SON DAKİKA
Hava Durumu

#Göç

Söz Bursa - Göç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Göç haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mudanya’da Mübadele zirvesi: Başkan Dalgıç’tan 'Kentler Birliği' Çıkışı, Bozbey’den Atatürk vurgusu! Haber

Mudanya’da Mübadele zirvesi: Başkan Dalgıç’tan 'Kentler Birliği' Çıkışı, Bozbey’den Atatürk vurgusu!

Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi’nin 103. yıl dönümü, Mudanya Belediyesi tarafından “Aynı Evden, Ayrı Dünyalara” temasıyla düzenlenen kapsamlı etkinliklerle Mudanya’da anıldı. Anma programı, mübadil kentlerin belediye başkanlarını buluşturdu, mübadelenin kent hafızasında bıraktığı izleri ve ortak geleceğe dair sorumlulukları konuşuldu. Türkiye ve Yunanistan arasında 30 Ocak 1923’te imzalanan Türk-Yunan Nüfus Mübadelesine İlişkin Sözleşme ve Protokolü’nün yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen ve Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın ev sahipliği etkinliklere, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, siyasi parti temsilcileri, mübadil dernekleri, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı. Mütareke Müze Evi önünde düzenlenen törende, Lozan Mübadilleri Vakfı ile Türkiye’deki mübadil kuruluşları tarafından imzalanan 103. Yıl Bildirisi okundu, ardından göç yollarında yaşamını yitirenler anısına denize kırmızı karanfiller bırakıldı. Program kapsamında düzenlenen “Mübadeleyle Yüzleşen Kentler” başlıklı panelde ise, mübadil nüfusla şekillenmiş kentlerin belediye başkanları bir araya geldi. DALGIÇ’TAN MÜBADİL KENTLER BİRLİĞİ ÖNERİSİ Başkanlar oturumunda toplumsal hafızanın korunmasının önemini anlatan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Türkiye’den göç eden mübadillerin yaşamlarına dair pek çok veriyi kayıt altına aldığını, buna karşın sözlü tarih alanında önemli bir eksiklik bulunduğunu ifade etti. Dalgıç, bu eksikliğin ancak ortak bir çabayla giderilebileceğini vurguladı. Somut ve kalıcı adımlar atılması gerektiğini belirten Dalgıç, mübadil kentler arasında kurumsal bir iş birliği zemini oluşturulması önerisini dile getirerek, Mübadil Kentler Ağı ya da Mübadil Kentler Birliği kurulmasının önemine işaret etti. Dalgıç, bu yapı aracılığıyla düzenli buluşmalar ve ortak projeler geliştirilebileceğini belirterek, ortak hafızanın canlandırılması, sözlü tarihin yazılı ve somut hale getirilmesinin gelecek kuşaklar açısından kritik olduğunu, farklı kentlerdeki küçük bir bilginin bile başka bir kentteki hikayeyi tamamlayabileceğini ifade etti. BOZBEY: “ATATÜRK EN BÜYÜK GÖÇMENDİR” Bir mübadil torunu olduğunu ve dedelerinin 450 yıl sonra ata topraklarına döndüğünü anlatan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, mübadil derneklerinden; anıları, hatıraları ve yaşanmışlıkları yazılı olarak ellerinde bulundurmalarını istedi. Kendisinin de bir muhacir olduğunu ifade eden Bozbey, şöyle konuştu: “Mustafa Kemal Atatürk bizim en büyük mübadil göçmenimizdir. Atatürk şunu söylemiş, ‘Nerede bir Yörük çadırı görsem duman tüttüğünü de gördüğümde Cumhuriyet emin ellerdedir…’ Mübadillerin bu ülkeye bakışı bu. Aslında Mustafa Kemal Atatürk bunu çok net biçimde bilenlerdendir.” GÜNEL: “MUDANYA’DA EVİMDE GİBİ HİSSETTİM” Mübadil kökenleri olan bir kentten, mübadil kökenleri olan bir kente geldiğini ve çok sıcak bir misafirperverlikle karşılaştığını söyleyen Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel de “Sanki Kuşadası'ndaymışım gibi bir hisse kapıldım” dedi. Mübadil göçü alan ve yoğun mübadil kökeni olan bir kentin belediye başkanı olarak olabildiğince o duyguları paylaşmaya çalıştığını ifade eden Günel, “Yaşadığımız kentin insanlarının duygularını, hissiyatını, kökenlerini bilmezsek o kentte doğru yönetemeyeceğimizi düşündüğüm için bir Yörük olarak mübadil duygularını da samimiyetle paylaşıyorum” ifadelerini kullandı. “Mübadele Kültürü” başlıklı oturumda konuşma yapan, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşegül İnginar Kemaloğlu, yazar Saba Altınsay ve araştırmacı, tarihçi-yazar Raif Kaplanoğlu ise sözlü tarih alanında gerçekleştirdiği çalışmaları aktardı. Etkinlikler dahilinde, Mudanya Belediyesi Tiyatro Topluluğu göç edenlerin yaşadığı zorlukları Girit Mahallesi’nde düzenlediği bir performansla canlandırdı. Program çerçevesinde, mübadillerin anısına hazırlanan “1900’lü Yılların Başlarında Girit” isimli fotoğraf sergisi de Cumhuriyet Galerisi’nde açıldı.

İnegöl'de 2026 "Gençlik Yılı" ilan edildi Haber

İnegöl'de 2026 "Gençlik Yılı" ilan edildi

Gençlik Yılı Lansman Toplantısı Gastro İnegöl’de gerçekleştirildi. Toplantıya; İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, belediye başkan yardımcıları, Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyesi belediye meclis üyeleri, daire müdürleri, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Eğitim Yöneticisi Serkan Anıl Gök, Gençlik Merkezi Müdürü Mesut Budak, Uludağ Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Cihad Doğan ile üniversite öğrenci topluluklarının başkan ve üyeleri katıldı. Toplantıda konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl’ün her yıl göç alan, genç nüfusa sahip dinamik bir şehir olduğuna dikkat çekti. Kentin nüfusunun 302 bin olduğunu belirten Başkan Taban, 14-29 yaş aralığındaki genç nüfusun yaklaşık 71 bin 554 kişi olduğunu ifade etti. Başkan Taban, "Bir şehri güçlü kılan binaları değil, gençliğidir" dedi. Gençliği sadece geleceğin değil, bugünün de ortağı olarak gördüklerini vurgulayan Başkan Taban, bugüne kadar gençler için birçok proje hayata geçirdiklerini söyledi. Kitaphanelerden eğitim desteklerine, spor tesislerinden kültür-sanat etkinliklerine kadar pek çok çalışmanın gençlere yönelik yapıldığını dile getirdi. Gençlerin fikirlerine büyük önem verdiklerini belirten Başkan Taban, "Genç Bakış" programları, "Ben Başkan Olsam" platformu ve liselerde yapılan anketlerle gençlerin görüşlerinin alındığını, beklentilerin doğrudan projelere yansıtıldığını ifade etti. Tüm bu çalışmaların daha da güçlendirilmesi amacıyla 2026 yılının "Gençlik Yılı" ilan edildiğini açıklayan Başkan Alper Taban, "Gençler için değil, gençlerle birlikte yol yürüyeceğiz. Söz sahibi olmayan bir gençlik, güçlü bir şehir oluşturamaz" ifadelerini kullandı. Gençlik Yılı kapsamında; gençlerin katılım ve söz hakkının artırılması, eğitim, beceri geliştirme ve istihdam destekleri, kültür, sanat ve sosyal etkinlikler, spor ve sağlıklı yaşam faaliyetleri, girişimcilik ve yenilikçilik destekleri ile gönüllülük ve toplumsal farkındalık projeleri hedefleniyor. 2026 Gençlik Yılı boyunca çalışmalar 8 ana tema altında yürütülecek. Bu temalar; akademik çalışmalar ve çalıştaylar, gençlik, spor ve grafiti festivalleri, bilgi, reels, ses ve halk dansları yarışmaları, kamp programları (Dijital Detoks Kampı gibi), girişimcilik ve ideathon çalışmaları, kültürel ve tarihi geziler, kariyer ve istihdam fuarları ile dijital platform projeleri (Genç Mobil, Genç Kart) olarak açıklandı. Sürecin ilk aşamasında gençlik alanında faaliyet gösteren STK ve topluluklarla geniş katılımlı bir toplantı yapılacağı belirtildi. Şubat ayında ise gençlerin ve uzmanların söz sahibi olacağı bir Gençlik Çalıştayı düzenlenecek. Ayrıca İnegöl Gençlik Kulübü kurulacak ve Genç Kart uygulaması hayata geçirilecek. Tarihten örnekler vererek gençliğin önemine değinen Başkan Taban, "Bu şehrin mayasında gençliğin gücü var. Bu topraklarda 16’sında şehit düşen Baykoca, 13 yaşında cepheden cepheye koşan Küçük Kamil var" dedi. Açıklamasını güçlü bir mesajla tamamlayan Başkan Alper Taban, "Buradan bir gençlik gemisi kalkacak ve bu geminin rotasını gençlik belirleyecek" ifadelerini kullandı.

Bursa’nın 25 yıllık rotası çizildi: Başkan Bozbey 2050 'Kent Anayasası'nı açıkladı Haber

Bursa’nın 25 yıllık rotası çizildi: Başkan Bozbey 2050 'Kent Anayasası'nı açıkladı

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kentin 2050 yılını kapsayan vizyon planı konusunda hazırlıkların son aşamaya geldiğini belirterek, "Bursa Planlama Ajansı çalışmalarını tamamlamak üzere. Yakın zamanda yeni plana başlayacağız. Ancak bazı noktalarda kaçak yapılar devam ediyor. İlçe belediye başkanlarına sesleniyorum. Ovamızda halen yapımları devam eden fabrika, depo kaçak yapılara derhal müdahale etsinler ve ortadan kaldırsınlar asla müsaade etmesinler. Tespitlerini yapıyoruz" dedi. Başkan Mustafa Bozbey, Üniversite Balkan metro hattının, Çalı hafif raylı hattının 2026 yılında ihale edileceğini ifade ederken, "Yeni alternatif yollar da inşa edileceğini, Ankara İzmir yolunda Mudanya yoluna paralel olmak üzere 29 kilometre uzunluğunda 65 metrelik kuzey bulvarını ortaya çıkaran bir planlama yapıldığını, 380 hektarlık alanda ekolojik temelli yeşil sisteme uygun, öğrencilerin okullarına yürüyerek gideceği kentsel tasarımı aralıksız sürdüğünü belirtti. Bozbey, yağışların iyi gittiğini de hatırlatarak, "Geçen yılın kuraklığını yaşamaz isek Bursa uzun yıllar susuzluk sorunu yaşamayacak. Çınarcık Barajı'nın suyunu yakın zamanda Bursalılarla buluşturacağız. Arıtma tesisi inşaatı yüzde 75 oranında tamamlandı" şeklinde konuştu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 2025 yılında yapılan hizmetleri Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi'nde basın toplantısıyla kamuoyuna anlattı. 2025 yılının çok zorlu geçtiğini hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Tarihimizde hiç görmediğimiz büyüklükte Bursa'da yangınları yaşadık. Ciğerlerimiz yandı. Ancak o dumanların içinden öyle birliktelik çıktı ki, tüm Türkiye bu birlikteliğe Bursalı hemşerilerimizin azmine ve çabasına şapka çıkardı. Biz bu süre içerisinde sadece felaketlerle değil, yılların biriktirdiği ihmallerle de mücadele ettik. Ancak bugün bahane üretmek için karşınızda değilim. Bu şehre duyduğumuz vefa. 2025'te sadece beton dökmedik, asfalt yapmadık. Bursa'nın adaletini, yeşilini ve birbirimize olan güvenini Bursa'nın birlikteliğini yeniden inşa ettik" dedi. BURSA'NIN YENİ PLANI YAKIN ZAMANDA AÇIKLANACAK Göreve gelirken bir söz verdiklerini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, "Bu kenti, planlı, dirençli, adil, yeşil yaşanabilir kent haline getireceğiz diye yola çıktık. Başlıklarımız bu sözün adım adım hayata geçtiğinin göstergesi olacak. Bursa'yı geleceğe hazırlarken şehrin uzun vadeli yol haritasını çıkarmak ilk amacımızdı. Çalışmalarımızı katılımcılıkla yürütüyoruz. İmar ve Şehircilik Dairesi bünyesinde Bursa Planlama Ajansı ile bu yolculuğa başladık. 28 akademik oda temsilcisi, 3 üniversite temsilcisi, 9 bilim insanı ve kent konseyi yöneticilerinden oluştu. Danışma kurulu ile başkanlığa Profesör Doktor Kayıhan Pala başkan olarak sorumluluk üstlendi. 2050 vizyonlu 1/100 bin planlarımıza başladık. Göreve geldikten sonra ilk çalışmalar arasında yer alan Kent Anayasası çalışma sürecini 16 üniversiteden 40 akademisyen ile yürüttük. Meslek odaları, ilçe belediyeleri, STK'lar ve hemşerilerimiz bu toplantının içinde yer aldı. 17 başlıkta analiz ve sentezlerini tamamladığımız planlama çalışmalarında nüfus, göç, ulaşım, sanayi, iklim, kültürel miras ve sosyal yapı gibi konuları kapsayan yeni 835 pafta ve 72 rapor ajans bünyesinde hazırlandı. 500 civarında toplantı ve görüşmeler yapıldı. 80 derinlemesine mülakat yapıldı. İncelemeler yapıldı. 17 ilçede belediye başkanlarımız ve meclis üyeleriyle bir araya geldik. Muhtarlarla çalıştay yaptık. 3 aşamalı paydaş çalışmalarını da bu süreçte gerçekleştirdik. Sektör toplantıları ve binlerce hemşerimizin katıldığı anketlerle Bursa'mızın geleceğini ortak akılla tartıştık. Bu plan çalışmaları Türkiye'de ilk kez yapılan stratejik çevresel değerlendirme süreciyle birlikte yürütülüyor. Kağıt üzerinde plan yapmıyoruz. Bu planın doğaya, suya, toprağa iklime ve halk sağlığına etkilerini bilimsel olarak değerlendiriyoruz. Bu plan yalnızca teknik belge değil. Bütün Bursa'nın kent anayasasını oluşturan bir anlayıştır. Bursa'mızı günübirlik kararlarla değil, bu kararların Bursa'yı nereye getirdiğini görüyoruz. Bilimsel verilere dayalı, katılımcı ve çevreye duyarlı bir kent anayasası ile geleceğe hazırlanıyoruz. Titizlikle ve özveri ile çalıştığımız 15 aylık sürecin sonuna yaklaştık. Yeni yılın ilk aylarında çevre düzeni planını kamuoyu ile paylaşacağız. Kaçak ve ruhsata aykırı yapılarla kararlı mücadele ederek kentin tamamında imar denetimlerini de bu süreçte arttırdık" diye konuştu. BELEDİYE BAŞKANLARINA ÇAĞRI: KAÇAK YAPILARA MÜDAHALE EDİN Başkan Mustafa Bozbey, ilçe belediye başkanlarına ve yönetimlerini bir kez daha uyararak, "Ovamızda halen yapımları devam eden fabrika, depo kaçak yapılara derhal müdahale etsinler ve ortadan kaldırsınlar asla müsaade etmesinler. Tespitlerini yapıyoruz. Gerektiğinde kamuoyuyla paylaşacak sorumluluğu alıyoruz. Onun için ilçe belediyelerimizin bu konudaki hassasiyetlerini net olarak ortaya koymalarını Bursa'nın geleceği açısından bekliyoruz. İklim krizi, deprem, yangın güvenliği, su kaynaklarının korunması, yaşam kalitesini merkeze alan imar yönetmeliği revizyonunu ilçe belediyelerimiz akademisyenler, meslek odalarımızla olgunlaştırdık. Yakın sürede meclise getireceğiz. Kentsel dönüşüm önemli saydığımız konulardan bir tanesi. Çok önemli adımlar attık. Kentsel dönüşümü bütüncül planlama, parçalı uygulama anlayışıyla üstelik de kentsel dönüşümün tanımına uygun hareket ederek planlıyoruz. Bir bölgeyi yık oradaki binaları yap kentsel dönüşüm değildir. Yaşam kalitesine katkı sağlamamış olursunuz. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak kentsel dönüşümü binaların yenilenmesi olarak görmüyoruz. İnsan hayatını önceleyen bilime dayalı ve kentin tamamını kapsayan kentsel ihtiyaçların çözüldüğü ve güvenlik meselelerinin ortadan kalktığı konu olarak ele alıyoruz. Bursa'da planlama ajansı bünyesinde çarpık yapılaşmanın kentin bütününü ne kadar etkilediğini görüşüp çözümler üretiyoruz" şeklinde konuştu. Yeni alternatif yol yapılacak "Yeni alternatif yolların da bu planlama süreçlerinde ortaya çıktığını paylaşmak istiyorum" diyen Başkan Bozbey, "Ankara İzmir yolunda Mudanya yoluna paralel olmak üzere 29 kilometre uzunluğunda 65 metrelik kuzey bulvarını ortaya çıkaran bir planlama yapıldı. 380 hektarlık alanda ekolojik temelli yeşil sisteme uygun, öğrencilerin okullarına yürüyerek gideceği kentsel tasarımı aralıksız sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı "BURSA ARTIK SU ŞEHRİ DEĞİL.. BURSALILAR TASARRUF YAPTILAR, TEŞEKKÜR EDİYORUM" Bursa'da su krizi yaşandığında sadece 9 kez 3'er gün arayla su kesintisi yaşandığını ifade eden Başkan Bozbey, "2025 yılında hem yeni su kaynaklarını devreye aldık. İçme suyu kanalizasyon ve yağmursuyu hatlarında çok önemli yatırımlar yaptık. 17 ilçemizde 6 milyar 200 milyon liralık yatırımı hayata geçirdik. Bugün kent merkezinin günlük su tüketimi 430 bin metreküptür. Huzurlarınızda Bursalı hemşerilerime teşekkür etmek istiyorum. Yaklaşık 525 bin metreküp tüketimden tasarrufla 430 bine kadar düşürdük. Müthiş bir tasarruf yaptılar. Tasarrufa davet ettik. Tasarruf yaptılar. Türkiye'ye de örnek olduk. Birileri yalan yanlış televizyonda bir şeyler sayıklamış. Bu tür şeyleri siyasetçilerden duymak istemiyoruz. Bursa'da su kesintisi 1,5 ay yapılmadı. Bursa'da bölgesel anlamda 9 gün yapıldı. O da saatleri belli. Akşam 17'den sabah 5'e kadar. 1,5 ay su kesintisi yapılmadı. 3 günde bir yaptığımız için 27 gün sürdü. Yalan konuşanlar yapmadıkları yapamadıkları beceremedikleri hatta Bursalıların ne istediğini bilmedikleri için o hizmetleri yerine getiremediklerinden kaynaklı yapmak zorunda kaldık. Onların yalanlarına Bursalıların karnı tok. Üzülüyorum. Siyasetçi dürüst olacak. Gerektiğinde belki eleştiriler olsa dahi doğruları paylaşacak. Biz toplumun önünde olan toplumu yönlendiren insanlarız. Bursalılar niçin 525 bin metreküpten 430 bin metreküp tüketime düştü. Doğru söylediğimiz için, şeffaf olduğumuz ve bize güvendikleri için. Onların oluşturduğu sorunları çözmek için gece gündüz mücadele ediyoruz. Kendi köyümün Özlüce'nin kanalizasyonunun Ayvalıdere'ye aktığını 3 ay önce öğrendim. Bu yıl 60 yeni derin kuyu açtık. 155 adet bize yetki var. Bazen su seviyesi düştüğü için çökmeler yaşanıyor. Su kuyusu devre dışı kalıyor yenisini açıyoruz. Nilüfer ve Doğancı Barajlarından Dobruca'ya iletim kapasitesini arttırdık. By pass hattı. Ya hesap bilmiyorlar ya da vatandaşı kandıracaklarını zannediyorlar. Ben doğruları paylaşmak zorundayım. İhale belli. Çınarcık isale hattı ihalesi belli. Ne zaman biteceği belli. Arıtma tesisine çivi çakılmamış. Onun da 2026 yılının nisan ayında mayıs ayında biteceği belli. Sözleşmeleri var. İmza atmışsınız. Bizim göreve gelmemizle birlikte arkadaşlarımızla yaptığımız toplantı sonrasında bu yılın kurak geçeceğini bilim insanlarının bize gösterdiği biçimde, önerdiği biçimde değerlendirip ona göre hazırlık yaptık by pass hattını kısa sürede Doburca'ya bağlanmasının şart olduğunu ortaya çıkardık. Onu yapıp 100 bin metreküpü taşıdık Yeni bir by pass hattı daha yaptık. 40 bin metreküp daha alıyoruz. Toplamda 140 bin metreküp suyu şu anda Çınarcık'tan Doburca'ya getiriyoruz. İşleyip Bursalılara temiz su olarak sunuyoruz. Onun için bizler bilime dayalı, programlı planlı ve geleceği de bilim insanlarının bizlere yönlendirdiği biçimde değerlendirerek hareket ediyoruz" şeklinde konuştu. Başkan Mustafa Bozbey, Bursa'yı rahatlatacak Çınarcık suyunun arıtıldığı tesisin kendileri geldiğinde ortada olmadığını kaydederek, "Çınarcık Arıtma Tesisi'nde yüzde 75 durumuna geldik. Mayıs ayında hizmete alacağız. Çınarcık arıtma tesisini 2026 yılında faaliyete geçireceğiz. 300 bin metreküp su arıtıp şehre vereceğiz. 500 bin metreküp kapasiteli Doburca arıtma tesisimiz var. Bursa velhasıl şairin dediği gibi sudan ibaret değil artık. Televizyona çıkıp demiş, öyle bir şey yok. Bilim insanlarını takip etmediğiniz için bilemezsiniz. Bunu 2010 yılında çölleşme haritasını görenlerden birisi olarak söylüyorum. Eğer biz bunları düşünmezsek gelecekte Bursa çok daha büyük su sorunlarıyla karşı karşıya kalacak. Bir gün gelecek Çınarcık Barajı da Bursa'ya yetmeyecek. Bu kuraklık devam ettiği sürece. Biz buna göre hazırlıklarımızı yapmak ve geleceği şekillendirmek zorundayız. Bugün suyumuzun Bursa'ya düşen her bir damlanın yüzde 70'ini tarım kullanıyor. Her damlanın yüzde 15'ini sanayi kullanıyor, yüzde 15'ini konutlarda kullanıyoruz. Bunun hesabını iyi yapmak durumundayız. Tarımda da bir değişimi bir dönüşümü sağlamak zorundayız. Sadece içme suyu değil, kanalizasyonda da inanılmaz yatırımlar yaptık. Sadece İnegöl'e 2 milyar liralık yatırım yaptık. İnegöllüler biraz şikayet ettiler, haklılar. Altyapıyı yapmak cesaret işidir. O cesaret de bizde var. Altyapıyı sağlam yaparsanız, nitelikli yaparsanız üstünü çok daha rahat inşa eder ve güzellikler içinde sunarsınız. Biz altyapıyı önemsiyoruz ve Mustafakemalpaşa, Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım'da altyapı hizmetlerimize olanca gücümüzle devam ediyoruz. Önümüzdeki yıl daha da arttırarak devam edeceğiz. Bir çok yerde isale hatlarını yeniledik. Kayıp kaçak oranlarımızı aşağıya düşürmek için çalışıyoruz. Kanalizasyon yağmur suyu hatlarında taşkın riski yüksek bölgelerde yeni hatları inşa ettik. Bunların açılışını yapmadığımız için kamuoyu çok bilmiyor ama mahallindekiler çok daha rahat görüyor. Atık arıtma tesislerinden 3'ünü tamamladık. Arıtma tesislerimizin önümüzdeki süreçte bazılarının kapasite artışlarını 2026 programına aldık. Zaman zaman biz başkalarını da eleştirdik. Kirleticilerden bir tanesi yıllardır maalesef ki biziz. Önce biz kendi evimizi temiz tutacağız ki o zaman sanayiciye de söz söylemeye hakkımız olsun. Sen evinin önünü temizlememişsin. Sen kirletiyorsun belediye olarak. Sonra diyoruz ki Nilüfer çayı ile ilgili konuşuyoruz. Bizim ilk hedefimiz Büyükşehir olarak BUSKİ olarak kirleticiler konusunda hassasiyetimizi en üst seviyeye çıkarıp kendimizin arıtmak zorunda kaldığımız her şeyi arıtıp sonrasında Nilüfer çayına verip ondan sonra da başka kirleticilerden hesap sormak. 20 yılda çözemedikleri sorunları bu arada 20 ayda çözdük. Daha da çözüyoruz. Hiç merak etmeyin. Dere yataklarımızın temizliğinden tutun da önemli bir yıl geçirdik. Hedefimiz çok net. Önümüzdeki süreçte aksilik olmazsa, Nisan-mayıs ayında bitireceğimiz arıtma tesisimizle yağış miktarı aynı düzeyde giderse; bu yılın kuraklığını yaşamaz isek Bursa uzun yıllar susuzluk sorunu yaşamayacak. Bu yılın kuraklığını 2026-2027'de yaşamaya devam edersek alternatif kaynaklar önümüzde hazır olacak. Bunun hazırlığını da yapıyoruz. Amacımız susuzluk kelimesini Bursa'nın gündeminden çıkarmak." ifadelerini kullandı Ulaşım planıyla ilgili 2050 vizyonlu anlayış sergilediklerini vurgulayan Başkan Bozbey sözlerini şöyle sürdürdü: "Toplu ulaşım, raylı sistem, bisikleti önceleyen plan hazırladık. Kısa orta ve uzun vadede hangi hattın ne zaman yapılacağı hangi aksın geliştirilmesi gerektiği, hangi bulvarın nasıl genişletileceğine dair bu plan da belirlenmiş oldu. Sahada yoğun üst yapı sürecini yürüttük. İlçelerde ana akslarda hem yeni yol yaptık, hem de kapsamlı yenilemeleri de gerçekleştirdik. Kent genelinde 200 bin tonun üzerinde sıcak asfalt döktük. 300 kilometre sathi kaplama, çok sayıda cadde bulvar ve bağlantı yollarını gerçekleştirdik. Yıllardır yapılamayan 8 kilometre civarında İznik Sarıağıl Orhaniye yolunu da tamamladık. İlçelerimizde çok önemli yol iyileştirmelerini tamamladık. Kent içi ulaşımında ciddi biçimde çalışma yürütüyoruz. Farklı çalışmalar daha da net olarak görülecek. Ölçümler tamamlandı. Bazı yerlerde farklı alternatif projeleri ortaya koyacağız. Bunları yaparken yine akademik danışma kurulumuz ile değerlendirmeden güdüme almadığımızı ifade etmek istiyorum. Bütün odaların katıldığı Kayıhan Hocamızın başındaki akademik kurul uzmanlardan görüş alarak bu değerlendirmeler içinde yer alıyor. Yollarla ilgili yapacağımız, 2026'da başlayan projelerin oradan onaylanması süreciyle hayata geçirilecek. Yıldırım, Osmangazi ve bir çok ilçede yol ana arter tali yol çalışmalarını sağladık. 100'lerce kilometrede asfaltlama çalışmalarını tamamladık. Yol düzenlemesi yanında caddelerde farklı işler yaptık. 173 bin metrekare parke taş döşedik. Nilüfer köyde Geçit köprüsünü de nisan mayıs aylarında faaliyete geçirip Mudanya yolunda önemli bir rahatlamayı göreceğiz. Hızlı bir şekilde çalışmaları 5 şeritli yürütüyoruz. Görükle Çalı Demirtaş Raylı sistemleri için de çalışıyoruz. Görükle Balkan Çalı Demirtaş hattının 2026 yatırım programına alınması amacıyla proje ihalesini gerçekleştirdik. Yüklenici ile sözleşme yaptık. Yer teslimini yaptık. Görükle depo sahasında inşaat başladı. Kızılcıklı ve Çalı Şehir hastanesi raylı sistem hatlarının projelerini başlatıyoruz. İhale takvimini oluşturuyoruz. T2 hattı çok tartışıldı. Bununla ilgili hem hat üzerinde kısa sürede deformasyonlar olduğu için iyileştirmeler gerçekleştirdik. T1-T2 entegrasyonunu gerçekleştiriyoruz. Terminale gelen vatandaşımız Şehir Hastanesine kadar, Görükle'ye kadar gidebilecek duruma gelecek. AYGM 20 tane aracı satın aldı. Biz de kendi imkanlarımızla 10 araç konusunda çalışmalarımızı yürütüyoruz. Kendi finans kaynağımızı oluşturup kendi araçlarımızı alacağız. Sistemdeki araçları da revize ediyoruz. Yenilemeye ve arttırmaya çalışıyoruz. Araç filomuzu ne kadar genişletirsek kapasite artacak. Yeni çalışmadan bahsetmek istiyorum. BURSARAY hattı yeni yapılacak Görükle Balkan hattıyla birlikte 50 kilometrelik hatta dönüşüyor. Muhtemel bir sıkıntı veya arızada hattın tamamının durması demek. Biz onun için hattı bir noktada bölüp merkez aktarma istasyonunu gündemimize aldık. Önümüzdeki süreçte paylaşır hale geleceğiz. Projelerine başladık. Bir taraftan toplu ulaşım filomuzu yeniliyoruz. Duraklarımızın sayısını arttırma, otobüs hatlarının değişimi, aktarmayla birlikte kent merkezine giden sayıyı azaltıp kısa sürede ulaşma gibi program değişikliklerini gerçekleştirdik. Merkez nüfusu 2,8 milyona ulaştı. Her gün yaklaşık 1 milyon civarında insanı Bursalı hemşerimizi taşıyoruz. Hemşerilerimizin yarısı gün içinde hareket halinde. Bununla ilgili sıkışan yerlerimiz var. 2026 programında bunlarla ilgili hazırlıklarımızı yaptık. Tespitlerimizi bilimsel yapmak, çözümleri de bilimsel anlamda uygulamak zorundayız. Süreç uzayabilir ama sağlıklı yaklaşımla çözüyoruz. Ulaşımda farklı hatları da devreye aldık. Toplu ulaşımda 287 milyon yolcu taşıdık. 140 milyonun da bedelini Büyükşehir olarak biz finanse ettik. 2 kişiden birisi bedava taşınıyor. Büyükşehir olarak 3 milyar 300 milyon lira BURULAŞ'a destek sunuyoruz. Vatandaşlarımızın ucuz ve konforlu ulaşım yapabilmesi için. Türkiye'nin en ekonomik en ucuz öğrenci açısından kenti Bursadır. Öğrencilerimiz yaklaşık 77 milyon biniş gerçekleştirdi. Özellikle bazı yerlerde servislerin kalktığını söyleyebilirim. 19 Mayıs'ta öğrenciler BURSARAY ile gidiyorlar. Bazı okullar servisleri kaldırdılar. B Bus ile 1,7 milyon yolcu taşıdık. BUDO ile 666 bin yolcu taşıdık. Körfez seferleri ile yaklaşık 5 bin yolcu taşıdık. B BUS ile ilgili arzumuz; Büyükşehir Belediyesi'nin önümüzdeki süreçte ihalesi yapılacak olan havaalanındaki konunun sorun olmaktan çıkıp Bursa Büyükşehir Belediyesi ile sözleşmenin devam etmesini talep ediyoruz. Milletvekillerimizden özellikle istiyorum. 20 milletvekilimizin de duyarlılık göstererek B BUS uygulamasını Sabiha Gökçen'e taşımasını istiyoruz. Başka bir firmaya verilirse o zaman havalimanına girişler daha pahalı olacak. Biz fiyat regülasyonu sağlıyoruz. B BUS'un gündemde kalkmasını istiyoruz. Biz talibiz aynı anlayışla Sabiha Gökçen'e Bursalıları ekonomik taşıma arzusundayız" Yeniden yeşil Bursa diye yola çıktıklarını anlatan Başkan Bozbey, sözlerini şöyle sürdürdü: "10 milyon metrekare park ve yeşil alanı takip ediyoruz. Ancak önümüzdeki süreçte kuraklık böyle devam ederse yeşil alanların çim alanlar miktarında azaltmaya gideceğiz. Onları korumak sulamak bizlere çok daha farklı sorun çıkarabilir. Onların da içme suyundan değil yer altı suyunda sulanmasını sağlayan çalışmalar yapıyoruz. Bu yaz çok önemli miktarı yer altından çekerek ya da Nilüfer çayından çekerek o alanları suladık. Su kıymetli artık. Onun için bu konuya özel bir önem veriyoruz. Çalışmalarımız devam ediyor. Bu yıl yaklaşık 250 bin metrekare civarında yeşil alan kazandırdık. Önümüzdeki süreçte bunları arttırarak devam edeceğiz. 75. yıl kent ormanımızın 2.etap ihalesini gerçekleştirdik. Orada ormandan talebimiz oldu. Biz Yıldırım bölgesinde 4-5 bin kişilik stadyum projemiz var. ihtiyaç da var. Bunu o alanda gerçekleştirmek için müracaat ettik. Olur alamadık. Yeni bölge müdürümüzle görüşüp yeni proje hazırlayıp sunacağız. Yıldırım'da amatör sporcuların amatör spora ilginin ne olduğunu bildiğimiz için gençlerimizin buluşma noktası olacağına inanıyoruz. Gençlik merkezleri, anfi tiyatrolar, çocuk oyun gruplarının yerleştirilmesi, muhtarların talep ettiği Balkan'da büyük park yapıyoruz. Mudanya istasyon caddesindeki düzenlemesi bitmek üzere. Sahil düzenlemelerimiz Kurşunlu, Gemlik, Mudanya'da devam ediyor. Bursalıların keyifli vakit geçirmesini istiyoruz. Bursa olarak gördük ki sahillerimizin aşağıya indiğimizde, derine indiğimizde iç acıcı durumda olmadığını gördük. Kent estetiği ile ilgili pek çok çalışma yürüyor. Kent içinde özellikle kış sezonunda rögar temizlikleri, çevre temizlikleri, ağaçlardan kaynaklı tıkanmaların önüne geçmek için hazırlıklarımızı tamamladık. Tıbbi atıklarla ilgili önemli mesafe kat ediyoruz. Bu yıl tıbbi atıklardan 4500 ton toplayıp ilgili yerlere ulaştırdık. Yalova'dan da 346 ton tıbbi atığı steril hale getirdik" ÇÖP SAHASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ..MASKE DAĞITACAĞIZ Başkan Bozbey, "Yeni kent çöp sahasıyla ilgili pek çok spekülasyon var. Bizler Bursa'nın her sorununa duyarlıyız. Her sorunun da bilimsel yöntemlerle doğru insana fayda getirecek insanı rahatsız etmeyecek görüntü olarak da çözülmesi için çalışıyoruz. Daha önce Kayapa'ya karşı çıkmıştık. Doğru olmadığını söyledik. Ancak Kayapa konusunda maalesef birileri yine çıkıyor, Kayapa doğru yerdir oraya yapın diyor. Hazır yerdir. Yarın sıkıntı yaşayacaksınız diyorlar. Demek ki siz, bu kentte sıkıntı oluşturmak için hazır bekliyorsunuz. Yenikentin sorunlarını biliyordunuz. Niçin çözmediniz? Şimdi kalkıp başka bir hikaye yazmaya çalışıyorsunuz. Doğru konuşun. Siyasiler toplumu doğru bilgilendiren kişiler olmalıdır. Siz Yenikent'teki her türlü sorunu bildiğiniz halde es geçeceksiniz. Sizin niyetiniz bu kent insanına katkı sağlamak değil. Hem doğu entegre atık tesisi hem de Yenikentten elektrik üretmeye devam ediyoruz. Merinosta 4 megavatlık güneş enerji santrali ile büyükşehrin tüketiminin dörtte birini elde ediyoruz. Daha fazla güneş enerjisi üretmek için çaba gösteriyoruz. Bursa'mızın havası da kirli. 31 noktada havamızı ölçüyoruz. Dün akşam iki genç gelip İnegöl'de kötü havadan bizi kurtarın dedi. Bu konuda çabaları olmadı. Biz net ortaya koyup çözümlerini uygulamaya başlayacağız. Orada yaşayanlar bizim insanımız. Önümüzdeki dönemde 41 noktada ölçümler yapmaya devam edeceğiz. Canlı olarak izlemeleri yapacağız. Maske satın aldık. Hava kirliliğinin yüksek olduğu yerde arkadaşlarımız gidip maske dağıtacak. Her biri canlı. Her biri insan. Yeşilkent eylem planını oluşturduk. 2,13 milyar avroluk yeşil yatırım ön görüyoruz. Bu yatırımlarla yılda 663 bin ton karbondioksite eş değer sera gazını azaltacağız. Bir fikir bir ağaç temalı projeyi başlattık. Bir çok gencimizin adına fidan dikiyoruz. 244 bin bin metrekare yeşil alanı Bursa'ya kazandırdık." şeklinde konuştu. TARIMSAL KALKINMAYA ÖNEM VERİYORUZ Tarımsal kalkınmaya önem verdiklerinin de altını çizen Başkan Bozbey, "Bursa tarım kenti. Suyun yüzde 70'ini tarıma harcıyoruz. Bu değişimi dönüşümü sağlayarak Bursa'nın tarım kenti olarak daha az suya ihtiyaç duyan ürünleri, daha az su ile vahşi sulamadan vazgeçerek iyi verimi almayı hedefliyoruz. Onun için de bizler köyde yaşamı sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz. 2025 yılında hem kırsal hizmetler dairemiz hem de Tarım Aş çiftçi ve hayvancıların yanında oldu. En önemlisi de geri dönüşümden ürettiğimiz 15 milyon metre damla sulama borusunu 17 ilçede 5800 vatandaşımıza ulaştırdık. Yüzde 100 hibeli olarak verdik. 5800 üreticimize 24 milyon lira civarında mazot desteğini sağladık. 1600 üreticimize de 8'er bin lira yem ve aşı desteği sağlayarak hayvancılığa da destek olduk. Sıvı gübre üretimini yapıyoruz. Sıvı gübre üretiminden de 142 bin kilogram sıvı gübreyi 6500 üreticimize ulaştırdık. 44 ton tohumluk buğdayı yüzde yüz 100 bine ile dağıttık. Dağ bölgesine geri satın almalı BESAŞ garantili buğday ekimini sağlıyoruz. Ata buğdayı ekimini genişletiyoruz. Bu yıl 1000 dönüm arazide ekim sağlandı. Şimdiden o civardaki köylerin talebiyle 2 bin dönüme çıktı. Biz gençlerimizi eğer köylerde sürdürülebilir kılma adına gençler orada kalacaktır. Yaşamını en iyi şekilde yürütecek duruma gelecektir. Dağ yöresindeki üreticilerden 5 bin litre süt aldık. 50 ton ata tohumu buğday alımı yapıldı. Yerel üreticiden BESAŞ'ta uygun fiyatlı satılmak üzere tonlarca et aldık. Gemlik'ten 100 ton zeytin aldık. Tarım işçilerinin konteyner desteği veriyoruz. Sadece tarımda değil eğitimde de farkındalık çalışmaları yürütüyoruz. 132 okulumuz ve kreşte 17 bin 550 öğrenci ve ziyaretçiye tarım, toprak ve çevrenin önemini anlattık. Ata tohumunu geri almak ve çoğaltmak zorundayız. Çiftçimizle birlikte yol yürümeye devam ediyoruz. BESAŞ'ta farklı bir yönteme başladık. BESAŞ'ta fabrika satış mağazası altında tanzim satış mağazalarını ortaya çıkaran süreci devam ettiriyoruz. Yakın zamanda Yenişehir'de ve ilçelerde BESAŞ fabrika satış mağazaları açılacak. Buradaki ürünler önemli. Hem kaliteli hem ekonomik. Kadın kooperatiflerimizin ürettiği ürünleri de burada satıyoruz. Bunu döngüsel anlamda gerçekleştiriyoruz. Üreticiden alıyoruz direkt tüketici ile buluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. Sosyal ve sağlık desteklerinin 2025 yılında artarak devam ettiğini belirten Başkan Bozbey, "Ekonominin bu denli kötü olduğu durumda insanlarımızın çok zor geçim sağladığı bu süreç içerisinde belediye olarak sosyal desteklerimizi arttırıyoruz. 2025 yılında halk kart desteğimiz talep eden ve kriterleri uyan her bir vatandaşımıza vermeye devam ediyoruz. Ramazan ayında binlerce vatandaşımıza ulaştık. Emeklilerimiz yılbaşında da destek aldı. Kriterleri uyan ve ihtiyaç sahibi olan emeklilerimize 2500 lira destek sağladık 15 bin bin civarında emeklimize destek sağladık. Bayramlarda da desteklerimizi sürdürdük. Emeklimizin yanında olduk. İhtiyaç sahiplerinin yanındayız. Kent lokantalarımızda destek olduk. Bugün bir yenisini de Yiğitler'de açıyoruz. B kafeyi kent lokantasının yanında açacağız. Bir çok yerde vatandaşlarımızın b kafe ve kent lokantası talebi var. 4 kap yemeği 80 liradan veriyoruz. İhtiyaç sahipleri için sübvanse ediyoruz. Askıda 5376 ekmeği vatandaşımıza ulaştırıyoruz. Öğrencilerimize çorba vermeye devam ediyoruz. Bu yıl 130 bin çorba dağıtımı gerçekleştirdik. İlk orta ve lise düzeyindekilere kırtasiye desteğini sağladık. Destekleri esnafımız üzerinden gerçekleştirdik. 10 bin öğrenciye burs veriyoruz. 8 bini yüksek öğretim 2 bini teknik lise öğrencisi. Anne kart uygulamasını başlattık. 2 bin civarında annemiz anne kartı ulaşımda kullanır düzeye geldi. Ramazanda 150 bin iftariyelik dağıttık. Sağlıkla ilgili aile danışmanlığı olarak verdiğimiz hizmet çok önemli. 3538 saat bu konuda danışmanlık hizmeti veren bir kurum olduk. Kadınların ekonomik sosyal hayata katılımını güçlendirip 17 bin kadına ulaştık. Hayata geçirdiğimiz meydan kadınlar projesi o kadar önemli ki, her ayın 3.pazarı Ulucami'nin orada meydan kadınların. Şiddetle mücadele eğitimlerimiz devam ediyor. 139 bin 471 evde sağlık ve bakım hizmeti veren kurum haline geldik. Madde bağımlılığı ile mücadele çok önemli. Ailelerimize destek olmak ve bağımlıların kurtulma çabalarını desteklemek gerekiyor. İş ve meslek edindirme de önemli bir başlığımız. Son bir yılda işsizlik sayısında inanılmaz bir artış var. Sadece merkezde değil bazı ilçelerimizde de gözlemliyoruz. Hem eğitim programlarımızda farklı projelerimizde yeni iş imkanları oluşturmak amacıyla projeler uyguluyoruz. Bursa Kent Akademisini kurduk. Bununla birlikte bir çok hemşerimize ulaşma imkanını buluyoruz. Eylül 2025'ten bu yana; 28 farklı alanda binin üzerinde ücretsiz eğitim programlarını her yaş grubuna ve bir çok ilgi alanını ortaya koyup hizmet verdik. 314 farklı bölümde farklı eğitim veriyoruz. 20 ayda 5250 gencimizi işe yerleştirdik. Afet mastır planının analizlerine başladık. Hüdavendigar Kent Parkını deprem parkı ve geçici barınma alanı olarak belirledik. 12 deprem senaryosu hazırladık. 1061 mahallede afet konteyneri bulundurma ve gönüllülerle acil müdahale birimlerini oluşturma amacındayız. Ürünlü'de afet lojistik merkezini devreye aldık. Koordinasyonu buradan sağlayacağız" şeklinde konuştu.

Türkiye ve Bulgaristan arasında yeni ekonomi köprüsü: KIRCAALİSİAD yola çıktı Haber

Türkiye ve Bulgaristan arasında yeni ekonomi köprüsü: KIRCAALİSİAD yola çıktı

Bulgaristan kökenli iş insanları, sanayiciler ve akademisyenleri aynı çatı altında buluşturan Kırcaali Yönetici, Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD), üyelerinin katılımıyla 1. Güç Birliği Toplantısını gerçekleştirdi. Derneğin resmi faaliyetlerinin başlamasının ardından düzenlenen ilk büyük buluşma, birlik ve dayanışma ruhuyla gerçekleşti. “Sadece bugünün değil, yarının da derneği olacağız” Toplantının açılış konuşmasını yapan KIRCAALİSİAD Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Osman Güler, KIRCAALİSİAD’ın misyonunu “Sadece bir dayanışma ağı kurmak değil; aynı zamanda katma değerli üretimi, inovasyonu ve sürdürülebilir yatırımları teşvik ederek hem Türkiye hem de Bulgaristan ekonomisine güç katmak” olarak özetleyen Güler, derneğin güçlü bir iş ailesi olduğunu vurguladı. Derneğin, iki ülke arasında sağlam bir ekonomik köprü kurma vizyonunu vurgulayan Başkan Güler, “Bilindiği üzere Bulgaristan, Türk yatırımcılar için Avrupa Birliği pazarına açılan stratejik bir kapı. Türkiye ise Bulgaristan için dinamik bir ticaret ortağı. İki ülke arasındaki ticaret hacmi her geçen yıl artıyor, ancak potansiyel çok daha büyük” değerlendirmesinde bulundu. Tarihsel ticari ilişkilere de değinen Güler, “Türkiye'nin komşuları arasında yaptığı ilk ticaret anlaşması Bulgaristan ile yapılmış olup, 1924 yılına dayanmaktadır. 2024 yılında 5.151.000.000 $ ihracat ve 2.664.000.000 $ ithalat gerçekleşmiştir. Baktığımızda resmî olmayan verilere göre, son 23 yılda Bulgaristan’dan göç edenlerin sayısı 3,5 milyonu aşmış durumda. Türkiye, 700 bin ile bu göçün en büyük adresi. Bugün Türkiye’de 3,5 milyona yakın Bulgaristan kökenli vatandaşımızın yaşadığı tahmin ediliyor. Hatta dünyada en fazla Bulgaristan vatandaşının yaşadığı şehirler sıralamasında Sofya’dan sonra ikinci sırada Bursa geliyor. Böyle büyük bir iş dünyasını ve potansiyeli doğrudan temsil edecek bir oluşum bulunmuyordu. Bizler, geçmişten bugüne taşıdığımız kültürel mirası, Atalarımızdan bize emanet kalan değerleri, ekonomik, sosyal ve ticari bir sinerjiye dönüştürme hedefiyle bu yola çıktık” ifadelerini kullandı. “Sadece bir dernek değil, aynı zamanda bir aile” KIRCAALİSİAD’ın yalnızca bir dernek değil, aynı zamanda bir aile olduğunu vurgulayan Güler, “KIRCAALİSİAD’ın gerçek gücü, üyelerinin katılımcılığı, sahiplenmesi ve ‘bu dernek benim’ diyerek sorumluluk almasıdır. Çünkü bu yapı, ancak omuz omuza verildiğinde anlam kazanır. Her üyemizin fikri, önerisi ve emeği bu yapıyı daha ileriye taşıyacaktır. Bu yolculukta birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğimiz sürece aşamayacağımız engel, ulaşamayacağımız hedef yoktur. bir dayanışma platformu ve ortak geleceğimizi birlikte inşa edeceğimiz güçlü bir yuvadır” diye konuştu. “Her zaman desteğe hazırız” Toplantıda söz alan BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, “Öncelikle böyle anlamlı bir günde sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. KIRCAALİSİAD'ın, Bursa'mızın ve ülkemizin ekonomik çeşitliliğine ve uluslararası bağlarına çok önemli bir katkı sunacağına inanıyorum. Bu değerli sinerjiye her zaman destek olmaya ve projelerde iş birliği yapmaya hazırız" dedi. “Şehrimizin ekonomik dokusunu güçlendiren, yeni köprüler kuran her girişimin yanındayız” Toplantıda konuşan Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ise “Bursa Ticaret Borsası olarak, şehrimizin ekonomik dokusunu güçlendiren, yeni köprüler kuran her girişimin yanındayız. KIRCAALİSİAD'ın da tam olarak bu misyonla yola çıktığını görmek son derece sevindirici. Bursa, tarihi ticaret yollarının ve canlı bir sanayi kültürünün şehridir. Balkan coğrafyası ile olan derin bağlarımız ise bu kimliğimizin ayrılmaz bir parçası. Bu anlamda KIRCAALİSİAD, Bursa'mızın uluslararası ticaret hacmine de önemli bir katkı sunacaktır” ifadelerini kullandı. “KIRCAALİSİAD’ın stratejik bir köprü olacağına inanıyorum” Toplantıda konuşan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, “Bu anlamlı güç birliğinde, sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Balkanlardan gelen kültürel ve insani miras, şehrimizin sosyal dokusunun da ayrılmaz bir parçasıdır. Bu anlamda KIRCAALİSİAD’ın stratejik bir köprü olacağına inanıyorum. Yenişehir Belediyesi olarak, derneğinizin çalışmalarını her zaman desteklemeye hazırız” dedi. “Hem Bursa’mız hem de Balkanlar için hayırlı olmasını diliyorum” Toplantıda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Nilüfer Belediyesi olarak, Bursa'mızın sosyal ve ekonomik dokusuna değer katan her oluşumun yanındayız. KIRCAALİSİAD’ın da bu anlamda çok önemli bir misyon üstlendiğine inanıyorum. KIRCAALİSİAD’a Bursa’mıza, ülkemize ve iki dost ülke arasındaki dayanışmaya hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. “Atalarımızın aziz hatıralarına destek çıkan tüm iş insanlarına teşekkür ediyoruz” Daha sonra söz alan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ise “Atalarımızın aziz hatıralarına destek çıkan tüm iş insanlarına teşekkür ediyoruz. Sivil toplum kuruluşlarımız bu noktada gerçekten çok önemli işlere imza atıyor. Bu anlamda KIRCAALİSİAD'ın tekrardan hem Bursa’mız hem de Balkanlar için hayırlı olmasını diliyor, nice güzel ve faydalı işlere imza atmasını temenni ediyorum” dedi. “Yatırımlara ve karşılıklı büyümeye dönüştürecek güçlü bir platform olacağına inanıyorum” Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ise “KIRCAALİSİAD’ın kuruluşunu ve bu ilk büyük buluşmasını içtenlikle kutluyorum. KIRCAALİSİAD gibi dinamik bir yapının, ülkemiz ve Balkanlar arasındaki potansiyeli somut iş birliklerine, yatırımlara ve karşılıklı büyümeye dönüştürecek güçlü bir platform olacağına inanıyorum. Emeği geçenleri kutluyor, derneğe ve tüm üyelerine başarılar diliyorum” diye konuştu. “KIRCAALİSİAD’ın çok faydalı projelere imza atacağına inancım tam” Gecede konuşma yapan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de “Öncelikle bu güzel toplantıyı yapan KIRCAALİSİAD'ı gönülden kutluyorum. Bugünkü hem tanıtım hem de birlikte olma buluşması, inanıyorum ki bundan sonra da geleceğe hep birlikte hareket etme duygusuyla daha da güçlenecek. Biz büyük bir aileyiz. Balkanlar, sadece bir geçmiş değil, aynı zamanda ortak bir gelecek vizyonudur. KIRCAALİSİAD beni ilk ziyaret ettiğinde altyapısını hazırlamış yola çıkmıştı, o günden sonra epey faaliyet gösterdiğini görüyoruz. Hem kentimize hem kentimizin ticari hayatına hem de Balkanlarla olan ilişkileri daha da güçlendirecek bir amaçla, çok faydalı projelere imza atacaklarına inancım tam” ifadelerini kullandı. Gecenin konuklarından biri olan Bulgaristan'ın Bursa Konsolosu Momchil Rusinov da yaptığı açıklamada, “Bursa, Bulgaristan için sadece coğrafi olarak yakın bir şehir değil; sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan tarihî ve son derece güçlü bağlara sahip olduğumuz bir kardeş şehirdir. Buradaki canlı Bulgaristan kökenli toplum, iki ülke arasındaki bu köprünün en değerli temsilcileridir. Ekonomik ve ticari ilişkilerimizin potansiyeli her geçen gün artıyor. KIRCAALİSİAD gibi dinamik bir yapının, bu potansiyeli somut iş birliklerine, yatırımlara ve karşılıklı büyümeye dönüştürecek güçlü bir platform olacağına inanıyorum” açıklamalarında bulundu. Öte yandan, birlik ve beraberliğin ön plana çıktığı geceye; Osmangazi Kaymakamı Ali Partal, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Nilüfer Kaymakamı Murat Süzen, Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Olcay Özgön, Bal-Göç Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, Bursa BUSADER, BALKANTÜRKSİAD, RUMELİSİAD, ERİAD, ARSİAD, BİZSİAD Yönetim Kurulu Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerinin yanı sıra çok sayıda önemli isim katıldı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden dev proje: ‘Balkanların İzi’ genç kuşaklarla geleceğe taşınıyor Haber

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden dev proje: ‘Balkanların İzi’ genç kuşaklarla geleceğe taşınıyor

Balkanlar’dan Anadolu’ya uzanan göçün taşıdığı hafıza, kültür ve yaşamın Bursa’nın toplumsal dokusuna bıraktığı derin izler, genç kuşakların gözünden geleceğe taşınıyor. Balkanlardan Anadolu'ya uzanan göç hikâyelerinin izlerini günümüze taşımak amacıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi ve DARD iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Göçmen Torunların Gözünden: Balkanların İzi’ projesi, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde kamuoyuna tanıtıldı. Balkan ve Rumeli göçmeni ailelerin yeni nesil üyesi 10 üniversite öğrencisinin saha deneyimi kazanacağı projeyle, kültürel diyaloğun pekiştirilmesi amaçlanıyor. BAŞKAN BOZBEY, ATALARININ GÖÇ HATIRASINI ANLATTI Balkan müzikleri eşliğinde Rumeli yemeklerinin ikram edildiği etkinlikte konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, projeye büyük önem verdiklerini ve yaygınlaştırmak istediklerini söyledi. Kendisinin de bir göçmen torunu olduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, babasının babasının 17 yaşında, annesinin babasının ise 28 yaşında mübadele zamanında Bursa’ya geldiğini söyledi. Büyüklerinin yaşadığı göç yolculuğunu ve Bursa’daki ilk yıllarını da paylaşan Başkan Mustafa Bozbey, dedelerinin her zaman terk etmek zorunda kaldıkları topraklara geri dönmeyi hayal ettiğini dile getirdi. Memlekete dönme umutları bitince tamamen yerleşik düzene geçtiklerini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, sonraki yıllarda dedesinin köyünü bulmaya yönelik yaptığı çalışmaları da paylaştı. “BURSA DA BİR GÖÇMEN ŞEHRİDİR” Bursa’nın Balkan şehri özelliğinin çok fazla olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’da Balkan Enstitüsü kurulması fikrini de desteklediklerini belirtti. Kendi ailesinin de göçmen olduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Balkan göçmenleri olmasa böylesine gelişmiş bir şehir bulamazdık. Bursa nüfusunun yaklaşık yüzde 90'ı göçmen kökenlidir. Bu şehir, Balkanlardan ve Rumeli'den gelen hemşehrilerimizin emeğiyle, alın teriyle ve kültürüyle büyümüştür. Bursa’nın 17,5 milyar dolar ihracatı var. Bunun 12 milyar doları Balkanlardan gelenlerin katkısıyla oldu. Bu gerçeği göz ardı edemeyiz. Ben bir mübadil torunu olarak projeden büyük mutluluk duydum. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Balkanlarda yapacak çok işimiz var. Orada birçok eserimiz var. O eserlere sahip çıkmamız lazım. Bursa da bir göçmen şehridir. Bu göçmen şehrinde barışı, her rengi bir araya getirerek sağlamak zorundayız. Bu barış, Bursa’nın gelecekte çok güçlü yönlerinden birisi olacaktır” dedi. “BURSA BALKANLARIN BAŞKENTİDİR” CHP Bursa Milletvekili ve Balkan ve Rumeli Komisyon Başkanı Hasan Öztürk, bırakmak zorunda kaldıkları topraklara ve ailelerine karşı önemli bir sorumlulukları olduğunu dile getirdi. Balkan ve Rumeli insanının büyük mücadeleler verdiğini, büyük emekleri bulunduğunu, ağır bedeller ödediklerini vurgulayan Hasan Öztürk, “Bursa Balkanların başkentidir. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de bu doğrultuda önemli rol ve sorumluluk üstlendi. Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın Bursa’da olması gerektiğini düşünüyorum. Bursa’da bir taraftan acıları ve sürgünleri konuşurken, diğer taraftan ortak geçmişle ortak geleceği inşa edebiliriz. Ortak geçmişe ve kültüre sahip olduğumuz Balkan ülkeleriyle birlikte birbirimize saygı duyarak geleceği inşa edebiliriz. Bu kısa soluklu bir çalışma değildir; bir başlangıçtır. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” diye konuştu. ÇEKÜL Vakfı Başkan Yardımcısı Mithat Kırayoğlu, Balkanlar’da ihtiyaç duyulan barış ortamına yerel yönetimlerin önderlik edebileceğini ifade etti. Yürütülen projenin önemine değinen Kırayoğlu, göçmen kenti Bursa’da projeyi başlatan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Barış Özdal, proje hakkında detaylı bilgi verdi. Konuşmaların ardından projenin kapsamı ve hedefleri katılımcılarla paylaşıldı.

Türkiye’de nadir görülen balık kartalı Bursa’da görüntülendi Haber

Türkiye’de nadir görülen balık kartalı Bursa’da görüntülendi

Türkiye’de geçmiş yıllarda üreme kaydı olan ancak günden güne azalan sulak alanlarda artık göç geçişlerinde görülen balık kartalı, önceki gün yaban hayatı fotoğrafçısı Alper Tüydeş tarafından Uluabat Gölü’nde fotoğraflandı. Yaklaşık 2 metreyi bulan kanat açıklığı ve devasa pençeleriyle göl, nehir ve denizlerde balıkları suya dalarak yakalayan balık kartalı Uluabat Gölü’nde avını yerken görüntülendi. Doğaya kanat açtık projesi ile ülkenin dört bir yanında yaban hayatını belgeleyen Bursalı fotoğrafçı Tüydeş bu kez oldukça yakından görüntülediği o anları sosyal medya hesabından, "Kuşçuluk hayatımın en unutulmaz anlarından birini yaşadım bu sabah Uluabat Gölü’nde. Sabah ilk olarak su üstünde avlanmaya çalışırken görmüştüm bu balık kartalını. Dönüş yolunda yakaladığı balıkla direk üstünde karşıladı beni. Ona ilk kez böyle yaklaştım. Belgesellerde görmeye alışık olduğumuz o meşhur avlanma sahnesi ile izleyenleri büyüleyen balık kartalları bugünlerden kuzeydeki üreme alanlarından güneye iniyorlar. Bu yolculuklarında göl deniz ve nehirler onlara ihtiyaçları olan besinlerini sunuyor.Ona bu sabah o kadar yaklaştım ki, yediği balığı parçalarken çıkardığı sesleri duyabiliyordum. Genç olduğunu düşündüm bu birey bir kaç gün beslenip dinlendikten sonra muhtemelen daha güneye doğru yola çıkacaktır. Bir zamanlar ülkemizde de ürüyordu ama artık sadece göçte görüyoruz" notuyla paylaştı.

Papa ziyareti öncesi tarihi kent İznik’te hareketli günler Haber

Papa ziyareti öncesi tarihi kent İznik’te hareketli günler

Son günlerde Papa'nın İznik'i ziyaret edeceği yönündeki haberler ve bölgede artan deprem hareketliliği tarihi kentin yeniden gündem olmasına neden oldu. Tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve manevi önemiyle her dönem dikkat çeken İznik'e son haftalarda hem yerli hem yabancı vatandaşların ilgisi gözle görülür şekilde arttı. Özellikle sosyal medya paylaşımları ve yatırım haberlerinin ardından ilçeye gelen ziyaretçi sayısında belirgin bir artış yaşanıyor. Emlakçılar ve turizmciler, İznik'e yönelik bu yoğun ilginin son yıllardaki en yüksek seviyeye ulaştığını belirtiyor. İlçede hafta sonları yaşanan hareketlilik, esnafın da yüzünü güldürmüş durumda. İznik'te arsa, arazi ve konut satışına olan ilgi fazlasıyla yükseldi. Konuya ilişkin konuşan Emlak Danışmanı Emrullah Çil, "Emlak piyasasına bu haberlerden sonra aşırı derecede rağbet var biz uzun yıllardır bu sektördeyiz ve ilk defa bu kadar çok iste ve rağbet var. Telefonlarımız susmuyor ve iş yerimize gelenimiz ve gidenimiz çok fazla özellikle burada bulunduğumuz arazi gibi araziler İznik'in merkezine çok yakın konumdayız şu anda bu gibi zeytinlik ve boş arazi gibi alımlar arttı. Biz yetişemeyecek konuma geldik diyebiliriz. İznik'in İstanbul'a çok yakın olmasından dolayı ve çok fazla deprem yaşandığı için İznik'e göç alıyoruz. İznik'in zirve konumları manzaralı bölgeleri var Karadeniz bölgelerini aratmayacak yerlerimiz var ve son bir yılda satışlarda inanılmaz yoğunluğumuz var. Konut satışına bakarsak Konut'a olan ilgi ve yoğunluk arttı iki yıl öncesine baz alarak bakarsak bu yıl yoğunluk çok daha fazla ve İznik'te sahil şeridinde konut bulmak neredeyse imkansız oldu diyebiliriz." Tarihi ve dini önemiyle Hristiyan dünyasında da özel bir yere sahip olan İznik'in, Papa ziyaretiyle birlikte uluslararası tanınırlığının daha da artacağı öngörülüyor.

2024'te en çok göç alan şehir İstanbul oldu Haber

2024'te en çok göç alan şehir İstanbul oldu

Türkiye'de 2024 yılında 2 milyon 682 bin 673 kişi iller arasında göç etti. Bu nüfusun yüzde 47,6'sını erkekler, yüzde 52,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı İç Göç İstatistikleri’ni paylaştı. Buna göre, Türkiye’de 2008 yılında yüzde 3,18 olan iller arası göç eden nüfus oranı, yıllar içinde inişli ve çıkışlı bir seyir izleyerek 2024 yılında yüzde 3,13 oldu. Diğer bir ifadeyle Türkiye'de 2024 yılında 2 milyon 682 bin 673 kişi iller arasında göç etti. Bu nüfusun yüzde 47,6'sını erkekler, yüzde 52,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. EN ÇOK GÖÇ ALAN İL İSTANBUL, EN AZ GÖÇ ALAN İL İSE ARDAHAN OLDU Türkiye'de iller arası göç eden nüfusun dağılımına bakıldığında; İstanbul 395 bin 485 kişi ile en çok göç alan il oldu. İstanbul'u sırasıyla 202 bin 402 kişi ile Ankara ve 117 bin 889 kişi ile İzmir takip etti. En az göç alan iller ise sırasıyla 4 bin 570 kişi ile Ardahan, 5 bin 644 kişi ile Bayburt ve 6 bin 739 kişi ile Tunceli oldu. En çok göç veren il İstanbul, en az göç veren il ise Ardahan oldu. İstanbul 369 bin 453 kişi ile en çok göç veren il olurken, onu 150 bin 373 kişi ile Ankara ve 102 bin 40 kişi ile İzmir takip etti. En az göç veren iller ise sırasıyla 6 bin 441 kişi ile Ardahan, 8 bin 41 kişi ile Kilis ve 8 bin 639 kişi ile Bayburt oldu. TÜRKİYE’DE 2024 YILINDA EN ÇOK 20-24 YAŞ GRUBUNDAKİ NÜFUS GÖÇ ETTİ Türkiye'de, 2024 yılında büyüklük olarak en fazla göç hareketliliği, 549 bin 43 kişi ile 20-24 yaş grubunda gerçekleşti. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin yüzde 41,9'unu erkekler, yüzde 58,1'ini ise kadınlar oluşturdu. TÜRKİYE'DE 2024 YILINDA EN ÖNEMLİ GÖÇ NEDENİ HANEDEKİ FERTLERDEN BİRİNE BAĞIMLI GÖÇ OLDU Ülkemizde 2024 yılında iller arası göç eden 2 milyon 682 bin 673 kişiden 579 bin 507'si hanedeki fertlerden birine bağımlı göç etti. Diğer göç etme nedenleri incelendiğinde; 512 bin 370 kişinin daha iyi konut ve yaşam koşulları, 479 bin 622 kişinin ise eğitim nedeniyle göç ettiği görüldü. Erkeklerde en önemli göç nedeni daha iyi konut ve yaşam koşulları oldu. Türkiye'de 2024 yılında cinsiyete göre en önemli göç etme nedeni; erkeklerde 255 bin 846 kişi ile daha iyi konut ve yaşam koşulları olurken kadınlarda 343 bin 342 kişi ile hanedeki fertlerden birine bağımlı göç oldu. Erkeklerde, hanedeki fertlerden birine bağımlı göç ve tayin / iş değişikliği, kadınlarda ise eğitim ve daha iyi konut ve yaşam koşulları diğer önemli göç nedenleri arasında yer aldı. EN FAZLA GÖÇ HAREKETLİLİĞİNİN OLDUĞU 20-24 YAŞ GRUBUNDA EN ÖNEMLİ GÖÇ NEDENİ EĞİTİM OLDU Türkiye'de 2024 yılında, en fazla göç hareketliliğinin yaşandığı yaş grubu olan 20-24 yaş grubunun göç etme nedenleri incelendiğinde; bu hareketliliğin en önemli sebebinin eğitim olduğu görüldü. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin 209 bin 40'ının eğitim, 84 bin 328'inin işe başlamak / iş bulmak ve 44 bin 319'unun ise daha iyi konut ve yaşam koşulları nedeniyle göç ettiği görüldü.

Kurtulmuş: “Suriyelilerin hayatta kalmak için tek bir çaresi Türkiye'ye göç etmeleriydi” Haber

Kurtulmuş: “Suriyelilerin hayatta kalmak için tek bir çaresi Türkiye'ye göç etmeleriydi”

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meksika, Endonezya, Güney Kore, Türkiye ve Avustralya'nın oluşturduğu MIKTA'nın, Meksika'nın başkenti Meksiko City'de düzenlenen 10. Parlamento Başkanları Toplantısı'nın “Uluslararası Göç Akımlarındaki Artış Göz Önüne Alındığında İnsan Hakları Nasıl Güvence Altına Alınır?” konulu 4. oturumunun başkanlığını yaptı. Kurtulmuş, oturumun açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin özellikle 2014'ten bu yana dünyada en çok sığınmacıya ev sahipliği yapan ülke olduğunu söyleyerek, “Yaklaşık 5 milyon göçmeni barındırıyoruz. Bunların 3 milyondan fazlası iç savaştan kaçan Suriyelilerdir” dedi. Türkiye'nin insani yardımlar konusunda, özellikle göçmenlerle ilgili alanda dünyada en büyük fedakârlığa katlanan ülkelerin başında geldiğini belirten Kurtulmuş, “Bu anlamda göç konusunda fevkalade büyük bir tecrübeye sahip olduğumuzu söyleyebilirim” ifadelerini kullandı. “Türkiye, Nazilerin katliamından kaçan Avrupa'daki Yahudi bilim adamlarına kapılarını açmıştır” Kurtulmuş, Türkiye olarak tarihî anlamda da göç konusunda büyük bir tecrübeye sahip olduklarını ifade ederek açıklamasını şu şekilde sürdürdü: “Osmanlı Cihan Devleti yıkıldıktan sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluşunun öncesi ve sonrasında Osmanlı Devleti'nin farklı bölgelerinden gelen çok sayıda Osmanlı vatandaşı Türkiye Cumhuriyeti'ne gelmiş ve Anadolu topraklarında kendilerine yeni bir anayurt elde etmişlerdir. Ayrıca yine tarih boyunca çok sayıda saldırılar karşısında topraklarımızı o saldırılardan kaçanlara açmış ve onlara ev sahipliği yapmışızdır. Örneğin, 500 küsur yıl önce İspanya'da engizisyon mahkemelerinden kaçan Yahudilerin ve farklı etnik, dini kökenlere sahip insanların gelip sığındığı yer Türkiye olmuştur, Osmanlı toprakları olmuştur. Yine İkinci Dünya Savaşı'nda Almanya'da Nazilerin katliamlarından kaçan Yahudilerin sığındığı yer Türkiye olmuştur. Örnek olarak şunu söyleyebilirim. 1938 yılında Türkiye, Nazilerin katliamından kaçan Avrupa'daki Yahudi bilim adamlarına kapılarını açmış İstanbul ve Ankara üniversitesinin çok sayıda fakültesi Alman kökenli Yahudi bilim adamlarının sayesinde önemli bilimsel araştırmaların merkezi olmuştur. Bugün de bu tarihi misyonumuzu sürdürüyoruz ve dünyanın dört bir tarafından gelen çaresiz insanlara ev sahipliğini gerçekleştiriyoruz” “Göç, bir sebep değil çok sayıda sebebin ortaya çıkardığı vahim, insanlığı tehdit altında bırakan bir sonuçtur” Dünyada üzerine en çok konuşulan ama nedenleri üzerinde en az konuşulan konuların başında “göçmen meselesi” geldiğine işaret eden Kurtulmuş, göç konusunun tek başına bir sebep olarak ele alınmasının genel bir yanılgı olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, “Halbuki göç, bir sebep değil çok sayıda sebebin ortaya çıkardığı vahim, insanlığı tehdit altında bırakan bir sonuçtur. Dolayısıyla göçün bu farklı nedenlerini bulmak, göçü ortaya çıkaran ve göçü küresel bir tehdit haline getiren nedenlerle mücadele etmek, onları ortadan kaldırmak uluslararası camianın vazifesidir” açıklamasını yaptı. Kurtulmuş, savaşlar, yoksulluklar ve yoksunluklar, işgaller, iç çatışmalar, iklim değişikliği ve özellikle iklim değişikliğinin neden olduğu kuraklık, çölleşme, kıtlık ve susuzluğun getirdiği yeni göç dalgaları, dünyanın birçok bölgesinde devam eden istikrarsızlıklar ortadan kaldırmadan göçmen meselesini çözebilmemizin mümkün olmadığının altını çizdi. “Kontrol edilemeyen göç meselesi askeri tedbirlerle, güvenlik tedbirleriyle önlenemez” Kurtulmuş, “Göçmen meselesinin çözülmesi için bu sonuçların ortadan kaldırılmasını sağlamamız lazım. Çok açık söylemek istiyorum. Kontrol edilemeyen göç meselesi askeri tedbirlerle, güvenlik tedbirleriyle önlenemez. Eğer öyle olmuş olsaydı, örneğin Meksika'dayız, Meksika'dan bir tane insanın Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etmek için yola çıkmaması gerekirdi. Eğer askeri tedbirlerle düzensiz göç önlenebilir olsaydı Akdeniz'de, Orta Akdeniz'de ve Doğu Akdeniz'de her gün onlarca göçmen gemisi soğuk denizin diplerinde kaybolup gitmezdi. Sadece şimdiye kadar Akdeniz'de ölen göçmenlerin sayısı 29 bini aşmıştır” açıklamasını yaptı. Kurtulmuş açıklamasını şu şekilde sürdürdü: “Afganistan'dan binlerce, on binlerce insanın göç etmesinden bahsediyoruz da Afganistan'ın önce Ruslar, ardından Amerikalılar tarafından on yıllar boyunca işgalinin nasıl Afgan halkını çaresizlik içerisinde bıraktığı üzerinde hiç konuşmuyoruz. Eğer Afgan halkı o çaresizliğin içerisinde olmasaydı bir tanesi hayatını tehlikeye atarak başka ülkelere göç etmek ister miydi? Şimdi Türkiye'nin tecrübesinden bahsedelim. Yaklaşık 3 milyonu aşkın Suriyeliden bahsediyoruz. Köylerinin yakıldığı, bombalarla şehirlerinin yok edildiği, ölümle burun burnunda kalan bu Suriyelilerin hayatta kalmaktan başka tek bir çaresi Türkiye'ye göç etmeleriydi.” “Göç konusunda da yeni kurumlara, yeni yaklaşımlara ihtiyacımız vardır” Göçün bugün bütün yükünün az gelişmiş ve gelişmiş ülkelerin üzerinde olduğunu söyleyen Kurtulmuş, “Dünyada nasıl siyasal sistem ve ekonomik sistem için yeni bir sisteme ihtiyacımız var diyorsak göç konusunda da yeni kurumlara, yeni yaklaşımlara ihtiyacımız vardır” dedi. Kurtulmuş, uluslararası camianın göç meselesini önleyebilmek için uluslararası göçü önleyici kurumları kurmak ve bunların bütçelerini de oluşturmak gibi bir mecburiyetinin bulunduğunu kaydetti. Göç konusunda da önerisini dile getiren Kurtulmuş, “Göçün sonuçlarının ortadan kaldırılması için uluslararası bir fonun kurulması ve buraya da ülkelerin kendi zenginlik seviyelerine göre gayrisafi milli hasılalarının belli bir oranında destek olmaları insani bir vecibedir. Bunu sağlayabilmek ve böylece göç konusunda yeni yaklaşımları ortaya koymak durumundayız” diye konuştu. 10. Parlamento Başkanları Toplantısı kapsamındaki oturumların ardından Meksika Temsilciler Meclisi Başkanı Marcela Guerra Castillo, MIKTA'nın dönem başkanlığını Güney Kore Ulusal Meclis Başkanı Kim Jin-pyo devretti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.