SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hasat

Söz Bursa - Hasat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hasat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Anneler Günü öncesi "Gül" isyanı: "Yerli üretime bakan yok, herkes ithale koşuyor" Haber

Anneler Günü öncesi "Gül" isyanı: "Yerli üretime bakan yok, herkes ithale koşuyor"

Antalya'da seralarda binbir emekle üretilen ve özenle toplanan, seradan çıkış fiyatı tanesi yaklaşık 10 ile 20 TL olan güllerin çiçekçilerde 200 TL'ye satıldığını söyleyen gül yetiştiricileri para kazanamamaktan dert yanarken, asıl parayı aracılar ve son tedarikçilerin kazandığını söyledi. Kırmızı rengi başta olmak üzere çeşit çeşit renkleri ile Sevgililer Günü ve Anneler Günü gibi özel günlerde insanların en çok tercih ettiği hediyeler arasında yer alan gül üreticiden 10-20 TL'ye alınırken, çiçekçilerde ise 150-200 TL'den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. Gül üreticisi Mehmet Bolat seralarda binbir emekle üretilen ve özenle toplanan ürünlerde üreticiden çok aracı ve satıcının kazandığını belirtti. Yaklaşık 20 yıldır Antalya'da gül ve çeşitli çiçek türlerinin üretimini yaptığını belirten Bolat, "Kepez Aktoprak Mahallesi'nde üretim ile uğraşıyoruz. Açık ve kapalı alanda 2005 yalından bu yana da gül, papatya celbere, gileor, ayçiçeği üretimi yapıyoruz. Hepsine rağbet oluyor" dedi. "YERLİ ÜRETİME BAKAN OLMUYOR" Özellikle Sevgililer Günü gibi özel günlerde rağbetin arttığını ancak ithal ürünler nedeniyle yerli üretime talebin düştüğünü belirten Bolat, "Sevgililer günü kış ayına denk geldiği için kök başından 2-3 dal kesebiliyoruz. Bahar aylarında ise Anneler Günü'nde Mayıs ayında bir kökten 5-6 dal kesiliyor. Hasadımız çoğalıyor, ama fiyat düşüyor. Her özel günde ithal ürün muhabbeti oluyor. Sevgililer Gününde bir dal ürün 50 TL'ye giderken, Anneler Günü'nde 20-30 TL'ye satabiliyoruz. Bu aylarda ithal ürün fazla geldiği için yerli üretimde fiyatımız düşüyor. Yerli üretim gülün 50 TL'ye satışı varken, ithal ürün geldiği zaman yerliye bakan olmuyor, ithal ürüne dönülüyor" ifadelerini kullandı. "İTHAL ÜRÜN YERLİNİN FİYATINI DÜŞÜRÜYOR" Vitrinlerde yerli üretimden çok ithal ürünlerin satışının tercih edilmesi nedeniyle kazanamadıklarını söyleyen Bolat, "Açık arttırma usulü kooperatif ile çalışıyoruz. Müşterinin arz ve talebine göre fiyat belirleniyor. İthal ürün geldiği zaman toptancılar bunlara yönelince bizim ürünlerimizin fiyatı düşüyor. Gümrük fiyatı ne kadar üreticiyi korumak için yüzde 45'e çıkarılmış olsa bile her türlü bizim ürünlerimizin fiyatı düşüyor. Bu sene bin TL'ye nakit olarak aldığımız kaliteli bir gübrenin çuval fiyatı 3-4 bin TL. Birçok üretici kiracı, bu sene dönümünü 100 bin TL'ye tuttuğu araziye, ikinci sene 150 bin TL peşin para isteniyor. Yer sahibi ‘İşine gelirse, ya tut ya çık' diyor. Ben bu ürünü diktiğim zaman 7-8 sene hasat alıyorum. Bir yıl masraf yapıp çıkarsam komple zarardayız. Bir dönüme 5 bin fidan dikiliyor" ifadelerini kullandı. "BİR DAL GÜL 10-20 TL'YE ALINIYOR" Yaklaşan Anneler Günü nedeniyle güle olan talebin artığını ancak kendilerinden 10-20 TL'ye alınan bir dal gülün çiçekçilerde 150-200 TL'ye satıldığını belirten Bolat, "Şu anda bir dal gülün bizden çıkışı 10-20 TL, bir çiçekçiye gittiğin zaman bu rakam en düşük 150-200 TL'yi buluyor. Gülün kalitesine, boyuna göre fiyatlar değişiyor. Şu anda bizde en kaliteli birinci sınıf 70 santimetre boyunda, 4 santimetre kelle çapında bir gülün bizden çıkışı 20 TL, gün geliyor 20 TL'ye, gün gelir sıfıra, günü gelir 50 TL'ye gider ürün. Ama bu rakam 200 TL oluyor. O dönemdeki müşterinin talebine ve yoğunluğuna göre bunun gibi fiyat değişikliği olabiliyor. Ama genel olarak piyasa bu şekilde. Anneler günü yaklaşmasına rağmen şu anda çok fazla bir talep yok. Mayıs ayına girmeden önce fiyat bile verilmiyordu. Kolilere nakliye ödüyorduk, bize zarar veriyordu. Şu anda ise küçük de olsa bir kıpırdama var. Dalı 10 ile 20 TL bandında alınıyor" dedi.

Yörsan, tarımsal üretimin kalbindeki  kadın gücünü kutluyor Haber

Yörsan, tarımsal üretimin kalbindeki kadın gücünü kutluyor

İlk kez 1995 yılında Çin’in başkent Pekin’de düzenlenen 4.Dünya Kadın Konferansı’nda gündeme gelen Dünya Kadın Çiftçiler Günü, 1997 yılından bu yana ülkemizde de kutlanıyor; kadınların tarımsal üretimdeki belirleyici rolleri, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı konusundaki bilgeliği ve gıda güvenliğini sağlamadaki katkılarını yüceltiyor. Uluslararası Tarım Üreticileri Derneği tarafından ilan edilen bu özel gün, kırsal kalkınmada kadın çiftçilerin üstlendiği stratejik rolü toplumun tüm kesimlerine hatırlatıyor ve kadın emeğinin üretimdeki gücünü onurlandırıyor. “Kadın üreticilerimizin emeklerini görünür kılmak görevimiz” 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü nedeniyle açıklamalarda bulunan Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, şunları söyledi: “Kadınlar, tarımın görünmeyen kahramanlarıdır. Emekleri bilgelikleri ve sabırları ile üretimin her aşamasında çok kritik role sahipler. Gücünü tarımsal üretimden alan Matlı Şirketler Grubu olarak, kadın çiftçilerimizin değerli katkılarını görünür kılmayı kendimize görev kabul ediyoruz. Kadınlarımız tarlada çift sürüyor, tohum ekiyor, hasat yapıyor, hayvanlarına bakıyor, süt sağıyor ve aynı zamanda ailesine destek oluyorlar. Tüm bunların yanında geleneksel ev işlerini de üstleniyorlar. Kırsal yaşamda üretimin yükünü omuzlayan kadınlarımızın emeği olmadan ne kırsal kalkınma ne de tarımda sürdürülebilirlikten söz edemeyiz.”. ‘Kadın Üreticimizle Omuz Omuza’ sosyal sorumluluk projemiz, büyüyor, gelişiyor “Tarım ve hayvancılık alanındaki 60 yılı aşan deneyimimizle kadın girişimcilerin yanında durmaya devam ediyoruz. Matlı Kadın Üreticileri Destekleme Platformu çatısı altında; Yörsan, Proyem ve Burdan markalarımız ile yürüttüğümüz çalışmalar ile hem kadın üreticilerimize hem de yaşadıkları bölgelerdeki üreticilere fayda sağladık. 2024 yılında Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından “Kadın Girişimci ve Kadın Gücünün Desteklenmesi” kategorisinde ödül alan Yörsan markamızın ‘Kadın Üreticimizle Omuz Omuza’ sosyal sorumluluk projesiyle; Marmara ve Ege bölgelerinde kadın üreticilerimize makine ve teçhizat desteği sağladık. Buzağı sağlığı ve beslemesi gibi konularda eğitimler ve danışmanlık hizmetleri sunduk. Kadınların bu sektörde daha da güçlenmesi için projemizin ikinci etap çalışmaları eğitim odaklı olarak devam ediyor.”.

Şeftali'de hasat başladı çiftçi fiyattan memnun Haber

Şeftali'de hasat başladı çiftçi fiyattan memnun

Bursa şeftalisi ve nektarinde hasat başlarken, toptan kilogram fiyatının 100 liraya ulaşması çiftçiyi sevindirdi. Gürsu Ziraat Odası Başkanı Kamil Dönmez, Gürsu Ovası'nın normalde armut üretimiyle bilindiğini ve yoğunlukla bu ürünün yetiştiriciliğinin yapıldığını belirterek, şeftali üretiminin de az olmadığını söyledi. Yılda ortalama 18-20 bin ton şeftali ve nektarin üretiminin olduğu Gürsu'da bu yıl don zararı nedeniyle rekoltenin 13-14 bin ton civarında beklendiğini anlatan Dönmez, hasadın ve fiyatların çiftçiler açısından iyi gittiğini kaydetti. Ürünlerinin genellikle iç piyasaya gittiğini vurgulayan Dönmez, "Dövizin biraz düşük kalması ihracatı önlüyor. İç piyasadaki fiyatlar yurt dışından yüksek şu anda." dedi. Bursa ve Gürsu'nun dışındaki yerlerde daha fazla don olduğundan iç piyasaya ürünün ancak yettiğini dile getiren Dönmez, çiftçinin kilogram çıkış fiyatının şu anda 30 ile 100 lira arasında değiştiğini söyledi. Dönmez, pazarlarda alım gücüne göre tüketici fiyatlarının şekillendiğini belirterek, "Bizden 80-100 lira arasından çıkan ürün 150-200 lira arasında olabiliyor marketlerde. Daha ucuza giden ürünler de pazar yerine göre daha uygun fiyatla satılabiliyor" diye konuştu. Dönmez, Bursa'da şeftali hasadının ekim sonuna kadar devam edeceğini ifade ederek. bu yıl fazla bir ihracat beklemediklerini anlattı. Çiftçi Zekeriya Hacıoğlu ise şeftali ve nektarin hasadının sürdüğüne dikkati çekerek, "Santa maria armudu önündeki çeşitler erkenci oluyor bize. Rekoltenin az olmasından kaynaklı fiyatlar biraz daha iyi. Çiftçi şu anda oluşan fiyatlardan memnun. Dondan kaynaklı ürün azlığı fiyatları yükseltti" ifadesini kullandı.

Kayısıda ilk hasat yapıldı: 500 TL'den alıcı buldu Haber

Kayısıda ilk hasat yapıldı: 500 TL'den alıcı buldu

Türkiye'nin önemli yaş sebze ve meyve üretim merkezlerinden Mersin'de her dönem üretim sürüyor. Mut ilçesinde de Türkiye'nin sofralık kayısı üretiminde ilk sırada yer alıyor. 712 bin dekar tarım arazisi olan ilçede, 77 bin 800 dekar alanda kayısı üretimi yapılırken, açıkta ilk hasat da gerçekleştirildi. Üretici İshak Akdağ gerçekleştirdiği ilk hasattan elde ettiği ürünün kilogramını 500 TL'den sattı. Bu hafta sonundan itibaren bölgede kayısı hasadının yoğunlaşmasının beklendiği, fiyatının ise 200 ile 250 TL civarında olacağı belirtildi. Mikroklima özelliğine sahip coğrafi işaretli sofralık Mut kayısısında bu sene zirai don nedeniyle beklenen 250 bin ton hasadın yüzde 20'lik kayıpla yaklaşık 200 bin ton civarında gerçekleşmesinin umut edildiği kaydedildi. Kayısı fiyatından memnun olan üretici İshak Akdağ, "Mersin'in Mut ilçesinde turfanda açık hava sofralık kayısının ilk hasadını yaptık kilosunu 500 liradan sattım" dedi. Kayısıda açıkta hasadın başladığını belirten Mut Ziraat Odası Başkanı Muharrem Yılmaz ise ilk ürünlerin halde 400-500 TL arasında alıcı bulduğunu bundan sonra ise bir süre 200-250 TL bandında olacağını söyledi. Sofralık kayısıda önemli bir üretim hacmine sahip olan Mut ilçesinde yaklaşık 200 bin ton hasat beklediklerini aktaran Yılmaz, don vurmamış olsaydı bu rakamın 250 bin ton civarında olacağına değindi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.