SON DAKİKA
Hava Durumu

#Havacılık

Söz Bursa - Havacılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Havacılık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Erdoğan duyurdu: Dünyada bu güce sahip 10 ülkeden biriyiz! Haber

Erdoğan duyurdu: Dünyada bu güce sahip 10 ülkeden biriyiz!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla; SANCAR SİDA İnsansız Deniz Aracı Hizmete Alma Töreni, HAVELSAN Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi Temel Atma Töreni, HAVELSAN KAAN Teknoloji Merkezi ile Deniz Savaş Yönetim Sistemi Merkezi Ek Binası Açılış Töreni gerçekleştirildi. HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nde düzenlenen törene Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de katıldı. "ENVANTERİMİZE KATACAĞIMIZ SANCAR SİDA İLE DENİZLERDEKİ İNSANSIZ KABİLİYETLERİMİZİ GÜÇLENDİRİYOR, GÜVENLİĞİMİZİ, ETKİNLİĞİMİZİ VE GÖZETİM KAPASİTEMİZİ ARTTIRIYORUZ" SİDA ve buna benzer birçok proje ile Türkiye’nin mühendislik aklına, savunma alanındaki imkân ve kabiliyetlerine bir kez daha şahitlik ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Envanterimize katacağımız Sancar SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor, güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi arttırıyoruz. Simülatör üretim ve entegrasyon tesisiyle eğitim, hazırlık ve sürdürülebilir operasyon altyapımızı büyütüyor, insan kaynağımızı daha nitelikli hale getiriyoruz. Bu kompleks tamamlandığında simülasyon teknolojilerinde Avrupa’nın en büyük üretim ve entegrasyon tesisi olacak. Kaan Teknoloji Tesisi ve Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi ile hava ve deniz platformlarımızın kritik teknoloji omurgasını inşallah daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu gurur verici sistem, tesis ve platformları bizlere kazandıran HAVELSAN’ımızı yürekten tebrik ediyor, kendilerine şahsım ve milletim adına şükranlarımı iletiyorum" diye konuştu. "TÜRKİYE OLARAK SAVUNMA ALANINDA DİJİTAL EGEMENLİĞİ MİLLİ GÜVENLİĞİMİZİN AYRILMAZ BİR PARÇASI OLARAK GÖRÜYORUZ" Caydırıcılığın yalnızca sahip olunan sistem ve platformların sayısıyla ölçülemediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Günümüzde caydırıcılığın belirleyici faktörleri, platformlara akıl veren yazılım, güvenli veri akışı, kesintisiz haberleşme ve siber dayanıklılıktır. Bunun için Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün hizmete alacağımız, açılışını gerçekleştireceğimiz ve temellerini atacağımız bu yatırımlar, savunma ekosistemimizin bütüncül kapasitesini ve tesirini artıracak stratejik hamlelerin devamıdır. Bu tesis ve platformlarla birlikte mühendislik süreçlerimiz daha da hızlanacak. Test ve doğrulama disiplinimiz güçlenecek. Eğitim ve simülasyon kabiliyetlerimiz genişleyecek. Deniz ve hava unsurlarımızın yazılım temelli yetenekleri inşallah daha da yukarılara taşınacak" ifadelerini kullandı. "ARTIK KENDİ TEKNOLOJİSİNİ TASARLAYAN, KENDİ YAZILIMINI ÜRETEN VE ÜRETTİKLERİNİ TÜM DÜNYAYA İHRAÇ EDEN BİR TÜRKİYE VAR" Güvenlik ve savunmanın asla tek boyutlu olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güçlü bir savunma mimarisi denizin derinliklerinden uzaya, karadan siber güvenliğe kadar her alanı kapsamak mecburiyetindedir. Biz hamdolsun özellikle insansız teknolojilerde son 23 yılda yaptığımız atılımla bugün artık tüm dünyaya parmak ısırtan bir seviyeye eriştik. Bu seviyeye dost ve müttefik bildiklerimizin önümüze çıkardığı engellere rağmen sabırla ulaştık, azimle ulaştık. Her hamlemizi en ince ayrıntısına kadar titizlikle planlayarak ulaştık. Bir zamanlar yüzde 80 düzeyinde olan dışa bağımlılık seviyesini yüzde 20'ye indirdik. Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, firmalarımız, tersanelerimiz havada, karada ve denizde tarihi bir başarı hikâyesi yazdı. Cenab-ı Allah'a hamdolsun ki artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var. Artık 3T modelini, yani tespit, teşhis ve taarruz süreçlerini yerli ve milli teknolojisiyle tatbik eden, dünyada yıldızı giderek yükselen bir Türkiye var. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, bugün Türkiye dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biridir" açıklamasında bulundu. "GEÇTİĞİMİZ SENE SAVUNMA İHRACATIMIZ BİR ÖNCEKİ YILA KIYASLA YÜZDE 48 ORANINDA ARTARAK 10 MİLYAR DOLARI GERİDE BIRAKTI" Savunma ve havacılık ihracatında her geçen yıl yeni rekorlar kırıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakınız sadece geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı. Bu rakam -dikkatinizi çekerim- 2002'de yalnızca 248 milyon dolardı. Halihazırda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. 2028'de 11 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşarak, savunma ve havacılık ihracatında inşallah dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğiz. 2025 sonu itibariyle savunma sanayindeki proje hacmimiz 100 milyar doların, proje sayımız ise 1.400'ün üzerine çıktı. Peki biz bu başarıları nasıl elde ettik? Her şeyden önce kendimize inandık. Aziz milletimize güvendik. Bu ülkenin gençlerine yatırım yaptık ve onların önünü açtık. Diğerleri yapabiliyorsa biz neden yapamayalım diyerek bu yola çıktık. Tam bağımsız Türkiye idealini savunma alanında kararlı bir devlet politikası olarak benimsedik ve uyguladık. Kritik teknolojiler başta olmak üzere sistemlerimizi, platformlarımızı, altyapımızı, sürekli gelişen, sürekli yenilenen bir teknoloji ekosistemine dönüştürdük" dedi. "HAVELSAN SAVUNMA GÜCÜMÜZÜN DİJİTAL OMURGASINI TEŞKİL EDEN YÜZ AKI KURUMLARIMIZIN BİRİDİR" HAVELSAN’ın son 22 yılda birçok gelişim kaydettiğini anlatan ve son gelişmelere dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Bundan 22 sene önce HAVELSAN’a geldiğimde yabancı hava platformlarının simülatörlerini tecrübe ettiğimiz, dışa bağımlılığın sınırlarını her alanda hissettiğimiz o eski günleri çok iyi hatırlıyorum. Bugün ise yerli ve milli platformlarımızı kendimiz simüle edebiliyor, kritik süreçleri kendi yazılımımızla, kendi mühendisliğimizle yönetebiliyoruz. Bu büyük dönüşümde diğer kurumlarımız gibi HAVELSAN’ımızın da çok büyük bir payı ve emeği vardır. Şunu büyük bir kıvançla ve memnuniyetle ifade etmek isterim: Yürüttüğü projeler, gerçekleştirdiği çalışmalarla HAVELSAN, komuta kontrol, simülasyon, eğitim, siber güvenlik ve otonom kabiliyetler gibi alanlarda savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızın biridir. Türkiye'nin savunma gücünü yazılımla büyüten, akılla derinleştiren, entegrasyonla hızlandıran stratejik bir kuvvet Çarpanıdır HAVELSAN. Bakın HAVELSAN’ımız şu anda çok önemli projeler yürütüyor. Türkiye'nin geleceği adına hayati bir misyonu icra ediyor. Bulut bilişim sistemi projesi bunlardan biridir. Bu proje nihayete erdiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin karargahlarındaki operasyonlar, insanlı ve insansız sistemler HAVELSAN’ımızın komuta kontrol yazılımlarıyla gerçek zamanlı olarak yönetilecek. Yine HAVELSAN’ımızın geliştireceği yerli siber kalkanla korunacak bu sistemle stratejik, operatif ve taktiksel kabiliyetlerimizi tahkim edeceğiz. Şurası da mühimdir; eğer bir ülkenin yazılımları milli değilse, o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Dolayısıyla tam bağımsızlık teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez. İşte bu anlayışla Türkiye’nin verileri Türkiye’de kalmalı diyerek milli teknoloji hamlemizi yazılım sektöründe de devreye aldık. Türkiye’nin en kritik verileri HAVELSAN gibi milli ve güvenilir kurumlarımızın yazılımlarıyla kodladık. Kurumlarımızın altyapılarını HAVELSAN’ın milli mühendislik ürünü Kovan yeni nesil iş yönetim sistemiyle koruyor ve güçlendiriyoruz. Savunma ve bilişim sistemlerimize yaptıkları bu önemli katkılardan ötürü HAVELSAN ailesinin tüm mensuplarına bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum." "BİZ HER ALANDA TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE ÜLKÜSÜYLE İLERLERKEN, ‘BUNLAR BİZİM BAŞIMIZA İŞ AÇACAK, BU YOLDAN DÖNÜN’ DİYEN KİFAYETSİZLER OLDU" Gelinen bu noktaların zahmetsiz olmadığını tam aksine bir sürü zorluklarla karşılaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uzun olduğu kadar dikenli de olan bu yolda önümüzü kesmek, ümidimizi yıkmak, cesaretimizi kırmak isteyenler oldu. ‘Biz neden kendimiz üretelim, neden bunca sıkıntıya girelim? Hazır yapılmış var, onları alalım’ diyen vizyonsuzlar oldu. Biz her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken, ‘bunlar bizim başımıza iş açacak, bu yoldan dönün’ diyen kifayetsizler oldu. Bunların hiçbirini aldırmadık, öğrenilmiş çaresizliklerin girdabına kapılmadık. Bizi kendi seviyelerine çekmek isteyenlere kulak asmadık. Vecihi Hürkuş’ların, Piri Reis’lerin, Barbaros Hayrettin Paşa’ların hayallerini gerçeğe dönüştürmek için canımızı dişimize taktık. 1940'lı yılların ilk yarısında kendi tasarlayıp geliştirdiği altı kişilik çift motorlu Nut-38 yolcu uçağını İstanbul'dan Ankara'ya 90 dakikada uçuran Nuri Demirağ'ın yarım kalan hikayesini tamamlamak için uğraştık. Merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin davasını, mefkuresini kuvveden fiile çıkarmak, onun gibi nice akıncının, nice kahramanın ektiği tohumları yeşertmek için durmaksızın çalıştık. ‘Yüzyıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile aciz bu milleti, radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini yapmaya zorlayacak bir nizam, istersen bunları tenekeden yap, fakat kendin yap diyecek bir nizam.’ İşte üstat Necip Fazıl'ın bu sözlerle resmettiği o muhteşem nizamı Allah'a hamdolsun savunma sanayinde kurmayı başardık. İnşallah bundan sonra da aynı azimle, aynı iştiyakla, aynı şevk ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. "TEK DERDİMİZ, BÖLGEMİZLE BİRLİKTE KÜRESEL BARIŞ VE GÜVENLİĞE, HUZUR VE İSTİKRARA EN YÜKSEK DÜZEYDE KATKI SUNAN BİR TÜRKİYE İNŞA ETMEKTİR" Geliştirilen tüm teknolojilerin bir amacının olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz tüm bu teknolojileri bir amacımız, bir hedefimiz, bir davamız olduğu için, millet olarak asra mührümüzü vuracağımız Türkiye yüzyılını inşa etmek için geliştiriyoruz. Farklı vesilelerle dile getirdiğim bir hususu bugün tekrar sizlerle paylaşmak isterim. Bizim kimsenin bir avuç toprağında gözümüz yoktur. Tahakküme dayalı bir güç ve nüfus peşinde asla değiliz. Tek derdimiz, bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir. Dost-düşman herkesin ilkeli duruşundan emin olduğu, sözünü, tavrını ve eylemlerini tüm dünyanın pür dikkat takip ettiği bir Türkiye inşa etmektir. Elimizi ve gerektiğinde gövdemizi taşın altına işte bunun için koyuyoruz. Tarihimize ve değerlerimize yakışır şekilde büyük millet olmanın hakkını vererek, yolumuza inşallah bu şekilde devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "NATO'NUN ALMANYA'DA DÜZENLENEN TATBİKATINDA ORDUMUZ BAYRAKTAR TB3 VE TCG ANADOLU GEMİMİZLE BİRLİKTE ADETA DESTAN YAZDIK" Türk Silahlı Kuvvetlerinin NATO tatbikatında sergilediği başarılı performans hakkında da konuşan Erdoğan, "NATO'nun Almanya'da düzenlenen tatbikatında ordumuz Bayraktar TB3 ve TCG Anadolu gemimizle birlikte adeta destan yazdık. Bu önemli tatbikatta Bayraktar TB3, Baltık Denizi'nin zorlu hava koşullarında atışlı görev icra edip, TCG Anadolu'ya emniyetli iniş yaparak NATO'nun en dikkat çekici performanslarından birine imza attı. Eurofighter savaş uçaklarıyla koordineli bir şekilde 8 saat havada kalan Bayraktar TB3 toplamda 1700 kilometrelik mesafe kat ederek üstün yeteneklerini tek tek sergiledi. Donanma havacılığı konseptine yeni bir soluk getiren bu başarılarda emeği geçen her bir kardeşimi yürekten tebrik ediyorum. Rabbim daha nice başarıları, nice eserleri bu aziz millete kazandırmayı sizlere, bizlere, hepinize inşallah nasip eylesin diyorum" ifadelerine yer verdi.

Geleceğin uçuş teknolojileri için termal koruma Haber

Geleceğin uçuş teknolojileri için termal koruma

BTÜ öğrencileri, TUSAŞ iş birliğiyle yürüttükleri projede, geleceğin uçuş teknolojileri için ısıya dayanıklı malzemeler geliştiriyor. Proje sonunda elde edilecek sonuçlarla geliştirilecek bu malzemelerin, gelecekte çok yüksek hızlarda uçan hava ve uzay araçlarında kullanılabilmesi hedefleniyor. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü öğrencileri Busenaz Seçilmiş, Hakan Kenar ve Salim İskeçeli’nin hazırladığı proje, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tarafından desteklenen Lift Up Sanayi Odaklı Lisans Bitirme Tezi Projesi kapsamında kabul edildi. “Süpersonik ve Hipersonik Uygulamalar İçin Yüksek Sıcaklık Dayanımlı Kompozitlerin Geliştirilmesi” başlıklı proje ile çok yüksek hızlarda uçan hava ve uzay araçlarında karşılaşılan aşırı sıcaklığa ve zorlayıcı koşullara dayanabilecek yeni malzemelerin geliştirilmesi hedefleniyor. Genç mühendis adaylarına akademik olarak Prof. Dr. Hasan Kotan ve Dr. Öğretim Üyesi Burak Küçükelyas rehberlik ederken, sanayi danışmanlığını TUSAŞ’tan Doç. Dr. Mete Bakır üstleniyor. Amaç uçuş esnasında zorlu koşullara dayanacak malzeme geliştirmek… Proje hakkında bilgi veren öğrenciler, özellikle süpersonik ve hipersonik uçuşlarda kullanılan araçların çok yüksek sıcaklıklara ve ağır yüklere maruz kaldığını belirtti. Mevcut malzemelerin bu şartlarda yetersiz kalabildiğine dikkat çeken ekip, amaçlarının bu zorlu koşullara dayanabilecek daha güçlü ve güvenli malzemeler geliştirmek olduğunu ifade etti. Seramik esaslı katkılar kullanılacak Çalışma kapsamında, yüksek sıcaklığa dayanıklı özel alaşımlar geliştirilecek ve bu malzemelerin dayanımını artırmak için seramik esaslı katkılar kullanılacak. Bu sayede malzemelerin hem ısıya hem de dış etkilere karşı daha uzun ömürlü hâle getirilmesi amaçlanıyor. Öğrenciler, elde edilecek sonuçların gelecekte çok yüksek hızlarda uçan hava ve uzay araçlarında kullanılabileceğini ve Türkiye’nin yerli malzeme üretim gücüne önemli katkı sağlayacağını belirtti. Rektör Çağlar: Öğrencilerimizin başarısı gurur verici BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, öğrencilerin henüz lisans düzeyindeyken savunma ve havacılık gibi stratejik alanlara yönelik projelerde yer almasının gurur verici olduğunu belirtti. Rektör Çağlar, “Üniversite olarak öğrencilerimizi yalnızca teorik bilgiyle değil, sanayinin gerçek ihtiyaçlarına cevap verebilecek projelerle yetiştirmeyi önemsiyoruz. TUSAŞ iş birliğiyle yürütülen bu çalışma, genç mühendis adaylarımızın ülkemizin havacılık ve uzay hedeflerine somut katkı sunabileceğini gösteriyor. Öğrencilerimizi ve onlara rehberlik eden akademisyenlerimizi tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

GUHEM’de HÜRKUŞ rüzgarı: Efsane Pilot Murat Özpala tecrübelerini paylaştı Haber

GUHEM’de HÜRKUŞ rüzgarı: Efsane Pilot Murat Özpala tecrübelerini paylaştı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, TÜBİTAK destekleriyle kente kazandırılan Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), havacılık ve uzay alanındaki etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) iş birliğiyle düzenlenen söyleşide, HÜRKUŞ Uçakları Baş Uçuş Test Pilotluğu Şefi Murat Özpala, mesleki deneyimlerini ve havacılığın kalbine uzanan yolculuğunu katılımcılarla paylaştı. Alanında Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı merkezlerinden biri olan GUHEM, havacılık ve uzay profesyonellerini gençlerle ve ziyaretçilerle buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen söyleşide Özpala; uçuş test süreçleri, kokpit içinde alınan kritik kararlar ve test pilotlarının taşıdığı büyük sorumluluklara dair önemli bilgiler aktardı. “GUHEM, Bir Hayalin Somut Karşılığı” GUHEM’de bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Murat Özpala, merkeze ilk kez geldiğini ve bu kadar geç kaldığı için hayıflandığını dile getirdi. Özpala, “Buraya herkesin gelmesi lazım. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin mutlaka ziyaret etmesi gereken bir merkez. 2012 yılında Kanada’da International Test Pilot School’da eğitim aldım. Eğitim sürecimde NASA tesislerinden Smithsonian Havacılık ve Uzay Müzesi’ne kadar dünyanın önde gelen merkezlerini gezme fırsatı buldum. O müzelerde hep şunu düşünürdüm: ‘Acaba Türkiye’de de çocuklarımız böyle imkânlara sahip olur mu?’ Bugün GUHEM’de olmak, o hayalin somut bir karşılığını görmek gibi oldu. Burası genç, dinamik ve işine gönül vermiş bir ekip tarafından yönetilen, gerçekten ilham verici bir merkez. Bu merkezin hayata geçmesini sağlayan herkese teşekkür ediyorum.” dedi. “BTSO’nun Böyle Bir Merkezi Hayata Geçirmesi Çok Kıymetli” Yoğun ilgiyle gerçekleştirilen etkinliğe İstanbul’dan katılan öğretmenlerden Meryem Kara, havacılığa olan ilgisinin kendisini GUHEM’e getirdiğini söyledi. Kara, “Açıkçası buraya gelirken etkinliğin neden Bursa’da yapıldığı ya da bizi tam olarak nelerin beklediği konusunda çok net bir fikrimiz yoktu. Ancak merkezin kapısından içeri adım attığımız anda havacılık atmosferini solumaya başladık. Özellikle girişte, uçak burnunu temsil edecek şekilde tasarlanmış figür beni çok etkiledi. Murat Hoca’nın sunumuna katılmak için asansörle yukarı çıktık. Asansörün içi, hayatımda belki de hiç bulunamayacağım bir ortamı simüle ediyordu. Bir uzay istasyonu içerisindeymişsiniz hissini birebir yaşatıyordu. BTSO’nun böyle bir merkezi hayata geçirmesi gerçekten çok kıymetli. Buranın herkes tarafından gelip görülmesi, deneyimlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Merkezde, simülatörlerden uzayla ilgili etkinliklere kadar her detayı düşünülmüş, çok kapsamlı bir ortam oluşturulmuş. Aklı havada olan herkesin mutlaka gelip görmesi, deneyimlemesi ve bu tür çalışmaların çoğaltılması gerektiğinin bilincinde olması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. “Unutulmaz Bir Deneyim Yaşadık” Etkinliğe Ankara’dan katılan öğrencilerden Birci Öner, GUHEM’in kendisi için son derece eğlenceli ve öğretici bir merkez olduğunu belirterek, “Ay yürüyüşü simülatörü ve HÜRKUŞ uçağıyla yapılan uçuş deneyimi benim için unutulmazdı. Gerçekten çok keyif aldım.” dedi. İstanbul’dan Bursa’ya GUHEM’i görmek için gelen öğrencilerden Meryem Hafsa Reşat ise, “Simülatörleri inanılmaz derecede seviyorum. Uçaklara olan ilgim buraya geldikten sonra daha da arttı. Hatta buraya daha sık gelebilmek için Bursa’da yaşamak isterim.” diye konuştu.

Malatya TSO heyetinden BTSO’nun eğitim, teknoloji merkezlerine ziyaret Haber

Malatya TSO heyetinden BTSO’nun eğitim, teknoloji merkezlerine ziyaret

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) teknoloji merkezi fizibilite gezisi kapsamında Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı (BTSO) ziyaret etti. BTSO öncülüğünde hayata geçen yüksek teknoloji, Ar-Ge, eğitim ve inovasyon odaklı projeleri yerinde inceleyen Malatya TSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, “Doğunun gelişmekte olan sanayisini güçlendirmek için BTSO tarafından hayata geçirilen başarılı uygulamaları örnek alıyoruz.” dedi. MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ve Meclis Başkanı Hakan Er’in de yer aldığı heyet, BTSO tarafından hayata geçirilen BUTEKOM, BUTGEM, BTSO Enerji Verimliliği Merkezi (EVM), Bursa Model Fabrika, Mutfak Akademi ve GUHEM gibi yüksek teknoloji, Ar-Ge, eğitim ve inovasyon odaklı merkezlerde incelemelerde bulundu. Malatya heyeti ziyaretlerin ardından BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Oda’nın Yönetim Kurulu üyeleri Haşim Kılıç ve Muhsin Koçaslan ile bir araya geldi. “Oyunu Kuran Tarafta Olmak Zorundayız” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın üretim ve sanayi gücünün Türkiye ekonomisindeki dönüştürücü rolüne dikkat çekti. Başkan Burkay, bilgi ve teknolojinin küresel ölçekte stratejik güç haline geldiğini belirterek, “Bizim kültürümüz ayak uydurmaktan çok oyun kurmaya yatkın. Bu coğrafyada oyun kurucu bir akıl var. Başkalarının kurduğu oyunda yer almak değil, oyunu kuran tarafta olmak zorundayız. Bunun yolu da teknolojiyi üretmekten ve vizyoner projeleri hayata geçirmekten geçiyor. Odalar olarak bulunduğumuz şehirlere bu vizyonu kazandırmak en temel sorumluluğumuz.” dedi. Bursa’nın tekstil, otomotiv, makine ve kimya sektörlerinde sahip olduğu birikimle yeni nesil alanlarda da öncü bir rol üstlendiğini belirten Burkay, “Uzay, havacılık, savunma, bilişim ve yazılım gibi stratejik sektörlere yönelmemiz tesadüf değil. BTSO olarak sanayimizin dijital ve yeşil dönüşümünü destekleyen projeler üretmeye devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı. “Üretim Potansiyelini Ortak Akılla Büyütelim” Malatya Ticaret ve Sanayi Odası heyetinin, Bursa’daki örnek projeleri yerinde incelemek üzere gerçekleştirdiği ziyarete de değinen Başkan Burkay, iki şehir arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekerek, “Anadolu’nun üretim potansiyelini ortak akılla büyütmek hepimizin ortak hedefi olmalı. Malatya heyetimizin Bursa’da yürüttüğümüz TEKNOSAB, BUTEKOM, Model Fabrika ve MESYEB gibi projeleri yakından incelemesi, şehirlerimiz arasındaki sinerjiyi artırmak açısından büyük önem taşıyor. Ülkemizin her bölgesinde güçlü sanayi altyapısı oluşturmak, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü de yükseltecektir.” diye konuştu. “BTSO’nun Desteği Bizim İçin Çok Kıymetli” Malatya TSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu da Bursa’nın Türkiye’nin sanayi dönüşümündeki konumuna dikkat çekerek, “Bursa, üretimdeki gücüyle ülkemiz için çok kıymetli bir konumda. Osmanlı’nın temellerinin atıldığı bu şehir, tarımdan sanayiye geçiş sürecini en başarılı şekilde yöneten illerimizden biri. Buradaki sanayi kuruluşlarının birçoğu dünyanın her yerine ihracat yapabilecek kapasitede. Bizler de doğunun gelişmekte olan sanayisini güçlendirmek için BTSO’nun öncülüğünde Bursa’daki başarılı uygulamaları örnek alıyoruz. Güçlü Türkiye, tüm illerinin potansiyelini büyüterek olur. Bu anlamda BTSO’nun vizyonu ve desteği bizim için çok kıymetli. Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’a, BTSO Yönetim Kurulu’na ve tüm çalışanlara misafirperverlikleri ve bilgi paylaşımı için teşekkür ediyoruz.” açıklamasında bulundu. “BTSO’yu Yakından Takip Ediyoruz” Malatya TSO Meclis Başkanı Hakan Er ise Bursa’nın Cumhuriyet tarihi boyunca sanayi ve teknolojide Türkiye’ye yön veren şehirlerden biri olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti: “Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı yakından takip ediyoruz. Sürekli atılım içinde olan, üyelerine ve sanayi bölgesine yeni teknolojilerle destek sağlayan bir Oda. Bursa o kadar güçlü bir ekosisteme sahip ki; üretimden eğitime bilimden tasarıma kadar her alan, birbirini tamamlıyor. Bu projeleri yerinde görmek bizim için çok değerliydi. Bugün burada bulunmamızın amacı, Bursa’daki bu yatırımları ve projeleri Malatya’da da uygulamaya koyabilmek. Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’a ve BTSO yönetimine teşekkür ediyoruz.”

Uzay ve Havacılığın derinliklerini GUHEM’de keşfediyorlar Haber

Uzay ve Havacılığın derinliklerini GUHEM’de keşfediyorlar

Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), çocuklara uzay ve havacılık alanında keşif dolu bir deneyim sunuyor. Milli Uzay Programı’nın ‘uzay farkındalığı oluşturma’ hedeflerinde en önemli rolü üstlenen GUHEM, Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçi ağırlamayı sürdürüyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, TÜBİTAK destekleriyle hayata geçirilen GUHEM, ziyaretçilerine 154 interaktif düzenek ile Ay’da yürüme, uçak simülatöründe pilotluk yapma gibi uygulamalarla hem eğlenceli hem de öğretici bir ortam sağlıyor. Bilim iletişimcileri eşliğinde düzenlenen atölyelerde, ziyaretçiler, roket teknolojileri, uydular, Güneş Sistemi, ötegezegenler ve göktaşları gibi konularda önemli bilgiler ediniyor. Alanında Avrupa’nın en büyük merkezi olan GUHEM’i, Türkiye’nin farklı şehirlerinden binlerce öğrenci ve öğretmen ziyaret etmeyi sürdürüyor. 2023 yılından itibaren “Dünya Uzay Haftası Ulusal Koordinatörlük” görevini yürüten merkez, etkinliklerle gençleri, bilim insanlarını ve toplumu geleceğin uzay çalışmalarına daha da yakınlaştırmayı hedefliyor. “Öğrencilerimiz GUHEM’i Çok Seviyor” Bandırma’dan Bursa’ya gelen ve öğrencileriyle birlikte GUHEM’i ziyaret eden Okul Müdürü Melih Ustaoğlu, “Bugün ortaokul ve lise öğrencilerimizle birlikte burada çok güzel bir gün geçirdik. Daha önce de farklı öğrenci gruplarımızla burayı ziyaret etmiştik. Fırsat buldukça buraya gelmeye devam edeceğiz. Çünkü öğrencilerimiz GUHEM’i çok seviyor ve büyük bir ilgiyle takip ediyor. Programımız belli olur olmaz çocuklar heyecanla bugünü bekledi. GUHEM, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise beşinci büyük merkezi konumunda. Çocuklarımız için harika bir deneyim oldu. Bu ziyaret sayesinde uzaya ve pilotluğa olan ilgilerinin arttığını, hatta bu alanda ilerlemek isteyen öğrencilerimizin olduğunu görmek bizi çok mutlu etti.” dedi. “Burada Devasa Uzay Araçları Var” GUHEM ziyaretine İnegöl’den gelen Gözdenur Can da, “Öğrencilerimiz GUHEM’e geldikleri için çok mutlu oldular. Biz de onlar kadar heyecanlı ve mutluyuz. GUHEM’i çok merak ediyorduk, bizim için de güzel bir deneyim oldu. Buraya gelmeden önce bu kadar büyük, devasa uzay araçları ve havacılıkla ilgili bu kadar ekipman olduğunu tahmin etmiyorduk. Ancak geldiğimizde simülasyonlar sayesinde eşsiz bir deneyim yaşadık. Öğrencilerimiz burayı gezdikten sonra uzay ve havacılıkla ilgili mesleklere yönelmeyi düşünmeye başladılar. Öğrencilerin, ailelerin ve öğretmenlerin mutlaka GUHEM’i ziyaret edip bu benzersiz deneyimi yaşamalarını tavsiye ediyorum.” dedi. “Buraya Ailemle de Gelmek İstiyorum” GUHEM’i ziyaret eden öğrencilerden Dilek Derviş, “GUHEM sayesinde birçok şey öğrendim. Roketler ve uzay araçlarıyla ilgili yeni bilgiler edindim. Bu, GUHEM’e ikinci gelişim ve ilkinde olduğu gibi yine çok keyif aldım. Buraya ailemle birlikte de gelmeyi düşünüyorum. Buradan birçok yeni bilgiyle dönüyorum. Uzay ve havacılığa olan ilgim daha da arttı. Hatta kardeşimin doğum günü yaklaşıyor, onun pastasının üzerine uzay mekiği şeklinde bir süs yapmayı planlıyorum. O da benim gibi bu konulara çok ilgili, GUHEM bana ilham verdi.” dedi. “Artık Uzay ve Havacılık Alanında Meslek Edinmek İstiyorum” GUHEM’e gelen öğrencilerden Hamza Dayan, GUHEM’i yapanlara çok teşekkür ettiğini belirtti. Uzay araçları, roketler ve havacılık tarihinin çok ilgisini çektiğini söyleyen Dayan, “Uzaya zaten ilgim vardı, burada gördüklerimle birlikte ilgim iyice arttı. Herkese buraya gelmesini tavsiye ediyorum. Okulumuzdan üç farklı sınıf olarak geldik, tüm arkadaşlarımın da burayı oldukça ilgi çekici bulduğunu gördüm. Buraya gelmeden önce aklımda başka meslekler vardı, şimdi ise astronomi üzerine daha fazla düşünmeye başladım. Uzay ve havacılık alanında bir meslek edinmeyi düşünüyorum.” dedi. “Merkezde Gezerken Telefonlarla Oynamak Aklımıza Bile Gelmedi” GUHEM’e gelen öğrencilerden Azra Rabia Tekiner, GUHEM’de gerçek bir uçağın kokpitini görme fırsatı bulduğunu ifaden ederek, “Bu benim için çok etkileyiciydi. İntertenten araştırmalar yapıyoruz ama burada gelip uzay ve havacılıkla ilgili düzeneklere dokunarak, buradaki görevlileri dinleyerek bilgi edinmek bana çok şey kattı. Çok eğlenceli bir etkinlik oldu.” dedi. Öğrencilerden Buğlem Derabaşı ise, “Buraya daha önce hiç gelmemiştim, iyi ki gelmişim. Buraya en kısa zamanda tekrar gelmek istiyorum. Tüm simülasyonlar, merkezin mimarisi, her şey çok ilgi çekici. Birçok arkadaşım yanına tablet ya da telefon getirmişti. Ancak buradaki ekipmanlarla ilgilenmekten kimsenin telefonuyla oynamaya vakti olmadı.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.