SON DAKİKA
Hava Durumu

#Grand Kartal Otel

Söz Bursa - Grand Kartal Otel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Grand Kartal Otel haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bolu'da 78 kişiye mezar olan otel faciasının yıl dönümü: "Artık evimde yemek pişmiyor" Haber

Bolu'da 78 kişiye mezar olan otel faciasının yıl dönümü: "Artık evimde yemek pişmiyor"

Bolu Kartalkaya'daki Grand Kartal Otel'de gerçekleşen ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangın faciasının üzerinden tam bir yıl geçti. Olayda kızı Lalin ile eşi Ceren Doğan'ı kaybeden Rıfat Doğan, "Kaybettiklerimize duyduğumuz borcu biraz olsun ödedik ama akşamları evde yalnız kaldığınızda o boşluk yine hissediliyor. Artık evimde pişen yemek kalmadı" açıklamasını yaptı. Türkiye'yi derinden etkileyen ve Kartalkaya'daki Grand Kartal Otel'de meydana gelen yangın olayının bir yıldönümünde acılar taze bir şekilde anıldı. 78 kişinin hayatını kaybettiği olayla ilgili devam eden davada suçlulara ciddi cezalar verilirken, faciada eşini ve kızını kaybeden Rıfat Doğan, yaşamış olduğu zorlu süreç ve verdiği hukuk mücadelesi hakkında konuştu. "BİR YIL BOYUNCA DERİN BİR YALNIZLIK, BÜYÜK BİR EKSİKLİK" Bir yılın yalnızlık ve büyük bir eksiklikle geçtiğini belirten Rıfat Doğan, "Geçirdiğim bu bir yıl, derin bir eksiklik ve yalnızlık hissiyle doluydu. En zor olanı da duyduğumuz acıydı. Biz bu süre zarfında yasımızı bir kenara koyarak adalet peşinde koştuk ama akşamlar olduğunda yasımız bizi buluyor. Davanın sonucu bize bir nebze olsun rahatlama sağladı. Kaybettiğimiz canlara olan borcumuzu biraz olsun ödediğimizi hissettik. Üzerimizdeki yükün bir kısmı hafifledi. Tam anlamıyla kalkmadı çünkü böyle bir yükün kalkması mümkün değil. Ancak bu gelişme sayesinde, gün gelip bu dünyadan ayrıldığımızda onların yüzüne bakabilecek bir durumda olacağız" diye konuştu. "BU KARAR ÖRNEK TEŞKİL ETTİ" Mahkeme sonucunun örnek teşkil ettiğine dikkat çeken Doğan, "Karar, örnek niteliğinde oldu. Çevremizde bildiğimiz veya bilmediğimiz birçok işletme bu karar sayesinde kendilerini düzeltti. Dilovası örneğinde olduğu gibi kurumlar da kendilerine çekidüzen verdi. Gerekli görülen sorumlular hemen gözaltına alındı. Farkında olmadığımız birçok can bu sayede kurtulmuş olabilir. Mahkeme heyetine teşekkür ediyorum" ifadesini kullandı. "ARTIK 'BABA BENİ AL' DİYEN ÇOCUĞUM YOK" Evinde artık yemek pişmediğini belirten acılı baba Doğan, "Artık yanımda, 'Baba beni buraya bırak, dersim var' diyen bir çocuğum yok. 'Gelirken şu lazım' diyen eşim yok. Eve gelirken boş bir eve geliyorsunuz, akşamları yalnızsınız. Anılarınız her daim zihninizde taze kalıyor. Onların seslerini unutmamaya, konuşmalarını ve mimiklerini hatırlamaya çalışıyoruz. Hayatımızın rengini ve tadını elimizden aldılar. Bu tamamen 5 ihmalkarın suçudur; 4 yönetim kurulu üyesi ve genel müdür olan damat. Onlar para hırsları, yapmadıkları yatırımlar ve vicdansızlıklarıyla kimseyi uyarmadan kolayca oradan ayrıldılar ve bizim sevdiklerimizi elimizden aldılar" ifadelerine yer verdi. MAHKEME HEYETİ AĞIR CEZALAR VERMİŞTİ Dava sürecinde mahkeme heyeti sanıklara ağır cezalar verdi. Otel sahipleri Halit Ergül, Emine Ergül, Murtezaoğlu Ergül, Genel Müdür Emir Aras, Yönetim Kurulu Üyeleri Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras ile otel ve belediye yetkililerini kapsayan sanıklara "olası kast" hükümleri uygulandı. Mahkeme; otel sahipleri ve üst düzey yöneticiler ile Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Vedat Gülener ve İtfaiye Müdürü Kenan Coşkun'a, ölen 34 çocuk için "olası kastla öldürme" suçundan her biri 34'er kez müebbet, diğer 44 kişi için 24 yıl 11 ay hapis cezası verdi. Ayrıca, muhasebe müdürleri, İSG uzmanları, şirket yöneticileri ve kamu görevlileri dahil birçok sanık "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebep olma" suçundan 12 ile 22 yıl arasında hapis cezasına çarptırıldı.

Grand Kartal Otel yangını: Hayatını kaybeden iki gencin ailesi kayak kulübü hakkında suç duyurusunda bulundu Haber

Grand Kartal Otel yangını: Hayatını kaybeden iki gencin ailesi kayak kulübü hakkında suç duyurusunda bulundu

Grand Kartal Otel’de 21 Ocak 2025’te çıkan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangında, Ankara’daki bir kayak kulübüyle kampa katılan Ömür Kotan ile Eren Bağcı’nın da hayatını kaybetmesi üzerine aileler, kulüp sahibi ve eğitmenlerin ihmali bulunduğu iddia ederek suç duyurusunda bulundu. Bolu’da 21 Ocak 2025’te Grand Kartal Otel’de çıkan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangında Ankara’daki bir kayak kulübü tarafından düzenlenen kampa katılan Kotan ve Bağcı ailelerinin çocukları Ömür Kotan ile Eren Bağcı da hayatını kaybedenler arasındaydı. Aileler, kampta yardımcı eğitmen olarak görevlendirilen çocuklarının ölümünde, yangından sağ kurtulan kulüp başkanı M.G. ile kulüp üyesi kayak eğitmenleri E.A. ve Y.A.’nın sorumluluğu bulunduğunu iddia ederek suç duyurusunda bulundu. Başvurunun ardından kulüp sahibi ve eğitmenlerin ifadelerinin alındıktan sonra aileler, M.G.’nin ifadesinde otelin yangın alarm sisteminin çalışmadığını ve sonradan yapılan asansörün duman tahliyesini engellediğini bildiğini, buna rağmen 44 kişiyle birlikte otele gittiğini söylediğini ileri sürdü. Kotan ve Bağcı aileleri, kayak kulübü sahibi ve eğitmenler hakkında suç duyurunda bulunarak, çocuklarının ölümünden sorumlu olanların cezalandırılması için yetkilere çağrıda bulundu. "GÖTÜRDÜĞÜ 44 KİŞİDEN 9 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ" Kayak eğitimi için Bolu'ya götürdüğü 44 kişinin ölümü sonrası antrenör M.G.’nin sorumlulara karşı şikayetçi olmadığını iddia eden Eray Bağcı, "Eren kayağı kayak kulübünde öğrenmişti. Bu kulübün orada bir kayak eğitimi vermek için ilgili kurum ve kuruluşlardan aldığı bir izin yok. Bu kulübün bir yönetim kurulu başkanı var ve kendisi de eğitmenlerin başı. Bu adamın bir antrenörlük belgesi de yok. Kendisi ve yaptığı organizasyonla oraya götürdüğü 44 kişi olay gecesi otelde kalıyorlar. Götürdüğü 44 kişiden 9 kişi hayatını kaybetti. Şimdi ister istemez şöyle bir beklenti içerisine giriyorsunuz. Bu beyefendi herhalde tanık olarak ifade verecek ya da şikayetçi olacak çünkü 12 yıldır aynı otelde bu işi yapıyormuş. Düşündüğünüz zaman gelip onun şikayetçi olmasını beklersiniz ama böyle bir şey olmadı. Süreç ilerledikçe biz de bu konuya derinlemesine araştırdıkça fark ettik ki bu beyefendi zaten şikayetçi olmayacak ve ifade de vermeyecek. Çünkü konunun kendisine sirayet etmesinden çekiniyor" dedi. "KENDİ SORUMLULUĞUNDAKİ 44 KİŞİDEN TEK BİR KİŞİYİ DAHİ ARAMAMIŞ" Kayak antrenörünün konaklama için tercih ettiği otelin yangına uygun olmadığını bildiğini öne süren Bağcı, "Biz kayak eğitimi veren şahısların tanık olarak dinlenmeleri yönünde savcılığa müracaat ettik. Tanık ifadeleri alındıktan sonra dehşete kapıldık ve bu şahıslar hakkında da suç duyurusunda bulunduk. Çünkü özellikle yönetim kurulu başkanı olan şahıs otelde bir yangın alarm sisteminin olmadığını, varsa bile çalışmadığını, 4 yıl önce yapılan asansörün bir yangın anında ortaya çıkacak dumanın tahliyesine engel olduğunu, o gece otelde hiçbir tecrübesi olmayan 20 yaşında bir kişinin gece müdürü olarak bırakıldığını vesaire bunların hepsini biliyormuş. Daha da acısı hiç kimseyi aramamış. Kendi sorumluluğundaki 44 kişiden tek bir kişiyi dahi aramamış. Odasından dahi çıkmamış. Biz tabii ki bunları öğrendiğimizde dehşete kapıldık ve sonrasında da bu şahıslar hakkında da suç duyurusunda bulunduk. Bu kişilerin sanık olarak savcılık iddianamesine yer alması ve sonrasında da hukukun öngördüğü bir cezayla cezalandırılmalarını istiyoruz" diye konuştu. "44 KİŞİ BU İNSANA GÜVENEREK ORAYA GİTMİŞLERDİ" Kayak kulübü sahibi ve diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ifade eden Zeynep Kotan, "Biz şu anda kayak kulübünün sahibi dahil üçü kişi hakkında suç duyurusunda bulunmuş durumdayız. Çünkü öğrendiğimiz şeyler bizi buraya götürdü. Ben olayı öncelikle anlayabilmek için oda arkadaşlarının her ikisinin de ailelerinden izin alarak, evlerine giderek onlarla görüştüm. Olayı onlardan dinledim. Kendileri de mağdur oldukları için şikayetçi olmaları gerektiğini de söyledik. Fakat hiçbir şekilde şikayetçi olmadılar. Kayak hocasıyla avukatımız bağlantı kurdu ve ifade vermesini rica etti. Vereceğini söyledi ama hiçbir şekilde ne ifade verdi ne şikayetçi oldu. Sonunda duruşma sürecinde bizim başvurumuzla bu üç kişinin dinlenme kararı alındı ve o şekilde bu kişiler kendi istekleri dışında ifade vermek zorunda kaldılar. Bu ifadelerde de açığa çıktı ki kayak hocası duman dedektörlerinin çalışmadığını biliyor. 4-5 sene önce bir asansör yapıldı, hava boşluğunu tıkadığını biliyor. Otelin tüm personeline, yönetimine yıllardır hakim olan bir insan. Toplam 44 kişi bildiğimiz kadarıyla bu kayak kulübü aracılığıyla o otele gelmiş kişiler. Dolayısıyla bu 44 kişi bu insana güvenerek oraya gitmişlerdi. Dava dosyasında da şu anda kalem oynamıyor. Artık ben bir an önce bu iddianamelerin hazırlanmasını ve adaletin yerini bulmasını bekliyorum" şeklinde konuştu.

Doluluk yüzde 70, kar 2 metre: Kartalkaya’da itfaiye hâlâ yok Haber

Doluluk yüzde 70, kar 2 metre: Kartalkaya’da itfaiye hâlâ yok

Türkiye’yi yasa boğan ve Grand Kartal Otel’de 78 kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan yangın faciasının ardından kurulan Meclis Araştırma Komisyonu çalışmalarını sonlandırdı. Komisyonun hazırladığı 310 sayfalık taslak raporda, yangın güvenliğine ilişkin 5 ana konuda ve 18 başlıkta çarpıcı önerilere yer verildi. Raporun tamamlanmasıyla gözler yeniden kış turizminin gözde merkezi Kartalkaya’ya çevrildi. Raporun tamamlanmasıyla birlikte tedbirlerin hayata geçirilmesiyle ilgili henüz bir adım atılmadı. SEZON AÇILDI, MİLYONLUK YATIRIM YAPILDI ANCAK İTFAİYE MERKEZİ YOK Edinilen bilgiye göre, yılbaşı tatiliyle birlikte bölgedeki otellerin doluluk oranı yüzde 70 seviyesine yükseldi. Sezon açılışını yapan iki büyük otelin, benzer bir facianın yaşanmaması adına yangın güvenliği sistemleri için toplam 5 milyon dolarlık yatırım yaptığı öğrenildi. Özel sektörün aldığı bu bireysel tedbirlere rağmen, bölgede halen geçici de olsa bir itfaiye merkezinin olmaması en büyük eksiklik olarak göze çarpıyor. Olası bir yangın durumunda en yakın itfaiye ekibinin dağ yolunu tırmanarak olay yerine ulaşmasının zaman alacak olması, rapordaki "acil müdahale" vurgusunun önemini artırıyor. "DÖNEMSEL İTFAİYE VE ACİL SAĞLIK BİRİMLERİ OLUŞTURULMALI" Meclis Araştırma Komisyonu’nun hazırladığı taslak raporda, gelecekte yaşanabilecek faciaların önüne geçilmesi adına alınması gereken önlemler sıralandı. Komisyon raporunda, "Turizm bölgelerinde, otel veya nüfus yoğunluğunun fazla olduğu alanlarda dönemsel itfaiye ve acil sağlık birimleri oluşturulmalı. Okul, hastane, otel gibi yapılarda, yangın ikaz sistemi itfaiye teşkilatına bağlanmalı. Binalar düzenli aralıklarla yangın güvenliği açısından kontrol edilmeli, proje aşamasında itfaiye denetimi etkin hâle getirilmeli. Konaklama tesislerinde LPG ve LNG tank ve tesisatlarına ilişkin açık düzenlemeler yapılmalı, periyodik kontrol zorunlu olmalı. Yönetmelik değiştirilmeli, okul, hastane, kamu kuruluşu, gıda ve turizm sektörleri tarafından kullanılan otel dâhil tesis ve işletmeler, yerel itfaiye teşkilatı tarafından denetlenmeli. İtfaiye erlerine itfaiyecilik bölümü mezun olma zorunluluğu getirilmeli. İtfaiye hizmetlerinin çatı kuruluşu oluşturulmalı. Otelcilik hizmeti sunan işletmelerde, sigaralı ve sigarasız oda ayrımına son verilerek, otel yönetimince belirlenen alanlar dışında tütün ürünleri kullanımının tamamen önlenmesine yönelik tedbirler alınmalıdır. Konut amaçlı binaların zemin katlarına sadece binanın yangın yükünü ve riskini artırmayacak nitelikteki iş yerleri açılmasına izin verilmeli" başlıkları öne çıktı. KAR KALINLIĞI 2 METREYİ GEÇTİ, ULAŞIM İMKANI DA ZORLAŞTI Öte yandan bir dönem Kartalkaya’ya 3 kilometre uzaklıktaki Sarıalan Yaylası’na itfaiye merkezi kurulması gündeme gelmişti. Ancak bu konuyla ilgili de herhangi bir adım atılmadı. Bolu’da hafta boyunca etkili olan kar yağışı sebebiyle bölgede kar kalınlığı yer yer 2 metrenin üzerine çıktı. Kar yağışıyla birlikte ulaşımın zorlaştığı Kartalkaya yolu havadan dronla görüntülendi. Kartalkaya yoluna ise kış lastiği olmayan veya zinciri bulunmayan araçların geçişine geçici olarak izin verilmiyor. Bolu Belediyesi’nin itfaiye birimi için müracaat ettiği ancak herhangi bir geri dönüş olmadığı öğrenildi.

Otel yangını faciasında ilk duruşma bitti Haber

Otel yangını faciasında ilk duruşma bitti

Bolu'daki Grand Kartal Otel yangınına ilişkin devam eden duruşmanın 10. gününde verilen ara kararın ardından yangında 8 aile ferdini kaybetmiş olan Avukat Yüksel Gültekin, "Bu belediyeyle, bu ailenin otelleri arasındaki ilişkilerin ortaya çıkması lazım" dedi. Bolu'daki Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davanın 10. gününde mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Heyet, 18 sanığın tutukluluk halinin devamına, daha önce ev hapsinde bulunan itfaiye eri İrfan Acar'ın tutuklanmasına, tutuklu sanıklardan aşçı yardımcısı Faysal Yaver'in ise adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Tutuksuz yargılanan İbrahim Polat, İsmail Karagöz, Yiğithan Burak Çetin ve Ali Ağaoğlu hakkında da 4 ay ev hapsi kararı verildi. Duruşma 22 Eylül'e ertelendi. Duruşma salonu çıkışında yangın faciasında oğlunu kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay ve faciada aynı aileden 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, açıklamalarda bulundu. "ZİNCİRİN BİR HALKASI KOPSA KÖTÜLÜK ORTAYA ÇIKMAYACAK" Davayı ‘İyilerle kötülerin davası' olarak nitelendiren Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, "Bu dava iyilerle kötülerin davası demiştik. Organize bir kötülükle karşı karşıyaydık. Organize bir kötülükle mücadele ediyorduk. Öylesine organize bir kötülüktü ki bu. Zincirin bir halkası kopsa kötülük ortaya çıkmayacak. O yüzden bunu organize kötülük demiştik. Bu kötülüğün içerisinde, işletme sahipleri vardı. Belediye görevlileri vardı. İl özel idaresi görevlileri vardı. Turizm Bakanlığı yetkilileri vardı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkileri vardı ve görev yapan valiler de vardı. Mahkeme bu anlamda eksik başladı. Ama gelinen noktada öncelikle bugüne kadarki süreci yöneten soruşturma aşamasında başsavcılıkta, Başsavcı ve savcılara ve 10 günü aşkındır bir süre zannedersem bir rekordur bu. Belki gün olarak değil ama duruşma saati olarak bir rekordur. İlk dakikalarından itibaren insicamını hiç bozmadan, adil, dürüst, tarafsız ve yansız bir yönetim sergileyen, adil yargılamanın nasıl olması gerektiğini tüm dünyaya gösteren bir heyetle karşı karşıyaydık" dedi. "TURİZM BAKANI BÜTÜN DELİLLERE RAĞMEN SORUŞTURMA İZNİ VERMEME KARARI ALDI" Kültür ve Turizm Bakanlığınca soruşturulmaya izin verilmemesine tepki gösteren Abdurrahman Gençbay, "Ama dedim ya eksik başladı yargılama. Eksikliğin bir tarafında Turizm Bakanlığı var. Bir tarafında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı var. Bir tarafında da bu bölgede görev yapmış. Valilerle ilgili soruşturma talebimizi incelemek üzere de İçişleri Bakanlığı var bu taleplerimizin arkasında olacağız. Bu taleplerimizi takip edeceğiz. Turizm Bakanlığı ve Turizm Bakanı bütün delillere rağmen soruşturma izni vermeme kararı aldı. Hem de iki kez soruşturma izni vermeme kararı aldı. Henüz Çalışma Bakanlığı'yla İçişleri Bakanlığı'ndan bir karar çıkmadı. Turizm Bakanlığı'nın soruşturma izni vermeme kararında süreç devam ediyor" diye konuştu. "SORUŞTURMA İZNİ VERMEME KARARI VEREMEZ" 4483 sayılı kanunun amacı suçu ya da suçluyu korumak değildir. Kamu görevlilerini anlamsız ya da dayanaksız ithamlar karşısında hem rencide etmemek hem de dayanaksız iddialarla, mahkemeleri meşgul etmemek anlamında getirilmiş olan bir filtreleme sistemidir. Bunun amacı suçluyu korumak değildir. Bunun amacı suçu da örtbas etmek değildir. Gelinen noktada 78 canın gittiği binlerce canımızın yandığı bir olayda hiç kimse buradaki iddiaların hafife alındığına alınması gerektiğine değinerek soruşturma izni vermeme kararı veremez. Bilirkişi raporunda, savcılık iddianamesinde birinci derece Turizm Bakanlığı sorumludur derken ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kendi alanıyla ilgili soruşturma izni vermeme kararına itiraz edip bakan yardımcısı hakkında soruşturma izni verilmesi için Danıştay Birinci Dairesi'ne müracaat ederken Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma izni verilmesi için Turizm Bakanlığına müracaat ederken Turizm Bakanı sözde tayin ettiği iki müfettişle birincisinde 25 sayfalık, ikincisinde 40 sayfalık ama içeriği tam aynı olan rapora dayanılarak soruşturma izni vermeme kararı verdi. Bunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Danıştay Birinci Dairesi'nde o itirazlarımız devam ediyor. Orada netice alacağımızı düşünüyoruz. Bu organize kötülük burada sonuçlanmak zorunda. Bu iyilerle kötülerin mücadelesi" şeklinde konuştu. "O SORUMLULUĞUNUN BİLİNCİYLE HAREKET EDECEKLERDİR" Kartalkaya davasının sonucuyla Türkiye'de her şeyin daha farklı olacağını belirten Gençbay, "Cumhurbaşkanı çok güzel bir şey söyledi, ‘Toplumda cezasızlık algısını yıkacağız. Bununla ilgili önlemlerimizi aldık. Yapanın yarınına kar kaldığı algısını toplumdan söküp atacağız' dedi. İşte bu dava bunun tecelli ahı olacaktır. Turizm Bakanlığı'nın engellemelerine rağmen bunun tecelli ahı olacaktır. Bu davadan sonra artık her şey daha farklı olacak Türkiye için. Ve o zaman biz diyeceğiz ki bizim canlarımız boş yanmamış olacak. Bizim çocuklarımız boşuna ölmemiş olacaklar. Artık Türkiye'de bu davadan sonra inanıyorum. Bu adil yargılama sonunda yüreklere su serpecek, vicdanlara hitap edecek, toplum vicdanında yerini alacak bir karar çıkacaktır. Hiç tereddüttü hiç şüphemiz yok. Ve o karar çıktıktan sonra da artık sorumluluk mevkiinde olanlar, o sorumluluğunun bilinciyle hareket edeceklerdir. Ve gerçekten içeride görünce dehşete kapılıyorsunuz. Para hırsının bir insanın ne kadar insanlıktan çıkardığını görüyoruz. Bir aile düşünün ki insan hayatını tamamen ötelemiş hiçbir şekilde dikkate almamış bir yönetim tarzıyla tamamen para kazanma hırsıyla yapmış olduğu bir organize kötülüğün mimarı olarak yapmış olduğu faaliyet sonucunda geldikleri nokta gerçekten içler acısı bir durum. Onun için bu dava bu insanlara da bir ders olacak. Artık bundan sonra işletme sahipleri de insan hayatını önceleyen yatırımlar yapacaklar ona göre yönetim tarzı geliştireceklerdir. Bu nedenle bu davadan beklentimiz çoktur" ifadelerine yer verdi. "ORGANİZE BİR CİNAYET ŞEBEKESİ OLDUĞUNU ÇOK AÇIK BİR ŞEKİLDE GÖRMÜŞLERDİR" Yangın faciasında aynı aileden 8 yakınını kaybeden Avukat Yüksel Gültekin, "Bu elim faciada cinayet şebekesi tarafından 8 tane çocuğu şehit edilen bir babayım. 3 husus var. Öncelikle mahkeme heyetine ve savcılığa teşekkür etmek istiyorum. Heyetin burada sabırla yürüttüğü çalışmayı takdir ediyorum. Kolay değil, çok yoğun bir gündemle, Türkiye'nin gözünün üzerinde olduğu bir yargılamanın iç çerçevesini başarıyla yürüttüklerini düşünüyorum. Tabii biz burada savcının talep ettiği iki şahısla ilgili tutukluluk kararının verilmesini istiyoruz. Sayın Mahkeme şu an bu kararı değerlendirmedi ama ileriki aşamalarda değerlendireceğini tahmin ediyorum. İkinci olarak bir hususun altını çizmek istiyorum. Bu mesele, netice itibarıyla kamuoyunun sürekli şekilde canlı ve gündemde tutması gereken bir meseledir. Yalnızca 78 canımız için değil. Gerçekten yargılamayı seyreden arkadaşlar, burada organize bir kötülük ve organize bir cinayet şebekesi olduğunu çok açık bir şekilde görmüşlerdir" ifadelerine yer verdi. "BELEDİYE BAŞKANI BU OTELDE KONAKLAMIŞ MIDIR?" Bolu Belediyesi'nin ihmalinin olduğunu dile getiren Yüksel Gültekin, "Bakın, burada bir çürümüşlük var. Yalnızca para ışığına bürünmüş ailelerin çürümüşlüğü değil; İl Özel İdaresi'nin sorumluluğu da var. 13 Aralık'ta müracaat ediliyor deniyor ama sonra 13 Ocak'a çekiliyor. Kayıtlar sonradan düzeltiliyor. Bu aşamada denetime gidiliyor. Belediyenin inanılmaz bir ihmali söz konusu. On kriter üzerinden dokuzunun eksik olduğu tespit ediliyor. Yani neredeyse kibriti çaksanız alev alacak bir pozisyonda otel. Ama bundan sonraki devriye kim giriyor? Kimler karar veriyor? Basit bir itfaiye eri mi? O gün izinli olduğunu söyleyen itfaiye müdürü mü? ‘Ben evraklara bakmam, şefim baksın' diyen belediye başkan yardımcısı mı? Ben bu meselede bu kişilerin karar verici olamayacağını düşünüyorum. Bu mesele kesinlikle savcılık tarafından derinleştirilmeli. Biz de derinleştireceğiz. Bu belediyeyle, bu ailenin otelleri arasındaki ilişkilerin ortaya çıkması lazım. Belediye başkanı bu otelde konaklamış mıdır? Belediye organizasyonları burada yapılmış mıdır? Bu organizasyonlar gerçek değerinin altında mı fiyatlandırılmıştır? Bu belediye meselesi çok önemli. Yerel yönetimlerle ilgili kısmı basit açıklamalarla geçiştirilebilecek bir konu değil. Maalesef bugüne kadar bu meselede belediye başkanı ortada yok. Şehrin belediye başkanı bir kere bile duruşmaya gelmedi. Basında kuşlar ve böceklerle ilgili demeçlerini görüyoruz ama böyle bir faciada ortada yok. Şehrimde, dünya çapında bir felaket yaşanmışken burada olmayacaksa nerede olacak? Bu olayda pis kokular geliyor burnumuza. Bu meselenin aydınlatılacağına olan inancım tam. Hadise derinleşecektir. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bürokratları hakkında da konuşmak istiyorum. Bu bürokratlar soruşturmalara izin vermemişlerdir. Çalışma Bakanlığı altı aydır dosyayı oyalamaktadır. Çok açık ve net söylüyorum; ben bu ülkeyi merhametli, adil ve güzel yürekli insanların yönettiğine inanıyorum. Bütün mesele, bu olayın Cumhurbaşkanı ve danışmanları tarafından henüz duyulmamış olmasıdır. Ama duyulduğu anda, Gazze'deki, Suriye'deki çocuklar için gözyaşı döken Cumhurbaşkanımızın, bizim 78 evladımızın diri diri yanmasına müsaade etmeyeceğine, sorumlular hakkında gerekli adımları atacağına inanıyorum. Hiç şüphem yok. Allah izin verirse, 22 Eylül'de yalnızca içerideki katil şebekesi değil, onları koruyan bürokratlar da, Turizm ve Çalışma Bakanlığı bürokratları da, idarenin diğer temsilcileri de içeride olacak. Soruşturmalar sürüyor, çok hızlı gelişmeler olacak" diye konuştu. "TURİZM BAKANI'NIN YUNAN ADALARI'NDA GEZMESİNİ, BOTUNU OTELİN ÖNÜNE ÇEKMESİNİ HANGİ VİCDANLA AÇIKLAYACAĞIZ?" Turizm Bakanı Mehmet Nuri Gürsoy'a yönelik açıklamalarda bulunan Yüksel Gültekin, "Bu insanlar içeride olmadan, 78 can sahibi olarak konuşuyorum, bizim yüreğimize su serpilmez. Biz yaşadığımız sürece, bu insanların suçlu olduğuna inandığımız sürece, yargılansınlar, aklansınlar, ortaya çıksınlar. 78 canın söz konusu olduğu bir davada, Turizm Bakanı'nın Yunan Adaları'nda gezmesini, botunu otelin önüne çekmesini hangi vicdanla açıklayacağız? Ben bu ülkenin hâlâ güzel insanlar tarafından yönetildiğine inanıyorum. Son kez söylüyorum; göreceksiniz, çok kısa bir süre içinde belki de Danıştay karar beklenmeden, idare kendi içinde bu kişiler hakkında soruşturma açacak ve 22 Eylül'de bu şahıslar huzurumuza çıkacak" dedi. "BELEDİYE KISMINDA TAM BİR ALİ CENGİZ OYUNU SÖZ KONUSU" Gültekin son olarak şu ifadelere yer verdi: "Belediye kısmında tam bir Ali Cengiz oyunu söz konusu. Diğer alanlar da farklı değil ama bu bölüm çok daha dikkat çekici. Zaten ev hapsi kararı abestir. Olası kastla yargılanan, çok ağır bir ceza ile yargılanan bir şahsın İrfan Acar'ın ev hapsine alınması zaten başlı başına abestir. Buradaki tüm suçluların olası kastla cezalandırılacağına inanıyorum. Diğer sanıkların neden tutuklu olmadıkları konusunda da mahkemeye saygı duyuyorum ama ciddi bir hayreti de içimde taşıyorum."

"Hayatta olduğumuz için şükredemez haldeyiz" Haber

"Hayatta olduğumuz için şükredemez haldeyiz"

Bolu'daki Grand Kartal Otel yangınında eşi ve çocuğuyla birlikte kurtulan Gülnihal Temizkan, "Hayatta olduğumuz için şükredemez haldeyiz. Davacıyım ve şikayetçiyim" dedi. Bolu Grand Kartal Otel'de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının ilk duruşması devam ediyor. 19'u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın 10'uncu günü müşteki beyanlarıyla başladı. "KARDEŞİMİN CESEDİNİ TEŞHİS ETTİM" Kafede aşçı olarak görev yaparken yangında yaşamını yitiren Eslem Uyanık'ın ablası Emel Uyanık, gözyaşlarıyla konuşmasına devam ederek, "Arayan kişi, ‘televizyonu açarsanız durumun vahametini anlarsınız' dedi. Gördükten sonra bayıldım. Bolu'ya geldim ve kardeşimin cesedini teşhis ettim. Ben de SGK'da denetçiyim. Bu kadar basit bir iş değil bizim işimiz. Tek bir harfin açıklamasını yapıyoruz raporumuzda. Bu insanları görünce işimizi ne kadar düzgün yaptığımızı anlıyoruz" ifadelerine yer verdi. "HAYATTA OLDUĞUMUZ İÇİN ŞÜKREDEMEZ HALDEYİZ" Eşi ve çocuğuyla yangından kurtulan Gülnihal Temizkan, "Gece saat 03.29'da eşimin bağırmasıyla uyandım. Ben, eşim ve oğlumla otelde kalıyorduk. O sırada ben de ‘Bu kadar panik yapacak ne var?' diye camdan dışarı baktım. Durumun büyüklüğünü bakınca anladım. 2 kat yanıyordu. Koridora çıkarak ilerlemeye çalıştık. Zincir yaparak çıkmaya çalıştık. Dumanların içinde kaldık. Sonra geri döndük. Sonra eşim aracının anahtarını aşağıda bir kişiye attı. Bizim otomobil zaten yakındaydı, anahtarı alan kişiye aracı otele paralel şekilde park etmesini istedi. Saat 03.50 civarıydı, camlardan atladık. Pencerelerden çarşaflarla inen insanlar vardı. Alarm yoktu, içeride herhangi bir yönlendirme tabelası yoktu. Biz sola döndüğümüz için hayattayız. Hayatta olduğumuz için şükredemez haldeyiz. Davacıyım ve şikayetçiyim" dedi.

'Otel yangını' davasında müşteki beyanları alınmaya devam ediyor Haber

'Otel yangını' davasında müşteki beyanları alınmaya devam ediyor

Bolu'daki Grand Kartal Oteli yangını davasında müşteki beyanları alınmaya devam ediliyor. Faciada aynı aileden 4’ü çocuk 8 kişiyi kaybeden acılı anne Azize Gültekin, "Masum yavrularımı yaktılar. Kendileri (otel yöneticileri) kaçarak, yaktılar" dedi. Bolu Grand Kartal Otel'de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının duruşması devam ediyor. 19'u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasının 7’nci gününde müşteki beyanlarına devam edildi. Yangın faciasında ailesinden 8 kişiyi kaybeden avukat Yüksel Gültekin ve Azize Gültekin, müşteki sıfatıyla beyan verdi. Kendisinin konuşmayacağını söyleyen Yüksel Gültekin, "Katil sürüsü uyumayın, 8 evladını kaybetmiş bir anne konuşacak" diyerek salondaki sanıklara seslendi. Yüksel Gültekin, daha sonra sözü eşi Azize Gültekin’e bıraktı. Gözyaşlarıyla konuşmaya başlayan Azize Gültekin, "Masum yavrularımı yaktılar. Kendileri (otel yöneticileri) kaçarak, yaktılar. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Hakim beyden rica ediyorum, onun vicdanına bırakıyorum" ifadelerini kullandı. "SENİN DE ÇOCUKLARININ BENİM YAŞADIĞIMI YAŞAMASINI İSTİYORUM" Yangın faciasında anneleri Ayşemin Elif Doğan’ı kaybeden Mert Altınsır ve Doruk Altınsır da müşteki sıfatıyla duruşmaya katıldı. Mert Altınsır, "Uyumayın. İçeride uyuyacak vaktiniz olacak. Emir burayı dinle, senin de çocuklarının benim yaşadığımı yaşamasını istiyorum. Sende çocuklarının büyüdüğünü cezaevinden gör. Onlar da kimsesiz kalsın" dedi.

Oteldeki insanları uyarmak yerine otoparka koşup araçlarını kurtarmışlar Haber

Oteldeki insanları uyarmak yerine otoparka koşup araçlarını kurtarmışlar

Otel çalışanlarının yangını fark ettiklerinde misafirleri uyarmak yerine, kapalı otoparka inerek yaklaşık 1 saat boyunca araçları kurtarmaya çalıştıkları güvenlik kameralarına yansıdı. Bolu merkezi Kartalkaya’da bulunan Grand Kartal Otel’de 21 Ocak gecesi çıkan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yeni görüntüler ortaya çıktı. 1 SAAT BOYUNCA ARAÇ KURTARMAYA ÇALIŞMIŞLAR Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, yangının başladığı dakikalarda otel çalışanlarının müşterileri tahliye etmek yerine araçlarına yöneldiği ve otoparkta uzun süre vakit geçirdikleri görüldü. Yaklaşık 1 saat boyunca araçları kurtarmaya çalışan kişiler saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. Yangın faciasıyla ilgili Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada şu ana kadar 41 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerden 28’i tutuklandı. 9 kişi daha sonra serbest bırakılırken, aralarında otel sahibi Halit Ergül, eşi ve yönetim kurulu üyesi Emine Murtezaoğlu Ergül, kızları Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu, otelin genel müdürü ve damadı Emir Aras, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, Bolu İtfaiye Müdürü Kenan Coşkun ve Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener’in de bulunduğu 19 kişinin tutukluluğu sürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.