SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hasan Öztürk

Söz Bursa - Hasan Öztürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hasan Öztürk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mübadelenin 103. yılı Nilüfer’de ezgilerle anıldı Haber

Mübadelenin 103. yılı Nilüfer’de ezgilerle anıldı

Nilüfer Belediyesi ile Bursa Lozan Mübadilleri Derneği’nin iş birliğiyle düzenlenen, “Ardımızda Kalanlar” temalı konser, mübadelenin 103. yılında iki yakanın ortak ezgilerini Nilüfer’de buluşturdu. Gecede, bir asır önce yaşanan acıların bir daha tekrarlanmaması temenni edildi. Nilüfer Belediyesi, Türk-Yunan nüfus mübadelesinin 103. yıl dönümü kapsamında özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Bursa Lozan Mübadilleri Kültür ve Dayanışma Derneği iş birliğiyle Konak Kültürevi’nde gerçekleştirilen “Ardımızda Kalanlar” temalı konser, tarihsel süreci şarkılar aracılığıyla izleyicilere aktardı. Programa; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ve eşi Müge Dalgıç, Bursa Lozan Mübadilleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Ali Korkut, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Nilüfer Belediyesi eski başkanı Faruk Baykal, Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar, belediye meclis üyeleri, mübadiller, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda sanatsever katıldı. VEFA VE BARIŞ MESAJI Konser öncesinde konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, tarihin hüzünlü ama bir o kadar da onurlu bir sayfasını birlikte anmak için toplandıklarını belirterek şunları söyledi: “30 Ocak 1923’te imzalanan Mübadele Sözleşmesi, binlerce insanın hayatını geri dönülmez biçimde değiştirdi. Mübadele yalnızca gidenlerin değil, geride kalan evlerin, yarım kalan hayatların ve suskun hatıraların da hikâyesidir. Ardımızda kalanlar; bir anahtar, bir sandık, bir türkü, bir dil, bir koku ve kuşaklar boyunca taşınan ortak bir hafızadır. Bizler Nilüfer’de, özellikle Görükle’de, bu hafızayı yaşatmayı bir sorumluluk ve vefa borcu olarak görüyoruz. Bu anlayışla hayata geçirilen Görükle Mübadele Evi, geçmişle bugün arasında kurduğumuz en güçlü hafıza köprülerinden biridir. Bu toprakları vatan kılan, geldikleri yerlerin kültürünü buraya taşıyarak bizleri zenginleştiren tüm mübadil büyüklerimizi rahmetle anıyor; Ege’nin iki yakasında barışın ve dostluğun daim olmasını diliyorum.” Bursa Lozan Mübadilleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Ali Korkut da her yıl Nilüfer Belediyesi ile ortak programlar düzenleyerek bu mirası yaşattıklarını ifade etti. “UNUTMAMALI, UNUTTURMAMALIYIZ” CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ise, yaşananların insani boyutuna dikkat çekerek, bu büyük göçün unutulmaması ve unutturulmaması gerektiğini vurguladı. Öztürk, “Bu olay, memleketini bırakmak zorunda kalanların acılı hikâyelerini barındırıyor. Bir daha böyle acıların yaşanmamasını temenni ediyorum” dedi. ARŞİV VURGUSU Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız da, Anadolu’dan göç eden Rumların hikâyelerinin kayıt altına alınmasının önemine değinerek, mübadil torunlarına büyüklerinden dinledikleri anıları not etmeleri ve bunlardan bir arşiv oluşturmaları çağrısında bulundu. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ise bu alanda bir çalışma hazırlığında olduklarını belirterek, “Mübadillerin tecrübelerini aktarabilmeleri için ‘Mübadil Kentler Birliği’ ya da bir ‘Ağ’ oluşturmak istiyoruz. Böyle bir arşiv için adım atmayı planlıyoruz” dedi. EZGİLERLE TARİHE YOLCULUK Konuşmaların ardından sahne alan Özlem Doğuş Varlı (vokal), Ersen Varlı (bağlama), Nikos Andrikos (lavta ve vokal), İlberk Kaya (keman), Umut Balta (duduk ve kaval); mübadil kentlerin ruhunu yansıtan eserleri seslendirdi. Ege’nin iki yakasından ortak ezgilerin harmanlandığı repertuvar, izleyicilere duygusal ve tarihsel bir yolculuk sundu.

CHP Bursa Milletvekillerinden BBBUS tepkisi: "Bursalı’nın cebine yeni bir yük ekleniyor" Haber

CHP Bursa Milletvekillerinden BBBUS tepkisi: "Bursalı’nın cebine yeni bir yük ekleniyor"

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin uzun yıllardır Bursa–Sabiha Gökçen Havalimanı arasında yolcu taşımacılığı yaptığı BBBUS hattının işletme hakkının Havaist firmasına verilmesi, Bursa’da tartışmalara neden oldu. Sürecin sözleşme imzalanarak tamamlanmasının ardından CHP Bursa Milletvekilleri ortak bir açıklama yaparak karara tepki gösterdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk ve Kayıhan Pala, alınan kararın Bursa’nın ulaşım politikaları ve kamu yararı açısından ciddi sonuçlar doğuracağını belirtti. CHP’li vekiller TBMM’de bir açıklama yaparak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını kararı gözden geçirmeye davet etti. ÖZTÜRK: ARTAN MALİYET BURSALI’NIN CEBİNDEN ÇIKACAK CHP’li Hasan Öztürk, yaptığı açıklamasında artan maliyetin Bursalının cebinden çıkacağını belirterek; “Bursa'yla Sabiha Gökçen'i birbirine bağlayan, adı BBBus olan, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen taşımacılık işletmesinin ihalesinin; bugün itibarıyla başka bir firmaya hem de olağanüstü yüksek rakamlarla verildiğini öğrendik. Büyükşehir Belediyemiz tarafından %98 memnuniyet ile işletilen böyle bir işletmenin; Bursa Büyükşehir Belediyesi CHP'ye geçtikten sonra elinden alınmasını kabul etmiyoruz. Bursalılar için gelecek firmanın aynı hizmeti hem daha pahalıya vereceğini hem de daha düşük bir memnuniyete neden olacağını biliyoruz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını bu yanlıştan dönmeye çağırıyoruz.” ifadeleriyle karara tepki gösterdi. ALTACA KAYIŞOĞLU: VERİLEN KARARLARIN SİYASİ OLDUĞUNU BURSALI DA MİLLETİMİZ DE GÖRMEKTEDİR CHP Genel Başkan Yardımcısı Altaca Kayışoğlu, “Bursalılar zaten işlemeyen bir havaalanı nedeniyle hava ulaşımından yoksunlar. Yıllardır bunu dile getiriyoruz. Kamu hizmeti mantığıyla en azından, en yakın havalimanı olan Sabiha Gökçen’e Büyükşehir Belediyesi’nin araçları ile ulaşım sağlanıyordu. Son yerel seçimlerde belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi’nin kazanması ile birlikte; genel iktidar, yerel iktidarda olan hizmetleri ve tahsis edilen yerleri birer birer almaya, CHP’yi güçsüz göstermeye, hizmetlerini azaltmaya çalışıyor” dedi. Altaca Kayışoğlu, verilen kararın siyasi olduğunu vurgulayarak, “Bursalılar da milletimiz de bu yapılanların, verilen kararların siyasi olduğunun farkında. Vatandaşa yönelik hizmeti azaltarak, aslında Cumhuriyet Halk Partisi’ni değil, kendi ayrımcılıklarını yansıtıyorlar. O yüzden birinci partiyiz ve bütün anketlerde öndeyiz. Ne yaparlarsa yapsınlar biz milletimize ve Bursalılara en iyi hizmeti vermek için; her türlü engeli aşarak, bütün hukuki ve demokratik haklarımızı kullanarak, siyasetin amacı olan milletimize hizmeti sonuna kadar, en iyi şekilde yapacağız” diye konuştu. PALA: BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ELİNDEN GELENİ YAPACAK CHP’li Pala, söz konusu kararı eleştirerek; “Adalet ve Kalkınma Partisi, Bursalıların Sabiha Gökçen Havalimanına ekonomik ve konforlu bir yolculuk yapmasını engellemeye çalışıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından sunulan bu hizmetin ortadan kaldırılması, Bursa’dan Sabiha Gökçen’e gitmek isteyenler için yeni bir ekonomik yük olacak. Kimse merak etmesin, bu yük meydana gelmesin diye Büyükşehir Belediyesi elinden geleni yapmaya devam edecek ve yasal haklarını arayacak.” ifadelerini kullandı.

CHP’li Öztürk’ten BDDK’ya acil çağrı: "Vatandaşın özel hayatı eğlence konusu yapılamaz" Haber

CHP’li Öztürk’ten BDDK’ya acil çağrı: "Vatandaşın özel hayatı eğlence konusu yapılamaz"

Özel bir bankada çalışan personelin kurduğu Whatsapp gruplarında müşterilerin hesap bakiyesi, açık adres bilgileri, fotoğrafları gibi kişisel bilgilerinin paylaşılarak alay edildiği iddia edildi. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, konuyu TBMM gündemine taşıdı. Emekli bir müşterinin tuşlama yapamadığı için alay konusu edilerek "emeklilerin ağzına s.." denildiğini söyleyen Öztürk "Yaşlılığıyla, çaresizliğiyle dalga geçilen bir emeklinin onuru ayaklar altına alınıyor. Bu büyük bir skandaldır" dedi. Konuyla ilgili haberi ve Whatsapp grubunda yapılan yazışmaların ekran görüntülerini değerlendirmeniz dileği ile iletiyorum. İyi çalışmalar diliyorum. CHP’li Hasan Öztürk’ten skandal iddia: “Bir özel bankanın personelleri Whatsapp gruplarında müşteri bilgilerini paylaşarak alay ediyor!” Özel bir bankada çalışan personelin kurduğu Whatsapp gruplarında müşterilerin kişisel verilerini paylaşarak alay ettiği iddia edildi. Hesap bakiyesi, adres bilgileri, fotoğraf gibi verilerin gruplarda paylaşıldığı iddialarını CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk Meclis gündemine taşıdı. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, özel bir bankada görev yapan personelin kendi aralarında oluşturduğu WhatsApp gruplarında müşterilere ait fotoğraflar, telefon numaraları, adres bilgileri ve hesap bakiyeleri gibi son derece hassas verileri paylaştığı iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Öztürk, konuyla ilgili Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yazılı olarak yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. İddialara sert tepki gösteren Öztürk, “Vatandaşın en mahrem bilgileri bir bankanın personel gruplarında dolaşıyorsa burada çok ağır bir güven yıkımı vardır. Hem BDDK hem de Hazine ve Maliye Bakanlığı’nı derhal göreve davet ediyorum” dedi. VATANDAŞIN EKONOMİK DURUMU ALAY KONUSU YAPILAMAZ! Bu durumun basit bir disiplin meselesi olarak görülemeyeceğini vurgulayan Öztürk, “Bir yurttaşın fotoğrafı, adresi, telefonu ve hesabındaki paranın alay konusu yapılması hem etik bir sorun hem de açık bir veri güvenliği skandalıdır” dedi. Öztürk, bankacılık sisteminin temelinin güven olduğunu, bu güvenin bilinçli biçimde zedelendiğini ifade etti. Banka personelinin müşterilerin hesap bakiyelerine kadar uzanan bilgilere bu kadar kolay erişebilmesini kabul edilemez olarak nitelendiren Öztürk, “Bir yurttaşın özel hayatının alay konusu yapılması, veri ihlalinden de öte, doğrudan insan onuruna saldırıdır. İnsanların fotoğrafları, adresleri, parasal durumları üzerinden eğleniliyorsa bu ahlaki bir çöküştür. İnsanların yoksulluğu, birikimi ya da ekonomik durumu alay konusu yapılamaz.” dedi. Denetim mekanizmalarının kâğıt üzerinde kaldığını söyleyen Öztürk, gerçek bir kontrolün işlemediğini dile getirdi. EMEKLİ VATANDAŞ TUŞLAMA YAPAMADI DİYE ALAY ETMİŞLER Öztürk, iddiaların yalnızca veri paylaşımıyla sınırlı olmadığını belirterek, “Ekran görüntülerine göre emekli bir yurttaş, telefonda işlem yaparken tuşlama yapamadığı için personel gruplarında alay konusu yapılıyor. Yaşlılığıyla, çaresizliğiyle dalga geçilen bir emeklinin onuru ayaklar altına alınıyor. Personel ise emeklinin tuşlama yapamamasına ‘emeklilerin ağzına s…’ diyerek tepki gösteriyor. Bu büyük bir skandaldır!” dedi. Ekran görüntülerinde bir müşterinin kartının ulaşmaması ile ilgili “nah getirirler, zaten ek kart” yorumu yapıldığını ve bir kişinin mesleğiyle alay edildiğini söyleyen Öztürk, “Vatandaşın yaşadığı sorunla, emeğiyle, onuruyla dalga geçilen bu dil kabul edilemez, derhal soruşturma açılmalı ve kamuoyuna şeffaf bir şekilde süreçle alakalı bilgi verilmelidir” dedi. KİŞİSEL VERİLERİ KORUYAMAYAN BİR BANKACILIK ANLAYIŞI EKONOMİYİ DE KORUYAMAZ Öztürk, yaşananların bireysel bir ahlaksızlıkla geçiştirilemeyeceğini belirterek, “Eğer bu iddialar doğruysa, ortada kurumsal bir denetim çöküşü vardır” dedi. Kamu otoritesinin sessiz kalmasının bu tabloyu daha da ağırlaştırdığını ifade etti. Özel bankaların yalnızca kâr eden ticari yapılar olmadığını vurgulayan Öztürk, “Bu kurumlar milyonlarca yurttaşın kişisel ve finansal güvenliğini sağlamakla yükümlüdür” dedi. Kişisel verileri koruyamayan bir bankacılık anlayışının ekonomiyi de koruyamayacağını söyledi. İLGİLİ BANKA DERHAL DENETLENMELİDİR Vatandaşların mahrem bilgilerinin eğlence konusu yapılmasının toplumsal güveni derinden sarstığını belirten Öztürk, “Bu ülkede yurttaşın onuru, hiçbir özel bankanın iç yazışmalarından daha değersiz değildir” dedi. Sorumluların açık biçimde ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti. Öztürk ayrıca, “Bu olayın üzeri örtülemez. İlgili banka derhal denetlenmeli, sorumlular hakkında caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır” dedi. Mağdur olan vatandaşların zararlarının nasıl telafi edileceğinin de kamuoyuna açıklanması gerektiğini vurguladı.

Başkan Bozbey’den gazetecilere "Yeşil" Müjde: Her basın emekçisi için bir fidan dikilecek Haber

Başkan Bozbey’den gazetecilere "Yeşil" Müjde: Her basın emekçisi için bir fidan dikilecek

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın emekçileriyle bir araya geldiği programda, “Sizlerin emeği sayesinde kentimizin ve ülkemizin yarınları daha aydınlık, daha adil ve daha güvenli olacak” dedi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki programa, Başkan Mustafa Bozbey’in yanı sıra CHP Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, basın meslek kuruluşlarının yöneticileri, yerel ve ulusal medya temsilcileri katıldı. “BASIN, TEMİZ YÖNETİMİN VE TOPLUMSAL DENETİMİN GÜVENCESİDİR” Basın özgürlüğünün önemine vurgu yaparak konuşmasına başlayan Başkan Mustafa Bozbey, özgür, bağımsız ve güçlü bir basın olmadan şeffaf bir yönetimden ve güvenli bir toplumdan söz edilemeyeceğini söyledi. Basın kuruluşlarının; temiz yönetimin, toplumsal denetimin ve ortak aklın en önemli güvencelerinden olduğunun altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, “Doğru, zamanında ve sorumlu biçimde yapılan her haber; toplumun sağlığına, güvenliğine ve huzuruna doğrudan katkı sunmaktadır. Ne yazık ki gazetecilik mesleği uzun süredir baskılarla, sansürlerle, erişim engelleriyle, tehditlerle ve cezalarla zayıflatılmaya çalışılmaktadır. Haber alma hakkının önüne konan engeller; tutuklu gazeteciler, kapatılan yayınlar ve dijital mecralara getirilen kısıtlamalar, kabul edemeyeceğimiz bir tabloyu karşımıza çıkarmaktadır. Zorluklara rağmen mesleğinizi sürdürmeye gayret ediyorsunuz. Hepinize bunun için teşekkür ediyorum” diye konuştu. “ÖZGÜR BASIN, DEMOKRASİMİZİN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR” Gazeteciliğin büyük bir sorumluluk gerektiren bir meslek olduğunu dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, “Gerçekleri çarpıtmadan, algı yönetimine teslim olmadan, bilgiyi doğrulayarak yapılan habercilik, toplumun vicdanıdır. Yanlış bilgilerle yönlendirilen değil, hakikatle buluşan bir toplum hepimizin ortak hedefi olmalıdır. Kamu yararını önceleyen, insan onurunu gözeten ve gerçeği merkeze alan bir basın anlayışı; demokrasiyi güçlendirir, toplumsal güveni büyütür. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak özgür ve sorumlu basını demokrasimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Şeffaf yönetim anlayışımızla, bu sorumluluğu hep birlikte büyütmeyi değerli buluyoruz” dedi. “HER BİRİNİZ ADINA BİR FİDANI TOPRAKLA BULUŞTURACAĞIZ” Kamuoyunu bilgilendiren basın emekçileriyle bir arada olmaktan onur duyduğunu belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Basın mensuplarının emeği sayesinde ülkemizin ve kentimizin yarınları daha aydınlık, daha adil ve daha güvenli olacaktır. Basının gücü ve özgürlüğü arttıkça, toplumun umudu da büyüyecektir. Önümüzdeki günlerde Yunuseli Ağaçlandırma Alanı’nda bir araya geleceğiz. Her basın mensubu adına bir fidanı toprakla buluşturacağız. ‘Yeniden Yeşil Bursa’ hedefimize hep birlikte kararlılıkla ilerleyeceğiz” ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Abdi İpekçi, Metin Göktepe, Ahmet Taner Kışlalı olmak üzere tüm basın şehitlerini saygı ve rahmetle andığını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Merdan Yanardağ nezdinde, mesleğini onurla yaptığı için özgürlüğünden mahrum bırakılan tüm tutuklu gazetecileri de selamlıyorum. Hakikati savunmaktan vazgeçmeyen tüm basın emekçileriyle dayanışma duygularımızı paylaşıyoruz” şeklinde konuştu. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de gazeteciliğin en zor mesleklerden biri olduğunu belirtti. Basın özgürlüğünün sağlanması için hep birlikte mücadele edilmesi gerektiğini dile getiren Öztürk, tüm basın emekçilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladı. Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı, basının demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Özgür bir basın olmadan demokrasinin eksik kalacağını vurgulayan Kolaylı, basın emekçilerinin yanında yer alması ve programı düzenlemesi dolayısıyla Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür ederek basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladı. Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şube Başkanı Tayfun Çavuşoğlu da 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ifadesinin 1961 yılında gazetecilere ekonomik ve sosyal haklar kazandıran 212 Sayılı Yasa’nın kabul edildiği tarihten geldiğini hatırlatarak tüm basın emekçilerinin gününü kutladı. Konuşmaların ardından Başkan Bozbey ve basın mensupları, özel günün anısına pasta kesti. Basın mensupları da Başkan Bozbey’e mesleklerine verdiği değer ve düzenlediği programdan dolayı teşekkür etti.

CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk’ten çarpıcı 2026 maaş analizi Haber

CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk’ten çarpıcı 2026 maaş analizi

CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, milyonlarca çalışanın ve emeklinin 2026 yılına büyük bir hak kaybıyla girdiğini söyledi. Öztürk, yaptığı hesaplamaları kamuoyu ile paylaştı. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, 2026 Ocak ayı memur ve emekli maaş zamlarının ardından çarpıcı bir analiz paylaştı. TÜİK, İTO ve ENAG verilerini tek tek karşılaştıran Öztürk, "Vatandaşın sofrasından çalınan lokmaları rakamlarla ispatladık. Eğer zamlar gerçek enflasyona göre yapılsaydı, bugün bir memur en az 7 bin TL daha fazla alacaktı" dedi. Öztürk, ekonomi yönetiminin "NAS" politikasıyla döviz kurunu yapay olarak düşük tuttuğunu, bu durumun kâğıt üzerinde refah artışı gibi görünse de gerçekte vatandaşı devasa bir hayat pahalılığına mahkûm ettiğini savundu. Öztürk, "Eğer dolar kuru enflasyon artışına göre serbest kalsaydı, bugün bir dolar TÜİK’e göre 58.55, İTO’ya göre 68.15, ENAG’a göre ise 121 lira olacaktı. Sizin 'dolar bazında büyüdük' yalanınızın arkasında, halkın döviz bazında eriyen alım gücü var!" dedi. NAS İLE BAŞIMIZA ÖRÜLEN ÇORAP: "DOLAR KAÇ LİRA OLMALIYDI?" Kuru enflasyona göre hesaplayan Öztürk, baskılanmış kurun piyasada maliyetleri patlattığını vurgulayarak şu çarpıcı verileri sundu: "Eğer kur, enflasyon artışıyla paralel gitseydi; TÜİK’e göre 1 Dolar 58,55 TL, İTO’ya göre 68,15 TL, sokağın sesi ENAG’a göre ise tam 121,8 TL olmalıydı. Siz kuru baskılayarak ithalatı ucuzlatıp üreticiyi bitirdiniz, artan maliyetlerle de milleti ezdiniz." ASGARİ ÜCRETLİ VE EMEKLİ’NİN MAAŞI GERÇEK DOLAR KURUYLA KAÇ DOLAR EDİYOR? Öztürk, baskılanmamış dolar kuruyla maaşları kıyasladığında ortaya çıkan tabloyu şöyle özetledi: “Bugün NAS’a göre maaş alan bir asgari ücretlinin maaşının karşılığı 653 dolar iken; TÜİK’e göre maaşı 479 dolar, İTO’ya göre 411 dolar, ENAG’a göre ise 230 dolar ediyor. Aynı şekilde en düşük emekli maaşını alan bir emeklinin maaşı NAS’a göre 440 dolar iken; TÜİK’e göre 323 dolar, İTO’ya göre 277 dolar, ENAG’a göre ise 155 dolar ediyor.” "TÜİK MAKYAJLIYOR, VATANDAŞ EZİLİYOR" CHP’li Öztürk, üç kurum arasındaki makasın artık bir "uçuruma" dönüştüğünü belirterek şunları söyledi: "TÜİK diyor ki enflasyon %31. İstanbul Ticaret Odası, yani bizzat tüccarın, esnafın verisi enflasyon %38 diyor. Bağımsız bilim insanlarından oluşan ENAG ise %56’yı işaret ediyor. Şimdi soruyorum; pazarda, markette, kirada hangisini yaşıyoruz? Vatandaş ENAG enflasyonunu yaşıyor ama saray ona TÜİK zammını reva görüyor." ÖZTÜRK’ÜN HESAPLAMASI: "EMEKÇİNİN HER AY BİNLERCE LİRA KAYBI VAR" Milletvekili Öztürk, kurum verileri arasındaki farkın maaşlara yansımasını şu çarpıcı rakamlarla özetledi: "Bugün bir memurumuz TÜİK enflasyonu ile %18,6 zam aldı ve Eğer bu zam İstanbul'daki yaşam maliyetini ölçen İTO’ya göre yapılsaydı maaşlar %24 artacaktı. Eğer halkın gerçek enflasyonu ENAG baz alınsaydı bu oran %33 olacaktı. Yani 50 bin lira alan bir memurun cebinden her ay tam 7 bin 200 TL çalınıyor! Emeklimize %12,19 zam verdiler. Şaka gibi! İTO’ya göre bu zam %17, ENAG’a göre %25 olmalıydı. En düşük emekli maaşı alan bir vatandaşımız, sadece bir hesap oyunu yüzünden ayda 3 bin liradan fazla zarardadır." "MAKYAJLI RAKAMLARLA MİLLİ GELİR MASALI" Öztürk, hükümetin baskıladığı döviz kuru sayesinde Türkiye ekonomisini (GSYİH) dolar bazında devasa gösterdiğini ancak bunun bir illüzyondan ibaret olduğunu belirtti. Öztürk; Maliye Bakanı Memet Şimşek’in “dolar bazında en yüksek maaşı veriyoruz” dediğini ve AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın GSYİH’in 1.5 trilyon dolar olduğunu söylediğini hatırlattı ve “Tarihin dolar bazında en yüksek maaşlarını veriyoruz diyorlar fakat tarihin dolar bazında en pahalı çayını içtiğimizi, en pahalı yemeğini yediğimizi, en pahalı ayakkabısını giydiğimizi, kısaca en pahalı hayatını yaşadığımızı söylemiyorlar” dedi. Öztürk'ün paylaştığı tabloya göre: * Hükümetin "NAS" Hesabı: Türkiye ekonomisi 1.5 Trilyon Dolar görünüyor. * TÜİK Enflasyonuna Göre: Gerçek ekonomi 1.1 Trilyon Dolar. * İTO Verilerine Göre: Ekonomi 945 Milyar Dolar. * ENAG’ın Gerçek Enflasyonuna Göre: Türkiye ekonomisi aslında sadece 528 Milyar Dolar! Öztürk, "Yani kâğıt üzerinde dünyayı kıskandıran o 1.5 trilyon dolarlık ekonomi, sokağın gerçek enflasyonuna vurduğunuzda yarı yarıya eriyor" ifadelerini kullandı. “KUR İHRACATÇIYI ÜLKEDEN GİTMEYE ZORLUYOR” Öztürk, dolar kurunun ihracatı olumsuz etkilediğini söyleyerek; “Mevcut dolar kuru; ihracatçıyı ve üreticiyi ayakta tutmak bir yana, faaliyetlerini sürdürmesini dahi giderek zorlaştırıyor. Girdi maliyetlerinin büyük bölümü dövize endeksliyken, kurun enflasyon ve maliyet artışlarının gerisinde tutulması; fiyat tutturamayan, rekabet gücünü kaybeden işletmeleri üretimden uzaklaştırıyor, ülkeden gitmeye itiyor. Kâr marjları eriyen, finansmana erişimi zorlaşan firmalar için bu tablo artık yalnızca bir ekonomik sıkışma değil, ülke içinde kalıp kalmama meselesine dönüşüyor. Üretici ve ihracatçı, emeğinin karşılığını alamadığı bu düzende yatırımını, siparişini ve geleceğini başka ülkelerde aramaya zorlanıyor.” ifadelerini kullandı. "BURSALI HEMŞEHRİLERİM PAZARA ÇIKAMIYOR" Bursa’daki durumu da hatırlatan Öztürk, "Bursa’daki ihracatçı, maliyetler yüzünden üretim yapamazken, işçi aldığı maaşla dolar bazında zenginleştiğini sanıyor. Oysa markete girdiğinde o doların hiçbir hükmü kalmadığını görüyor. Döviz bazında hayat pahalılığı altında milleti ezen bu 'NAS' inadı, ekonomiyi bir bataklığa sürüklüyor. Rakamsal büyüme değil, midedeki ekmeğin büyümesi önemlidir Biz bu hesaplamaları TÜİK’in sepetindeki pinpon topuna göre değil, Bursa pazarındaki fileye göre yaptık. Rakamlar yalan söylemiyor; iktidar kendi kurumuna pembe tablolar çizdirirken, vatandaşın ekmeğini küçültüyor" ifadelerini kullandı. "HESABI SANDIKTA SORACAĞIZ" Öztürk sözlerinin sonunda, "Bu sadece bir istatistik farkı değil, bu bir kul hakkıdır. İTO ve ENAG verileri ortadayken halkı TÜİK’e mahkûm etmek, emeği gasp etmektir. Gerçek enflasyon maaşlara yansıyana kadar bu rakamları konuşmaya devam edeceğiz" dedi.

Ali Mahir Başarır Osmangazi’de: "Erkan Aydın’ın çalışmalarını gururla takip ediyoruz" Haber

Ali Mahir Başarır Osmangazi’de: "Erkan Aydın’ın çalışmalarını gururla takip ediyoruz"

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın ilçeye kazandırdığı 4’üncü kreş olan Candan Genceroğlu Kreş ve Gündüz Bakımevi, açılışı için Bursa’ya gelen TBMM CHP Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ı makamında ziyaret edip ardından Kozahan’ı gezdi. Geçtiğimiz dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’la birlikte görev yaparak büyük bir mücadele veren TBMM CHP Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır, Başkan Erkan Aydın’ı makamında ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Ali Mahir Başarır’a Osmangazi’de devam eden projeler ve önümüzdeki döneme ilişkin planlarını anlattı. Osmangazi Belediyesi’nin çalışmalarını çok beğendiğini ve yakından takip ettiğini ifade eden Başarır, ziyaretin ardından Kozahan esnafıyla bir araya geldi. Kozahan ziyaretinde Ali Mahir Başarır’a Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, CHP Parti Meclis Üyesi Canan Taşer, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz ve CHP Bursa İl Gençlik Kolları Başkanı Berkcan Bora eşlik etti. Kozahan ziyaretinde vatandaşların sıcak ilgisiyle karşılaşan TBMM CHP Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır, çarşı esnafını ziyaret edip hal hatırlarını sorarak uzun uzun sohbet etti.

Osmangazi Belediyesi’nden eğitime güçlü destek Haber

Osmangazi Belediyesi’nden eğitime güçlü destek

Osmangazi Belediyesi, kreş projeleriyle dikkat çekmeye devam ediyor. Bu kapsamda Yunuseli Mahallesi’nde hayata geçirilen Candan Genceroğlu Kreş ve Gündüz Bakımevi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın öncülüğünde düzenlenen açılış törenine TBMM CHP Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır’ın yanı sıra CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, CHP Parti Meclis Üyesi Canan Taşer, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, muhtarlar, hayırsever Genceroğlu ailesi ile çok sayıda vatandaş katılım gösterdi. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, mülkiyeti Osmangazi Belediyesi’ne ait alanda, hayırsever Süreyya Genceroğlu desteğiyle hayata geçirilen kreşin inşaatının 1 yılda tamamlandığını belirtti. Aynı zamanda Başkan Erkan Aydın, toplam 548 metrekare alan üzerine iki katlı olarak inşa edilen kreş binasında 6 dersliğin yer aldığını ifade ederek, tesiste eğitim faaliyetlerinin 11 eğitmen ve 60 öğrenci ile yürütüleceğinin altını çizdi. Aydın, kreşin çevre düzenlemesi kapsamında 9 araç kapasiteli otopark, çocuklar için oyun alanları ve yeşil alanların oluşturulduğunu da sözlerine ekledi. "2 YIL GİBİ BİR SÜREDE 45’E YAKIN AÇILIŞ VE TEMEL ATMA GERÇEKLEŞTİRMİŞ OLACAĞIZ" Çocukların güvenli, çağdaş ve nitelikli ortamlarda eğitim almasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, konuşmasına şu şekilde devam etti: "Şu anda 4’üncü kreşimizin açılışını yapmaktayız. Bir tanesinin daha yapımı bitti onunda bir kaç hafta içinde açılışını yapacağız. Bir diğerinin de Şubat Mart gibi açılışını yapmayı düşünüyoruz. 2 yılda toplam 6 kreşe ulaşmış olacağız. 4 tane kreşimizin de hafriyat işlemleri bitti temel atmasını yaparak bir daha ki yıl eğitim öğretim döneminde 10 kreşle Osmangazi’de hizmet ediyor olacağız. Bir çok mahallemizde hizmet binaları, sağlık ocakları, yurt ve pazar yerleri yapmaktayız. Göreve geldiğimizden buyana 2 yıl gibi sürede 45’e yakın temel atma ve açılış gerçekleştirmiş olacağız bunun mutluluk ve gururunu yaşamaktayız" ifadelerini kullandı. Her dokundukları projede geri dönüşümün çok olumlu izlerini aldıklarını belirten Başkan Aydın, "Örnek olarak Ayça Azak Kreşimizde 1 yıl içinde yüzde 25 ev kadınının iş hayatına atıldığını gördük. Tam gün eğitim verdiği için aileler oraya çocuklarını rahatlıkla sabahtan akşama kadar göndererek kendileri de ev ekonomisine ve aile hayatına destek oluyorlar. Buda bizim açımızdan çok önemli bir süreç Candan Genceroğlu Kreş ve Gündüz Bakım Evi, projesini söylediğimizde Genceroğlu ailesi hiç ikiletmeden 4 elle sarılarak hemen kabul ettiler. Bugün açılışını yaptığımız kreş bir çok özel kreşten çok daha güzel yapılmış durumda. En küçük bir masa ve sandalyesinin dahi sağlıklı malzemelerden seçilmesine özen gösterildi. Genceroğlu, ailesinin değerli babaları Candan Genceroğlu ismini ölümsüzleştireceği çok güzel bir eser kazandırdılar. Bu hizmetler hayırseverlerin desteği ve belediyelerimizin imkanlarıyla yapılıyor. Bu kreşler çağdaş Atatürkçü, vatanını, milletini ve ülkesini seven çocukları yetiştirmek için açılıyor. Bizim hedefimiz 5 yılın sonunda kreş sayasını 20’ye çıkartabilmek." şeklinde konuştu. "KREŞLERDEN AİLELER ÇOK MUTLU BAŞKANLARIMIZA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM" Törende konuşan TBMM CHP Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır, "Erkan Aydın’ın bu dönem milletvekili olmadığı için çok üzülmüş ve büyük bir eksiklik hissetmiştim. Çünkü önemli bir gücümüzü ve arkadaşımızı Bursa’da bırakmıştık. Ama görüyorum ki Bursa ve Osmangazi kazanmış iyi ki seçilmiş. Genceroğlu, ailesine de çok teşekkür ediyorum. Eğitime, çocuklara, gençlere ve bu halka yapılan her yatırım ve destek bizim için çok kıymetli. Bunun partisi yok, hiç bir zaman da olmayacak.Kreşler neden önemli. Bundan 4 yıl önce memleketim Tarsus’ta bir anne işe giderken o gün küçük çocuklarını annesi hastanede olduğu için evde bırakarak kapıyı üzerlerine kitlemiş ve çıkan bir yangında 3 tane çocuğumuzu kaybettik. O olayın ilk saatlerinde oradaydım aynı durumu İzmir’de bir anne yaşadı. Maalesef ki her evde 2 kişi çalışmak zorunda. Anne ve baba, herkesin çocuğunu bırakabileceği bir akraba ve arkadaşı yok. Belediyelerimiz ve hayırseverlerimizin yapmış olduğu bu kreşler bu yüzden çok kıymetli, o bakımdan çok teşekkür ediyorum. Osmangazi’de şu anda 4’üncü kreşimiz hizmete açıldı. Dönem sonunda bu rakam 20 olacak. Bu kreşlerde aileler çok mutlu, ben de aileleri ve halkını mutlu eden belediye başkanlarıma çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Candan Genceroğlu’nun eşi Hayırsever Süreyya Genceroğlu, "Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın kreş projesini duyduğum zaman çok heyecanlandım. Rahmetli eşimin adını böyle bir çağdaş eğitim kurumunda yaşatmak beni çok heyecanlandırdı ve duygulandırdı. Eşim sevgi dolu bir baba ve başarılı bir iş insanıydı. Çağdaş bir eğitim kurumunda adının geçmesi beni çok gururlandırıyor. Bizlere bu imkanı sunan Erkan Aydın başkanımıza çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden dev proje: ‘Balkanların İzi’ genç kuşaklarla geleceğe taşınıyor Haber

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden dev proje: ‘Balkanların İzi’ genç kuşaklarla geleceğe taşınıyor

Balkanlar’dan Anadolu’ya uzanan göçün taşıdığı hafıza, kültür ve yaşamın Bursa’nın toplumsal dokusuna bıraktığı derin izler, genç kuşakların gözünden geleceğe taşınıyor. Balkanlardan Anadolu'ya uzanan göç hikâyelerinin izlerini günümüze taşımak amacıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi ve DARD iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Göçmen Torunların Gözünden: Balkanların İzi’ projesi, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde kamuoyuna tanıtıldı. Balkan ve Rumeli göçmeni ailelerin yeni nesil üyesi 10 üniversite öğrencisinin saha deneyimi kazanacağı projeyle, kültürel diyaloğun pekiştirilmesi amaçlanıyor. BAŞKAN BOZBEY, ATALARININ GÖÇ HATIRASINI ANLATTI Balkan müzikleri eşliğinde Rumeli yemeklerinin ikram edildiği etkinlikte konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, projeye büyük önem verdiklerini ve yaygınlaştırmak istediklerini söyledi. Kendisinin de bir göçmen torunu olduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, babasının babasının 17 yaşında, annesinin babasının ise 28 yaşında mübadele zamanında Bursa’ya geldiğini söyledi. Büyüklerinin yaşadığı göç yolculuğunu ve Bursa’daki ilk yıllarını da paylaşan Başkan Mustafa Bozbey, dedelerinin her zaman terk etmek zorunda kaldıkları topraklara geri dönmeyi hayal ettiğini dile getirdi. Memlekete dönme umutları bitince tamamen yerleşik düzene geçtiklerini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, sonraki yıllarda dedesinin köyünü bulmaya yönelik yaptığı çalışmaları da paylaştı. “BURSA DA BİR GÖÇMEN ŞEHRİDİR” Bursa’nın Balkan şehri özelliğinin çok fazla olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’da Balkan Enstitüsü kurulması fikrini de desteklediklerini belirtti. Kendi ailesinin de göçmen olduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Balkan göçmenleri olmasa böylesine gelişmiş bir şehir bulamazdık. Bursa nüfusunun yaklaşık yüzde 90'ı göçmen kökenlidir. Bu şehir, Balkanlardan ve Rumeli'den gelen hemşehrilerimizin emeğiyle, alın teriyle ve kültürüyle büyümüştür. Bursa’nın 17,5 milyar dolar ihracatı var. Bunun 12 milyar doları Balkanlardan gelenlerin katkısıyla oldu. Bu gerçeği göz ardı edemeyiz. Ben bir mübadil torunu olarak projeden büyük mutluluk duydum. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Balkanlarda yapacak çok işimiz var. Orada birçok eserimiz var. O eserlere sahip çıkmamız lazım. Bursa da bir göçmen şehridir. Bu göçmen şehrinde barışı, her rengi bir araya getirerek sağlamak zorundayız. Bu barış, Bursa’nın gelecekte çok güçlü yönlerinden birisi olacaktır” dedi. “BURSA BALKANLARIN BAŞKENTİDİR” CHP Bursa Milletvekili ve Balkan ve Rumeli Komisyon Başkanı Hasan Öztürk, bırakmak zorunda kaldıkları topraklara ve ailelerine karşı önemli bir sorumlulukları olduğunu dile getirdi. Balkan ve Rumeli insanının büyük mücadeleler verdiğini, büyük emekleri bulunduğunu, ağır bedeller ödediklerini vurgulayan Hasan Öztürk, “Bursa Balkanların başkentidir. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de bu doğrultuda önemli rol ve sorumluluk üstlendi. Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın Bursa’da olması gerektiğini düşünüyorum. Bursa’da bir taraftan acıları ve sürgünleri konuşurken, diğer taraftan ortak geçmişle ortak geleceği inşa edebiliriz. Ortak geçmişe ve kültüre sahip olduğumuz Balkan ülkeleriyle birlikte birbirimize saygı duyarak geleceği inşa edebiliriz. Bu kısa soluklu bir çalışma değildir; bir başlangıçtır. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” diye konuştu. ÇEKÜL Vakfı Başkan Yardımcısı Mithat Kırayoğlu, Balkanlar’da ihtiyaç duyulan barış ortamına yerel yönetimlerin önderlik edebileceğini ifade etti. Yürütülen projenin önemine değinen Kırayoğlu, göçmen kenti Bursa’da projeyi başlatan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Barış Özdal, proje hakkında detaylı bilgi verdi. Konuşmaların ardından projenin kapsamı ve hedefleri katılımcılarla paylaşıldı.

Nilüfer’de Cumhuriyet coşkusu çelenk töreni ile başladı Haber

Nilüfer’de Cumhuriyet coşkusu çelenk töreni ile başladı

Nilüfer’de Cumhuriyet’in ilanının 102’nci yıl dönümü coşkuyla kutlandı. Gün boyu sürecek kutlama programları, Nilüfer Belediyesi Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreniyle başladı. Yoğun katılımla düzenlenen törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra CHP Parti Meclis Üyesi ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, muhtarlar ile çok sayıda kamu ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Bugün, bir milletin küllerinden yeniden doğduğu, özgürlüğü, eşitliği ve adaleti temel alan yeni bir yaşamı kurduğu büyük günün yıl dönümündeyiz” dedi. Atatürk’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözünün Türkiye’nin varlık nedeni olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, Cumhuriyet’in özgürlüğünü savunanların, hakkını arayanların ve susturulmak istenenlerin sesi olduğunu belirtti. Başkan Şadi Özdemir, “Adaletin, özgürlüğün ve dayanışmanın egemen olduğu bir Türkiye umudunu her gün yeniden büyütmeye devam edeceğiz. Çünkü Cumhuriyet varsa gelecek var” ifadelerini kullandı. CHP Parti Meclis Üyesi ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Cumhuriyet’i ve onun değerlerini sonsuza kadar yaşatmak için adalet, özgürlük ve kadın-erkek eşitliği mücadelesini sürdüreceklerini söyledi . CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ise Cumhuriyet’in, Türk milletinin hiçbir ferdini ve vatanın hiçbir karışını kaderine terk etmemek anlamına geldiğini vurguladı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu da Cumhuriyet’in sadece bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda bir değer ve yaşam felsefesi olduğunu belirterek, bu mirası gelecek kuşaklara daha adil, daha özgür ve daha eşit bir Türkiye olarak devretmenin görevleri olduğunu ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.