SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hakim

Söz Bursa - Hakim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hakim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti ve CHP zirvesi: Emekliden gence, demokrasiden yargıya tüm sorunlar masada Haber

İYİ Parti ve CHP zirvesi: Emekliden gence, demokrasiden yargıya tüm sorunlar masada

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti'nin 4. Olağan Kurultayı'nda yeniden genel başkanlığa seçilen Müsavat Dervişoğlu'nu ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti 4. Olağan Kurultayı'nda yeniden genel başkanlığa seçilen Müsavat Dervişoğlu'nu ziyaret etti. İYİ Parti Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen görüşme yaklaşık 1 saat sürdü. İki genel başkan, görüşmenin ardından ortak basın açıklamasında bulundu. Müsavat Dervişoğlu, görüşmede ele alınması gereken bütün konuları değerlendirdiklerini ifade ederek, "Bunların içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik yargılamalarla alakalı yaşananlar da dahil olmak üzere kapsamlı bir görüş alışverişinde bulunduk. Emeklilerin meselelerini ele aldık. Gençlerin sorunlarını ele aldık. Demokrasimizin karşı karşıya bulunduğu problemlerle ilgili olarak da fikirlerimizi paylaştık. Bununla birlikte Türkiye'de yaşanan süreçle ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulmuş komisyon, o komisyonun raporu üzerindeki çalışmalar, bu zamana kadar yapılmış olanlara dair de düşüncelerimizi ifade ettik. Daha önce de defalarca belirttiğim gibi çözüm süreci adı verilen ihanet projesinin amacı Cumhuriyetimizin temel niteliklerini tartışmaya açmaktır. Bunu yeniden ifade ettim. Bunu başarmak için ise önce kelimeleri ve imajları değiştirmeye çalıştıklarını dile getirdim" diye konuştu. CHP Genel Başkanı Özel ise geçen hafta gerçekleştirilen kurultayda yeniden genel başkan seçilen Dervişoğlu'nu kutlayarak, "Bugün ben buraya yaptığımız ziyarette bir siyasi partinin genel başkanına hayırlısı olsun ziyaretine gitmenin ötesinde, bir ağabey ve kardeş hukuku içinde olduğumuz ve iyi günümüzde, kötü günümüzde birbirimizin yanında olduğumuz bir büyüğüme, sabahleyin gelip bir kahvesini içme noktasındaki bir sıcaklığı hissederek geldim ve görüşmemiz de o çerçevede gerçekleşti. Son bir yılda Cumhuriyet Halk Partisi çok zor günlerden geçti. Acı günlerimiz oldu, kayıplarımız oldu. En kötü günümüzde hem insani olarak kardeşlerimizi, evlatlarımızı kaybettiğimiz günlerde İYİ Parti'nin tüm kadrolarını ve genel başkanını telefonun ucunda ilk arayan, yanımıza ilk koşan, acımızı ilk paylaşanlar arasında gördük" dedi. İki lider açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLARAK TANIMLANAN KİŞİNİN ETRAFINDA 15 TANE DEVLET KORUMASININ İŞİ NEDİR?" Özel, ‘Aziz İhsan Aktaş' davasının duruşmasında yaşananların sorulması üzerine ilk yargılamaların başladığına dikkati çekerek, "Dün fiziken netleşti. Milletin kapısından milletin seçtiği belediye başkanları ve milletin son seçimde birinci parti yaptığı CHP'nin genel başkanı giriyor. Diğer kapıdan ise Tayyip Bey'in atadıkları giriyor. Bu iftiraları iddianameye bile koyamayanlar ile onun itirafçısı aynı kapıdan girip çıkıyorlar. Kapılar net. Dün İYİ Parti'nin, Gelecek Partisi'nin, DEVA Partisi'nin ve çeşitli siyasi partilerin milletvekilleri ve temsilcileri bizle aynı kapıdan gelip adalet arayışında ve haysiyet suikastına karşı direnişte aynı yerlerde oturdular. Selamlaştık, genel başkanlarımızın selamını aldık. Aziz İhsan Aktaş da ‘Erdoğanların kapısından' girdi. Sayın Erdoğan'ın atadıklarının kapısından girdiler. Aynı yerde oturdular, o kapıdan çıktılar gittiler. Benim oraya gittiğim araba partime ait. Aziz İhsan Aktaş'ın oraya geldiği arabanın kime ait olduğunu hepimiz biliyoruz. Ve Aziz İhsan Aktaş'ın etrafında ana muhalefet partisini koruyan, ana muhalefet partisinin genel başkanına devletin verdiği korumalardan çok koruma vermişler, Aziz İhsan Aktaş'ı koruyorlar. Kimi kimden koruyorsunuz? Kimi hangi kapıdan sokuyorsunuz? 770 yılla yargılanan ve iddianamede ‘suç örgütü lideri' olarak tanımlanan kişinin etrafında 15 tane devlet korumasının işi nedir? Bu kişinin hakim-savcı kapısından girmesinin gerekçesi nedir? Gerekçe şu; biz Erdoğan'ın kendine hasım gördüğü tarafız. Onu iktidardan edeceğiz diye bizi düşman bildi, bize saldırıyor. Kendisine dost gördükleri o kapıdan giriyor" cevabını verdi. "DENGESİZLİĞİN GİDERİLMESİ LAZIM" Aynı soruya cevap veren Dervişoğlu ise 770 yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş'ın devlet korumasında mahkeme salonuna getirilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirerek, "Burada bir dengesizlik vardır. Dolayısıyla o dengesizliğin giderilmesi gerekmektedir. Herkesi her şekilde itham etme geleneğinden gelen bir anlayışla da karşı karşıyayız. Silivri'de yapılan yargılamaların tamamını takip ediyoruz. Orada yapılan yargılamalar, soruşturmalar hukuk üzerinden bir değerlendirme yapma imkanı da sunuyor. En başından beri söylüyorum, bu soruşturmalar, kovuşturmalar ve yargılamalar, hukuki olmanın çok ötesinde siyasi bir iş hissiyatı oluşturuyor. Toplumun da genel kanaati bu. Ayrıca bu mahkemelerin, özel mahkemelermiş gibi bir yerden bir yere taşınması ya da yeni yapılacak yargılamalar için yeni salonların inşası sanki bir olağan dışı dönemde bütün bunların yapıldığına dair bir kanaat oluşturuyor. Hukuk devleti ve demokrasi açısından bunlar çok kabul edilebilir durum değildir" ifadelerini kullandı. "İSTANBUL SEÇİMİNİ YENİLEYELİM, İDDİA EDİYORUM 1,5 MİLYON FARKLA O SEÇİMİ KAZANACAĞIZ" Erken seçimin bir çare olup olmayacağının sorulması üzerine Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kabul etmesi durumunda İstanbul seçimlerinin tekrarlanmasını kabul edebileceğini kaydederek, "Cesareti varsa kararı İstanbullular versin. Eğer Erdoğan'a inanıyorlarsa, Ekrem Başkan'ın suçlu olduğuna inanıyorlarsa Erdoğan'ın göstereceği adaya oy verirler. Ben o gün siyaseti bırakacağım. Mart ayının 29'unda, pazar günü yapılacak bir İstanbul yerel seçiminde adayım Ekrem İmamoğlu'dur. İstanbullular iki sene öncesine göre farklı düşünüyorlarsa, Ekrem Başkan'ı seçmezlerse ben siyaseti bırakıyorum. Ekrem Başkan siyaseti bırakıyor. Buyursunlar oynasınlar. İddia ediyorum ki 1 milyon değil, 1,5 milyon farkla o seçimi kazanacağız. Gelsinler, o seçimi yenileyelim. Bir tek şartım var. Eğer İstanbul seçimini biz kazanırsak yakamızdan düşecekler. Hemen getirecekler erken seçim sandığını. Türkiye'de yönetimi devralmaya hazırız" değerlendirmesinde bulundu. "HÜKÜMETİ, TBMM'DE YETERLİ ÇOĞUNLUK OLMAMASI MÜNASEBETİYLE ERKEN SEÇİM YAPMAYA ZORLAYAMIYORUZ" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise aynı soruya şu cevabı verdi: "Siyaset bir iddia işidir. Hükümeti TBMM'de yeterli çoğunluk olmaması münasebetiyle erken seçim yapmaya zorlayamıyoruz. 360 kişilik bir nitelikli çoğunluğa ihtiyaç var. Bu çoğunluğun elimizde olmaması, iktidara erken seçim demeden seçim yapılmasını mümkün kılmıyor. O sebeple CHP'nin değerli genel başkanı bir iddia ortaya koyuyor. Hukuken de yapabileceği bir işe işaret ediyor ve belediye başkanlarını ve belediye meclis üyelerini eş zamanlı olarak istifa ettirelim. Madem ki erken genel seçim yapamıyoruz, üzerinde spekülasyon olan İstanbul meselesini çözelim diyor. 770 yıldan yargılanan bir adam devlet korumasıyla gelirken, başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere belediye başkanları tutuklu yargılanmaya devam ediyor. Dolayısıyla bu haksızlığın da giderilmesini temin edebilmeyi mümkün kılalım ve seçimin işaret fişeğini İstanbul'dan atalım diyorlar. Bu siyasi bir iddiadır, karşılık bulup bulmayacağı da tartışma konusudur ama netice itibarıyla bir yöntemdir."

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının görülmesine başlandı Haber

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının görülmesine başlandı

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanık, bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşma, sanıkların yoklamaları ile başladı. İzleyicilere uyarıda bulunan mahkeme başkanı, "Duruşmada tezahürat yapılması halinde izleyici olmadan duruşmaya devam ederiz. Herkes bu tarz davranışlardan kaçınsın. Sanığa bir yararı yok bu tavrın. Kimliğine bakılmaksızın görüntü ve ses kaydı yapan kişi suç işliyordur" ifadelerini kullandı. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Silivri Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü'nde görülen duruşmada, bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. Öte yandan, CHP Genel Başkan Yardımcıları Gül Çiftçi, Burhanettin Bulut, Sevgi Kılıç, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal ile çok sayıda milletvekili ve parti meclis üyesi ve Türkiye Barolar Birliği Başkanvekili Vahap Şener, Beşiktaş Belediyesinin tutuklu Başkanı Rıza Akpolat'ın eşi Yeşim Akpolat duruşmada izleyici olarak yer aldı. Sanıklar, salona girdiği sırada izleyici bölümünden tezahürat seslerinin yükselmesi üzerine heyet, uyarıda bulundu. Salonda, yoklamalar alınmaya başlanırken, duruşmanın ilerleyen saatlerinde sanıkların savunmalarının alınmasına başlanacak. MAHKEME BAŞKANINDAN İZLEYİCİYE UYARI Mahkeme başkanı izleyicileri uyardı. Uyarıda, "Duruşmada tezahürat yapılması halinde izleyici olmadan duruşmaya devam ederiz. Herkes bu tarz davranışlardan kaçınsın. Sanığa bir yararı yok bu tavrın. Kimliğine bakılmaksızın görüntü ve ses kaydı yapan kişi suç işliyordur. Basın mensupları telefonu mesajlaşmak amacıyla kullanabilir. İzleyiciler bu tarz davranışlardan kaçınsın. İzleyiciden bir sözlü sataşma olursa izleyici olmadan devam ederiz. Herkes kurallara uysun. Örgütlü suçlarda en fazla 3 avukat sınırı var ama duruma talebe göre değerlendirebiliriz. Her sanık yönünden 20 avukat alsak zaten salona sığmaz ama imkanlar dahilinde talepleri karşılamaya çalışırız. Duruşmayı haftanın 5 günü yapmayı planlıyoruz. Ama arada 1'er gün ara verebiliriz. Bunlar gidişatta belli olacak mutlak değil. Öncelik tutuklu sanıkların savunmaları. Savunma ve iddia bütünlüğü açısından savunmaları kurum bazlı almanın daha sağlıklı olacağı kanaatine vardık" ifadelerini kullandı.

Bursa Barosu’ndan adliye önünde "Yaşam ve geçim" isyanı: "Ölmekten de bildiri yazmaktan da bıktık!" Haber

Bursa Barosu’ndan adliye önünde "Yaşam ve geçim" isyanı: "Ölmekten de bildiri yazmaktan da bıktık!"

Bursa Barosu, başkan ve kurul üyeleriyle birlikte çok sayıda avukat, Bursa Adalet Sarayı önünde, avukatlara yönelik fiziki saldırılara ve özellikle genç avukatları açlığa mahkum eden düşük CMK ücret tarifesine tepki gösterdi. Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun, yaptığı basın açıklamasında, Yalova’da Av. Zekeriya Polat’ın katledilmesinden ötürü “Avukatı müvekkili ile özdeşleştiren sapkın zihniyet, silahtan aldığı güçle yine ölüm kustu” dedi. Öztosun şöyle konuştu: “Bizler avukat meslektaşlarımızın ağır ekonomik ve mesleki sorunları için mücadele ederken, sorunlarımızı görünür kılmaya uğraşıp milletvekilleri dahil tüm kapıları çalarken, bir meslektaşımız ekonomik sorunları sebebiyle intiharın eşiğine gelmesin diye çabalarken, geçen hafta kiralananın tahliyesi esnasında bıçaklı saldırıya uğrayan Bursa Barosu avukatı olan meslektaşımızın duruşması için İstanbul’da bulunduğumuz sırada, Yalova'da, Sosyal Güvenlik Kurumu avukatı Zekeriya Polat’ın uğradığı silahlı saldırı sonucu katledildiği bilgisi bizleri derinden sarsmıştır. Biraz önce de İzmir’de Av. Ali Aydın’ın silahlı saldırı sonucu hayatını kaybettiğini öğrendik. Avukat Zekeriya Polat da daha önce katledilen Av. Servet Bakırtaş ve Bursa Barosu avukatı Özgür Aksoy gibi sadece ve yalnız avukatlık yaptığı için öldürüldü. Avukatı müvekkili ile özdeşleştiren sapkın zihniyet, silahtan aldığı güçle yine ölüm kustu. Meslektaşımızın katledildiği gece yarısı ise empatiden fersah fersah uzak olan ve bizlere adeta açlıktan ölün dercesine CMK ücret tarifesi Resmi Gazete’de yayınlandı. Geçen hafta da genç avukatların bağkur pirim destekleri kaldırılmıştı. Avukatların öldürüldüğü, tehdit edildiği, darp edildiği ve devletin pozitif olarak koruma tedbiri almadığı tüm bu süreçlerde tüm olana bitene seyirci kalındığı ve hatta bizleri çok umursamadığı da tekrar gün yüzüne çıktı.” “ARTIK BİLDİRİLER YAZMAK VE YAS TUTMAKTAN BIKTIK” Artık bildiriler yazmak ve yas tutmaktan bıktık. Her bir avukat ölümünün artık son olmasını beklerken çoğalan ölümler, bizlerin canından bir parça daha koparmaya devam ediyor. Oysa bizler adaletin tecellisi için yapıyoruz bu mesleği. Savunma olmazsa, ‘yargılama olmaz’ diyoruz. Avukat, hiçbir zaman taraf değildir. Avukat, bir suçu savunmaz; adaleti savunur. Avukat, dava ile özdeşleşmez; hak ile özdeşleşir. Avukatız biz avukatız, sadece avukat! Borcunuzun veya davanızın sebebi değiliz biz! Avukat kalmayınca savunma, savunma kalmayınca hukuk, hukuk kalmayınca adalet ve huzur kalmayacak. Bunu bilin istiyoruz. Bizler bu cübbeleri; insan onuru için, hakikatin sesi olmak için, adaletin elbet kazanacağına inanarak giydik ve giymeye devam ediyoruz. AVUKATLARIN DEĞİL, HUKUKUN YAŞAMI MESELESİ Tüm bunlar artık bir meslek meselesi değil, hukukun yaşama meselesi haline gelmiştir. Avukatların sürekli ve sistematik bir biçimde hedef alınmasını, savunma makamında olan avukatların seslerinin kısılmasını, mesleki ve ekonomik sorunlarla baş başa bırakılmasını kabul etmiyoruz. Bu nedenle yıllardır talep ettiğimiz idari önlemlerin ve avukatlık mesleğine dönük şiddete karşı yasal düzenlemelerin bir an evvel hayata geçirilmesini, CMK’da avukata yönelik saldırıların tutuklama nedeni haline getirilmesini, Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin ivedilikle imzalanmasını talep ediyoruz. Bununla beraber CMK hizmeti gereği avukatlara ödenecek olan ücreti belirleyen tarifenin, verilen hizmetin karşılığını yansıtmaktan uzak olması; her yıl angarya şeklinde nitelendirilebilecek ücretlerin belirlenmeye devam edilmesini de artık kabul etmiyoruz. Hem avukatların yaşam koşullarını ve mesleki faaliyetlerini yerine getirmesini olumsuz etkileyen hem de vatandaşların savunma ve hukuki yardım alma hakkının etkin bir şekilde kullanılmasını da engelleyen bu tarifelerin düşüklüğü de yetmezmiş gibi alınan bu kamusal sorumluluğa karşı avukatlar ölçülü olmayan hakkaniyete aykırı olarak cezai ve tazminat sorumluluğuyla da karşı karşıya kalmaktadır. EŞİT EMEĞE EŞİT ÜCRET CMK kapsamında görevlendirilen müdafi/vekil ile özel müdafi/vekil arasında, harcanan emek, nitelik ve en önemlisi sorumluluk bakımından fark yoktur. Buna rağmen, CMK Ücret Tarifesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi arasındaki makas her yıl artmaktadır. Eşit emeğe eşit ücret talebinin hakkaniyetten ve adaletten doğan bir gereklilik olması nedeniyle CMK ücret tarifesinin artık bu doğrultuda yapılacak yasal düzenleme ile AAÜT’nin 1/2 sinden az olamayacak şekilde belirlenmesi ve KDV yükünden de kurtarılması gerekmektedir. Çünkü ekmek kadar değerli olan adalet hizmetlerinde KDV olamaz, olmamalıdır. Bu basın açıklamasını hazırlarken dün İstanbul’da adliye içinde bir kadın hakim erkek bir savcının silahlı saldırısına uğradı. Meslektaşımız hakime geçmiş olsun diyoruz. Bu olay da kadına yönelik şiddetin ne boyuta geldiğini açıkça gösterdi. Kadının toplumsal statüsü ne olursa olsun bir şiddet mağduru olabileceğini gösteren bu durum aslında İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması ile hızlanan, devletin etkin korunma mekanizmalarında aksamasına yol açan bir cezasızlık politikasının yarattığı bir sonuç. Yıllardır dilimizde tüy bitercesine mücadele ettiğimiz şey tam da bu Biz bununla mücadeleye devam edeceğiz. ADLİYELER EN ÇOK AVUKATLARIN İŞYERİ Öte yandan bu olayla ilgili basın açıklaması yapan bir dernek, adliyeleri hakim savcıların işyeri olarak nitelendirmiş ancak avukatları atlamış. Evet adliyeler hakim savcıların işyeri ancak en çok avukatların işyeri olan bir yer. Arkamızda görülen adliye 26 yıldır burada ve her gün içeri girerek çalıştığımız işyerimiz. Onlarca başsavcının, yüzlerce hakim savcının bir kaç yıl görev yapıp ayrıldığı ancak biz avukatların her gün çalıştığı işyerleri adliyeler… O yüzden de burada çalışan herkes gibi korunmaya ve eşit davranılmaya hakkımız bulunmakta. O sebeple bunu göz ardı eden bu açıklamayı ve bu bakış açısına sahip hukuk politik zihniyeti de kabul etmiyoruz. Tüm bunlara ve zorluklara rağmen avukatlar, tarih boyunca korkuya teslim olmadı, olmayacak. Avukatlar ve barolar da gerek fiziki şiddet, gerek ekonomik şiddet, gerek savunma makamına yönelen baskılar karşısında susmayacak ve geri adım atmayacaktır. Mesleklerimizi can güvenliği içinde yapmak ve diğer tüm sorunlarımızı daha görünür kılmak için devam eden günlerde de yapacağımız açıklama ve eylemlerle birlikte can güvenliklerimiz ve CMK tarifesi dahil acil tüm taleplerimiz sağlanana kadar, CMK ve OCAS sistemini meslektaşlarımızın desteği ile kapamak dahil yapacağımız açıklama ve eylemlerde siz değerli meslektaşlarımızın ve kamuoyunun desteğinizi talep ediyoruz.”

332 hakim ve savcının görev yeri değişti Haber

332 hakim ve savcının görev yeri değişti

HSK'nın resmi internet sitesinden kararnameye ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, “Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 19.11.2024 Tarihli 1589 ve 1590 Sayılı Adli ve İdari Yargı Kararnameleri Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi tarafından, hâkim ve Cumhuriyet savcılarının talepleri değerlendirilerek 19.11.2024 tarihi itibarıyla karara bağlanmış olup, kararnameler ekte ilan edilmiştir. Kararname ile atananlardan yeniden inceleme talebinde bulunmak isteyen meslektaşlarımızın, durumlarının bir an önce kesinleştirilmesini sağlamak amacıyla tebligat yapılmasını beklemeksizin, taleplerini en geç 25/11/2024 Pazartesi günü mesai bitimine kadar UYAP personel ekranından “Hâkim Savcı Atanma Talep Formu” başlığı altında yer alan açıklama kısmını doldurmak suretiyle göndermeleri gerekmektedir. Kararname ile ataması yapılmayan meslektaşlarımızın, yeniden inceleme hakları bulunmamaktadır. Ataması yapılan meslektaşlarımıza yeni görev yerlerinde başarılar diler, kararnamelerin meslektaşlarımıza, ailelerine, yargı teşkilatımıza ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ederiz” denildi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından HSK kararnamesine ilişkin, “Hakimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesi tarafından çalışmaları tamamlanan 2024 Yılı Adli ve İdari Yargıda Mazerete Dayalı Güz Kararnamesi ile 318 adli, 14 idari olmak üzere 332 hakim ve savcımızın yeni görev yerleri belirlenmiştir. Ülkemiz ve yargı camiamıza hayırlı olmasını temenni ediyor, hakim ve Cumhuriyet savcılarımıza yeni görevlerinde başarılar diliyorum” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.