SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gazze

Söz Bursa - Gazze haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazze haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Kürtleri terörle eşitleyen dil zehirlidir": Büyükataman’dan sert tepki Haber

"Kürtleri terörle eşitleyen dil zehirlidir": Büyükataman’dan sert tepki

Milliyetçi Harekat Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Fırat'ın doğusunun da terörden arındırılması gerektiğini belirterek, "Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG'nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat'ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye'de tek bir terörist kalmamalıdır. Tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir" dedi. "İSRAİL'İN ORTADOĞU'NUN TAMAMINI KANLI BİR SAVAŞA SÜRÜKLEME PLANLARI DEVAM ETMEKTEDİR" MHP Bursa İl Başkanlığı'nda basın toplantısında partililerle bir araya gelen Büyükataman, "Terör devleti İsrail'in Ortadoğu'nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir 2025 yılında İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar'a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" ifadelerini kullandı. "SALDIRMAYA CESARET EDEMEDİĞİ TEK DEVLET TÜRKİYE" İsrail'in bölgede doğrudan saldırmaya cesaret edemediği tek devlet Türkiye olduğunu belirten Büyükataman, "İsrail, her ne kadar doğrudan saldırmaya cesaret edemese de; iç cephemize yönelik sinsi saldırılarıyla birliğimizi hedef almaktadır. Diğer yandan özellikle Suriye'de Esad'ın devrilmesiyle filizlenen istikrar umudunu baltalamaya çalışmış, SDG/PYD terör örgütünü kışkırtarak Suriye'yi savaşa mahkûm bırakmak istemiştir. Suriye'de 10 Mart mutabakatına uymayan SDG/YPG Suriye'yi bölme emellerinde ısrarcı olmuş, yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Bunun üzerine Halep kısa sürede SDG'li terörist unsurlardan ve ona destek çıkan Esad rejimi kalıntılarından temizlenmiştir" diye konuştu. "FIRAT'IN DOĞUSU DA TERÖRDEN ARINDIRILMALI" Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG'nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat'ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye'de tek bir terörist kalmamalıdır" dedi. "KÜRTLERİ TERÖRLE EŞİTLEYEN BU DİL ZEHİRLİDİR" Suriye'de SDG'ye yönelik operasyonu, Kürt kardeşlerimize yönelik bir saldırı yapılıyormuş gibi değerlendirmelerde bulunanlar büyük bir yanlışın içerisinde olduğunu ifade eden Büyükataman, "Kürtleri terörle eşitleyen bu dil zehirlidir, SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması koca bir yalandan ibarettir. Tüm bu gelişmeler Türkiye'nin güvenliğini yakından ilgilendirmektedir. Sınırımızda şanlı Türk bayrağına el uzatmaya cüret eden alçaklar, milli birlik ve kardeşlik çağrılarımızı suistimal ederek Terörsüz Bölge hedefimizi sabote etmeye çalışanlar şunu çok iyi bilsinler ki; tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir" şeklinde konuştu. "SON TERÖRİST SİLAH BIRAKINCAYA KADAR TERÖRLE MÜCADELEMİZ SÜRECEK" Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne yurt içinde ne de yurt dışında terörün varlığına tahammül etmeyeceğini ifade eden Büyükataman, "Milliyetçi Hareket Partisi'nin görüşü ve duruşu budur. Aksi halde son terörist silah bırakıncaya kadar terörle mücadelemiz sürecek, silah bırakmayan eli kanlı caniler mutlaka bedelini ödeyecektir. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin öncülüğünü yaptığı Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefimiz mutlaka başarıya ulaşacak, yıllarca mazlumların kanını akıtan, Türk-Kürt demeden katleden terör belası tarihe karışacaktır. Buna rağmen ne yazık ki muhalefet partileri çağları aşan bu CHP neredeyse her gün suni bir gündemle karşımıza çıkmakta ve Türkiye düşmanlarının diliyle konuşarak Türkiye karşıtlarının oluşturduğu emperyalist cephede konumlanmaktadır" dedi. "KOMŞULARIMIZDA YAŞANAN GELİŞMELER, TÜRKİYE'YE YÖNELİK TEHDİTLERİN ADETA FRAGMANI GİBİDİR" Bir tarafta Ukrayna-Rusya savaşı devam ederken diğer tarafta Emperyalist-Siyonist emeller coğrafyamızda barış ve istikrarın önünde en büyük engel olarak durduğunu belirten Ataman, "İran'da yaşanan huzursuzluk ve devreye sokulan emperyalist provokasyonlar tüm bölge için olduğu gibi ülkemiz için de her açıdan tehdit oluşturmaktadır. Terör devleti İsrail'in Ortadoğu'nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir. 2025 yılında İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar'a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" dedi.

Doç. Dr. Dursun Boz: "Tıklayarak vicdanını rahatlattığını zannediyorsun!" Haber

Doç. Dr. Dursun Boz: "Tıklayarak vicdanını rahatlattığını zannediyorsun!"

Türk Dil Kurumu (TDK), 300 bin vatandaşın katılımıyla Türkiye'de 2025 yılının kelimesinin "dijital vicdan" olarak seçildiğini duyurdu. Mudanya Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dursun Boz, "Sosyal medyada paylaşım, beğeni ve yorum yapan bireyler, insani görevlerini yerine getirdiklerini hissediyor. Oysa vicdan, kişinin kendi davranışları hakkında ahlaki bir yargıda bulunmasını sağlayan güçtür" dedi. Türk Dil Kurumu (TDK), 300 bin vatandaşın katılımıyla yaptığı oylama sonucunda 2025 yılının kelimesini "dijital vicdan" olarak belirledi. Mudanya Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dursun Boz, kavramın çağımızda vicdanın dijital ortamda aldığı yeni ve çoğu zaman yanıltıcı işlevi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. TIKLAYARAK VİCDANINI RAHATLATTIĞINI ZANNEDİYORSUN İnsanların gerçek hayatta sorumluluk almadıkları ya da almak istemedikleri konularda sosyal medya platformlarındaki paylaşım ve beğeniler ile vicdanlarını rahatlatma eğilimine girdiklerini vurgulayan Doç. Dr. Dursun Boz, "Bu durum vicdanı tıklanabilir bir duruma getirmektedir. Paylaşım, beğeni ve yorum yapan bireyler "tıklama" aracılığıyla insani görevlerini yerine getirdiğini hissetmektedir. Halbuki vicdan; kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlâk değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç olarak tanımlanmaktadır" dedi. "Gazze ve Doğu Türkistan'daki dramları ile ilgili paylaşımları beğenmek sorumluluktan uzak tutmaktadır" Boz, "dijital vicdan" kavramının çağımızda vicdanın dijital ortamda aldığı bu yeni, çoğu zaman yanıltıcı işlevi anlatan gerekli bir kavram olarak dilimizde yerini aldığını ifade ederek, "Mesela Gazze ve Doğu Türkistan gibi kamuoyunun önünde gerçekleşen insanlık dramlarında, ilgili konunun sosyal medya içeriğini beğenmek ve hatta bu durumlar için 'içerik üretmek', o olayın gerçekliğini bozarak bireyde sanal bir vicdani rahatlamaya yol açmaktadır. Sosyal ve bireysel sorumluluktan uzak tutmaktadır. Dijital vicdan, insanları somut gerçekler karşısında somut çözümler üretmekten alıkoyarak sorun alanının genişlemesine ve derinleşmesine neden olmaktadır" dedi. "VİCDAN, BİR EYLEME DÖNÜŞMEKTEN ÇIKARAK SEMBOLİK BİR İFADE HALİNİ ALMAKTADIR" Geleneksel olarak vicdanın, insanların ahlaki bilinçlerini ve doğru ile yanlış arasındaki farkı ayırt etme kabiliyetini temsil ettiğini aktaran Dursun Boz, "Dijital vicdan sayesinde, bireylerin ve kuruluşların dijital platformlar ve çevrimiçi alanlardaki faaliyetlerinde etik sorumluluğu göz önünde bulundurması gerekiyor" diye konuştu. Dijital vicdan kavramı, ile dijitalleşme döneminde etik sorumlulukların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade eden Boz, "Dijital vicdan ile insanları "şimdi ne yapmam gerekir" sorusuyla baş başa bırakan bir konuya değiniliyor. Bir şey icra etmek yerine bir gösterim yapmanın yeterli olduğu, fakat yine de iç huzurumuzu sağladığımız bir durumdur. Dijital vicdan açısından bakıldığında vicdan, bir eyleme dönüşmekten çıkarak sembolik bir ifade halini almaktadır. Hareket geri planda kalıyor, sorumluluk yok oluyor; geride yalnızca bir tıklamayla hem vicdanı rahatlatan hem de diğerlerini yargılamaya yarayan bir dijital etik kalmaktadır" diye konuştu. Doç. Dr. Dursun Boz, sosyal medyada dijital vicdanı nasıl kullanmak gerektiğine ilişkin de şu önerilerde bulundu: "Paylaşım yapmadan önce kaynağını doğrulamalıyız. Gereksiz uygulama izinleri iptal edilmeli. Yapay zekâ içerikleri şeffaf bir şekilde paylaşılmalı. Ekranın arkasında gerçek insanların olduğunu unutmamalıyız. Linç kültürü ve psikolojik baskıya karşı empati ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeliyiz."

Erdoğan: "Milleti beceriksizlerin insafına bırakmayacağız" Haber

Erdoğan: "Milleti beceriksizlerin insafına bırakmayacağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Meydanlarda vaat yağmuruna tutup bugün başkent Ankara’ya su bile veremeyen beceriksizlerin insafına bu milleti bırakmayacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) partisinin Grup Toplantısı'na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, 2026 yılında gerçekleştirilen ilk grup toplantısının Türkiye, Türk milleti, AK Parti ve Türk demokrasisi için hayırlara vesile olmasını diledi. AK Parti ailesinin her geçen gün güçlendiğini ve yeni katılımlarla saflarını genişlettiğini dile getiren Erdoğan, güncel verilere göre AK Parti’nin 11 milyon 543 bin 301 üye sayısıyla zirvedeki yerini koruduğunu ve ikinci sırada yer alan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile aradaki üye sayısının 9,6 milyondan fazla olduğunu kaydetti. "MUHALEFETİN SOKAK NÜMAYİŞLERİNDEN BAŞKA İCRAATININ OLMADIĞI DÖNEMDE TÜRKİYE’YE AŞKLA HİZMET ETTİK" AK Parti’nin Türkiye’ye ve Türk milletine hizmet isteyen herkese açık olduğunu ve daima da açık olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bundan sonra da saflarımızı sıklaştırarak, birbirimize kenetlenerek AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak daha da güçlenerek yola kararlılıkla devam edeceğiz. Üstat Necip Fazıl'ın siyasette pusulamız olan şu anlamlı sözlerini AK kadrolar olarak her daim aklımızda tutacağız. Ne diyordu o büyük şair; ‘Devler gibi eserler bırakmak için karıncalar gibi çalışmak lazım.’ İşte biz de insanımıza olan şükran borcumuzu daha fazla çalışarak, hizmet ve eser üreterek ve koşturarak ödeyeceğiz. Nitekim bunu yapmanın samimi çabası içindeyiz. Geride bıraktığımız 2025 yılında son 23 yıldır olduğu gibi yine gece gündüz demeden milletimiz için ter döktük. Muhalefetin sokak nümayişlerinden başka icraatının olmadığı bir dönemde biz, ‘aşkla çalışan yorulmaz düsturuyla’ tüm Türkiye'ye aşkla hizmet ettik" ifadelerini kullandı. "KRİZİN EKSİK OLMADIĞI 2025 YILINDA MİLLETİN EMANETİNE EN GÜZEL ŞEKİLDE SAHİP ÇIKTIK" Bölgesel ve küresel gelişmeler bağlamında oldukça yoğun geçen bir seneyi daha geride bıraktıklarını kaydeden Erdoğan, "Krizin, çatışmanın, savaşın, dünyanın birçok yerinde gerilimin eksik olmadığı 2025 yılında hamdolsun milletin emanetine en güzel şekilde biz sahip çıktık. Yönetmek zorunda kaldığımız hassas süreçlerin hiçbirinde Türkiye'nin çıkarlarına zerre miskal halel getirmedik. Beşinci yılına girecek Rusya-Ukrayna savaşından Gazze soykırımına, komşumuz İran'a düzenlenen saldırılardan Sudan'daki insani felakete, Amerika ve Avrupa'yla ilişkilerimizden Türk dünyasıyla güçlenen işbirliğimize, Katar'a yapılan operasyonda aldığımız tavra, terörsüz Türkiye çalışmalarından 19 Mart sonrası sokaklarımızın terörize edildiği nümayişlere kadar her alanda içeride ve dışarıda çok başarılı bir sınav verdik. Türkiye'nin selametini, milletimizin geleceğini her zaman ön planda tuttuk. Yıl boyunca karşılaştığımız onca sınamaya, onca sıkıntıya rağmen AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak milletimizin başını yere eğdirmemek içiin her zaman Türkiye'nin, Türk milletinin büyüklüğüne, şanına, saygınlığına, itibarına uygun şekilde hareket ettik" dedi. "455 BİN AFET KONUTUNUN KURASINI YIL BİTMEDEN ÇEKEREK DEPREMZEDE KARDEŞLERİMİZE VERDİĞİMİZ SÖZLERİ TUTMANIN KIVANCINI YAŞADIK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılında birinci önceliklerinin deprem bölgesinin ihyası olduğunu dile getirerek, "455 bin afet konutunun kurasını yıl bitmeden çekerek depremzede kardeşlerimize verdiğimiz sözleri tutmanın kıvancını yaşadık. Allah'a sonsuz şükürler olsun ki bize duyulan güveni boşa çıkarmadık. Biz sadece ev, iş yeri, konut yapmadık. Deprem bölgesinde aynı zamanda umutları da inşa ettik. Teslim ettiğimiz yuvalarımız hak sahiplerine hayırlı uğurlu olsun diyorum. Deprem bölgesindeki kalan çalışmalarımızı yeni yılda da aynı tempoda sürdüreceğiz. Yine bu vesileyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde müzakere edilerek karara bağlanan, yılbaşı itibarıyla da yürürlüğe giren merkezi yönetim bütçemizin ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. 2026 yılı bütçemizi, daha önceki bütçemiz gibi 86 milyonun refahını artırmayı amaçlayan, kalkınmayı önceleyen insan merkezli üretim ve ihracat ekonomisi eksenli bir tasavvurla hazırladık" diye konuştu. "MASADA OLMAYANIN MENÜYE KONULDUĞU ACIMASIZ BİR BÖLÜŞÜM KAVGASININ TAM ORTASINDAYIZ" Yeni yılın Türkiye için bir reform yılı olacağına vurgu yapan Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı Reform Programımızı Keclisimizin de desteğiyle inşallah hayata geçireceğiz. Bunun dışında çocuklarımızın dijital tehditlerden korunmasından sosyal yardım sistemimizin yeniden gözden geçirilmesine kadar geniş bir yelpazede insanımızın hayatına dokunan reformları milletimizle buluşturacağız. Dünyanın ve bölgemizin hangi ciddi tehditlerle yüzleştiğini hepimiz takip ediyoruz. Küresel ekonomi, değerli metaller üzerinden yürüyeceği ve çok can yakacağı anlaşılan yeni bir muharebenin hızla içine sürükleniyor. Enerji kaynaklarını elde etme uğruna. ticaret yollarını elde etme uğruna yeni bir paylaşım rekabetinin hem de çok agresif bir şekilde yaşanacağı görülüyor. Batı dünyası yıllardır başka ülkeleri tehdit etmek için kullandığı tüm argümanlarını tek tek kaybediyor. Masada olmayanın menüye konulduğu acımasız bir bölüşüm kavgasının tam ortasındayız. Dalga boyu artan bu küresel fırtınadan Türkiye'yi sahil-i selamete ulaştıracak olan kadro bellidir, bu kadronun adı da AK Parti ve Cumhur İttifakı'dır. Güçlü Türkiye'nin güvencesi güçlü bir AK Parti, güçlü bir Cumhur İttifakı'dır. Emperyalist oyunları bozacak olan irade, tecrübe ve cesaret işte bu kadroda, bu ittifakta ziyadesiyle mevcuttur" ifadelerine yer verdi. "MEYDANLARDA VAAT YAĞMURUNA TUTUP BUGÜN BAŞKENT ANKARA’YA SU BİLE VEREMEYEN BECERİKSİZLERİN İNSAFINA BU MİLLETİ BIRAKMAYACAĞIZ" "Ne yapacaksak şahsımız için değil, tüm Türkiye için yapacağız" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bunu seçim zamanı meydanlarda vatandaşı vaat yağmuruna tutup bugün başkent Ankara'ya haftalardır su bile veremeyen beceriksizlerin insafına bu milleti bırakmamak için yapacağız. Bunu doymak bilmez ihtirasları için belediyeleri arpalığa çevirenlerin mağdur ettiği milyonlarca vatandaşımız için yapacağız. Bunu maaş ödeyemez hale getirdikleri belediye bütçeleriyle tropik adalarda keyif çatan aymazların bir daha şehirlerimize musallat olmaması için yapacağız. Bunu yabancılara ülkelerini şikayet etmeyi maharet zanneden kalitesi ve kalibresi düşük siyasetçileri tarihin tozlu raflarına göndermek için yapacağız. Bunu seviyesiz fotoğraflar üzerinden ağababaları adına güya bize mesaj verdiğini düşünen şuursuzları sandığa gömmek için yapacağız. Bunu aynı zamanda Türkiye'nin ismini duyunca gözleri umutla parlayan mazlum ve mağdurların huzuru, refahı, güvenliği için yapacağız. Bunu istikbalimizin teminatı olan sevgili gençlerimizin daha müreffeh ve muteber bir ülkede yaşamaları için yapacağız. Bunu 86 milyon için, yurt dışındaki 7 milyonu aşkın kardeşimiz için, gönül ve kültür coğrafyamızdaki yüz milyonlarca dostumuz için yapacağız. Hepsinden öte bunu Türkiye yüzyılının tüm unsurlarıyla gerçeğe dönüşmesi için yapacağız. AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın tökezlemesini bekleyenleri yine hüsrana uğratacağız."

Efkan Ala: "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde" Haber

Efkan Ala: "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde"

Ak Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Güney Amerika ve Amerika arasındaki gerilimi hatırlatarak, "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çökmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi. Bölgemize bakınca, ülkeler tarumar oldu. Suriye'den Irak'a herşey gözümüzün önünde oldu" dedi. Terörsüz Türkiye Projesi'nin bugüne kadar ön görülen şekilde gerçekleştiğini ifade eden Efkan Ala, "Bundan sonra da emin adımlarla bu projeyi tamamlayıp 86 milyonun kardeşliğiyle, dayanışmasıyla Türkiye'yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Bölgemizde ve ülkemizde kullanılmaya müsait bir yapı varsa, bir örgüt varsa, emin olun onu kullanacak olanı hiç uzakta aramaya gerek yok. Bilin ki yanıbaşımızdadır. Topyekün bu meseleden kurtulmak, Türkiye'nin hayat memat meselesidir" dedi. Çiftçi, emekli ve çalışanların sıkıntılarını bildiklerini de anlatan Efkan Ala, bu grupların gelirini arttıracaklarını, enflasyonu da tek haneli rakama düşüreceklerini söyledi. Ak Parti Bursa İl Danışma Meclisi, geniş katılımla Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi'nde yapıldı. Toplantıya katılan Ak Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala'nın gündeminde Terörsüz Türkiye Projesi, Ana muhalefet partisindeki gelişmeler ve asrın felaketi sonrasında yapılan hizmetler vardı. Efkan Ala, Ak Parti'nin 19 seçimi de kazındığını, Yargıtay'ın açıkladığı üye sayılarına göre bütün partilerin üye sayısının iki katına ulaştığını kaydederek, "11 milyon 550 bin üyeye ulaştık. Çeyrek asırdır biz Türkiye'yi yönetiyoruz. Bakıyoruz 2002'den beri bu dinamizm ve heyecan var. Ak kadroların inancı var. Bu nasıl bir Türkiye inşa etti? Bütçe konuşmasında CHP Genel Başkanı kadın haklarından söz ediyor. Dedim ki, partimiz adına konuşma yapıyorum. Siz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak genç kızlarımızın okula girmesine engel olanların arkasında duruyordunuz. Bizim sadece kadın kolları üye sayımız, sizin partinizin üye sayısının 3 katı. Hangi haktan bahsediyorsunuz. Hangi hakkı verdiniz de kullandırttınız. Hakka sahip olmakta, Ak Parti gibi olun. Gazze meselesi oldu. Türkiye dimdik. Cumhurbaşkanımız dimdik ayakta iradesini ortaya koydu. Her platformda mazlumun hakkını savundu. Ama Amerika'da bir masa kurulmuş. Konu Gazze, masanın başında kim oturuyor. Başında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oturuyor. Bu gücü sizin çalışmalarınızdan alıyor. Geldik Mısır'da bir masa kuruldu. Yine konu Gazze. Oradaki zulüm ve ona karşı duruş konu. 4 devlet başkanı imza attı orada. Mutabakata 4 devlet başkanı imza attı. Biri kim. Recep Tayyip Erdoğan. Arkasındaki irade sizlere, milletimize ait. Tebrik ediyorum. Yürekten alkışlıyorum. Kolay bir şey değil. Dünyadaki gidişatı görüyorsunuz. Dünyada tuhaf bir zamanda yaşıyoruz. İnanılmaz gelişmeler oluyor" ifadelerini kullandı "ULUSLARARASI SİSTEM ÇÖKMÜŞ DURUMDA" Rusya Çin Japonya, Güney Amerika Amerika arasında gerilime de değinen Efkan Ala, "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çökmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi. Bölgemize bakınca, ülkeler tarumar oldu. Saymaya lüzum yok. Suriye'den Irak'a herşey gözümüzün önünde oldu. Burada bu kadar ateş çemberinin içerisinde istikrarla, büyümeyle Türkiye'yi hedeflerine taşıyan bir iktidarı siz iş başına getirdiniz. Siz arkasında durarak bu istikrarla Türkiye'nin yol almasını sağlıyorsunuz. Başardığımız işler dünyaya örnek olacak düzeyde işlerdir. Bölgemizdeki bu durum da dikkate alındığında Türkiye'nin içerisinde başardıklarımızı saysak zaman yetmez. Dış politikadaki duruşumuz nedeniyle, erdemli duruş nedeniyle, yarım asırlık Baas rejimi Suriye'de çöktü. Suriye'de yeni bir düzen inşa ediliyor. Şimdi Türkiye'nin 86 milyonun menfaatini, çıkarını geleceğini dikkate alan anlayışla hedefine yürümesi lazım. Onun için ayak bağı olan prangalarından kurtulması gerekir. Bölgemizde aynı anlayışla düzenin tesis edilmesi lazım. Kaosun kargaşanın olduğu yerde sürekli gelişme olmaz. Tüm bu meseleleri çözerken hedefimize doğru emin adımlarla yürürken bu sorunu da ele aldık. Terörsüz Türkiye hedefiyle inşallah bu sorundan da kurtulup bu Türkiye'nin ayak bağı olan pranga olmuş bu sorundan kurtulup 86 milyon tek yürek olarak emin adımlarla hedefe yürüyeceğiz. Terörsüz bölge, terörsüz Türkiye temel hedefimizdir. Terörün kazanma hitimali yoktur. Türkiye terörle mücadelede tarih yazmıştır. Zarar verme imkan ve ihtimalini ortadan kaldırmak için bu projeyi ortaya koyduk. Israrla emin bir biçimde bu projeyi uyguluyoruz." dedi. "TERÖR ÖRGÜTÜNÜ KULLANANLARI UZAKTA ARAMAYA GEREK YOK" Türkiye'nin terörden topyekün kurtulmasının hayati mesele olduğuna işaret eden Efkan Ala sözlerini şöyle sürdürdü: "Bölgemizde ve ülkemizde kullanılmaya müsait bir yapı varsa, bir örgüt varsa, emin olun onu kullanacak olanı hiç uzakta aramaya gerek yok. Bilin ki yanıbaşımızdadır. Topyekün bu meseleden kurtulmak, Türkiye'nin hayat memat meselesidir. En önemli projesi. Türkiye ne zzaman emin adımlarla yükselse, birileri devreye giriyor. Türkiye'nin bu gidişatını sekteye uğratmak için elinden geleni yapıyor. Onların ellerinden bu imkanları almanın adıdır Terörsüz Türkiye Projesi. Bugüne kadar ön gördüğümüz biçimde geldi, bundan sonra da emin adımlarla bu projeyi tamamlayıp sonuçlandırıp, 86 milyonun kardeşliğiyle dayanışmasıyla Türkiye'yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Biz bunları yaparken, bütün bu gelişmelerin altına imza atarken, bir muhalefet partisi ana muhalefet partisi ne yapıyor? Onun ne yaptığına bakarak bizim sorumluluğumuzun ne kadar ağır olduğunu, ne kadar büyük sormulluk üstlendiğimizi tekrar hatırlamakta yarar var" "ANA MUHALEFET PARTİSİ TAM BİR ORTADOĞU'YA DÖNDÜ" Ak Parti'nin sorunların çözümü ile uğraşırken ana muhalefet partisinin de Ortadoğu'ya döndüğünü kaydeden Efkan Ala, "Biz Ortadoğudaki problemleri halledelim diyoruz, ana muhalefet partisinde birbirini hançerleyen mi , birbirini şikayet eden mi birbiri için itirafçı olanı mı ararsınız. Hepsi var. Cumhurbaşkanımız devlet başkanlarıyla görüşüyor. Dünyanın ve bölgenin sorunlarını çözmeye çalışıyor. Oralarda en etkili inisiyatifi alıyor. Ama ana muhalefet partisinin lideri Avrupa'da iktidar dileniyor. Türkiye'yi şikayet ediyor. Oralarda da devlet başkanlarıyla görüşemiyor. Onu da kendisi söylüyor. İçeride inanılmaz bir kaos kargaşa. Milletin derdiyle dertlenme yerine Silivri'nin derdiyle dertleniyor. Biz Hatay'a gittik. Hatay'da dikkatinizi çekiyorum 455 bininci konutu teslim ettik. Asrın felaketini, asrın hizmetine çevirdik. Peki İstanbul belediye başkanlığıyla ilgili hazırlanan iddianeme kabul edildi. İddianameye göre ne olmuş? Bizim 14 bakanlığımızın bütçesinden daha fazla bütçeye sahip olan İstanbul büyükşehir belediyesinde bir düzen kurulmuş, bir eko sistem kurulmuş. Asrın talanına imza atılmış o iddiaanameye göre. Biz asrın hizmetini yapıyoruz, yapamazsınız diyorlardı. Bunu başardık. Biz orada milletin derdiyle dertleniyoruz. Bunlar bir el uzatacaklarına, ellerini İstanbul Büyükşehir Beledyiyesi'nin bütçesine uzatmışlar, talan edilmiş. Talan düzeni kurulmuş. Şimdi böyle bir anlayışa, İski yolsuzluğundan asrın talanına geldiler"diye konuştu. "Türkiye'nin CHP zihniyetine teslim edilmesinin maliyetini 86 milyon değil, gönül coğrayamızdaki bütün kardeşlerimiz öder" diyen Efkan Ala şunları kaydetti: "Bunların sınırlarımız dışındaki kardeşlerimizin derdiyle dertlendiğini gördünüz mü. Ne işiniz vardı dediler. Bunlar içeride de vatandaşın olduğu yere gitmiyorlar. Varsa yoksa Silivri. Oraya gidip ağzına geleni söylüyor. Bizim bunlara ayıracak vaktimiz yok.Bunlara oy verenlere çağrımız, görüyorsunuz ülkenin, bölgenin, dünyanın bir çok meselesi varken, bunların temel meselesi, kendileri. Kendilerinin dışında bir dertleri yok. Onun için gelin, 86 milyon vatandaşlarımız,Türkiye'de gerçekten dünyada liderler diplomasisinin kitabını yazan Recep Tayyip Erdoğan'a daha fazla destek verelim ki, dünyanın meseleleri Türkiye'nin bölgenin meseleleri ile daha güçlü şekilde uğraşabilsin. Biz bunun çabası içindeyiz. Türkiye'nin yüklendiği tarihi misyon, tarihi sorumluluk bize bunun bir vazife olarak önümüze koymaktadır. Bugüne kadar Türkiye'yi getirdik, hedefler koyduk" "TÜRKİYE'DEKİ SORUNLAR MASAMIZIN ÜZERİNDEDİR. EMEKLİ, ÇALIŞAN VE ÇİFTÇİMİZİN GELİRİNİ ARTTIRACAĞIZ" Türkiye'de yaşanan sıkıntıları bildiklerini ifade eden Efkan Ala, "Merak etmeyin. Çalışan, işçimiz, çiftçimiz, emeklimizin meselesini biz her hafta masamızda tartışıyoruz. Programlar yapıyoruz. Tedbirler alıyoruz. Herşeyin bir sırası ve zamanı var. İnşallah onları da kararlılık ile uyguluyoruz. Enflasyonu tek haneli rakamlara indireceğiz. Başta emekliliremiz olmak üzere çalışanlarımız ve tüm kardeşlerimizin gelirini arttıracağız. Yüksek gelirli ülkeler grubunda emin adımlarla ilerleyeceğiz. Türkiye'nin ekonomisini bugüne kadar 5 kat büyüttük. 15 kat büyütecek kadrolar da Ak kadrolardır. Milletimizin beklentisi bu, bizim de milletimize sevdamızın ucu bucağı yoktur. Türkiye ne zaman ihtiyaç duyduysa Bursa Uludağ gibi bu kadroların arkasında durmuştur. Milletimiz ikaz yaptıysa, başımızın üstünde yeri vardır. Biz de o ikazı aldık, gereğini yapıyoruz. Bursa'nın lokomotifi olduğu gibi ak kadroların lokomatifi de bu kardeşlerimizdir. Yolumuza emin adımlarla devam edeceğiz. Türkiye'yi hedefleriyle buluşturacak kadrolar Ak kadrolardır. Milletimiz bize bazen sitemkar bakabilir davranabilir. Dönüp de kalıcı olarak başka yere bakmıyor. Umut, vizyon, imkan burada ve çalışma burada. Türkiye'nin ihtiyacı olan da budur" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan son dakika açıklamaları: Gazze, Trump görüşmesi ve 2026 ekonomi mesajları Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan son dakika açıklamaları: Gazze, Trump görüşmesi ve 2026 ekonomi mesajları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hz. Ali Camii'nde düzenlenen soru cevap etkinliğinde Gazze'ye, Rusya-Ukrayna savaşına ve enflasyona dair önemli mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hz. Ali Camii'nde kıldığı cuma namazı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 1 Ocak'ta düzenlenen Gazze Mitinginin ardından Gazze'yle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Filistinli ve Gazzeli kardeşlerimizi o çadırlarda yaşamaktan kurtarma imkanına sahip olabilirdik ama Netanyahu müsaade etmiyor. Er ya da geç o mazlumları bu sıkıntıdan kurtaracağız" mesajını verdi. "GAZZELİ O YAVRULARIN HALİ VE AHI NETANYAHU'NUN YANINA KAR KALMAZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Ocak'ta geniş bir katılımla düzenlenen Gazze Mitinginin ardından Gazze'ye yardım konusuna ilişkin şunları söyledi: "Filistin yalnız değil, Filistin bizim canımız ciğerimizdir. İsrail'in bu düşmanlığı yanına kar kalmayacak. Şu ana kadar bizler Türkiye olarak Gazze'yi yalnız bırakmadık, Filistin'i yalnız bırakmadık ve bundan sonra da ne Gazze ne Filistin yalnız kalmayacak. Elimizden gelen tüm gayreti Türkiye ve İslam dünyası olarak, onların yanında bulunarak göstereceğiz ve güç birliğimizi devam ettireceğiz. İnşallah 2026'ya çok daha farklı ve güçlü bir şekilde gireceğiz. Özellikle de Netanyahu'nun yaptıkları yanına kar kalmayacak. Çünkü 7'den 70'e çok mazlumun ahını aldı, bu yavruların ahı onun yanına kar kalmaz. O çadırdan başka her şeye benzeyen; rüzgarların, yağmurun çamurun içindeki o yavruların hali ve ahı Netanyahu'nun yanına kar kalmaz. Bizler elimizden geleni yapıyoruz. Düşünebiliyor musunuz? Konteyner göndermek istiyoruz ama müsaade etmiyor. Çünkü bunun için onun müsaade etmesi gerekiyor. Halbuki elimizde konteynerlar var ve bu konteynerlarla Filistinli ve Gazzeli kardeşlerimizi o çadırlarda yaşamaktan kurtarma imkanına sahip olabilirdik ama ne yazık ki olamıyoruz. Ama er ya da geç o mazlumları bu sıkıntıdan kurtaracağız." "TRUMP'LA RUSYA - UKRAYNA ARASINDAKİ BU KONULARI VE FİLİSTİN'DEKİ KONULARI GÖRÜŞME FIRSATI BULACAĞIZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna - Rus savaşı hakkındaki düşüncelerini, "Şu an gerek Putin'le, Zelenski'yle ve gerekse sayın Trump'la bu konu hakkındaki görüşmelerimiz devam ediyor. Bu hafta da bir zirve olacak ve benim adıma Dışişleri Bakanımız katılacak. Trump'la da pazartesi akşamı bir görüşmemiz olacak ve Rusya - Ukrayna arasındaki bu konuları; aynı şekilde Filistin'deki konuları da görüşme fırsatı bulacağız" dedi. "GEREK ENFLASYONDAKİ DÜŞÜŞ GEREKSE MERKEZ BANKAMIZIN REZERVİ HER GEÇEN GÜN DAHA İYİYE GİDİYOR" Erdoğan, enflasyondaki düşüşün seyri hakkındaki görüşlerini ve 2026 yılı ekonomik öngörüleriyle alakalı olarak, "2026ya her şeyden önce olumlu bir şekilde girdik giriyoruz. gerek enflasyondaki düşüş, gerekse merkez bankamızın rezervi her geçen gün daha iyiye gidiyor. 2026 bu noktada inşallah başarılı bir yıl olarak geçecek. buna olan inancımız tamdır. rezervimiz gayet iyi, bundan dolayı herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz. inşallah rezervimizi de daha iyi hale getireceğiz ve 2026 yılını başarıyla tamamlayacağız" şeklinde konuştu. "DEPREM KONUTLARINDAKİ HEDEFLERİMİZE İNŞALLAH ULAŞACAĞIZ" Son olarak Erdoğan, 11 ilde tamamlanması planlanan deprem konutlarına dair, "Bu konuda özellikle Çevre Bakanlığımız ve Murat Kurum tüm ekipleriyle çalışmalarını sürdürüyor. Böylece 11 deprem ilimizde çalışmalar sürdürülüyor, sürdürülmeye devam edecek ve deprem konutlarındaki hedeflerimize inşallah ulaşacağız. Deprem konutları dışında sosyal konutlardaki çalışmalarımıza da aynı gayretle devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Feti Yıldız’dan net mesaj: "PKK/YPG için süre doldu, mutabakata uyulmalı!" Haber

Feti Yıldız’dan net mesaj: "PKK/YPG için süre doldu, mutabakata uyulmalı!"

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, terör örgütü PKK’nın Suriye kolu YPG/SDG’ye 10 Mart Mutabakatı kapsamında verilen sürenin dolduğunu belirterek, mutabakata uyulması gerektiğini vurguladı. Yıldız, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, YPG/SDG’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda geniş bir alanı kontrol ettiğine dikkati çekerek, bu bölgelerin "ülkenin petrol ve gaz kaynakları ile Fırat ve Dicle nehirleri gibi stratejik unsurları barındırdığını" ifade etti. Yıldız, terör örgütünün bu alanları elinde bulundurmasının "Suriye’nin toparlanması ve kalkınması önünde ciddi bir engel teşkil ettiğini" kaydetti. "Terör örgütü PKK'nın Suriye kolu YPG/SDG'ye 10 Mart mutabakatına uymaları için verilen süre dolmuştur" Açıklamasında, Mazlum Abdi’nin başında bulunduğu SDG’nin, 10 Mart’ta Suriye yönetimiyle 8 maddelik bir anlaşma imzaladığını hatırlatan Yıldız, şu değerlendirmede bulundu: "İsrail sürekli kaos üreterek, savaş çıkararak bölgedeki nüfuzunu artırmayı ve bölgeyi insansızlaştırmayı hedefliyor. Bunu bazen doğrudan kendisi, bazen de vekilleri üzerinden, yani terör örgütleri aracılığıyla gerçekleştiriyor. Suriye’de önce PKK’yı destekledi ve örgütün alan kazanmasına hizmet etti. Ardından Dürzileri kışkırtarak Şam yönetimine karşı isyan etmelerini sağladı. Daha da ileri giderek Şam’ı bombaladı hem Cumhurbaşkanlığı sarayını hem Genelkurmay Başkanlığı ve Savunma Bakanlığı binalarını hedef aldı. Gazze’de uyguladığı saldırıların bir benzerini Suriye’de de yapma ihtimali hâlâ mevcut. İsrail, Suriye’yi sürekli bombalıyor ve vuruyor; aynı zamanda isyancı grupları destekleyerek, Suveyda’dan kuzeydoğu Suriye’deki PKK bölgelerine bir koridor açmaya çalışıyor. Buna "Davut Koridoru" deniyor. Hermon Dağı’nı da işgal ederek Güneyden ve doğudan Suriye’yi çevrelemeye ve buradan Türkiye’ye uzanmaya çalışıyor. Bu durum, bölge için ciddi bir tehdit ve tehlike oluşturuyor. Terör örgütü PKK'nın Suriye kolu YPG/SDG'ye 10 Mart mutabakatına uymaları için verilen süre (2025 Aralık ayı sonu) dolmuştur." Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in sözlerine de yer veren Yıldız, Güler’in, YPG/SDG’nin 10 Mart Mutabakatı’na uyması gerektiğini vurguladığını aktardı. Güler’in, "Devletimizin duruşu nettir ve hiçbir tereddüde yer yoktur" sözlerini hatırlatan Yıldız, şu alıntıyı paylaştı: "Başta PKK/YPG/SDG olmak üzere hiçbir terör örgütünün bölgedeki faaliyetlerini devam ettirmesine ve herhangi bir oldu bitti oluşturmasına müsaade etmeyeceğiz. Nihai hedefimiz, 86 milyon vatandaşımızın ortak temennisi olan terörün sona ermesi ve terör örgütlerinin tamamen tasfiye edilmesidir."

Trump’tan Türkiye ve Erdoğan mesajı: 'Mükemmel bir lider, Gazze'yi konuşacağız'" Haber

Trump’tan Türkiye ve Erdoğan mesajı: 'Mükemmel bir lider, Gazze'yi konuşacağız'"

ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Florida eyaletindeki Palm Beach bölgesinde bulunan Mar-a-Lago malikanesinde bir araya geldi. Netanyahu'yu kapıda karşılayan Trump, görüşme öncesi açıklamalarda bulundu. Trump, "çok önemli bir toplantı" yapacaklarını vurgulayarak, "Gazze, İran, rehineler, bölgesel güvenlik ve diplomasi olmak üzere yaklaşık beş ana konu üzerinde duracağız" ifadelerini kullandı. Trump, özellikle Gazze'nin geleceği ve İran'ın askeri kapasitesine ilişkin değerlendirmelerin görüşmenin merkezinde yer aldığını ifade etti. "TÜRKİYE HARİKA BİR ÜLKE VE ERDOĞAN DA MÜKEMMEL BİR LİDER" Gazze Şeridi'ne konuşlandırılması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü'nde Türk askerlerinin yer alıp almayacağı yönündeki soruya Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile olan ilişkisine dikkat çekerek, "Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çok iyi bir ilişkim var ve bu konuyu konuşacağız. Eğer uygunsa, bence bu iyi bir şey. Netanyahu ile de görüşeceğiz. Ama Türkiye harika bir ülke ve Erdoğan da mükemmel bir lider" dedi. "GAZZE'NİN YENİDEN İNŞASI ÇOK YAKINDA BAŞLAYACAK" Gazze Şeridi'nde yeniden inşa sürecinin çok yakında başlayacağını aktaran Trump, "Gazze'nin yeniden inşası çok yakında başlayacak. Ne kadar da kötü bir durum. Aslında yüzyıllardır böyle. Biz bunu düzeltmek istiyoruz. Hamas'ın silahsızlandırılması şart. Bu kesinlikle konuşacağımız konulardan biri. Silahsızlanma olmadan kalıcı bir çözüm olmaz" ifadelerini kullandı. Trump, ayrıca sağlık altyapısı ve insani koşulların iyileştirilmesi için bazı hazırlıkların şimdiden başlatıldığını belirtti. "SERBEST BIRAKILAN HER REHİNE BENİM SAYEMDE SERBEST BIRAKILDI" Gazze'de serbest bırakılan İsrailli rehinelerle ilgili ABD'nin rolüne dikkat çeken Trump, eski Başkan Joe Biden yönetimini eleştirerek, "Serbest bırakılan her rehine benim sayemde serbest bırakıldı. Ekibim bu süreci yönetti. Biden yönetimi döneminde hiçbiri serbest bırakılmadı" ifadelerini kullandı. Trump, Gazze'de kalan son rehinenin cenazesi için de ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını belirtti. "ONLARI YERLE BİR EDECEĞİZ" İran'ın yeniden güç topladığı yönündeki iddialara değinen Trump, "Şimdi İran'ın yeniden güçlenmeye çalıştığını duyuyorum ve eğer öyleyse, onları yerle bir etmemiz gerekecek. Onları yerle bir edeceğiz ama umarım bu olmaz" ifadelerini kullandı. Trump, İran'ın bir anlaşma yapmak istediğini duyduğunu belirterek, "Eğer bir anlaşma yapmak istiyorlarsa, bu çok daha akıllıca olur" dedi. İsrail'in İran'a yeniden saldırmasına izin verip vermeyeceği yönündeki soruya Trump, net bir ayrım yaparak, "Balistik füzeler için evet. Nükleer silahlar için ise daha hızlı bir şekilde evet" ifadelerini kullandı. "İSRAİL BUGÜN VAR OLMAYABİLİRDİ" Netanyahu'yu öven Trump, "Bence yanlış bir başbakan seçilseydi, İsrail şu anda var olmazdı. O bir savaş dönemi başbakanı ve olağanüstü bir iş çıkardı" diye konuştu. Netanyahu'ya af çıkarılması tartışmalarına da değinen Trump, "Nasıl affetmezsiniz ki? İsrail Cumhurbaşkanı ile konuştum, bana affın yolda olduğunu söyledi" dedi. "TÜM TEKNELERİ VURDUK, ŞİMDİ DE BÖLGEYİ VURUYORUZ" Venezuela'ya ilişkin soruya Trump, deniz yoluyla uyuşturucu kaçakçılığına karşı yürütülen operasyonları anlattı. Trump, "Uyuşturucu yüklü teknelerin bulunduğu liman bölgesinde büyük bir patlama oldu. Tüm tekneleri vurduk, şimdi de bölgeyi vuruyoruz" ifadelerini kullandı. Trump, deniz yoluyla gelen uyuşturucuların yüzde 97'sinin durdurulduğunu belirtti ve bunun binlerce ABD'linin hayatını kurtardığını aktardı. Trump, ayrıca Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile kısa süre önce görüştüğünü ancak "bundan pek bir şey çıkmadığını" söyledi. "PUTİN BANA SABAHIN ERKEN SAATLERİNDE SALDIRIYA UĞRADIĞINI SÖYLEDİ" Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı telefon görüşmesine değinen Trump, "Çok verimli bir görüşme oldu. Umarım çözüme kavuşturacağımız birkaç konu var" ifadelerini kullandı. Ukrayna'nın Rusya'nın Novgorod bölgesindeki Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in konutuna saldırı girişimine ilişkin ise Trump, "Putin bana sabahın erken saatlerinde saldırıya uğradığını söyledi. Bu iyi değil. Onlar saldırgan davrandığı için saldırgan olmak başka bir şey. Onun evine saldırmak başka bir şey. Şimdi doğru zaman değil. Bu hoşuma gitmedi, iyi bir şey değil, hassas bir dönemden geçiyoruz. Gerçeği öğreneceğiz" dedi. "SURİYE'YE UYGULADIĞIM YAPTIRIMLARI KALDIRDIM ÇÜNKÜ AKSİ TAKDİRDE HİÇBİR ŞANSLARI OLMAZDI" İsrail-Suriye arasındaki ilişkilere değinen Trump, "Umarım Netanyahu, Suriye ile iyi geçinir çünkü Suriye'nin yeni Devlet Başkanı gerçekten iyi bir iş çıkarmak için çok çalışıyor. Biliyorum ki o sert bir adam. Suriye'ye uyguladığım yaptırımları kaldırdım çünkü aksi takdirde hiçbir şansları olmazdı. Suriye'nin hayatta kalmasını istiyoruz" şeklinde konuştu. "BEYAZ SARAY'DA BAŞKAN TRUMP GİBİ BİR DOSTUMUZ HİÇ OLMADI" İsrail Başbakanı Netanyahu ise Trump'a teşekkür ederek, "Bunu tekrar tekrar söyleyeceğim. Beyaz Saray'da Başkan Trump gibi bir dostumuz hiç olmadı. Yakınından bile geçmez. İsrail, Başkan Trump'ın liderliğinde çok şanslı" dedi.

TDK 2025 yılının kelimesini seçti: Dijital vicdan nedir, ne anlama geliyor? Haber

TDK 2025 yılının kelimesini seçti: Dijital vicdan nedir, ne anlama geliyor?

Türk Dil Kurumu (TDK), 2025 yılının kelimesini "dijital vicdan" olarak açıkladı. TDK tarafından yapılan anket sonucunda 2025 yılının kelimesi belli oldu. Ankara Üniversitesi İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İLAUM) iş birliğiyle yürütülen çalışmada, halktan gelen öneriler ve alanında uzman 23 kişiden oluşan değerlendirme kurulunun çalışmaları sonucunda belirlenen 5 kelime-kavram, Türk Dil Kurumu'nun genel ağ sayfasında halk oylamasına sunulmuştu. Oylamaya değer bulunan kelimeler "dijital vicdan", "vicdani körlük", "çorak", "eylemsiz merhamet" ve "tek tipleşme" olarak belirlenmişti. Halk oylaması sonucunda "2025 Yılının Kelimesi/Kavramı" olarak 'dijital vicdan'ın belirlendiği açıklandı. Öte yandan değerlendirme kurulu, dijital vicdan kavramının gerekçesini de açıkladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "‘Vicdan', TDK'ye göre 'kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine düşünmesini sağlayan duygu' olarak tanımlanır. Ancak dijital çağda bu kavram farklı bir boyut kazanmıştır. İnsanlar çoğu zaman gerçek hayatta sorumluluk almadıkları ya da almak istemedikleri konularda, sosyal medyada bir paylaşım ya da beğeniyle 'vicdanlarını rahatlatma' eğilimine girmektedir. Bu durum, bireysel duyarlılığı pasifize ederek vicdanı 'tıklanabilir bir işlem'e indirgemektedir. Beğeni, paylaşım ve yorum yapan bireyler bir ‘tıklama' aracılığıyla insani görevlerini yerine getirdiğini hissetmektedir. Merhamet ve insaf duygusunu ise sembolik görünürlükle sınırlamaktadır. Bu nedenle ‘dijital vicdan' kavramı, çağımızda vicdanın dijital ortamda aldığı bu yeni, çoğu zaman yanıltıcı işlevi anlatan gerekli bir kavram olarak dilimizde yerini almalıdır. Mesela Gazze ve Doğu Türkistan gibi kamuoyunun önünde gerçekleşen insanlık dramlarında, ilgili konunun sosyal medya içeriğini beğenmek ve hatta bu durumlar için ‘içerik üretmek', o olayın gerçekliğini bozarak, bireyde sanal bir vicdani rahatlama oluşturarak, bireyi sosyal ve bireysel sorumluluktan uzak tutmaktadır. Dijital vicdan, insanları somut gerçekler karşısında, somut çözümler üretmekten alıkoyarak, sorun alanının genişlemesine ve derinleşmesine neden olmaktadır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.