SON DAKİKA
Hava Durumu

#Geleneksellezzetler

Söz Bursa - Geleneksellezzetler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Geleneksellezzetler haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Selçuklu’dan günümüze miras: Konya Fırın Kebabı! Haber

Selçuklu’dan günümüze miras: Konya Fırın Kebabı!

Selçuklu payitahtı Konya’nın mutfak kültüründe çok özel bir yere sahip olan Fırın Kebabı, yüzyıllardır değişmeyen pişirme usulüyle lezzet tutkunlarını büyülemeye devam ediyor. Sadece et, tuz ve sabırla hazırlanan bu tarihi lezzetin hikayesini ve evde yapabileceğiniz en lezzetli tarifini derledik. Konya mutfağı denince akla ilk gelen gastronomik değerlerden biri olan Fırın Kebabı (yöresel adıyla Furun Kebabı), kökleri Selçuklu dönemine ve Mevlevi mutfak kültürüne kadar uzanan tescilli bir lezzet mirasıdır. Tarihi kaynaklara göre Mevlana Celaleddin-i Rumi döneminde de pişirildiği bilinen bu özel yemek, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Konyalı kasaplar ve fırıncılar tarafından geliştirilerek günümüzdeki halini almıştır. FIRIN KEBABININ HİKAYESİ: SADECE ET VE ATEŞİN UNUTULMAZ UYUMU Fırın Kebabı’nın en büyük sırrı sadeliğindedir. Tarih boyunca Konya’daki taş fırınlarda (özellikle meşe odunu kullanılan fırınlarda) pişirilen bu yemekte salça, baharat, yağ veya su gibi ek hiçbir katkı maddesi kullanılmaz. Eski dönemlerde fırıncılar, koyun veya kuzu etlerini büyük bakır bakraçlara (veya meşhur bakır tencerelere) dizer, etin kendi yağı ve suyuyla saatlerce pişmesini sağlardı. Fırında yavaş yavaş pişen et, kendi yağında adeta tebeşir gibi erir ve lokum kıvamına gelirdi. Günümüzde de bu gelenek bozulmadan devam etmekte; etler yaklaşık 3-4 saat boyunca fırının közünde kendi suyuyla demlenmektedir. EFSANEVİ KONYA FIRIN KEBABI TARİFİ (EV YAPIMI) Taş fırın lezzetini evinizdeki döküm tencere veya fırında yakalamak mümkün! İşte adım adım orijinaline en yakın Konya Fırın Kebabı tarifi: Malzemeler *1,5 kg Kuzu Kol veya Kaburga (Kemikli ve hafif yağlı olması esastır) *100 gram Kuzu Kuyruk Yağı (Tencerenin tabanına koymak için) *1 tatlı kaşığı Kaya Tuzu Servis İçin: Tırnak pide (veya Lavaş), kuru soğan ve közlenmiş biber/domates Hazırlanışı Hazırlık: Kuzu etlerini iri parçalar (kemikli iri trof) halinde doğrayın. Tuzu etlerin her yerine gelecek şekilde serpip hafifçe harmanlayın. Tencereye Dizim: Döküm tencerenin (veya güveç kabının) en alt kısmına küp doğranmış kuzu kuyruk yağını yayın. Üzerine kemikli kuzu etlerini, kemikli kısımları alta gelecek şekilde sıkıca dizin. Püf Noktası (Hiç Su Eklemeyin): Yemeğe kesinlikle su, sıvı yağ, salça veya karabiber eklemeyin. Et pişerken kendi suyunu ve yağını salacaktır. Mühürleme: Tencerenin kapağını kapatın. Eğer fırına verecekseniz tencerenin kapağının kenarlarını hamurla kapatıp ısıyı içeriye hapsedebilirsiniz. Pişirme Süreci: Ocakta: Önce orta ateşte tencere ısınana kadar (yaklaşık 10-15 dk) tutun, ardından ocağın en küçük gözünde en kısık ateşte yaklaşık 3 – 3,5 saat kadar kendi suyunda pişmeye bırakın. Fırında: Önceden ısıtılmış 160°C fırında yine yaklaşık 3,5 - 4 saat boyunca ağır ağır pişirin. Servis: Etler kemikten tamamen ayrılıp lokum kıvamına geldiğinde fırından alın. Tırnak pideleri servis tabağına dizin, tencerede biriken etin sıcak yağıyla pideleri hafifçe ıslatın. Üzerine lokum gibi pişen etleri yerleştirin. Yanında söğüş doğranmış kuru soğan ve közlenmiş biberle sıcak servis yapın. FIRIN KEBABININ 3 ALTIN PÜF NOKTASI Et Seçimi: Orijinal fırın kebabı mutlaka kuzu etinden (özellikle kuzu erkek çepiç veya koyun) yapılır. Dana eti aynı dokuyu ve lezzeti vermez. Tuz Zamanlaması: Tuz dışındaki hiçbir baharat etin öz lezzetini bastırmaması için kullanılmaz. Sabır: Fırın kebabının mottosu *"Kısık ateş ve uzun zaman"*dır. Ateşi yükseltmeden sabırla pişirilmelidir. Afiyet olsun!

Bayram sabahına yetişecek: Kavurmanın yanına sarma, çayın yanına lokum! Haber

Bayram sabahına yetişecek: Kavurmanın yanına sarma, çayın yanına lokum!

Kurban Bayramı’na sayılı günler kala evlerde tatlı bir telaş ve hummalı bir hazırlık süreci başladı. Bayram sabahlarının vazgeçilmezi olan kavurma tencereleri için hazırlıklar sürerken, Anadolu’nun ve özellikle payitaht Bursa’nın köklü mutfak kültüründe bayram sofralarının gizli kahramanları da unutulmuyor. Uzmanların bayramda dengeli beslenme ve mideyi yormama tavsiyelerinin ardından, vatandaşlar arife gününden zeytinyağlı yaprak sarması ve geleneksel cevizli lokum hazırlığı için kolları sıvadı. İşte bayram ziyaretlerinde misafirlerinize sunabileceğiniz, hem mideyi rahatlatan hem de bayram sohbetlerini tatlandıran asırlık iki lezzetin tarifi ve püf noktaları: MİDEYİ RAHATLATAN KLASİK: GELENEKSEL ZEYTİNYAĞLI YAPRAK SARMASI Ağır ve yağlı et yemeklerinin yanında sofraya ferahlık katan, ekşisi ve baharat dengesiyle bayram ikramlarının vazgeçilmezi olan zeytinyağlı yaprak sarmasının tam ölçülü tarifi: Malzemeler Yaprak: 500 gram asma yaprağı (salamura ise tuzu iyice alınmış) İç Harcı İçin: *2 su bardağı pirinç *1 su bardağı zeytinyağı (yarısı içine, yarısı üzerine) *3 adet kuru soğan (yemeklik doğranmış) *1 yemek kaşığı dolmalık fıstık ve 1 yemek kaşığı kuş üzümü (isteğe bağlı) *1 yemek kaşığı nane, 1 tatlı kaşığı yenibahar, 1 tatlı kaşığı karabiber *1 tatlı kaşığı toz şeker, 1 tatlı kaşığı tuz *Yarım demet ince kıyılmış maydanoz Pişirmek İçin: 2 su bardağı sıcak su, yarım limonun suyu Hazırlanışı Harcı Hazırlayın: Tavanıza zeytinyağının yarısını alın. Soğanları pembeleşene kadar kavurun. Yıkanmış pirinçleri ekleyip 2-3 dakika daha çevirin. Kuş üzümünü, tuzu, şekeri ve tüm baharatları ilave edin. 1 su bardağı sıcak su ekleyip pirinçler suyunu çekene (hafif diri kalacak şekilde) kadar kısık ateşte pişirin. Ocaktan alınca maydanozu ekleyip soğutun. Sarın: Asma yapraklarının damarlı kısmı içte kalacak şekilde düz bir zemine serin. İç harcı koyup yanlarını kapatarak sıkıca sarın. Pişirin: Geniş bir tencerenin tabanına birkaç yaprak serin ve sarmaları sıkıca dizin. Üzerine kalan zeytinyağını, limon suyunu ve 2 su bardağı sıcak suyu gezdirin. Açılmamaları için üzerlerine bir porselen tabak kapatıp tencerenin kapağını örtün. Kaynadıktan sonra en kısık ateşte 35-40 dakika pişmeye bırakın. Oda sıcaklığına gelince buzdolabında dinlendirip soğuk servis yapın. BURSA USULÜ CEVİZLİ LOKUM Bursa mutfağının en köklü hamur işlerinden biri olan, bayram sabahları fırından yükselen o özel yenibaharlı kokusuyla tüm mahalleyi saran mis kokulu cevizli lokum tarifi: Malzemeler Hamuru İçin: *1 su bardağı ılık su *1 su bardağı ılık süt *1 çay bardağı sıvı yağ *1 paket yaş maya (veya 1 yemek kaşığı kuru maya) *1 yemek kaşığı toz şeker *1 tatlı kaşığı tuz *Alabildiği kadar un (yaklaşık 5 su bardağı, yumuşak bir hamur olmalı) İç Harcı İçin: *2 su bardağı ince çekilmiş ceviz içi *1 tatlı kaşığı silme yenibahar *1 tatlı kaşığı karabiber *1 çay bardağı sıvı yağ (hamura sürmek için) Üzeri İçin: 1 adet yumurta sarısı, 1 yemek kaşığı sıvı yağ Hazırlanışı Hamuru Yoğurun: Ilık su, ılık süt, maya ve şekeri yoğurma kabına alıp mayanın aktifleşmesi için 5 dakika bekleyin. Ardından sıvı yağ, tuz og ununu azar azar ekleyerek kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yoğurun. Üzerini kapatıp 45 dakika mayalandırın. Harcı Harmanlayın: Bir kasede çekilmiş ceviz içini, yenibaharı ve karabiberi güzelce karıştırın. Bu özel baharat dengesi, lokuma o orijinal bayram kokusunu verecektir. Şekil Verin: Mayalanan hamuru 3 eşit bezeye ayırın. İlk bezeyi hafifçe unlayarak merdane yardımıyla dikdörtgen şeklinde açın. Yüzeyini sıvı yağ ile yağlayıp cevizli harcın üçte birini serpiştirin. Rulo Yapın ve Kesin: Hamuru uzun kenarından başlayarak sıkı bir rulo haline getirin ve 3-4 parmak genişliğinde dilimleyin. Kesilen parçaları, ceviz sarmalları yukarı bakacak şekilde yağlanmış fırın tepsisine dizin. 15 dakika tepsi mayası verdikten sonra üzerlerine yumurta sarısı ve sıvı yağ karışımını sürün. Önceden ısıtılmış 180°C fırında, üzerleri nar gibi kızarana kadar yaklaşık 30-35 dakika pişirin. İlk sıcağı çıktıktan sonra bayram çayının yanında servis edebilirsiniz.

Rumeli’den Bursa’ya uzanan bir gelenek: Ciğer Sarması nasıl yapılır? Haber

Rumeli’den Bursa’ya uzanan bir gelenek: Ciğer Sarması nasıl yapılır?

BURSA SOFRALARININ KADİM LEZZETİ: CİĞER SARMASI Bursa ve Edirne mutfağının ortak mirası olan, kökenleri ise Balkanlar ve Rumeli’ye dayanan Ciğer Sarması, özellikle bayram sofralarının ve özel davetlerin vazgeçilmezidir. Osmanlı saray mutfağında da "kuzu gömleğine" sarılarak hazırlanan bu özel yemek, sabır ve ustalık gerektiren yapısıyla tam bir gastronomi mirası olarak kabul ediliyor. Peki, bu eşsiz lezzet evde nasıl hazırlanır? İşte adım adım Bursa usulü ciğer sarması... Gerekli Malzemeler *1 adet kuzu ciğeri (ince kıyılmış) *2 adet kuzu gömleği (zar) *1,5 su bardağı pirinç *2 adet kuru soğan *1 yemek kaşığı tereyağı *Kuş üzümü, çam fıstığı (isteğe bağlı) *Taze nane, dereotu, tuz ve karabiber Üzeri için: Yumurta sarısı ve yoğurt karışımı Adım Adım Hazırlanışı Gömlekleri Hazırlayın: Kuzu gömleğini sıcak suda bekleterek yumuşamasını ve açılmasını sağlayın. İç Pilavı Hazırlayın: Soğanları pembeleşene kadar kavurun, ardından ciğerleri ekleyip suyunu çekene kadar pişirin. Pirinci, fıstığı, üzümü ve baharatları ekleyerek az suyla (diriliğini koruyacak şekilde) bir iç pilav hazırlayın. En son yeşillikleri ekleyip soğumaya bırakın. Sarma İşlemi: Yumuşayan gömlekleri kare parçalar halinde kesin. Bir kasenin içine serip ortasına iç pilavı yerleştirin ve kenarlarını kapatıp ters çevirerek yağlanmış fırın tepsisine dizin. Fırınlama: Üzerine yumurta sarısı ve yoğurt karışımını sürün. Önceden ısıtılmış 180°C fırında, gömlekler nar gibi kızarana kadar pişirin. Püf Noktası: Ciğer sarmasının en büyük sırrı kuzu gömleğinin tazeliğidir. Gömleği sıcak suda çok fazla bekletirseniz yırtılabilir, bu yüzden esnekliğini kazandığı an sudan çıkarmalısınız. Afiyet olsun!

İftara "Kafkas Esintisi": Hınkal’ın 7 asırlık lezzet yolculuğu Haber

İftara "Kafkas Esintisi": Hınkal’ın 7 asırlık lezzet yolculuğu

Ramazan’ın son iftarlarından birinde, sofralarımızı sıradan bir yemekle değil, bir tarih mirasıyla şenlendiriyoruz. Kafkasya’nın sarp dağlarından süzülüp Anadolu’nun bağrına yerleşen, her yörede farklı bir isimle anılsa da özündeki o "birlik" ruhunu kaybetmeyen Hınkal (Hıngel) bu akşam başrol oyuncumuz! TARİHİN HAMURLA DANSI Hınkal’ın kökeni, Kuzey Kafkasya’nın kadim halklarına, özellikle Dağıstan ve Çeçenistan bölgelerine dayanır. Göç yollarıyla birlikte Erzurum, Kars, Sivas ve Çorum gibi illerimize taşınan bu lezzet, sadece bir "mantı" değildir. Kafkas kültüründe misafir ağırlamanın en onurlu nişanesidir. Eskiden büyük aile toplantılarında imece usulü açılan dev hamurlar, ailenin birliğini ve bereketini simgelerdi. PÜF NOKTALARIYLA HINKAL TARİFİ Malzemeler: Hamuru için: 3 su bardağı un, 1 yumurta, 1 tatlı kaşığı tuz, aldığı kadar ılık su (Hamur sert olmalı!). İç harcı için: 300 gr dana kıyma, 1 adet rendelenmiş soğan, tuz, karabiber, pul biber. (Arzu edenler haşlanmış patatesli harç da kullanabilir). Üzeri için: Sarımsaklı yoğurt ve bol tereyağında yakılmış toz kırmızı biber. Hazırlanışı: Sert Hamurun Sırrı: Un, yumurta ve tuzu karıştırıp azar azar su ekleyerek kulak memesinden daha sert bir hamur yoğurun. 30 dakika dinlendirin. Yöresel Kesim: Hamuru oklava ile açın. Klasik mantıdan daha büyük olacak şekilde kareler kesin veya bir su bardağı ağzı ile yuvarlaklar oluşturun. Kapatma Sanatı: İç harcı yerleştirip, kenarlarından pileli bir şekilde (örgü modeli) kapatın. Bu, Hınkal'ın gerçek Kafkas formudur. Kısa ve Öz Haşlama: Bol tuzlu kaynar suda hamurlar yukarı çıkana kadar (yaklaşık 10-12 dakika) haşlayın. Final Dokunuşu: Süzüp tabağa aldığınız Hınkal'ın üzerine önce sarımsaklı yoğurdu, ardından cozurdayan tereyağlı sosu gezdirin. AFİYET OLSUN!

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.