SON DAKİKA
Hava Durumu

#Girişim Sermayesi

Söz Bursa - Girişim Sermayesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Girişim Sermayesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İhracat şampiyonunda Kemal Yazıcı dönemi! OİB yeni yönetimini seçti Haber

İhracat şampiyonunda Kemal Yazıcı dönemi! OİB yeni yönetimini seçti

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) 2025 yılı Genel Kurulu, Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Toplantı Salonu’nda yapıldı. Tek liste girilen seçimlerin sonucunda Ecoplas Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, katılan üyelerinin tamamının oylarını alarak OİB Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. OİB’in 2026-2030 dönemini kapsayacak Kemal Yazıcı Başkanlığında yeni Yönetim Kurulunda; Beyçelik Gestamp, Ford Otomotiv, Martur Sünger ve Koltuk Tesisleri, Bosch Sanayi ve Ticaret, Toyota Otomotiv, Oyak Renault, Tofaş Türk, İnci GS Yuasa Akü, Teknorot Otomotiv ve Valeo Otomotiv, Denetim Kurulu’nda ise TKG Otomotiv, OSKİM Pazarlama ve Canel Otomotiv yer aldı. Çelik: “Sekiz yıla devasa bir dönüşümü sığdırdık” Başkanlık dönemi sona eren Baran Çelik, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, sekiz yıl önce görevi devraldıklarında tek bir hedefleri olduğuna dikkat çekerek “Hedefimiz; Türk otomotiv sanayisini ihracatta daha güçlü, küresel değer zincirlerinde daha stratejik bir konuma taşımak. Bu hedef doğrultusunda önemli mesafeler kat ettik. Göreve başladığımız 2018 yılında 31,5 milyar dolar olan otomotiv ihracatımız 2025 yılında 41,5 milyar dolara yükseldi. Bu yıl 43 milyar dolar ile bu rakamı daha da yukarıya taşımayı hedefliyoruz. Pandemi nedeniyle bir yıllık ara dışında 19 yıldır ülkemizin ihracat şampiyonuyuz. Birliğimiz sadece ihracat rakamlarıyla değil, vizyonu, projeleri ve sektörün dönüşümüne liderlik eden yaklaşımıyla da güçlü bir kurumsal yapı haline geldi. Görev süremiz boyunca Dünya çapında ayak basmadığımız kıta, Türk bayrağını dalgalandırmadığımız ticaret merkezi bırakmadık. Bu dönemde 59 uluslararası fuara katılım sağladık, 63 sektörel ticaret heyeti ve 24 alım heyeti düzenledik” dedi. Görev süresi boyunca son sekiz yıla sadece projeleri değil, devasa bir dönüşümü sığdırdıklarını da belirten Baran Çelik “Otomotiv Geleceği Tasarım Yarışması’ndan Otomotiv Mühendisliği ve Aftermarket Konferansına, Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum sürecinde Türkiye Otomotiv Endüstrisi Sürdürülebilirlik Eylem Planını hazırlayarak firmalarımıza karbon ayak izinin azaltılması, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve SKDM uyumu gibi başlıklarda rehberlik etmemizden Yeşil Dönüşüm UR-GE projelerimiz ve SKDM eğitim programlarımız ile de özellikle KOBİ’lerimizin bu dönüşümün dışında kalmaması için finansman, danışmanlık ve teknik destek modellerini devreye almamıza kadar çok sayıda ilke, projeye ve çalışmaya imza attık. Yine en güncel ve en önemli gelişmelerden biri; Ticaret Bakanlığımızın öncülüğünde hayata geçirilen Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Girişim Sermayesi Yatırım Fonu oldu. Bu fon ile birlikte sektörümüzde teknoloji geliştiren, inovasyon üreten girişimlerin finansmana erişimini güçlendirmeyi ve otomotiv ekosistemimizin geleceğini desteklemeyi amaçlıyoruz” dedi. Otomotiv, teknolojik dönüşümün de lokomotifidir Konuşmasında Başkanlığı süresince yaşadıkları zorluklardan da bahseden Çelik, şunları söyledi: “2020 yılından sonra Dünya ekonomisinin ve küresel ticaretin en çalkantılı dönemlerinden birini yaşadık. Pandemi ve ardından gelen, Çip krizi, tedarik zinciri kırılmaları, Brexit süreci, Yeşil dönüşüm, Enflasyonist ortam, Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere hem insanlık hem küresel ekonomi için yıkıcı etkiler bırakan savaşlar ve son dönemde küresel siyasette hızla yükselen korumacılık trendinin sonucunda Avrupa’da gündeme gelen “Made in EU” yaklaşımı… Tüm bu fırtınalı süreçte gemiyi limana sağ salim yanaştırmak için var gücümüzle çalıştık ve bunu başarmanın gururunu yaşıyoruz. Sektörümüz; Türkiye sanayisinin teknolojik dönüşümünün de lokomotifidir. Bugün geldiğimiz noktada Türk otomotiv endüstrisi Avrupa değer zincirinin en güçlü üretim ve tedarik merkezlerinden biri haline gelmiş durumda. Bu başarı, birlikte çalıştığımız yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerimizin, Birliğimizin kıymetli çalışanlarının ve en önemlisi siz değerli üyelerimizin ortak emeğinin sonucu. Bu vesileyle görev sürem boyunca birlikte çalıştığımız tüm yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerine içtenlikle teşekkür ediyorum. Şimdi bayrağı devretme vakti. Yeni seçilecek yönetim kurulumuzun, bu çıtayı çok daha yukarılara taşıyacağına inancım tamdır. Onların başarısı, Türkiye’nin başarısı olacaktır. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği güçlü bir kurumdur. Bu kurumun en büyük gücü ise üyelerinin vizyonu ve dayanışmasıdır. Ben de bundan sonra sektörümüzün bir temsilcisi olarak otomotiv endüstrimizin gelişimi için çalışmaya devam edeceğim.” Baran Çelik’in konuşmasının ardından Birliğin bir önceki döneminde görev alan yönetim ve denetim kurulu üyelerine teşekkür plaketi takdim edildi. Yazıcı: “Üç ana başlıkta ihracatı artırmaya odaklıyız” OİB’in yeni Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı ise şunları söyledi: “Sektörümüz; Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri. Türkiye ihracatının yüzde 17,5’ini tek başına gerçekleştiriyor. Direkt çalışan 300 bin kişi, servis ve satışlar dahil 550 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. En büyük pazarımız olan Avrupa Birliği ülkelerinin 2035 yılında sıfır emisyonlu araçlara geçiş planı sektörümüz ihracatı açısından çok kritik bir karar. AB ülkeleri sıfır emisyonlu araçlar konusunda kararlılar ama Çin ile rekabette zorlanıyorlar. Kendilerini Çin’e karşı koruyabilmek için “made in Europe” kavramını geliştirdiler. Biz sektör olarak Gümrük Birliği sayesinde bu kapsamda yer alacağız ama sıfır emisyonlu araçlar için gereken teknolojilere henüz hakim değiliz. Bu durum önümüzdeki dönemlerde ihracat açısından bir risk oluşturuyor. Eksiklerimizi hızlı bir şekilde tamamlayarak hazır hale gelmek zorundayız. Bu kapsamda yeni Yönetim Kurulu olarak üç ana başlık üzerinde çalışmak istiyoruz. İlk alanı “Geleceğe Hazırlanmak ve İhracat Artışı” olarak belirledik. İkinci olarak “Rekabetçi Otomotiv Sanayi” ve son olarak da “Güçlü Birlik ve Üye İlişkileri” konularına yoğunlaşmak kararı verdik. Türkiye otomotiv endüstrisi ihracatını korumaya ve artırmaya yönelik stratejiler geliştirerek sektör ve ilgili kurumlar ile birlikte çalışacağız ve geleceği birlikte şekillendireceğiz.”

İbrahim Burkay’dan dev proje: Türkiye’nin en büyük lojistik teknoparkı Bursa’da kuruluyor Haber

İbrahim Burkay’dan dev proje: Türkiye’nin en büyük lojistik teknoparkı Bursa’da kuruluyor

Türkiye ekonomisinin lokomotif şehri Bursa’da, oda ve borsa başkanlarının katılımıyla “Ortak Akıl Toplantısı” gerçekleştirildi. Toplantıda küresel ekonomideki tarihi dönüşüme dikkat çeken Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “Bursa üretim gücü, ticaret kültürü ve insan kaynağıyla bu dönüşümün en önemli merkezlerinden biri olmaya devam edecek.” BTSO tarafından yaşam boyu eğitim modeliyle Türkiye’ye kazandırılan Bursa Business School, iş dünyasının çatı kuruluşları olan oda ve borsaların başkanlarını bir araya getiren ‘Ortak Akıl Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Üretim, ticaret, sanayi ve ihracat başlıklarında güncel gelişmelerin değerlendirildiği toplantıda kentin rekabet gücünü artıracak ortak çalışma alanları ele alındı. “Tarihi Kırılmayı Doğru Okumalıyız” Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte yaşanan savaşlara, jeopolitik sarsıntılara ve ekonomik değişimlere değinerek, elli yıl sonra tarih kitaplarında yer alacak ölçekte stratejik bir döneme tanık olduklarını söyledi. Savunma sanayiinden teknoloji üretme kapasitesine kadar her alanın yeniden test edildiğini belirten BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, “İstemediğimiz gelişmeler maalesef hemen yanı başımızda yaşanıyor. Ancak şunu kabul etmeliyiz; sürecin tam ortasındayken yaşananları doğru okumak her zaman kolay değildir. Bizim en büyük temennimiz, vatanımızın birlik ve bütünlüğünü muhafaza ederek bu tarihi kırılmayı ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla daha güçlü atlatabilmektir. Bir ülkenin gerçek bağımsızlığı; teknoloji üretme kapasitesi ve güçlü üretim ekosistemiyle mümkündür.” ifadelerini kullandı. “Dönüşümü Yönetmek Zorundayız” Rekabetin ölçeğinin ülkelerden şehirlere kaydığını hatırlatan Başkan Burkay, önümüzdeki dönemin kazananlarını dijital altyapı ve nitelikli insan kaynağının belirleyeceğini söyledi. Klasik sanayi devlerinin yerini yeni nesil teknoloji şirketlerinin aldığına dikkat çeken Başkan Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Eskiden ülkeleri kıyaslardık, şimdi şehirler yarışıyor. Bursa gibi üretim kültürü güçlü bir şehir için bu süreç büyük bir risk olduğu kadar önemli fırsatlar da barındırıyor. Eğer yapay zekâ ve dijitalleşmeyi üretim merkezimize koyabilirsek, küresel rekabette güçlü bir konum elde edebiliriz. Aksi halde sadece maliyetleri konuşan, ancak değer üretmeyen bir yapı içinde sıkışıp kalırız. Tercih bizim; ya dönüşümü yöneten olacağız ya da değişimi uzaktan izleyeceğiz.” “Bursa’da Yeni İş Modeli” İş modellerindeki köklü değişime ve sermayenin yeni adreslerine dikkat çeken İbrahim Burkay, sanayi devriminin ilk yıllarındaki yöntemlerle bugünün dünyasında var olmanın artık mümkün olmadığını söyledi. BTSO öncülüğünde Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modeliyle hayata geçirilen Türkiye’nin en büyük Lojistik Teknopark projesinin yeni ekonomik düzenin en somut örneklerinden biri olduğunu ifade eden Burkay, “Bugün lojistik sadece mal depolamak değildir. Artık veri depolanıyor, bilgi yönetiliyor, hız ve entegrasyon değer üretiyor. Fiziki depolamanın metrekaresi ile veri depolamanın metrekaresi aynı değil. Katma değerli lojistik hizmet sunduğunuzda metrekare başına oluşan ekonomik değer katlanıyor. Biz Bursa’da tam olarak bu yeni iş modelini kurguluyoruz.” dedi. Lojistik ve Teknoloji Aynı Zeminde Lojistik Teknopark’ın gümrüksüz sahaları, entegre antrepo sistemi, girişte gümrükleme imkânı, ileri teknoloji ve otomasyon altyapısı ile veri yönetimi ve dijital takip sistemlerini bir arada barındıran bütüncül bir merkez olarak planlandığını belirten Burkay, projenin üretim ile küresel pazarlar arasındaki süreyi ve maliyeti azaltan stratejik bir yapı sunduğunu kaydetti. İbrahim Burkay, “Bu proje, sürdürülebilir gelir üreten, ölçekli, veriye dayalı ve yüksek katma değerli bir iş modelidir. Bursa’nın üretim gücünü küresel ağlara entegre eden bir merkez inşa ediyoruz.” dedi. Başkan Burkay, merkezin lojistik ile teknolojiyi aynı zeminde buluşturarak Bursa’yı bölgesel bir üs konumuna taşıyacağını söyledi. “Mesele Sadece Üretmek Değil” Küresel ekonomide yaşanan dönüşüme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Burkay, “Dünya ekonomi tarihinde ilk kez G7 ölçeğinde konuşulan büyüklüklerin içinde artık şirketler var. Mesele sadece üretmek değil; geleceğin şirketlerine ortak olmak, teknolojinin içinde yer almak ve sermayeyi doğru alanlara yönlendirmektir. Bu yüzden birlikte hareket etmeli, ölçek oluşturmalı ve cesur adımlar atmalıyız. Bursa üretim gücü, ticaret kültürü ve insan kaynağıyla bu dönüşümün en önemli merkezlerinden biri olmaya devam edecek.” diye konuştu. İnegöl TSO Başkanı Yavuz Uğurdağ: “Değişime Öncülük Etmeliyiz” İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Uğurdağ, BTSO Başkanı İbrahim Burkay’a vizyoner yaklaşımı için teşekkür ederek, ortak akıl toplantılarının bilgi ve tecrübe paylaşımı açısından önemli bir zemin oluşturduğunu söyledi. İnegöl’ün mobilya, tekstil ve makine-metal sektörlerinde dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Uğurdağ, yeni pazarlara açılma ve uluslararası organizasyonlarla ihracatı artırma yönünde çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Uğurdağ, Lojistik Teknopark projesinin özellikle ihracatçı firmalar açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirterek, “Üretim ile lojistiğin entegre olduğu güçlü modeller rekabet gücümüzü artıracaktır.” dedi. “Lojistik Teknopark Odalarımız İçin Çok Değerli” Orhangazi TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Hatırlı, Lojistik Teknopark projesinin sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda çok önemli bir proje olduğunu belirterek, “BTSO Başkanım Sayın İbrahim Burkay’ın öncülüğünde oluşturulan bu fonlar Odalarımız için de gerek kaynak girişi gerekse de iş modeli olarak çok değerli. Başkanımıza böylesine önemli bir projeyi hayata geçirdiği için teşekkür ediyorum.” dedi. Erol Hatırlı, üretim yükünü taşıyan ilçelerin yapısal sorunlarına da dikkat çekerek, birçok büyük işletmenin üretim tesisinin ilçelerinde, merkezlerinin ise başka illerde olduğunu ifade ederek, bu durumun üretimin yükünü çeken ilçelerdeki odaların gelirlerini düşürdüğünü dile getirdi. Gemlik Ticaret Borsası Başkanı Çakır Zeytinde İhtisaslaşmayı Vurguladı Zeytin ve zeytinyağının bölge ekonomisi için sadece bir ürün değil, stratejik bir değer olduğunu vurgulayan Gemlik Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özden Çakır ise coğrafi işaretin sağladığı katma değerin korunması ve artırılması için ihtisaslaşma adımlarının hızlandırılması gerektiğini söyledi. Çakır, “Özellikle lisanslı depoculuk ve ürün ihtisas borsası konularını yeniden gündemimize almalıyız. Eğer bu bölgede tam anlamıyla bir ihtisaslaşma sağlayabilirsek, zeytinin dünya piyasasındaki fiyatını ve kalite standartlarını belirleyen ana merkez konumuna gelebiliriz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu alandaki hizmet ağını bölgemizde genişletmesi, hem üreticimize hem de sanayicimize güç katacaktır.” diye konuştu. “Tarımda Yeni Nesil Teknolojiye Geçmeliyiz” İklim krizinin tarımsal üretim üzerindeki sert etkilerine dikkat çeken Bursa Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı İsmail Aslım da geleneksel yöntemlerle sürdürülebilir bir gelecek inşa etmenin mümkün olmadığını ifade etti. Aslım, sektördeki dönüşüm ihtiyacını şu sözlerle dile getirdi: “Son iki yılda yaşadığımız ani hava değişimleri, don olayları ve fırtınalar tarımsal verimliliği doğrudan etkiliyor. Üretim yoksa fiyat yükselir; bu işin doğası budur. Ancak rekabet gücümüzü korumak için ‘Yeni Tarım’ modeline geçmek zorundayız. İtalya ve İspanya’da uygulanan drone ile hasat, drone ile ilaçlama ve kapalı sistem üretim modellerini Bursa’da yaygınlaştırmalıyız. İbrahim Başkanımızın da vurguladığı gibi, meselelerimizi ortak akıl zemininde buluşarak çözmeye devam edeceğiz.” “Yenişehir’in Potansiyeli Yüksek” Yenişehir Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Torun da Yenişehir’in sahip olduğu lojistik avantajlar, tarımsal üretim kapasitesi ve sanayi altyapısı ile Bursa ekonomisine daha güçlü katkı sağlayabilecek bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Orhan Torun, planlı yatırımlar ve kurumlar arası iş birliğiyle ilçenin bölgesel bir üretim ve lojistik merkezi haline gelebileceğini ifade etti.

İbrahim Burkay’dan 2026 vizyonu: "BTSO bugünü değil, 10 yıl sonrasını planlıyor!" Haber

İbrahim Burkay’dan 2026 vizyonu: "BTSO bugünü değil, 10 yıl sonrasını planlıyor!"

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) 2026 yılının ilk Meclis Toplantısı, Meclis üyelerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ekonomide yaşanan dönüşümden BTSO’nun gelecek vizyonuna, üretim gücünün korunmasından stratejik projelere kadar birçok başlıkta önemli değerlendirmelerde bulundu. BTSO Meclis Toplantı Oda Hizmet Binası’nda Meclis üyelerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Meclis üyelerinin faaliyet gösterdikleri sektörlerde yaşanan gelişmeleri dile getirdiği toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO’nun bir uzmanlık merkezi olarak konumlandığını ifade etti. Meclis, komiteler ve konseylerin her birinin kendi alanında Türkiye’nin en güçlü sivil toplum yapıları arasında yer aldığını söyleyen Başkan Burkay, Türkiye’nin en büyük ticaret ve sanayi odalarından biri olan BTSO’da yönetim anlayışının ortak akla dayandığını belirterek, “Bu süreçte hepimiz Bursa’yı ve Bursa iş dünyasını her platformda gururla temsil ediyoruz. Bu duruş, sorunların çözümünde de etkili oluyor.” diye konuştu. Görevlerin bir makam değil, bir sorumluluk olduğunun altını çizen Burkay, hayata geçirilen projelerin de kalıcı eser olarak kentin ve ülkenin ekonomi tarihine geçtiğini dile getirdi. İbrahim Burkay, “Bu eserler bizi tarif edecek. Çocuklarımıza ve torunlarımıza anlatacağımız hizmetler bunlar.” dedi. “BTSO Bugünü Değil, Geleceği Planlıyor” Dünya ekonomisinin zor bir dönemden geçtiğini işaret eden BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, yaşanan sürecin yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını, küresel ölçekte bir dönüşüm yaşandığını ifade etti. Pandemi sonrası dünyanın eski dünya olmadığını belirten Burkay, “Dünyayı bir yerden alıp başka bir yere koydular. Eski alışkanlıklarla o dünyayı arıyoruz ama o dünya artık yok.” dedi. Küresel ekonomide devletlerin yerini büyük şirketlerin aldığına, ciddi bir servet transferi yaşandığına dikkat çeken İbrahim Burkay, BTSO’nun bu değişimi 12 yıldır doğru okuduğunu vurguladı. GUHEM, BUTEKOM, TEKNOSAB, Model Fabrika ve Elektrikli Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerin bu vizyonun ürünü olduğunu ifade eden İbrahim Burkay, şöyle devam etti: “Bugün içten yanmalı motorlardan elektrikli araçlara geçişin kaçınılmaz olduğu konuşuluyor. Bizler bu alanda 4 yıl önce adım attık. Türkiye’de Elektrikli Araçlar Mükemmeliyet Merkezi’ni hayata geçiren ilk ve tek odayız. Üstelik bunu AB Fonlarıyla yaptık. Biz bugünün değil, 5-10 yıl sonra karşımıza çıkacak sorunların adımlarını atıyoruz. Kurumlar bunun için var.” Dijital dönüşüm konusunda da öncü adımlar attıklarını belirten Burkay, Türkiye’de e-ticaret komitesini kuran ilk odanın BTSO olduğunu hatırlattı. Uzmanlaşmanın önemine değinen Burkay, komite sayısının 47’den 70’e çıkarılmasının da bu anlayışın bir sonucu olduğunu söyledi. “Bursa Devler Liginde Olmalı” Bursa’nın Türkiye ekonomisindeki stratejik rolüne dikkat çeken Başkan Burkay, “Bursa ligden düştüğü anda Türkiye de ligden düşer. Bursa devler liginde yer almalı.” ifadelerini kullandı. Bursa’nın 20 milyar dolarlık ihracat, 200’ü aşkın ülkeye ihracat yapan bir ekonomiye sahip olduğunu belirten İbrahim Burkay, dış ticaret ve yüksek küresel entegrasyon gücüne rağmen geleceğin alanlarında yatırım yapmamanın kabul edilemez olduğunu vurguladı. Kapasite Fazlası ve Haksız Rekabet Uyarısı Küresel ölçekte yaşanan kapasite fazlasının ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirten Burkay, bunun gerçek bir fiyat ya da kalite rekabeti olmadığını, özellikle Uzakdoğu’dan yapılan ve üretim kaslarını hedef alan bir “kapasite istilası” olduğunu söyledi. Bu durumun ülkeleri üretimden kopardığını ifade eden Burkay, Türkiye’nin üretim gücünü koruması gerektiğini vurguladı. Ticaret Bakanlığı’nın bu konuda sektöre duyarlı ve iş birliğine açık bir yaklaşım sergilediğini de belirten Burkay, gerekli düzenlemelerin kararlılıkla ele alınması gerektiğini ifade etti. GSYF Modeliyle Lojistik Teknopark BTSO öncülüğünde hayata geçirilen Lojstik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun, Türkiye’de bir sivil toplum kuruluşu tarafından kurulan ilk fon olma özelliği taşıdığını vurgulayan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, fonun nitelikli yatırımcı sayısı açısından da Türkiye’nin ilk üç fonu arasında yer aldığını ifade etti. Toplamda 537’nin üzerinde girişim sermayesi yatırım fonu bulunan Türkiye’de, BTSO fonunun büyüklük açısından dokuzuncu sırada yer aldığını belirten Burkay, yaklaşık 650 nitelikli yatırımcının projeye ortak olduğunu söyledi. Bu yatırımcıların 430’unun esnaf ve KOBİ’lerden, yaklaşık 200’ünün ise 17 organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren sanayicilerden oluştuğunu dile getiren Burkay, sanayici ile çarşı esnafını aynı projede buluşmasının son derece kıymetli olduğunu vurguladı. “Tüm Yatırımcılar İçin Değer Üretiyor” Fon kapsamında hayata geçirilecek Lojistik Teknopark projesinin temelinin Mart sonu – Nisan başı itibarıyla atılmasının planlandığını aktaran Burkay, sözleşme ve yatırım süreçlerinin başladığını belirtti. Projenin, riskleri minimize eden yapısıyla Bursa iş dünyasının ortak akıl ve paylaşım kültürünü yansıttığını ifade eden Burkay, küçük ya da büyük ölçekli tüm yatırımların büyük bir değere dönüştüğünü kaydetti. Başkan Burkay, bu modelin yalnızca bir yatırım projesi değil, aynı zamanda 60 bin üyenin tamamını ortak etme vizyonunun somut bir örneği olduğunu vurgulayarak, “Bu proje, önümüzdeki dönemde yatırımcıların ‘İyi ki bu yapının içinde yer aldık’ diyeceği, duasıyla hepimizin nasipleneceği bir değer oluşturuyor.” dedi. “Firmalarımızın Rekabet Gücünü Artırıyoruz” BTSO’nun ihracat ve pazar çeşitliliği çalışmalarına da değinen Burkay, KFA Fuarcılık organizasyonunda düzenlenen Junioshow Fuarı’nın büyük başarı sağladığını söyledi. 47 UR-GE projesi kapsamında Japonya’dan Çin’e, ABD’den Avrupa’ya kadar yoğun bir uluslararası temas trafiği yürütüldüğünü belirten Burkay, bu çalışmaların firmaların vizyonunu ve rekabet gücünü artırdığını ifade etti. Konuşmasının sonunda birlik ve beraberliğin önemine vurgu yapan Burkay, “Bu mecliste derdi koltuk olanlar değil, derdi Bursa ve Türkiye olanlar var. Niyet halis olunca sonuç da hayır oluyor.” dedi. “Bursa Türkiye Ekonomisine Değer Katmaya Devam Ediyor” BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da, 2025’in küresel ölçekte jeopolitik risklerin ve ekonomik belirsizliklerin yoğun hissedildiği bir yıl olduğunu belirterek, Türkiye’de iş dünyasının en önemli gündeminin enflasyonla mücadele, finansmana erişim ve yatırım ortamının iyileştirilmesi olduğunu ifade etti. Bursa iş dünyasının tüm zorluklara rağmen üretim ve ihracatla ülke ekonomisine katkı sunduğunu vurgulayan Uğur, kentin 2025 yılında 19,5 milyar dolarlık ihracat performansına ulaştığını kaydetti. BTSO’nun KFA, UR-GE, alım heyetleri ve fuar organizasyonlarıyla firmaların dış ticaretine rehberlik etmeyi sürdürdüğünü dile getiren Uğur, yılın ilk fuarı Junioshowun sektöre önemli bir ivme kazandırdığını söyledi.

Bursa ekonomide yeni bir eşikte: BTSO Başkanı Burkay 2030 vizyonunu açıkladı Haber

Bursa ekonomide yeni bir eşikte: BTSO Başkanı Burkay 2030 vizyonunu açıkladı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, 2013 yılından bu yana ortaya koydukları makro projeler ve büyük başarılarla oluşan ekonomik birikimin artık Bursa’yı yeni bir kulvara ve eşiğe taşıdığını söyledi. Başkan Burkay, “Elde ettiğimiz bu birikim ve tecrübeyle şimdi 2030 Vizyonumuzu; yüksek katma değer, teknolojide derinleşme, ihracatta sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm ekseninde daha güçlü bir gelecek hedefi olarak şekillendiriyoruz.” dedi. BTSO Aralık Ayı Meclis Toplantısı Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda 2025 yılına ilişkin değerlendirmeler ile 2026 yılına yönelik hedef ve beklentiler ele alınırken, BTSO’nun 2026 yılı bütçesi de Meclis Üyeleri’nin görüş ve onayına sunuldu. Yapılan oylama sonucunda BTSO’nun 2026 yılı bütçesi oy birliği ile kabul edildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasına 2025 yılını tamamlarken aynı hedeflere inanan büyük bir camia olarak bir arada olmanın önemine vurgu yaparak başladı. Yeni yılın sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni eden Burkay 2026 yılına ilişkin beklentilerini paylaşırken, en temel ihtiyaçlarının öngörülebilirlik olduğuna vurgu yaptı. Reform süreçlerinin artık sahada somut karşılık bulmasının büyük önem taşıdığını belirten Burkay, üretimi ve yatırımı destekleyen politikaların hayata geçirilmesinin sanayinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik olduğunu ifade etti. “Zorlukları Engel Değil, İmtihan Olarak Gördük” İbrahim Burkay, 2013 yılında görevi devraldıklarında zorlu bir süreçle karşı karşıya olduklarını hatırlatarak, son 12 yılda bölgesel savaşlardan küresel krizlere, yüksek enflasyondan depremlere kadar birçok ağır sınavdan geçildiğini ifade etti. Bu süreçte hiçbir zaman yönlerini kaybetmediklerini vurgulayan Burkay, “Zorluklar, istikameti olanlar için engel değil, imtihandır. Biz başkalarının yazdığı senaryolarda rol almak yerine, kendi hedeflerini cesaretle ortaya koyan bir anlayışla hareket ettik.” dedi. Meslek Komiteleri ve KOBİ’ler İçin Somut Kazanımlar BTSO’nun tüm organlarını ortak bir vizyon etrafında bütünleştirdiklerini belirten Burkay, 2025 yılı boyunca meslek komitelerinin yaklaşık 900 toplantı gerçekleştirdiğini, bu toplantılardan 600’ün üzerinde karar çıktığını aktardı. Bu kararların TOBB ve ekonomi yönetimi nezdinde yapılan girişimlerle somut sonuçlara dönüştüğünü ifade eden Burkay, Nefes Kredisi, ihracatçılara yönelik döviz dönüşüm destekleri ve vergi düzenlemeleri gibi birçok adımın hayata geçirilmesine katkı sunduklarını söyledi. Burkay ayrıca, yaptıkları girişimlerin sonucunda birçok firmanın KOBİ desteklerinden faydalanabilir hale geldiğini vurguladı. TEKNOSAB ile Yüksek Teknolojili Üretim Hamlesi Sanayide rekabet gücünü artırmanın yolunun üretimin niteliğini yükseltmekten geçtiğini belirten Burkay, Türkiye’nin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi olan TEKNOSAB’ın bu anlayışın somut bir sonucu olduğunu söyledi. Dört yıl gibi kısa bir sürede altyapısı tamamlanan TEKNOSAB’da bugün yaklaşık 30 milyar liralık yatırımla 19 firmanın üretim yaptığını ve 6 bin 400 kişinin istihdam edildiğini ifade eden Burkay, yeni yılda faaliyete geçecek fabrikalarla çalışan sayısının 10 bine ulaşacağını açıkladı. Burkay ayrıca, TEKNOSAB bünyesinde girişim sermayesi yatırım fonu modeliyle hayata geçirilen ve 600’ün üzerinde yatırımcısı bulunan Lojistik Teknopark projesinin ilk değerlemesinin yapılacağını, 2026’nın ilk çeyreğinde de söz konusu projede temelin atılacağını müjdeledi. İhracat, Eğitim ve İnsan Kaynağı Vurgusu Ticaret ve ihracat tarafında KFA Fuarcılık ile önemli mesafeler kat edildiğini belirten Burkay, bugüne kadar 250’nin üzerinde yurt dışı fuar organizasyonu gerçekleştirildiğini, 8 bini aşkın üyenin alıcılarla buluşturulduğunu ifade etti. Başkan Burkay, “Savunma sanayiinde IDEF ve ev tekstilinde HOMETEX gibi dünyanın en büyük organizasyonları arasında yer alan fuarları başarıyla hayata geçirdik. Junioshow’dan Food Point’e, TFF Show’dan Rising City ve MEEXX’e kadar farklı sektörlerdeki firmalarımızın ticaretini geliştirirken Bursa markasına da değer kattık. Aynı anlayışı UR-GE projelerimiz, alım heyetlerimiz ve kümelenme çalışmalarımızda da sürdürdük. Bugün 17’si aktif 48 UR-GE projesiyle, bu alanda Türkiye’de açık ara en fazla proje geliştiren Odayız. Yerli ve milli hedeflerimiz doğrultusunda bin 700’e yakın firmamız, kümelenme modeliyle birlikte öğreniyor, birlikte gelişiyor ve birlikte yeni pazarlara açılıyor.” dedi. İnsan kaynağının dönüşümün temel unsuru olduğuna dikkat çeken Burkay, BUTGEM, MESYEB ve BTSO Akademi ile bu kapsamda önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade etti. “Bursa Business School Uludağ’ın Kaderini Değiştirecek” İbrahim Burkay, Bursa Business School ve GUHEM’in de iş dünyasının dönüşümünde ve geleceğin insan kaynağının yetiştirilmesinde önemli rol üstlendiğini vurguladı. Bursa Business School’u Uludağ’ın tarihini ve talihini değiştirecek stratejik bir proje olarak nitelendiren Başkan Burkay, “Uludağ’ımızın kalbinde, tarihi kimliği ve benzersiz fiziki imkânlarıyla, meclis üyelerimizin destekleriyle çok güçlü bir proje hayata geçirdik. Bursa Business School, bugün dünyada ilk üç destinasyon arasında yer alan, Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın eğitim merkezi konumuna yükselmiş durumda. Aynı zamanda kongre turizminin de merkezi haline gelmesini hedefliyoruz. Bursa Business School, turizm sektörünün dönüşümü için atılmış en önemli adımlardan biridir. Önümüzdeki beş yıl içinde Bursa ve Uludağ, içerik ve işlevsellik açısından bugüne kadar taşıdığı ismin hakkını verecek; 365 gün dünyanın dört bir yanından ziyaret edilen bir merkez konumuna ulaşacaktır. Önümüzdeki süreçte başta eğitim ve sağlık programları olmak üzere Uludağ’daki tüm otel ve tesisler, bu dönüşümün ana merkezleri haline gelecektir.” dedi. Başkan Burkay’dan 2030 Vizyonu Konuşmasının sonunda 2030 vizyonuna değinen BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sanayide yüksek katma değer, teknolojide derinleşme, ihracatta sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm ekseninde Bursa’yı geleceğe taşıyacak projeleri kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. Başkan Burkay, “Şimdi projelerimizin olgunlaştığı, Bursa ekonomisine çok daha yüksek katma değer sağlayacağı bir dönemdeyiz. 2013 yılında 16 projeyle başlattığımız bu büyük dönüşüm yolculuğunda, bugün makro düzeyde 60’ı aşkın stratejik proje ile Bursa’nın üretim gücünü, rekabet kapasitesini ve küresel iddiasını yeni bir seviyeye taşıdık. Elde ettiğimiz bu birikim ve tecrübeyle şimdi 2030 Vizyonumuzu; yüksek katma değer, teknolojide derinleşme, ihracatta sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm ekseninde daha güçlü bir gelecek hedefi olarak şekillendiriyoruz. Bursa’mızı yalnızca bugünün değil, yarının dünyasında da söz sahibi bir üretim, ticaret ve inovasyon merkezi haline getirecek projeleri, ortak akılla hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi. Şehir Fonu ile Yeni Nesil Yatırımlar Desteklenecek BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, altyapısını hazırladıkları projelerle Bursa iş dünyasını değişim ve dönüşüme hazırladıklarını belirterek, bu kapsamda Şehir Fonu ile yeni nesil yatırımların yolunu açacaklarını, Payitaht Çarşı’da Dijital Dönüşüm Merkezi’ni hayata geçirerek geleneksel ticaret anlayışını küresel vitrine taşıyacaklarını kaydetti. İbrahim Burkay, şöyle devam etti: “Verinin stratejik bir değer olduğu anlayışıyla data merkezi projemiz için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeni UR-GE projeleri, fuarlarımız, alım heyetleri ve kümelenme çalışmalarımızla sektörlerimizin gelişimini desteklemeye devam edeceğiz. Diğer taraftan Bursa için mekânsal planlama çalışmalarının tarihi bir öneme sahip olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. KOBİ OSB’ler, organize konut bölgeleri, serbest ticaret bölgeleri ve organize ticaret bölgeleri önümüzdeki dönemde gündemimizin önemli başlıkları arasında yer almaya devam edecek. Bizim tek gayemiz; bu şehrin potansiyelini doğru okumak, üretim gücünü ve ticaret kültürünü geleceğe taşıyarak 60 bin üyemizin yolunu açmaktır. BTSO olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sektörlerimize rehberlik eden, iş dünyamıza cesaret veren ve Bursa’mıza değer katan projeleri kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz.” Açılış konuşmalarının ardından meclis toplantısı, BTSO Meclis üyelerinin kürsüye gelerek 2025 yılına ilişkin değerlendirmeleri ve 2026 yılına ilişkin görüş ve beklentilerini paylaşmasıyla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.