SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gençler

Söz Bursa - Gençler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gençler haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Palandöken: Çıraklık çocuk işçiliği değil mesleki eğitimdir Haber

Palandöken: Çıraklık çocuk işçiliği değil mesleki eğitimdir

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Çıraklık çocuk işçiliği değil, mesleki eğitimdir" dedi. Okulların kapanmasıyla birlikte başlayan yaz tatilinin verimli değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Okullar artık tatil oldu. Bu yaz tatilini çocuklarımız değerlendirirken hemen semtinizdeki en yakın, heveslendiği bir meslek dalında; elektrik, elektronik artık hangi mesleği çok seviyorsa, el becerilerini geliştirmesi için hemen çocuğunuzu o iş yeriyle temas ettirin. Yani bu çıraklık değil. Yarın hangi üniversiteyi bitirirse bitirsin, el becerileri olan, el becerisi gelişmiş, kendi işini kendi yapabilen ve beşeri münasebet kazanabilen bir birey olması için bu çok önemli" diye konuştu. "MAHALLEDEKİ ESNAF İŞLETMELERİ GENÇLER İÇİN OKUL NİTELİĞİNDE" Gençlerin meslek sahibi olmasının en sağlam yolunun, Ahilik kültürünün temelini oluşturan usta-çırak ilişkisinin yeniden güçlendirilmesi olduğunu vurgulayan Palandöken, "Bildiğimiz gibi en çok korktuğumuz şey, çocuklarımızın sokakta kötü alışkanlıklara yönelmesidir. Amaç, bunun önüne geçmektir. Belirli bir iş yerinde, giriş-çıkış saatleri belli olacak şekilde, sadece bu yaz tatilini değerlendirme amaçlı bulunmaları çok önemlidir. Dünyada 138 milyon çocuğun çıraklık ve çocuk işçiliğiyle ilgili olduğu, UNICEF'in yaptığı tespitlerde yer alıyor. Bunu birbirinden ayırmak lazım. Çocuklarımızın sadece bizim bildiğimiz, tanıdığımız insanların yanında Ahilik kültürüyle beşeri münasebetlerini geliştirmesi ve el becerileri kazanması çok gerekli. Böylelikle çocuklarımız bu yaz tatilini güvenli bir ortamda değerlendirirse çok faydalı olur. Kendileri için hayatın herhangi bir alanında, meslekleri ne olursa olsun, ana tecrübeleri, el becerileri ve bir maharetlerinin olması açısından bu çok önemlidir. Bu bir resim atölyesinde de olabilir. Yine Ahilik geleneği ve kültürüne uygun meslek dallarında da olabilir. Bunu çıraklıkla ayırt etmek lazım. Bu, meslek öğrenmek için iyi bir fırsattır" şeklinde konuştu.

Gençliği yutan dipsiz kuyu: Sanal kumar alarm veriyor! Haber

Gençliği yutan dipsiz kuyu: Sanal kumar alarm veriyor!

Akıllı telefonlar ve dijital platformlar üzerinden birkaç saniyede ulaşılabilen sanal bahis ve kumar uygulamaları, gençler arasında giderek büyüyen bir bağımlılık sorununa dönüşüyor. Uzmanlar, özellikle ekonomik kaygılar ve kısa yoldan kazanç elde etme isteğinin gençleri bu platformlara yönelttiğini belirtirken, başlangıçta sunulan küçük kazançların bağımlılık döngüsünü tetiklediğine dikkat çekiyor. Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, gençler arasında sanal bahis ve kumarın alarm verici boyutlara ulaştığını söyledi. Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu'nda konuşan Ögel, sanal kumarın Türkiye'de en hızlı yayılan bağımlılık türlerinden biri haline geldiğini söyledi. Kumarın artık yalnızca fiziksel mekânlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Ögel, cep telefonları aracılığıyla günün her saatinde erişilebilen dijital platformların riski katladığını ifade ederek, "Sanal kumar yeni neslin karşı karşıya olduğu en önemli bağımlılık alanlarından biri haline geldi. Bu yolla düzenli para kazanmak mümkün değil. Buna rağmen gençler bir kez başladığında kendilerini durdurmakta ciddi güçlük yaşıyor" dedi. Uzmanlara göre, sanal bahis sitelerinin en tehlikeli yönlerinden biri ise kullanıcıyı sisteme bağlamak için kullandıkları yöntemler. Renkli tasarımlar, anlık bildirimler ve hızlı geri dönüş mekanizmalarıyla dikkat çeken platformların özellikle ilk aşamada kazandırarak güven oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Ögel, "Bir kez kazanan kişi kaybetmeye başladığında da oyunda kalmayı sürdürüyor. Çünkü kayıplarını geri kazanabileceğine inanıyor. Asıl tuzak da burada başlıyor" ifadelerini kullandı. ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI Ögel, ailelerin çocuklarında ortaya çıkan davranış değişikliklerini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurgulayarak, "Harcama alışkanlıklarında ani değişimler, sosyal çevreden uzaklaşma, okul başarısında düşüş ve dijital cihazlarla geçirilen sürenin artması önemli işaretler arasında yer alıyor. Bağımlılığı anlamanın en etkili yolu çocukla sağlıklı iletişim kurmaktır. Ergenlik dönemine ait davranışlarla bağımlılık belirtilerini ayırt etmek ancak güçlü bir iletişimle mümkündür" dedi. Uzmanlar, sanal kumarın yalnızca ekonomik kayıplara yol açmadığını; aile ilişkilerinden eğitim hayatına, ruh sağlığından sosyal yaşama kadar birçok alanda kalıcı sorunlara neden olabileceğini belirtiyor. Bu nedenle sanal bahis ve kumarın, dijital çağın en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. BAĞIMLILIK BİR BEYİN HASTALIĞI Klinik Psikolog Yusuf Babacan da bağımlılığın irade sorunu değil, bir beyin hastalığı olduğunu ve tedavi edilmediğinde her geçen gün şiddetlenen patolojik bir duruma evrildiğini belurterek, "Bağımlılık kamuoyunda bir nefis mücadelesi gibi algılanıyor. Oysa bağımlılık beynin bazı bölgelerinin işlevselliğini kaybetmesi anlamına geliyor. Beyin ödül merkezi ve kontrol merkezinden oluşur. Kontrol merkezindeki bozulma bağımlılığın gelişmesine neden oluyor. Kontrol merkezi devre dışı kaldığı için kişi kendisini frenleyemiyor. Beynin içsel frenleme sistemi devre dışı kalıyor" diye konuştu. Özellikle son dönemde gençler arasında kumar bağımlılığının hızlı geliştiğine dikkat çeken Babacan, online bahis sisteminin ve kumarın gençleri hedef aldığına işaret etti. Erişimin kolaylaşmasının bağımlılığın gelişip sürdürülmesine katkıda bulunduğunu ifade eden Babacan, gençlerin başlangıçta can sıkıntısı, keyiflenmek ama en önemlisi kısa yoldan zengin olma dürtüsü ile kumara başladığını ifade etti. Kumarın sonu olmayan ekonomik bir bataklık olduğuna dikkat çeken Babacan sözlerini şöyle sürdürdü: "Kısa yoldan köşeyi dönme, emek harcamadan zengin olma hayali bu davranışı başlatıyor, sonra kazanıp-kaybedip bunu devam ettiriyorlar. Zengin olma fantezisi onları dipsiz bir kuyuya çekerek, ailelerinin de iflasına sebep oluyor. Çünkü gençler kumar borçlarını ailelerine ödetmeye çalışıyor. Unutulmamalıdır ki, bağımlılık kronik bir hastalık ve tedavi edilmediğinde her geçen gün şiddetlenen patolojik bir duruma evriliyor".

Palandöken uyardı: Bir düğünün maliyeti 1,5 milyon TL! Haber

Palandöken uyardı: Bir düğünün maliyeti 1,5 milyon TL!

Gençlerin ekonomik gerekçelerle evlilik kararını geciktirdiğini ve nüfusun yaşlandığını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Düğün sezonu başlıyor. Esnaf hareketli, mobilyacısından çiçekçiye, billuriyeciden tuhafiyecisine, taksicisinden konvoy araçlarına kadar herkes hazırlığını yapıyor. Ancak şimdi hem nüfus yaşlanıyor, hem evlilik yaşları geciktiriliyor. Genç nüfusun artması için tedbirler alınmalı" dedi. Ekonomik sebepler dolayısıyla düğünlerin artık boyut değiştirdiğine dikkati çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Şimdi düğünler oda düğününe döndü. Ya belediyeye gidiliyor veyahut işte 8-10 tane arkadaşıyla bir kafede nikah kıyarak istedikleri evlilik akdi yerine getiriliyor. Çünkü bir düğünün maliyeti 1-1,5 milyon lira yemekli düğünler. Diğer düğünlerde de maliyet üç aşağı beş yukarı. Dolayısıyla artık salon düğünleri, salon işletmecileri dünya kadar masrafla yapmış oldukları o salonları artık atıl. Bu sene 10 tane düğün alırsak çok şükür diyor. Artık kimisi diyor evinde kimisi belediyede nikah salonunda bu işleri bitiriyor. Eski düğünler yok" diye konuştu. "GENÇLERE DÜĞÜN VE KONUT TEŞVİKİ İÇİN YENİ MODELLER GEREKLİ" Gençlerin evlenmesi ve genç nüfusun artması için tedbirler alınması gerektiğini söyleyen Palandöken, " 550 bin çiftimizin bu yıl evlenmesini bekliyorduk. Ülkemizde yaşlanan nüfus gençlerin evlenmediği süreç içerisinde de o nüfusun gençleşmesi tek medarı iftarımız ülkemizdeki genç nüfus oluşumunda çöküşü var. Bunun için 2-3 tane tedbir yeterli olacak. Bir, bu evliliğe teşvik için özellikle en korktukları şey kira. Aldığım maaş kiraya yetmiyor ben nasıl evleneyim. İşte onun için evvela konutlarda gençler için bir kontenjan ayrılması lazım. Bunlar evlenecek çiftlere tahsis edilecek hem genç nüfusun evlenmesine teşvik olacak. İkincisi mobilya sektörü olsun ağaç sektörü olsun bunlara promosyon olarak. Bu ülkemizin dinamizmi için gerekli. Yani bu gençler evlenmediği sürece nüfus gençleşmeyecek" şeklinde konuştu. "EVLİLİK MÜESSESESİ BİRLİĞİN VE YUVA KURMANIN SEMBOLÜDÜR" Evlenecek çiftlere sahip çıkılması çağrısında bulunan Palandöken, "Aile bütünlüğünün korunması için Aile Bakanlığı'na da aynı şekilde görevler düşüyor. Verilen teşvikler, verilen destekler böyle 50-100 bin lirayla hiçbir şey olmadığını, sadece arkadaş yemeğine gidecek parayla insanların cesareti olmuyor. Onun için gençlerimize sahip çıkmamız için. Birincisi tabi devletimizin bunlara tanıyacağı promosyonlar veyahut bunların geleceğiyle ilgili konutlar. Yoksa ülkemizdeki bu sıkıntı günden güne çok kötü boyutlara ulaşacak. Çünkü evlilik müessesesi biliyorsun birliğin, beraberliğin, yuva kurmanın yuvası. Herkesin, her gencin buna hakkı var" ifadelerini kullandı.

Başkan Oktay Yılmaz’dan davet: "Yıldırım’ı teknoloji merkezi haline getireceğiz" Haber

Başkan Oktay Yılmaz’dan davet: "Yıldırım’ı teknoloji merkezi haline getireceğiz"

Yıldırım Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın 107’nci yıl dönümünü teknoloji ve bilimle harmanlanan özel bir festivalle kutlayacak. Yıldırım Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları kapsamında 2. Bursa Gençlik ve Teknoloji Festivali’ne ev sahipliği yapacak. “Geleceği Yakala” sloganıyla 16-17 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek festival, gençleri teknoloji ve bilimle buluşturacak. Yıldırım Belediyesi Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirilecek festivalde gençler; teknoloji, bilim, spor ve eğlence dolu iki gün yaşayacak. Festival kapsamında; insansız hava araçlarından yazılım teknolojilerine, sanal gerçeklikten geleneksel Türk sporlarına kadar çok sayıda etkinlik düzenlenecek. Gençler ayrıca söyleşiler, yarışmalar ve interaktif deneyim alanlarıyla hem eğlenecek hem de yeni teknolojileri yakından tanıma fırsatı bulacak. Eski milli futbolcu Semih Şentürk festival kapsamında gençlerle söyleşide buluşacak, yazar ve radyocu Ceyhun Yılmaz da stand-up gösterisiyle etkinliğe renk katacak. GENÇLERİN YANINDAYIZ Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, gençlere yönelik projeleri önemsediklerini belirtti. Başkan Yılmaz, “Gençler bizim en büyük gücümüz ve geleceğimizin teminatıdır. Bu düşünceyle ilçemize kütüphaneler, spor tesisleri, gençlik merkezleri kazandırdık. Yıldırım’da sadece fiziki yatırımlar gerçekleştirmiyoruz, aynı zamanda gençlerimizin bilimle, teknolojiyle, sanatla ve sporla iç içe büyümesi için gayret gösteriyoruz. Ülkemizin ve milletimizin yarınlarını şekillendirecek, Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek bir nesil yetişmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Yıldırım’ı gençliğin, bilimin ve teknolojinin merkezi haline getirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Tüm gençlerimizi 16-17 Mayıs tarihleri arasında düzenleyeceğimiz ‘Bursa Gençlik ve Teknoloji Festivali’ne davet ediyorum” dedi.

Otizmin "Şifresi" Bursa'daki bu kabinde çözüldü! Haber

Otizmin "Şifresi" Bursa'daki bu kabinde çözüldü!

Bursa’da otizmli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorluklar, dikkat çeken bir çalışmayla gözler önüne serildi. Özel olarak hazırlanan bir kabine giren gençler, farklı çevresel uyarılar eşliğinde alışveriş yapmaya çalışarak özel gereksinimli bireylerle empati kurdu. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubu ve BURFAŞ tarafından Dünya Otizm Farkındalık Günü ve Otizm Farkındalık Ayı kapsamında ‘Bir Anlığına Benim Dünyam’ etkinliği düzenlendi. Otizmli bireylerin çevresel etkiler nedeniyle karşılaştıkları zorluklara, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde özel olarak hazırlanan farkındalık kabiniyle dikkat çekildi. Etkinliğe katılan klinik psikolog, psikolog ve psikoloji öğrencileri, kabin içerisinde kulaklık, gözlük ve eldiven takarak otistik bireylerin yüksek ses, ışık ve dokunmaya karşı hissettikleri zorlukları deneyimledi. 4 dakika boyunca dış etkenlere maruz kalan gençler, özel gereksinimli bireylerin sosyal hayatta yaşadığı sıkıntıları daha iyi anladı. “HAYATLARINI KOLAYLAŞTIRMAK HEPİMİZİN SORUMLULUĞU” Bursa Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubu Temsilcisi Furkan Özaltolmaz, Dünya Otizm Farkındalık Günü ve Otizm Farkındalık Ayı kapsamında farklı bir etkinliğe ev sahipliği yaptıklarını söyledi. Hazırladıkları kabinle otizmlilerin günlük hayatta karşılaştıkları duyusal zorluklara dikkat çekmeyi amaçladıklarını belirten Özaltolmaz, deneyim temelli farkındalık çalışmasının Türkiye’de ve Bursa’da ilk kez yapıldığını dile getirdi. Otizmlilerin her gün diğer insanların kurduğu dünyada dış etkenlere maruz kaldığını anlatan Özaltolmaz, “Otizmli bireylerin hayatın tam içinde, her yaşta yanımızda olduklarını unutmamalıyız. Onların sesleri ve dokunuşları bizden çok daha farklı hissettiğini unutmamalıyız. Hayatlarını kolaylaştırmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Deneyim temelli çalışmamızı, 17 ilçeye de taşıyacağız. Dünyayı onların gözünden görmeli, engelleri birlikte aşmalıyız” dedi. Kabine girerek deneyim yaşayan gençler ise, otizmlilerin yaşadıkları zorlukları yakından görme imkanı bulduklarını ifade etti. Dikkat ve seçiciliğin azaldığını ve zorlandıklarını söyleyen gençler, deneyim sonucunda otizmli bireyleri daha iyi anladıklarını belirtti.

Kahve severlere "4 Fincan" uyarısı: Kalbinizi yormayın! Haber

Kahve severlere "4 Fincan" uyarısı: Kalbinizi yormayın!

En çok tüketilen içeceklerden olan kahvenin kalp sağlığına etkilerine yönelik konuşan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, "Gençler arasında giderek yaygınlaşmakta. Hem ülkemizde hem dünya genelinde en sık tüketilen içecek durumuna gelmekte. 4 fincan ve üzeri kahve tüketimi artık kafeine bağlı olumsuz etkileri beraberinde getirebiliyor. Bunlar genellikle nabız artışı, tansiyonda ani yükseliş, kaygı hali oluşturabilir. Yeni nesil kahvecilerdeki kahveler fazla miktarda şeker, şurup içerebilmekte, olumsuz etkiler göz önünde bulundurulmalı" dedi. Her gün milyonlarca kişinin tükettiği kahve, çay gibi ürünlerde bulunan kafeinin kalp sağlığına etkilerine ilişkin bilgi veren uzmanlar uyarıyor. Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci de kafeinin hem olumlu hem olumsuz etkileri olabildiğini söyledi. Günde 4 fincan ve üzeri kahve tüketiminin olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirten Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, kalp sağlığının korunması için yapılması gerekenleri sıraladı. "NABIZ ARTIŞI, TANSİYONDA ANİ YÜKSELİŞ, KAYGI OLUŞTURABİLİR" ‘Kafein şu anda dünya genelinde çok tüketilen içeceklerin içerisinde bulunan temel bileşen, çalışmaların devam ettiği bir molekül’ diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, "Kafein tüketiminin hem olumlu hem olumsuz etkileri var. Mevcut veriler ışığında söylenebilecek olan kafein tüketiminin genel olarak hafif orta düzeyde güvenli olduğu, hatta bazı kardiyak ve metabolik açılardan koruyucu etkilerinin de olduğu yönünde. Yüksek dozda tüketiminin kalp krizini arttırdığını gösteren çalışmalar olduğu gibi sağlıklı bireylerde orta düzeyde tüketimin koruyucu olduğunu gösteren çalışmalar da var. Bu konu halen araştırma aşamasında. 4 fincan ve üzeri kahve tüketimi artık kafeine bağlı olumsuz etkileri beraberinde getirebiliyor. Genel olarak nabız artışı, düzensiz ritim olabilir. Tansiyonda ani yükselişe neden olabilir, sinirlilik hali, kaygı oluşturabilir. Özellikle öğleden sonra fazla tüketiminde uykuyu olumsuz yönde etkileyebilir, kalp dışı etkileri; kalsiyum emilimini bozarak kemik erimesine neden olabilir. Gebeler bu açıdan riskli diyebiliriz, yüksek dozda tüketim erken doğum ya da bebekte gelişme geriliğine neden olabiliyor bu açıdan da dikkatli olmak gerekir" dedi. "YENİ NESİL KAHVECİLERDEKİ KAHVELER FAZLA MİKTARDA ŞEKER, ŞURUP İÇEREBİLMEKTE" ‘Kafein tüketim deyince ilki başta çay kahve tüketimi akla gelmekte’ diyen Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, "Ama yüksek dozda kafein içeren enerji içecekleri mevcut. Enerji içeceklerinin kalp damar sağlığı açısından olumsuz etkileri giderek daha fazla ortaya çıkmakta. Sağlıklı bireylerde dahi enerji içeceği tüketimi sonrası önemli ritim bozuklukları, tansiyon yüksekliği, kalp krizinin tetiklenmesi gibi durumlar ortaya çıkabilmekte. Kafeinin etkileri açısından bireysel farklılıklar olduğunu söyleyebiliriz. Kafeini metabolize eden enzimdeki bireysel değişikliklerden kaynaklanıyor. Kahve tüketimi özellikle gençler arasında giderek yaygınlaşmakta. Hem ülkemizde hem dünya genelinde en sık tüketilen içecek durumuna gelmekte. Yeni nesil kahvecilerde mevcut olan kahveler fazla miktarda şeker, şurup içerebilmekte. Bunlara bağlı fazla şeker alımının getirdiği olumsuz etkiler de yine göz önünde bulundurulmalı. Kalp hastaları için şuan ki veriler ışığında orta düzeyde tüketim güvenilir gözükmekte. Kalp damar sağlığı dediğimiz zaman en temel 2 nokta; sağlıklı beslenme ve fiziksel egzersiz. Akdeniz tipi beslenme, bitkisel ağırlıklı bir beslenmeyi kast ediyoruz. Doymuş yağ asitleri yerine doymamış yağ asitlerinin tercih edilmesi, işlenmiş etin minimum oranda tüketilmesi, bunun yerine balık tüketiminin haftada en az 1 gün olacak şekilde desteklenmesi önerilmekte. Tuz ve şeker tüketimini mümkün olduğunca kısıtlamak ve yine fazla alkol tüketimine dikkat etmek vurgulanması gereken noktalar. Sigaranın bırakılması, mental sağlık, stres yönetimi de kalp sağlığı açısından önemli noktalar" şeklinde konuştu.

Bursa’da "Beyaz Veda": Muhsin Yazıcıoğlu unutulmadı! Haber

Bursa’da "Beyaz Veda": Muhsin Yazıcıoğlu unutulmadı!

Bursa’da, anlamı derin ve duygu yüklü bir anma programı gerçekleştirildi. ANDA Arama Kurtarma ekibinin öncülüğünde düzenlenen “Beyaz Veda” programında, Muhsin Yazıcıoğlu rahmet, özlem ve büyük bir saygıyla anıldı. Programa yoğun katılım sağlanırken, ortaya çıkan atmosfer katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Etkinlik, Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesinde düzenlendi. Salonun tamamen dolduğu programda farklı yaş gruplarından çok sayıda vatandaş, akademisyen, sivil toplum temsilcisi ve gençler bir araya geldi. Programın açılışında Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Ardından Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını, siyasi mücadelesini ve halk nezdindeki yerini anlatan video gösterimi yapıldı. Gösterim sırasında salonda duygusal anlar yaşanırken, birçok katılımcının gözyaşlarını tutamadığı görüldü. Program kapsamında söz alan Hasan Bayraktar ve davanın avukatı Veysel Aşkın, yaptıkları konuşmalarda Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatından kesitler sundu. Konuşmalarda, onun siyasi duruşunun ötesinde bir karaktere sahip olduğu, dürüstlüğü, cesareti ve ilkeleriyle Türk siyasetinde iz bırakan bir lider olduğu vurgulandı. Ayrıca Yazıcıoğlu’nun vefatının ardından yürütülen süreçlere de değinilerek, adalet arayışının hâlâ sürdüğü ifade edildi. Konuşmacılar, Muhsin Yazıcıoğlu’nun “dik duruşu”, “millete olan bağlılığı” ve “inançlarından taviz vermeyen karakteri” ile hafızalarda yer ettiğini dile getirirken, bu mirasın gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti. Program boyunca sık sık “vefa” ve “unutmamak” kavramları ön plana çıktı. “Beyaz Veda” ismi ise programın ruhunu en iyi şekilde yansıtan ifade olarak öne çıktı. Temiz, lekesiz ve sarsılmaz bir bağlılığı simgeleyen bu başlık, katılımcıların duygularıyla bütünleşti. Salonda hâkim olan atmosfer, bir anma programının ötesinde; ortak bir hafızanın, ortak bir duygunun ve ortak bir bağlılığın yansıması oldu. Program süresince zaman zaman derin bir sessizlik hâkim olurken, zaman zaman alkışlar ve dualar yükseldi. Katılımcılar, her konuşmayı dikkatle dinlerken, anma boyunca saygı ve hüzün iç içe geçti. Etkinliğin sonunda katılımcılara lokma ikramında bulunuldu. Program, katılımcıların duygu dolu anlarla salondan ayrılmasıyla sona erdi.

O mahalle ismi değişiyor! Gençler isyan etmişti... Haber

O mahalle ismi değişiyor! Gençler isyan etmişti...

Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı 125 yıllık Döllük Mahallesi’nin isminin değiştirilmesi için resmi süreç başlatıldı. Mahalle Muhtarı Hasan Karaduman, mahalle sakinlerinden gelen talepler doğrultusunda isim değişikliği için Mustafakemalpaşa Belediyesi’ne başvuruda bulunduklarını açıkladı. Mahalle isminin özellikle gençler tarafından sıkça eleştirildiğini belirten Karaduman, mevcut ismin farklı anlamlara çekilebildiğini ve bu durumun zaman zaman rahatsızlığa neden olduğunu söyledi. Karaduman, mahalle sakinlerinin özellikle şehir dışından gelen kişilere mahalle adını söylerken olumsuz tepkilerle karşılaştığını ifade etti. İsim değişikliği konusunda "Kafkas Mahallesi" ismi üzerinde durduklarını belirten Karaduman, sürecin resmi olarak başlatıldığını dile getirdi. Sürecin işleyişi hakkında da bilgi veren Karaduman, "Öncelikle talebimiz belediye meclisinde görüşülecek. Meclisten olumlu karar çıkması halinde dosya kaymakamlığa iletilecek, ardından valiliğin onayına sunulacak. Tüm bu süreçlerin tamamlanmasıyla birlikte mahallemizin yeni ismi resmiyet kazanacak" dedi. İsim değişikliğinin idari prosedürlere bağlı olarak birkaç aşamada tamamlanacağını belirten Karaduman, ilgili kurumların onaylarının sürecin en önemli kısmını oluşturduğunu vurguladı. Döllük Mahallesi’nde başlatılan isim değişikliği girişiminin ardından gözler belediye meclisinden çıkacak karara çevrilirken, mahalle sakinleri sürecin sonucunu merakla bekliyor. İsim değişikliği talebinin kabul edilmesi halinde Döllük Mahallesi’nin yeni adı Kafkas Mahallesi olacak.

İnegöl’de gençliğe dev yatırım: 80 okula 700 bin TL’lik spor desteği! Haber

İnegöl’de gençliğe dev yatırım: 80 okula 700 bin TL’lik spor desteği!

İnegöl Belediyesi, 9. Okullar Arası Spor Festivaline katılan 80 okula toplam 700 bin TL değerinde spor malzemesi desteği gerçekleştirdi. Spor malzemeleri, bugün düzenlenen törenle okullara teslim edildi. İnegöl’de gençler ve öğrenciler adına hayata geçirdiği uygulamalarla dikkat çeken İnegöl Belediyesi, 2026 yılını Gençlik Yılı ilan etmişti. Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde bu yıl 9’uncusu düzenlenen Okullar Arası Spor Festivali de Gençlik Yılı kapsamında gerçekleştirilirken, Şubat ayında başlayan festival tüm coşku ve heyecanıyla sürüyor. 14 branşta 80 okulun 619 takım ile katıldığı ve toplamda 4.046 öğrencinin yer aldığı spor festivali kapsamında, İnegöl Belediyesi okullara spor malzemesi desteği verileceğini de duyurmuştu. Ramazan ayında spor müsabakalarına ara verildiği dönemde, bugün düzenlenen törenle 80 okula toplam 700 bin TL tutarındaki spor malzemeleri düzenlenen törenle teslim edildi. İçerisinde 6 adet top (2 voleybol, 2 basketbol, 2 futbol) bulunan top çantası, 10 tane atlama ipi, 10 tane antrenman hunisi, 40 tane 4 renk antrenman çanağı ve 2 set antrenman yeleği bulunan spor malzemelerinin yanı sıra, HOBA projesi için alınan spor malzemelerini de yetkililere bu törende teslim edildi. GENÇLİK YILI HIZLI ŞEKİLDE BAŞLADI VE DEVAM EDİYOR İnegöl Belediye Spor Salonunda düzenlenen törende konuşan İnegöl İlçe Spor Müdürü Yusuf Şevki Yücel, “İnegöl Belediye Başkanımız öncülüğünde şehrimizde bu yıl Gençlik Yılı ilan edildi. Gençlik yılı hızlı şekilde de başladı ve devam ediyor. Yıllardır kapsamlı şekilde yapılan Spor Festivali için de Gençlik Spor Müdürü olarak kendilerine teşekkür ediyorum. Bugün dağıtımını yapmış olduğumuz spor malzemeleriyle de okullarımızda inşallah yeni sporcularımız, yeni şampiyonlarımız yetişecek” dedi. İNEGÖL’DE GÜÇLÜ BİR GENÇLİĞİMİZ VAR İnegöl Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin ise “Okullarımıza bu kadar kapsamlı şekilde malzeme alındığına ilk kez şahit oluyorum. Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum. Bu yıl 2026 Gençlik Yılı. Bu kapsamda İnegöl’ümüzde oldukça güçlü bir gençliğimiz var. Bunları iyi değerlendirebilme adına, mental ve fiziksel olarak her anlamda sağlıklı bireyler olması adına belediyemizle iş birliği içerisinde güzel çalışmalara imza attığımızı düşünüyorum” diye konuştu. İNEGÖL’ÜN GENÇ NÜFUS POTANSİYELİ BİZİ HEYECANLANDIRIYOR İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban da şehirdeki öğrencilere, gençlere sportif anlamda güzel imkanlar sağlayabilmek için altlık teşkil etmesi adına spor malzemelerini okullara teslim ettiklerini ifade ederek; “Bunlar sadece bir gösterge ama ben sonuç alacağımızı çok iyi biliyorum. Çünkü İnegöl’de çok iyi bir genç nüfus potansiyelimiz var. Bu bizi heyecanlandırıyor. Yine aynı şekilde bu potansiyel çalışan bir potansiyel. Bu da bizi daha da heyecanlandırıyor ve geleceğe dair umutlandırıyor. İnegöl’ün nesi meşhur dediklerinde, ben girişimci insanı meşhur diyorum. Dolayısıyla bu şehir bugün ortaya koyduğu tüm değerleri girişimci ruhla gerçekleştirdi. Bundan sonrası için de bunu biz sizlerle başaracağız” dedi. SİZLERE GÜVENİYORUZ Gençlere çağrıda da bulunan Başkan Taban, “Biz her gencimizin mutlaka fazlaca uğraş alanları olsun istiyoruz. Sportif branşlarda olsun, farklı alanlarda olsun. Dağcılıkla uğraşsın, basketbol, voleybol gibi çeşitli branşlarımız var bunlarla ilgilensinler. Kültür ve sanat anlamında mutlaka uğraş alanları olsun. Çünkü bunlar bizi geliştirmeye devam edecek işler. Bizler sizin çok daha özgüvenli olmanızı, cesaretli olmanızı istiyoruz. Biz sizlere güveniyoruz” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından okullara spor malzemeleri teslim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.