SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hukuk Dairesi

Söz Bursa - Hukuk Dairesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk Dairesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Süleyman Bülbül'den sert tepki: "YDK'nin aldığı bu karar yok hükmündedir" Haber

Süleyman Bülbül'den sert tepki: "YDK'nin aldığı bu karar yok hükmündedir"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Üyesi Süleyman Bülbül, "Mahkeme kararında daha önce Yüksek Disiplin Kurulu tarafından verilen disiplin kararlarının ve tüm kararlarının yok hükmünde olduğuna ilişkin tedbir hükmü olmamasına rağmen YDK'nin Merkez Yönetim Kurulu'na yönelik böyle bir karar alınmasına talebi kesinlikle tüzüğe, mahkeme kararına ve Siyasi Partiler Kanunu'na aykırıdır" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) ‘mutlak butlan’ sonrasında ilk kez toplandı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açılışını yaptığı toplantıda, başkanlık oylaması en yaşlı üye Garip Erdoğan öncülüğünde yapıldı 1 saat süren toplantıda oy çokluğuyla CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat YDK Başkanı oldu. Başkan Yardımcılığına Ahmet Ersen Özsoy, Genel Sekreterlik görevine ise Sezgin Kaya seçildi. Toplantıda alınan kararla, Özgür Özel döneminde YDK’de alınan kararların yok hükmünde sayılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe yazılmak üzere Merkez Yönetim Kurulu’na yazı gönderilmesine karar verildi. Yapılan açıklamada, karara ilişkin şu ifadelere yer verildi: "Bilindiği üzere Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 2026/32 Esas ve 2026/658 Karar sayılı ilamı ile ‘4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Kurultayın ve sonradan yapılan olağanüstü tüm Kurultayların ve bu kurultaylarda alınan tüm kararların, Mutlak Butlan (Kesin Hükümsüzlük) nedeni ile iptaline, 4-5 Kasım 2023 tarihli Olağan Seçimli Kurultaydan önceki duruma dönülmesine’ karar verilmiştir. Verilen Kesin Hükümsüzlük kararı söz konusu olmakla 4-5 Kasım 2023 tarihi sonrasında oluşmuş Yüksek Disiplin Kurulu'nun ve aldığı kararların da yok hükmünde olduğu değerlendirilmektedir. Hal böyle olunca ekli listede yazılı hakkında disiplin işlemi uygulanmış üyeler özelinde, telafisi imkansız zararlara neden olunmuş bulunduğundan, bu üyeler hakkında verilmiş disiplin kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine ve kararların icrası durdurularak parti kayıtlarının düzeltilmesi hususunda karar verilmesi ve aynı zamanda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına durumun yazı ile bildirilmesi özelindeki Kurulumuz düşüncesini, saygı ile bilgi ve takdirlerinize sunarız" ifadeleri kullanıldı. Toplantıda alınan karara Süleyman Bülbül, Saniye Karalar ve Gülşah Deniz Atalar karşı oy kullandı. YDK Üyesi Süleyman Bülbül, bu karara 3 üye olarak Saniye Barut ve Gülşah Deniz Atalar ile birlikte muhalefet şerhi sunduklarını belirterek "Bölge Adliye Mahkemesi'nin 36’ncı Hukuk Dairesi'nin vermiş olduğu karar tedbiren sadece 4-5 Kasım 2023 öncesindeki yönetime, genel başkan, Parti Meclisi ve YDK üyelerine yönelik bir karardır. Bu Bölge Adliye Mahkemesi vermiş olduğu tedbir kararı dışında diğer konularda tedbir kararı vermemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi'nin vermemiş olduğu bir tedbir kararlarının Yüksek Disiplin Kurulu tarafından 4-5 Kasım 2023'ten sonra Yüksek Disiplin Kurulu kararlarını da iptal edeceği ve haklarında disiplin işlemi yapılanların kararlarının yok hükmünde sayılacağı ve bu çerçevede Merkez Yönetim Kurulu'nun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na üyeliklerinin işlenmesi konusunda yazı yazılmasına yönelik kararı yok hükmündedir" değerlendirmesinde bulundu. Daha önce hakkında disiplin cezaları verilmiş üyelerin hakkında sadece Parti Meclisi'nin bağışlama yetkisi olduğunu vurgulayan Bülbül, "Bu çerçevede mahkeme kararında daha önce Yüksek Disiplin Kurulu tarafından verilen disiplin kararlarının ve tüm kararlarının yok hükmünde olduğuna ilişkin tedbir hükmü olmamasına rağmen YDK'nin Merkez Yönetim Kurulu'na yönelik böyle bir karar alınmasına talebi kesinlikle tüzüğe, mahkeme kararına ve Siyasi Partiler Kanunu'na aykırıdır. Bu çerçevede YDK'nin ve MYK'nin, BAM kararında disiplin işlemlerine ve yapılan tüzük değişikliğine dair bir tedbir kararı yok iken ve işbu şahsın hukukuna ilişkin kararlardan olan BAM 36’ncı Hukuk Dairesi'nin 2026 taksim 32 esas ve 2026 taksim 658 karar sayılı kararı henüz kesinleşmemişken bu disiplin kararlarının icrasını durdurmak ve parti kayıtlarının düzeltilmesi konusunda karar vermek ve aynı zamanda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazıyla bildirmek yetkileri YDK'ye ait olmadığı gibi Merkez Yönetim Kurulu'nda da yoktur" diye konuştu.

Yargıtay son noktayı koydu: ‘Tosbağa, Kedi’ ağır kusur; ‘Kel-Fodul’ hafif kusur! Haber

Yargıtay son noktayı koydu: ‘Tosbağa, Kedi’ ağır kusur; ‘Kel-Fodul’ hafif kusur!

Bir boşanma davasının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadına, ‘Tosbağa, kedi’ diyen erkeği ağır kusurlu bulup, tazminata hükmetti. Daire, oy birliği ile verdiği kararla eşine ‘kel-fodul’ diyen kadını ise hafif kusurlu saydı. Aile Mahkemesi’nin yolunu tutan genç kadın, kocasının, psikolojik ve sözlü saldırıda bulunduğunu, ilgisiz ve sorumsuz olduğunu, kendi ailesi ve kardeşleri ile görüşmemesi konusunda baskı yaptığını öne sürdü. Onların eve gelmesini istemediğini, hatta telefonla iletişim kurmalarına dahi müdahale ettiğini, bu hususta tartışma çıktığında da davacının ailesine ve kardeşlerine ağza alınmayacak küfür ve hakaretler ettiğini, kimsenin evine gelip gitmesine müsaade etmediğini dile getirdi. Kocasının kazancını sadece kendisi için harcadığını, başka kadınlarla görüşerek sadakat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, psikolojik ve sözlü şiddet uyguladığını belirterek 100 bin TL maddî ve 100 bin TL de manevî tazminata karar verilmesini talep etti. Mahkemede ifade veren davalı koca da eşinin iddialarının doğru olmadığını, davacının dominant özelliğe sahip olduğunu, normal bir ailede olabilecek tartışmaların dışında olağanüstü bir durumun olmadığını, boşanma davasının reddini talep etti. Davalı erkeğin evin geçimine yeterince katkı sağlamadığına, eşinin ve çocuğun ihtiyaçlarını yeterince karşılamadığına dikkat çeken Aile Mahkemesi, kadına ‘tosbağa, kedi’ diyen, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranan kocanın ağır kusurlu olduğuna hükmetti. Davacı kadının ise erkeğe "sen erkek misin, terli kokarca, kel, fodul, soğan erkeği" dediği, evi işlerini ihmal ettiği, birlik görevlerini yeterince yerine getirmediği, kocasının ailesini evinde istemediği gerekçesiyle erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğuna karar verdi. Kadın için 40 bin TL maddî, 45 TL manevî tazminata hükmedildi. Kararı taraf avukatları istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, evlilikte geçen süre, boşanmaya yol açan olaylardaki davalı erkeğin kusurunun mahiyeti sebebiyle tazminatı az buldu. Paranın alım gücü, boşanma yüzünden zedelenen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamı dikkate alan BAM, davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevî tazminat miktarının yetersiz kaldığı gerekçesi ile kadının kusur belirlemesi ve tazminatların miktarı yönünden istinaf talebinin kabulüne, kadın yararına 100 bin TL maddî ve 100 TL manevî tazminat ödenmesine, erkeğin tüm istinaf taleplerinin esastan reddine verdi. Davalı erkek kararı temyize taşıyınca devreye giren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nden kadına ‘tosbağa, kedi’ diye hakaret eden kocaya kötü haber geldi. Daire, BAM kararını yasaya uygun bulup onadı.

CHP'den 'Mutlak Butlan' kararına ilk hamle! YSK'ya dijital başvuru yapıldı Haber

CHP'den 'Mutlak Butlan' kararına ilk hamle! YSK'ya dijital başvuru yapıldı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 38. Olağan Kurultayı davasında 'mutlak butlan' kararının çıkmasının ardından Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) başvurdu. İtiraz başvurusu dijital ortamda yapıldı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi, CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin 'mutlak butlan' kararı verdi. 36'ncı Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin davayı 'konusuz kaldığı' gerekçesiyle sonuçlandıran kararını kaldırarak, kurultayın yapıldığı tarihten itibaren iptaline karar verdi. Mahkeme ayrıca, kurultay sonrası yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultayların ve alınan kararların iptaline, Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki parti organlarının görevlerine devam etmesine hükmetti. Bunun üzerine CHP'nin YSK temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu, bugün YSK'ya başvuruda bulundu. CHP'den yapılan açıklamada, YSK'ya yapılan itiraz dilekçesinde söz konusu tedbir kararının madden ve hukuken icrasının imkansız olduğunun belirtildiği ve 39. Olağan Kurultayı sonucunda düzenlenen mazbataların geçerli olduğunun tespitinin talep edildiği ifade edildi. Açıklamada CHP'nin YSK'ya sunduğu itiraz dilekçesinde, "Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararı, seçim yargısı gözetiminde yapılmış ve ilçe seçim kurullarınca kesinleştirilmiş seçimleri ve mazbataları yok saymaktadır. Ancak Anayasa'nın 79. maddesi uyarınca 22. Olağanüstü Kurultay, İstanbul Olağanüstü İl Kongresi, İstanbul 39. Olağan İl Kongresi ve 39. Olağan Kurultay'da yapılan seçimlerin iptali mümkün değildir. Bu kurultay ve kongreler sonucunda verilen mazbatalar iptal edilemez" ifadelerine yer verildiği kaydedildi. Açıklamada, "Sonuç olarak dilekçede Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin ihtiyati tedbir kararının seçim kurullarının görev alanına müdahale ettiği, madden ve hukuken uygulanamaz nitelikte olduğu belirtilmiştir. YSK'dan Anayasa'nın 79. maddesinden kaynaklanan tam kanunsuzluk yetkisi kapsamında ilgili kongre ve kurultaylarda yapılan seçimlerin ve düzenlenen mazbataların geçerli olduğunun, bu kongre ve kurultaylarda seçilenlerin görevlerine devam ettiğinin tespitine karar verilmesi talep edilmiştir" denildi.

Fatih Erbakan’dan ‘Mutlak Butlan’ çıkışı: "Siyasetin yargıyla dizayn edilmesini doğru bulmuyoruz!" Haber

Fatih Erbakan’dan ‘Mutlak Butlan’ çıkışı: "Siyasetin yargıyla dizayn edilmesini doğru bulmuyoruz!"

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi'nin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) hakkında verdiği ‘mutlak butlan’ kararı sonrası dikkat çeken bir çıkışta bulundu. Siyasetin yargı eliyle şekillendirilmesine karşı çıkan Erbakan, yaşanan siyasi belirsizlikten tek çıkış yolunun erken seçim olduğunu vurgulayarak iktidara, "Geciktirmeyin, sandığı getirin" çağrısında bulundu. CHP’nin kurultaylarının iptali ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun göreve iadesi kararının ardından Ankara kulisleri hareketlenirken, Yeniden Refah Partisi lideri Dr. Fatih Erbakan da sessizliğini bozdu. Sosyal medya hesabı üzerinden kararı değerlendiren Erbakan, demokrasilerde asıl karar merciinin mahkemeler değil sandık olduğunu ifade etti. "SİYASETİN YARGIYLA DİZAYN EDİLMESİNİ DOĞRU BULMUYORUZ" Yargı kararlarıyla siyasi partilerin iç işlerine müdahale edilmesinin Türk demokrasisine zarar verdiğini belirten Erbakan, şu ifadeleri kullandı: "Siyasetin yargı kararlarıyla dizayn edilmesini doğru bulmuyoruz. Demokrasilerde çözüm ve karar mercii, mahkemeler değil millettir." "ÇIKIŞ YOLU SEÇİMDİR: SANDIĞI GETİRİN!" Yaşanan hukuki ve siyasi krizin ancak halkın hakemliğiyle çözülebileceğini savunan Erbakan, erken seçim talebini yineleyerek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Siyasi belirsizlikten çıkış, ancak seçimle mümkündür; geciktirmeyin, sandığı getirin, nihai kararı millet versin!" Siyasetin yargı kararlarıyla dizayn edilmesini doğru bulmuyoruz.Demokrasilerde çözüm ve karar mercii, mahkemeler değil millettir. Siyasi belirsizlikten çıkış, ancak seçimle mümkündür; geciktirmeyin, sandığı getirin, nihai kararı millet versin!— Dr. Fatih Erbakan (@erbakanfatih) May 21, 2026

Milyonlarca emekliyi yakından ilgilendiriyor: Maaş haczinde 'Aynı Gün' engeli Haber

Milyonlarca emekliyi yakından ilgilendiriyor: Maaş haczinde 'Aynı Gün' engeli

Yargıtay, alacaklı tarafından borçlu kişi hakkında başlatılan icra takibinde borçlu kişinin aynı günde aynı dilekçede hem borcu kabul edip hem de "Mallarım üzerine haciz koyabilirsiniz" şeklindeki iznini geçersiz saydı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu gerekçe olarak hukukta haczin ancak takip kesinleştikten sonra yapılabileceğini, önce takibin kesinleşeceğini, sonra haczin talep edileceğini, eğer ikisi aynı anda yapılırsa, 'önceden verilmiş izin' gibi görüldüğü için geçerli olmadığını belirtti. İHA muhabirinin İçtihat Bülteni Uygulaması'ndan edindiği bilgiye göre, borçlu vekili; alacaklı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını ve ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığını, müvekkilinin haciz korkusuyla PTT şubesine giderek tebligatı elden aldığını, aynı gün icra müdürlüğüne verdiği dilekçeyle yasal sürelerden feragat ederek emekli maaşının tamamının haczedilmesine muvafakat ettiğini ancak bu muvafakatin geçersiz olduğunu belirterek haczin kaldırılmasını talep etti. Davalı ise şikâyetin reddini talep etti. İLK DERECE MAHKEMESİ, TALEBİ KABUL ETTİ İlk derece mahkemesi, somut olayda muvafakat tarihinde takibin henüz kesinleşmediği, bu şekilde takip kesinleşmeden emekli maaşından kesinti yapılmasına yönelik muvafakatin geçerli olmayacağı gerekçesiyle şikâyetin kabulüne emekli maaşı üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verdi. Karara karşı, davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulundu. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf talebini kabul etti ve 'maaşa haciz konulabilir' dedi. Bölge Adliye Mahkemesi, borçlunun Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan aldığı maaşının tamamına haciz konulmasına muvafakat ettiğini bildirdiği, borçlunun ödeme emri tebliğinden sonra lehine işleyecek sürelerden feragatinin sonuç doğuracağı, bu hâliyle hakkındaki takibin kesinleşmesinden sonra verdiği muvafakat beyanının geçerli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikâyetin reddine karar verdi. Karara karşı, davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulundu. YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ, BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'NİN HÜKMÜNÜ BOZDU Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, aynı dilekçe ile borcun kabul edilerek hacze muvafakat edilmesinin, takibin kesinleşmesi ile aynı anda olduğundan, bir diğer ifade ile takibin kesinleşmesinden sonra olmadığından geçersiz olduğundan bahisle Bölge Adliye Mahkemesi hükmünü bozdu. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARINDA DİRENDİ Bölge Adliye Mahkemesi, önceki karar gerekçesinin yanında borçlunun hacze ilişkin muvafakati ile takibin kesinleşmesinin aynı anda olmadığı gerekçesiyle direnme kararı verdi. Direnme kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulundu ve dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu gündemine taşındı. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU: "BORÇLU TARAFINDAN AYNI DİLEKÇE İLE BORCUN KABUL EDİLEREK HACZE MUVAFAKAT EDİLMESİ, TAKİBİN KESİNLEŞMESİYLE AYNI TARİHTE OLDUĞUNDAN GEÇERSİZDİR" 25 üyeyle toplanan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, konuya ilişkin son noktayı koydu. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, borçlu tarafından aynı dilekçe ile borcun kabul edilerek hacze muvafakat edilmesi, takibin kesinleşmesiyle aynı tarihte olduğundan haciz için verilen muvafakat geçersizdir diyerek emekli maaşına konulan haczin geçersiz olduğuna karar vererek konuya ilişkin son noktayı koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.