SON DAKİKA
Hava Durumu

#Havelsan

Söz Bursa - Havelsan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Havelsan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Erdoğan duyurdu: Dünyada bu güce sahip 10 ülkeden biriyiz! Haber

Erdoğan duyurdu: Dünyada bu güce sahip 10 ülkeden biriyiz!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla; SANCAR SİDA İnsansız Deniz Aracı Hizmete Alma Töreni, HAVELSAN Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi Temel Atma Töreni, HAVELSAN KAAN Teknoloji Merkezi ile Deniz Savaş Yönetim Sistemi Merkezi Ek Binası Açılış Töreni gerçekleştirildi. HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nde düzenlenen törene Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de katıldı. "ENVANTERİMİZE KATACAĞIMIZ SANCAR SİDA İLE DENİZLERDEKİ İNSANSIZ KABİLİYETLERİMİZİ GÜÇLENDİRİYOR, GÜVENLİĞİMİZİ, ETKİNLİĞİMİZİ VE GÖZETİM KAPASİTEMİZİ ARTTIRIYORUZ" SİDA ve buna benzer birçok proje ile Türkiye’nin mühendislik aklına, savunma alanındaki imkân ve kabiliyetlerine bir kez daha şahitlik ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Envanterimize katacağımız Sancar SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor, güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi arttırıyoruz. Simülatör üretim ve entegrasyon tesisiyle eğitim, hazırlık ve sürdürülebilir operasyon altyapımızı büyütüyor, insan kaynağımızı daha nitelikli hale getiriyoruz. Bu kompleks tamamlandığında simülasyon teknolojilerinde Avrupa’nın en büyük üretim ve entegrasyon tesisi olacak. Kaan Teknoloji Tesisi ve Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi ile hava ve deniz platformlarımızın kritik teknoloji omurgasını inşallah daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu gurur verici sistem, tesis ve platformları bizlere kazandıran HAVELSAN’ımızı yürekten tebrik ediyor, kendilerine şahsım ve milletim adına şükranlarımı iletiyorum" diye konuştu. "TÜRKİYE OLARAK SAVUNMA ALANINDA DİJİTAL EGEMENLİĞİ MİLLİ GÜVENLİĞİMİZİN AYRILMAZ BİR PARÇASI OLARAK GÖRÜYORUZ" Caydırıcılığın yalnızca sahip olunan sistem ve platformların sayısıyla ölçülemediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Günümüzde caydırıcılığın belirleyici faktörleri, platformlara akıl veren yazılım, güvenli veri akışı, kesintisiz haberleşme ve siber dayanıklılıktır. Bunun için Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün hizmete alacağımız, açılışını gerçekleştireceğimiz ve temellerini atacağımız bu yatırımlar, savunma ekosistemimizin bütüncül kapasitesini ve tesirini artıracak stratejik hamlelerin devamıdır. Bu tesis ve platformlarla birlikte mühendislik süreçlerimiz daha da hızlanacak. Test ve doğrulama disiplinimiz güçlenecek. Eğitim ve simülasyon kabiliyetlerimiz genişleyecek. Deniz ve hava unsurlarımızın yazılım temelli yetenekleri inşallah daha da yukarılara taşınacak" ifadelerini kullandı. "ARTIK KENDİ TEKNOLOJİSİNİ TASARLAYAN, KENDİ YAZILIMINI ÜRETEN VE ÜRETTİKLERİNİ TÜM DÜNYAYA İHRAÇ EDEN BİR TÜRKİYE VAR" Güvenlik ve savunmanın asla tek boyutlu olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güçlü bir savunma mimarisi denizin derinliklerinden uzaya, karadan siber güvenliğe kadar her alanı kapsamak mecburiyetindedir. Biz hamdolsun özellikle insansız teknolojilerde son 23 yılda yaptığımız atılımla bugün artık tüm dünyaya parmak ısırtan bir seviyeye eriştik. Bu seviyeye dost ve müttefik bildiklerimizin önümüze çıkardığı engellere rağmen sabırla ulaştık, azimle ulaştık. Her hamlemizi en ince ayrıntısına kadar titizlikle planlayarak ulaştık. Bir zamanlar yüzde 80 düzeyinde olan dışa bağımlılık seviyesini yüzde 20'ye indirdik. Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, firmalarımız, tersanelerimiz havada, karada ve denizde tarihi bir başarı hikâyesi yazdı. Cenab-ı Allah'a hamdolsun ki artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var. Artık 3T modelini, yani tespit, teşhis ve taarruz süreçlerini yerli ve milli teknolojisiyle tatbik eden, dünyada yıldızı giderek yükselen bir Türkiye var. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, bugün Türkiye dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biridir" açıklamasında bulundu. "GEÇTİĞİMİZ SENE SAVUNMA İHRACATIMIZ BİR ÖNCEKİ YILA KIYASLA YÜZDE 48 ORANINDA ARTARAK 10 MİLYAR DOLARI GERİDE BIRAKTI" Savunma ve havacılık ihracatında her geçen yıl yeni rekorlar kırıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakınız sadece geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı. Bu rakam -dikkatinizi çekerim- 2002'de yalnızca 248 milyon dolardı. Halihazırda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. 2028'de 11 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşarak, savunma ve havacılık ihracatında inşallah dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğiz. 2025 sonu itibariyle savunma sanayindeki proje hacmimiz 100 milyar doların, proje sayımız ise 1.400'ün üzerine çıktı. Peki biz bu başarıları nasıl elde ettik? Her şeyden önce kendimize inandık. Aziz milletimize güvendik. Bu ülkenin gençlerine yatırım yaptık ve onların önünü açtık. Diğerleri yapabiliyorsa biz neden yapamayalım diyerek bu yola çıktık. Tam bağımsız Türkiye idealini savunma alanında kararlı bir devlet politikası olarak benimsedik ve uyguladık. Kritik teknolojiler başta olmak üzere sistemlerimizi, platformlarımızı, altyapımızı, sürekli gelişen, sürekli yenilenen bir teknoloji ekosistemine dönüştürdük" dedi. "HAVELSAN SAVUNMA GÜCÜMÜZÜN DİJİTAL OMURGASINI TEŞKİL EDEN YÜZ AKI KURUMLARIMIZIN BİRİDİR" HAVELSAN’ın son 22 yılda birçok gelişim kaydettiğini anlatan ve son gelişmelere dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Bundan 22 sene önce HAVELSAN’a geldiğimde yabancı hava platformlarının simülatörlerini tecrübe ettiğimiz, dışa bağımlılığın sınırlarını her alanda hissettiğimiz o eski günleri çok iyi hatırlıyorum. Bugün ise yerli ve milli platformlarımızı kendimiz simüle edebiliyor, kritik süreçleri kendi yazılımımızla, kendi mühendisliğimizle yönetebiliyoruz. Bu büyük dönüşümde diğer kurumlarımız gibi HAVELSAN’ımızın da çok büyük bir payı ve emeği vardır. Şunu büyük bir kıvançla ve memnuniyetle ifade etmek isterim: Yürüttüğü projeler, gerçekleştirdiği çalışmalarla HAVELSAN, komuta kontrol, simülasyon, eğitim, siber güvenlik ve otonom kabiliyetler gibi alanlarda savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızın biridir. Türkiye'nin savunma gücünü yazılımla büyüten, akılla derinleştiren, entegrasyonla hızlandıran stratejik bir kuvvet Çarpanıdır HAVELSAN. Bakın HAVELSAN’ımız şu anda çok önemli projeler yürütüyor. Türkiye'nin geleceği adına hayati bir misyonu icra ediyor. Bulut bilişim sistemi projesi bunlardan biridir. Bu proje nihayete erdiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin karargahlarındaki operasyonlar, insanlı ve insansız sistemler HAVELSAN’ımızın komuta kontrol yazılımlarıyla gerçek zamanlı olarak yönetilecek. Yine HAVELSAN’ımızın geliştireceği yerli siber kalkanla korunacak bu sistemle stratejik, operatif ve taktiksel kabiliyetlerimizi tahkim edeceğiz. Şurası da mühimdir; eğer bir ülkenin yazılımları milli değilse, o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Dolayısıyla tam bağımsızlık teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez. İşte bu anlayışla Türkiye’nin verileri Türkiye’de kalmalı diyerek milli teknoloji hamlemizi yazılım sektöründe de devreye aldık. Türkiye’nin en kritik verileri HAVELSAN gibi milli ve güvenilir kurumlarımızın yazılımlarıyla kodladık. Kurumlarımızın altyapılarını HAVELSAN’ın milli mühendislik ürünü Kovan yeni nesil iş yönetim sistemiyle koruyor ve güçlendiriyoruz. Savunma ve bilişim sistemlerimize yaptıkları bu önemli katkılardan ötürü HAVELSAN ailesinin tüm mensuplarına bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum." "BİZ HER ALANDA TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE ÜLKÜSÜYLE İLERLERKEN, ‘BUNLAR BİZİM BAŞIMIZA İŞ AÇACAK, BU YOLDAN DÖNÜN’ DİYEN KİFAYETSİZLER OLDU" Gelinen bu noktaların zahmetsiz olmadığını tam aksine bir sürü zorluklarla karşılaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uzun olduğu kadar dikenli de olan bu yolda önümüzü kesmek, ümidimizi yıkmak, cesaretimizi kırmak isteyenler oldu. ‘Biz neden kendimiz üretelim, neden bunca sıkıntıya girelim? Hazır yapılmış var, onları alalım’ diyen vizyonsuzlar oldu. Biz her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken, ‘bunlar bizim başımıza iş açacak, bu yoldan dönün’ diyen kifayetsizler oldu. Bunların hiçbirini aldırmadık, öğrenilmiş çaresizliklerin girdabına kapılmadık. Bizi kendi seviyelerine çekmek isteyenlere kulak asmadık. Vecihi Hürkuş’ların, Piri Reis’lerin, Barbaros Hayrettin Paşa’ların hayallerini gerçeğe dönüştürmek için canımızı dişimize taktık. 1940'lı yılların ilk yarısında kendi tasarlayıp geliştirdiği altı kişilik çift motorlu Nut-38 yolcu uçağını İstanbul'dan Ankara'ya 90 dakikada uçuran Nuri Demirağ'ın yarım kalan hikayesini tamamlamak için uğraştık. Merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin davasını, mefkuresini kuvveden fiile çıkarmak, onun gibi nice akıncının, nice kahramanın ektiği tohumları yeşertmek için durmaksızın çalıştık. ‘Yüzyıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile aciz bu milleti, radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini yapmaya zorlayacak bir nizam, istersen bunları tenekeden yap, fakat kendin yap diyecek bir nizam.’ İşte üstat Necip Fazıl'ın bu sözlerle resmettiği o muhteşem nizamı Allah'a hamdolsun savunma sanayinde kurmayı başardık. İnşallah bundan sonra da aynı azimle, aynı iştiyakla, aynı şevk ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. "TEK DERDİMİZ, BÖLGEMİZLE BİRLİKTE KÜRESEL BARIŞ VE GÜVENLİĞE, HUZUR VE İSTİKRARA EN YÜKSEK DÜZEYDE KATKI SUNAN BİR TÜRKİYE İNŞA ETMEKTİR" Geliştirilen tüm teknolojilerin bir amacının olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz tüm bu teknolojileri bir amacımız, bir hedefimiz, bir davamız olduğu için, millet olarak asra mührümüzü vuracağımız Türkiye yüzyılını inşa etmek için geliştiriyoruz. Farklı vesilelerle dile getirdiğim bir hususu bugün tekrar sizlerle paylaşmak isterim. Bizim kimsenin bir avuç toprağında gözümüz yoktur. Tahakküme dayalı bir güç ve nüfus peşinde asla değiliz. Tek derdimiz, bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir. Dost-düşman herkesin ilkeli duruşundan emin olduğu, sözünü, tavrını ve eylemlerini tüm dünyanın pür dikkat takip ettiği bir Türkiye inşa etmektir. Elimizi ve gerektiğinde gövdemizi taşın altına işte bunun için koyuyoruz. Tarihimize ve değerlerimize yakışır şekilde büyük millet olmanın hakkını vererek, yolumuza inşallah bu şekilde devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "NATO'NUN ALMANYA'DA DÜZENLENEN TATBİKATINDA ORDUMUZ BAYRAKTAR TB3 VE TCG ANADOLU GEMİMİZLE BİRLİKTE ADETA DESTAN YAZDIK" Türk Silahlı Kuvvetlerinin NATO tatbikatında sergilediği başarılı performans hakkında da konuşan Erdoğan, "NATO'nun Almanya'da düzenlenen tatbikatında ordumuz Bayraktar TB3 ve TCG Anadolu gemimizle birlikte adeta destan yazdık. Bu önemli tatbikatta Bayraktar TB3, Baltık Denizi'nin zorlu hava koşullarında atışlı görev icra edip, TCG Anadolu'ya emniyetli iniş yaparak NATO'nun en dikkat çekici performanslarından birine imza attı. Eurofighter savaş uçaklarıyla koordineli bir şekilde 8 saat havada kalan Bayraktar TB3 toplamda 1700 kilometrelik mesafe kat ederek üstün yeteneklerini tek tek sergiledi. Donanma havacılığı konseptine yeni bir soluk getiren bu başarılarda emeği geçen her bir kardeşimi yürekten tebrik ediyorum. Rabbim daha nice başarıları, nice eserleri bu aziz millete kazandırmayı sizlere, bizlere, hepinize inşallah nasip eylesin diyorum" ifadelerine yer verdi.

Bakan Uraloğlu: “İstanbul Boğazı'nda 416 milyon ton yük taşındı” Haber

Bakan Uraloğlu: “İstanbul Boğazı'nda 416 milyon ton yük taşındı”

İstanbul Boğazı'nda 2003 yılında yüzde 40 olan kılavuzlama oranının 2023 yılında yüzde 65'e yükseldiğini kaydeden Uraloğlu, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün filosunu güçlendirmeye devam ettiklerini belirterek başta Türk Boğazları olmak üzere ihtiyaç duyulan her yerde kullanılacak 4 römorkör ile 6 adet kılavuzluk botunun Türk tersanelerinde yerli olarak üretilmesine yönelik yatırımın imzalarının atıldığını da duyurdu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü İstanbul Gemi Trafik Hizmetleri Merkezinde açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, “Türk Boğazlarında, Karadeniz'de, Ege'de ve Akdeniz'de tam anlamıyla denizlere hakim olan atalarımız okyanuslara ulaşıp bir cihan imparatorluğu kurmuşlardır. Bizler için denizlerimiz Mavi Vatanımızdır. Her zaman belirttiğimiz üzere, bir karış toprağımız ne ifade ediyorsa denizlerimizin bir kum tanesi, bir avuç suyu da bizler için aynı anlam ve önemi taşımaktadır” ifadelerini kullandı. “Türkiye uluslararası denizcilik arenasındaki yerini ön sıralara taşıyarak gurur verici başarılara yelken açmıştır” Bakan Uraloğlu, dünyanın en önemli boğazları arasında bulunan İstanbul ve Çanakkale Boğazları'nın kontrolünü elinde tutan Türkiye'nin, Akdeniz ve Karadeniz Havzasındaki ülkelerin deniz ulaşımı ve uluslararası ticaret faaliyetleri açısından anahtar konumda olduğunu vurgulayarak, “Özellikle son 22 yılda bir kaptanın oğlu olan Cumhurbaşkanımız liderliğinde denizcilik faaliyetlerinden sorumlu bakanlık olarak attığımız her adımı bu bilinçle atıyoruz. Hayata geçirdiğimiz tüm proje ve çalışmalar Türkiye'nin, uluslararası denizcilik arenasındaki yerini ön sıralara taşıyarak gurur verici başarılara yelken açmıştır. Hamdolsun bugün denizcilikte öncü ülkeler arasında olan bir Türkiye'den bahsediyoruz" dedi. Çanakkale Boğazı'nın da en az İstanbul Boğazı kadar seyir emniyeti için tehlike oluşturacak potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Uraloğlu, Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri'nin özelliklerini vurgulayarak, “Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri, İstanbul Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi ve Çanakkale Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi olmak üzere iki parçadan oluşmakta ve toplamda 204 millik bir alanı kapsamaktadır. İstanbul Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi; İstanbul Boğazı'nın Karadeniz girişinden başlamak üzere Sektör Türkeli, Sektör Kandilli, Sektör Kadıköy ve Sektör Marmara olmak üzere toplam dört sektörden oluşmaktadır. Sorumluluk sahası 80 millik bir alanı kapsamaktadır. Çanakkale Gemi Trafik Hizmetleri Merkezimiz ise; Çanakkale Boğazı'nın Marmara Denizi girişinden itibaren Sektör Gelibolu, Sektör Nara ve Sektör Kumkale olmak üzere toplam üç sektörden oluşmaktadır. Sorumluluk sahası da 124 mildir” şeklinde konuştu. "İstanbul Boğazı'nda 2023 yılında toplam 39 bin gemi hareketiyle 416 milyon ton yük taşındı" İki merkez ile boğazların çeşitli noktalarına konuşlandırılmış toplam 16 trafik gözlem istasyonunda; radar, elektro optik kamera, sinyal alıcı ve vericileri gibi cihazların yardımı ile deniz trafiğini 7 gün 24 saat gözlemlediklerini ve yönettiklerini söyleyen Uraloğlu, “Ne kadar yoğun bir gemi trafiğini yönettiklerinin iyi anlaşılması amacıyla bazı istatistikleri sizlerle paylaşmak istiyorum. İstanbul Boğazı'nda 2023 yılında toplam 39 bin gemi hareketiyle toplam 416 milyon ton yük taşındı ve bu yüklerin yaklaşık 165 milyon tonu petrol dahil olmak üzere tehlikeli yükler kapsamındaydı. Bu tehlikeli yükleri taşıyan 9 bin 300 civarındaki tankerlerden 2 binini de 200 metre ve üzeri boya sahip tek seferde bir milyon varilin üzerinde ham petrol taşıyan gemilerdir” dedi. Uraloğlu, Çanakkale Boğazı'nda ise 2023 yılında toplam 44 bin 892 gemi hareketi gerçekleştiğini ve 550 milyon ton yük taşındığını belirten Uraloğlu, taşınan tehlikeli yük miktarının toplam 185 ton, 200 metre üzerinde 2 bin 500 tanker geçişi olduğunu bildirdi. "Son 5 yılda 250 metreden büyük gemi sayısında istikrarlı artış var" Son 5 yıllık süreçte gemi boy gruplarında özellikle 250 metreden büyük gemilerin sayısında istikrarlı bir artış gözlemlendiğini söyleyen Uraloğlu, “Bu noktada da seyir emniyeti, can, mal, çevre ve deniz güvenliğini arttırmak için Gemi Trafik Hizmetleri Merkezlerimiz ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğümüzün sorumlulukları daha çok artıyor” dedi. Gemi trafiği yoğunluğu, artan gemi büyüklükleri ve tehlikeli yükler gibi hususlar da göz önüne alındığında Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından verilen kılavuzluk hizmetinin ve bu hizmet oranlarındaki artışa dikkat çeken Uraloğlu, “Bu hususta İstanbul Boğazı'nda 2003 yılında yüzde 40 ve 2013 yılında yüzde 51 olan kılavuzlama oranı 2023 yılında yüzde 65'e yükseltilmiştir. Yine aynı şekilde Çanakkale boğazında 2003 yılında yüzde 29, 2013 yılında yüzde 43 olan kılavuzlama oranı da 2023 yılında yüzde 55'e yükseltilmiştir. Bu oranlar 2023 yılı itibariyle 150 metre üstü gemilerde İstanbul Boğazı'nda yüzde 99'a ve Çanakkale Boğazı'nda ise yüzde 78 oranına ulaşmıştır.” dedi. Türk Boğazlarından geçen riskli gemilere Genel Müdürlük tarafından verilen refakat hizmeti hakkında da bilgi paylaşan Uraloğlu, “İstanbul Boğazı'nda 2017 yılında 848 olan refakat hizmeti verilen gemi sayısı 2023 yılı itibariyle 8 bine yükselmiş durumdadır. Çanakkale Boğazında ise 2017 yılında 574 olan refakat hizmeti verilen gemi sayısı da yıllık 2 bin 500'e yükselmiştir.” şeklinde konuştu. “Denizde daha güvenli ve tamamen milli bir Türkiye inşa ediyoruz” Uraloğlu, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün görev ve sorumluluklarını en üst düzeyde yerine getirmesi için sürekli olarak gelişen teknolojiye ayak uydurduğunu ve filosunu güçlendirmeye devam ettiğini belirterek, “Daha dün Genel Müdürlüğümüzün operasyonel gücüne güç katacak ve başta Türk Boğazları olmak üzere ihtiyaç duyulan her yerde kullanılacak olan; 2 adet 70 ton ve 2 adet 80 ton çekme kapasitesine sahip 4 römorkör ile 6 adet kılavuzluk botunun Türk tersanelerinde yerli olarak üretilmesine yönelik yatırımın imzaları atıldı. Yeni nesil yerli römorkörlerimizin yanı sıra yerli elektronik fener, şamandıra, sinyalizasyon sistemleri, radar ve kameralarımızla, hem daha güvenli bir deniz trafiği sağlıyor, hem de filomuzu ve teknolojimizi millileştiriyoruz. Denizde daha güvenli ve tamamen milli bir Türkiye inşa ediyoruz” diye konuştu. Milli yazılım ve teknolojinin geliştirilmesine yönelik adımlar da attıklarının altını çizen Uraloğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Ana yüklenici HAVELSAN ile Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğümüz arasında Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Sistem Yükseltme Projesi de imza altına alınmıştır. Proje; yazılım, sensörler ve bilişim altyapısı, ülkemiz milli yetkinlikleri ve üretim kabiliyetleri göz önünde bulundurularak tasarlanmıştır. Alt yüklenici ASELSAN tarafından da yerli üretilen radar, elektro-optik kamera ve radar yön bulucu gibi sistemleri de entegre edilerek yerli üretim oranının en üst seviyeye çıkarılması amaçlanmıştır. Bu düşüncelerle ülkemiz denizlerinde daha güvenli bir geleceğe doğru attığımız her adımda, tüm Gemi Trafik Hizmetleri Merkezlerinde çalışan baş operatör ve operatörlerimizle birlikte denizlerimizin güvenliği ve denizciliğimizin gelişimi için alın teri döken herkese teşekkür ediyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.