SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hukuki Süreç

Söz Bursa - Hukuki Süreç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuki Süreç haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Millet Bahçesi projesindeki paylaşımlara yargı yolu! İnegöl Belediyesi düğmeye bastı Haber

Millet Bahçesi projesindeki paylaşımlara yargı yolu! İnegöl Belediyesi düğmeye bastı

İnegöl Belediyesi’nin yapımını sürdürdüğü İnegöl Millet Bahçesi projesine ilişkin sosyal medya hesaplarında yapılan algı ve halkı yanlış bilgilendiren paylaşımların ardından, İnegöl Belediyesi konuya ilişkin yazılı bir açıklama yayınladı. İnegöl Belediyesi tarafından Hamzabey Mahallesi sınırlarında Boğazköy Barajı kıyısında yapımı devam eden ve toplamda 451 bin 800 metrekare alana sahip olan İnegöl Millet Bahçesinde yapım çalışmaları sürüyor. İnegöl Millet Bahçesi projesi yapımı uzun bir iş takvimine bağlı olarak devam eden projeye ilişkin sosyal medya hesaplarında yapılan çeşitli paylaşımlar sonrası, İnegöl Belediyesi konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. “BURASI ŞANTİYE ALANI, YAPIMI DEVAM EDEN BİR PROJE” Bölgenin en büyük yeşil alan projelerinden biri olan İnegöl Millet Bahçesi’nde ikinci etap çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi; “Kurumumuzun hayata geçirdiği, Bursa’nın en büyük Millet Bahçesi unvanına sahip, toplamda 451 bin 800 metrekare alanda inşa edilen İnegöl Millet Bahçesi projesi halen yapım aşamasında olup, söz konusu alan kullanıma kapalı şantiye sahasıdır.” Sosyal medyada üç ayrı videoda böylesine devasa bir projenin farklı algılarla karalanmaya çalışıldığına şahit olduk. “Bir tekme ile yıkılacak istinat duvarı” başlığıyla algı oluşturan ve halkı yanıltan paylaşımlar yapılması üzerine, kamuoyunu doğru şekilde bilgilendirme gereği duyuldu. Halen aktif bir şantiye sahası olan Millet Bahçesi alanında bir vatandaş, bazı bölümleri zarar görmüş istinat duvarını çeşitli iftira ve hakaretlerle gösteriyor. Videoda yer alan görüntülerin, bölgede devam eden altyapı kazısı sırasında ekskavatörün çarptığı bir bölümde çekildiği tespit edilirken, bunun dışında yıkılan herhangi bir alan bulunmadığı belirlenmiştir.” Aynı şahsın yayınladığı bir başka videoda ise “Sahtekârlığa bakın, sözde istinat duvarı” başlığıyla istinat duvarının görsel amaçlı yapılan derz sıvaları, sanki duvarı tutan betonlarmış gibi gösterilerek algı oluşturuluyor. “HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILDI” Bu alanın ihale süreci devam eden önemli bir projenin şantiye alanı olduğunu tekrar vurgulayarak, aynı zamanda ilgili müteahhit firmadan yeri teslim almadığımızı da hatırlatmak isteriz. Yapımı devam eden böylesine devasa bir projede maksatlı şekilde video çekerek bunu paylaşan kullanıcılar hakkında ilgili hukuki çalışmalar başlatılacaktır.”

Bakan Tekin’den 168 isme yargı resti: "Suç duyurusunda bulunacağız!" Haber

Bakan Tekin’den 168 isme yargı resti: "Suç duyurusunda bulunacağız!"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e ve 168 kişinin imzaladığı 'Laiklik bildirisi'ne tepkisini dile getirerek, metni imzalayanlar hakkında hukuki süreç başlatacaklarını açıkladı. Bakan Yusuf Tekin, çeşitli temas ve incelemelerde bulunmak üzere Artvin'e geldi. Programı kapsamında okulları ziyaret eden Bakan Tekin, Artvin Valiliği'nde düzenlenen Eğitim Değerlendirme Toplantısı'na katıldı. Toplantı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Tekin, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ramazan ayına yönelik okullardaki etkinliklere ilişkin eleştiriler hakkında konuşan Bakan Tekin, "Ramazan'la ilgili faaliyetlerimiz kamuoyunda farklı mihraklar tarafından farklı şekilde değerlendirme eğilimine girdi. Öncelikle şunu söyleyeyim. Anayasal düzenimiz bize Milli Eğitim Bakanlığına ve bütün kamu görevlilerine Anayasaya uygun hareket etmemizi salık veriyor. Biz de ona göre davranıyoruz. Fakat bizim Ramazan ayı ile ilgili yaptığımız etkinlikleri eleştirenler Anayasanın işine gelen maddelerine bakıyorlar, diğerlerine bakmıyorlar. Geçtiğimiz günlerde 168 kişiden oluşan bir metin imzaya açıldı, imzalandı. Bakanlığımızı zan altında bırakacak ifadeler kullanıldı. İşin tuhaf tarafı, onların içerisinde 1982 Anayasasını bizlere anlatırken yerin dibine geçiren hocalarımız da var; şimdi 82 Anayasasının işine gelen maddelerine değinip kalan kısımlarına hiç değinmedin diyorlar. Öncelikle şunu söyleyeyim, Anayasamızın başlangıç kısmı her Türk vatandaşının temel hak ve hürriyetlerinin eşit bir biçimde kullanılması vurgusunu yapar. Israrla vurgu yapılan Anayasanın 2. maddesindeki laiklik ifadesinin madde ise şöyle başlar: Toplumun huzuru, milli dayanışma. Bu iki kavram bizim açımızdan çok kritik. Dolayısıyla biz, tüm etkinliklerimize, bütün çalışmalarımızda Anayasanın tamamını, kanunların mevzuatın bize yüklediği görevlerin tamamını yerine getirmeye çaba sarf ediyoruz" dedi. "RAMAZAN AYINDA YAPTIĞIMIZ ETKİNLİKLERİ EĞİTİMDE 'TALİBAN'LAŞMA SÜRECİ OLARAK TANIMLIYORLAR" "Ben bir Anadolu çocuğuyum" diyen Bakan Yusuf Tekin, "Anadolu'nun her tarafından küfür ya da hakaret kabul edilen cümleleri kullanıp da arkasından 'Bence bu küfür değildir, kişilik analizi yapıyorum' diyen Özgür Özel kadar midesi geniş değilim. Kusura bakmayın, dolayısıyla bu 168 kişinin imzaladığı metinde bizleri zan altında bırakan ifadeler benim durduğum yerden suç teşkil eder. Benim okullarımdaki öğretmen arkadaşlarımızın, eğitim camiamızın, bu konuda destek veren kişilerin emeklerini hiçe saymak anlamına gelir. Dolayısıyla biz bununla ilgili de bir suç duyurusunda bulunacağız. Nedir rahatsız olduğumuz şey? Mesela bizim Ramazan ayında yaptığımız etkinlikleri, milli dayanışma, birlik beraberlik, kardeşlik vurgusu üzerine yaptığımız etkinlikleri eğitimde 'Taliban'laşma süreci olarak tanımlıyorlar. Arkadaşlar, böyle bir şeyi söyleyebilmek için ya bu toplumun içerisinde yaşamıyor olmanız gerekir, ya bizim metinlerimizi okuyamamış olmanız gerekir ya da art niyetli olmanız gerekir. Başka diyor ki mesajda, bizim metinlerimizle ilgili olarak itirazlarında Trump'ın ipine sarılmış eleştirisi yapıyorlar. Nasıl çıkarıyorsunuz Ramazan genelgesinden böyle bir ifadeyi ben anlamakta zorlanıyorum. 'Laik hukuk düzenini ortadan kaldırmak.' Ne yapmışız? Anadolu'da herkesin heyecanla beklediği, Anadolu'da toplumsal dayanışma, kardeşlik ve benzeri hususları vurguladığımız Ramazan ayı çocuklarımız heyecanla karşılasınlar, dayanışma, kardeşlik, yardımlaşma çocuklarımız tarafından içselleştirilsin dediğimiz için laik hukuk düzenini ortadan kaldırmak için çaba içerisine girmişiz. Anlamakta zorlanıyorum ama en ağır ifade 'gerici azınlık' tanımlaması. Bunu söyleyen kişilere misli ile iade ediyorum" ifadelerini kullandı. Bakan Yusuf Tekin, metne tepkisini sürdürerek "'Gerici azınlık' 1960'lı, 1970'li yılların Marksist sosyalist mantığıyla hâlen beslenen ve bu kafayla hareket eden, bu toplumu tanımayan, toplumdan kopuk insanları tanımlamak için kullanılabilir ancak. Bizim gibi 7-24 Anadolu'da insanların içerisinde olan insanların bu tür tabirleri kullanmasını ben doğru bulmuyorum. Metnin altında bir tek katıldığım ifade 'Laikliği savunmak suç değildir.' Laiklik, dinî inanç ve ibadet hürriyetinin devlet, kamu otoritesi tarafından güvence altına alınmasıdır. Dolayısıyla bunu savunmak asla suç olarak kabul edilemez" şeklinde konuştu. Bakan Yusuf Tekin konuşmasının sonunda söz konusu metinle ilgili hukuki süreç başlatacaklarını sözlerine ekledi.

İYİ Parti’den İznik Gölü için sert tepki: "Halk sağlığı ranta kurban ediliyor!" Haber

İYİ Parti’den İznik Gölü için sert tepki: "Halk sağlığı ranta kurban ediliyor!"

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, İznik Gölü’nün hem kuraklık hem de kirlilik tehdidi altında olduğunu belirterek, kıyı şeridindeki asfalt tesisinin faaliyetlerine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Devlet kurumlarının "yol yapımı" bahanesiyle çevre katliamına göz yumduğunu savunan Kaya, konuyu yargıya ve Meclis’e taşıyacaklarını duyurdu. "HASTANENİN KARŞISINDA ASFALT TESİSİ OLUR MU?" Tesisin konumuna dikkat çeken İsmail Kaya, "Hangi akıl, hangi vicdan, bir asfalt tesisini hem göl kıyısına hem de hastanenin karşısına kurar? Yıllardır bölge halkı zehirli duman soluyor, dayanılmaz koku ve gürültüye maruz kalıyor. Hastaneye gelen vatandaşlarımız ve sağlık çalışanlarımız bile bu kirlilikten etkileniyor. Bu tablo açıkça görevi kötüye kullanmadır" dedi. "FATURA YİNE ÇİFTÇİYE KESİLİYOR" İznik Gölü’nün sanayi kuruluşları tarafından tüketildiğini ve koruma önlemlerinin yetersiz kaldığını vurgulayan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gölü tüketen sanayi kuruluşlarını görmeyenler, kapalı sistem sulamayı teşvik edemeyenler, su kaybını önleyemeyenler çözümü çiftçinin suyunu kısmakta buldu. Tek bildikleri halktan tasarruf olanlar, faturayı yine üreten hemşerilerimize kesti." "BU SKANDALIN ÜZERİ KAPATILAMAZ" İYİ Parti olarak sürecin takipçisi olacaklarını belirten Kaya, şu talepleri sıraladı: *Tesisin faaliyetleri derhal durdurulmalıdır. *Tüm izin süreçleri kamuoyuna şeffaf bir şekilde açıklanmalıdır. *Göl kirliliğine göz yumanlar hakkında hukuki süreç başlatılmalıdır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.