SON DAKİKA
Hava Durumu

#Güvenlik

Söz Bursa - Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Netanyahu: "10 günlük geçici ateşkesi kabul ettim" Haber

Netanyahu: "10 günlük geçici ateşkesi kabul ettim"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan ile 10 günlük geçici ateşkesi kabul ettiğini belirterek, İsrail güçlerinin Lübnan topraklarından geri çekilmeyeceğini açıkladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan ile varılan 10 günlük ateşkesin ardından açıklamada bulundu. Netanyahu, "Lübnan ile tarihi bir barış anlaşması için önümüzde bir fırsat var. Başkan Trump, bu anlaşmayı ilerletmek amacıyla beni ve Lübnan Cumhurbaşkanı'nı davet etme niyetinde" dedi. Anlaşma fırsatının ortaya çıkmasının nedeninin İsrail’in Lübnan'daki güç dengesini değiştirmiş olması olduğunu öne süren Netanyahu, "Bu denge o kadar değişti ki, geçtiğimiz ay boyunca Lübnan'dan doğrudan barış görüşmeleri yapılması yönünde çağrılar almaya başladık. Bu, 40 yılı aşkın süredir yaşanmamış bir gelişmedir. Bu çağrıya yanıt verdim ve Washington’daki büyükelçiler toplantısında görüşmeye başladığımız anlaşmayı ilerletmek adına bir duraklamayı, daha doğru bir ifadeyle 10 günlük geçici bir ateşkesi kabul ettim" dedi. Barış görüşmeleri için iki ana talepleri olduğunu aktaran Netanyahu, "Birincisi, Hizbullah'ın silahsızlandırılması; ikincisi ise 'güç yoluyla barış' ilkesine dayalı sürdürülebilir bir barış anlaşması. Hizbullah, bu ateşkese varmak için iki şart üzerinde ısrar etti: Birincisi, İsrail'in tüm Lübnan topraklarından uluslararası sınıra kadar geri çekilmesi. İkincisi, karşılıklı eylemsizlik modeline dayalı bir ateşkes. Ben bunların hiçbirini kabul etmedim ve nitekim bu iki şart da karşılanmıyor" dedi. "ORADAYIZ VE HİÇBİR YERE GİTMİYORUZ" İsrail güçlerinin Lübnan'dan geri çekilmeyeceğini ifade eden Netanyahu, İsrail güçlerinin İran saldırıları öncesi bulunduğu 5 noktanın ötesinde varlığını sürdüreceğini aktararak, "Bu, denizden başlayıp Dov Dağı'na, oradan Hermon Dağı eteklerine ve Suriye sınırına kadar uzanan bir güvenlik tamponudur. 10 kilometre derinliğindeki bu güvenlik şeridi; eskisinden çok daha güçlü, daha yoğun, daha kesintisiz ve daha sağlamdır. Oradayız ve hiçbir yere gitmiyoruz. Bu durum her şeyden önce yerleşim yerlerimize yönelik bir saldırı tehlikesini engellememizi, ikinci olarak da bu bölgelere doğrudan tanksavar ateşi açılmasını önlememizi sağlıyor. Vatandaşlarımız artık bu iki tehlikeden korunmaktadır. Elbette sorunlar devam ediyor; hala ellerinde roketler var. Güvenlik anlaşması ve kalıcı barış anlaşması yolunda ilerlerken bunlarla da ilgilenmemiz gerekecek" dedi. Son iki gündür ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmeler yaptığını belirten Netanyahu, "Kendisi bana deniz ablukasını sürdürme ve İran'ın nükleer kapasitesinden geriye ne kaldıysa tasfiye edilmesi konusunda son derece kararlı olduğunu söyledi. Bundan vazgeçmiyor. Birlikte başardığımız büyük işleri sürdürerek bu tehdidi tamamen ortadan kaldırabileceğinden emin. Elbette füze tehdidini ve zenginleştirme kapasitesini de ele alacağız; bu konuda ayrıntıya girmeyeceğim. Bunlar, güvenlik ve diplomatik durumumuzu gelecek yıllar için kökten değiştirebilecek iki çok önemli hamledir" dedi.

Bursa'da Şahin Biba dönemi! Oktay Yılmaz'dan ilk açıklama Haber

Bursa'da Şahin Biba dönemi! Oktay Yılmaz'dan ilk açıklama

Mustafa Bozbey'in tutuklanıp görevden uzaklaştırılmasının ardından Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinde yapılan oylamada, Başkan Vekilliğine 61 oyla AK Partili Meclis Üyesi Şahin Biba seçildi. Meclis Başkanvekili Oktay Yılmaz, "Bursa'nın imar ve kara para aklama lekelerinden kurtulması öncelikli arzumuz. Su ve Ulaşımla ilgili indirim çalışmalarına Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba karar verecektir. Meclis salonuna gereğinden fazla misafir giriş yapmak isteyince arbede yaşandı" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarından tutuklanması ve geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırılmasının ardından, belediye meclisi, yeni başkan vekilini seçmek için belediye binasındaki meclis salonunda toplandı. Üçüncü turun sonunda, Başkan Vekilliğine 61 oyla AK Partili Meclis Üyesi Şahin Biba seçildi. Yıldırım Belediye Başkanı ve Meclis Başkanvekili Oktay Yılmaz, toplantı sonrası basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bursa Valiliğinin davetiyle birlikte saat 11'de Bursa Büyükşehir Belediye Meclis oturumunu başlattıklarını belirten Meclis Başkanvekili Oktay Yılmaz, "Ancak, oturuma saat 12.00'dan sonra başlayabildik. Cumhur İttifakı ve bağımsız üyelerin katılımıyla meclisin yüzde 58'inin katılımıyla bir meclis oturumu geliştirdik. Katılan oylarının tamamını alarak yani meclisin yüzde 58 oyunu alarak 61 oy alan Şahin Biba arkadaşımız Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili olarak inşallah bundan sonraki süreci yönetecektir" dedi. BASIN MENSUPLARININ 'BURSALILARA BİR MESAJINIZ OLACAK MI?' SORUSUNA YILMAZ ŞU ŞEKİLDE CEVAP VERDİ; "Tabii ki iddialar ağır, imar kirliliğine sebep olmak, suçtan kaynaklanan paranın aklanması, rüşvet, yolsuzluk gibi iddialar ve somut deliller var. Bursa'nın bu lekeden kurtulmasını öncelikli arzumuz. Bu noktada görevden uzaklaştırıldığında yasalar çok açık bir şekilde diyor ki. Yetki Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinindir. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi Bursa'daki tüm ilçe belediye başkanlarından ve yine ilçelerin seçtiği büyükşehir meclis üyelerinden oluşmaktadır. Aslında böyle bir kriz ortamında şehir yönetiminin güvenlik kilidi Bursa Büyükşehir Belediye Meclisidir. Bu noktada Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi bugün seçim yaparak. Bursa'nın 1 saniye kaybetmesinin 1 kuruş kaybetmesine geçit vermemiş ve başkan vekilini seçmiştir." Su fiyatları ve ulaşım ile ilgili alınacak kararlara ise Yılmaz, "Bundan sonraki süreçte Cumhur İttifakı olarak böyle bir öneride bulunmuştuk. Bundan sonraki süreçte Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba kararını verecek ve sizlerle paylaşacaktır. Suda olduğu gibi Ulaşımda da yapılacaklara Büyükşehir Belediye Başkan Vekili cevap verecektir. Benim görevim meclisi birinci başkan vekili olarak yönetmekti ve hamdolsun bu süreci tamamlayarak Bursa Büyükşehir Başkan Vekili Şahin Biba'ya teslim ettik" cevabını verdi. CHP'li meclis üyeleri de içeri alınmadıkları iddialarını yalanlayan Yılmaz, "Biz saat 11.00'da geldiğimizde Cumhuriyet Halk Partisi'nden bir belediye başkanı ve meclis üyeleri salonda idi. Yine İYİ Parti grubundan meclis üyelerimiz grup odalarındaydı. Bağımsız üyemiz zaten oradaydı. Ancak burada takdir edersiniz ki meclisin sınırlı sayıda misafir kabul edebiliyor. Biz bu noktada parti başkanlarımızı, milletvekillerimizi misafir edebileceğimizi ifade ettik. Çok geniş bir hücum olduğunu sizler de gördünüz. Hatta otoparktaki giriş katındaki kapı camının kırıldığına siz de şahit oldunuz. Böyle bir kaosun önüne de geçilmesi gerekiyordu. Biz burada tüm meclis üyelerimizi aslında içeri almak istedik. Birebir kendim de aradım. Başkanımızla o anlamda ilçe belediye başkanımızla irtibat kurarak almak istediğimizi, yardımcı olmak istediğimizi ifade ettik. Ancak Cumhuriyet Halk Partili meclis üyeleri, meclis grubu, meclise girmemeyi tercih etti. Girse sonuç değişecek miydi? Elbette sonuç değişmeyecekti. Çünkü Cumhur İttifakı zaten oyların çoğunluğuna sahipti. Bursa'mıza hayırlı olsun inşallah" dedi.

SGK’dan "Bayram İkramiyesi" alarmı! Sakın o linke tıklamayın Haber

SGK’dan "Bayram İkramiyesi" alarmı! Sakın o linke tıklamayın

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), son günlerde vatandaşlara ‘Bayram ikramiyeniz tanımlandı. Linki onaylayarak ödemenizin bankanıza yapılmasını sağlayabilirsiniz’ şeklinde gelen mesajların sahte olduğunu belirtti. SGK, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile SGK’nın adı kullanılarak ‘Bayram ikramiyeniz tanımlandı. Linki onaylayarak ödemenizin bankanıza yapılmasını sağlayabilirsiniz’ şeklinde gelen mesajların sahte içerikli olduğunu belirtti ve vatandaşların bu tarz mesajlara aldırış etmemesi gerektiğini ifade etti. SGK, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bu tür mesajlara asla tıklanmaması gerektiğini belirterek, "Sahte mesajlara dikkat. Son günlerde bazı vatandaşlarımıza, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile SGK adı kullanılarak, ‘Bayram ikramiyeniz tanımlandı. Linki onaylayarak ödemenizin bankanıza yapılmasını sağlayabilirsiniz’ şeklinde gerçeği yansıtmayan mesajlar gönderildiği tespit edilmiştir. Bu mesajlar kesinlikle sahtedir. Resmi kurumlar tarafından SMS veya e-posta yoluyla link gönderilerek ödeme onayı istenmez. Bu tür mesajlardaki bağlantılara asla tıklamayınız. Kimlik, banka veya kişisel bilgilerinizi hiçbir şekilde paylaşmayınız. Bu tür sahte iletilere lütfen itibar etmeyiniz. Aksi halde dolandırıcılığa maruz kalabilirsiniz. Şüpheli durumlarda: Alo 170 Çalışma Hayatı İletişim Merkezi’ni arayabilirsiniz. CİMER üzerinden başvuru yapabilirsiniz. SGK il müdürlükleri/merkezlerine şahsen başvurabilirsiniz" ifadelerine yer verdi

Erdoğan’dan bayram mesajı: "Türkiye emin ellerde, kimse şüphe etmesin!" Haber

Erdoğan’dan bayram mesajı: "Türkiye emin ellerde, kimse şüphe etmesin!"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hiçbir vatandaşımın en ufak bir şüphesi olmasın. Türkiye, Allah'ın izniyle güvendedir, emin ellerdedir. Tecrübeli ve liyakatli kadroların yönetiminde hedeflerine doğru adım adım ilerlemektedir. İktidar ve ittifak olarak gerekirse 24 saat çalışırız, gerekirse 365 gün 6 saat çalışırız ama Türkiye'nin önünün kesilmesine müsaade etmeyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir video mesaj yayımladı. Mesajında tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı'nı tebrik eden Erdoğan, "Aziz milletim, değerli kardeşlerim, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Kalpler için huzur, sofralar için bereket, haneler için saadet vesilesi olan 11 ayın sultanına veda ettik ve nihayet Ramazan Bayramı'na kavuştuk. Ramazan Bayramı'nın ülkemiz, milletimiz, İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlar, iyilikler, güzellikler getirmesini canı gönülden temenni ediyorum. Bizleri inşallah sağlık ve afiyet içinde ihya edeceğimiz bir bayrama daha eriştiren Cenab-ı Allah'a hamdolsun diyorum" ifadelerini kullandı. "HAVA SAHAMIZI İHLÂL EDEN EYLEMLER KARŞISINDA ÇOK KARARLI BİR TUTUM ALIRKEN MİLLETİMİZİN HUZUR VE GÜVENLİĞİNİ TAHKİM EDECEK ADIMLARI DAĞITMAYA DEVAM EDİYORUZ" İslam aleminin birçok yerde Ramazan Bayramı'nı savaşın gölgesinde karşıladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gönül coğrafyamızın dört bir yanında açılan yaralar maalesef kanamaya devam ediyor. Gazze'deki kardeşlerimiz, ateşkes kurallarını ihlâl eden ve insani yardım girişlerini engelleyen İsrail'in saldırıları altında Ramazan Bayramı'nı idrak etmeye çalışıyor. Doğu Kudüs ve Batı Şeria başta olmak üzere Filistin'in farklı bölgelerinde ve Lübnan'ın güneyinde işgal ve yıkım politikası tüm şiddetiyle sürüyor. 28 Şubat'ta İsrail'in tahrikleriyle komşumuz İran'a karşı başlatılan saldırılar ve İran'ın üçüncü ülkelere yönelik füze ve dron misillemeleri bölgemizdeki gerilimi daha da tırmandırdı. Bu tedirgin edici manzara karşısında 86 milyonun mesuliyetini taşıdığımızın bilinciyle temkini ve tedbiri elden asla bırakmıyoruz. Hava sahamızı ihlâl eden eylemler karşısında çok kararlı bir tutum alırken, milletimizin huzur ve güvenliğini tahkim edecek adımları dağıtmaya devam ediyoruz" dedi. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİMİZDE BİRÇOK KRİTİK EŞİĞİ SUHULETLE AŞMAYI BAŞARDIK" Terörsüz Türkiye sürecinin öneminden de bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "17 ay önce başlattığımız ve stratejik önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan ‘Terörsüz Türkiye’ sürecimizde birçok kritik eşiği suhuletle aşmayı başardık. Devletimizin ilgili birimleri en küçük bir güvenlik açığının oluşmaması ve sürecin sabote edilmemesi için vazifelerini hassasiyetle yerine getiriyor. Suriye'nin kuzeyindeki sorunun uzlaşıyla çözülmesiyle birlikte hem güvenlik endişelerimiz hafifledi, hem Suriye'nin toprak bütünlüğü korundu, hem de süreç istismara müsait ağır bir yükten kurtulmuş olduk. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun tüm siyasi parti gruplarının desteğiyle kabul ettiği rapor kapsamlı bir yol haritası sunuyor. Sürecin yasal boyutuna ilişkin mütalalar, gazi Meclisimizin çatısı altında inanıyorum ki önümüzdeki dönemde sağduyu ile yapılacaktır. Örgütün tasfiyesine yönelik adımlar da aynı şekilde vakit kaybetmeden atılacaktır. Hedefimiz, bölgemizde sahnelenmek istenen kanlı senaryoları da dikkate alarak başladığımız bu hayırlı işi kazasız belasız menziline ulaştırmaktır" dedi. "GEREKİRSE 365 GÜN 6 SAAT ÇALIŞIRIZ AMA TÜRKİYE'NİN ÖNÜNÜN KESİLMESİNE MÜSAADE ETMEYİZ" Bölgede ve dünyada yaşanan tüm sıkıntılara rağmen Türkiye ekonomisinin büyümeye devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "27 Aralık'ta depremzede kardeşlerimize verdiğimiz sözü tutarak 455 bin 327 bağımsız bölümü tamamladık. Tüm dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde, geçtiğimiz yıl ekonomimizi yüzde 3,6 oranında büyütmeyi başardık. Bu oranla Türkiye, 2025'te OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ülke oldu. Hâlihazırda Merkez Bankamızın rezervleri 200 milyar dolar seviyesinde. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki aşırı artışların enflasyonla mücadelemizi sekteye uğratmaması için yoğun gayret gösteriyoruz. Emeklimizin, işçimizin, memurumuzun, esnaf, tüccar, sanayicimizin geçici olmasını ümit ettiğimiz bu zor günleri en az sıkıntıyla geride bırakması için elimizden geleni yapıyoruz. Bundan kimsenin, hiçbir vatandaşımın en ufak bir şüphesi olmasın. Türkiye, Allah'ın izniyle güvendedir, emin ellerdedir. Tecrübeli ve liyakatli kadroların yönetiminde hedeflerine doğru adım adım ilerlemektedir. İktidar ve ittifak olarak gerekirse 24 saat çalışırız, gerekirse 365 gün 6 saat çalışırız ama Türkiye'nin önünün kesilmesine müsaade etmeyiz. Bu düşüncelerle Ramazan Bayramınızı bir kez daha tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. "SEYAHATE ÇIKACAK VATANDAŞLARIMIZDAN TRAFİK KURALLARINA UYMALARINI ÖZELLİKLE İSTİRHAM EDİYORUM" Bayramda yola çıkacak olan vatandaşlara dikkatli olmaları uyarısında da bulunan Erdoğan, "Bayram tatilinde seyahate çıkacak vatandaşlarımızdan trafik kurallarına uymalarını özellikle istirham ediyorum. Ailelerinizle, sevdiklerinizle huzurlu bir bayram geçirmenizi temenni ediyorum. Bayramınız mübarek olsun, kalın sağlıcakla" dedi.

"Özel’in silgisi kaleminden önce bitiyor!" AK Parti’den mal varlığı iddialarına yanıt Haber

"Özel’in silgisi kaleminden önce bitiyor!" AK Parti’den mal varlığı iddialarına yanıt

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Özel’in silgisi sürekli kaleminden önce bitiyor, bu gidişle CHP’yi de tarihten silecek. Bir bakanla, siyasetçi ile ilgili bir iddia ortaya koyduğu zaman varsa bir delili, belgesi yargıya gitsin" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının devam ettiği sırada açıklamalarda bulundu. "BM’NİN TEMSİL ETTİĞİ KURALA DAYALI BİR DÜZENDİR" Çelik, dünyanın çok ciddi tehditlerle karşı karşıya olduğunu ve bütün bu yaşananların içerisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk anısına verilen 'Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü BM Genel Sekreteri Guterres’e takdim etmesini anlamlı olarak değerlendirdiklerini söyledi. Çelik, "Dünya, kuralların ortadan kalktığı bir düzene doğru gidiyor. Bütün bu kuralsızlığın içerisinde BM düzeni doğrudan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi ülkeler tarafından tahrip ediliyor. Halbuki BM’nin temsil ettiği kurala dayalı bir düzendir. Adaletin ve barışın tesisi için Uluslararası düzenin kurallara dayalı olarak işlemesi gerekir" dedi. "BU GİDİŞİN SONU İYİ DEĞİL" Uluslararası hukuk açısından değerlendirildiği takdirde İran’ın tamamen gayrimeşru bir saldırıyla karşı karşıya olduğunu belirten Çelik, "Rejimle ilgili sorunlar olduğundan bahsediliyor, güvenlikle ilgili sorunlar olduğundan bahsediliyor, nükleer konudan ve füze sisteminden bahsediliyor. Bütün bunların çözüleceği yer müzakere masasıydı. Tam müzakere masası kurulmuşken ve müzakereler devam ederken bütün bunların yapılmış olması aslında barış iradesinin doğrudan hedef alındığı, müzakerelerin hedef alındığı bir tablonun ortaya çıkmasına yol açtı. Ondan sonrasında da şu anda kaosu toparlamak için yeniden müzakere masasının kurulması, yeniden diplomasinin hayata geçirilmesi gerekirken maalesef yapılan daha fazla ülkeden savaş gemisi talep etmek, daha fazla ülkeden savaş uçağı istemektir. Bu gidişin sonu iyi değil" ifadelerine yer verdi. "BİR AN EVVEL SAVAŞ DURMALIDIR, MÜZAKERE MASASI KURULMALIDIR" İsrail’in bir devlet olarak suikast yöntemlerine başvurmasına değinen ve devletleri terör örgütlerinden ayıran en önemli durumun kurallı hareket etmeleri olduğunun altını çizen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Devletler, devlet gibi hareket etmelidir. Birtakım saldırılar yapıldığında bunların meşru temelleri olur, gayri meşru temelleri olur. Meşru temeli; BM Güvenlik Konseyi kararı olursa ya da bir ülke saldırıya uğrarsa meşru müdafaa hakkını kullanır. Ama İsrail'in yaptığı bütün saldırılar gayri meşrudur. Haksızdır, hukuksuzdur, hakkaniyetsizdir ve vahşidir. Devlet organizasyonu bir terör örgütü gibi hareket etmeye başlarsa, devletle örgüt arasındaki alan bu suikastler vasıtasıyla muğlaklaşırsa maalesef dünyada çok kötü işlerin kapısı açılmış olur. O sebeple bir an evvel bu savaş durmalıdır, müzakere masası kurulmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. Bir ülkenin rejiminin değişmesi amacıyla bombalanmasının çok kötü sonuçlara yol açabileceğine vurgu yapan Çelik, bu sürecin hiç kimse için iyi olmayacağını da sözlerine ekledi. "İSRAİL NET BİR BİÇİMDE LÜBNAN'I GAZZELEŞTİRMEYE ÇALIŞIYOR" Çelik, Batı Şeria’da İsrail’in gayrimeşru yerleşim alanlarını genişletme kararını hiçbir hukuki temeli olmayan işgalci bir politika olarak ifade ettiklerini hatırlatarak, "İşgal altındaki topraklara şimdi silahlı sivilleri sokarak Filistinlilerin malına el koyma gibi bir şeye girmesi Gazze'de yapılanların Batı Şeria’da devam ettirilmesi şeklinde bir tutumu ortaya koyuyor. Dünya İsrail’e karşı net bir tutum almaması ve birtakım ülkelerin de ‘İsrail'in kendini savunma hakkı var’ etiketi altına koyması İsrail’i daha vahşi ve hukuksuz davranmaya teşvik etmiş oluyor. Dolayısıyla bu şekilde davrananların da bunda sorumluluğu vardır. Batı Şeria ile ilgili bu gelişmeler olurken İsrail net bir biçimde Lübnan'ı Gazzeleştirmeye çalışıyor. Gazze'de yaptığı gibi Önce Beyrut'un merkezinde komuta merkezlerini vuruyor, sivil altyapıyı vuruyor. Önce hava gücüyle sistematik olarak zayıflatma sonra karadan işgal etme tutumunu Lübnan'a da uyguluyor ve doğrudan sivillerin yaşadığı yerleşim bölgelerini hedef alıyor. Şimdiye kadar 800 bin kişi göç etti. Büyük bir insani facia söz konusu. Gazze’de Hamas’la mücadele ettiğini söyleyip sivilleri yok ediyordu. Lübnan'da da Hizbullahla mücadele ettiğini söyleyip yine sivilleri yok etmeye devam ediyor" açıklamasında bulundu. "MEZHEP TARTIŞMASI AÇMAK SON DERECE YANLIŞ BİR YAKLAŞIMDIR, BUNUN TÜRKİYE’YE BİR FAYDASI YOKTUR" Türkiye’nin çevresinde meydana gelen meselelerin iç kamuoyunda değerlendirilirken mezhep tartışmalarından uzak tutulması gerektiğini aktaran Çelik, "Mezheplerle ilgili tartışma yüz yıllardır var. Birtakım siyasi olaylarda da bazı ülkelerin mezhepçi tartışmaları, mezhepçi yaklaşımları görüldü. Bunlarla ilgili fikirlerimizi, eleştirilerimizi, uyarılarımızı defalarca söyledik. Cumhurbaşkanımız her zaman ‘mesele Sünnilik, Şiilik meselesi değil. Mesele Müslüman olma meselesidir, Müslümanların birliğidir ve insanlığın barışıdır’ yaklaşımını ortaya en güçlü şekilde koydu. Komşumuz İran haksız ve hukuksuz bir saldırıya uğrarken bütün bunların içerisinde durulması gereken yerler şöyledir; Türkiye’nin milli güvenliği konusunda kararlı olmak, bölge barışının korunması konusunda kararlı olmak ve küresel barışı da tehdit eden bütün şer şebekelerine karşı durmaktır. Bütün bunların içerisinde mezhep tartışması açmak, mezhepler ya da öne çıkan aktörlerin mezhepleri ve geçmişteki davranışları üzerinden bugün alınması gereken tavrın bağışıklık sistemini zayıflatmaya çalışmak son derece yanlış bir yaklaşımdır. Bunun Türkiye'ye, komşu halklara ve kardeş ülkelere bir faydası yoktur" diye konuştu. "TÜRKİYE ATEŞTEN UZAK DURACAKTIR" İran’ın Türkiye’yi ve bölge ülkelerini hedef almaması gerektiğini ifade ettiklerini hatırlatan AK Parti Sözcüsü Çelik, "İran tarafı kendilerinin Türkiye'yi hedef alacak bir füze atmadığını söylüyor. Bizim de gördüğümüz durumlar var, bunu radar sistemlerinden görebiliyoruz. Eğer bu durum ayrıksı bir unsurun kendi kendine yaptığı bir iş ya da yolunu şaşırmış bir yaklaşımsa şimdilik Türkiye burada duruyor. Aynı zamanda da Türkiye, dünya üzerinde milli güvenliği açısından en hassas ülkelerden bir tanesidir. Milli güvenliğimiz erteleme kabul etmez, pazarlık kabul etmez. Biz bugün ateşi söndürmeye çalışırken birilerinin yanlış politikalarına da göz yummak zorunda değiliz. Bunu da herhangi bir şekilde kabul etmeyiz. Özellikle birtakım Siyonist çevrelerde Türkiye'yi bu ateşin içine sokmaya çalışan bir takım yaklaşımlar görüyoruz. Türkiye bu ateşten tabii ki ana iradesi itibarıyla uzak duracaktır. Bugün Türkiye'nin bir barış ülkesi, hakkın yanında duran ve doğru diploması yapan bir ülke olma iradesi Cumhurbaşkanımız ve bütün kurumlarımızca en güçlü şekilde korunmaktadır" dedi. "TÜRKİYE İLE CAN AZERBAYCAN’I KARŞI KARŞIYA GETİRMEYE ÇALIŞAN KAMPANYALARI ELİMİZİN TERSİYLE İTİYORUZ" Çeşitli politikalar vesilesiyle Türkiye ile Azerbaycan’ın arasını açmaya çalışanların var olduğunu söyleyen Çelik, "İki ayrı ülkeyiz ve her politikamızın aynı olması gerekmiyor ama Azerbaycan’la ebedi bir kardeşliğimiz var. Bunun adını da ‘iki devlet tek millet’ olarak koymuşuz. Aradaki politika farklarını tartışırız. Kurumlarımız ve Cumhurbaşkanımız ile Cumhurbaşkanı Aliyev arasında düzenli ve kardeşane görüşmeler her zaman devam etmektedir. Türkiye ile can Azerbaycan’ı karşı karşıya getirmeye çalışan kampanyaları elimizin tersiyle bir kenara attığımızı ifade etmek isterim" ifadelerine yer verdi. Çelik, gündeme dair açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "ÖZEL’İN SİLGİSİ SÜREKLİ KALEMİNDEN ÖNCE BİTİYOR, BU KADAR ÇOK SİLGİ KULLANDIĞI İÇİN BU GİDİŞLE CHP’Yİ DE TARİHTEN SİLECEK" Bir gazeteci tarafından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığına ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bunların hepsi Özgür Özel tarafından iddia edilen herhangi bir belge, delil koyulmayan ve havada kalan iddialar. Bakanımız ‘yargıya gideceğim’ dedi. Bu söylediklerinin yalan olduğunu ifade etti. Özel, Cumhuriyet tarihinde şu rekora sahiptir; silgisi kaleminden önce biten tek siyasetçi. O kadar çok yanlış yapıyor ki sürekli silgi kullanmak durumunda kalıyor. Bizim rakibimiz CHP ama CHP’ye gönül veren vatandaşlarımıza duyduğumuz saygı gereği CHP’nin kurumsal varlığına da saygı duyuyoruz. Özgür Özel'in silgisi sürekli kaleminden önce bitiyor. Bu kadar çok silgi kullandığı için bu gidişle Cumhuriyet Halk Partisi'ni de tarihten silecek. Bir bakanla, siyasetçi ile ilgili bir iddia ortaya koyduğu zaman varsa bir delili, belgesi yargıya gitsin."

Savaş havayı ve denizi vurdu: Türk gemileri mahsur kaldı Haber

Savaş havayı ve denizi vurdu: Türk gemileri mahsur kaldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler hakkında, "Gemilerin sayısına bakarsak 14 tane Türk sahipli gemi hala orada ama topladığımızda, çeşitli sınıflarda 800 tane geminin hala Hürmüz Boğazı'nda olduğunu söyleyebilirim" dedi. Bakan Uraloğlu, basın mensuplarıyla iftar programında bir araya geldi. Programda İran-İsrail-ABD savaşı kapsamında hava, kara ve deniz ulaşımına ilişkin son gelişmeleri paylaşan Uraloğlu, Hürmüz Boğazı'nda 800 tane geminin hala hazırda olduğunu ve İran hükümeti ile temas halinde olduklarını belirtti. Ayrıca Uraloğlu İran, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye'de uçuşların durdurulduğunu da sözlerine ekledi. "EN RAHAT KULLANDIĞIMIZ RİYAD, CİDDE, MEDİNE VE MASKAT HAVALİMANLARI OLDU" Çatışmaların başlamasından önce İran seferlerini zaten azalttıklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, "En rahat kullandığımız Riyad, Cidde, Medine ve Maskat havalimanları oldu; oraları daha aktif kullanabildik. Bu süreçte yine Nahçıvan'daki havalimanına yapılan dronlu saldırı sonucunda Azerbaycan'ın iki tane uçağı Iğdır'a indi. Oradan da onları sağ salimen Nahçıvan'a göndermiş olduk. Muhatabım Bakan ile görüşerek ek seferler koyduk; o devam ediyor. Şu ana kadar çok şükür olağanı etkileyecek bir sonucun doğmasına müsaade etmedik Dışişleri ile koordineli olarak. Bizim İran'da iki tane uçağımız kaldı; bir tanesi Türk Hava Yolları, bir tanesi de Pegasus. Esasında 12 Gün Savaşı'nda 10 civarında uçağımız kalmıştı. Şimdi bu gerginlik artınca orada da süreci yönetmeye gayret ettik. Bir uçak da Irak'ta kalmış durumda. Personelleri sağ salimen getirildi, herhangi bir problem yok. İlk fırsatta inşallah uçakları da oralardan alıp olağan rutinine de dönmesini bekliyoruz" diye konuştu. "800 TANE GEMİNİN HALA HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİM" Uraloğlu, ayrıca mevcut durumda uçuş iptalleri noktasında havayolu şirketlerinin farklı öngörüleri olduğunu dile getirerek, "Biz de Sivil Havacılık ve Dışişlerimizle beraber bu süreçleri organize ediyoruz. Karayolu ile İran üzerinden değil, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan üzerinden yönlendirdik trafiği. İlgili ülkelerle de koordine ettik. Orada en üst seviyede güvenlik seviyesi ilan ettik. Türk bayraklı geminin olmadığını söyleyebilirim. Türk sahipli gemilerle ve Ana Arama Kurtarma Merkezimizle sürekli irtibat halindeyiz. Tabii Hürmüz Boğazı'nın önemini dünya ticaretindeki, enerjideki, temin noktasındaki önemini sizler biliyorsunuz. Gemilerin sayısına bakarsak 14 tane Türk sahipli gemi hâlâ orada ama topladığımızda çeşitli sınıflarda 800 tane geminin hâlâ hazırda Hürmüz Boğazı'nda olduğunu söyleyebilirim. 6 tane de kruvaziyer gemisi yolcularıyla beraber orada hâlâ bekleme konumundalar. Biraz önce bahsettiğim gibi 15 gemimiz vardı; bir tanesini İran makamlarıyla, İran limanını kullandığı için müsaade alıp geçirdik. İran tarafıyla temas halinde olmaya çalışıyoruz. 14 gemimiz bekliyor, herhangi bir problemleri şu anda yok" ifadelerine yer verdi.

İran’da yeni dönemin ayak sesleri! Şah’ın oğlu tarih verdi Haber

İran’da yeni dönemin ayak sesleri! Şah’ın oğlu tarih verdi

Devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin sürgündeki oğlu Rıza Pehlevi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından yayımladığı mesajda ABD’nin desteğini "insani müdahale" olarak nitelendirdi. İran halkına seslenen Pehlevi, "Bu destek gelmiş olsa da nihai zaferi yine biz kazanacağız. Sokaklara yeniden çıkma zamanı yaklaşıyor" ifadelerini kullandı. Devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin en büyük oğlu olan sürgündeki Rıza Pehlevi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin açıklama yayımladı. Pehlevi, sosyal medya üzerinden paylaştığı video mesajında, İran halkına ve güvenlik güçlerine çağrıda bulundu. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran halkına vaat ettiği yardımın ulaştığını belirten Pehlevi, "Bu bir insani müdahaledir. Hedefi İran halkı ve ülkesi değil, İslam Cumhuriyeti ile onun baskı ve şiddet mekanizmasıdır. Ancak bu destek gelmiş olsa da nihai zaferi yine biz kazanacağız. Bu son mücadeleyi tamamlayacak olan İran milletidir. Sokaklara yeniden çıkma zamanı yaklaşıyor" ifadelerini kullandı. "Halkın yanında yer alın" İran’daki askeri ve emniyet güçlerine seslenen Pehlevi, "Siz, İran’ı ve İran milletini korumaya yemin ettiniz, İslam Cumhuriyeti’ni ve onun yöneticilerini değil. Sorumluluğunuz halkı savunmaktır. Baskı ve suçla ülkeyi rehin alan bir rejimi korumak değil. Millete katılın ve düzenli, güvenli bir geçiş sürecine katkı sağlayın. Aksi takdirde, Hamaney ve rejimiyle birlikte aynı çöküşün içine sürükleneceksiniz" dedi. Trump’a siviller için "azami hassasiyet" çağrısı Trump’a da çağrıda bulunan Pehlevi, İran halkının yaklaşık 2 ay boyunca baskılara rağmen direndiğini söyleyerek, "Sizden, sivillerin ve vatandaşlarımın can güvenliğini korumak için en üst düzeyde hassasiyet göstermenizi istiyorum. İran halkı, sizin ve özgür dünyanın doğal müttefikidir. Modern İran tarihinin en zorlu dönemlerinden birinde verilecek desteği asla unutmayacaktır" şeklinde konuştu. "İran’ı yeniden inşa edeceğiz" Pehlevi İran halkına seslenerek, "Bu kritik saatlerde ve günlerde, her zamankinden daha kararlı bir şekilde İran’ı yeniden kazanma hedefimize odaklanmalıyız. Şimdilik evlerinizde kalın, sakinliğinizi ve güvenliğinizi koruyun. Doğru zamanı size açık ve net şekilde bildireceğim. O an geldiğinde son adım için hazırlıklı olun. Mesajlarımı sosyal medya ve uydu kanalları üzerinden takip edin. İnternet ya da uydu yayınlarında bir kesinti yaşanırsa, sizinle radyo aracılığıyla iletişim kuracağım. Nihai zafere hiç olmadığı kadar yakınız. En kısa sürede aranızda olmak, birlikte İran’ı yeniden inşa etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. İran’da 1979 yılındaki İslam Devrimi sırasında tahttan indirilen Şah'ın oğlu Pehlevi, ABD'deki sürgünde muhalefet grubuna liderlik ediyor. Pehlevi, İran’da rejim değişikliği olması halinde "geçiş dönemi" lideri olarak göreve almak için girişimlerde bulunurken, Trump, henüz Pehlevi’ye destek vermiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.