SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hayvanlar

Söz Bursa - Hayvanlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayvanlar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’da "Göl Evi" filmi gerçek oldu: Uluabat taştı, bungalovlar suyun ortasında kaldı! Haber

Bursa’da "Göl Evi" filmi gerçek oldu: Uluabat taştı, bungalovlar suyun ortasında kaldı!

Bursa'da son bir aydır aralıksız devam eden yağışlar ve kar sularının erimesiyle yükselen Ulaabat Gölü Karacabey Ovası'na taştı. Yasak olmasına rağmen göl havzası olarak bilinen ovaya yapılan bungolovlar suyun gelmesiyle gölün ortasında kaldı. Yaşanan görüntü 2006 ünlü Hollywood yapımı The Lake House (Göl Evi) isimli filme konu gölün içindeki evi akıllara getirdi. Nilüfer ilçesine bağlı Akçalar Mahallesi'nde Uluabat Gölü'nün taşmasıyla meydana gelen su baskınının ardından günler geçmesine rağmen sular henüz çekilmedi. Göl havzasının genişleyerek yerleşim alanlarına kadar ulaştığı mahallede onlarca tiny house, hobi evi ve bungalov su altında kalırken, vatandaşlar yeni oluşan şartlara uyum sağlamaya çalışıyor. Etkili olan sağanak yağışların ardından göl seviyesinin yaklaşık 10 metre yükselmesiyle, göl suları kıyı kesimlerini aşarak mahalle içine kadar ilerledi. Birçok bağlantı yolu ulaşıma kapanırken, çiftçilerin ekili arazileri de sular altında kaldı. Taşkının ardından bölge adeta gölün bir uzantısına dönüşürken, bazı vatandaşlar evlerini ve eşyalarını kurtarmaya çalışıyor, kimi de oluşan yeni manzaraya uyum sağlayarak günlük yaşamını suyla iç içe sürdürmeye devam ediyor. Mahallede bazı vatandaşların ördeklerinin su basan alanlarda yüzdüğü görülürken, hasar gören bungalov ve tiny house'ların çevresinde kurtarma çalışmaları sürüyor. Göl kıyısındaki tatil amaçlı yapıların büyük bölümünün etrafı tamamen suyla çevrilirken, araçla ulaşımın mümkün olmadığı noktalara botlarla gidilebildiği öğrenildi. Bölge halkı, suyun çekilmesini beklerken geçici çözümlerle yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Taşkının boyutu dron ile de görüntülendi. Görüntüler doğanın adeta bölgede yeni bir sınır çizdiğini gözler önüne serdi. Sular altında kalan alanların genişliği, Uluabat Gölü'nün ne denli büyük bir alana yayıldığını bir kez daha ortaya koydu. Göl sularının gelmesiyle birlikte su ortasında kalan evler Ünlü Hollywood yapımı The Lake House (Göl Evi) isimli filme konu gölün içindeki evleri aratmadı. Yaşadıkları felaketin boyutunu anlatan tiny house sahibi Tekin Berkdemir, "10 yıldır bu şekilde gelmemişti. 2 yıl önce bir su geldi, diğer kapıya kadar geldi ama fazla değildi. Bu sene ummadığımız gibi her tarafı bastı. Hayvanlar, tavuklar hepsi sular altında kaldı, birçok hayvanım öldü. Köpeklerimi ancak buraya çekebildim. Köylülerin durumu ortada. Her gün gelip kontrol ediyorum, hayvanların kaldığı yere su geldiyse onları ileri alıyorum" diye konuştu.

Osmangazi’de çocuklar kış neşesiyle buluştu Haber

Osmangazi’de çocuklar kış neşesiyle buluştu

Osmangazi Belediyesi’nin Sarıalan’da hayata geçirdiği Yap-Çiz-Eğlen Kardan Adam Atölyesi, çocuklara ilham dolu anlar yaşatırken aile bağlarını da güçlendirdi. Osmangazi Belediyesi, çocukları ve aileleri, sanatla, doğayla ve kışın neşesiyle buluşturmaya devam ediyor. Osmangazi Belediyesi’nin Sarıalan Taşkonak Tesisleri’nde düzenlenen Yap-Çiz-Eğlen Kardan Adam Atölyesi’nde bir araya gelen çocuklar, hem eğlenceli hem de öğretici anlar yaşadı. Ailelerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, ebeveynler çocuklarıyla birlikte sanatın bütünleştirici gücünü deneyimledi. Atölyede aktiviteler eşliğinde resim yaparak, kardan adam dünyasında yeteneklerini sergileyen çocuklar, aileleriyle birlikte ortak bir hikaye oluşturdu. Sanat atölyesinin ardından Sarıalan’ın karla kaplı doğasında çocuklar kardan adam yaparak kışın tadını doyasıya çıkardı. Etkinlik boyunca Uludağ ve çevresinde yaşayan hayvanlar ile bölgede yetişen bitkiler hakkında da bilgiler verilerek, çocukların yaşadıkları şehri daha yakından tanımaları sağlandı. RENKLİ GÖRÜNTÜLER OLUŞTU Kışın birleştirici ve en sade ögesi olan kardan adamdan hareketle bu etkinliği tasarladıklarını kaydeden Yap-Çiz-Eğlen Kardan Adam Atölyesi Eğitmeni Simge Işıktaş Demir, şunları kaydetti: "Ebeveynlerimiz ile birlikte günlük yaşamın temposundan uzaklaştığımız, beraber vakit geçirdiğimiz, beraber aile bağlarını güçlendirdiğimiz, oyunu sanat ile birleştirdiğimiz bir etkinlik tasarladık. Hep beraber, sünger ile birlikte baskı tekniğiyle resim yapıyoruz. Ardından kirlenmek güzeldir diyerek, parmaklarımızı kirletip kardan adam ailesinin bir hikayesini oluşturuyoruz. Hem çocuklarımızın, hem de ailelerimizin el izleriyle beraber onları birer kardan adama dönüştüreceğiz. Kışın en birleştirici ve en sade ögesi kardan adam olduğu için buradan yola çıktık. Aynı zamanda yaşadığımız şehirdeki dağda hangi hayvanlar yaşıyor ve hangi bitkiler yetişiyor, birazcık da bunlara değinerek, onlara buraları tanıtmak istiyoruz." Çocuklar ise atölye boyunca doyasıya eğlendiklerini belirterek desteklerinden ötürü Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti. Osmangazi Belediyesi, düzenlediği bu tür etkinliklerle çocukların sanatsal gelişimini desteklerken, ailelerin birlikte kaliteli zaman geçirmesine de imkan tanıyor.

Atlardan papağana: Ankara'da sıra dışı bir doğal yaşam alanı Haber

Atlardan papağana: Ankara'da sıra dışı bir doğal yaşam alanı

Ankara'nın Çubuk ilçesinde yaşayan Özgür Peştanlı; kurtlardan köpeklere, atlardan eşeklere kadar onlarca hayvanla kurduğu çiftliğinde doğayla iç içe bir yaşam sürdürüyor. Ankara'nın Çubuk ilçesi Gümüşyayla Mahallesi'nde yaşamını sürdüren Özgür Peştanlı, çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürerek farklı türlerde onlarca hayvanla birlikte yaşadığı bir çiftlik kurdu. Peştanlı'nın çiftliği, barındırdığı vahşi ve evcil hayvanlarla dikkat çekiyor. Kendine küçük bir yaşam alanı kurduğunu ve hayvanlarıyla mutlu bir şekilde yaşadığını belirten Peştanlı, zamanla hayvan sayısının arttığını ifade ederek çiftliğinde kurt, deve, at, eşek, kedi, köpek ve çeşitli kuş türlerinin bulunduğunu aktardı. Peştanlı, kurduğu yaşam alanının bir doğal yaşam parkı niteliği taşıdığını belirterek, özellikle çocukların doğayla temas etmesini amaçladığını dile getirdi. Ayrıca doğayı ve hayvanları da koruma mesajları veren Peştanlı, hayvanlarla kurduğu bağ sayesinde dizi ve film projelerine de destek verdiğini ifade etti. Doğayla iç içe bir yaşam sürdüren Peştanlı, şehir hayatından uzak bu yaşam tarzını sürdürmekte kararlı olduğunu kaydetti. "KENDİME KÜÇÜK BİR YAŞAM ALANI SEÇTİM" Çiftliğindeki hayvanlarla ortak bir bağ kurduğunu belirten Özgür Peştanlı, şehirden uzak sakin bir yaşam sürdüğünü belirterek, "Kendime küçük bir yaşam alanı, hayvanlarla yaşayabileceğim bir yaşam alanı seçtim. Burada keçilerim, koyunlarım, eşeklerim, farklı atlarım, güvercinlerim, papağanım, kedilerim, köpeklerim ve saymadığım birçok hayvanlarım var. Onlarla yaşıyorum. Hepsini eğitebildim. Hepsiyle anlaşabiliyorum. Bana göre hepsi konuşuyor, sadece sesleri yok. Kış ayı olduğu için saat sabah 7'de hayvanları önce besleyip ondan saat 10 gibi sularını veriyorum. Ondan sonra genel temizlik yapıyorum ve akşam oluyor. Yani bir günümün nasıl bittiğini bilmiyorum ve benim için zaman çabuk geçiyor" diye konuştu. "HEPSİ BENİM İÇİN BİRER OYUNCU" Çiftliğindeki hayvanların hepsiyle farklı bir bağ kurduğunu ve hepsinin kendisinde ayrı bir yeri olduğunun altını çizen Peştanlı, "Bu işe bir hobi olarak başladım. Şu an ticaret olarak yapıyorum. Ticaret olarak hayvanı üretiyor muyum hayır. ‘Nasıl para kazanıyorsunuz' diye soruyorlar. Genelde sordukları soru bu. Hepsi benim için birer oyuncu. Ben de onların koçuyum. Onlarla diziler, reklamlar, belgeseller gibi işler yapıyoruz. Hepsini ayrı ayrı seviyorum ama Dudu (papağan) 35 senedir benimle. Onun yaşı çok fazla. Uzun süredir beraberiz. İçeride atlarım var. 18-19 yaşında atlarım var. Hepsini ayrı seviyorum. Aralarında bağ kurduğum birkaç tanesi var" ifadelerine yer verdi. "KENDİME AİT BİR AT IRKI ÇIKARTTIM" Hayvanların bakımlarının zor olduğunu ve birbirleriyle uyum sağlamalarının uzun bir süreç aldığını ifade eden Peştanlı, "Zorlandığım anlar oldu çünkü birbirlerine uyum sağlamaları en çok yoran şey. Çünkü kediyle köpek, kuşla köpek, atla eşek gibi hepsi farklı hayvanlar. Farklı yerlerde birbirlerine uyum sağlamaları beni zorluyor ama sonra alışıyoruz. Hep beraber birlik halinde yaşayabiliyoruz. Kendime ait bir at ırkı çıkarttım. Pinto diye. Türkiye'de sadece İngiliz ve Arap atları var. Ben İngiliz ve Arap atlarından farklı kanlar alarak kendime renkli atlar yaptım. Alacalı, kahverengi beyazı, siyah beyazı gibi farklı tonlarda farklı atlar yaptım. Şu an elimde 19'a yakın bu atlarımdan var. Bu iş, bir günlük iş değil. 365 gün yaşayabileceğine inandığın zaman böyle bir şey yaşayabilirsin. Atla olan bağımı atın üzerinde yaptığım hareketlerle, duduyla olan bağımı poz vererek, yani hepsiyle farklı farklı yaşıyorum. Bağlarım hepsiyle birbirinden farklı. Doğa ve hayvanları koruyalım. Tek istediğim bu" cümlelerine yer verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.