SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gökhan Günaydın

Söz Bursa - Gökhan Günaydın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gökhan Günaydın haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Deniz Dalgıç: “Mumcu, faili meçhul kalmamalı” Haber

Deniz Dalgıç: “Mumcu, faili meçhul kalmamalı”

Ankara'da 24 Ocak 1993 tarihinde gazeteci Uğur Mumcu'nun bombalı saldırıda öldürülmesiyle ilgili suikast davasının duruşmasına Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Gazeteci Uğur Mumcu ile siyasetçiler Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy ve Bahriye Üçok cinayetlerine ilişkin yürütülen “Umut Davası”nın 14’üncü duruşmasını Mumcu ailesiyle birlikte gazeteciler, Uğur Mumcu’nun kızı Özge Mumcu, CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, CHP milletvekilleri Utku Çakırözer, Aliye Timisi Ersever ve Asu Kaya izledi. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç da ilçe örgütü ve belediye meclis üyeleriyle birlikte duruşma salonunda yer aldı. Dava, Uğur Mumcu’nun da aralarında bulunduğu çok sayıda siyasi cinayeti kapsayacak biçimde Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde başlamış, DGM’lerin kapatılmasının ardından Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürdürülmüştü. Firari sanık Oğuz Demir’in dosyası ise Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ayrı bir dosya kapsamında görülmeye devam ediyor. Mumcu ailesine dayanışma amacıyla duruşmayı izlemek üzere Mudanya’dan Ankara’ya geldiklerini ifade eden Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, adaletin gecikmesinin toplumda derin bir yara açtığını vurgulayarak, “Uğur Mumcu, Türkiye’ye araştırmacı gazeteciliği kazandıran, yazdıkları ve ortaya çıkardığı dosyalarla anılması gereken bir gazeteci ve 33 yıldır faili meçhul bir cinayetle hatırlanıyor. Bu kabul edilemez” dedi. “GEÇ GELEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR” Davanın kamuoyunda zamanla unutulmuş gibi ele alındığını vurgulayan Dalgıç, faillerin hala ortaya çıkarılamamasına tepki göstererek, “Günlük hayatın içinde bu dava sanki bitmiş gibi görülüyor. Oysa failler bulunamadı. Bombayı koyan kişinin kim olduğu biliniyor, adresi biliniyor, yakalanmış olmasına rağmen gerçekler önümüze konulmuyor. Geç gelen adalet, adalet değildir” dedi. Dalgıç, davanın takipçisi olacaklarını belirterek, şunları söyledi: “Bugün buradayız, yarın daha fazla olacağız. Bu davanın peşini bırakmamak hepimizin yurttaşlık sorumluluğu. Atatürk’ün bize bıraktığı sorgulama görevini yerine getiriyoruz. Uğur Mumcu’nun adı, faili meçhul cinayetlerle değil; yazdıklarıyla, düşünceleriyle ve öğrettikleriyle anılmalıdır.”

Uğur Mumcu davasında 33 yıllık skandal! Firari sanığın arabası Ankara sokaklarında mı? Haber

Uğur Mumcu davasında 33 yıllık skandal! Firari sanığın arabası Ankara sokaklarında mı?

Ankara'da gazeteci Uğur Mumcu'nun 24 Ocak 1993 tarihinde aracına yerleştirilen bombanın patlamasıyla hayatını kaybetmesine ilişkin firari sanık Oğuz Demir'in yargılanmasına devam edildi. Demir adına kayıtlı araç için Emniyet Genel Müdürlüğüne yazı yazılmasına karar verildi. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada maktul Mumcu'nun kızı Özge Mumcu Aybars ve avukatı hazır bulundu. Mahkeme Başkanı dava dosyasına gelen evrakı okumasının ardından Mumcu ailesi avukatına söz verdi. Avukat, sanık Demir adına kayıtlı bir aracın varlığından bahsederek bu araca ilişkin araştırma yapılmasını istedi. Ayrıca Demir ve ailesinin Avustralya'da olduğuna dair bilgiler olduğu belirtilerek iadesi talep edildi. Beyanın ardından mahkeme başkanı ara kararı açıkladı. Buna göre Demir adına kayıtlı olduğu belirtilen aracın ilk tescil tarihinden itibaren trafikte gördüğü işlemlerin niteliğine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğüne yazı yazılması kararlaştırıldı. Ayrıca sanığın Avustralya'da olma ihtimali bulunduğu kaydedilerek iadesi için gerekli talebin yapılması konusunda Adalet Bakanlığına yazı yazılmasına hükmedildi. Yine Demir'in ailesinin Türkiye'ye giriş yapıp yapmadığının araştırılması için gerekli yerlere yazı yazılması kararlaştırıldı. BİR SONRAKİ DURUŞMA 14 TEMMUZ'A ERTELENDİ. Duruşma sonrası Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştiren CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, "Uğur abinin katledilişinin üzerinden 33 yıl geçti. 33 yıl boyunca hala tam olarak aydınlatılamamış bir dava ile karşı karşıyayız. Oğuz Demir üzerinden tefrik edilen duruşmanın ise bugün 14'üncüsü görüldü. Tevhid-Selam Örgütü'nün 1988-1999 kadar bu memlekette 21 öldürme, yaralama ve bombalama eylemine karıştığını herkes biliyor. Ankara'nın ortasında cephanelik kurduklarını da biliyoruz. Yabancı istihbarat örgütleriyle birlikte faaliyet yaptıklarını da biliyoruz. Sözü edilen kişi yani Oğuz Demir 2000 yılında elini kolunu sallayarak kolluk kuvvetlerinin arasından kaçıyor. Kendisi bir süre sonra eşini ve çocuklarını da yurt dışına götürüyor. Üzerine kayıtlı araba hala Ankara'da dolaşmaya devam ediyor. Sevgili Güldal Mumcu İçişleri Bakan Yardımcısı ile görüşüyor ve orada kişinin İran'da bulunduğuna ilişkin bir istihbari bilgi kendisine bildiriliyor. Ancak bu bilgi jandarmaya, MİT'e ve emniyete sorulan sorulara rağmen mahkeme kayıtlarına girmiş değil. Şimdi mahkeme kayıtlarında eşinin ve çocuklarının Avustralya'dan Türkiye'ye giriş çıkış yaptıklarına dair bilgiler var. O halde Oğuz Demir belki de Avustralya'da. Aramızda ikili anlaşmalar var. Kırmızı bültenle aranan bir caniden bahsediyoruz. Neden bu kişi bugüne kadar yakalanamadı? Birileri o tuğlayı çekmek istemiyorlar mı? Mahkemenin yazdığı müzekkereler ve belgeler ile bu işin 33 yıl boyunca geldiği nokta açıktır. Burada bir siyasi irade eksiği olduğunu görüyoruz. Uğur Mumcu Türkiye'de karanlıkta hiçbir şey kalmasın diye cesur kalemiyle bütün olayların üzerine giden bir gazeteci ve aydındı. Eninde sonunda onun bütün faillerini mutlaka ortaya çıkartacağız ve mutlaka o tuğlayı oradan çekeceğiz. Duvar kimin başına yıkılması gerekiyorsa onun başına yıkılsın. Yeter ki Türkiye aydınlansın. Türkiye'de faili meçhul bir cinayet kalmasın. Failleri belli olanların yakalanamadığı bir memleket olarak Türkiye'ye devam etmesin. Bunun için gayret ediyoruz" ifadelerinde bulundu. 'DAVA GEÇMİŞİ' Ahmet Taner Kışlalı, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok ve Muammer Aksoy'un öldürülmesinin de arasında bulunduğu birçok olayı kapsayan "Umut Davası"na ilişkin ilk yargılama Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde görüldü. DGM'lerin kapanmasının ardından yargılamaya Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. İlk derece mahkemenin kararının Yargıtay tarafından bozulmasından sonra tekrar görülen davada, 3 sanık "yasa dışı Tevhid-Selam ve Kudüs Ordusu örgütünü kurmak ve yönetmek" suçundan, 5 sanık ise aynı örgüte üyelikten çeşitli sürelerde hapse mahkum edildi. Bu kapsamda sanıklardan Mehmet Ali Tekin, Hasan Kılıç ve Ekrem Baytap, "silahlı suç örgütü kurma ve yönetme" eylemlerinden 12 yıl 6'şar ay hapisle cezalandırıldı. Sanıklar Abdulhamit Çelik, Fatih Aydın, Yusuf Karakuş, Mehmet Şahin ve Recep Aydın'a ise "silahlı suç örgütü üyesi olmak"tan 6 yıl 3'er ay hapis cezası verildi. Davanın firari sanıklarından Oğuz Demir'in dosyası ayrılarak Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasına devam ediyor.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’dan Bursa'dan mesaj: Çelme takarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni durduramazlar Haber

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’dan Bursa'dan mesaj: Çelme takarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni durduramazlar

CHP Bursa İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen toplantıya İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Bursa Milletvekilli ve Parti Meclisi Üyesi Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Parti Meclisi Üyesi Canan Taşer, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, İl Kadın-Gençlik Kolları Başkanları, İlçe Başkanları, Belediye Meclis Üyeleri ve çok sayıda partili katıldı. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Türkiye’de demokrasinin ciddi tehdit altında olduğunu belirttiği konuşmasında, “Demokrasinin yok sayıldığı, halkın iradesinin hiçe sayıldığı bir dönemdeyiz. Milletin seçtiği belediye başkanlarını, cumhurbaşkanı adaylarını hapse atarak bu ülkede demokrasinin olmadığını gösteriyorlar. ‘Siz sandıkta kimi seçerseniz seçin, ben istediğimi görevden alırım’ anlayışı toplumun her kesimine yerleştirilmeye çalışılıyor” dedi. KONGREYE DAVET Yeşiltaş, CHP’nin hem ülkeye hem de kendi yapısına demokrasiyi getiren parti olduğunu vurgulayarak, “Cumhuriyet Halk Partisi, bu ülkeye demokrasiyi getiren ve parti içi demokrasiyi en iyi şekilde işleten partidir. Biz inadına demokrasiyi savunan, inadına demokrasiyi yaşatan bir geleneğin temsilcisiyiz. Mahallelerde sandık koyarak gerçekleştirdiğimiz ilçe kongrelerimizi tamamladık. Şimdi sıra büyük demokrasi şöleninde. 19 Ekim Pazar günü saat 13.00’te Atatürk Kültür Merkezi’nde tüm halkımızı ve örgütümüzü bu büyük buluşmaya davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı. “ARTIK DEĞİŞİM ZAMANI” CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, kongre öncesi yaptığı konuşmada Türkiye’nin üretim gücünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. “Artık değişim zamanı, artık dur deme zamanı” diyen Günaydın, Bursa’nın tarihsel, kültürel ve ekonomik önemine dikkat çekti. Daha sonra Günaydın, “Bursa, sanayisiyle, tarımıyla, turizmiyle Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biri. Ancak bugün reel sektör büyük bir sıkıntı içinde. Türkiye’de iç talep daralıyor, dış rekabet gücümüz zayıflıyor. Otomotiv yan sanayi Fas’a taşınıyor, tekstil sektörü Mısır’a göç ediyor. Bu tablo, imalat sanayisinin elde tutulamadığını gösteriyor” şeklinde konuştu. “İŞSİZLİK ARTIYOR” Günaydın, farklı siyasi görüşlere sahip iş dünyası temsilcilerinin bile aynı noktada birleştiğini vurguladı. Günaydın, “TÜSİAD’dan İstanbul Ticaret Odası’na kadar görüştüğümüz tüm iş insanları, iç talebin daraldığını, reel sektörün zorda olduğunu söylüyor. Türkiye’nin ortalama yaşı 34, ama 11 milyondan fazla işsiz var. Fabrikalar ülkeyi terk ediyorsa, büyüyen işsizlik sorununa karşı hangi çözüm planlanıyor?” diye sordu. “CHP BİRİNCİ PARTİ KONUMUNDA” Gökhan Günaydın, “Yüzde 22–23 bandından bugün yüzde 35–41 aralığına geldik. Cumhuriyet Halk Partisi açık ara Türkiye’nin birinci partisidir. Bizi engellemenin tek yolu var. Bizimle pazara geleceksiniz, vatandaşın rızasını kazanacaksınız. Çelme takarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni durduramazlar” ifadelerini kullandı. “CHP HERKESİN PARTİSİ” “Biz sadece yüzde 37’nin değil, bu memleketin tüm yurttaşlarının partisiyiz” diyen Günaydın, 102 yıllık geleneğe vurgu yaparak, “Memleketin yüzde 70’i erken seçim talep ediyor. O sandık gelecek ve siz gideceksiniz” diye konuştu.

Yerel demokrasinin kalbi Nilüfer’de attı Haber

Yerel demokrasinin kalbi Nilüfer’de attı

Nilüfer Belediyesi, 19 Ekim Muhtarlar Günü kapsamında, kentteki 64 mahalle muhtarının katılımıyla özel bir toplantı düzenledi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Doç. Dr. Gökhan Günaydın’ın da katıldığı buluşmada, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir ev sahipliği yaptı. Programa; CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, CHP PM Üyesi Canan Taşer, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Milli Savunma ve Milli Eğitim eski Bakanı Turhan Tayan, CHP geçmiş dönem milletvekili İlhan Demiröz, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları ve meclis üyeleri ile Bursa Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yılmazer ve Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar da katıldı. “MUHTARLAR YEREL DEMOKRASİNİN SEMBOLÜ” Toplantının açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, muhtarların yerel demokrasinin, dayanışmanın ve halkla yönetim arasındaki köprünün sembolü olduğunu vurguladı. Nilüfer’in 64 mahallesinin her birinin kendine özgü kimliği ve öncelikleriyle güçlü birer yerel yapı olduğunu belirten Şadi Özdemir, bu sistemi “ağ yönetimi” olarak tanımladı. Başkan Şadi Özdemir, bir mahallenin kalbinin en iyi o mahallenin muhtarı tarafından bilindiğini ifade ederek, “Bizim görevimiz, o kalbin attığı sesi duymak, çözümü birlikte üretmektir” dedi. Nilüfer’in sosyo-ekonomik açıdan Türkiye'nin en gelişmiş 5’inci ilçesi konumuna gelmesinde muhtarların payının büyük olduğunu kaydeden Başkan Şadi Özdemir, “Bugün burada kurduğumuz sofra; dayanışmanın, ortak aklın ve yerel demokrasinin sofrasıdır. Çünkü biz biliyoruz ki; muhtar varsa, mahalle var. Mahalle varsa, kent var. Kent varsa, demokrasi var” ifadelerini kullandı. Başkan Şadi Özdemir, görev süreleri sonunda hep birlikte Nilüfer'i ilk üçe taşıyacaklarına olan inancını da dile getirdi. KATILIMCI DEMOKRASİNİN GERÇEK AKTÖRLERİ CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da, katılımcı demokrasi sistemini daha etkin hale getirmek istediklerini belirterek, bu süreçte muhtarların kritik bir role sahip olduğunu söyledi. Muhtarların siyasal parti temsilcisi olarak seçime girmediğine dikkat çeken Günaydın, “Mahallesinde sevilmeyen, saygın bir kişiliği olmayan insanların muhtar seçilebilme imkanı yoktur. Muhtarlık seçimlerinde artan rekabetle birlikte bu çok daha kıymetli. Hem seçimlerinde hem de seçimden sonraki mücadelelerinde katılımcı demokrasinin gerçek aktörleri olan muhtarlarımızı kutluyorum” diye konuştu. CHP PM Üyesi ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu da, muhtarların yerel yöneticilerden ve yasa yapıcılardan daha fazla beklentisi olduğunu dile getirdi. Demokrasiye sahip çıkan ve bu konuda öncü olan Nilüfer muhtarlarına teşekkür eden Kayışoğlu, “Bu mücadelemizi sürdürerek, daha güzel bir Nilüfer, daha güzel bir Bursa ve daha güzel bir ülke hayalimizi hep birlikte gerçekleştireceğiz” dedi. MUHTARLARA YENİ YETKİ ALANLARI ÖNERİSİ CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ise, güçlü bir demokraside muhtarları dinlemenin ve onlarla birlikte şehri planlamanın önemine değindi. Öztürk, “Muhtarlarımızın özellikle kendi mahalleleri ile ilgili nüfusları, coğrafi büyüklüklerine göre yetki alanlarını biraz daha netleştirmek, belki onlara Avrupa’daki örnekleri gibi belirli bütçeleri kullanma anlamında yeni tahsisler öngörebilmek, onların aslında devletin dili kısmında, icra kısmında daha etkin kılma anlamında önemli olacaktır” görüşünü paylaştı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız da, Nilüfer’deki muhtarların Türkiye’de öncü konumda olduğunu belirterek, Nilüfer’de uygulanan mahalle iletişim personeli uygulamasını Bursa genelinde 10 bin nüfusu olan mahallelerde hayata geçirdiklerini açıkladı. Saldız, “Muhtar, mahallenin her şeyidir. O yüzden muhtarlardan gelen talepler daima bizim başımızın üstünde ve önceliklidir” dedi. HİZMET MÜCADELESİ DEVAM EDECEK Bursa Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yılmazer ise, kendilerine söylemle değil eylemle değer veren yöneticilere teşekkür ederek, “Biz muhtarlar, yerel yöneticilerimizle birlikte, halkı için doğrunun peşinde koşup, hizmet mücadelesi veriyoruz. Bundan sonraki süreçte, bu hizmetleri hep birlikte halkımıza, yaşadığımız mahallelerimize, ilçemize ve kentimize hep birlikte ulaştırmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar da muhtarların devletin vatandaşa uzanan eli, halkın sesi ve temsilcisi olduğunu vurgulayarak, “Bu görevi yaparken en büyük gücümüz vatandaşımızın güveni ve desteğidir. Nilüfer, Belediye Başkanımız Şadi Özdemir’in desteğiyle mahallelerimizin sorunlarını çözmek, daha yaşanır bir kent oluşturmak için ortak bir irade koymaktayız” dedi.

İşte CHP'nin Kasım Ayında Zirvedeki İsmi.! Haber

İşte CHP'nin Kasım Ayında Zirvedeki İsmi.!

Türkiye’nin ilk ve tek dijital kamuoyu araştırma firması olan Dijital Anket, 1-30 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirdiği anketle "CHP’nin Kasım Ayındaki En Başarılı Milletvekili"ni belirledi. Halkın oylarıyla zirveye yükselen isim, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) TBMM Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın oldu. "HALKIN İLGİSİ VE TAKDİRİ DEVAM EDİYOR" Dijital Anket’in sonuçlarına göre, Gökhan Günaydın’ın halk nezdindeki beğeni düzeyi ekim ayına göre daha da yükselerek birinciliğe taşındı. Ekim ayında CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın ardından ikinci sırada yer alan Günaydın, Kasım ayında en başarılı milletvekili seçilerek halkın ilgisini ve güvenini perçinledi. "GÜÇLÜ VİZYONU VE YENİLİKÇİ POLİTİKALARIYLA ÖNE ÇIKIYOR" Gökhan Günaydın’ın bu başarıyı elde etmesinde, siyasetteki vizyoner yaklaşımı, etkili meclis konuşmaları ve toplum-siyaset etkileşimindeki aktif rolü etkili oldu. Teknolojiyi ve yenilikçiliği etkin bir şekilde içselleştiren Günaydın, rakiplerinin önünde bir siyasetçi olarak kamuoyunun takdirini kazandı. Bu başarı, muhalefet-iktidar ilişkileri ve halkın sorunlarına çözüm odaklı yaklaşımlarındaki üstün performansının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. "PLAKET TAKDİMİ VE HALKIN ÖDÜLÜ" Dijital Anket adına TRend MEDYA Kurucusu Fatih Yıldırım, Kasım ayının en başarılı milletvekili olarak seçilen Gökhan Günaydın’a başarılarından dolayı bir plaket takdim etti. Bu ödül, yalnızca bir ayın değerlendirmesi değil, aynı zamanda Günaydın’ın sürekli yükselen performansının bir göstergesi oldu. "HALKIN NABZINI TUTAN ANKET DEVAM EDİYOR" Dijital Anket firması, milletvekillerinin parti içindeki çalışmaları, meclis konuşmaları ve halkla kurdukları bağların yansıması olarak görülen anket aylık olarak sürdürüyor. Bu anketler, milletvekillerinin halk nezdindeki performansını ölçerek toplum-siyaset ilişkisinde önemli bir gösterge oluşturuyor. "KASIM AYI İLK BEŞİ BELLİ OLDU" Kasım ayı anketinde en başarılı bulunan milletvekilleri sıralaması ise şu şekilde: 1- Gökhan Günaydın (İstanbul) 2 - Deniz Yavuzyılmaz (Zonguldak) 3 - Gökan Zeybek (İstanbul) 4 - Ali Mahir Başarır (Mersin) 5 - Süleyman Bülbül (Aydın) Bu sonuçlar, halkın siyasette yenilikçi ve çözüm odaklı bir duruşu benimsediğini bir kez daha ortaya koydu. Gökhan Günaydın’ın bu anket sonucunda görüldüğü gibi halkla güçlü bağlar kurmanın ve sorunlara çözüm üreten bir siyaset izlemenin önemini bir kez daha göstergesi olarak yorumlanıyor.

CHP 8. Yargı Paketi'ndeki bazı maddelerin iptali istemiyle AYM’ye başvurdu Haber

CHP 8. Yargı Paketi'ndeki bazı maddelerin iptali istemiyle AYM’ye başvurdu

CHP Grup Başkanvekili Günaydın, kamuoyunda 8. Yargı Paketi olarak tanımlanan ‘7499 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ ile ilgili Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yasanın iptali ve yürürlüğün durdurulması istemiyle başvuru yaptı. Ardından AYM binasının basın mensuplarına açıklama yaptı. Günaydın, ‘Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 12 Mart 2024 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandığını hatırlattı. Günaydın yaptığı açıklamada, ilgili kanunun bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle hazırladıkları dilekçeyi AYM’ye ilettiklerini kaydetti. “Hükmün açıklamasını geriye bırakılması düzenlemesi son derece keyfidir” Günaydın, iptalini istedikleri düzenlemeleri partinin sosyal medya hesaplarından da paylaşacaklarını dile getirirken iptalini istedikleri maddelerin ‘üye olmamakla birlikte terör örgütüne yardım’, ‘tazminat komisyonu’, ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılması’, ‘kişisel verilerin korunması ve işlenmesi’ olduğunu bildirdi. Günaydın açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Örneğin burada bir anayasal hakkı için protesto gösterisi yapan kişi ve grupların terör örgütüne üye olmamakla birlikte diye başlayan keyfi söz dizimi üzerinden gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olabilir. Dolayısıyla bu düzenlemenin iptalini talep ediyoruz. Daha evvel Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi iptal etmişti ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde maalesef Cumhuriyet İttifakı çoğunluğu Anayasa Mahkemesi kararına uyarlı olmayan bir yeni düzenlemeye imza attı. Dolayısıyla bunun iptalini talep ediyoruz. Bunun dışında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi öncesi kurulan tazminat komisyonu yurttaşın adil başvuru ve etkili başvuru hakkını elinden almaktadır. Biz bunun ihtisas komisyonları, ihtisas mahkemeleri üzerinden sürecin yürütülmesinin doğru olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla bunun da iptalini ve yürürlüğünün durdurulmasını talep ediyoruz. Hükmün açıklamasını geriye bırakılması düzenlemesi son derece keyfidir. Avukat meslektaşlarımızı müvekkilleri, sanıkları ve hatta hakimleri zor durumda bırakmaktadır. Dolayısıyla daha doğru bir düzenleme yapılmasına imkan tanıyabilmek açısından bunun da iptalini talep ediyoruz. Bunun yanında kişisel verilerin korunması ve işlenmesiyle ilgili son derece sakıncalı hükümler vardır. Kişinin rızası olmaksızın bir kanuni koruma da olmaksızın sağlık verileri, siyasal parti üyelikleri, dernek üyelikleri işlenebilmektedir. Bunun izah edilebilir bir durumu asla söz konusu değildir. Yurttaş güvenliğini tümüyle ihlal eden bu tutum için biz Anayasa Mahkemesi'ne geldik."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.