta memnuniyetinin üst seviyelerde olduğu bu birim, özellikle kronik ve ileri evre hastalar için büyük önem taşıyor.2. basamak 10 yataklı Yoğun Bakım Ünitesi ise ileri düzey tedavi olanaklarıyla kritik hastalara hizmet veriyor. Tanı ve görüntüleme alanında da tam kapasite çalışan İznik Devlet Hastanesi’nde Bilgisayarlı Tomografi (BT) ünitesi 24 saat kesintisiz hizmet veriyor ve acil vakaların raporları kısa sürede sonuçlandırılıyor. Tam zamanlı ultrason hekimi tarafından her gün ortalama 60 hastaya ultrason çekimi yapılıyor. Fizik Tedavi Ünitesi, uzman hekim ve fizyoterapistler eşliğinde yatarak ve ayaktan olmak üzere günde yaklaşık 100 hastaya hizmet sunuyor. Evde Sağlık Hizmetleri Birimi ise hastaneye ulaşamayan yatağa bağımlı ve bakıma muhtaç hastalar için doktorlu ekiplerle ayda yaklaşık 300 hastaya ev ziyareti ve tedavi hizmeti gerçekleştiriyor. Hastane bünyesindeki Diyaliz Ünitesi, 8 diyaliz cihazıyla haftanın 6 günü aralıksız hizmet verirken, 34 diyaliz hastasının evlerinden alınıp tedavi sonrası evlerine bırakılması da hastane tarafından sağlanıyor. 24 saat esasına göre çalışan ameliyathanelerde; ortopedi, genel cerrahi, kulak burun boğaz, göz ve kadın hastalıkları branşlarında çok sayıda nitelikli ameliyat başarıyla gerçekleştiriliyor. Kalça ve diz protezleri, acil kırık ameliyatları, kapalı safra kesesi ve fıtık ameliyatları, apandisit, guatr ve meme cerrahisi, geniz eti, burun estetiği, göz kapağı ve gözyaşı kanalı ameliyatları ile sezaryen ve normal doğumlar hastanede yapılabiliyor. Vatandaşlar, 8 farklı branşta aynı gün ya da birkaç gün içinde MHRS randevusu oluşturabiliyor. Bunun yanı sıra hastanede; Beslenme ve Diyetetik Polikliniği, Gebe Okulu, olog Polikliniği, Yenidoğan İşitme Tarama ve Odyometri Hizmetleri, Sosyal Hizmetler, Diyabet Eğitim Birimi, 7/24 aktif Kan Transfüzyon Ünitesi ve Laboratuvar Hizmetleri de kesintisiz olarak sunuluyor. İznik Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Aybars Alemdaroğlu “tüm birimleriyle tam kapasite çalışarak, modern ve nitelikli sağlık hizmetini İznik halkına en hızlı ve güvenilir şekilde ulaştırmayı sürdürüyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.