SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hürmüz Boğazı

Söz Bursa - Hürmüz Boğazı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hürmüz Boğazı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ömer Çelik’ten Özgür Özel’e: "Biz sizi sandıkta yendik" Haber

Ömer Çelik’ten Özgür Özel’e: "Biz sizi sandıkta yendik"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ara seçim çağrısına ilişkin, "AK Parti seçimden korkuyor mu diye bir argüman getiriyorlar. Biz bugüne kadar defalarca sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) devam ederken basın açıklaması gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle AK Parti MYK’da bir değişiklik olduğunu ifade eden Çelik, Çevre ve Şehircilik Başkanlığı’na Sevilay Tuncer’in yerine MKYK Üyesi ve İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan’ın geldiğini söyledi. İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde meydana gelen terör saldırısını tüm boyutları ile takip ettiklerini ve bu tür eylemlerin hiçbirinin tesadüfen gerçekleştirilen eylemler olmadığına dikkati çeken Çelik, çeşitli illerde operasyonların yapıldığını ve terörün üzerine kararlılıkla gidildiğinin altını çizdi. "‘BİR GECEDE SİZİ TAŞ ÇAĞINA ÇEVİRİRİZ’ SÖYLEMLERİNİN HERHANGİ BİR BARIŞ PERSPEKTİFİNE HİZMET ETMEDİĞİ AÇIKTIR" İran’ın ABD ve İsrail tarafından uğradığı haksız ve hukuksuz saldırıların insani açıdan vahim sonuçlar doğurduğunu kaydeden Çelik, "Hem bölgesel hem küresel barışı etkileyecek çok kötü neticeler oluşturdu. Bunu tüm boyutlarıyla hep beraber izledik. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, tedarik zincirleri, enerji konusu ve gıda konusu son derece önemli ama en önemlisi o bombaların altında sebepsiz yere can veren masumlar var. Dolayısıyla biz, barış dediğimizde bizim anladığımız daha çok masum kanı dökülmesindir. Aynı savaşın ilk günlerinde okuldaki kız çocuklarının bombalamayla öldürülmesi gibi asıl baktığımız yer o masum kız çocuklarının hayatıdır. Tüm boyutları ile takip ediyoruz, inceliyoruz. Değerlendirme yaptığımızda önemli olan kalıcı ateşkesle birlikte barışın çerçevesinin ortaya çıkmasıdır. ‘Bir gecede sizi taş çağına çeviririz’ söylemlerinin herhangi bir barış perspektifine hizmet etmediği açıktır. Bizim de buradaki odaklandığımız nokta esas olarak bir barış çerçevesinin ortaya çıkmasıydı ama geçici ateşkes meselesi konuları çözmüyor, önemli olan kalıcı bir barışa ulaşılmasıdır" ifadelerini kullandı. "İSRAİL KENDİ SINIRLARINA KENDİ KAFASINA GÖRE KARAR VERİYOR, BUNU DA DİNİ BİR FANATİZMLE YAPIYOR" ABD ve İran arasında bir barışın olması gerektiği konusunda bütün dünyanın ortaya irade koyduğu ortamda İsrail’in Lübnan’a saldırılarının devam ettiğini aktaran Çelik, "İsrail kendi sınırlarına kendi kafasına göre karar veriyor. Üstelik bunu teolojik bir şekilde dini bir fanatizmle yapıyor. Bunu açıkça da ifade ediyorlar" dedi. "ABD’NİN İRAN’A TEK TARAFLI OLARAK ÖDEV VERME YAKLAŞIMI VAR" ABD ile İran arasında Pakistan’da yapılması beklenilen barış görüşmelerinin çok önemli olacağını söyleyen Çelik, "Çok kırılgan bir barış ortamı var. İran, 'şimdiden 10 maddenin 3’ü şimdiden ihlal edildi' diyor. Barış görüşmesine Pakistan’a gidecek olan ABD heyeti adına yapılan açıklamalarda bir müzakereden ziyade tek taraflı olarak İran’a ödev verme yaklaşımı var. Halbuki barış karşılıklı atılması gereken adımlarla olur. Sonuçta iki taraf da köprüde yürür ve köprünün ortasında buluşur. Ama, sadece bir taraf dönük olarak talimat verir gibi, ‘kırmızı ışıkta dur, sarı ışıkta bekle, yeşil ışıkta geç’ gibisinden bir uluslararası ilişkiler deklarasyonu tek taraflı olmaz. Burada çift taraflı bir yaklaşım gerekir. Asıl sorumluluk bu savaşı başlatanların üzerindedir. Bir devlete barışçıl da olsa şu programlarından vazgeç, savunma sanayiinle ilgili sistemleri yapma, egemenlik alanını üzerindeki boğazların ya da toprakların üzerindeki egemenlik haklarını devret gibi bir yaklaşım barışı getirmez. Barış yapmak istiyorsanız galip gelseniz bile aşırı şartlar dayatmayacaksınız. Hiçbir zaman unutmayalım, saldırıyı İran başlatmadı. Netice itibarıyla İran halkı burada mağdurdur. Burada doğru yolun bulunması için saldırıyı başlatanların bu çerçeveye riayeti esas ölçüdür. İran’ın da riayet etmesi gerekecektir. Bir taraf hiçbir ilkeye riayet etmesin, öbür tarafa verdiğimiz ödevlerin tamamını yerine getirsin demek barış değil demek değildir, o teslimiyettir. Teslimiyet dayatması ile barış çıkmaz" açıklamasında bulundu. "CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN KURULMASINI ÖNERDİĞİ DİPLOMASİ MASASI KRİZLERDEN ÇIKIŞ İÇİN SİYASİ PUSULADIR" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kurulmasını önerdiği diplomasi masasının ortaya çıkan krizlerden çıkılması için siyasi pusula olduğunu dile getiren Çelik, "Pakistanlı kardeşlerimizin buradaki iradesi, gayreti, emeği ve yaklaşımı son derece saygı değerdir. Başarılı olmaları için hem dua ediyoruz hem de Cumhurbaşkanımız bütün desteğini veriyor ama bu bütün dünyanın sahip çıkması gereken ve bu iradeyi koyması gereken bir durumdur" diye konuştu. Bölgede ve Körfez ülkelerinde ortaya çıkan fay kırıklıklarının tamirinin uzun yıllar alacağını belirten Çelik, "İran’ın karşı karşıya kaldığı zararların tazmini çok önemli olacaktır. Bu vesileyle Atlantik ve NATO İttifakı içerisinde ABD ile Avrupa Birliği arasındaki çatlakların bu derece belirginleşmiş olması varsa artık bir düzeninin geleceği açısından ya da yeni bir düzenin ne şekilde oluşacağı açısından da problemdir. Bu düzen meselesinde de herkes konuşurken yeni güvenlik mimarileri olur mu? yaklaşımı sergiliyor. Zaten işe buradan başlamak düğmeyi tersten iliklemek oluyor. Önemli olan uluslararası toplumu bundan sonrasında yönetecek temel siyasi ve ahlaki değerler ne olacaktır. Bunların hepsi neredeyse 1-2 sene içerisinde İsrail tarafından çiğnendi ve buna çok az ülke ses çıkardı. Şimdi de kimsenin bununla yüzleşeceği bir ortam kalmadı" değerlendirmesinde bulundu. "ATLANTİK İTTİFAKI’NIN BİR BAKIMA KENDİ GELECEĞİ İLE YÜZLEŞECEĞİ BİR TABLO ORTAYA ÇIKACAK" Ortaya çıkan yeni düzen tartışmaların gelecek aylarda Türkiye’de gerçekleşecek NATO zirvesini çok daha kritik hale getirdiğini dile getiren Çelik, "Burada Atlantik İttifakı’nın bir bakıma kendi geleceği ile yüzleşeceği, ABD ile Avrupa’nın ilişkilerinin güvenlik mimarisi açısından kendi geleceği ile yüzleşeceği bir tablo ortaya çıkacak. Belki de bazıları açısından tamam mı? Devam mı? gibisinden bir sorunun cevabının bulunacağı bir tablo net bir şekilde ortaya çıkacak. Son zamanlarda Venezuela ve İran’da yapılanlar dünya sistemi için kötü örnekler ortaya koymuştur. Temel değerlerin yıpranması temel güvenlik mimarilerinin de işlemesinde büyük aksaklıkların ortaya çıktığını göstermiştir" diye konuştu. Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "SİLAH BIRAKMA AŞAMASI TEYİT EDİLDİĞİNDE YASAL DÜZENLEMELER MECLİS USULLERİYLE ORTAKLAŞTIRILIR VE SONUCA VARILIR" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Terörsüz Türkiye hedefine ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, "Sembolik olarak bir silah yakma oldu ama onun sonrasında sistematik olarak devam etmesi gerekiyor. Terör örgütünün silah bırakmasıyla ilgili safahatın tam görülmesi gerekiyor. Bu safahatın tam görülmesiyle beraber ki devlet kurumları devlet politikası çerçevesinde görevlerine devam ediyorlar. Teyit ve tekit mekanizması son derece verimli bir şekilde çalışıyor. Dolayısıyla terör örgütünün silah bırakma aşaması teyit edildiğinde zaten yasal düzenlemelerle ilgili partilerin çalışmaları var. Partilerin kendi arasındaki olağan meclis usulleriyle ortaklaştırılır ve sonuca varılır. Bugünün dünyasında terörün ilkelliğinden hem bölgenin hem de Türkiye’nin kurtarılması gerekir" cevabını verdi. "AK PARTİ SEÇİMDEN KORKUYOR MU DİYE BİR ARGÜMAN GETİRİYORLAR, BİZ BUGÜNE KADAR SİZİ SANDIKTA YENEREK İKTİDAR OLMUŞUZ" CHP Genel Başkanı Özel’in ara seçim çağrısının sorulması üzerine Çelik, "CHP’nin Türk siyasi hayatında en temel tanımlarından bir tanesi ‘kurultaylar’ partisidir. Canı sıkıldıkça kurultaya giden bir partidir. Biz ‘CHP’nin Türkiye’nin istikrarı hakkında söyleyecek bir sözü yoktur çünkü kendi istikrarını sağlayamamış bir partidir’ deriz. O kurultay mantığı olduğu için de zannediyor ki Türkiye’de o mantıkla yönetiliyor. Siz Türkiye’nin istikrarlı yönetiminden, Türkiye’nin ulaşması gereken hedeflerden bahsettiğinizde AK Parti seçimden korkuyor mu diye bir argüman getiriyorlar. Biz bugüne kadar defalarca sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz. Bizim en sevdiğimiz şey sandık ama Türkiye’nin istikrarı ve ulaşılması gereken hedefler ve etrafındaki tabloya baktığında biz seçimlerin doğru bir şekilde zamanında yapılması gerektiğini ifade ediyoruz. Hükümetin seçimde vatandaşın verdiği süreyi en iyi şekilde değerlendirmekle ilgili mükellefiyeti vardır. Kendi kurultay simülasyonunu Türkiye siyasetine yansıtmaya çalışıyorlar, bizim açımızdan herhangi bir hükmü yok" ifadelerini kullandı. "BURSA’MIZ İÇİN HAYIRLI, UĞURLU OLSUN" Mustafa Bozbey'in Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılması nedeniyle yapılan oylama sonucunda Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin AK Parti’ye geçmesinin sorulması üzerine Çelik, "Bursa Belediye Meclisinde çoğunluk Cumhur İttifakındaydı. Belediye Başkanı’nın yargısal süreçleri neticesinde görevden alınmasından sonra demokratik mekanizma işledi. Orada Cumhur İttifakının adayı, ittifakın ve bağımsızların oylarını alarak bu sonucu elde etti. Seçime girip girmemeleri onların bileceği iş, bizi ilgilendirmez. Yargısal süreçler biliniyor, her şey kamuoyu önünde gerçekleşti. Kazanan arkadaşımızı tebrik ediyoruz. Bursa’mız için hayırlı, uğurlu olsun" açıklamasında bulundu.

Dünya ekonomisine Hürmüz darbesi: İran’dan geçişlere "Riyal" şartı! Haber

Dünya ekonomisine Hürmüz darbesi: İran’dan geçişlere "Riyal" şartı!

İran Meclisi Milli Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlere kısıtlama, riyal bazlı ücret uygulaması ve bazı ülkelere yönelik yasaklar öngören yasa tasarısını onayladı. İran Meclisi Milli Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlere yönelik yasa tasarısını onayladı. Komisyon üyesi Mücteba Zarei, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği ve sürdürülebilir kalkınmasına yönelik stratejik eylem yasa tasarısı taslağının bugün gerçekleştirilen komisyon toplantısında ön onay alarak, Meclis Genel Kurulu’na sunulmaya hazır hale getirildiğini açıkladı. GEÇİŞLERE KISITLAMA VE ÜCRET DÜZENLEMESİ ÖNGÖRÜLÜYOR Zarei, taslakta boğazın güvenlik düzenlemeleri, deniz taşımacılığı güvenliği ve çevresel konuların yanı sıra mali düzenlemeler ile riyal bazlı geçiş ücretleri sistemine ilişkin başlıkların yer aldığını, ayrıca ABD ve İsrail’in boğazdan geçişinin yasaklanması ile İran’a yönelik tek taraflı yaptırımlara katılan ülkelerin geçişine kısıtlama getirilmesine ilişkin maddelerin bulunduğunu belirtti. Ayrıca taslakta İran’ın ve silahlı kuvvetlerinin boğaz üzerindeki egemenlik rolünün uygulanmasına ilişkin düzenlemelerin yer aldığını belirten Zarei, Umman ile boğazın hukuki statüsüne ilişkin iş birliğine yönelik maddelerin de bulunduğunu bildirdi. YASA TASARISI SÜRECİ NASIL İŞLİYOR? İran’da yasa tasarıları, ilk olarak ilgili komisyonlarda detaylı şekilde değerlendirilerek ön onay alıyor. Komisyon onayı, tasarının Meclis Genel Kurulu’nda milletvekilleri tarafından oylanmasının önünü açan kritik bir aşama olarak öne çıkıyor. Komisyon sürecini geçen taslaklar, daha sonra Meclis Genel Kurulu’nda milletvekillerinin oyuna sunuluyor. Kabul edilen düzenlemeler ise nihai onay için Anayasayı Koruyucular Konseyi’ne gönderiliyor. Konseyin onayının ardından tasarı yasalaşarak yürürlüğe giriyor.

Hürmüz Boğazı için dev plan: Eskort misyonu devreye giriyor Haber

Hürmüz Boğazı için dev plan: Eskort misyonu devreye giriyor

Fransa’da gerçekleştirilen G7 Dışişleri Bakanları Zirvesi'nde İran'ın bölgedeki saldırıları nedeniyle sivil ve enerji altyapısının korunmasına yönelik ortak bir bildiri kabul edildi. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Orta Doğu'daki çatışmalar sona erdikten sonra Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin yeniden başlaması için eskort misyonlarının devreye girebileceğini belirterek, "Hürmüz’de özgür ve güvenli seyrüsefer kalıcı biçimde yeniden sağlanmalı" dedi. G7 ülkelerinin dışişleri bakanları, dün ve bugün Fransa’nın dönem başkanlığında Vaux-de-Cernay bölgesinde gerçekleştirilen G7 Dışişleri Bakanları Zirvesi’nde bir araya geldi. Zirvede İran'daki savaş, güvenlik, enerji ve deniz ticareti boyutlarıyla masaya yatırıldı. Zirve sonunda kabul edilen ortak bildiride, özellikle bölgedeki sivillerin ve sivil enerji altyapısının korunması gerektiğine vurgu yapıldı. G7 tarafından kabul edilen bildiride, "sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırıların derhal durdurulması" istenirken, çatışmanın bölgesel ortaklar, sivil halk ve kritik altyapı üzerindeki etkilerinin azaltılması gerektiği belirtildi. Metinde ayrıca enerji, ticaret, gübre ve tedarik zincirlerinde ortaya çıkan küresel sarsıntılara dikkat çekildi. Öte yandan, Hürmüz Boğazı konusunda Fransa’nın çatışma sonrası döneme ilişkin hazırlık yaptığı vurgulandı. Fransa Savunma Bakanlığı kaynaklı bilgilere göre Paris yönetimi, yaklaşık 35 ülkeyle İran’daki çatışmaların sona ermesinin ardından boğazda deniz trafiğinin yeniden başlatılmasına yönelik muhtemel bir misyonu değerlendirdi. Girişimin "kesinlikle savunma amaçlı" olduğu belirtilirken, amacın çatışmalar sona erdiğinde gemi trafiğinin yeniden başlamasını organize etmek olduğu aktarıldı. BARROT: "DİPLOMATİK TESİSLERE YÖNELİK SALDIRILAR DA MEŞRU GÖRÜLEMEZ" Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, toplantının kapanış basın toplantısında İran’daki çatışmada sivillerin korunmasının öncelikli olduğunu belirterek, "Hiçbir şey silahlı çatışmalarda sivillerin kasten hedef alınmasını meşru gösteremez. Diplomatik tesislere yönelik saldırılar da meşru görülemez" dedi. Barrot, Hürmüz Boğazı konusunda da net mesaj verdi. G7’nin kabul ettiği metne atıf yapan Barrot, bildirinin "Hürmüz Boğazı’nda özgür ve güvenli seyrüseferin kalıcı biçimde yeniden sağlanmasının mutlak gerekliliğini" yeniden teyit ettiğini söyledi. İran’a ilişkin ortak G7 bildirisinde de sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırıların derhal durdurulması çağrısı yapıldı. "ESKORT MİSYONLARI GEREKLİ GÜVENLİĞİ SAĞLAYABİLİR" Fransız Bakan, deniz güvenliği konusunda, "ABD’nin askeri hedeflerine ulaşmasının ardından eskort misyonları, gemi trafiğinin mümkün olan en kısa sürede yeniden başlaması için gerekli güvenliği sağlayabilir" dedi. Barrot, "Her geçen gün Basra Körfezi’nden dünyanın geri kalanına gemi trafiğinin olmaması nedeniyle durumun kötüleştiği açıkça görülüyor" diyerek, krizin enerji ve ticaret boyutuna da dikkat çekti.

Hürmüz Boğazı'nda can pazarı: 20 bin denizci mahsur kaldı! Haber

Hürmüz Boğazı'nda can pazarı: 20 bin denizci mahsur kaldı!

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Başkanı Arsenio Dominguez, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı'nda yaklaşık 2 bin gemi ve 20 bin denizcinin mahsur kaldığını ifade etti. ABD, İsrail ve İran arasındaki saldırılar devam ederken, Hürmüz Boğazı’ndan gemi geçişleri henüz normale dönmedi. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Başkanı Arsenio Dominguez, Hürmüz Boğazı'ndaki mevcut durumun küresel denizcilik sektörü açısından "ciddi bir meydan okuma" oluşturduğunu belirterek, "Hürmüz Boğazı'nda 20 bin denizci mahsur kaldı ve yaklaşık 2 bin gemi seyir yapamıyor. Gemiler orada ne kadar uzun süre kalırsa, mürettebat da strese ve yorgunluğa o kadar uzun süre maruz kalır. Üstelik gemilerin faaliyetini sürdürmesi için gereken ikmaller de azalır" dedi. Sigorta şirketlerinin zararları ve maliyetleri karşılamayı reddettiğini belirten Dominguez, şirketlerin büyük çoğunluğunun ya sözleşmeleri feshettiğine ya da yüksek primler talep ettiğine dikkat çekti. Dominguez, boğaz çevresindeki ülkelerin sağladığı insani yardım sayesinde gemilerde şimdilik insani bir krizin olmadığını ifade ederek, IMO'nun gemilerin bölgeden çıkabilmesi için insani bir koridor oluşturulması yönünde baskı uyguladığını belirtti. Dominguez, ABD Başkanı Donald Trump'ın gemilere boğazda refakat edilmesine yönelik planının ticari gemilerin hedef alınmayacağına ve masum denizcilerin hayatını kaybetmeyeceğine dair herhangi bir güvence bulunmadığından sürdürülebilir olmadığını vurguladı.

Özgür Özel’den imzalı çözüm: "KDV yüzde 1’e inerse akaryakıt yüzde 20 ucuzlar" Haber

Özgür Özel’den imzalı çözüm: "KDV yüzde 1’e inerse akaryakıt yüzde 20 ucuzlar"

CHP genel Başkanı Özgür Özel, "Erdoğan bir imzasıyla KDV'yi yüzde bire indirebilir. Eğer KDV'yi yüzde bire indirirse bugünkü pompa fiyatları yüzde 20 ucuzlayacak hem de ÖTV'den daha esnek bir müdahale alanında akaryakıt fiyatlarını yüzde 15-20 altında tutabileceğiz" dedi. EMİNE ÜLKER TARHAN YENİDEN CHP’DE Özel, partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, CHP'ye katılan Emine Ülker Tarhan'a rozetini taktı. Özel, dünden beri ham petrole zam doğrudan pompa fiyatlarına yansıdığını söyleyerek, "Erdoğan bir imzasıyla KDV'yi yüzde bire indirebilir. Eğer KDV'yi yüzde bire indirirse bugünkü pompa fiyatları yüzde 20 ucuzlayacak hem de ÖTV'den daha esnek bir müdahale alanında akaryakıt fiyatlarını yüzde 15-20 altında tutabileceğiz. ÖTV'den ve KDV'den vazgeçmek vergi kaybı yaratacak ama o mazotla taşınan domatesten salatalığa, ayakkabıdan hırkaya; taşınan tüm mallara bir zam gelmesinden ve tüm sektörlerin ve esnafların yapacağı fiyat ayarlamalarından bizi koruyacak. Hürmüz Boğazı sorunu çözüldüğünde normal şartlardaki vergi gelirlerine geri dönülür ama hiç olmazsa enflasyon baskısından kurtulunur. Bütün dünya pandemide doğrusunu yaptı. Elimizdeki para azalmadan bir şeye çevirelim; altı olan yedi faiz, 8 olan 9 faiz verdi. Enflasyonu çevirdiler. Bunu bütün dünyada yapmayan bir ülke vardı. Nas diyordu, faiz haram diyordu, ekonomistim diyordu. Öyle bir noktaya geldi ki Türkiye'de enflasyon gerçekte yüzde 120'leri, 150'leri buldu. Halen daha uğraşıyoruz. Şu anda yüzde 30'larda. Bütün dünya giderken Mersin'e, bizi tersine götüren" dedi. "ADALET BAKANLIĞI’NDA SİYASET ÖZENTİSİ BİR ATANMIŞ VAR" Özel, yargıya güvenin yüzde 18'e düştüğünü belirterek, "Adalet Bakanlığı'nın başındaki bakanlar hangi partiden olursa olsun... Millete karşı sorumludur. Temas noktası Adalet Bakanlığı'dır. Millete sorumluluğu olan; milletten ve Allah'tan korkan birilerinin orada oturması lazım. Maalesef ne siyasetten gelen ne siyaset bilen; aksine siyasete özenen ama paçasından acemilik akan, gözünü hırs bürümüş bir atanmışla muhatabız" ifadelerini kullandı. "TAPU KAYITLARI AĞRI DAĞI KADAR GERÇEK" Özel, Adalet Bakanı Gürlek'in mal varlığına değinerek, "Gösterdiğim tapuların içinde olmayan TEMA'daki ev. Gösterdiği tapu kaydında bu yok. Bu evi 9 milyon liraya aldı. Aynı tarihte 14 milyona ev satılıyordu. Niye ucuza verdin? 'Sayın Akın Gürlek diğer tüm müşterilerimiz gibi projemizden bir adet daire satın almıştır.' Açıklama TEMA İstanbul. 'Kendisine uygulanan satış fiyatı, herhangi bir müşterimize uygulananlardan farklı değildir' diye açıklama yapıyor TEMA. Bu eldeki açıklama ve belge Ağrı dağı kadar gerçek. Ama gösterilen tapu kaydında yok. Senfoni Evleri 96 milyon lira. Satış sözleşmesi, imzalar, mühürler, isimler natamam. Burada tapu yok çünkü bitince verilecek. Ama böyle bir resmi belge var. Sayın Murat Kurum'a, bakanlığa bağlı çalışıyor Emlak Konut. Bir haftadır yalanlama yok. Varsa bu öğleden sonra duyalım. Varsa 16 tapunun ID'lerine ilişkin bir itiraz duyalım, bunlar yok. Ne var? Dava açacağım demek var ki açılmış bir dava yok. Ben de dava açacağım. Bana verdiği yanıta istinaden dava açıyorum. O davada ben mi doğru söylüyorum o mu doğru söylüyor? Avukat, tapu sicil kayıtlarını isteyecek. Hakim karar vermek için getirecek. O zaman bu millet yargı önünde kim doğru söylüyor kim yalan söylüyor görecek. Hodri meydan! Bu milletin karşısına geçelim, hesabımızı açalım" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.