SON DAKİKA
Hava Durumu

#Güllü

Söz Bursa - Güllü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güllü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Güllü'nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter'den zehir zemberek açıklama! Haber

Güllü'nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter'den zehir zemberek açıklama!

Yalova'daki evinin terasının penceresinden düşen Güllü'nün ölümüyle ilgili soruşturmada ablası Tuğyan Ülkem Gülter, kasten öldürme suçlamasıyla tutuklanan sanatçının oğlu Tuğberk Yağız Gülter sosyal medyadan yaptığı açıklamada, "Annem için rahatlıkla 'ölsün' ifadesini kullanabilen bir insanın masumiyetine güvenmek, belki de yaptığım en büyük hataydı" dedi. 26 Eylül 2025 tarihinde Yalova'nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi üzerindeki apartmanın 5'inci katındaki kapalı terasta ünlü şarkıcı Güllü (52), kızı ve arkadaşıyla eğlendiği sırada pencereden düşerek hayatını kaybetmişti. Güllü olarak bilinen Gül Tut'un ölümüyle ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde, olay sırasında evde bulunan Tuğyan Ülkem Gülter annesini öldürme suçlamasıyla tutuklanmıştı. Yaşanan olaylarla ilgili sanatçının oğlu Tuğberk Yağız Gülter, yazılı açıklama yaptı. Açıklamasını sosyal medya üzerinden paylaşan Gülter, "Yaşadığım bu süreç, hayatımın açık ara en zor günleri ve ayları olmuştur. Ne geçmişte kalmıştır ne de kolayca geçecektir. Annemi, bir gece uykusunda kaybetmemle başlayan bu dönem, daha en başından en ağır noktadan başlamıştır. Bu kaybın hemen ardından, şahsıma yönelik ardı arkası kesilmeyen iddialar, seviyesiz ithamlar, iftiralar ve açık yalanlar ortaya atılmıştır. Annem hayattayken onu tanıyan ya da tanımayan kişilerin, sanki her gün annemle birlikteymiş gibi anlattıkları akıl almaz hikâyeler; medyada konuşulanların büyük bir kısmının gerçek dışı olduğu kanaatini bende güçlendirmiştir. Zamanla, duygusallıktan uzaklaşıp mantıkla düşünmeye başladığımda bazı gerçekleri daha net görür hâle geldim" dedi. "YAPTIĞIM EN BÜYÜK HATAYDI" Gülter, tutuklu yargılanan ablasıyla ilgili ise, "Annem için rahatlıkla 'ölsün' ifadesini kullanabilen bir insanın masumiyetine güvenmek, belki de yaptığım en büyük hataydı. Ablamın anneme zarar vermiş olabileceği ihtimalini düşünmek dahi benim için son derece ağırdır. Hâlâ aşabilmiş değilim. Hâlâ kabul etmek, sizin anlayamayacağınız kadar zordur. Buna rağmen, 'Bir annenin kızı annesine nasıl zarar verebilir?' düşüncesiyle bu ihtimali reddettim ve sustum. Hakkımda ortaya atılan iddiaların tamamı asılsız ve seviyesiz olduğu için uzun süre ciddiye almadım. Ancak bu süreç bana çevremizde, annemin hayatında ve medyada ne kadar vicdansız, ne kadar ahlaksız insanların bulunabildiğini ve güvenerek izlediğimiz haberlerin ne denli yönlendirilebilir, yalan ve iftira içerebilir olduğunu açıkça göstermiştir diye konuştu. "GERÇEKLERİ BİLDİKLERİ HÂLDE SUSTULAR" Gülter, ablasının planlarıyla ilgili bilgi sahibi olan kişilerin olay öncesi sessiz kalmasını eleştirerek, "Bazı kişiler, ablamla geçmişte yapılan mesajlaşmaları kamuoyuyla paylaşmıştır. Ancak bu kişiler, bu mesajlar ortaya çıkana kadar sessiz kalmayı tercih etmiş, herhangi bir engelleme girişiminde bulunmamış ve annem hayattayken ne annemi ne de beni bilgilendirme yoluna gitmemiştir. Gerçekleri bildikleri hâlde sustular. Annem yaşarken sessiz kaldılar. Daha sonra konuşmayı tercih ettiler. Yetmezmiş gibi, annem ve mirası üzerinden planlar yaptığımı iddia ettiler; sanki bu dünyada annemi kaybettikten sonra maddi bir şeye ihtiyacım varmış gibi. Kendi vicdanlarındaki yükü benim üzerimden hafifletmeye çalıştılar. Ne canlı yayından korktum ne de konuşmaktan ya da sorulara cevap vermekten kaçındım. Kimin oğlu olduğumu unutanlara açıkça hatırlatmak isterim: Hayattayken aramadığınız, zor günlerinde yanında olmadığınız; annem, iki çocuğuyla birlikte haciz sonrası on karton koliyle sokakta kaldığında dahi destek olmadığınız bir insanın ardından, ölümünden sonra sanki hep yanındaymış gibi davranarak prim yapmaya çalıştınız. Kendinizi, sözde annenizmiş gibi; sözde sizi çok seven merhume sanatçı Güllü'nün çocukları gibi tanıttınız. İftira atanların ve yalan söyleyenlerin; bana daha önce ve sonrasında gönderdikleri mesajlar, kendileriyle ilgili belgeler ve somut bilgiler elimdedir. Bunların tamamı, çok yakında yapacağım canlı yayınlarda ve tamamen yasal çerçevede kamuoyuyla paylaşılacaktır. O zaman isim isim konuşulacak; gazla yorum yaparak beni katil, hırsız, yalancı ya da başka sıfatlarla yaftalamaya çalışan herkes bu gerçekle yüzleşecektir. Hepsiyle hukuki yollarla hesaplaşacağım. Hep birlikte bu süreci izleyeceğiz" ifadelerini kullandı. "İDDİALARIN TAMAMI İĞRENÇ İFTİRADIR" Kendisiyle ilgili kamuoyunda atılan iddiaları da yalanlayan Gülter, şunları kaydetti; "Ne film şirketleriyle görüştüm, ne annemin tek bir kostümüne başkasını dokundurdum, ne de annemden kalan herhangi bir şeyi kendi menfaatime kullandım. Bu gerçekleri ailem, yakın çevrem ve savcılık makamı eksiksiz şekilde bilmektedir. Ayrıca bu konu kimseyi ilgilendirmez; kimsenin haddine de değildir. Ortaya atılan iddiaların tamamı iğrenç iftiralardır. Kamuoyunu bilinçli şekilde yanıltan; beni annesini sevmeyen bir evlat, acı üzerinden güç gösterisi yapmaya çalışan biri ya da annesinin ölümünde payı olan biri gibi göstermeye çalışan herkesle hukuk önünde tek tek hesaplaşacağım. Şahsıma yönelik hakaret, küfür ve iftira içeren tüm paylaşımlar hakkında gerekli yasal başvurular yapılacaktır. Bu yalanların kimler tarafından, hangi amaçlarla ve neye dayanarak üretildiği de ortaya konacaktır. Şimdi daha kişisel ve içsel bir noktaya geliyorum. Beni karalamak ve en yakın çevremi bana karşı kışkırtmak amacıyla; söylemediğim sözleri söylemiş, yapmadığım eylemleri yapmış gibi göstererek beni 'kötü evlat' ilan ettirmeye çalışan ablamın motivasyonunu gerçekten bilmiyorum. Annesini ani ve sarsıcı bir şekilde kaybetmiş kardeşini bu acıyla yalnız bırakmakla kalmayıp, üzerine daha fazlasını eklediğini artık net şekilde görüyorum. Annemin acısıyla boğuştuğum bir dönemde bunları düşünebilen bir insanın sözlerine artık güvenmiyorum. Kendisi ve kızı için her zaman iyi dileklerde bulundum; elimden geldiğince destek olmaktan başka bir şey yapmadım. Cenazede 'Ben ne yapacağım?' diye ağlayan bir ablaya evimden bir oda vermek, annemin oğlu olarak boynumun borcuydu. Buna rağmen, beni insanlara yalan ve iftiralarla anlatmasının sebebini hâlâ anlayabilmiş değilim. Bu durum beni derinden düşündürmektedir. Bugüne kadar ortaya çıkan mesajlar, ses kayıtları ve savcılık makamının değerlendirmelerine rağmen tutunmaya çalıştığım 'inşallah yapmamıştır' düşüncesi, artık tamamen kopmuştur. 'Ben yapmadım' yönündeki beyan da benim nezdimde inandırıcılığını yitirmiştir. Bu saatten itibaren kendisiyle tüm iletişimimi kestiğimi kamuoyuna saygıyla bildiririm. Çünkü aklı susturup yalnızca kalple hareket etmek, annemin hakkına girmek demektir. Ve ben annemin hakkını yedirmem, yedirmeyeceğim. Soruşturma dosyasında bu olayla ilişkili ne kadar kişi var ise sonuna kadar şikayetçi sıfatı ile annem adına tüm yasal haklarımı kullanacağım. Saygılarımla."

Bursa’da Mehmet Çevik rüzgarı: Hem coşturdu hem ağlattı Haber

Bursa’da Mehmet Çevik rüzgarı: Hem coşturdu hem ağlattı

Bursa'nın sevilen sanatçısı Mehmet Çevik, yılbaşı gecesi Bursalılara unutulmaz bir gece yaşattı. Söylediği şarkılarla mekandakileri oturtmayan Çevik, acı bir şekilde hayatını kaybeden Güllü isteklerini ise üzülerek geri çevirdi. Yeni yıla Bursa'da sevenleriyle birlikte merhaba diyen ünlü sanatçı Mehmet Çevik, sahne aldığı mekanda adım atacak yer kalmadı. Ailesinin de yanında olduğunu Çevik, söylediği bir birinden eşsiz şarkılarla herkesi yerine oturtmadı. 2026 yılının herkese başta sağlık, mutluluk ve huzur getirmesini dileyen Çevik, istek olarak gelen şarkılar arasındaki Güllü şarkısını ise üzülerek geri çevirdi. 2025 yılında bir çok üzücü olayların kendisini çok etkilediğini belirten Çevik, "Güllü ablamı kötü bir şekilde kaybetmenin üzüntüsünü uzun süre üzerimden atamadım. Allah kimseye böyle bir ölüm yaşatmasın. Allah herkese hayırlı evlatlar nasip etsin. Bizlerde onların yetişmesi için elimizden geleni yapalım. Güllü sadece Türkiye'nin değil, eminim dünyanın en önemli ses sanatçılarından bir tanesiydi. Evindeki akıllı kilit sistemini ben hediye etmiştim. 3-4 gün sonra böyle bir haber geldiğinde yıkıldım. Kızı tarafından böyle bir şey yapıldığına inanamadım. 2026'da daha güzel haberler ve projelerle sizlerin karşısında oluruz" dedi. 2025 yılında kötü haberlerin yanı sıra, iyi projelerle de yer aldıklarını belirten Çevik, "2025 yılı her seneye göre biraz daha yoğundu. 'Ben ordayım' şarkısına Aslı Hünel ile düet yaptık. 'Lingo lingo şişeler' dillere peleseng oldu. Herkes tarafından çok beğenildi. Gurur içerisinde bir yılı geride bıraktık" diye konuştu.

"Güllü soruşturmasında 40 sayfalık şok rapor: İtilerek mi öldürüldü?" Haber

"Güllü soruşturmasında 40 sayfalık şok rapor: İtilerek mi öldürüldü?"

Güllü'nün ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada kardeşleri Kader Tut ve Raşit Günyer'in avukatı, son günlerde müvekkilleri hakkında ortaya atılan iddiaları reddederek, tek amaçlarının kardeşlerinin ölümünün aydınlatılması olduğunu söyledi. Avukat Sevilay Demirsu müvekkillerinin miras ya da maddi hiçbir beklentisinin bulunmadığını vurgulayarak, Güllü'nün torunu Azra Karmen'nin devlet koruması ve denetimi altına alınması, tüm mal varlığının da çocuk reşit olana kadar devlet güvencesine alınması için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na başvurduklarını açıkladı. Kader Tut ve Raşit Günyer'in, birleşen dosyada müşteki sıfatıyla önümüzdeki günlerde Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ifade verecekleri belirtildi. POLİÇE İDDİASI YENİDEN GÜNDEMDE Basında yer alan sigorta poliçesi iddialarının kendi çalışmaları sonucu ortaya çıktığını belirten avukat, savcılıkta maddi bir hata yapıldığını ve bu nedenle "poliçe yok" cevabı alındığını söyledi. Avukat Demirsu, "Güllü'nün ölümünden dört gün sonra bireysel emeklilik poliçesi için başvuru yapıldığı ve paranın çekildiği yönünde ihbar aldıklarını ifade ederek, konunun yeniden araştırılması için savcılığa dilekçe sunduklarını açıkladı. Talebe yanıt verilmemesi halinde Bursa Cumhuriyet Savcılığı'na ayrıca başvurulacağı bildirildi. "40 SAYFALIK RAPOR: KAZA DEĞİL, CİNAYET" Açıklamanın en dikkat çekici kısmı ise dosyaya sunulan 40 sayfalık bilimsel mütalaa oldu. Avukat Demirsu, raporda Güllü'nün ölümünün kaza olmadığı, bir ya da birden fazla kişinin itmesi veya ivmesiyle gerçekleşmiş olabileceğine dair güçlü ve kesin bulgular bulunduğunu söyledi. Mütalaanın UYAP üzerinden dosyaya yüklendiği bildirildi. "ŞÜPHELİ SIFATLAR DEĞİŞEBİLİR" Avukat Sevilay Demirsu, Tuğberk hakkında dün alınan ifadenin müşteki-şüpheli sıfatıyla alındığını hatırlatarak, ceza soruşturmalarında sıfatların delillere göre değişebileceğini belirtti. Tuğberk'in olayla bağlantısına dair delillerin savcılığa sunulmaya devam edildiği kaydedildi. "Bir cinayet soruşturmasında en kritik sorulardan biri, bu ölümden kimin fayda sağladığıdır" diyen avukat, poliçeye ilişkin bilgilerin netleşmesiyle soruşturmanın seyrinin değişebileceğini söyledi.

Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter, annesinin ölümüne ilişkin konuştu Haber

Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter, annesinin ölümüne ilişkin konuştu

Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem, kendisine yönelik iddialar sonrası "Neler Oluyor Hayatta" Programı Genel Koordinatörü Reyhan Şan Tunaboylu’ya konuştu. İddialara yanıt verdi, "Ölsün" mesajlarına da açıklık getirdi. Yaşadıklarını şu sözlerle özetledi: "Haksızlığa değil, iftiraya uğruyorum." 26 Eylül’de Çınarcık’taki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden şarkıcı Güllü'nün şüpheli ölümü soruşturulmaya devam ediyor. Kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in deşifre olan mesajları gündeme gelmişti. Tuğyan Ülkem'in "annesinin ölmesini istediği" şeklindeki mesajları ortaya çıkmıştı. İddiaların odak noktasında olan ve hep susan Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter, Kanal D’de yayınlanan "Neler Oluyor Hayatta" programına röportaj verdi. Tuğyan Ülkem Gülter, iddiaları reddetti. "Anneni sen mi öldürdün?" sorusuna da "Hayır" yanıtını verdi. "OĞLUMU ÖLDÜRMEKLE TEHDİT EDİYOR'' Son günlerde Bircan’ın açıklamaları da çok tartışılıyordu. Hatta Tuğyan'ın yakın arkadaşı Bircan Dülger ifadesinde, "Tuğyan bana dönüp ‘annemi ittim, öldürdüm, çok pişmanım’ dedi" iddiasında bulunmuştu. Tuğyan bu sözlere, "Kendisinin attığı iftirayı kabul etmiyorum. Neden Ferdi ile tanıştıktan sonra gündeme getirdin? Bunun karşılığında ne aldın?" diyerek yanıt verdi. Şarkıcının ölümüne ve aile içi ilişkilerine dair çok vahim iddialarda bulunan annesinin patronu Ferdi Aydın’ı da sadece iki kez gördüğünü ve hiç tanımadığını söyleyen Gülter, Aydın’ın medyatik olmak için bu konunun bu kadar üzerine gittiğini ileri sürdü. "BİRCAN YALAN KONUŞUYOR, SÖYLEDİKLERİ DOĞRU DEĞİL" Tuğyan söz konusu iddialar karşısında şu ifadeleri kullandı: "Bircan ile cenazeden sonraki gün bir araya geldik. Bana yemek yedirmeye çalıştı. ‘Ben senin ablanım, ben senden eminim’ dedi. Aramız hiç bozulmadı. 13’üncü gün yanımıza geldi, bizimle beraber kaldı. Daha sonraki süreçte biz bir ay dışarı çıkmadık. Bir gün Bircan abla beni aradı. ‘Neden evdesiniz?’ diye sordu. Bizi çağırdı. Arabaya atlayıp Bircan ablaya gittik, sonra aşağıya indi. ‘Abla nereye gideceğiz?’ dedim. Bizi arkadaşlarının yanına götürdü. Sonra Yalova'ya döndük. Yolda bizi aradı; ‘Ferdi beni, oğlumu öldürmekle tehdit ediyor’ diye. Benden daha sonra para istedi, ‘Savcılığa şikâyet edeceğim’ dedi. Arabaya biniyoruz, daha sonra avukatın yanına gidiyoruz. Benim annem Bircan Hanım’dan nefret ederdi." "ANNEME ELİMİ KALDIRMADIM" Annesi Güllü’ye şiddet uyguladığı yönündeki iddialara da yanıt verdi genç kadın: "Akşam kavga edip sabah aynı sofraya oturuyorduk biz. O mesajlar aylar öncesine ait. Ben annemden neden nefret edeyim? İnsan sinirlendiğinde bu sözleri söyleyebilir. Ben anneme hiç elimi kaldırmadım. Ayrıca kardeşim de asla anneme şiddet uygulamadı. Tüm iddialar gerçek dışı." "SUÇ ÜSTÜNE SUÇ İŞLİYORLAR" İddiaları tümden reddeden Tuğyan, şunları söyledi: "Acımızı yaşamamıza izin vermediler. Bunu yapan insanların merhametsiz, vicdansız olduğunu düşünüyorum. Çünkü neden? O benim annem. Namahrem, çocuk... Hiçbir şey bırakmadılar. Suç üstüne suç işliyorlar. Karalıyorlar, iftira atıyorlar, yaralıyorlar. Artık acımızı yaşamak istiyoruz. Bizi rahat bırakın. Acımızı yaşamamızı bırakmadılar. Hâlâ da bırakmıyorlar ama biz diz çökmeyeceğiz, yıkılmayacağız. Çocuğumun anılmasından çok rahatsızım. Hakkımdaki iddiaları asla kabul etmiyorum, ellerini vicdanlarına koysunlar. 60 gün olacak. ‘Bu zamana kadar aklınız neredeydi?’ diye sorarlar insana. Bir mesajımı, ses kaydımı ya da bir videoyu kendi güçleriyle ellerine geçirip bunu dün yaşanmış gibi gösterip oradan vurmaya çalışıyorlar. Ertesi gün annemle barışıp barışmadığımı kim bilebilir?" "BEN ANNEMİN KIZIYIM" Yeni çıkan ses kayıtlarında Güllü'nün "Bana yaşattıklarını sen de yaşayacaksın, biliyorsun değil mi?" sözleri de Tuğyan'a soruldu. Tuğyan, "Sanki olaydan bir gün önce atılmış gibi lanse ediliyor. Oysa aylar öncesine ait, her anne-kız ilişkisinde olabilecek bir ses kaydı. Ben kendimden eminim, ben annemin kızıyım. Bu atılan iftiraların hiçbirini kabul etmiyorum" dedi.

Güllü'nün kızı ve arkadaşının avukatından açıklama Haber

Güllü'nün kızı ve arkadaşının avukatından açıklama

26 Eylül 2025 tarihinde Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’ndeki apartmanın 5’inci katındaki kapalı terasta Güllü, kızı ve arkadaşıyla eğlendiği sırada pencereden düşerek hayatını kaybetmişti. "Güllü" adıyla tanınan ünlü sanatçı Gül Tut’un olay sırasında evde olan kızı Tuğyan Gülter ve Sultan Nur Ulu’nun avukatı Merve Uçanok, ortaya atılan iddialarla ilgili yazılı açıklamada, şunları kaydetti: "Kamuoyunun malumu olduğu üzere, ünlü ses sanatçısı Güllü (Gül Tut) 26 Eylül 2025 tarihinde elim bir kaza sonucunda Yalova, Çınarcık’taki ikametinden düşerek hayatını kaybetmiştir. Müteveffanın yaşanan elim hadise sonucu hayatını kaybetmesi, başta müvekkillerimiz olmak üzere, tüm ülkemizde derin bir üzüntüye neden oldu. Her ne kadar, müteveffanın kamuoyuna mal olmuş bir sanatçı olması sebebiyle çeşitli görsel, yazılı ve sosyal medya organlarının konuyla alakalı yayınlar yapması doğal olsa da, yaklaşık bir aydır çeşitli basın organları ve sosyal medyada müteveffanın kızı olan müvekkilimiz Tuğyan Ülkem Gülter ve manevi kızı Sultan Nur Ulu hakkında gerçeğe ve dosyadaki delil durumuna tamamen aykırı, haksız ve vicdanları yaralayıcı bir dezenformasyon süreci yürümektedir. Bu durum, müvekkillerimiz hakkında adeta bir linç kampanyasına ve itibar suikastına dönüşmüştür. Konuyla hiçbir bağlantısı bulunmayan kişilerin görsel ve sosyal medyada kanal kanal gezerek yaşanan olay üzerinden prim yapmaya çalıştığı, hukuki süreç ve hakikati çarpıtarak açıklamalarda bulunduğu görülmüştür" dedi. "Bu süreçte, salt izlenme ve tıklanma kaygısı ile yapılan maddi gerçeklikten kopuk yayınlar, yürütülen adli soruşturmayı etkilediği ve müvekkillerimizin özel hayatlarına saygı duyulmasını talep etme haklarını ihlal ettiği gibi, zaten büyük bir acı ve yas içerisindeki, annesini kaybetmiş olan müvekkillerimizin manevi dünyalarında da telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet vermektedir" ifadelerini kullanan Uçanok, "Her birey gibi, yaslarını yaşamalarını ve devam etmeye çalıştıkları günlük hayatlarını sağlıklı biçimde sürdürmelerini imkansız kılmaktadır. Kamuoyundan, hukuki sürece ve henüz gencecik yaşlarında annelerini kaybeden müvekkillerimizin acılarına saygı duyulmasını, sürece vicdani ve hukuki açıdan yaklaşılmasını rica ederiz. Müvekkillerimizin masumiyet karinesi ve kişilik haklarına saldırı mahiyetindeki her türlü yayınların durdurularak olay üzerinden ün kazanmaya çalışan üçüncü kişilere prim verilmemesi gerekmektedir. Bu amaçla, tarafımızca gerekli hukuki başvurularda bulunulmuş olup benzer yayınlara devam edilerek müvekkillerimizin kişilik haklarının ihlal edilmesi durumunda müvekkillerimizin tüm hukuki haklarının kullanılacağını bildiririz" dedi.

Güllü neden öldü? Adli tıp raporu gerçeği ortaya koydu Haber

Güllü neden öldü? Adli tıp raporu gerçeği ortaya koydu

Güllü lakaplı ünlü arabesk müziği sanatçısı Gül Tut'un Adli Tıp Raporu çıktı. Ünlü şarkıcının ölüm nedeni yüksekten düşme olarak belirlendi. Yalova’da 26 Eylül 2025 tarihinde yüksekten düşerek hayatını kaybeden Gül Tut’un (kamuoyunda bilinen adıyla Güllü) adli tıp raporu tamamlandı. Yalova Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından yapılan ölü muayenesi ve otopsi işlemleri sonucunda ölüm nedenine dair detaylar netleşti. TRAVMATİK İZLER TESPİT EDİLDİ Rapora göre Gül Tut’un vücudunun çeşitli bölgelerinde yüksekten düşmeye bağlı çok sayıda travmatik emareye rastlandı. Cinsel muayenede ise akut (yeni) travmatik bir ize rastlanmadığı belirtildi. İÇ KANAMA VE ÇOKLU KIRIKLAR Çınarcık'taki evinin 5, katındaki penceresinden aşağıya düşen Güllü'nün yapılan otopsisinde beyninde kanama, boyun travması, çok sayıda kemik kırığı, iç organ yaralanması ve iç kanama tespit edildi. Ayrıca toksikolojik, histopatolojik ve biyolojik örnekler alındı. Alkol seviyesi yüksek çıktı Laboratuvar incelemelerinde Gül Tut’un kanında 3,53 promil etanol (alkol) bulunduğu açıklandı. Histopatolojik izlerin travmalarla uyumlu olduğu, biyolojik örneklerde ise Gül Tut dışında herhangi bir DNA profiline rastlanmadığı bildirildi. ZEHİRLENME BULGUSU YOK Birinci İhtisas Kurulu’nun mütalaasında, zehirlenmeye dair herhangi bir tıbbi bulguya rastlanmadığı, ölümün yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması sonucu gelişen kafa içi kanama, beyin hasarı ve iç organ yaralanmaları nedeniyle gerçekleştiği belirtildi. Adli tıp raporu, 13 Ekim 2025 tarihinde Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.