SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hastalık

Söz Bursa - Hastalık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hastalık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Eğitim çınarına gözyaşlarıyla veda: Yazdan Taşdemir son yolculuğuna uğurlandı Haber

Eğitim çınarına gözyaşlarıyla veda: Yazdan Taşdemir son yolculuğuna uğurlandı

Bursa'nın İnegöl ilçesinde yakalandığı amansız hastalık nedeniyle hayatını kaybeden okul müdürü Yazdan Taşdemir için görev yaptığı Küçükçalık Anadolu Lisesi'nde veda töreni düzenlendi. Bir süredir tedavi gördüğü hastanede vefat eden ve 39 yıldır görevini sürdüren 2 çocuk babası Yazdan Taşdemir'in ölümü eğitim camiasını yasa boğdu. Bugün öğle namazı öncesinde okul bahçesinde gerçekleştirilen törene okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve yakınları katıldı. Törende duygu dolu anlar yaşanırken, öğrenciler ve mesai arkadaşları gözyaşlarına hakim olamadı. Taşdemir'in meslek hayatı boyunca eğitime verdiği katkılar ve öğrencileriyle kurduğu yakın ilişki törene katılanlar tarafından sık sık dile getirildi. Tören alanında öğretmen ve öğrenciler Taşdemir'in tabutunun üzerine gül bıraktılar. Törende bir konuşma yapan İlçe Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin, "Ne diyeceğimi bilmiyorum. Sadece şunu söyleyeyim; sana ölüm hiç yakışmadı. Daha yapacak çok şeylerimiz vardı. Bu devlet için, bu millet için, bu öğrenciler için. Seni tarif et deseler vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır. Belki de en çok sana yakışıyordu. Yaptığın her şeyi vatan aşkıyla, millet aşkıyla, bir nesli yetiştirmek için, bir nesle adanmışlık için sağlığını bile hiçe atarak rahatsızken bile okula geldi. Çok iyi biliyorum. Zaman zaman dertleşirdik, bir büyüğüm olarak ondan akıl alırdım, uymuş olduğum tavsiyelerde hiçbir zaman yanılmadım. Belki fizik olarak aramızdan ayrılıyor olabilir ama hepimizin kalbinde. Bu çok önemli. Kalplerde yer etmek, kalplerde var olmak insan için en önemli unsurlardan bir tanesi. Hani dedim ya kendisinden çok tavsiyeler alırdım. Bugün en büyük tavsiyesini bize verdi. Dünyanın oyun ve eğlenceden ibaret olduğunu, asıl olanın ahiret olduğunu ve hepimizin bir gün oraya gideceğini bizlere burada gösteriyor. Biz hakkımızı helal ediyoruz. İnşallah kendisi de bizlere hakkını helal eder" dedi. "ÖRNEK BİR İNSAN" İnegöl Belediye Başkan Yardımcısı Emin Dündar ise, "Bir eğitim neferi, örnek bir insan olmuştur. Yetiştirdiği öğrencilerle, dokunduğu hayatlarla ve bıraktığı güzel hatıralarda kendisi yaşamaya devam edecektir. Acımız büyük, ancak inanıyoruz ki geride bırakılan güzel hizmetler insanlar için en iyi mirastır. Merhum hocamıza Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim camiasına şahsım ve Belediye Başkanımız Alper Taban adına sabır ve başsağlığı diliyorum" diye konuştu. "GECE GÜNDÜZ ÇALIŞAN BİR VATANPERVER HOCAMIZI KAYBETMİŞ OLMANIN ACISINI YAŞIYORUZ" Keles Belediye Başkanı Ali Doğru ise konuşmasında, "Boğazımızın düğümlendiği bir yerdeyiz. Rahatsızlığını duyduğum andan itibaren hem eşinden hem de yakın dostlarından bilgi almaya, haber almaya çalıştım. Biraz önce evladı bahsetti ya, hep umutluyduk. Şu bakışındaki tebessüm hep gözümün önünde canlandı. Dün cenaze haberini aldığımda inanın taziye mesajlarını gördüm, hiçbir şey yazamadım. Yazmaya yeltendim, yazamadım. Uzun yıllar birlikte çalıştık. Ben İnegöl'de 25 yıl görev yaptım. Öğretmenliğinde kendisini tanıdım ve müdür yardımcısıydı. Vefalı bir insan olarak sürekli gülen, tebessüm eden, gece gündüz çalışan bir vatanperver hocamızı kaybetmiş olmanın acısını yaşıyoruz. Rabbim rahmet eylesin, ailesine, yakınlarına, tüm dostlarına baş sağlığı diliyorum. Bizden hakkımız varsa helaldir, umarım kendisi de bizlere hakkını helal eder" ifadelerini kullandı. "ÖĞRETMENLER BİZLERE HEP DOĞRUYU GÜZELİ ÖĞRETİR" İnegöl Kaymakamı Eren Arslan da törende şöyle konuştu: "Yani meslek hayatımda yüzlerce konuşma, binlerce konuşma yaptık, her gün konuştuk ama gerçekten bugün konuşmak çok zor. Çok kıymetli bir mesai arkadaşımı, çok kıymetli bir vatan evladını, çok kıymetli bir öğretmenimizi bugün sonsuz hayatına, gerçek hayatına uğurluyoruz. Öğretmenler bizlere hep doğruyu, güzeli öğretir. Yazdan hocamız da bugün bir kez daha bize hakikaten son dersini veriyor. İnsanlık dersini veriyor, insan olmanın, hayatın nasıl yaşanması gerektiğini bence anlatıyor. İnsanlar, hepimiz, her canlı fanidir ve bir gün ölümü tadacaktır. Gerçek hakikat budur. Ama fikirler ölmez, eserler ortada kalır. Hocamızın da binlerce eseri, evlatları, öğrencileri inşallah onun ideallerini, onun azmini, onun vatanseverliğini, onun adamlığını ve adanmışlığını yaşatacaktır. Hepimiz içinde böyle bir hayatı Rabbim nasip etsin. Hepimizin başı sağ olsun, eğitim camiamızın başı sağ olsun. Rabbim mekanını cennet eylesin. Rabbim başta hanımefendi ve evlatları ve tüm yakınları olmak üzere hepimize sabırlar nasip etsin. Varsa bir hakkımız helal olsun." Konuşmaların ardından okul bahçesinde yapılan duaların akabinde Taşdemir son yolculuğuna uğurlandı.

Özgür Özel’den Murat Çalık için "Kritik eşik" uyarısı: "Yüreğimiz ağzımızda, sonucu bekliyoruz Haber

Özgür Özel’den Murat Çalık için "Kritik eşik" uyarısı: "Yüreğimiz ağzımızda, sonucu bekliyoruz

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Murat Çalık'ın sağlık durumuna ilişkin, "Çalık cezaevinde kalmaya devam ediyor ve o günden bugüne hastalığının nüksetmesine yönelik olarak çok sayıda emare vardı, çok haklı kaygılar vardı. Şimdi yeni bir kitle oluştu ve o kitle alındı. Yüreğimiz ağzımızda, şimdi yine o laboratuvarın sonucunu bekleyeceğiz" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, KKTC'deki Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli ile parti genel merkezinde bir araya geldi. Yaklaşık 1 saat süren görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özel, dayanışma içinde olduklarını aktararak, "Zaten siyasete, Kıbrıs sorununa aynı perspektiften bakan, dünyada insanların siyasetten beklentilerine aynı bakış açısıyla çözüm üreten, aynı niyetle siyasete girmiş insanlar olarak dayanışmamızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. Özel, görevden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık ile Gezi davasından tutuklu bulunan Şehir Plancısı Tayfun Kahraman'ın sağlık durumlarıyla ilgili soru üzerine şunları söyledi: "Murat Çalık'ın hastalığı, Tayfun Kahraman'ın da öyle, cezaevi şartlarında beklenilecek bir hastalık değil. İyi beslenme, stresten uzak bir yaşam ve özellikle hem Tayfun Kahraman için hareket kısıtlamasının olmaması, Murat Çalık açısından da düzenli olarak ve özel diyetine dikkat ederek beslenmesi gerektiği doktorlar tarafından defalarca raporlara yazıldı. Murat Çalık için yazılan rapor, ilk rapor tahliyesi için yeterliydi ve tüm kamuoyu bunu bekliyordu. Ama adli tıp kurumunda yaşananlar ve ardından yeni sevk ve o yeni sevk sırasında hastane üzerinde oluşturulan baskı sonucunda ikinci rapor olması gerektiği gibi düzenlenmedi. Çalık cezaevinde kalmaya devam ediyor ve o günden bugüne hastalığının nüksetmesine yönelik olarak çok sayıda emare vardı, çok haklı kaygılar vardı. Şimdi yeni bir kitle oluştu ve o kitle alındı. Yüreğimiz ağzımızda, şimdi yine o laboratuvarın sonucunu bekleyeceğiz." "TAYFUN KAHRAMAN SUÇSUZDUR" Gezi olaylarında kendilerinin de bulunduğunu söyleyen Özel, "Oradaki arkadaşlar yatıyorsa hepimiz adına yatıyorlar. Ama en suçsuzlarımız yatıyorlar. Bu kadar net söylüyorum. Gezi, son derece haklı bir hassasiyetle başlayan 'ağaçlar kesilmesin diye' son derece barışçıl ve son derecede demokratik talepler içeren bir protestoydu. Son günlerinde yaşanan birkaç istisnai olayı hepimize ve özellikle içeride yatan arkadaşlarımıza yüklemeniz doğru değil" dedi. Tayfun Kahraman'ın suçsuz olduğunu savunan Özel, "Gezi olaylarında hepimiz vardık, en suçsuzumuz Tayfun Kahraman'dır. Tutmuş, onu 18 yıl hapse mahkum ettirmiş. Tayfun, oradaki görevi Şehir Plancıları Odası'nın başkanı olarak şehirle ilgili bir duyarlılığı dile getirmiştir" açıklamasında bulundu. "TÜRKİYE İLE OLAN İLİŞKİLERİMİZ BİZİM İÇİN YAŞAMSAL ÖNEME SAHİPTİR" CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli ise, iki partinin çok fazla ortak değerleri olduğunu aktararak, "Hukukun üstünlüğü, adalet, barış. Bunlar bizim için çok önemli ve temel ilkeler ve temel değerler. Kendi ülkelerimizde de bunun mücadelesini ve çalışmalarını sürdürüyoruz" diye konuştu. Demokratik değerlere daha fazla sahip çıkılması gereken bir dönemden geçildiğini aktaran İncirli, "Biz CTP olarak Türkiye ile olan ilişkilerimize çok büyük bir önem veriyoruz ve bu ilişkilerin doğru zeminde güçlü ve karşılıklı saygıya dayalı bir şekilde ilerlemesi üzerinde de çalışıyoruz. Türkiye ile olan ilişkilerimiz bizim için hayati öneme sahiptir" ifadelerini kullandı. Doğu Akdeniz'de hızla değişen bir jeopolitik yapı olduğunu belirten İncirli, "Bu bizi tedirgin ediyor. Bölgesel barış ve istikrarın anahtarının Kıbrıs'taki çözüm olduğunu da bir kez daha gösteriyor Doğu Akdeniz'deki jeopolitik değişim" şeklinde konuştu.

Yumurta alerjisi olanlara 'grip aşısı' uyarısı Haber

Yumurta alerjisi olanlara 'grip aşısı' uyarısı

Gribin nezle ile karıştırılmaması gerektiğini belirten Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Nuran Katgı, grip hastalığının ciddiye alınmasında fayda olduğunu belirtti. Doç. Dr. Nuran Katgı, her yıl mutasyona uğrayan influenza virüsünün, özellikle kronik hastalar, yaşlılar, hamileler ve çocuklar için ciddi tehlike oluşturduğunu belirtti. Gripten korunmanın en etkili yolunun her yıl güncellenen grip aşısı olduğunu dile getiren Doç. Dr. Nuran Katgı, "Aşının koruyuculuk oranı yüzde 70’e kadar çıkabiliyor. Ancak yumurta alerjisi olanlar yaptırmadan önce mutlaka doktoruna danışmalı" ifadelerini kullandı. Havaların soğumasıyla beraber bulaşıcı hastalıklara da gün doğdu. Özellikle influenza virüslerinin neden olduğu grip, her yıl bu dönemlerde yüzlerce insanı yatak döşek yatırır duruma getiriyor. Hal böyle olunca uzmanlar da gribe karşı dikkat edilmesi gerekenler hakkında vatandaşları uyarıyor. Gribin, kamuoyunda basit bir hastalık olarak görüldüğüne ve de en çok nezle ile karıştırıldığına dikkat çeken Medicana International İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nuran Katgı, grip hastalığının ne olduğunu ve de bu hastalığa karşı nasıl kişinin kendini koruması gerektiğini anlattı. Doç. Dr. Nuran Katgı, "Grip, influenza virüslerinin neden olduğu, yüksek ateş, kas ağrısı, halsizlik ve öksürükle seyreden bir solunum yolu enfeksiyonudur. Nezle ise daha hafif seyirli virüslerle oluşur. Nezlede burun akıntısı ve boğaz ağrısı ön plandayken, gripte ani başlayan ateş ve kırgınlık dikkat çeker" dedi. HER YIL AŞI MUTLAKA YENİLENMELİ Grip aşısı, vücudu influenza virüsünün yüzey proteinlerine karşı antikor üretmeye yönlendirdiğini ve böylece kişinin virüsle karşılaştığında bağışıklık sisteminin hızlı yanıt verebildiğini aktaran Doç. Dr. Nuran Katgı, "Grip aşısı olan kişilerde hastalık ya hiç gelişmez ya da hafif seyreder" açıklamasını yaptı. Grip aşısının her yıl yenilenmesiyle ilgili de açıklama yapan Doç. Dr. Nuran Katgı, "Grip virüsü sürekli genetik değişim geçirir; bu sürece ‘antijenik drift’ denir. Küçük mutasyonlar virüsün yüzey yapısını değiştirir, önceki yıl oluşan bağışıklık yeni suşlara tam koruma sağlayamaz. Bu nedenle her yıl güncellenmiş aşılar uygulanır" dedi. Öte yandan özellikle grip aşısı olması gereken gruplara dikkat çeken Doç. Dr. Nuran Katgı, "65 yaş üstü bireyler, kronik hastalığı olanlar, hamileler, sağlık çalışanları ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler öncelikli gruplardır. Özellikle akciğer hastalığı olan bireyler (KOAH, astım vb.) fazla risk altındadır. Çünkü bu hastalarda solunum kapasitesi sınırlıdır. Grip, bronşlarda iltihap ve daralmaya yol açarak solunumu zorlaştırır ve zatürre riskini artırır" diye konuştu. Öte yandan hamileler ve emziren annelerin grip aşısından çekinmemesi gerektiğine vurgu yapan Doç. Dr. Nuran Katgı, "Hamileler ve emziren anneler için de grip aşısı güvenlidir. Özellikle ikinci ve üçüncü trimesterde yapılması önerilir. Anne ve bebeği hem gripten hem de komplikasyonlardan korur. Ayrıca 6 ayın üzerindeki tüm çocuklara da yıllık grip aşısı önerilir. İlk kez aşılanacak 6 ay-8 yaş arası çocuklara iki doz arayla uygulanır" mesajını verdi. Kanser hastaları, immün yetmezliği olanlar ve kronik hastalar için aşı güvenliği konusuna da ayrıca değinen Doç. Dr. Nuran Katgı, "İnaktive (ölü) grip aşıları güvenlidir. Bu gruplarda canlı virüs içermediği için enfeksiyon riski oluşturmaz, ancak bağışıklık yanıtı daha zayıf olabilir" diye konuştu. ŞİDDETLİ YUMURTA ALERJİSİ OLANLAR DİKKAT Grip aşısının koruyuculuk oranı ve yan etkileri hakkında merak edilenleri yanıtlayan Doç. Dr. Nuran Katgı, "Koruyuculuk oranı genellikle yüzde 50-70’tir. Bu oran düşük görünse de hastalığın şiddetini, hastaneye yatış ve ölüm riskini önemli ölçüde azaltır. Aşının yan etkileri olarak kişide hafif kas ağrısı, enjeksiyon yerinde hassasiyet ve düşük ateş görülebilir. Şiddetli yumurta alerjisi olanlarda dikkatli olunmalıdır" sözlerini kaydetti. KOAH ve astım gibi hastalıkları olan kişilerin gribe karşı öncelikle aşı olarak önlem almasında fayda olduğunu dile getiren Doç. Dr. Nuran Katgı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Grip, bu hastalıklarda alevlenmelere neden olur. Solunum yolu iltihabı artar, oksijen düşer ve hastane yatışı gerekebilir. Aşılanmayan solunum hastalarında grip bazı komplikasyonlara neden olabilir. Zatürre, solunum yetmezliği ve sepsis gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Grip aşısı doğrudan zatürreye karşı değil, ancak grip sonrası gelişen bakteriyel zatürreyi önlemede etkilidir. Dörtlü aşı ise iki A ve iki B tipi influenza suşuna karşı koruma sağlar. Özellikle riskli gruplarda tercih edilir." BU AY AŞINIZI YAPTIRABİLİRSİNİZ Grip aşısı yaptırmak için en uygun dönemin Ekim ve Kasım ayları olduğunu aktaran Doç. Dr. Nuran Katgı, "Aşı yaptırdıktan sonra bağışıklık 2 hafta içinde gelişir, grip sezonu öncesinde koruma başlar. Aşı sayesinde vücutta oluşan koruyuculuk 6-12 ay sürer. Grip aşısıyla birlikte aynı dönemde COVID ve zatürre aşıları da farklı vücut bölgelerine yapılmak şartıyla aynı gün uygulanabilir. Etkileşimleri yoktur. Aile hekimliklerinde grip aşısı risk grubundakilere ücretsiz yapılır. Diğer kişiler eczanelerden reçete ile temin edebilir" bilgisini paylaştı. Grip aşısı konusunda toplumda bazı mitlerin olduğuna da dikkat çeken Doç. Dr. Nuran Katgı, ‘Güçlü bağışıklığa sahip olanların aşıya ihtiyacı yok’ ve ‘Her yıl aşı olunca bağışıklık tembelleşiyor’ gibi söylemlere şu cevabı verdi: "Bu yaklaşımlar yanlıştır. Güçlü bağışıklık sistemi bile yeni suşlara karşı savunmasız olabilir; aşı özgül koruma sağlar. Aşılar bağışıklığı tembelleştirmez, aksine doğal enfeksiyon yaşamadan koruyucu bellek oluşturur. Vitamin takviyeleri genel bağışıklığı destekler ama gribe özgül koruma sağlamaz. Etkili yöntem grip aşısıdır. Grip, basit bir soğuk algınlığı değildir; ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Aşı güvenlidir, her yıl milyonlarca kişiye uygulanır."

Şap hastalığıyla mücadele eden kuzu yürekleri burktu Haber

Şap hastalığıyla mücadele eden kuzu yürekleri burktu

Bursa'nın Yenişehir ilçesinde şap hastalığı nedeniyle annesi ve kardeşleri ölen kuzunun ayakta kalma mücadelesi yürek burktu. Aylardır süren şap hastalığı ülkenin birçok yerinde büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkla uğraşanlara zor günler yaşatırken besiciler ve hayvanlarının karşılaştığı zorluklar pandeminin ve mücadelenin boyutunu gözler önüne seriyor. Yenişehir'de sığırlar kadar koyunları da ciddi anlamda etkileyen şap hastalığı, kuzu ölümlerine, yavru atmalarına, süt ve et kayıplarına yol açtı. İlçenin kırsal Karacaali Mahallesi'nde bir küçükbaş hayvan çiftliğinde şap hastalığı nedeniyle ayakta durmakta bile güçlük çeken kuzunun hikayesi yürek burkuyor. Henüz birkaç günlük olan ve doğumda bir kardeşini, doğumdan sonra da annesi ve diğer kardeşini kaybeden kuzu, minik bedeniyle şap hastalığına direnmeye çalışıyor. Biberonla beslenen kuzu, hastalığı atlatamazsa birkaç gün içinde belki de saatler içinde mücadeleye yenik düşecek. Besici Mehmet Emin Turgut, yaklaşık 20 gün önce koyunlarının bir bölümünün doğum yaptığını belirterek, "130-140 koyunum doğurdu. Diğer ayırdığımız 12-13 koyun ikiz ve üçüc dogumlar yaptı. Şap nedeniyle kuzularımızdan 18'i öldü" dedi. 4 GÜNDE 400 BİN LİRALIK ZARAR Koyunlarının topallamaya başlamasıyla şap hastalığına yakalandıklarını anladığını dile getiren Turgut, şunları söyledi: "Anaç koyunlarımızdan da ikisi öldü. Yavru atmalar da yaşadık. 400 bin liraya yakın zararımız var. Bu hastalık niye halen sürüyor, niçin önleyemedik? 9 aydır sürüyor hastalık ve nasıl önlenemediğini çözemiyorum. Berbat bir hastalık. Doğan kuzu bir süre sonra soluk alamıyor ansızın kalp krizi geçirip ölüyor. 4 günde 400 bin liralık zarar anlık zarar. Kuzuların büyüdüğünü, yavru verdiğini düşünseniz zarar daha da büyüyecek. Zararlarımızın karşılanmasını istiyoruz." Şap nedeniyle bir kuzusunun yalnız kaldığını anlatan Turgut, "Sabah kuzunun ölüsünü görmek dünyanızı yıkıyor. Ailenin bir parçası gibiler. Koyunumun biri üçüz doğum yaptı. Kuzulardan biri doğumda öldü. Diğeri annesiyle şapa yenik düştü. Geriye kalan kuzu da çok zayıf. Mücadele ediyor ama çok umutsuz" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.