SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gıda Güvenliği

Söz Bursa - Gıda Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Nilüfer'de şok denetim! 350 işletme listeye alındı... Haber

Nilüfer'de şok denetim! 350 işletme listeye alındı...

Nilüfer Belediyesi, Ramazan ayı süresince ilçedeki fırın, pastane ve unlu mamul üreticilerine yönelik kapsamlı denetimlerine devam ediyor. Nilüfer Belediyesi, Ramazan ayında gıda güvenliği denetimlerini yoğunlaştırdı. İlçe genelindeki fırınlar, pastaneler ve unlu mamul üretimi yapan işletmelerde kontroller gerçekleştirildi. Denetimlerde işletmelerin ruhsat ve faaliyet uygunluğu başta olmak üzere; üretim alanlarının hijyen koşulları, depolama standartları, iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları detaylı şekilde incelendi. İmalathane bölümleri, hammadde ve personel alanları denetim kapsamında kontrol edilirken, çalışanların hijyen kurallarına uygunluğu da incelendi. Pide ve ekmek ürünleri başta olmak üzere satışa sunulan ürünlerin gramaj uygunluğu, fiyat etiketleri, paketli ürünlerin son kullanma tarihleri ve işletmelerin faaliyet alanı dışına çıkıp çıkmadığı titizlikle değerlendirildi. Mevzuata aykırı durum tespit edilen işletmeler hakkında tutanak düzenlenerek gerekli idari işlemler başlatıldı. Nilüfer Belediyesi’nin halk sağlığını merkeze alan denetim yaklaşımı, Ramazan ayı boyunca ilçe genelindeki 350’nin üzerindeki işletmeyi kapsayacak şekilde devam edecek. Denetimler kapsamında hijyen, saklama ve muhafaza koşullarını sağlıklı ve mevzuata uygun şekilde sürdüren işletmelere gerekli hassasiyeti gösterdikleri için teşekkür edilirken, hem üretici hem tüketici tarafında bilinçli ve sorumlu yaklaşımın gıda güvenliğinin temel unsuru olduğuna dikkat çekildi.

MEKAŞ’tan gelecek vizyonu: Enerjisini güneşten alıyor, dijitalle büyüyor Haber

MEKAŞ’tan gelecek vizyonu: Enerjisini güneşten alıyor, dijitalle büyüyor

Bursa’nın hazır yemek sektöründeki öncü markalarından biri olan MEKAŞ Yemek Sanayi, geleneksel “Yönetim Gözden Geçirme Toplantısı”nı gerçekleştirdi. 1963 yılında Keles’te bir esnaf lokantasıyla başlayan hikayesini bugün günlük 40 bin kişilik üretim kapasitesine ulaştıran Mekaş, yeni dönemde “dijitalleşme” ve “sürdürülebilirlik” odaklı büyüme kararı aldı. Bursa genelinde kamu kurumlarından hastanelere, eğitim kurumlarından sanayi kuruluşlarına kadar 200 farklı noktaya hizmet veren MEKAŞ Yemek Sanayi, stratejik hedeflerini belirlemek amacıyla yıllık yönetim gözden geçirme toplantısı düzenledi. Toplantıda; gıda güvenliği, süreç verimliliği ve müşteri memnuniyeti verileri masaya yatırılırken, şirketin yeni dönem hedefleri belirlendi. Toplantıda konuşan MEKAŞ Yemek Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Kuyu, yönetimi gözden geçirme süreçlerinin kalite belgesi gerekliliklerinin ötesinde, kurumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Firmanın temelinin 1963 yılında Keles’te bir esnaf lokantası ile atıldığını belirten Mehmet Emin Kuyu, “Mekaş’ın lezzet yolculuğunu, bugün eşim ve evlatlarımızla birlikte bir dünya standardına taşımanın gururunu yaşıyoruz. MEKAŞ’ın bugünkü noktaya ulaşmasına katkıları nedeniyle tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Yönetim Gözden Geçirme Toplantıları, sadece rakamları konuştuğumuz platformlar değil; kaliteyi nasıl sürekli kılabileceğimizi ve müşteri memnuniyetini nasıl bir üst seviyeye taşıyabileceğimizi planladığımız stratejik dönüm noktalarıdır” dedi. Mekaş’ın günlük ortalama 40 bin kişilik üretim kapasitesi ve 250 kişilik geniş kadrosuyla kamu kurumlarından hastanelere, eğitim kurumlarından özel sektöre kadar geniş bir yelpazede hizmet verdiğini ifade eden Mehmet Emin Kuyu, Bursa genelinde yaklaşık 200 farklı noktaya hizmet sunduklarını söyledi. Gıda güvenliği konusunda üretimin her aşamasında kalite kontrol süreçlerinin tavizsiz uygulandığını, değişen beklentilere paralel olarak insan kaynağı ve altyapı konularında da adımlar atıldığını dile getiren Kuyu, MEKAŞ’ın sadece yemek üretmediğini, aynı zamanda bir değerler bütünü sunduğunu ifade etti. Sürdürülebilirlik konusundaki hassasiyetlerinin altını çizen Kuyu, “Bizim için büyüme sadece ekonomik verilerle ölçülemez. Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımımız sayesinde üretimde ihtiyacımız olan enerjiyi güneşten sağlıyoruz. Doğadan aldığımız gücü, karbon ayak izimizi küçülterek doğaya geri veriyoruz” şeklinde konuştu. Yönetim Gözden Geçirme Toplantısında önümüzdeki dönemde yalın üretim, 5 S, dijitalleşme, süreç verimliliği ve 'sıfır hata' vizyonuyla çalışmalar yapılması kararlaştırıldı.

Mehmet Yasak: "Lokantacı esnafı sahipsiz bırakıldı, değişime geliyoruz" Haber

Mehmet Yasak: "Lokantacı esnafı sahipsiz bırakıldı, değişime geliyoruz"

BESOB’a bağlı esnaf odalarının seçimleri devam ederken sonucu en çok merak edilen odalardan birisi de Bursa Lokantacılar Odası’nın seçimi. Kırk yılı aşkın süredir başkanlık koltuğunda oturan Arif Tak’ın rakibi olan Mehmet Yasak: “Gücümüzü değişim isteğinden alıyoruz. Oda üyelerimiz değişime giderek odanın üzerindeki ataletin kalkmasını istiyor” dedi. Bursa Lokantacılar Odası’nın üye sayısı açısından Bursa’nın en büyük odalarından birisi olduğuna vurgu yapan başkan adayı Mehmet Yasak şunları aktardı: “Odamız gerek üye sayısı gerekse yaygınlığı açısından Bursa’nın en büyük esnaf odalarından birisi. Altı bini aşkın üyemizin haklarının savunulması ve yeniliklerle buluşturulması konusunda son yıllarda büyük eksiklik çekiyoruz. Geriye dönüp bakıldığında pandemi süreci en çok bizleri etkiledi. Pandemi sürecinde çok sayıda esnafımız kapısına kilit vurmak zorunda kaldı. Pandemi bizlerin üzerinden adeta buldozer gibi geçti. Ancak odamız üyelerine destek olacak adımları atmadı. Odanın varlığını hissedememek bu yola çıkmamızda bizlerin ana motivasyonu oldu. Seçimlere iki yıl varken arkadaşlarımızla yaptığımız istişareler sonucunda adaylık yoluna çıktık. Adaylığımız koltuk elde etme hırsından değil, sahipsizlik içerisinde kendi kendimize sahip çıkma ihtiyacından ortaya çıktı.” ‘GIDA GÜVENLİĞİ BURSALILARA KARŞI BİZİM SORUMLULUĞUMUZDA’ Lokantacılar odası gibi bir kurumun üyelerine olduğu kadar vatandaşlara karşı da büyük bir sorumluluk içerisinde olduğuna işaret eden başkan adayı Yasak: “Binlerce üyemiz her gün işletmelerini açtığında evlerine ekmek götürme sorumluluğunun yanı sıra, yediden yetmişe tüm halkımızın sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşmasından da sorumlular. Oda olarak bu sorumluluklarında yeterince yerine getirilememesinden dolayı da rahatsızlık içerisindeyiz. Gıda, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gıda güvenliği denetimleri tüm yoğunluğu iler devam ediyor ancak merdiven altı denilen işletmelerin sayısı çok fazla. Oda olarak halk sağlığını hiçe sayan bu işletmelerle de halkımız adına mücadele etmemiz gerekli. Oda olarak bu hem sorumluluğumuz hem de Bursalılara karşı borcumuz” şeklinde konuştu. ‘ODAYA DEĞİŞİM VE HAREKET GELECEK’ Aday olmalarının üçüncü sebebi olarak üyelerinin kamuoyunda doğru şekilde ifade edilememesi olduğunu da açıklayan Yasak şu sözleri kullandı: “Artan gıda fiyatları sadece ülkemizde değil tüm dünya da bir vakıa. Ancak işletmelerimizin artan girdi maliyetleri konusunda verdiği mücadeleyi ne yazık ki halkımıza doğru ve etkin anlatamadık. Odamız büyük bir sessizlik içerisinde. Yapılan yayınlar dolayısıyla esnaflarımızın kamuoyu önündeki algısı negatif. Elbette fahiş fiyat uygulayan işletmeler mevcuttur. Ancak bu durum geneli ifade etmeyen istisnai bir durumdur. İletişim ve teknoloji çağında bursa Lokantacılar Odası’nın sıfır iletişimle yola devam etmesi, teknolojiyi takip etmemesi kabul edilemez. Ortaya koyduğumuz projeler içerisinde derhal faaliyete geçebilecek olan Tek-Tık ile işletmelerden fahiş komisyonlar alan yemek uygulamalarının keyfi tarifelerinden esnafımızı ve tabi ki Bursalıları kurtaracağız. Her şeyi üst üste koyduğumuzda Bursa Lokantacılar Odası’nda değişimin kaçınılmaz olduğu aşikar. Çalışmalarımızda da üyelerimizin değişime ve bizlere teveccühü beni ve ekibimi çok mutlu ediyor. 17 Şubat tarihinde Bursa Lokantacılar Odası’nda büyük bir değişim ve ardından çok büyük bir hareketlilik tüm Bursa’yı bekliyor.”

Matlı Grubu’ndan dev yatırım: Yakamoz Yağ’ı bünyesine katarak "Protein Merkezi" hedefini güçlendirdi! Haber

Matlı Grubu’ndan dev yatırım: Yakamoz Yağ’ı bünyesine katarak "Protein Merkezi" hedefini güçlendirdi!

Türkiye’nin önde gelen sanayi ve gıda gruplarından Matlı Şirketler Grubu, gıda ve tarım odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda önemli bir satın almaya imza attı. Grup, İzmir Çiğli’de faaliyet gösteren Yakamoz Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin hisselerini devralarak bitkisel yağ üretiminde kapasitesini ve entegre yapısını güçlendirdi. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan tesisle birlikte Matlı Grubu; yem, hayvansal üretim ve gıda alanlarındaki yatırımlarına bitkisel yağ üretimini de ekleyerek tarımdan sofraya uzanan entegre zincirini daha da sağlamlaştırdı. Temelleri “Altınyağ” markasıyla atılan ve Türkiye’nin en köklü bitkisel yağ tesisleri arasında yer alan Yakamoz Yağ, modern altyapısı ve yüksek üretim kapasitesiyle dikkat çekiyor. Tesis; günlük 700 tona kadar soya fasulyesi işleme kapasitesine sahip olup ayçiçeği, kanola, keten ve aspir gibi farklı yağlı tohumların işlendiği kırma hatlarıyla faaliyet gösteriyor. Günlük 350 ton rafine yağ üretim kapasitesine sahip tesiste, 21 bin 600 ton kapasiteli yağlı tohum depolama çelik siloları ile 13 adet ham yağ tankı bulunuyor. “Protein Şirketi” vizyonunda yeni halka Matlı Şirketler Grubu, tarım ve gıda başta olmak üzere 10 farklı sektörde faaliyet gösteren entegre yapısıyla Türkiye’nin protein ekosistemini güçlendirmeyi hedefliyor. Grup için protein; yalnızca bir ürün değil, gıda güvenliği, sağlıklı nesiller ve güçlü bir ekonomi açısından stratejik bir unsur olarak konumlanıyor. Türkiye’yi kişi başı protein tüketiminde Avrupa Birliği ve OECD ortalamalarına taşımayı amaçlayan Grup; yerli üretimi, yem ve hammadde fiyatlarında istikrarı ve toplumsal bilinçlenmeyi önceliklendiriyor. 60 yıllık deneyimiyle yatırımlarını, Ar-Ge çalışmalarını ve üretim kapasitesini sürekli artıran Matlı; tarımdan perakendeye, enerjiden lojistiğe kadar “topraktan sofraya” tüm süreci tek çatı altında yönetiyor. 10 Sektörde 30 Şirket, 12 Marka Bugün Matlı Şirketler Grubu; 30 şirketi, 12 markası, 2 Ar-Ge merkezi, binlerce çalışanı ve yaygın bayi ağıyla Türkiye ekonomisinin stratejik aktörleri arasında yer alıyor. Entegre üretim modeli ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla gıda zincirinin tüm halkalarında katma değer yaratmayı hedefliyor. Yakamoz Yağ’ın bünyeye katılmasıyla birlikte Matlı Grubu; hammadde tedarik güvenliğini artırırken bitkisel ve hayvansal üretimi kapsayan protein odaklı büyüme stratejisinde güçlü bir sinerji oluşturmayı amaçlıyor. Bu adım, grubun Türkiye’nin protein merkezi olma hedefi doğrultusunda attığı stratejik hamlelerden biri olarak değerlendiriliyor. Özer Matlı; “Tarımdan sofraya uzanan entegre yapımız var” Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, satın almaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Karacabey’den çıkan ve bugün Türkiye’ye mal olmuş bir marka olarak, stratejik sektörlerin başında gelen tarıma kararlılıkla yatırım yapmaya devam ediyoruz. Yakamoz Yağ’ın bünyemize katılması, yalnızca bitkisel yağ üretiminde kapasite artışı değil; tarımdan sofraya uzanan entegre yapımızı tamamlayan, protein ekosistemimizi daha da güçlendiren stratejik bir adımdır. Gıda güvenliğinin ve sürdürülebilir üretimin her geçen gün daha fazla önem kazandığı bir dönemde, hammadde tedarik güvenliğini artıran yatırımları son derece kritik görüyoruz. Bu satın alma ile hem ülkemizin tarım ve gıda sektörüne uzun vadeli katkı sağlamayı hem de Türkiye’yi protein alanında bölgesel bir merkez haline getirme hedefimize bir adım daha yaklaşmayı amaçlıyoruz.”

Bursa Büyükşehir'den üreticiye güçlü destek Haber

Bursa Büyükşehir'den üreticiye güçlü destek

Bursa’da kırsal kalkınmanın sağlanması ve çiftçinin gelir düzeyinin artırılması için çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, üretime değer katan adımlar atmaya devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğü koordinasyonunda Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (BESOB), Bursa Bölgesi Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği, Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ticaret İl Müdürlüğü iş birliğinde ‘Kooperatifçilik ve Gıda Güvenliği Eğitimi’ programı düzenlendi. Bursa Tarımsal Ürünler Tanıtım ve Eğitim Merkezi’nde (BUTATEM) gerçekleştirilen toplantıda bir araya gelen kooperatif ve dernekler, fikir alışverişinde bulundu. Derneklerin kooperatifleşme sürecinde izlemesi gereken adımların konuşulduğu programda, kooperatifçilik ve gıda güvenliği konularında bilgilendirme de yapıldı. “TOPRAĞIMIZA VE GIDAMIZA SAHİP ÇIKMAYI DEVAM EDİYORUZ” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen eğitim programının açılışında konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Metin Tunçel, Bursa’nın verimli toprakları ve köklü tarım kültürüyle emeğin kenti olduğunu ifade etti. İklim değişikliği, artan üretim maliyetleri ve pazara erişimde yaşanan zorluklar nedeniyle daha planlı tarım yapılması gerektiğinin altını çizen Tunçel, “Kooperatifçilik; üreticimiz için sadece bir tercih değil, dayanışmayı büyüten, emeği koruyan ve üreticiyi güçlendiren en sağlam modellerden biridir. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak üreticimizin yanında durmaya, toprağımıza ve gıdamıza sahip çıkmayı devam ediyoruz. Eğitim programıyla, kooperatiflerin daha sağlam yapılarla yol almasını, ortaklık bilincinin güçlenmesini ve gıda güvenliği konusunda doğru üretimin yaygınlaşmasını amaçlıyoruz. Doğru tarım için eğitim çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, emeğin ve dayanışmanın gücünü teknolojiyle birleştirmeyi önemsediklerini belirtti. Dijital Gelişim Ofisi hakkında da bilgi veren Bilgit, asıl amaçlarının kadın emeğini daha görünür kılmak ve ekonomik olarak güçlenmesini sağlamak olduğunu ifade etti. İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Erdoğan Ceylan, 3 gün sürecek olan eğitim programında sürdürülebilirlik, markalaşma, kalite konularının konuşulacağını dile getirdi. Kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ceylan, programda emeği geçenlere teşekkür etti. Ticaret İl Müdürlüğü Esnaf Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Şube Müdürü Ersan Aybar, her zaman emekçilerin yanında olduklarını belirterek gerekli destekleri sunmayı sürdüreceklerini söyledi. Program, uzman isimlerin katıldığı sunumlarla devam etti.

Başkan Şadi Özdemir sahaya indi: Nilüfer’de Ramazan öncesi sıkı denetim! Haber

Başkan Şadi Özdemir sahaya indi: Nilüfer’de Ramazan öncesi sıkı denetim!

Nilüfer Belediyesi, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde gıda işletmelerine yönelik denetimlerini sıklaştırdı. Ekiplerle birlikte sahaya inen Başkan Şadi Özdemir, halk sağlığının korunması adına kontrollerin devam edeceğini vurguladı. Nilüfer Belediyesi, Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte ilçe genelindeki gıda denetimlerini artırdı. Vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlamak amacıyla fırın, pastane, kafe ve restoranlara yönelik gerçekleştirilen kontrollere, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de katıldı. Halk sağlığını doğrudan ilgilendiren hijyen ve gıda güvenliği konularında hassasiyet gösteren belediye ekipleri, son olarak Gümüştepe Mahallesi’ndeki işletmeleri denetledi. Denetimlerde Başkan Şadi Özdemir’e, Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz de eşlik etti. İşletmelerin mutfak bölümlerine giren Başkan Özdemir; ürünlerin son kullanma tarihleri, saklama şartları, genel temizlik, personel hijyeni ve ruhsat durumu gibi hususları yerinde inceledi. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR'DEN "SAĞLIKLI GIDA" VURGUSU Denetimlerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Şadi Özdemir, ilçede faaliyet gösteren 29 bin esnafın denetimlerinin vatandaşın yararı gözetilerek yapıldığını belirtti. Özellikle Ramazan ayı öncesinde kontrollerin yoğunlaştığına dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir şunları söyledi: "Zabıta ile Ruhsat ve Denetim Müdürlüğümüz iş yeri kontrollerini sürdürüyor. Ramazan ayının yaklaşması nedeniyle üretimlerin sağlıklı bir ortamda yapılıp yapılmadığını, ürünlerin güvenilirliğini ve saklama şartlarını titizlikle inceliyoruz. Tek bir amacımız var; o da Nilüferli hemşehrilerimizin sağlıklı gıdaya ve tüketime erişimini güvence altına almak. Vatandaşlarımızın çıkarı için denetimlerimizi sıklaştırarak sürdürüyoruz." Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyesi ekiplerinin, vatandaşların Ramazan ayını huzur içinde geçirebilmeleri için ilçe genelindeki rutin ve ani denetimlere devam edeceğini sözlerine ekledi.

Anahtar Parti Ankara’da toplandı: Ağıralioğlu’ndan Bursa standına özel ilgi Haber

Anahtar Parti Ankara’da toplandı: Ağıralioğlu’ndan Bursa standına özel ilgi

Anahtar Parti, mevcut hükümetin eleştirildiği tarım politikalarını iyileştirmeye yönelik kapsamlı planını Ankara’da kamuoyuna açıkladı. Tarım ve Gıda Güvenliği Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz’ün liderliğinde hazırlanan plan, sektörün sorunlarına çözüm odaklı projeler sunuyor. Tarım Politikaları Başkanlığı, bir yıldır sahada topladığı çiftçi ve üretici şikayetleri ile kadrosundaki uzmanların deneyimlerinden yola çıkarak birçok çözüm ve proje geliştirdi. Projenin organizatörü Demiröz, tarım sektörünü yakından tanıyan deneyimli bir bürokrat olarak öne çıkıyor. Etkinliğe farklı illerden çiftçiler, hayvancılar ve gıda üreticileri katılırken, veterinerlik ve ziraat fakültelerinden değerli akademisyenler ve gazeteciler de programa eşlik etti. HAVZA KOORDİNASYON OLUŞUMU VE YERİNE AKAN SULAR PROJESİ Toplantı salonu yoğun ilgi nedeniyle tamamen dolarken, sunulan projeler arasında özellikle Havza Koordinasyon Oluşumu ve Yerine Akan Sular Projesi dikkat çekti. Bu projeler, dünyada başarıyla uygulanmış örneklerden ilham alıyor ve Türkiye’de tarım sektörüne yenilikçi çözümler sunmayı hedefliyor. AĞIRALİOĞLU BURSA STANDINI ZİYARET ETTİ Lansmanda konuşan Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, tarımın önemine değinerek etkileyici bir konuşma yaptı. Katılımcılar, kendi illerine ait tarım ve gıda ürünlerini sergileyerek üretimlerini tanıtma fırsatı buldu. Programda ayrıca Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Tarım Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Hayrettin Emre Yürük, ilçe başkanları ile il ve ilçe yöneticileri de hazır bulundu. Genel Başkan Ağıralioğlu, Bursa standını ziyaret ederek ürünler hakkında detaylı bilgiler aldı. ANAHTAR PARTİ SAHADAKİ VERİLERİ ANALİZ EDİP ÇÖZÜM SUNUYOR Anahtar Parti’nin, her geçen gün yara alan sektörde, sahadan alınan verileri analiz eden alanında yetkin kadrosu, sürdürülebilir gelecek için etkin çözümler geliştirmeye devam ediyor.

Prof. Dr. Kayıhan Pala’dan Bakanlığa sert tepki: Hayvancılıkta yönetim zafiyeti halk sağlığını tehdit ediyor Haber

Prof. Dr. Kayıhan Pala’dan Bakanlığa sert tepki: Hayvancılıkta yönetim zafiyeti halk sağlığını tehdit ediyor

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politikaları Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan PALA, 2025 yılı Mayıs ayından bu yana ülke genelinde yayılımını sürdüren şap hastalığının kontrol altına alınamamasını ve kamuoyunda “deli dana” olarak bilinen Bovine Spongiform Encephalopathy (BSE) hastalığına ilişkin iddiaları, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ağır bir yönetim zafiyeti olarak nitelendirdi. Prof. Dr. PALA, hayvan sağlığındaki ihmallerin bedelinin yetiştiricilere ödettirildiğini; üreticiyi iflasa sürükleyen bu tablonun artık yalnızca hayvan yetiştiricilerinin meselesi olmaktan çıkıp, halk sağlığını ve gıda güvenliğini tehdit eden ağır bir yönetim krizine dönüştüğünü ifade etti. “Şap salgını yönetilememekte, üretici kaderine terk edilmektedir” PALA, aylardır devam eden şap salgınının kontrol altına alınamaması nedeniyle bazı bölgelerde küçükbaş hayvan ölümlerinin yaşandığını, üreticilerin ciddi ekonomik kayıplarla karşı karşıya bırakıldığını vurguladı. Bakanlığın etkili izleme, karantina ve telafi mekanizmalarını hayata geçiremediğini belirten PALA, “Salgın var, kayıp var; ama sorumluluk alan yok” ifadelerini kullandı. “Hayvancılık; gıda güvenliğinin, kırsal istihdamın ve toplumsal refahın temelidir. Buna rağmen Tarım ve Orman Bakanlığı, hayvan sağlığı alanında görevini yerine getirmemekte; üreticiyi yalnız bırakmakta ve kamusal sorumluluğunu inkâr etmektedir” dedi. “BSE iddiaları, denetim zincirinin çöktüğünü göstermektedir” Ankara ve Bolu’da iki vatandaşta kısa aralıklarla tespit edildiği belirtilen BSE vakalarının, bu vakalarla ilgili kamuoyuna ayrıntılı bir açıklama yapılmamasının yanı sıra hayvansal üretimden tüketime uzanan denetim zincirinde ciddi ve tehlikeli boşluklar bulunduğunu ortaya koyduğunu ifade eden PALA, şu değerlendirmede bulundu: “İnsandan insana bulaşmayan bu hastalık, çoğunlukla denetimsiz hayvansal ürünler yoluyla insanlara bulaşmaktadır. Hayvan besleme politikalarından ithalat süreçlerine, kesim ve piyasaya arz aşamalarına kadar tüm zincirde sorumluluk Tarım ve Orman Bakanlığına aittir. Ortaya çıkan vakalar, bu zincirin kamusal denetimden fiilen çıktığını göstermektedir.” “Bakanlık, Meclis’e hesap vermekten kaçmaktadır” Prof. Dr. PALA, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YUMAKLI’ya 19 Kasım 2025 tarihinde verdiği yazılı soru önergesinin, Anayasa’nın 98 inci maddesi gereği yanıtlanması gereken yasal süre dolmasına rağmen cevapsız bırakıldığını hatırlattı. Prof.Dr.Kayıhan Pala’nın konuya ilişkin olarak vermiş olduğu yazılı soru önergesindeki 19 sorunun hiç birine Bakan yanıt veremedi. PALA “Meclis’in denetim yetkisini yok sayan bu tutum, yalnızca muhalefete değil, doğrudan halka karşı bir sorumsuzluktur. Bakanlık, hem salgınları yönetememekte hem de kamuoyuna ve TBMM’ye hesap vermemektedir” dedi. “Veteriner hekimler meslekleri dışında çalıştırılıyor, salgınlar büyüyor” Açıklamasında kamuda görev yapan veteriner hekimlerin çalışma biçimlerine de değinen PALA, Bakanlık bünyesindeki veteriner hekimlerin önemli bir bölümünün mesleki işlevlerini yerine getirmekten uzak bir biçimde çalıştırıldığını belirtti. PALA “Zoonozlarla mücadele etmesi gereken veteriner hekimleri direksiyon başına oturtan, salgın takibi yapması gereken uzmanları evrak masasına mahkûm eden bir idareden halk sağlığını koruması beklenemez. Bu uygulama açık bir kamu yönetimi zafiyetidir” ifadelerini kullandı. PALA, veteriner hekimlerin asli görevleri olan salgın hastalıklarla ve zoonozlarla mücadelede etkin biçimde istihdam edilmesi gerektiğini vurgulayarak, bu yanlış uygulamalara derhal son verilmesi çağrısında bulundu. “Veteriner hekimler güçlendirilmeden gıda güvenliği sağlanamaz!” Prof. Dr. PALA, veteriner hekimlerin özlük haklarının yetersizliği, personel açığı ve güvencesiz çalışma koşullarının hayvan sağlığı hizmetlerini işlevsiz hale getirdiğini belirtti. “Veteriner hekimlerin özlük haklarının iyileştirilmesi, sahada etkin görev almalarının sağlanması ve tek sağlık yaklaşımının izdüşümüyle halk sağlığının asli unsurları olarak tanınmaları bir tercih değil, devletin anayasal yükümlülüğüdür. Bu yapılmadığı sürece ne gıda güvenliğinden ne de toplum sağlığından söz edilebilir” dedi. “Bu tablo kamusal bir sorumluluk krizidir” Açıklamasının sonunda PALA, Tarım ve Orman Bakanlığı’nı şeffaflığa, hesap vermeye ve bilimsel temelli hayvan sağlığı politikalarını derhal hayata geçirmeye çağırdı: “Bu tablo siyasi polemik konusu değil; halk sağlığını, üreticinin geleceğini ve ülkenin gıda egemenliğini tehdit eden ciddi bir yönetim krizidir. Bakanlık, daha fazla gecikmeden sorumluluğunu yerine getirmeli ve kamuoyuna açık bir biçimde hesap vermelidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.