SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gelir

Söz Bursa - Gelir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gelir haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Fenerbahçe’den Passolig imzası: "Rekor tutarlı yeni anlaşma tamam!" Haber

Fenerbahçe’den Passolig imzası: "Rekor tutarlı yeni anlaşma tamam!"

Fenerbahçe tarafından, maç biletleme sağlayıcısı olan Passolig ile ilgili, "Kulübümüzün menfaatlerini en üst düzeyde koruyan ve gelir açısından önemli bir seviyeye ulaşan yeni anlaşma, rekor bir tutarla imzalanmıştır" açıklaması yapıldı. Fenerbahçe, Passolig anlaşmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Sarı-lacivertli kulübün resmi internet sitesinden yapılan bilgilendirmede şu ifadelere yer verildi: "Son günlerde, Kulübümüzün biletleme sistemi anlaşmasına ilişkin kamuoyunda dolaşıma sokulan eksik, çarpıtılmış ve gerçeği yansıtmayan değerlendirmeleri dikkatle takip etmekteyiz. Kulübümüzün Passolig ile ilk anlaşması 2014 yılında, ikinci anlaşması ise 2019 yılında imzalanmıştır. Bahsi geçen her iki dönemde de yapılan anlaşmalar kapsamında, Kulübümüz imza bedellerini peşin olarak tahsil etmiştir. Mevcut sözleşmenin 2024 yılı itibarıyla sona ermesinin ardından Kulübümüz tarafından bu süreçte yeni bir sözleşme imzalanmamış; 2025 yılı içerisinde farklı biletleme sağlayıcılarıyla görüşmeler gerçekleştirilmiş ve yapılan değerlendirmeler sonucunda, kulübümüzün menfaatlerini en üst düzeyde koruyan ve gelir açısından önemli bir seviyeye ulaşan yeni anlaşma, rekor bir tutarla imzalanmıştır. Passolig ile yapılan bu anlaşma kapsamında elde edilen gelir, kulübümüzün biletleme süreçlerinin ilgili platform üzerinden yürütülmesine ilişkin iş birliğinin imza bedeli niteliğinde olup; gelecekteki sezonlara, maçlara veya hasılatlara ilişkin gelirlerin önden kullanılması gibi bir durum söz konusu değildir. İddia edilenlerin tam aksine; yapılan bu yeni anlaşma, tüm şartlarıyla Kulübümüz lehine yeniden yapılandırılarak imzalanmıştır. Camiamızın bilgisine sunar; aksi yönde oluşturulmaya çalışılan algılara itibar edilmemesini önemle rica ederiz."

Fikret Aslan’dan sosyal güvenlik uyarısı: "Aktif-Pasif dengesi çöküyor, sistem sürdürülemez!" Haber

Fikret Aslan’dan sosyal güvenlik uyarısı: "Aktif-Pasif dengesi çöküyor, sistem sürdürülemez!"

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin hızla sürdürülemez bir noktaya sürüklendiğini belirterek, özellikle evde bakım yapan kişilerin emeklilik ve sosyal güvenceye erişememesinin “sosyal devlet” ilkesine aykırı olduğunu ifade etti. Aslan, “Sosyal güvenlik sistemi; yaşlılık, hastalık, iş kazası, malullük, işsizlik, ölüm ve analık gibi risklere karşı yurttaşı korumak için vardır. Ancak bugün sistem, hem mali açıdan hem de kapsayıcılık açısından ciddi bir kırılma yaşıyor. Evde bakım emeği veren vatandaşlarımız görünmez emekçi muamelesi görüyor” dedi. Fikret Aslan, Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin temel olarak prim esaslı işlediğini, mevcut çalışanların primleriyle mevcut emeklilerin aylıklarının ödendiği “dağıtım sistemi” (PAYG) yapısında emeklilik için dünyada genel kabul gören dengenin “4 çalışanın 1 emekliyi finanse etmesi” şeklinde olduğunu, bizde ise tablonun tam tersine gittiğini ifade etti. “AKTİF-PASİF DENGESİ ÇÖKÜYOR: 2002’DE 2,1, 2025’TE 1,6” İl Başkanı Aslan, 2002 yılında 12,2 milyon çalışanın 5,9 milyon emekliyi finanse ettiğini; 2025 yılında ise 26,5 milyon çalışanın 16,9 milyon emekliyi finanse eder hale geldiğini hatırlatarak, aktif/pasif oranının 2,1’den 1,6’ya gerilediğini belirtti. Aslan, “Bu gidişle emekliye daha iyi maaş vermek için daha fazla prim toplamak gerekecek; ama kayıt dışılık, güvencesiz çalışma ve istihdamın niteliği bunun önünde engel. Üstelik EYT gibi popülist adımlar sistemi daha da sıkıştırdı” diye konuştu. “EVDE BAKIM EMEĞİ SİSTEMİN DIŞINDA BIRAKILIYOR” Fikret Aslan, Türkiye’de resmi kayıtlara göre yaklaşık 2,5 milyon engelli bulunduğunu, araştırmalara göre en az bir engeli olan birey sayısının 4,9 milyon civarında olduğunu; evde bakım yardımından yararlanan kişi sayısının da geçmiş yıllarda yaklaşık 500 bin olarak kayda geçtiğini ifade eden İl Başkanı Aslan, “Bu büyük toplumsal gerçekliğe rağmen, evde engelli bakımını üstlenen ve iş hayatına katılamayan kişiler için otomatik bir emeklilik hakkı yok. Bu insanlar çalışmıyor göründüğü için sistem onları ‘yok’ sayıyor. Oysa yaptıkları iş 7/24 bir bakım hizmetidir” dedi. A Parti İl Başkanı, evde bakım yapanların ancak isteğe bağlı sigorta ile 4B kapsamında prim ödeyerek emekliliğe hak kazanabildiğini; gelir yaratamayan, evde bakım yükü taşıyan birçok vatandaşın bunu fiilen karşılayamadığını söyledi. “DÜNYADA ÖRNEK VAR: BAKIM SÜRESİ EMEKLİLİĞE SAYILIYOR” İl Başkanı Aslan, bazı ülkelerde evde ücretsiz bakım yapanların sosyal güvenlik sistemince desteklendiğini belirterek, “Örneğin Almanya’da belirli bakım derecesinde (Pflegegrad 2 ve üzeri) bakım üstlenenlerin emeklilik primi bakım sigortası tarafından ödeniyor ve bu süre emeklilik hesabına dahil ediliyor. Türkiye’de de bakım süresinin sosyal güvenlik hakkına dönüştürülmesi zorunludur” ifadelerini kullandı. “MECLİS’TE TEKLİF VAR; AMA YASALAŞMIŞ DEĞİL” Aslan, 2026’ya girerken ev kadınları ve evde bakım emeği verenlerin sosyal güvenceye alınması ve emeklilik hakkı elde etmesine yönelik TBMM’de bir kanun teklifinin gündemde olduğunu; ancak henüz yasalaşmadığını hatırlattı. Aslan, “Teklif; geliri olmayan ev kadınları ve evde bakım emeği verenlerin SGK kapsamına alınmasını, primlerinin bütçeden karşılanmasını hedefliyor. Aylık yaklaşık 11 bin TL düzeyinde destek ve tam sosyal güvence hedefi ifade ediliyor; fakat bunlar bugün itibarıyla yürürlükte değil” dedi. “ERKEN EMEKLİLİK HAKKI SADECE SİGORTALI ANNELER İÇİN; EVDE BAKIM EMEĞİ YİNE DIŞARIDA” İl Başkanı Aslan, 5510 sayılı Kanun’da ağır engelli, bakıma muhtaç engelli çocuğu bulunan kadın sigortalılara prim günü avantajı ve yaş indirimi sağlandığını; ancak bunun sigortalı çalışma içinde olanları kapsadığını vurguladı. Aslan, “Bu düzenleme evde bakım yapan ama sigortalı olmayan milyonları kapsamıyor. Ayrıca eşin engelli olması tek başına erken emeklilik hakkı doğurmuyor. Sistem parçalı ve adaletsiz bir zeminde ilerliyor” dedi. “SAHTE SİGORTALILIK ARTIYOR; İNSANLAR SİSTEME GİRMEK İÇİN ÇARESİZ” Anahtar Parti İl Başkanı, son yıllarda sahte sigortalılık vakalarının arttığını, 2022’de 106 bin, 2023’te 188 bin ve 2024’te 95 bin kişinin emekliliğinin iptal edildiğinin kayda geçtiğini belirterek, “Vatandaş sağlık hizmetine erişmek ve emeklilik hakkı kazanmak için kayıt dışı yollara itiliyor. Denetim mekanizması güçlenmeli; ama hak kayıplarına yol açan uygulamalar da adaletle ele alınmalıdır” ifadelerini kullandı. BÜTÇEDEN SGK’YA AKTARIM ARTIYOR: “KAYNAK VARSA ADALETLE KULLANILMALI” Fikret Aslan merkezi yönetim bütçesi içinde SGK’ya yapılan ödemelerin arttığını; 2026 bütçesinde SGK’ya aktarılan fonun genişletildiğini ifade ederek, “Madem bütçeden kaynak aktarılıyor, bunun geliri olmayan kesimlerin refahına gerçek bir katkı sağlaması şarttır. Evde bakım emeği verenler bu katkının en meşru adreslerinden biridir” dedi. POLİTİKA ÖNERİLERİ İl Başkanı Aslan, Anahtar Parti iktidarında sosyal güvenlik sisteminin işlevsel hale getirilmesi için şu adımların atılacağını belirtti: Kayıt dışılıkla etkin mücadele: Yoğun işyeri denetimleriyle sigortasız çalışmanın önüne geçilecek; kayıt dışı istihdam kayıt altına alınacaktır.PAYG sisteminde sürdürülebilirlik: İstihdamı artırıcı politikalarla aktif/pasif denge güçlendirilecek; sistemi bozan popülist düzenlemeler yerine gerçekçi bir rehabilitasyon programı uygulanacaktır.“Gümüş Ekonomi” yaklaşımının sisteme entegrasyonu: Evde bakım, rehabilitasyon, uzun dönemli bakım sigortası, yaşlı dostu konut ve bakım ekonomisi alanları sosyal güvenlik ekosisteminin parçası haline getirilecektir.“Evde Bakım Hizmeti Sigortası” kurulması: SGK bünyesinde özel bir kategori oluşturularak evde bakım emeği yasal güvenceye kavuşturulacaktır.“Evde Bakım Borçlanması” uygulaması: Askerlik/doğum/ücretsiz izin borçlanmalarına benzer şekilde bakım süresi borçlanılabilir hale getirilecektir.Bireysel emeklilik kapsamının genişletilmesi: Vatandaşın kayıt dışı yollara yönelmesini önleyecek kapsayıcı tamamlayıcı mekanizmalar geliştirilecektir.Hak ve yükümlülüklerde adalet: Yaş ve süre eşitliği ilkesi esas alınarak prim bedeliyle uyumlu, adalet duygusunu güçlendiren emekli aylığı yapısına geçilecektir. Aslan açıklamasını “fırsatta eşitlik, bölüşümde adalet anahtarda” sözleriyle tamamladı.

Uluabat'ın İsrail Sazanı Suriye ve Irak yolcusu: Balıkçının yeni geçim kaynağı Haber

Uluabat'ın İsrail Sazanı Suriye ve Irak yolcusu: Balıkçının yeni geçim kaynağı

Bursa'daki Uluabat Gölü'nde avlanan İsrail sazanı, Suriye ve Irak'a ihraç ediliyor, bölge balıkçılarına ek gelir sağlıyor. Hızla çoğalması ve yayılması nedeniyle istilacı tür olarak bilinen İsrail sazanının uzun süredir Uluabat Gölü'nde avcılığı yapılıyor. Yıllardır gölden çıkan ve iyi gelir sağlayan turna ve sazan gibi diğer balıklar ile tatlısu ıstakozu azalırken, İsrail sazanı hızla arttı. İstilacı tür, göle kıyısı olan yerleşim birimlerindeki balıkçılara ek gelir sağladı. Gölyazı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cihanoğlu, Uluabat Gölü'nün su seviyesinin yağışlarla yükselmesinin balıkçıları mutlu ettiğini söyledi. Gökde balık miktarının artmasını beklediklerini dile getiren Cihanoğlu, "İsrail sazanı ilk geldiğinde gölü yok edecek dediler, bitirecek dediler. Uluabat Gölü'nde 20-30 yıldır İsrail sazanı var. Gölde bizim açımızdan bir sıkıntı oluşturmadı. Balıkçılarımız ağırlıklı olarak bu balıkla geçimini sağlıyor. Yakalanan balıklar Suriye ve Irak'a ihraç ediliyor. Diğer balıklar azalınca İsrail sazanı balıkçılar için kurtuluş oldu" diye konuştu. Gölyazı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Topsezer de şu anda gölde sazan avcılığının sürdüğünü belirterek, "15 Mart'ta sazan avı yasağı başlayacak. Şu an turna yasak. 1 Nisan'da turna başlayacak. İsrail sazanı var onları tutuyoruz ve diğer birkaç küçük balık. Balıkçılar yakaladıkları sazanları soğuk hava deposuna teslim ediyor. Oradan balıkları firma alıyor ve işleyip ihraç ediyor. Balıkçılarımız için önemli bir gelir kaynağı" dedi.

Bursa’da Sabiha Gökçen taşıma krizi: "İhale Bursaspor’a verilsin, otobüsler yeşil beyaz olsun! Haber

Bursa’da Sabiha Gökçen taşıma krizi: "İhale Bursaspor’a verilsin, otobüsler yeşil beyaz olsun!

Bursa'dan her yıl 3 milyon kişi hava yoluyla ulaşım için Sabiha Gökçen Havalimanı'na gidiyor. Bursa'dan havalimanına yolcu taşıma işi için ihaleye çıkıldı. Belediyenin şirketi Burulaş'ın gelirden yüzde 37 teklifine karşılık İstanbullu firmalar yüzde 100 gelir teklif etti. Bu durumun sürdürülebilir olmayacağını, bilet fiyatlarına yüzde 200 oranında zam gelebileceğini ifade eden Bursalı iş insanları, "Bursa bu konuda harekete geçmeli. Yolcu zaten Bursa'nın yolcusu. Başka şehirlerde o şehrin yolcusu için işletme hakkı o şehrin şirketine veriliyor. Bursaspor çatısı altında bu işlem gerçekleştirilsin. Otobüsler yeşil beyaz olsun. Hem fiyatlar makul olsun hem de gelir Bursaspor'un hanesinde kalıcı hale gelsin" önerisinde bulunuyor. DOSABSİAD ve TÜGİAD’ın geçmiş dönem başkanlarından, tekstil sanayicisi iş insanı Nilüfer Çevikel, Bbus konusunda farklı bir yaklaşım sergiledi. Aynı zamanda Bursa otogarında 25 yıldan beri işletmeci olan Çevikel'in verdiği rakamlara göre Bursa’dan Sabiha Gökçen’e yılda yaklaşık 3 milyon yolcu taşınıyor. Çevikel, "Bursa kamuoyu ile yerel irade seyrederken 29 Aralık’ta bir ihale oluyor. İhale İstanbul firmalarına gitme tehlikesiyle karşı karşıya. İlla bir özel şirket değil de kamu iştiraki olsun isteniyorsa bu iş için en doğru adres Bursaspordur. Otobüsler yeşil beyaza boyanmalı ve bu işin işletmecili Bursaspor’a verilmelidir. Bu hat Bursalıların hakkıdır ve doğrru olan takımımıza kalıcı gelir olarak sağlanması adına işletmeciliğinin Bursaspor’a verilmesidir" ifadelerini kullandı. Çevikel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir firma gelirin yüzde 100'ünü bırakmayı taahhüt ediyorsa yuzde 200 zam apacak demektir. Ve hiçbir ilde başka bir kentin firmasi tarih boyu gelip almamıştır" 20 MİLLETVEKİLİ DEVREYE GİRMELİ Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de B bus hakkında şu açıklamayı yapmıştı: " B BUS ile ilgili arzumuz; Büyükşehir Belediyesi'nin önümüzdeki süreçte ihalesi yapılacak olan havaalanındaki konunun sorun olmaktan çıkıp Bursa Büyükşehir Belediyesi ile sözleşmenin devam etmesini talep ediyoruz. Milletvekillerimizden özellikle istiyorum. 20 milletvekilimizin de duyarlılık göstererek B BUS uygulamasını Sabiha Gökçen'e taşımasını istiyoruz. Başka bir firmaya verilirse o zaman havalimanına girişler daha pahalı olacak. Biz fiyat regülasyonu sağlıyoruz. B BUS'un gündemde kalkmasını istiyoruz. Biz talibiz aynı anlayışla Sabiha Gökçen'e Bursalıları ekonomik taşıma arzusundayız"

“Şehit yakınları, gaziler ve askeri personelin özlük hakları gecikemez” Haber

“Şehit yakınları, gaziler ve askeri personelin özlük hakları gecikemez”

Altaca Kayışoğlu, “Burada, bu ülkenin dört bir yanındaki subay, astsubay, yedek subay, emekli askerî görevliler, gaziler ve şehit yakınlarının sessiz çığlığını dile getirmek için bulunuyorum. Hafta sonu Bursa’da TEMAD’ın yeni şube açılışı vardı ve Türkiye’nin birçok ilinden gelen gazilerimiz, şehit yakınlarımız ve TEMAD temsilcileri görüşülecek bütçeden beklentilerini özellikle ifade ettiler. Ben de onların sesi olmak için söz aldım” dedi. Altaca Kayışoğlu, şehit yakınları ve gazilerin taleplerinin siyasi değil, devletin temel sorumluluğu olduğunun altını çizerek, “Onlar ömürlerini bu ülkenin huzuru ve güvenliği için harcamışlardır. Bu nedenle eksik bırakılan taleplerinin artık karşılanması ve bir sonraki görüşmelere taşınmaması gerekir” ifadelerini kullandı. “ASKERİ HASTANELERİN VE OKULLARIN KAPATILMASI BÜYÜK HATA” Askerî hastanelerin ve okulların kapatılmasının büyük bir hata olduğunu defalarca dile getirdiklerini söyleyen Altaca Kayışoğlu, “Yılların birikimi ve devletin kurumsal hafızası AKP iktidarında maceralara sürüklendi. 32 askerî hastanenin kapatılması sadece binaların kapanması değil, harp cerrahisi ve askerî sağlık altyapısının ortadan kaldırılması anlamına gelmiştir. Bunun bedelini Mehmetçik ödedi” dedi. Altaca Kayışoğlu, gazilerin ve şehit yakınlarının hâlâ çözülmeyi bekleyen birçok hakkı olduğunu belirterek, “Sağlık ve rehabilitasyon hizmetleri, istihdam, tazminatlar, emekli maaşları ve hak statüsü konularındaki eksiklikler sürüyor. Vefa sadece manşetlere atılıyor; vaatler ise mevzuatta karşılığını bulmuyor” diye konuştu. Emekli astsubayların yıllardır haksızlığa uğradığını vurgulayan Altaca Kayışoğlu, görev ve makam tazminatları, intibak düzenlemeleri ve emeklilik haklarının artık hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. “HUKUK VE ORDU MİLLETİN ORTAK GÜVENLİK TEMİNATIDIR” Görevdeki personelin ekonomik koşullarda ciddi zorluklar yaşadığını belirten Altaca Kayışoğlu, “Bu yüksek enflasyon döneminde askerî personel insan onuruna yakışır bir gelir elde edemez hâle geldi. Çalışma koşulları ve maaşlar acilen iyileştirilmelidir” dedi. Son olarak subay yemini eden teğmenlerin ihraç edilmesine değinen Altaca Kayışoğlu, “Bu karar hepimizin vicdanını sarsmıştır. Orduya siyasetin karışmaması gerekir. Hukuk ve ordu, milletin ortak güvenlik teminatıdır; gerçek anlamda millî olması için siyasetten tamamen arındırılmalıdır” ifadelerini kullandı.

2025 bütçesi için 1,9 trilyon lira açık tahmini Haber

2025 bütçesi için 1,9 trilyon lira açık tahmini

2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2023 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'ne ilişkin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda sunum yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, detaylı açıklamalarda bulundu. Bütçe giderlerinin 2023'te 6 trilyon 588 milyar lira, bütçe gelirlerinin 5 trilyon 208 milyar lira, bütçe açığının 1 trilyon 380 milyar lira ve faiz dışı açığın 706 milyar lira olduğunu söyleyen Yılmaz, bütçe açığının GSYH'ye oranının yüzde 5,2 olduğunu belirtti. Yılmaz, 2022'ye göre 2023 yılında bütçe açığının yükselmesinde 960 milyar liralık deprem harcamalarının etkili olduğunu aktararak deprem harcamaları hariç bütçe açığının GSYH'ye oranının yüzde 1,6 olarak gerçekleştiğini ifade etti. Harcamaları detaylandıran Yılmaz, "Yüzde 49,1'inin cari transferler ve sermaye transferlerinden, yüzde 22,9'unun personel giderleri ve sosyal güvenlik devlet primi giderlerinden, yüzde 10,2'sinin faiz giderlerinden, yüzde 8,3'ünün sermaye giderlerinden, yüzde 6,9'unun mal ve hizmet alım giderlerinden, yüzde 2,6'sının borç verme giderlerinden oluştuğu görülmektedir." dedi. 2024'te merkezi yönetim bütçe giderlerinin 11 trilyon 213 milyar lira, merkezi yönetim bütçe gelirlerinin 9 trilyon 65 milyar lira, bütçe açığının 2 trilyon 148 milyar lira, faiz dışı açığın 851 milyar lira olarak gerçekleşmesini tahmin ettiklerini kaydeden Yılmaz, 2024 yıl sonu bütçe açığının milli gelire oranını ise yüzde 4,9 olarak öngördüklerini söyledi. Bütçe giderlerinin dağılımına ilişkin Yılmaz, 2024'te personel giderlerinin 2 trilyon 678 milyar lira, sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi giderlerinin 333 milyar lira, mal ve hizmet alım giderlerinin 773 milyar lira, cari transferlerin 4 trilyon 11 milyar lira, sermaye giderlerinin 1 trilyon 93 milyar lira, sermaye transferlerinin 724 milyar lira, borç verme giderlerinin 303 milyar lira, faiz giderlerinin 1 trilyon 298 milyar lira olmak üzere bütçe giderlerinin başlangıç ödeneğine göre 124,1 milyar lira artışla toplam 11 trilyon 213,1 milyar lira olarak gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti. 2024 yılında vergi gelirlerinin yaklaşık 7 trilyon 605 milyar lira, vergi dışı gelirlerin ise yaklaşık 1 trilyon 459 milyar lira olacağını öngördüklerini anlatan Yılmaz, şunları kaydetti: "2025 yılı Merkezi Yönetim Bütçesinde bütçe giderlerinin 14 trilyon 731 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 12 trilyon 800 milyar lira olacağını öngörmekteyiz. Hükümetlerimiz döneminde bir taraftan mali disipline kararlılıkla devam ederken, diğer taraftan da bütçeyi faiz bütçesi olmaktan çıkararak hizmet bütçesi haline getirdik. 2002 yılında milli gelire oranla yüzde 14,3 olan faiz giderlerini oldukça düşük seviyelere indirdik. Nitekim, 2025 yılı bütçesinde faiz giderlerinin yüzde 3,2 seviyesinde olmasını öngörmekteyiz. Bütçeden 2023'te depremlerin yol açtığı hasarların bertaraf edilmesi amacıyla 960 milyar lira harcama gerçekleştirdik. 2024 yılında 1 trilyon 28 milyar lira tutarında deprem harcaması yapılacağını öngördük. 2025 yılı bütçemizde afet risklerinin azaltılması, depremlerin yol açtığı hasarların süratle giderilmesi ve deprem bölgesinde yaşayan vatandaşlarımızın ihtiyaçları ve depreme dayanıklı şehirlerin inşası için toplam 584 milyar lira kaynak ayırıyoruz. Devletimiz tüm yetkilileri ve kurumlarıyla, deprem bölgesindeki hayatın süratle normale dönmesi için çalışmalarına aralıksız bir şekilde devam etmektedir." Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2025 yılı bütçe ödeneklerinin ekonomik sınıflandırmaya göre dağılımını ise "Personel giderleri için toplam 3 trilyon 911 milyar lira, mal ve hizmet alım giderleri 1 trilyon 24 milyar lira, cari transferler 5 trilyon 813 milyar lira, sermaye giderleri 1 trilyon 102 milyar lira, sermaye transferleri 338 milyar lira, borç verme giderleri 306 milyar lira, yedek ödenekler 287 milyar lira, faiz giderleri ise 1 trilyon 950 milyar liradır." diyerek aktardı. 2025 yılında merkezi yönetim bütçe gelirlerinin 2024'te gerçekleşme tahminlerine göre yüzde 41,2 artışla 12 trilyon 800 milyar liraya, vergi gelirlerinin ise yüzde 46,5 oranında artarak 11 trilyon 139 milyar liraya ulaşacağını tahmin ettiklerini belirten Yılmaz, bütçe gelirlerinin alt kalemlerinin dağılımına ilişkin, "Gelir vergisi 2 trilyon 130 milyar lira, kurumlar vergisi 1 trilyon 637 milyar lira, katma değer vergisi 3 trilyon 599 milyar lira, özel tüketim vergisi 2 trilyon 121 milyar lira, diğer vergi gelirleri 1 trilyon 652 milyar lira, vergi dışı gelirlerin 1 trilyon 662 milyar liradır." değerlendirmesini yaptı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.