SON DAKİKA
Hava Durumu

#Halk Sağlığı

Söz Bursa - Halk Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Halk Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Başkan Bozbey’den gelecek nesiller için kritik imza: Bursa’nın suları 'Akademik denetim' altında! Haber

Başkan Bozbey’den gelecek nesiller için kritik imza: Bursa’nın suları 'Akademik denetim' altında!

Bursa Büyükşehir Belediyesi çevre ve su kaynaklarını korumaya yönelik kararlı adımlarına bir yenisini daha ekledi. Çevre yatırımlarıyla kenti sağlıklı bir geleceğe taşımaya devam eden Büyükşehir Belediyesi, daha sağlıklı bir çevre ve mevcut kaynakların daha iyi korunabilmesi için diğer kurumlarla iş birliklerini de sürdürüyor. Bu kapsamda BUSKİ Genel Müdürlüğü ve TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Bursa Şubesi arasında Atıksu Ön Arıtma Tesisi Proje Onayı, Mesleki Denetim ve Teknik İş Birliği Protokolü imzalandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Çevre Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Mehmet Şen arasında imzalanan protokolle, sanayi ve yerleşim alanlarındaki atıksu yönetiminin akademik denetim ve mühendislik disipliniyle çok daha güçlü bir zemine oturtulması hedefleniyor. Atıksu ön arıtma tesislerine ait projelerin teknik incelemesi, mesleki denetimi ve vize işlemleri Çevre Mühendisleri Odası Bursa Şubesi tarafından yürütülecek. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, çevrenin ve su kaynaklarının korunmasının öncelikli hedefleri arasında yer aldığını vurguladı. Bursa’nın su kaynaklarını korumak, çevre kirliliğinin önüne geçmek ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir kent bırakmak için kararlılıkla çalıştıklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Odalarımızla yaptığımız çalışmalar güçlenerek devam edecek. Her bir akademik odanın kent için önemli projeleri var. Yerel yönetimlerin bunları değerlendirmesi gerekir. Sorunların çözümü noktasında hep birlikte mücadele edeceğiz. Atıksu ön arıtma tesislerinin mevzuata uygun, teknik ve bilimsel esaslara göre projelendirilmesi büyük önem taşıyor. Bu protokol ile mesleki denetimi güçlendirerek hem çevremizi hem de altyapı sistemlerimizi güvence altına alıyoruz” dedi. Çevre Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Mehmet Şen, protokolün çevre ve halk sağlığı açısından önemli kazanımlar sağlayacağını ifade etti. BUSKİ ile yürütülecek iş birliğinin, çevre kalitesinin artırılmasına ve sürdürülebilir altyapı yönetimine önemli katkılar sunacağını belirten Şen, daha temiz bir çevre için mücadele eden Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.

Büyükşehir ile üniversite arasında örnek iş birliği Haber

Büyükşehir ile üniversite arasında örnek iş birliği

Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Bursa Uludağ Üniversitesi arasında tıp fakültesi öğrencilerinin belediye bünyesinde saha tecrübesi kazanması, gençlerin mesleki gelişimine destek olunması ve kentin sağlık kalitesinin artırılması amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. Bursa’nın daha yaşanabilir bir kent olması amacıyla çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, diğer kurumlarla olan iş birliklerine her geçen gün yenisini ekliyor. Bu kapsamda Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi arasında iş birliği protokolü imzalandı. Yapılan protokolle, tıp fakültesi öğrencileri eğitim süreçlerini saha tecrübesiyle güçlendirecek. İmza töreninde konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, halk sağlığı noktasındaki sorunları en aza indirmek için diğer kurumlarla ortak projeler geliştirmeye büyük önem verdiklerini söyledi. Üniversitelerde yapılan çalışmaları önemsediklerini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, üniversitelerle işbirliklerini de sürekli geliştirdiklerini ifade etti. Üniversitelerin yaptıkları ve yapacakları araştırmalarla insan hayatına büyük katkılar sunacağına inandığını belirten Başkan Mustafa Bozbey, imzalanan protokolün öğrencilere ve topluma fayda sağlamasını temenni etti. Bursa Uludağ Üniversite Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ise, iki kurum arasındaki iş birliğinin kente ve tıp fakültesi öğrencilerine büyük katkı sunacağını belirterek hayırlı olmasını diledi.

Zafer Partili Aslan: ‘Atık lobisi kazanırken Türk milleti kanser oluyor’ Haber

Zafer Partili Aslan: ‘Atık lobisi kazanırken Türk milleti kanser oluyor’

Zafer Partisi Çevre, Şehir ve Kültür Başkanı Esmaül Hüsna Aslan, Eurostat’ın açıkladığı 2024 atık ticareti raporunu değerlendirerek Türkiye’nin maruz bırakıldığı çevresel tehlikeyi sert sözlerle gündeme taşıdı. Türkiye’nin Küresel Plastik Anlaşması’nı gecikmeden imzalaması gerektiğini söyleyen Aslan, “Ekolojik bir işgal hareketiyle karşı karşıyayız. Atık lobisi kazanırken Türk milleti kanser oluyor” ifadelerini kullandı. AB'nin resmi istatistik kurumu Eurostat, 2024 yılında ihraç edilen 31 milyon 625 bin 131 ton atığın en fazla Türkiye'ye gönderildiğini açıkladı. Türkiye, AB üyesi olmayan ülkelerden oluşan listede aralarında Birleşik Krallık, İsviçre, Ukrayna, ABD, Pakistan, Hindistan, Japonya, Çin, Rusya gibi ülkelerin yanı sıra az gelişmiş ülkelerin de bulunduğu 213 ülke arasında en fazla atık ihraç edilen ülke oldu. Eurostat’ın 10 yıllık veri setine göre Türkiye, yalnızca 2015’te Çin’in gerisinde kaldı, onun dışındaki her yılda AB atıklarının en çok yönlendirildiği ülke oldu. “TÜRKİYE’NİN TOPRAKLARI SİSTEMATİK OLARAK KİRLETİLİYOR” Konuya ilişkin açıklama yapan Zafer Partili Esmaül Hüsna Aslan, “Dünya bize vize vermiyor ama çöplerini vizesiz gönderiyor. Türkiye, uluslararası atık pazarının çöp sahasına dönüştürülmüştür. Karşımızda ekonomik bir model değil, ülkeyi yavaş yavaş öldürme planı var” diye konuştu. “Türkiye’nin topraklarını sistematik biçimde kirleten bir dış ticaret rejimiyle mücadele edeceğiz” diyen Aslan, atıkların yalnızca plastikten ibaret olmadığını hatırlatarak “Bu atıkların önemli kısmı toksik içerikli. Gıda zincirine karışıyor, yer altı sularına sızıyor, soluduğumuz havayı kirletiyor. Halk sağlığı açıkça tehlike altında” ifadelerini kullandı. “EKOLOJİK İŞGAL HAREKETİ” Zafer Partisi Çevre, Şehir ve Kültür Başkanı Esmaül Hüsna Aslan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Her yıl milyonlarca ton atık ülkeye giriyor; ama tek bir bakan, tek bir şirket, tek bir kamu görevlisi yargı önüne çıkarılmıyor. Bu sessizlik siyasi bir tercihtir. Atık lobisi kazanırken vatandaş kanser oluyor. AB’den gelen toplam yük hesaplandığında, Türkiye’ye her gün ortalama 450 kamyon atık girdiği ortaya çıkıyor. Bu resmen ekolojik bir işgal hareketidir. Bu ülkenin toprağını çöple dolduran yönetim, geleceğini yaşanmaz hale getiriyor. Atık ticaretini sürdüren her imza, çocuklarımızın geleceğinden çalınmış bir yıldır. “TÜRKİYE, KÜRESEL PLASTİK ANLAŞMASI’NI İMZALAMALI” Zafer Partisi olarak uyarıyoruz, plastik ve karışık atık ithalatı derhal durdurulmalıdır. Kısmi yasaklar değil, tam yasak olmalıdır. Türkiye, Küresel Plastik Anlaşması’nı gecikmeden imzalamalıdır. Atık ithalatı yapan firmaların lisansları yeniden incelenmeli, denetimler bağımsız yapılmalıdır. Türkiye’ye bırakılmış atık sahaları tespit edilip temizleme seferberliği başlatılmalıdır. Yasadışı atık ticareti ve yakma faaliyetleri için ağır cezai yaptırımlar uygulanmalıdır. Atıkta ‘enerji’ ve ‘geri dönüşüm’ bahanesiyle yürütülen kirlilik düzeni sona erdirilmelidir. Türkiye’ye yönelen bu kirli ticaretle mücadele etmeyen siyaset, milletin değil lobi sermayesinin hizmetindedir. Zafer Partisi olarak bu ihanete geçit vermeyeceğiz”

Nilüfer, doğanın sesinin yankılandığı kent olma yolunda Haber

Nilüfer, doğanın sesinin yankılandığı kent olma yolunda

Nilüfer Belediyesi ve Tek Sağlık Platformu iş birliğiyle bu yıl üçüncüsü düzenlenen Nilüfer Tek Sağlık Sempozyumu, 3 Kasım Dünya Tek Sağlık Günü’nde Nâzım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Bursa'daki sağlık meslek odalarının da desteklediği sempozyumda, iklim krizinin insan, hayvan ve çevre sağlığı üzerindeki etkileri masaya yatırıldı. Sempozyuma Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş, Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Vet. Hekim Melike Baysal, Bursa Dişhekimleri Odası Başkanı Dr. Dt. Kerem Turgut Atasoy’un yanı sıra Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri, akademisyenler, sivil toplum ve kamu kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “TEK SAĞLIK BİR ZORUNLULUKTUR” Programın açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, iklim krizinin insan, hayvan ve çevre sağlığını doğrudan etkilediğini vurguladı. Nilüfer Belediyesi olarak tek sağlık yaklaşımını kentin temellerine işlediklerini belirten Başkan Özdemir, “Bir kentin gerçekten sağlıklı olabilmesi için, insanın, hayvanın ve doğanın düşünülmesi bir seçenekten öte artık bir zorunluluktur. Nilüfer Belediyesi olarak biz de bu bilinçle hareket ediyoruz” dedi. “KARBON EMİSYONLARINI AZALTMA TAAHHÜDÜ VERDİK” İklim krizi karşısında yerel yönetimlerin somut eylemlerle öncü olması gerektiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyesi’nin ‘Başkanlar Sözleşmesi’ni imzalayarak 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 40 azaltma taahhüdü verdiğini hatırlattı. Bu kapsamda kurulan 8 güneş enerji santrali ile kendi enerjilerini ürettiklerini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Bu sayede 2024 yılında bin 100 tondan fazla karbon salımını önleyerek, 4 milyon liranın üzerinde tasarruf sağladık” bilgisini verdi. Dirençli kentin aynı zamanda nefes alan bir kent olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’in 421 parkı ve kişi başına düşen 12 metrekareyi aşan yeşil alan miktarıyla örnek bir şehir olduğunu belirtti. Kent Bostanları, Hasanağa Gıda Merkezi, 200 kilometreye yaklaşan bisiklet yolları ve elektrikli araç filosu gibi projelerle sıfır emisyon hedefine adım adım ilerlediklerini söyledi. “DOĞANIN SESİNİN YANKILANDIĞI BİR KENT” Başkan Şadi Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı: “Tüm bu çalışmalar, Nilüfer’i insan, hayvan ve doğa refahını birlikte düşünen gerçek bir tek sağlık kenti haline getirmek için. Bu yüzden bilimin ışığında, dayanışma ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.” Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş ise iklim değişikliğine karşı mücadelenin aynı zamanda bir halk sağlığı mücadelesi olduğunu vurguladı. Artan sıcaklıklar, kuraklık, sel ve orman yangınlarının hem çevreyi hem de insan sağlığını doğrudan etkilediğini belirten Güleş, birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekti. MESLEK ODALARINDAN ORTAK ÇAĞRI Koronavirüs salgını ve doğal afetlerde tek sağlık bakış açısının eksikliğini gördüklerini belirten Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş da, karar vericilerin bu konuda yeni bir paradigma yaratması gerektiğini söyledi. Binbaş, tarım, doğa, çevre, hayvan ve insanla hareket edilmeden gerçek sağlığa ulaşılamayacağını vurguladı. Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Vet. Hekim Melike Baysal ise tek sağlık yaklaşımının geleceği kurtarmanın en bilimsel yolu olduğunu belirtti. Baysal, “Hayvan sağlığını kapsamayan hiçbir yaklaşımın sürdürülebilir olmadığını bilmeliyiz. Bugün dünya, bilim insanlarının 6’ncı yok oluş olarak tanımladığı bir süreçten geçiyor. Çocuklarımızı sağlıklı bir dünyada yaşatmak istiyorsak, hayvanların yaşam hakkını ve ekosistemin bütünlüğünü korumak zorundayız” dedi. İklim krizinin artık uzak bir tehdit olmadığını, susuzluk ve hava kirliği ile hastaların sağlığında dahi gözlemlendiğini belirten Bursa Diş Hekimleri Odası Başkanı Dr. Dt. Kerem Turgut Atasoy da, “Sağlıklı bir toplum ancak sağlıklı bir gezegende var olabilir. Ortak sorumlulukla atılacak her adım büyük bir dönüşümün başlangıcı olacaktır” diye konuştu. İklim değişikliğinin bulaşıcı hastalıkların yayılma hızını artırdığına dikkat çeken Bursa Eczacı Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ecz. Gökçenay Derebaşı Hanlı da, afet sonrası ilaç ve tıbbi malzeme yönetiminde eczacıların kritik rol oynadığını belirtti. Gökçenay Derabaşı Hanlı, Bursa Eczacı Odası’nın AFAD ve UMKE ile koordineli çalıştığını söyleyerek, afet durumlarında ilaç, tıbbi ve medikal malzeme tedariki sağladığını sözlerine ekledi. UZMAN İSİMLER TEK SAĞLIĞI KONUŞTU Açılış konuşmalarının ardından sempozyumda oturumlara geçildi. Birinci oturumda, Bursa Uludağ Üniversitesi’nden (BUÜ) Doç. Dr. Yasemin Kaya, Bursa Teknik Üniversitesi’nden (BTÜ) Doç. Dr. Ebru Kamacı Karahan ve Nilüfer Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürü Emrah Aslan, Nilüfer Belediyesi Plan ve Proje Müdürü Sinan Sarıbal moderatörlüğünde “Kentsel Dirençlilik” konusunu ele aldılar. Nilüfer Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Vet. Hekim Sanem Çetiner moderatörlüğünde “Riskler ve Gelecek” başlığıyla düzenlenen ikinci oturumun konukları ise Türkiye Tek Sağlık Girişimi Kurucu Üyesi Vet. Hekim Adnan Serpen ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ali Osman Karababa oldu. Program, Prof. Dr. Alpaslan Türkkan’ın sonuç bildirgesini okumasıyla sona erdi.

Bursa surlarında ‘Meme kanseri' farkındalığı Haber

Bursa surlarında ‘Meme kanseri' farkındalığı

Bursa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla Cumhuriyet Caddesi'nde yürüyüş etkinliği düzenlendi. Yürüyüşün ardından şehrin merkezi noktalarından olan Tophane surlarına meme kanserinin simgesi olan dev ‘Pembe kurdele' asıldı. Sağlık Bakanlığı tarafından ülke genelinde yürütülen 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte Cumhuriyet Caddesi'nden Zafer Meydanı'na doğru yoğun katılımla gerçekleşen bir yürüyüş yapıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Bandosu'nun marşlarıyla eşlik ettiği yürüyüşe; İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. İrfan Oğuz, Kamu Hastaneleri Başkanı Dr. Melike Savaş, sağlık çalışanları, sivil toplum kuruluşları, kanser dernekleri ve öğrenciler katıldı. Vatandaşların yoğun ilgiyle takip ettiği etkinlikte, lise öğrencileri ellerinde tuttuğu meme kanserinin simgesi olan dev ‘pembe kurdele' ile cadde boyunca yürüyüşe eşlik etti. Yürüyüşün ardından Zafer Meydanı'nda konuşan Bursa Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. İrfan Oğuz, meme kanseri konusunda toplumsal bir bilinç oluşturabilmek adına etkinliği düzenlediklerini söyledi. Meme kanserinin kadınlarda kanser türlerinin içerisinde ölüm nedenlerinde ilk sıralarda geldiğini hatırlatan Dr. Oğuz, ‘Bu çerçevede bizler de geçen sene sağlıklı hayat merkezlerimiz ve ikinci basamak kuruluşlarımızda 276 binden fazla kişiye kanser taraması yaptık. Bunların arasında meme kanseri, kolorektal ve rahim ağzı kanseri olmak üzere, 210 kişide kanser erken dönemde teşhis edildi. İşin sadece mali boyutunu düşünsek bile bir kanser hastasını erken dönemde yakalamak hem hasta, hem devletimiz için birçok mali yükten kurtulmak demektir. Bunun yanında kanser hastalığının sosyal ve psikolojik kısımları da fazlasıyla yıpratıcı olmaktadır" diye konuştu. ‘ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR' Bursa'da 13 adet Sağlıklı Hayat Merkezi olduğunu hatırlatan Dr. Oğuz, ‘Bunların 10 tanesinde mamografi cihazımız var, mamografi cihazlarımız ileri teknoloji ürünü cihazlar. Kolorektal ve rahim ağzı kanserlerinin de bu merkezlerimizde taramaları yapılabilmektedir. Kanser taramaları için MHRS üzerinden, aile hekimlerinden ya da sağlıklı hayat merkezini direkt arayarak başvurular oluşturulmaktadır. Erken teşhisin hayat kurtaracağını bir kez daha hatırlatıyor, vatandaşlarımızı bu merkezlerimize bekliyoruz" dedi. TOPHANE SURLARINA ‘PEMBE KURDELE' ASILDI Konuşmaların ardından sağlık çalışanları ve öğrenciler, meme kanserinin simgesi olan dev ‘pembe kurdeleyi' Bursa'nın birçok noktasından görülebilecek olan Tophane surlarına astılar. ‘Pembe Kurdele'nin toplumsal bilinç oluşturmak amacıyla ay sonuna kadar şehrin farklı noktalarında asılı kalacağı bilgisi verildi.

Nilüfer’de Gıda Günü etkinlikleri kadın dernekleriyle başladı Haber

Nilüfer’de Gıda Günü etkinlikleri kadın dernekleriyle başladı

Nilüfer Belediyesi ile Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, 16 Ekim Dünya Gıda Günü kapsamında üç gün sürecek farkındalık programıyla sağlıklı gıdaya erişim ve etiket okuryazarlığına dikkat çekiyor. Nilüfer Belediyesi ve Gıda Mühendisleri Odası (GMO) Bursa Şubesi iş birliğiyle düzenlenen 16 Ekim Dünya Gıda Günü etkinlikleri, kadın derneklerine yönelik eğitimle başladı. Karaman Dernekler Yerleşkesi’ndeki buluşmaya Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ile dernek üyeleri katıldı. GIDA ÜRÜNLERİ İLE İLGİLİ FARKINDALIĞI ARTTIRMALIYIZ Açılışta konuşan GMO Bursa Şube Başkanı Serkan Durmuş, "Gıda israfı, açlık ve obezite gibi küresel sorunlara karşı farkındalığı artırmalı, doğru politikalar ve bilinçli tüketimle geleceğimizi güvenceye almalıyız" mesajını verdi. Türkiye’nin tarımsal kapasitesine rağmen iklimsel değişimler ve hatalı tercihler nedeniyle kendi kendine yetebilme gücünün zayıfladığına dikkat çeken Durmuş, amaçlarının gıda ve gıda ürünlerine dair farkındalığı artırmak ve bunu gelecek nesillere aktarmak olduğunun altını çizdi. Eğitim bölümünde Nilüfer Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü Gıda ve Bitki İşleme Büro Sorumlusu Gıda Mühendisi Pelinsu Deveci, gıdaların doğru ortamlarda muhafazası ve saklama süreleri konusunda bilgi paylaşarak "Amacımız gıda israfını önlemek, ekonomik kayıpları azaltmak ve sağlığa zararlı mikroorganizmaların çoğalmasını engellemek" dedi. Konuşmaların ardından katılımcılar, merak ettikleri soruları yöneltti. Programın sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, katkıları için konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür ederek "Sağlıklı gıdaya erişim bir halk sağlığı meselesidir; bilinçli tüketim ve doğru bilgiyle daha güçlü bir toplumsal farkındalık oluşturacağız" diye konuştu. PAZAR ALANINDA BİLİNÇLENDİRME STANDI Programın hemen ardından Karaman Semt Pazarı’nda, Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi’nin açtığı stant ziyaret edildi. Stantta görev alan gıda mühendisleri, vatandaşlara broşürler dağıtarak, soruları yanıtladı. Programlar devam edecek Öte yandan Dünya Gıda Günü, kapsamındaki programlar devam edecek. 17 Ekim 2025 Cuma, 23 Nisan Parkı’nda çocuklarla kortej yürüyüşü ve atölye çalışmaları gerçekleştirilecek. 18 Ekim 2025 Cumartesi günü ise Pancar Deposu’nda Gıda Mühendisi Sibel Tokatlı "Gıda Etiketi Okuryazarlığı Söyleşisi" ile katılımcılarla buluşacak.

CHP’li Pala’dan sert uyarı: “İşyeri hekimliği sertifikaları kiralanıyor, çalışanlar tehlikede!” Haber

CHP’li Pala’dan sert uyarı: “İşyeri hekimliği sertifikaları kiralanıyor, çalışanlar tehlikede!”

CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, bazı hekimlerin işyeri hekimliği yetki belgelerini fiilen görev yapmadan kiraya verdiği yönündeki iddiaların çalışan sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirterek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle kapsamlı bir soru önergesi sundu. “İŞYERİ HEKİMLİĞİ KAĞIT ÜZERİNDE KALMAMALI” Pala, özellikle İSG-KATİP sistemi üzerinden yürütülen işyeri hekimliği uygulamalarında şeffaflık eksikliği ve denetim zafiyeti bulunduğuna dikkat çekti. Hekimlerin bazı durumlarda yalnızca belgelerini kiraya vererek hizmet sunuyormuş gibi gösterildiğini ifade eden Pala, bunun hem işçi sağlığını hem de meslek onurunu zedelediğini belirtti. İŞYERİ HEKİMLERİ NEREDE? CHP’li vekil, 2024 sonu itibarıyla İSG-KATİP sistemine kayıtlı işyeri hekimi sayısının ve bu hekimlerin illere göre dağılımının kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti. “Sanayi bölgelerinde çalışan birçok işçi, işyeri hekimini hayatında hiç görmemiş” diyen Pala, sistemde hizmet alıyor gözüken işyerlerinin aslında boşta olduğunu vurguladı. SERTİFİKA KİRALAMA: BİR HALK SAĞLIĞI RİSKİ Milletvekili Pala, sertifikasını kiraya veren hekimlerin yanı sıra, bu sahte sözleşmelere göz yuman işverenler ve Ortak Sağlık Güvenlik Birimlerinin (OSGB) de sorumlu tutulması gerektiğini söyledi. 2024 yılı içinde sertifika kiralama nedeniyle işlem yapılan hekim, OSGB ve işyerlerine dair resmi verilerin açıklanmasını istedi. BAKANLIĞA 7 MADDELİK SORU LİSTESİ: ŞEFFAFLIK VE DENETİM TALEBİ Pala, önergesinde şu sorulara yanıt arıyor: Türkiye genelinde kaç işyeri hekimi var? Kaçı fiilen hizmet veriyor, kaçı kâğıt üzerinde çalışıyor? Bakanlık sözleşmeleri onaylarken hekimlerin mevcut görev yüklerini dikkate alıyor mu? Denetimler etkin yapılıyor mu, sahte sözleşmeler nasıl tespit ediliyor? Sertifikasını kiralayan hekimlere ve OSGB’lere hangi yaptırımlar uygulanıyor? Tabip odalarından bilgi alınıyor mu? Bakanlık, İSG-KATİP sistemini gerçek zamanlı konum doğrulama ile entegre etmeyi planlıyor mu? “İŞ CİNAYETLERİ KAÇINILMAZ HALE GELİR” Pala, iş güvenliği zafiyetlerinin sonuçlarının çok ağır olduğunu belirterek, “İşyeri hekimi, tabeladaki bir isimden ibaret değildir, çalışan sağlığının güvencesidir. Bakanlık bu sorulara net, veriye dayalı yanıt vermezse, meslek hastalıklarını ve iş cinayetlerini önlemek iddiası kâğıt üstünde bırakılmış olur.” dedi. GERÇEK KORUMA İÇİN GERÇEK DENETİM ŞART CHP’li Pala, çalışan sağlığı ve güvenliğinin ancak gerçek, etkin ve şeffaf bir sistemle korunabileceğini vurgulayarak, sertifika kiralama gibi uygulamaların önüne geçilmesi için hukuki ve teknolojik önlemler çağrısında bulundu. “Çalışan sağlığı, devletin asli görevidir. Bu yozlaşmaya göz yumulamaz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.