SON DAKİKA
Hava Durumu

#Görüşme

Söz Bursa - Görüşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Görüşme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Maskat’ta kritik randevu: İran ve ABD arasında "Fikir Birliği" sinyali! Haber

Maskat’ta kritik randevu: İran ve ABD arasında "Fikir Birliği" sinyali!

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile Umman'da gerçekleştirilen dolaylı müzakerelere ilişkin, "Diplomatik sürecin devamı konusunda bir anlayış ve fikir birliği olduğunu hissettik. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Ancak bizim için asıl belirleyici olan, sahadaki adımlardır" dedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bekayi, Türkiye dahil bölge ülkelerinin son dönemde gerilimin düşürülmesi ve diplomatik bir sürecin oluşması için yürüttüğü çabalardan dolayı teşekkür etti. Bekayi, bazı çevrelerin, müzakerelerin Türkiye'de ve bölge ülkelerinin katılımıyla yapılmasının planlandığı, ancak İran'ın bunu kabul etmeyerek görüşmelerin Maskat'ta yapılmasını istediği "BİZİM MÜZAKERELERDEKİ MUHATABIMIZ ABD'DİR" İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bugünkü ABD ziyaretine ve bu ziyaretin müzakereleri sabote etmeye yönelik olduğuna ilişkin iddialara değinen Bekayi, "Bizim müzakerelerdeki muhatabımız ABD'dir. Bölgeye zarar veren, hatta kendi çıkarlarını bile gözetmeyen baskı ve yönlendirmelere boyun eğmeden hareket edip etmeyeceğine karar vermek ABD'nin sorumluluğundadır. ABD'nin Orta Doğu politikasındaki en büyük sorunlardan biri, İsrail'in taleplerine göre hareket etmesidir" ifadelerini kullandı. Bekayi, "Herkesin bildiği gibi İran'ın barışçıl nükleer programının yıllardır yapay bir krize dönüştürülmesinin arkasında İsrail var. İsrail, yaklaşık 40 yıldır ‘İran nükleer bomba peşinde' iddiasını sürekli gündemde tutuyor ve var olmve bunun Türkiye'yi rahatsız ettiği yönündeki iddialara cevap verdi. Bekayi, "Toplantının Umman dışında yapılmasına dair önceden alınmış bir karar yoktu. Sürece destek veren tüm bölge ülkeleri ev sahipliğine hazırdı ve kendilerine teşekkür ediyoruz. Ancak İran'ın müzakere tarafı olması, Umman'ın daha önceki olumlu ev sahipliği tecrübesi ve görüşmelerin nükleer konuyla sınırlı tutulması gibi nedenlerle müzakerelerin Maskat'ta yapılmasına karar verildi. Bu nedenle toplantının Maskat'ta yapılmasının dostlarımızın kırılmasına yol açacak bir gerekçe olduğunu düşünmüyorum" dedi. ayan bir bomba üzerinden dünyaya asılsız bir korku yaymaya çalışıyor. İsrail, bölgede huzur ve istikrara yol açacak her türlü diplomatik sürecin de karşısında olduğunu defalarca gösterdi" diye konuştu. Bekayi, "Bu yüzden ABD'li yetkililerin, bu baskı ve lobi etkilerinden bağımsız hareket etmesi ve başkalarının ABD dış politikasına yön vermesine izin vermemesi gerekiyor. Biz ise geçmiş deneyimleri dikkatle göz önünde bulunduruyoruz. Haziran ayında yaşanan süreç çok kötü bir tecrübeydi. Bu nedenle bu deneyimleri dikkate alarak ulusal çıkarlarımızı diplomasi yoluyla korumaya kararlıyız" dedi. "ZAMAN KAZANMAK GİBİ BİR NİYETİMİZ YOK" Tahran'ın müzakerelerde zaman kazanmaya çalıştığı yönündeki iddiaları da reddeden Bekayi, "Ne kadar erken, o kadar iyi. Biz bu müzakerelere sonuç almak için girdik ve zaman bizim için önemli. Yaptırımların kaldırılması İran açısından hayati bir mesele, yani ne kadar erken olursa bizim için o kadar avantajlı. Bu yüzden zaman kazanmak gibi bir niyetimiz yok. Biz müzakerelerde ne kadar ciddi olduğumuzu defalarca gösterdik. Görüşmelerin geçmişine bakmanız bunu anlamak için yeterli. Önceki 5 turda da söylediğim gibi görüşmeler sonuçlanana kadar müzakere yerinde günlerce kalmaya hazırız. Bu, hem iyi niyetimizi hem de ulusal çıkarlarımızı korumak ve İran halkına dayatılan yasa dışı yaptırımların kaldırılması için ne kadar acele ettiğimizi ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı. "NİYET VE CİDDİYET VARSA ANLAŞMA MÜMKÜN" Bekayi, İran heyetinin üst makamların verdiği açık talimatlar doğrultusunda ulusal çıkarları sağlamakla görevli olduğunu belirterek, "Her müzakere, anlaşmaya varacaksa karşılıklı alıp vermeyi gerektirir. İran'ın kabul edeceği mutabakat, İran halkının çıkarlarını güvence altına alan bir mutabakat olacaktır. Bizim için müzakerelerin doğrudan ya da dolaylı yapılması belirleyici değil. Taraflarda sonuç alma iradesi ve ciddiyet varsa anlaşmaya varmak mümkündür" dedi. "SALDIRI OLURSA SERT VE EZİCİ KARŞILIK VERİRİZ" İsrail'in İran'a yönelik muhtemel bir saldırı tehdidine değinen Bekayi, bu senaryonun tüm denklemi değiştiren ve varsayıma dayanan bir durum olduğunu belirterek, "İran, herhangi bir taraftan askeri saldırıya uğrarsa mutlaka sert ve ezici bir karşılık verecektir. Öte yandan tecrübeler, İsrail'in böyle bir adımı ABD ile koordinasyon ve iş birliği olmadan atamayacağını gösteriyor. Böyle bir durumda İran'ın vereceği yanıt da pişman edici olacaktır" şeklinde konuştu. "MASKAT'TAKİ GÖRÜŞME İLK TEMAS NİTELİĞİNDEYDİ" Bekayi, ABD Başkanı Donald Trump'ın "İran bu turda daha fazla taviz vermeye hazır" sözlerini eleştirerek Maskat'taki görüşmenin ilk temas niteliğinde olduğunu söyledi. Bekayi, "Bu tür müzakerelerde, özellikle kötü bir tecrübenin ardından ve diplomatik sürecin 8 ay önce bozulmasından sonra, ilk görüşmede ayrıntılara girilmesi zaten beklenmez. Maskat'taki temas da uzun sürmedi, yarım günlük bir toplantıydı. Bizim açımızdan bu görüşme, daha çok karşı tarafın ne kadar ciddi olduğunu görmek ve bundan sonraki adımların nasıl atılacağını değerlendirmek içindi. Bu nedenle görüşmede ağırlık genel çerçeveye verildi. Temel tutumumuz uluslararası kurallar ve NPT (Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması) çerçevesinde İran halkının çıkarlarının güvence altına alınması ve bu kapsamda barışçıl nükleer enerji hakkımızın korunmasıdır. Ayrıntılar için ise sürecin sonraki aşamalarda nasıl ilerleyeceğinin görülmesi gerekiyor" dedi. "DİPLOMATİK SÜRECİN DEVAMI KONUSUNDA ANLAYIŞ VE FİKİR BİRLİĞİ OLDUĞUNU HİSSETTİK" Umman'daki dolaylı müzakerelerde İran ve ABD heyetleri arasında gerçekleşen birkaç dakikalık yüz yüze görüşmede ABD tarafının tutumunda somut bir değişiklik hissedilip hissedilmediği sorusuna yanıt veren Bekayi, "Dolaylı temaslar ve bu kısa görüşmenin ardından diplomatik sürecin devamı konusunda bir anlayış ve fikir birliği olduğunu hissettik. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Ancak bizim için asıl belirleyici olan, sahadaki adımlardır. Görüşmelerde olumlu mesajlar verilebilir, fakat bunlar somut adımlara dönüşmezse bu temasların bir anlamı kalmaz" dedi. "LARİCANİ'NİN ZİYARETİ BÖLGE TEMASLARININ DEVAMIDIR" Bekayi, Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani'nin Umman ziyaretine de değinerek, "Bu ziyaret, bölge temaslarının devamı niteliğinde. Laricani daha önce de Rusya, Pakistan, Suudi Arabistan ve Irak'a ziyaretler gerçekleştirmişti. Maskat ziyareti de bölge ülkelerindeki muhataplarla sürdürülen istişarelerin bir parçası ve İran'ın komşularıyla ilişkileri güçlendirme politikasına dayanıyor. İyi komşuluk ve bölgesel iş birliğini güçlendirmek, dış politikamızın temel öncelikleri arasında yer alıyor. Bu ziyaret de bu çerçevede değerlendirilmeli. Ayrıca Umman ziyareti önceden planlanmıştı ve buranın ardından Katar ziyareti de aynı kapsamda yapılacak" ifadelerini kullandı. "GEREKİRSE HEYETE YENİ İSİMLER DAHİL EDİLEBİLİR" Bekayi, müzakerelerin seyrine göre ihtiyaç duyulması halinde müzakere heyetine yeni isimler ve uzmanların dahil edileceğini belirterek, "Bu daha önce de böyleydi. Görüşmelerin gidişatına ve her toplantıda ele alınacak başlıklara göre, farklı uzmanların bilgi ve tecrübesinden yararlanabiliriz. İhtiyaç olursa gerekli görülen her aşamada heyete yeni isimler ekleriz" şeklinde konuştu. "BİZ BAŞKALARININ YÖNTEMLERİNİ KOPYALAMIYORUZ" Bekayi, Umman'daki müzakerelerde ABD heyetinde ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper'ın da yer almasına ilişkin değerlendirmede bulunarak, "Biz başkalarının yöntemlerini kopyalamıyoruz. Kendi işimize bakıyoruz. Bizim askerimizin zaten daha önemli görevleri var. Diplomatlarımıza güveniyoruz ve verilen görevi en iyi şekilde yerine getireceklerini biliyoruz. Ayrıca şunu da unutmayın, Dışişleri Bakanımız Arakçi, zaten bir anlamda savaş tecrübesi olan bir komutan gibi. Yani bizde hepsi bir aradaydı" ifadelerini kullandı.

Siyasette ‘Randevu’ polemiği: Özgür Özel istifa şartını açıkladı Haber

Siyasette ‘Randevu’ polemiği: Özgür Özel istifa şartını açıkladı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Belçika’da Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa’yla yüz yüze görüşme fırsatı bulamadığından dolayı Costa’ya yönelik eleştirilerde bulunmuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu açıklamalara yönelik eleştirilerine değinen Özel, "Avrupa’da randevu isteyip de alamadığım bir kişi yok. İspat edersen, yarın istifa ederim" dedi. CHP Genel Başkanı Özel, Belçika’nın başkenti Brüksel’de gerçekleştirilen Avrupa Sosyalist Partisi Liderler Toplantısı’na katılmıştı. Özel, burada yaptığı konuşmanın başında Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa’nın konuşmasını gerçekleştirmesinin ardından salondan ayrılmasına ilişkin tepki göstermişti. Konuyla ilgili konuşan Özel, kişisel olarak Costa’ya hayranlık duyduğunun altını çizerek, "Bu kadar önemli bir gündemde sadece açılış konuşması yapıp ayrılması ve bizim baş başa 5 dakika bile kendisiyle görüşme imkânı bulamamamız kabul edilebilir değil" diye konuşmuştu. Daha sonra ise Özel, Costa ile görüşememesine dair yaptığı konuşmanın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın konuya ilişkin yaptığı eleştirilere ise cevap verdi. CHP Genel Başkanı Özel, bir önceki açıklamalarının tam zıddına ifadeler kullanarak randevu alamadığı bir ismin olmadığını ileri sürdü. Kendisini eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenen Özel, "Avrupa’da randevu isteyip de alamadığım bir kişi yok. İspat edersen, yarın istifa ederim" dedi.

Siyasette kritik zirve: DEM Parti Heyeti CHP Lideri Özgür Özel’i ziyaret etti Haber

Siyasette kritik zirve: DEM Parti Heyeti CHP Lideri Özgür Özel’i ziyaret etti

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyeleri, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel'i ziyaret etti. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyeleri DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan, DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve avukat Faik Özgür Erol CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i ziyaret etti. CHP Genel Merkezi'nde gerçekleşen ziyaret bir buçuk saat sürdü. Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, milli dayanışma kardeşlik ve demokrasi komisyonunda bugüne kadar yaşanan süreç ve bundan sonrasına ilişkin görüş alışverişlerinde bulunduklarını belirtti. Özel, "Leyla Zana'ya yönelik geçtiğimiz hafta yaşanan ve kabul edilemez gelişmeleri, ki ben kendisini arayarak da bu duygularımı ifade etmek istemiştim ancak o günlerde bizim de içinde bulunduğumuz sıkıntılı süreçten dolayı bir telefon irtibatı sağlayamadık. Ama bu konudaki iyi dileklerimizi, duyduğumuz üzüntüyü ve olaya yönelik kınama ifadelerimizi içeride ifade ettim" dedi. Özel, Leyla Zana'yı hedef alan anlayışın bu topraklara yakışmadığını aktararak, "Bir kadını, bir anneyi hedef alan böyle bir anlayış bu topraklara yakışmaz. Bu toprakların üzerinde, Anadolu'da böyle bir şeyin yapılmasını asla ve asla kabul etmiyoruz. İnancımıza da kültürümüze de aykırıdır. Hele hele bir siyasetçiye ülkedeki gelişen siyasi olaylar üzerinden, stadyumları bu anlamda kullanmaya çalışan bir anlayışa hiçbirimizin kapı aralamasının mümkün olmadığını ifade etmek isterim" şeklinde konuştu. "TÜRK'ÜN DE KÜRT'ÜN DE EVLADININ GELECEĞİNDEN ENDİŞE DUYMADIĞI YARINLARI UMUT EDİYORUZ" Özel, hedeflerinin hem Türkiye'de hem Suriye'de barış ve kardeşliğin hakim olmasını ümit ettiklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı: "Bugün saat 16.00'da siyasi partilerin temsilcilerinden oluşan beş kişilik heyet, komisyonun rapor yazım sürecini ve bu süreçte nasıl bir çalışma prensibi ve takvimi içinde yer alacaklarını görüşmek üzere toplanacak. Partimizi de orada yine Grup Başkan Vekilimiz Murat Emir temsil edecek. Komisyonun rapor yazım aşamasını hızlı bir şekilde ilerletmesini, partilerin ortaklaştığı yaklaşımlar üzerinden hep birlikte ve herkesin kabul edebileceği, onaylayabileceği, Türkiye'nin hem terörsüz Türkiye hedefini, hem demokratik Türkiye hedefini birlikte hayata geçirebilecek birbirinin peşinde değil ama iç içe böyle bir süreci gerçekleştirebilecek, bu topraklar üzerinde gözyaşlarının durmasını ve kardeşliğin, barışın hakim olmasını sağlayacak, Türkiye'nin yarınlarına barış içinde el ele, omuz omuza, Türk'ün de Kürt'ün de evladının geleceğinden endişe duymadığı, en iyi eğitimi alabileceği, hep birlikte hızla kalkınacağımız ve adil bir şekilde bölüşebileceğimiz yarınları umut ediyoruz. Hem Türkiye'de, hem Suriye'de Türkler için de Kürtler için de Dürziler için de Aleviler için de Türkmenler için de anayasal, demokratik ve barış içinde iki devlet ümit ediyoruz. Bunun hem Türkiye'ye, hem Suriye'ye, hem Türklere, hem Kürtlere, hem de bütün Orta Doğu'ya ve insanlığa iyi geleceğini ümit ediyorum." "BU KADAR TARİHİ BİR DÖNEMEÇTE CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NİN GERÇEKTEN YAPICI ROLÜNE BÜYÜK BİR ÖNEM VERİYORUZ" DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan ise, "Çok önemli ve verimli bir görüşme gerçekleştirdiğimizin altını önemli çizmek isterim. Sürecin geldiği aşamaları detaylı bir şekilde tartıştık ve konuştuk. Bu kadar tarihi bir dönemeçte Cumhuriyet Halk Partisi'nin gerçekten yapıcı rolüne büyük bir önem veriyoruz. Bu yüzden bugün buradayız. Çünkü Kürt sorunu siyaset üstü bir meseledir ve bu meseleyi çözmek hepimizin görevi ve sorumluluğudur diye ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. "KAYGILARI, ELEŞTİRİLERİ, İTİRAZLARI KARŞILIKLI BİRBİRİMİZLE PAYLAŞTIK" DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar da, sürecin çok boyutlu ve zorlu olduğunu anlatarak, "Farklı yaklaşımlar, karşılıklı eleştiriler süreç içinde ortaya çıkabilir. Fakat bu süreçlerin ruhunun münazara değil, müzakere olduğunu bir kez daha hatırlamamız gerekiyor. Kaygıları, eleştirileri, itirazları karşılıklı birbirimizle paylaştık ama bir konuda da mutabıkız. Süreç müzakereyle, diyalogla karşılıklı görüşmelerle yürüyecektir. Bu konuda da siyasal mutabakat ve toplumsal uzlaşma hayati önemdedir. Bir kez daha gördük ki Cumhuriyet Halk Partisi bu süreçte bu rolü olumlu bir şekilde oynamaya devam edecek iradeyi gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu.

Asgari ücretin ikinci toplantısına TÜRK-İŞ katılacak mı? Bakan Işıkhan'dan kritik açıklama Haber

Asgari ücretin ikinci toplantısına TÜRK-İŞ katılacak mı? Bakan Işıkhan'dan kritik açıklama

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu ikinci toplantısına Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (TÜRK-İŞ) yer alıp almayacağına ilişkin, "Bizim tüm sendikalarla açık bir iletişim yapısına sahip olduğumuzu sizler de çok iyi biliyorsunuz. Ben sendikalarla görüşüp görüşlerini alacağım, benim görevim bu, mutlaka istişarede bulunacağız" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Kabine Toplantısı'nın ardından asgari ücret görüşmelerine ilişkin basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bakan Işıkhan, 12 Aralık'ta ilk asgari ücret toplantısının yapıldığını hatırlatarak," Asgari ücret görüşmeleri kapsamında da hem işveren hem işçi kesiminin katılımıyla sosyal diyalog sürecini başlatmış olduk. Bu hafta perşembe günü saat 14.00'te ikinci toplantı gerçekleştirilecek" dedi. Bir basın mensubunun, "Türk-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay ile görüşme olacak mı, ayrıca bir davet söz konusu mu?" sorusu üzerine Işıkhan. "Biz resmi daveti yaptık resmi davet sonrasında zaten Türk-İŞ Genel başkan yardımcısı Ramazan Ağar geldi. Bizim tüm sendikalarla açık bir iletişim yapısına sahip olduğumuzu sizler de çok iyi biliyorsunuz. Biz sosyal diyalog gereği her türlü süreci işleteceğiz. Ben sendikalarla görüşüp görüşlerini alacağım, benim görevim bu, mutlaka istişarede bulunacağız" açıklamasında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.