SON DAKİKA
Hava Durumu

#Güvenlik

Söz Bursa - Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İran’da yeni dönemin ayak sesleri! Şah’ın oğlu tarih verdi Haber

İran’da yeni dönemin ayak sesleri! Şah’ın oğlu tarih verdi

Devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin sürgündeki oğlu Rıza Pehlevi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından yayımladığı mesajda ABD’nin desteğini "insani müdahale" olarak nitelendirdi. İran halkına seslenen Pehlevi, "Bu destek gelmiş olsa da nihai zaferi yine biz kazanacağız. Sokaklara yeniden çıkma zamanı yaklaşıyor" ifadelerini kullandı. Devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin en büyük oğlu olan sürgündeki Rıza Pehlevi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin açıklama yayımladı. Pehlevi, sosyal medya üzerinden paylaştığı video mesajında, İran halkına ve güvenlik güçlerine çağrıda bulundu. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran halkına vaat ettiği yardımın ulaştığını belirten Pehlevi, "Bu bir insani müdahaledir. Hedefi İran halkı ve ülkesi değil, İslam Cumhuriyeti ile onun baskı ve şiddet mekanizmasıdır. Ancak bu destek gelmiş olsa da nihai zaferi yine biz kazanacağız. Bu son mücadeleyi tamamlayacak olan İran milletidir. Sokaklara yeniden çıkma zamanı yaklaşıyor" ifadelerini kullandı. "Halkın yanında yer alın" İran’daki askeri ve emniyet güçlerine seslenen Pehlevi, "Siz, İran’ı ve İran milletini korumaya yemin ettiniz, İslam Cumhuriyeti’ni ve onun yöneticilerini değil. Sorumluluğunuz halkı savunmaktır. Baskı ve suçla ülkeyi rehin alan bir rejimi korumak değil. Millete katılın ve düzenli, güvenli bir geçiş sürecine katkı sağlayın. Aksi takdirde, Hamaney ve rejimiyle birlikte aynı çöküşün içine sürükleneceksiniz" dedi. Trump’a siviller için "azami hassasiyet" çağrısı Trump’a da çağrıda bulunan Pehlevi, İran halkının yaklaşık 2 ay boyunca baskılara rağmen direndiğini söyleyerek, "Sizden, sivillerin ve vatandaşlarımın can güvenliğini korumak için en üst düzeyde hassasiyet göstermenizi istiyorum. İran halkı, sizin ve özgür dünyanın doğal müttefikidir. Modern İran tarihinin en zorlu dönemlerinden birinde verilecek desteği asla unutmayacaktır" şeklinde konuştu. "İran’ı yeniden inşa edeceğiz" Pehlevi İran halkına seslenerek, "Bu kritik saatlerde ve günlerde, her zamankinden daha kararlı bir şekilde İran’ı yeniden kazanma hedefimize odaklanmalıyız. Şimdilik evlerinizde kalın, sakinliğinizi ve güvenliğinizi koruyun. Doğru zamanı size açık ve net şekilde bildireceğim. O an geldiğinde son adım için hazırlıklı olun. Mesajlarımı sosyal medya ve uydu kanalları üzerinden takip edin. İnternet ya da uydu yayınlarında bir kesinti yaşanırsa, sizinle radyo aracılığıyla iletişim kuracağım. Nihai zafere hiç olmadığı kadar yakınız. En kısa sürede aranızda olmak, birlikte İran’ı yeniden inşa etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. İran’da 1979 yılındaki İslam Devrimi sırasında tahttan indirilen Şah'ın oğlu Pehlevi, ABD'deki sürgünde muhalefet grubuna liderlik ediyor. Pehlevi, İran’da rejim değişikliği olması halinde "geçiş dönemi" lideri olarak göreve almak için girişimlerde bulunurken, Trump, henüz Pehlevi’ye destek vermiyor.

İş Dünyasından Emniyete tam destek! Madde bağımlılığıyla mücadelede ortak karar Haber

İş Dünyasından Emniyete tam destek! Madde bağımlılığıyla mücadelede ortak karar

Uluslararası Ticaret İş İnsanları ve Yatırımcılar Platformu (UTİYAP) Yönetim Kurulu Bursa İl Emniyet Müdürü Kadir Gökçeyi makamında ziyaret etti. Bursa’nın en güvenli şehirler listesinde daima üst sıralarda yer almasının altında şehirde görev yapan üst düzey bürokratların geçmişten bugüne kadar gösterdiği titizliğin önemine işaret eden UTİYAP Yönetim Kurulu Başkanı Halil Coşkun: “Kentimiz Türkiye’nin göz bebeği birçok alanda lider olan bir kent. Bu pozisyonun oluşmasında Bursa’da görev yapan bürokratlarımızın da payı elbette ki çok büyük. Bursa her zaman üst düzey devlet adamlarının görev yaptığı bir şehir olageldi. İl Emniyet Müdürümüz Sayın Kadir Gökçe de bu geleneğin bir temsilcisi. Bursa’da kendimizi güvende hissediyoruz. Emniyetimizin hayatın doğal akışını engellemeyerek aldığı tedbirler Bursalıların güvenliğe yaşam konforundan feragat etmeden kavuşmasını sağlıyor. Emniyetimizin özellikle bağımlılık yapıcı madde satılmasına yönelik tedbirleri büyük bir dikkatle aldığını ve çalışmalarını İl Emniyet Müdürümüzden dinleme fırsatı elde ettik. UTİYAP olarak başta madde bağımlılığı olmak üzere emniyetimizle her türlü sosyal sorumluluk projesinde yan yana olmaktan büyük gurur duyarız” dedi. GÖKÇE: “BURSALILARIN GÜVENLİĞİ VE BURSA’NIN İMAJI ÖNCELİĞİMİZ” Çalışmalarında Bursa’nın Türkiye çapındaki imajını zedelememeye ve vatandaşların rahatına azami özen gösterdiklerini dile getiren Bursa İl Emniyet Müdürü Kadir Gökçe şunları aktardı: “Çalışmalarımızda ön planda tuttuğumuz iki nokta var. Bunlardan birincisi Bursalıların şehirde güvenlik ve rahatlık içerisinde yaşamaları. Görevlerimizi halkımızın yaşamını zorlaştırmadan yerine getirmeyi hedefliyoruz. Üzerinde önemle durduğumuz diğer bir konuda yapmış olduğumuz çalışmalar neticesinde Bursa’nın Türkiye’deki imajını negatif etkilenmemesi. Yaptığımız birçok operasyonu basınla paylaşmadan sadece işimize odaklanarak sonuçlandırıyoruz. Madde bağımlılığının önüne geçilmesi konusunda ise kolluk kuvvetlerinin yaptığı çalışmalar işin son noktasını oluşturuyor. Öncesin önleyici birçok uygulama için devletin tüm kurumlarının kendi alanlarında inisiyatif alarak hareket etmesi çözümün anahtarı. Diğer tüm kurumlarla birlikte hareket ederek büyük bir mücadeleyi veriyoruz.” İl Emniyet Müdürü Kadir Gökçe ziyaretinde UTİYAP Başkanı Halil Coşkun’u yönetim kurulu üyeleri, Muhsine Üçüncüoğlu, Volkan Koç, Hasan Evirgen, Şükrü Kaya, Ayberk Zorer, Gökçen Çalışkan, Emir Keteci ve Semih Ökten yalnız bırakmadı.

İçişleri Bakanı Çiftçi: "Zehir tacirlerine ve suç odaklarına geçit yok!" Haber

İçişleri Bakanı Çiftçi: "Zehir tacirlerine ve suç odaklarına geçit yok!"

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle ve tüm suç odaklarıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde iftar programı kapsamında Jandarma, Polis, Sahil Güvenlik personelleriyle bir araya geldi. Bakan Çiftçi konuşmasında, "Cumhurbaşkanım, İçişleri Bakanlığı ailemizin kıymetli mensupları sizleri; rahmet, mağfiret ve bereketin vesilesi olan bu mübarek Ramazan’ı şerif akşamında hürmetle selamlıyorum. İlahi visalden bir koku taşıyan iftar sofrasında, bizleri birlik, beraberlik ve kardeşlik şuuruyla bir araya getiren Cenab’ı Allah’a sonsuz şükürler olsun. Rabbim, tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri kabul ve makbul eylesin. Bugün aramızda, gecenin karanlığında milletin huzuru için nöbet tutan, canı pahasına ay yıldızlı bayrağımızı yere düşürmeyen kahramanlarımız var. Polisimiz şehirlerin kalbindeki devriyesinde, jandarmamız dağ başındaki karakolunda, Sahil Güvenliğimiz dalgalarla mücadele eden gemilerinde ve güvenlik korucularımızın sınır hattındaki vakur duruşunda; milletimizin duası, devletimizin vakar ve kararlılığı vardır. Bin yıldır vatan bildiğimiz bu toprakların her karışında aziz şehitlerimizin hatırası, kahraman gazilerimizin izi vardır. İşte bu kahramanlar, o büyük mirasın en büyük varisleridirler" diye konuştu. "MÜLKÜ VATAN KILMANIN YOLU DA İNSANI YAŞATMAKTAN GEÇER" Türk bayrağının dalgalandığı her yerin vatan toprağı olduğu belirten Bakan Çiftçi, "Bizim güvenlik anlayışımız da işte bu irfanın izindedir. Güçlü ama merhametli, kararlı ama adaletlidir. Çünkü biz biliriz ki gönül kazanmak, huzuru kalıcı kılmanın en büyük yoludur. Mülkü vatan kılmanın yolu da insanı yaşatmaktan geçer. Necip milletimizi tarihin her döneminde mazluma umut yapan bu medeniyet tasavvurudur. Ramazan ayı bize sabrı, fedakarlığı ve kardeşliği öğretir. Devletimizin bekası, milletimizin huzuru için en zor koşullarda bu inanç ve şuurla; sabrı, fedakarlığı ve kardeşliği kuşanan Jandarmamız, Polisimiz, Sahil Güvenliğimiz ve Güvenlik Korucularımız büyük bir vatan sorumluluğuyla görevlerinin başındadır. İçişleri Bakanlığı olarak; şanlı bayrağımızın dalgalandığı her karış toprağımız, bizim için kutsaldır. Büyük ve güçlü Türkiye yolunda çizdiğiniz ufuk, gayretimizin ve mücadelemizin mihengi olmuştur. Bu doğrultuda; terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle ve tüm suç odaklarıyla mücadelemizi, kararlılıkla sürdürüyoruz. Biliyoruz ki; 23 yıldır verdiğiniz mücadele, istiklalimize vurulmak istenen prangaları kırmış, ihanetleri ve kalkışmaları bertaraf etmiş, aydınlık Türkiye’yi inşa etmiştir" ifadelerini kullandı. "AY YILDIZLI BAYRAĞIMIZI DALGALANDIRMAK İÇİN AZİM VE KARARLILIKLA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ" Şehitleri ve gazileri rahmet ve minnetle yad eden Çiftçi, şunları kaydetti: "Görev başında iftar açan, evladının yüzünü göremeden nöbete giden, bayram sabahını karakolda karşılayan her bir kardeşime şunu ifade etmek isterim: Bu millet sizin fedakarlığınızı biliyor, görüyor ve dua ediyor. Ay yıldızlı bayrağımızı sonsuza kadar dalgalandırmak, ezanımızı bu semalarda ebediyen okutmak için aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu sofranın; birliğimizi daha da pekiştirmesini, kalplerimizi daha da yakınlaştırmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum. Rabbim tuttuğunuz nöbetleri ibadet, attığınız her adımı huzura vesile kılsın. Bu duygu ve düşüncelerle; Bizleri bu rahmet ayında, Milletin evinde iftar sofrasında buluşturan Muhterem Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Aziz vatanımız uğruna şehadete eren tüm şehitlerimizi, rahmet, minnet ve saygıyla yad ediyor, kahraman gazilerimize sağlık ve afiyetler diliyorum. Sizleri bir kez daha hürmetle selamlıyorum."

Erdoğan: "Her hesaba karşı bizim de bir hesabımız var!" Haber

Erdoğan: "Her hesaba karşı bizim de bir hesabımız var!"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her gün yeni bir krizin ve gerilimin baş gösterdiği coğrafyamızda her hamlemizi incelikle planlıyor, her adımımızı dikkatle atıyoruz. Şunu sizin ve ailelerinizin çok iyi bilmesini arzu ediyorum; Her hesaba karşı unutmayın bizim de hesabımız var. Her oyunu bozacak, her komployu boşa çıkaracak hazırlığımız var" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Polis, Jandarma, Sahil Güvenlik Personeli ve Güvenlik Korucuları İle İftar Programında bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada her gün yeni bir sorunun ortaya çıktığını ancak Türkiye’nin bu sorunları çözecek planlara sahip olduğunu söyledi. "UCUNDA ŞEHADET OLSA BİLE HİÇBİR FEDAKARLIKTAN KAÇINMADAN DİRLİĞİMİZİ VE BİRLİĞİMİZİ KORUYAN SİZLERSİNİZ" Bugüne kadar devletin huzuru, birliği, dirliği için şehit düşen tüm kahramanları rahmetle yad ederek sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şehadet ve gaza bilincini adeta hayatının merkezine koyarak, çocuklarını ‘ya şehit ol ya gazi’ duasıyla göreve uğurlayan anne babaları şükranla anıyor bu ruhu halen diri tutan tüm anne babaların ellerinden öpüyorum. Burada bulunan siz kardeşlerimin yanı sıra şu anda vatanımızın dört bir köşesinde hudut bölgelerimizde dağlarda, denizlerde ve yurt dışı misyonlarımızda görev yapan, nöbet tutan gerektiğinde vatanı ve milleti için fedai can eylemeyi cana minnet bilen güvenlik birimlerimizin tüm mensuplarına şahsım, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Allah yar ve yardımcınız olsun. Rabbim sizlere her türlü tehditten her türlü saldırıdan muhafaza etsin diye dua ediyorum. Güvenlik kuvvetlerimizin değerli mensupları çok kıymetli kardeşlerim atalarımızın altın değerindeki hikmetli sözlerinden biri de dirlik olmadan birlik olmaz manifestosudur. Milletimizin dirliği aynı zamanda milletimizin birliğidir. Ucunda şehadet olsa bile hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan dirliğimizi ve birliğimizi koruyan sizlersiniz. Bugün Türkiye dünyada ve bölgesinde gıptayla izlenen bir huzur, güven ve istikrar adasına dönüşmüşse bu başarı da aslan payı sizlerindir" diye konuştu. "EMNİYET GÜÇLERİMİZ, MARUZ KALDIĞI SAYISIZ İTİBAR SUİKASTİNE RAĞMEN DEVLETİMİZE YÖNELİK HER SALDIRIYI, İSTİKLALİMİZE YÖNELİK HER OYUNU HAMDOLSUN BOŞA ÇIKARMIŞTIR" Emniyet güçlerinin birçok saldırıya karşı dirayetli bir mücadele verdiğini söyleyen Erdoğan, "Emniyet güçlerimiz yakın tarihimizde başka ülkelerle karşılaştırılmayacak ölçüde çetin mücadeleler vermiş büyük sınavlardan başarıyla geçmiş, maruz kaldığı sayısız itibar suikastine rağmen devletimize yönelik her saldırıyı, istiklalimize yönelik her oyunu hamdolsun boşa çıkarmıştır. Hiçbir ayrım yapmadan terör örgütleriyle mücadelede destanlar yazan sizlersiniz. Organize suç örgütlerine nefes aldırmayan sizlersiniz. Zehir tüccarlarına, çetelere, kendini devletten ve kanundan üstün gören küstahlara göz açtırmayan sizlersiniz. Gezi olaylarında olduğu gibi Türkiye'yi istikrarsız hale getirmeye yönelik kökü dışarıda kalkışmaları bertaraf eden sizlersiniz. Bukalemun gibi sürekli renk değiştiren, girdiği kabın şeklini alan omurgasız vatan hainlerinin 15 Temmuz gecesi demokrasimize kastetmesine geçit vermeyen sizlersiniz. İnsan kaçakçılarının, göçmen tacirlerinin planını bozan yine sizlersiniz. Denizlerimizde yaşanan can pazarında binlerce hayatı kurtaran sizlersiniz. İnsanlık tarihinin en zengin hazinelerini barındıran ülkemizde yağmacılara ve talancılara aman vermeyen sizlersiniz. Aidiyetine, inancına, uyruğuna, kimliğine bakmadan gadre uğrayanların imdadına koşan, suçluları adeta adalete teslim etmeden gözüne uyku girmeyen halkımızın huzuru için fedakarca çalışan sizlersiniz. Polisiyle, bekçisiyle, jandarmasıyla, sahil güvenliğiyle, güvenlik korucusuyla İçişleri Bakanlığımızın tüm mensuplarını özellikle canı gönülden tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. "İNSANIMIZIN HUZURUNU KİM BOZARSA, DEVLETİMİZİN GÜVENLİĞİNE KİM EL UZATIRSA, ÖZGÜRLÜKLERİMİZE VE DEMOKRASİMİZE KİM SALDIRIRSA TEPELERİNE BİNMEYE DEVAM EDECEĞİZ" Türkiye Cumhurbaşkanı olarak güvenlik güçlerinin her biriyle her zaman gurur duyacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanımızın huzurunu kim bozarsa, devletimizin güvenliğine kim el uzatırsa, özgürlüklerimize ve demokrasimize kim saldırırsa tepelerine binmeye devam edeceğiz. 23 yıldır olduğu gibi bundan sonra da güvenlik birimlerimizin vazifelerini rahatça ifade edebilmeleri için üzerimize ne düşüyorsa yapacak sizleri her açıdan desteklemeyi inşallah sürdüreceğiz. Biz tarih boyunca birilerinin gölgesinde kalmayı, birilerinin gölgesine sığınmayı zül addetmiş, hür doğmuş hür yaşamış hür olarak emaneti teslim etmeyi her şeyden aziz görmüş bir milletiz. Gölge olarak sadece ay yıldızlı al bayrağın gölgesini bilir ve tanırız. Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya bakınız ne güzel ifade ediyor; ‘Savaş bizi karlı çıkardığı gün kızıllığında ısındık. Dağlardan çöllere düşürdüğü gün gölgene sığındık. Şimdi süzgün rüzgarlarla dalgalı barışın güvercini savaşın kartalı yüksek yerlerde açan çiçeğim. Senin dibinde doğduğum senin dibinde öleceğim.’ 86 milyonun her bir ferdi için yeryüzünde en güvenli yer ay yıldızlı al bayrağımızın huzur veren gölgesidir. Allah'ın izniyle sizlerin de gayretiyle inşallah bu gölgede huzursuzluk, istikrarsızlık, kargaşa ve kaos çıkarılmasına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. "HER HESABA KARŞI UNUTMAYIN BİZİM DE HESABIMIZ VAR. HER OYUNU BOZACAK, HER KOMPLOYU BOŞA ÇIKARACAK HAZIRLIĞIMIZ VAR" Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada her gün yeni bir sorunun ortaya çıktığını ancak Türkiye’nin bu sorunları çözecek planlara sahip olduğunu söyleyen Erdoğan, "Hemen her gün yeni bir krizin ve gerilimin baş gösterdiği coğrafyamızda her hamlemizi incelikle planlıyor, her adımımızı dikkatle atıyoruz. Şunu sizin ve ailelerinizin çok iyi bilmesini arzu ediyorum; Her hesaba karşı unutmayın bizim de hesabımız var. Her oyunu bozacak, her komployu boşa çıkaracak hazırlığımız var. Ne yapıyorsak 23 yılın tecrübesiyle ince bir siyasetle çok iyi planlanmış bir stratejiyle yapıyoruz. Her detayını adım adım belirlediğimiz stratejilerimizi sabırla, sükunetle ve kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Dostlarımız kadar hasımlarımızın da çok iyi gördüğü ve kabul ettiği üzere Türkiye bugün yakın tarihinde hiç olmadığı kadar güçlüdür, müteakkızdır, muktedirdir, inisiyatif ve irade sahibidir. Yeniden şekillenen dünya sisteminde bölgesinin kutup başı olarak yerini pekiştiren bir Türkiye'yi süratle inşa ediyoruz" ifadelerine yer verdi. "YILLARCA TERÖR TEHDİDİ SEBEBİYLE GİDİLEMEYEN YERLERDE ARTIK ÇOBANLAR KOYUN OTLATIYOR" Türkiye’de huzur ve emniyet hakim olduğunu ve Türkiye'nin batısı ne kadar güvenliyse doğusunun da o kadar güvenli olduğunun altını çizen Erdoğan, "Yıllarca terör tehdidi sebebiyle gidilemeyen yerlerde artık çobanlar koyun otlatıyor. Yerli yabancı turistler geziyor. Güven ortamı güçlendikçe buna paralel olarak yatırım artıyor, istihdam artıyor. Esnafın, tüccarın, çiftçinin yüzü gülüyor. Gabar’da olduğu gibi yıllarca atıl kalan petrolümüzün, doğal gazımızın ekonomiye kazandırılmasıyla 86 milyonun tamamının refah seviyesi yükseliyor. Yaklaşık yarım asır boyunca yürüyüşümüzün sekteye uğradığı milletimizin kardeşliğini zehirleyen, ekonomimize iki trilyon doları aşan ağır bir fatura yükleyen terör riski ortadan kalktıkça Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni fark etmeksizin aziz milletimizin bütün fertleri kazanıyor" dedi. "HAYATININ BAHARINDAKİ FİDANLARIN VAKİTSİZ KIRILMADIĞI, OCAKLARA ATEŞLERİN DÜŞMEDİĞİ BİR TÜRKİYE'Yİ İNŞALLAH BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ" Türkiye’nin artık farklı bir ligin oyuncusu haline geldiğini söyleyen ve Terörsüz Türkiye süreci hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Şimdi Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah tüm bu başarıları bir adım ileri taşıyor ülkemizin kazanç hanesine silinmeyecek bir şekilde yazdırıyoruz. Bir yanda askeri, polisi, jandarması, istihbaratçısı, güvenlik korucusuyla devletimizin güvenlik kuvvetleri. Diğer yanda milli iradenin tecelligahı olan Gazi Meclisimiz. Öte yanda dayanışma içinde hareket eden Cumhur İttifakımız ve elbette attığımız her adımda bizleri hayır duasıyla yalnız bırakmayan aziz milletimizle birlikte bu süreci ilmek ilmek dokuyoruz. Küllerinden yeniden doğan ve bin yıllık tarihinde nice zorluğun üstesinden gelen bir millet olarak hedefimize ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Anaların ağlamadığı, hayatının baharındaki fidanların vakitsiz kırılmadığı, ocaklara ateşlerin düşmediği bir Türkiye'yi inşallah birlikte inşa edeceğiz. Şunu tüm samimiyetimle burada bir kere daha dile getirmek isterim. Terörsüz Türkiye sürecinde varılan nokta sizlerin kahramanlığı, gazilerimizin cesareti ve kalbimizin en mutena köşesinde hatıralarını yaşattığımız aziz şehitlerimizin destansı mücadelesinin eseridir. Kahramanlar şairin dediği gibi ‘yurdu yaşatmak için’ vardır ve bir milletin bekası kahramanlarının varlığına bağlıdır. Kahramanlarımız, gazilerimiz ve şehitlerimizin omuzları üzerine yükselen bu devlet bundan sonra da sonsuza kadar kahramanlarıyla var olacak, masum ve mazlumların umut adresi olmaya devam edecektir. Türkiye Yüzyılı vizyonunda anlamını bulan büyük ve güçlü Türkiye'ye inşallah beraberce vasıl olacağız. Rabbim yolumuzu bahtımıza açık etsin diyorum."

Erdoğan duyurdu: Dünyada bu güce sahip 10 ülkeden biriyiz! Haber

Erdoğan duyurdu: Dünyada bu güce sahip 10 ülkeden biriyiz!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla; SANCAR SİDA İnsansız Deniz Aracı Hizmete Alma Töreni, HAVELSAN Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi Temel Atma Töreni, HAVELSAN KAAN Teknoloji Merkezi ile Deniz Savaş Yönetim Sistemi Merkezi Ek Binası Açılış Töreni gerçekleştirildi. HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nde düzenlenen törene Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de katıldı. "ENVANTERİMİZE KATACAĞIMIZ SANCAR SİDA İLE DENİZLERDEKİ İNSANSIZ KABİLİYETLERİMİZİ GÜÇLENDİRİYOR, GÜVENLİĞİMİZİ, ETKİNLİĞİMİZİ VE GÖZETİM KAPASİTEMİZİ ARTTIRIYORUZ" SİDA ve buna benzer birçok proje ile Türkiye’nin mühendislik aklına, savunma alanındaki imkân ve kabiliyetlerine bir kez daha şahitlik ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Envanterimize katacağımız Sancar SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor, güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi arttırıyoruz. Simülatör üretim ve entegrasyon tesisiyle eğitim, hazırlık ve sürdürülebilir operasyon altyapımızı büyütüyor, insan kaynağımızı daha nitelikli hale getiriyoruz. Bu kompleks tamamlandığında simülasyon teknolojilerinde Avrupa’nın en büyük üretim ve entegrasyon tesisi olacak. Kaan Teknoloji Tesisi ve Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi ile hava ve deniz platformlarımızın kritik teknoloji omurgasını inşallah daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu gurur verici sistem, tesis ve platformları bizlere kazandıran HAVELSAN’ımızı yürekten tebrik ediyor, kendilerine şahsım ve milletim adına şükranlarımı iletiyorum" diye konuştu. "TÜRKİYE OLARAK SAVUNMA ALANINDA DİJİTAL EGEMENLİĞİ MİLLİ GÜVENLİĞİMİZİN AYRILMAZ BİR PARÇASI OLARAK GÖRÜYORUZ" Caydırıcılığın yalnızca sahip olunan sistem ve platformların sayısıyla ölçülemediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Günümüzde caydırıcılığın belirleyici faktörleri, platformlara akıl veren yazılım, güvenli veri akışı, kesintisiz haberleşme ve siber dayanıklılıktır. Bunun için Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün hizmete alacağımız, açılışını gerçekleştireceğimiz ve temellerini atacağımız bu yatırımlar, savunma ekosistemimizin bütüncül kapasitesini ve tesirini artıracak stratejik hamlelerin devamıdır. Bu tesis ve platformlarla birlikte mühendislik süreçlerimiz daha da hızlanacak. Test ve doğrulama disiplinimiz güçlenecek. Eğitim ve simülasyon kabiliyetlerimiz genişleyecek. Deniz ve hava unsurlarımızın yazılım temelli yetenekleri inşallah daha da yukarılara taşınacak" ifadelerini kullandı. "ARTIK KENDİ TEKNOLOJİSİNİ TASARLAYAN, KENDİ YAZILIMINI ÜRETEN VE ÜRETTİKLERİNİ TÜM DÜNYAYA İHRAÇ EDEN BİR TÜRKİYE VAR" Güvenlik ve savunmanın asla tek boyutlu olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güçlü bir savunma mimarisi denizin derinliklerinden uzaya, karadan siber güvenliğe kadar her alanı kapsamak mecburiyetindedir. Biz hamdolsun özellikle insansız teknolojilerde son 23 yılda yaptığımız atılımla bugün artık tüm dünyaya parmak ısırtan bir seviyeye eriştik. Bu seviyeye dost ve müttefik bildiklerimizin önümüze çıkardığı engellere rağmen sabırla ulaştık, azimle ulaştık. Her hamlemizi en ince ayrıntısına kadar titizlikle planlayarak ulaştık. Bir zamanlar yüzde 80 düzeyinde olan dışa bağımlılık seviyesini yüzde 20'ye indirdik. Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, firmalarımız, tersanelerimiz havada, karada ve denizde tarihi bir başarı hikâyesi yazdı. Cenab-ı Allah'a hamdolsun ki artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var. Artık 3T modelini, yani tespit, teşhis ve taarruz süreçlerini yerli ve milli teknolojisiyle tatbik eden, dünyada yıldızı giderek yükselen bir Türkiye var. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, bugün Türkiye dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biridir" açıklamasında bulundu. "GEÇTİĞİMİZ SENE SAVUNMA İHRACATIMIZ BİR ÖNCEKİ YILA KIYASLA YÜZDE 48 ORANINDA ARTARAK 10 MİLYAR DOLARI GERİDE BIRAKTI" Savunma ve havacılık ihracatında her geçen yıl yeni rekorlar kırıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakınız sadece geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı. Bu rakam -dikkatinizi çekerim- 2002'de yalnızca 248 milyon dolardı. Halihazırda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. 2028'de 11 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşarak, savunma ve havacılık ihracatında inşallah dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğiz. 2025 sonu itibariyle savunma sanayindeki proje hacmimiz 100 milyar doların, proje sayımız ise 1.400'ün üzerine çıktı. Peki biz bu başarıları nasıl elde ettik? Her şeyden önce kendimize inandık. Aziz milletimize güvendik. Bu ülkenin gençlerine yatırım yaptık ve onların önünü açtık. Diğerleri yapabiliyorsa biz neden yapamayalım diyerek bu yola çıktık. Tam bağımsız Türkiye idealini savunma alanında kararlı bir devlet politikası olarak benimsedik ve uyguladık. Kritik teknolojiler başta olmak üzere sistemlerimizi, platformlarımızı, altyapımızı, sürekli gelişen, sürekli yenilenen bir teknoloji ekosistemine dönüştürdük" dedi. "HAVELSAN SAVUNMA GÜCÜMÜZÜN DİJİTAL OMURGASINI TEŞKİL EDEN YÜZ AKI KURUMLARIMIZIN BİRİDİR" HAVELSAN’ın son 22 yılda birçok gelişim kaydettiğini anlatan ve son gelişmelere dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Bundan 22 sene önce HAVELSAN’a geldiğimde yabancı hava platformlarının simülatörlerini tecrübe ettiğimiz, dışa bağımlılığın sınırlarını her alanda hissettiğimiz o eski günleri çok iyi hatırlıyorum. Bugün ise yerli ve milli platformlarımızı kendimiz simüle edebiliyor, kritik süreçleri kendi yazılımımızla, kendi mühendisliğimizle yönetebiliyoruz. Bu büyük dönüşümde diğer kurumlarımız gibi HAVELSAN’ımızın da çok büyük bir payı ve emeği vardır. Şunu büyük bir kıvançla ve memnuniyetle ifade etmek isterim: Yürüttüğü projeler, gerçekleştirdiği çalışmalarla HAVELSAN, komuta kontrol, simülasyon, eğitim, siber güvenlik ve otonom kabiliyetler gibi alanlarda savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızın biridir. Türkiye'nin savunma gücünü yazılımla büyüten, akılla derinleştiren, entegrasyonla hızlandıran stratejik bir kuvvet Çarpanıdır HAVELSAN. Bakın HAVELSAN’ımız şu anda çok önemli projeler yürütüyor. Türkiye'nin geleceği adına hayati bir misyonu icra ediyor. Bulut bilişim sistemi projesi bunlardan biridir. Bu proje nihayete erdiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin karargahlarındaki operasyonlar, insanlı ve insansız sistemler HAVELSAN’ımızın komuta kontrol yazılımlarıyla gerçek zamanlı olarak yönetilecek. Yine HAVELSAN’ımızın geliştireceği yerli siber kalkanla korunacak bu sistemle stratejik, operatif ve taktiksel kabiliyetlerimizi tahkim edeceğiz. Şurası da mühimdir; eğer bir ülkenin yazılımları milli değilse, o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Dolayısıyla tam bağımsızlık teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez. İşte bu anlayışla Türkiye’nin verileri Türkiye’de kalmalı diyerek milli teknoloji hamlemizi yazılım sektöründe de devreye aldık. Türkiye’nin en kritik verileri HAVELSAN gibi milli ve güvenilir kurumlarımızın yazılımlarıyla kodladık. Kurumlarımızın altyapılarını HAVELSAN’ın milli mühendislik ürünü Kovan yeni nesil iş yönetim sistemiyle koruyor ve güçlendiriyoruz. Savunma ve bilişim sistemlerimize yaptıkları bu önemli katkılardan ötürü HAVELSAN ailesinin tüm mensuplarına bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum." "BİZ HER ALANDA TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE ÜLKÜSÜYLE İLERLERKEN, ‘BUNLAR BİZİM BAŞIMIZA İŞ AÇACAK, BU YOLDAN DÖNÜN’ DİYEN KİFAYETSİZLER OLDU" Gelinen bu noktaların zahmetsiz olmadığını tam aksine bir sürü zorluklarla karşılaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uzun olduğu kadar dikenli de olan bu yolda önümüzü kesmek, ümidimizi yıkmak, cesaretimizi kırmak isteyenler oldu. ‘Biz neden kendimiz üretelim, neden bunca sıkıntıya girelim? Hazır yapılmış var, onları alalım’ diyen vizyonsuzlar oldu. Biz her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken, ‘bunlar bizim başımıza iş açacak, bu yoldan dönün’ diyen kifayetsizler oldu. Bunların hiçbirini aldırmadık, öğrenilmiş çaresizliklerin girdabına kapılmadık. Bizi kendi seviyelerine çekmek isteyenlere kulak asmadık. Vecihi Hürkuş’ların, Piri Reis’lerin, Barbaros Hayrettin Paşa’ların hayallerini gerçeğe dönüştürmek için canımızı dişimize taktık. 1940'lı yılların ilk yarısında kendi tasarlayıp geliştirdiği altı kişilik çift motorlu Nut-38 yolcu uçağını İstanbul'dan Ankara'ya 90 dakikada uçuran Nuri Demirağ'ın yarım kalan hikayesini tamamlamak için uğraştık. Merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin davasını, mefkuresini kuvveden fiile çıkarmak, onun gibi nice akıncının, nice kahramanın ektiği tohumları yeşertmek için durmaksızın çalıştık. ‘Yüzyıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile aciz bu milleti, radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini yapmaya zorlayacak bir nizam, istersen bunları tenekeden yap, fakat kendin yap diyecek bir nizam.’ İşte üstat Necip Fazıl'ın bu sözlerle resmettiği o muhteşem nizamı Allah'a hamdolsun savunma sanayinde kurmayı başardık. İnşallah bundan sonra da aynı azimle, aynı iştiyakla, aynı şevk ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. "TEK DERDİMİZ, BÖLGEMİZLE BİRLİKTE KÜRESEL BARIŞ VE GÜVENLİĞE, HUZUR VE İSTİKRARA EN YÜKSEK DÜZEYDE KATKI SUNAN BİR TÜRKİYE İNŞA ETMEKTİR" Geliştirilen tüm teknolojilerin bir amacının olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz tüm bu teknolojileri bir amacımız, bir hedefimiz, bir davamız olduğu için, millet olarak asra mührümüzü vuracağımız Türkiye yüzyılını inşa etmek için geliştiriyoruz. Farklı vesilelerle dile getirdiğim bir hususu bugün tekrar sizlerle paylaşmak isterim. Bizim kimsenin bir avuç toprağında gözümüz yoktur. Tahakküme dayalı bir güç ve nüfus peşinde asla değiliz. Tek derdimiz, bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir. Dost-düşman herkesin ilkeli duruşundan emin olduğu, sözünü, tavrını ve eylemlerini tüm dünyanın pür dikkat takip ettiği bir Türkiye inşa etmektir. Elimizi ve gerektiğinde gövdemizi taşın altına işte bunun için koyuyoruz. Tarihimize ve değerlerimize yakışır şekilde büyük millet olmanın hakkını vererek, yolumuza inşallah bu şekilde devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "NATO'NUN ALMANYA'DA DÜZENLENEN TATBİKATINDA ORDUMUZ BAYRAKTAR TB3 VE TCG ANADOLU GEMİMİZLE BİRLİKTE ADETA DESTAN YAZDIK" Türk Silahlı Kuvvetlerinin NATO tatbikatında sergilediği başarılı performans hakkında da konuşan Erdoğan, "NATO'nun Almanya'da düzenlenen tatbikatında ordumuz Bayraktar TB3 ve TCG Anadolu gemimizle birlikte adeta destan yazdık. Bu önemli tatbikatta Bayraktar TB3, Baltık Denizi'nin zorlu hava koşullarında atışlı görev icra edip, TCG Anadolu'ya emniyetli iniş yaparak NATO'nun en dikkat çekici performanslarından birine imza attı. Eurofighter savaş uçaklarıyla koordineli bir şekilde 8 saat havada kalan Bayraktar TB3 toplamda 1700 kilometrelik mesafe kat ederek üstün yeteneklerini tek tek sergiledi. Donanma havacılığı konseptine yeni bir soluk getiren bu başarılarda emeği geçen her bir kardeşimi yürekten tebrik ediyorum. Rabbim daha nice başarıları, nice eserleri bu aziz millete kazandırmayı sizlere, bizlere, hepinize inşallah nasip eylesin diyorum" ifadelerine yer verdi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: "Türkiye artık sahada inisiyatifi elinde tutuyor" Haber

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: "Türkiye artık sahada inisiyatifi elinde tutuyor"

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Artık oyun kuran bir Türkiye vardır; sahada inisiyatifi elinde tutan, tehditleri kaynağında etkisiz hâle getiren bir ülke vardır. İşte bu tablo ‘Türkiye Yüzyılı' vizyonunun güvenlik cephesindeki en somut göstergelerinden biridir" dedi. İçişleri Bakanı Çiftçi, Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı'nda (JÖAK) düzenlenen iftar programına katıldı. Programda konuşan Çiftçi, vatanın huzuru için gecesini gündüzüne katan, emredilen yerde ve zamanında ‘hazır' olmayı hayatının şiarı yapan jandarma personeli ile beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade etti. "JANDARMA TARİH BOYUNCA SADECE ASAYİŞİ DEĞİL, VATANIN BÜTÜNLÜĞÜNÜ DE OMUZLADI" Jandarmanın tarih boyunca sadece asayişi değil, vatanın bütünlüğünü de omuzladığını aktaran Çiftçi, "Birinci Dünya Savaşı ve Milli Mücadele'de cephede yer aldı, Cumhuriyet'le birlikte hukuki ve kurumsal yapısı güçlendi. Kıbrıs Barış Harekatı'nda fedakarlık gösterdi. 1984'ten itibaren terörle mücadelede ülke sathında en kritik unsurlardan biri olarak birlik ve kardeşliği koruma görevini kararlılıkla sürdürdü" ifadelerine yer verdi. Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı'nın 1999'da kurulduğunu ve kısa zamanda Türk milletinin gönlünde müstesna bir yer edinen irade mektebi olduğunu kaydeden Bakan Çiftçi, bu komutanlığın arama kurtarmadan özel operasyona, terörle mücadeleden KBRN görevlerine olmak üzere birçok alanda yüksek sorumlulukla vazife icra ettiğine dikkati çekti. "ARTIK OYUN KURAN BİR TÜRKİYE VAR" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin savunma sanayiinde tarihi bir eşikten geçtiğini, dışa bağımlılığı azaltan, kendi imkan ve kabiliyetleriyle üreten, geliştiren ve ihraç eden bir irade ortaya koyduğunu vurgulayan Bakan Çiftçi, sözlerine şöyle devam etti: "Bu yürüyüş bağımsızlığımızın teminatı, milli bekamızın sigortasıdır. Bugün savunma sanayiimizin ulaştığı seviye sahadaki gücümüze büyük bir stratejik üstünlük kazandırmaktadır. Yerli ve millî sistemler hız, hassasiyet, istihbarat ve koordinasyon kapasitemizi artırmakta; güvenlik birimlerimizin etkinliğini sahada katbekat yükseltmektedir. Bu imkân ve kabiliyetler, jandarmamızın köklü tecrübesi, disiplinli yapısı ve yüksek görev anlayışıyla buluştuğunda başta terörle mücadele olmak üzere organize suçtan uyuşturucuya, kaçakçılıktan siber tehditlere kadar suç ve suçlulara karşı mücadelede büyük bir üstünlük ortaya çıkmaktadır. Artık oyun kuran bir Türkiye vardır; sahada inisiyatifi elinde tutan, tehditleri kaynağında etkisiz hale getiren bir ülke vardır. İşte bu tablo ‘Türkiye Yüzyılı' vizyonunun güvenlik cephesindeki en somut göstergelerinden biridir. Türkiye Yüzyılı, güçlü ekonomi kadar güçlü güvenlik demektir. Güçlü diplomasi kadar güçlü caydırıcılık demektir. Bu caydırıcılığın omurgasında savunma sanayiimizin milli hamlesiyle jandarmamızın fedakârlığı ve cesareti yan yana durmaktadır. Allah'ın izniyle bu birliktelik sürdükçe terörün de, suç şebekelerinin de bu aziz milletin huzuruna kastetmeye mecali kalmayacaktır."

Dacia’nın yenilen modelleri Türkiye’ye satışa sunuldu Haber

Dacia’nın yenilen modelleri Türkiye’ye satışa sunuldu

Yeni Dacia Ailesi, Fransa’nın Nice kentinde düzenlenen uluslararası test sürüşü etkinliği kapsamında tanıtıldı. Ocak ayında Yeni Dacia Sandero modelinin satışa çıkmasının ardından, Türkiye’nin en çok satan B-SUV modeli Dacia Sandero Stepway de yenilenen yüzüyle Şubat ayında ulaşılabilir fiyatıyla satışa çıktı. Dacia’nın yenilenen ürün ailesi, uluslararası test sürüşleri kapsamında Fransa’nın Nice kentinde tanıtıldı. 2026 yılına önemli bir ürün hamlesiyle giren marka, Sandero, Sandero Stepway, Jogger ve Logan’ı yenileyerek kullanıcılarıyla buluşturuyor. Daha modern tasarım, daha verimli ve güçlü motor seçenekleri ve daha zengin donanım özellikleriyle dikkat çeken yeni ürün gamı, markanı sürüş ve kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. YENİLENEN DACİA ÜRÜN AİLESİ TÜRKİYE’YE GELİYOR Yapılan açıklamaya göre, yenilenen Dacia ailesi, Türkiye’de kullanıcılarıyla buluşuyor. 2026 yılının ilk günlerinde Türkiye’de satışa sunulan yeni Dacia Sandero’nun ardından yeni Dacia Sandero Stepway de satışa çıktı. 2025 yılında toplam 23 bin 699 adetle Türkiye’nin en çok satılan B-SUV modeli olan ve toplam B segmentinde de ikinci sırada yer alan model; yenilenen tasarımı, geliştirilmiş teknolojisi ve ulaşılabilir fiyatıyla kullanıcılarının beğenisine sunuldu. Yeni Sandero ve Yeni Sandero Stepway’in ardından Yeni Jogger ve Yeni Logan da Türkiye’deki kullanıcılarıyla bir araya gelmek için gün sayıyor. Mart ayında Yeni Jogger’ın satışa sunulması planlanırken, Mayıs ayında ise Yeni Logan’ın satışa sunulması bekleniyor. Modellerin özellikleri hakkında şu bilgiler verildi: Eco-G 120 Otomatik (EDC): LPG ilk kez otomatik şanzımanla sunuluyor Yeni Sandero Stepway, Yeni Jogger ve Yeni Logan modelleri, 120 hp’ye çıkarılan yeni ve daha güçlü bir motorla sunuluyor. 1.2 litrelik ve 3 silindirli turbo beslemeli Bi-Fuel teknolojisine sahip motor, eski jenerasyona oranla çok daha yüksek bir performans sunuyor. Bu sayede LPG'nin tüm avantajları, EDC otomatik şanzımanın avantajlarıyla ilk kez bir araya geliyor. Pürüzsüz ve hızlı geçişlere sahip 6 vitesli çift kavramalı şanzıman, direksiyon üzerindeki vites değiştirme kulakçıkları ile de kontrol edilebiliyor. Kullanıcıların LPG’den daha uzun süre yararlanabilmeleri için marka, LPG depo kapasitesini 40 litreden 50 litre seviyesine çıkardı. Bu sayede yeni modeller LPG modundayken menzilleri yüzde 20 oranında artış gösterdi ve toplam menzil (LPG + benzin) yeni modeller için bin 500 kilometreye varan değerlere yükseldi. Yeni TCe 100 motor: Yeni Sandero ve yeni Logan ile geliştirilmiş sürüş performansı Yeni Sandero ve Yeni Logan modellerinde sunulan 1.0 litrelik 3 silindirli turbo şarjlı benzinli motor, önceki 90 beygir gücüne kıyasla artık 100 beygir gücü sunarak günlük sürüş performansını iyileştiriyor ve motor yine altı ileri manuel şanzımanla eşleştiriliyor. Yeni Jogger ise TCe 110 benzinli motor ve 6 vitesli manuel şanzıman ile sunulmaya devam ediyor. Yeni Sandero ve Yeni Logan ise TCe 100 benzinli motor ve 6 vitesli manuel şanzıman ile sunuluyor. MODERNLEŞTİRİLMİŞ TASARIM VE STARKLE TANITIMI Markanın ters ‘T’ biçimindeki yeni LED far imzasına sahip ilk modelleri olan yeni Sandero, Yeni Sandero Stepway, yeni Jogger ve yeni Logan; bu far tasarımıyla güçlü duruşunu ve marka kimliğini bir kez daha vurguluyor. Arka tarafta, LED piksel farların yeni tasarımı Yeni Sandero, yeni Sandero Stepway ve yeni Jogger'ın kişiliğini vurguluyor. Yeni Jogger'da farlar, arka tarafta bagaj kapağı camının çizgisini uzatarak sade bir görünüm oluşturuyor. Dikey olarak konumlandırılan arka aydınlatma grubu, çamurlukların hatlarını takip ederek aracın güçlü yapısını ve görkemli duruşunu destekliyor. Yeni Sandero Stepway'in güçlü tasarımını, yeniden tasarlanan tamponu ile arka aydınlatmalar arasında uzanan yeni, mat siyah bir şerit vurguluyor. Yeni Sandero Stepway ve yeni Jogger modellerinin çamurluk kemerlerinde, alt gövdelerinde ve sis farı çerçevelerinde; marka mühendisleri tarafından geliştirilmiş olan yeni Starkle koruma sistemi yer alıyor. Yüzde 20'ye kadar geri dönüştürülmüş polipropilen içeren yeni ve dayanıklı bir malzeme olan Starkle, ham haliyle kullanılan ve boyaya ihtiyaç duymayan özelliği sayesinde üretimdeki karbon ayak izini azaltıyor ve aynı zamanda çiziklerin daha az görünür olmasını sağlıyor. Yeni Sandero, yeni Sandero Stepway, yeni Jogger ve yeni Logan modellerinde koltuklarda, gösterge panelinde ve kapılarda; yeni ve daha dayanıklı kumaşlar kullanılarak iç mekâna hoş bir görünüm kazandırıldı. Essential ve Expression donanım seviyelerinde koltuklar yeni bir kumaşla kaplanırken; bu kumaş, yeni Sandero ve yeni Logan modellerinde siyah, Sandero Stepway Expression donanım seviyesinde ise mavi renkte kullanıldı. Journey donanım seviyesi sıcak ve çağdaş bir görünüm için yeni bir denim mavi döşemeyle sunulurken; Extreme donanım seviyesi ise yeşil ve siyah renkli, yıkanabilir MicroCloud koltuk döşemeler ile ön ve arkada Extreme donanım seviyesine özel kauçuk paspaslar ile birlikte sunuluyor. Yeni Sandero, yeni Sandero Stepway, yeni Jogger ve yeni Logan modelleri; otomatik acil durum freni (şehir içi/şehir dışı, araç, yaya, bisikletli ve motosiklet algılama özelliğiyle) ve sürücü dikkat uyarısı gibi en güncel (GSR 2.3) Avrupa güvenlik standartlarını karşılayan yeni sürüş destek sistemlerine sahip olacak şekilde tasarlandı. Bunun yanı sıra sürüş konforunu ve güvenliğini artırmak isteyen kullanıcılar; otomatik farlar, çok açılı (multiview) kamera ve elektrikli katlanan yan aynalar olmak üzere üç yeni özelliğe de Extreme ve Journey donanım seviyelerinde opsiyonel olarak sahip olabiliyor. 10 İNÇLİK YENİ MULTİMEDYA SİSTEMİ Kesintisiz ve gelişmiş bir bağlantı sistemi bekleyen kullanıcılar için yeni Sandero, yeni Sandero Stepway, yeni Jogger ve Yeni Logan ile birlikte My Dacia bağlantılı 10 inçlik multimedya sistemi, Essential’ın üzerindeki tüm donanım seviyelerinde standart olarak sunuluyor. Extreme & Journey donanım seviyelerinde kablosuz şarj sistemi de opsiyonel olarak seçilebiliyor. Sürüş deneyimini en üst düzeye çıkarmak amacıyla Extreme ve Journey donanım seviyelerinde ise 7 inçlik dijital gösterge ekranı, standart olarak sunuluyor. YOUCLİP VE INNATURE Pratik saklama alanlarının yanı sıra iç tasarımında YouClip bağlantı sistemiyle donatılan yeni Sandero, yeni Sandero Stepway yeni Jogger ve yeni Logan; kullanıcılara son derece modüler, kolay ve keyifli bir sürüş deneyimi yaşatıyor. Telefon ve tablet tutucu, çanta ve elbise askısı olarak kullanılabilen YouClip bağlantı sistemi, bu modellerle yapılan yolculukları daha kullanışlı ve konforlu hale getiriyor. Yeni Sandero ve yeni Sandero Stepway modellerinde bağlantı noktası sayısı üç adetten beş adede çıkarılabiliyor. Yeni Jogger için bu sayı dört adetten altı adede çıkarılabiliyor. Yeni Logan ise biri gösterge panelinde, diğeri ise orta konsolun arkasında olmak üzere standart olarak iki YouClip sabitleme noktası ile sunuluyor. Modüler Tavan barına sahip olan yeni Sandero Stepway ve yeni Jogger modelleriyle uyumlu yeni bir aksesuar olan InNature, her türlü hava koşulunda açık hava aktiviteleri için ideal bir yol arkadaşı haline geliyor. 3m 3m ebatlarında olan ve yüzde 40 geri dönüştürülmüş malzemeden üretilen kanvas tente, doğayla iç içe olmayı seven kullanıcılara geniş bir kapalı alan sunuyor. İki adet teleskopik ayak ise kolay montaj olanağı tanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.