SON DAKİKA
Hava Durumu

#Genel Merkez

Söz Bursa - Genel Merkez haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Genel Merkez haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti’de Bursa’ya güven: Fuat Üçüncü’ye kritik görev Haber

Anahtar Parti’de Bursa’ya güven: Fuat Üçüncü’ye kritik görev

Anahtar Parti, teşkilat yapılanmasını güçlendirme ve siyasal iletişim alanında profesyonel bir dil inşa etme hedefi doğrultusunda önemli bir atamaya daha imza attı. Anahtar Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı Fuat Üçüncü, Genel Merkez kararıyla Siyasal İletişim ve Medya Ofisi (SİMO) Marmara Bölge Koordinatörü olarak görevlendirildi. Bu atama, yalnızca bir görev değişikliği değil; aynı zamanda Bursa teşkilatına duyulan güvenin ve verilen önemin açık bir göstergesi olarak yorumlandı. AĞIRALİOĞLU LİDERLİĞİNDE YÜKSELEN SİYASİ İRADE Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu liderliğinde kurulan ve henüz bir yıl gibi kısa bir sürede 105 bin üye sayısını aşan Anahtar Parti, kamuoyu yoklamalarında istikrarlı yükselişini sürdürürken, kurumsal yapılanmasını da eş zamanlı olarak güçlendiriyor. Parti yönetimi, siyasetin yalnızca söylemle değil; doğru iletişim, güçlü medya dili ve halkla doğrudan temasla yapılması gerektiği anlayışıyla hareket ediyor. Bu kapsamda hayata geçirilen Siyasal İletişim ve Medya Ofisi (SİMO) yapılanması, Türkiye genelinde stratejik bir organizasyon olarak şekillendiriliyor. BURSA’DAN MARMARA’YA UZANAN GÜVEN Bursa Tanıtım ve Medyadan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Fuat Üçüncü’nün, Marmara Bölgesi gibi siyasetin nabzının en yoğun attığı bir coğrafyada koordinatörlük görevine getirilmesi, Bursa teşkilatının ortaya koyduğu disiplinli ve etkili çalışmaların bir sonucu olarak değerlendirildi. Bursa İl Başkanı Fikret Aslan önderliğinde sahada aktif, kamuoyunda görünür ve teşkilat içi uyumu güçlü bir yapı oluşturan Bursa teşkilatı, bu atamayla birlikte Anahtar Parti’nin vitrini haline geldi. FUAT ÜÇÜNCÜ’DEN BURSA’YA NET MESAJ Görevlendirme sonrası değerlendirmelerde bulunan Fuat Üçüncü, Bursa’nın kendisi için yalnızca bir şehir değil, siyasi duruşunun temel taşı olduğunu vurgulayarak şu mesajı verdi: “Bu görev, şahsıma olduğu kadar Bursa teşkilatımıza duyulan güvenin bir ifadesidir. Bursa’da ürettiğimiz emeği, Marmara Bölgesi’ne taşıyacak; Anahtar Parti’nin temiz, kararlı ve halktan yana siyaset anlayışını güçlü bir iletişim diliyle anlatacağız.” Üçüncü, siyasal iletişimi bir propaganda aracı değil, milletle sahici bir bağ kurma zemini olarak gördüklerini de sözlerine ekledi. AĞIRALİOĞLU’NDAN BURSA TEŞKİLATINA GÜÇLÜ VURGU Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu’nun, Bursa teşkilatının çalışmalarını yakından takip ettiği ve bu görevlendirmeyle birlikte Bursa’nın Anahtar Parti’nin Marmara’daki lokomotiflerinden biri olacağı yönünde net bir irade ortaya koyduğu ifade edildi. Ağıralioğlu’nun, “Teşkilat disiplini, ahlaklı siyaset ve güçlü iletişim bir araya geldiğinde milletin umudu büyür” yaklaşımının, bu atamanın temel dayanağı olduğu belirtildi. KURUMSAL İLETİŞİMDE YENİ DÖNEM Anahtar Parti, SİMO yapılanmasıyla birlikte basın, medya ve halkla ilişkiler süreçlerini daha planlı, daha etkili ve daha kapsayıcı bir zemine oturtmayı hedefliyor. Marmara Bölgesi’nde bu süreci yönetecek olan Fuat Üçüncü’nün, sahadan gelen bir isim olması, parti içinde ayrıca önemseniyor. BURSA’NIN SİYASİ AĞIRLIĞI ARTIYOR Bu atama, Bursa’nın Anahtar Parti içindeki konumunu daha da güçlendirirken, kent siyasetinde de yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor. Parti kaynakları, Bursa’nın önümüzdeki süreçte hem söylem hem de organizasyon gücüyle daha görünür olacağını ifade ediyor.

İYİ Parti üst yönetimi şekillendi: Bursa’dan Toktaş, Türkoğlu, Erozan ve Küçük listede Haber

İYİ Parti üst yönetimi şekillendi: Bursa’dan Toktaş, Türkoğlu, Erozan ve Küçük listede

İYİ Parti’nin 4. Olağan Büyük Kurultayı, Bursa teşkilatı açısından önemli bir siyasi başarıya sahne oldu. Kurultayda yapılan seçimler sonucunda, Bursa’dan 4 isim Genel Merkez Üst Yönetimi’nde görev alarak parti içindeki ağırlığı bir kez daha ortaya konuldu. Kurultayda belirlenen 60 kişilik Genel İdare Kurulu (GİK) listesine, İYİ Parti Bursa Milletvekilleri Hasan Toktaş ve Selçuk Türkoğlu girdi. Daha önce Bursa Milletvekilliği görevinde bulunan Ahmet Erozan da yine GİK üyeleri arasında yer alarak üst yönetime Bursa adına katkı sunacak isimlerden biri oldu. Öte yandan, İznik geçmiş dönem İlçe Başkanlarından Avukat Mustafa Küçük de, Merkez Disiplin Kurulu (MDK) yedek listesine seçilerek Bursa’yı Genel Merkez düzeyinde temsil eden bir diğer isim oldu. BAŞKAN KAYA: “BURSA, KURULTAYDAN GÜÇLENEREK ÇIKMIŞTIR” İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, kurultay sonuçlarının Bursa teşkilatı adına gurur verici olduğunu vurguladı. Kaya yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: “Bursa’mızın, Genel Merkez üst yönetiminde dört güçlü isimle temsil edilmesi bizler için büyük bir onur ve sorumluluktur. Sayın Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu’na, il teşkilatımıza ve Bursa delegasyonumuza gösterdiği güven ve teveccüh için yürekten teşekkür ediyorum.” Kaya, Bursa teşkilatının kurultaya güçlü bir birliktelik ve yüksek motivasyonla katıldığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bursa olarak 4. Olağan Kurultayımızdan; başta iki milletvekilimiz olmak üzere GİK ve MDK’da görev alan 4 kıymetli yol arkadaşımız ve fedakâr delegasyonumuzla birlikte gurur duyarak ayrılıyoruz. Yeni çalışma döneminde, partimizin Genel Merkez nezdinde üstlendikleri görevlerde kendilerine üstün başarılar diliyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar.” Kurultay sonuçları, Bursa’nın İYİ Parti içindeki siyasal etkisinin ve örgütsel gücünün somut bir göstergesi olarak değerlendirilirken, yeni dönemde Bursa’nın parti politikalarının şekillenmesinde daha etkin bir rol üstleneceği yorumları yapıldı. Genel Merkez yönetiminde görev alan Bursa kökenli isimlerin, hem kentin sorunlarını hem de teşkilatın beklentilerini doğrudan karar alma mekanizmalarına taşıması bekleniyor. İYİ Parti’de başlayan yeni dönemin, Bursa teşkilatı açısından daha görünür, daha etkili ve daha belirleyici bir sürece kapı araladığı ifade ediliyor

Katılımevim ve Atış Yapı mağdurları genel merkez önünde eylemde: "Güvendik, mağdur olduk!" Haber

Katılımevim ve Atış Yapı mağdurları genel merkez önünde eylemde: "Güvendik, mağdur olduk!"

Bursa Odunluk'taki eski bir zincir market arazisi üzerinde Katılımevim ve Atış Yapı ortaklığıyla yürütülen projede mağdur edildiklerini iddia eden çok sayıda vatandaş, Katılımevim'in Ümraniye'deki genel merkez binası önünde gerçekleştirdikleri eylemde haklarını aradı. Seslerini duyurmaya çalışan vatandaşlar, "Satış ofislerinde birlikte sunumlar yapıldı. Vatandaşlara açıkça ‘Bu projede Katılımevim varsa güven vardır' algısı oluşturuldu" sözleriyle yaşanan mağduriyeti dile getirdi. Bursa'nın önemli lokasyonlarından biri olduğu öne sürülen Odunluk'taki eski bir zincir market arazisi üzerinde hayata geçirilmesi planlanan "Katılımevim" projesinde mağduriyet yaşadıklarını iddia eden vatandaşlar; Katılımevim'in İstanbul Ümraniye'de bulunan genel merkez binası önünde bir araya gelerek seslerini duyurmak için eylem yaptı. Katılımevim ve Atış Yapı ortaklığına güvenerek konut ve ticari alan satın aldıklarını ifade eden mağdurlar; konkordato sürecinin ardından tapularına ulaşamadıklarını ve ödedikleri bedellerin iade edilmediğini belirterek kamuoyuna çağrıda bulundu. "Yapılanlar bir cepten alıp diğer cebe koymaktan ibarettir" Mağdurlar adına açıklamalarda bulunan Sadiye Dinç, projenin satış ve pazarlama sürecinde Katılımevim ile Atış Yapı'nın birlikte hareket ettiğini; ancak ortaklığın sonradan reddedilmesinin gerçeği yansıtmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Proje sürecinde şantiye alanında aylarca Katılımevim ve Atış Yapı bayrakları yan yana dalgalandı. Tanıtımlar bu birliktelik üzerinden yapıldı. Satış ofislerinde sunumlar gerçekleştirildi. Vatandaşlar bu açık görüntülerle ‘Bu projede Katılımevim varsa güven vardır' düşüncesiyle yatırım yaptı. Bizler sizlere güvendik ancak aptal değiliz. Kayıtlar ortadadır. Yapılan devirler gerçek bir el değiştirme olmayıp fiili durumda bir cepten alıp diğer cebe koymaktan ibarettir. Kanun kötü niyetli şekilde kullanılmıştır." "Hak sahipleri bugün ne tapularına ulaşabilmekte ne de yatırdıkları bedelleri geri alabilmektedir" Atış Yapı'nın konkordato ilanının ardından yaşanan sürece de değinen Dinç, hak sahiplerinin bilgisi dışında devir işlemleri yapıldığını öne sürerek, "Bursa Odunluk olarak bilinen alan, Katılımevim'in en yüksek paya sahip olduğu konsorsiyum ortaklığı ile alınmıştır. Bu sürece ilişkin olarak KAP bildirimleri yapılmış, Rekabet Kurumu'na resmi başvurular gerçekleştirilmiş, satış yetkisi Katılımevim tarafından Atış Yapı'ya verilmiştir. Atış Yapı'nın konkordato ilanının ardından proje arazisi alıcıların bilgisi ve rızası dışında Katılımevim'e devredilmiştir. Süreç TMSF'ye geçmiştir. Buna rağmen ödemelerini eksiksiz yapan hak sahipleri bugün ne tapularına ulaşabilmekte ne de yatırdıkları bedelleri geri alabilmektedir. Bugün gelinen noktada tapularımız verilmemekte, ödenen bedeller iade edilmemekte ve sürece dair şeffaf ve sorumlu tek bir muhatap bulunmamaktadır. Kamuoyuna yansıyan 23 milyon dolarlık ödeme hangi hukuki ve ticari gerekçeyle yapılmıştır? Konkordato dosyalarında yer alan 178 milyon TL'lik alacak hangi sözleşmelere dayanmaktadır? Konkordato süreci devam ederken yapılan çek ve devir işlemleri hangi hukuka dayanmaktadır? Bu tablo yalnızca hukuki değil, vicdani bir çöküştür. Bu insanlar ev hanımıdır, işçidir, yöneticidir, emeklidir. Türkiye'nin yükünü taşıyan insanlardır. Bugün bu insanlar yıllarını ve emeklerini boşuna mı verdiklerini sorgular hale gelmiştir" şeklinde konuştu. Eylem boyunca sık sık slogan atan mağdurlar, seslerini duyurabilmek adına Katılımevim Genel Merkezi önünde uzun süre bekledi. Açıklamanın ardından grup, yaşadıkları mağduriyeti temsilen balonlar uçurarak eylemlerini sonlandırdı.

Nilüfer CHP’den Ankara çıkarması: Yeni Dönem Anıtkabir ve TBMM ziyaretiyle başladı Haber

Nilüfer CHP’den Ankara çıkarması: Yeni Dönem Anıtkabir ve TBMM ziyaretiyle başladı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Nilüfer İlçe Başkanlığı, demokratik bir süreçle tamamlanan mahalle temsilcileri seçimlerinin ardından, yeni dönemin yol haritasını Ankara programıyla belirledi. Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin’in öncülüğündeki heyet, başkentte hem Cumhuriyet değerlerine bağlılıklarını tazeledi hem de örgütsel hedeflerini Genel Merkez yönetimiyle paylaştı. ANITKABİR’DE KARARLILIK MESAJI İlçe yönetimi, Kadın ve Gençlik Kolları, Nilüfer Belediye Başkanı, meclis üyeleri ve mazbatalarını yeni alan mahalle temsilcilerinden oluşan geniş heyetin ilk durağı Anıtkabir oldu. Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi huzuruna çıkan Nilüfer örgütü, çelenk sunumu ve saygı duruşunda bulundu. Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan İlçe Başkanı Özgür Şahin, mesajında Cumhuriyet’in halk iradesinin en büyük teminatı olduğunu vurgulayarak; "Nilüfer’de katılımcı, adil ve halkçı bir yerel yönetim anlayışını kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. TBMM ZİRVESİ VE ÖZGÜR ÖZEL GÖRÜŞMESİ Heyet, Anıtkabir programının ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) geçerek CHP Grup Toplantısı’na katıldı. Toplantı sonrası CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile bir araya gelen Nilüfer heyeti, ilçedeki yeni yapılanma ve saha çalışmaları hakkında bilgi verdi. Görüşmede özellikle; *Mahalle temsilciliklerinin yeni dönem stratejileri, *Yurttaşlarla doğrudan temasın artırılması, *Katılımcı siyaset anlayışının Nilüfer genelinde yaygınlaştırılması gibi başlıklar ele alındı. ÖZGÜR ŞAHİN: "SORUMLULUĞUMUZ TARİHSELDİR" Yeni döneme dair açıklamalarda bulunan Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, "Cumhuriyet’in kazanımlarını korumayı ve demokrasiyi güçlendirmeyi tarihsel bir sorumluluk olarak görüyoruz. Mahalle temsilcilerimizin mazbatalarını almasıyla başlayan bu süreç, ortak akıl ve dayanışma bilinciyle yürüyecek. Kadınlarımızın ve gençlerimizin aktif katılımıyla halkla iç içe bir dönem bizi bekliyor" dedi. Ankara programı, Nilüfer örgütünün yeni dönemde yerel örgütlenmeyi daha da güçlendireceğinin ve halkçı belediyecilik vizyonuna tam destek vereceğinin güçlü bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.

Gürsel Tekin: "Çift başlılık diye bir şey yok, mühür kimdeyse Süleyman odur" Haber

Gürsel Tekin: "Çift başlılık diye bir şey yok, mühür kimdeyse Süleyman odur"

Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin, "Çift başlılık diye bir şey yok. Kararı okuduğunuzda çok net olarak görebilirsiniz. Mazbata Özgür Çelik’te ama mazbata ile karar alınmıyor. Karar defteri bizde. Mühür kimdeyse Süleyman odur. Seçmenin, vatandaşın ve CHP'lilerin bize bir tepkisi söz konusu bile değil. Yanımızda olduklarını ifade ediyorlar. Göreve başladığımızda demirbaş, araç gereç ne varsa hepsini teslim almamız gerekiyor hukuken. Bankalara yazı yazdık. 24 saat içerisinde sonuçlarını aldık. Bir bankada ise ısrarla 28 gün boyunca sonucu alamadık. Biz de banka hakkında suç duyurusunda bulunduk" dedi. Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin basın mensuplarıyla bir araya geldi. Taksim’de bir otelde basın mensuplarına konuşan Tekin, "Takdir edersiniz ki elbette bazı paylaşılacak şeyler var, paylaşılmayacak işler vardır. Sorunun başında anlatmak istiyorum. Son 1 buçuk yıldır gerek ekranlarınızda gerek televizyonlarda sıkça konuşulan, tartışılan İstanbul İl Kongresi meselesi vardı. İşte delegelerle ilgili çeşitli iddialar ortadaydı. Günün sonunda yargı 15 ay sonra bir karar alıyor. Bu kararı alırken davayı açan Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımız, ısrarla bir kısım medya sanki yargı mensupları bizi çağırarak hadi gelin, sizi görevlendiriyoruz algısı yapıyorlar. Onları anlıyorum. 46 kişi dava açıyor. Bunların tamamı Cumhuriyet Halk Partili üyeleri, delegeleri, hatta bir kısmı değişimci, yani Özgür Özel, Özgür Çelik'e oy veren arkadaşlarımız. Günün sonunda bir tedbir kararı, geçici kurul ihtiyaçları olunca taraflar arasında tarafsız olabilecek bize bir kurul listesi getirilmiştir. Arkadaşlarımız da bizim partililik kimliğimize güvendikleri için bizim isimlerimizi verdiler. Ve bu müzakere yaparken sorunlar yaşanıyor. Bu yaşanan sorunların çözümü konusunda da bir tek arayış olur. Aile içerisinde aile büyükleri bu meselenin çözümü konusunda görev verilir. Şimdi biz kendimize böyle bir misyon yüklerken, ilk 2 gün, 3 gün, 4 gün hiçbir sıkıntı yok, sorun yok. Hatta genel merkez yöneticilerimizle temaslarımız oldu. 2 arkadaşımız haklı olarak psikolojik baskıya dayanamadılar. 3 kişi biz kaldık. 2 kişi de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi, hukuk bilgisi olan arkadaşlarımızla yanımıza verin, bir an önce bu meseleyi çözelim. Bir kısım arkadaşlarımızla hem fikir olduk, sonra da ne olduysa fırtınalar koptu. Biz tabii, ya niçin bu, neden böyle bir psikolojik baskı, bir saldırı anlamaya çalışalım dedik. Acaba ya bıraksak mı diye düşündük. Bıraktığımızda ne olur diye düşündüğümüzde dediler ki baroya geçelim. O zaman zaten bizim bırakma şansımızın olmayacağını anladık" ifadelerini kullandı. "ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE DAHA TERTEMİZ CHP’Yİ TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİYLE MEŞGUL OLABİLECEK BİR DURUMA GETİRECEĞİZ" Eski İl Başkanlığı dönemindeki çalışmalarda ne yaptıysa şimdi aynısını yapmaya devam ettiklerini söyleyen Tekin, "Biz dirençle çalışmalarımıza devam ettik, sivil toplum örgütleriyle toplantılarımız, bölge toplantılarımız, aklınıza gelebilecek daha önce, yani 2007 ile 2010 arasındaki il başkanlığı dönemimizdeki çalışmalarımızın ne yaptıysak şimdi aynısını yapmaya devam ediyoruz. Yani kısacası şunu beklerdim, ortada bir dosya var. Haklıdır, haksızdır hiç bilmiyoruz. Ne basın, ne medya, ne de Cumhuriyet Halk Partisi genel merkezi dosyanın içeriğiyle hiç meşgul olmadı. Kardeşim iftiraysa hep beraber mücadele edelim. İçeriğinde bir şey varsa, Cumhuriyet Halk Partisi'nin kutsal kimliğini tartıştırma. Kimler varsa, o suç işlenmişse, suç unsurlarını işleyenler kimlerse partiyle ilişkisini keselim ki partimiz kamuoyunda tartışılmasın. Bu konuda maalesef bu çerçevede bütün arayışımıza rağmen bir uzlaşı yolu bulamadık. Önümüzdeki günlerde inşallah daha tertemiz Cumhuriyet Halk Partisi'ni Türkiye'nin gündemiyle meşgul olabilecek bir duruma getireceğiz" diye konuştu. "MÜHÜR KİMDEYSE SÜLEYMAN ODUR" Karar defteri kendilerinde olduğu ve mazbatanın geçerliliğinin olmadığını söyleyen Tekin, "Çift başlılık diye bir şey yok. Kararı okuduğunuzda çok net olarak görebilirsiniz. Kafayı karıştıran hikaye ne? Yüksek Seçim Kurulu'nun açıklaması. Doğru, Yüksek Seçim Kurulu'nun açıklaması da doğru bir açıklama. Yüksek Seçim yapabilirsiniz. Ama Yüksek Seçim Kurulu bir mahkeme değil, bir karar organı değil. Aynı Seçim Kurulu. Bakın, Sarıyer Seçim Kurulu seçim yapabilirsiniz diye izin verdi. Sarıyer Seçim Kurulu, kurula da karar defterine emanet ederek kararı siz alabilirsiniz dedi. Karar defterini seçim kurulundan aldık. O zaman bu çift başlılık nerede? Tek karar defteri var. Çift karar defteri olabilir mi? Mazbata Özgür Çelik’te ama mazbata ile karar alınmıyor. Karar defteri bizde. Mühür kimdeyse Süleyman odur" dedi. "CHP İL BİNASINDAKİ DIŞKI OLAYI ŞU ANDA SORUŞTURMA SAFHASINDA" Soruşturmanın ardından bilgi vereceğini söyleyen Tekin, "CHP İl Binasında dışkı olayı şu anda soruşturma safhasında. Soruşturma bittikten sonra daha detaylı bilgi vereceğim. Hem güvenlik kamerası hem de Kent Güvenlik Yönetim Sistemi var. Çok rahat tespit edilecek. Ana kapıdan girilmemiş. Yangın merdivenlerinin olduğu kapılardan girişler olmuş" ifadelerini kullandı. "SEÇMENİN, VATANDAŞIN VE CHP'LİLERİN BİZE BİR TEPKİSİ SÖZ KONUSU BİLE DEĞİL" İl ve ilçe çalışmalarının devam ettiğini söyleyen Tekin, "2007 ile 2010 arasındaki Gürsel Tekin il başkanıyken yetkisi neyse aynı yetkiler şu anda bizde var. Ben o dönemde de öyle ilçe başkanlarını görevden alalım, bunu sevdik, bunu sevmedik, bizim ekiptir, şudur gibi bakan bir insan değilim. Bizim önümüzdeki süreçte il ve ilçe çalışmalarımız devam ediyor. Arkadaşlarımızla nefesi yeten, iktidara hazırım diyen arkadaşlarımızla yolumuza devam edeceğiz. İlçe başkanları ile görüşüyoruz. Ziyarete gelenler için bir şereftir. Sadece bize geldikleri için partiden atılıyorlarsa, onlar için çocuklarına bırakabilecekleri bir eserdir. Seçmenin, vatandaşın ve Cumhuriyet Halk Partililerin bize bir tepkisi söz konusu bile değil. Yanımızda olduklarını ifade ediyorlar. Sosyal medyaya gücümüz yetmiyor arkadaşlar. Sosyal medyaya karşı da kendimizi savunabileceğimiz olsa da buna ihtiyaç duymayız. MASAK benimle ilgili bir rapor yayınlarsa yapacağım 2 şey var. Kendimle ilgili kaygım varsa istifa ederim görevimde ya da mesleğimde. Kaygım yoksa gider MASAK’ı şikayet ederim" diye konuştu. "BANKA 28 GÜN SONUÇ VERMEDİ, SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK" İl binasındaki yetki devri sürecine ilişkin konuşan Tekin, "Göreve başladığımızda demirbaş, araç gereç ne varsa hepsini teslim almamız gerekiyor hukuken. Biz hiçbir zaman icra yolunu denemedik. Bankalara yazı yazdık. 24 saat içerisinde sonuçlarını aldık. Bir bankada ise ısrarla 28 gün boyunca sonucu alamadık. Biz de yargı yoluna başvurduk. Banka hakkında suç duyurusunda bulunduk. Önümüzdeki günlerde yargı kararını verecektir. Banka suç işliyor" dedi.

Özcan’dan sert çıkış: Cunta yönetimi altında CHP’de kalmam Haber

Özcan’dan sert çıkış: Cunta yönetimi altında CHP’de kalmam

Bolu Belediyesi tarafından daha önce Nilüfer Park içerisinde yer alan kafe ve restoran olarak kullanılan bina belediyeye ait Bolsev Vakfı tarafından kiralandı. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, tamamen yenilenerek belediyeye ait restoran olarak hizmete açılan tesisi tanıttı. Özcan, sonrasında ise Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yarın görülecek olan CHP kurultay davasına ilişkin açıklamalarda bulundu. "AMA ARTIK BU KARAR YARIN VERİLMELİ" Kararın bir an önce verilmesi gerektiğini savunan Başkan Tanju Özcan, "Mutlak butlan kararının verilebileceğini ben düşünmüyorum. Hukukçu olarak düşünemiyorum bunu. Çünkü mutlak butlanla ilgili ne bir dernekle ilgili bugüne kadar ne bir meslek odasıyla ilgili olmamış ki bir siyasi parti için olsun. Ama ortada açılmış bir dava var. Uzadıkça uzuyor. Yani Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi artık bu konuyu gündemden düşürmek için ya davanın kabulüne karar versin, ya davanın reddine karar verip bu süreci, bu tartışmayı, bu suni tartışmayı ülkedeki ekonomik sıkıntıların önüne geçmeyi amaçlayan bu suni tartışmayı bir tarafa bıraksın. Türkiye'de artık böyle garip şeyler oluyor. Bizim iki tane İstanbul İl Başkanımız var. Biri Yüksek Seçim Kurulu tarafından kabul edilen İstanbul İl Başkanımız Özgür Çelik, mazbatası da var. İstanbul İl Başkanı olarak seçilmişsiniz diye kendisine yetki verilmiş. Bir tanesi tedbir yoluyla eski İstanbul İl Başkanlığı'nda oturan bir kayyum var. Bırakın her siyasi parti kimi genel başkan seçileceğine üyeleri ve delegeler aracılığıyla karar versin. Kimin kendisini yöneteceğine o karar versin. Sen illa böyle bir karar vereceksen de mahkeme olarak uzatma. Ver bir an önce kararını. Ondan sonra Cumhuriyet Halk Partisi böyle bir olmayacak mutlak butlan kararıyla karşı karşıya kalırsa da otursun yetkili organlarıyla, belediye başkanlarıyla, milletvekilleriyle, il başkanlarıyla, ilçe başkanlarıyla, belde başkanlarıyla yol haritasını belirlesin. Ama artık bu karar yarın verilmeli" diye konuştu. "ÜYELİĞİMİ İSTİFA ETMEK SURETİYLE ASKIYA ALACAĞIM" Mutlak butlan kararı çıkması durumunda partiden istifa edeceğini söyleyen Başkan Özcan, "Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibi partiye gelirse beni atıp atmaması benim hiç umurumda değil. Ben mahkeme kararıyla partinin başına gelen heyeti bir cunta heyeti olarak kabul ederim. Bunu bir darbe olarak kabul ederiz. Ve o cunta Cumhuriyet Halk Partisi'ni yönettiği sürece ister bana ödül versin, ister beni disipline versin, bunları umursamadan mahkeme böyle bir karar verirse Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşları da 'biz bu görevi kabul ediyoruz' derse ben bu siyasi cunta partinin başından gidinceye kadar Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimi istifa etmek suretiyle askıya alacağım. Ne zamanki Sayın Özgür Özel veya bir başka seçilmiş heyet, genel merkez yönetimi tekrar göreve başladığı gün ilk Cumhuriyet Halk Partisi'ne katılma başvurusunu da bizzat ben yapacağım. Durum bu kadar net. Yani benim tavrım Kemal Bey gelirse nasıl olsa beni atar diye Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimi askıya almak değil. Demokrasi anlayışım gereğince bu cunta görevde olduğu sürece benim Cumhuriyet Halk Partisi'nde cuntanın altında çalışmama düşüncemden kaynaklanan bir durum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.