SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hürmüz Boğazı

Söz Bursa - Hürmüz Boğazı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hürmüz Boğazı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Trump İtalya'yı hedef alarak NATO'yu topa tuttu! Haber

Trump İtalya'yı hedef alarak NATO'yu topa tuttu!

ABD Başkanı Donald Trump, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi hedef alarak, "NATO’ya harcanan trilyonlarca dolara rağmen İtalya ve İtalya Başbakanı, İran ve onların son derece ciddi nükleer tehdidine müdahil olmayı asla düşünmüyor bile. Onları biz koruyoruz ama sınandıkları zaman bizi ve dünyanın geri kalanını savunmak için ortada yoklar" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile yaşadığı tartışmada gerilimi artırmaya devam ediyor. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "NATO’ya harcanan trilyonlarca dolara rağmen İtalya ve İtalya Başbakanı, İran ve onların son derece ciddi nükleer tehdidine müdahil olmayı asla düşünmüyor bile. Onlarca yıldır onları biz koruyoruz ama sınandıkları zaman bizi ve dünyanın geri kalanını savunmak için ortada yoklar. Bu iyi değil" dedi. "Meloni benimle fotoğraf çektirmek için yalvardı" Trump, geçtiğimiz günlerde Fransa’da G7 Liderler Zirvesi sonrası bir İtalyan televizyonunda katıldığı programda Meloni hakkında, "Muhtemelen onunla konuştuğum için mutludur. Onunla konuşmak zorunda değildim. Benimle fotoğraf çektirmek için yalvardı. Benimle fotoğraf çektirmeyi çok istiyordu. Çektirmeyecektim ama ona acıdım" ifadelerini kullanmıştı. Meloni, "Trump’ın açıklamaları tamamen uydurma" demişti Trump'ın açıklamaları İtalya'da yoğun tepkilere neden olmuştu. Meloni, ABD Başkanı'nın söz konusu açıklamasını yalanlayarak, sert eleştirilerde bulunmuştu. İtalya Başbakanı, "Donald Trump'ın açıklamaları tamamen uydurma. Açıkçası şaşkınım. ABD Başkanı'nın müttefiklerine karşı neden böyle davrandığını anlamıyorum. Üstelik bu ilk defa olmuyor. Batı'nın ve ABD'nin düşmanlarına karşı aynı tavrı göstermemesi, aksine onlara çok daha fazla hoşgörüyle yaklaşması hayal kırıklığına yol açıyor. Unutmaması gereken bir şey var: Ne ben ne de İtalya asla yalvarmayız" demişti. Dışişleri Bakanı Tajani, ABD ziyaretini iptal etmişti İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, gerilimin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Başkan Trump'ın Başbakan Giorgia Meloni'ye yönelik ağır ve hakaret içeren sözleri, tüm İtalya'yı rencide etti. Bu nedenle 21 ve 22 Haziran'da planlanan ABD ziyaretimi iptal etmeye karar verdim" ifadelerini kullanmıştı. Trump, NATO’yu birçok kez eleştirmişti Trump, İsrail ile ortak şekilde İran’a yönelik saldırıların başlatıldığı 28 Şubat tarihinin ardından Hürmüz Boğazı’nda İran limanlarına yönelik ABD ablukasını ilan etmişti. Trump, NATO üyesi ülkeler başta olmak üzere müttefik ülkelere Hürmüz Boğazı’ndaki uluslararası deniz taşımacılığında seyrüsefer güvenliğini sağlamak üzere bölgeye askeri unsurlar gönderme çağrısında da bulunmuştu. Müttefikler bu çağrıları dikkate almamış ve bu durum Trump’ın NATO’ya yönelik yoğun eleştirilerde bulunmasına neden olmuştu. Trump, ittifaka yönelik eleştirilerinde birçok kez "kağıttan kaplan" ifadelerini kullanmıştı.

Bahçeli adını koydu: Zengezur değil "Turan Koridoru"! Haber

Bahçeli adını koydu: Zengezur değil "Turan Koridoru"!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Zengezur Koridoru'nun Türk dünyası için stratejik önem taşıdığını belirterek, "Zengezur, Nahçıvan'ın Azerbaycan'la vuslatı olacaktır. Bu, 'iki devlet, tek millet' şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır. Zengezur dedik ama artık adını doğru koyalım: Bu hat, 'Turan Koridoru'dur" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada Orta Doğu'dan Güney Kafkasya'ya uzanan gelişmeleri değerlendirdi. İsrail'in Gazze ve Lübnan'daki politikalarını sert sözlerle eleştiren Bahçeli, Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşların, yaşanan insanlık dramı karşısında yetersiz kaldığını savundu. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Gazze, Lübnan, Hürmüz Boğazı, Doğu Akdeniz ve Güney Kafkasya'da yaşanan gelişmelerin birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, "Bugün yaşananları sadece günlük haber akışı olarak görmek, hakikatin kabuğunda oyalanmak olur" dedi. İsrail'in 7 Ekim sonrasında izlediği politikaların savaş hukukunun sınırlarını aştığını savunan Bahçeli, "İsrail; günahsız sivilleri hedef alan, şehirleri harabeye çeviren; hastaneleri, okulları, ibadethaneleri, yardım noktalarını dahi savaş meydanına çeviren bir ölüm ve intikam makinesi siyasetine dönüşmüştür" ifadelerini kullandı. Netanyahu yönetimini eleştiren Bahçeli, "Bugün karşımızda bulunan, bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş kan delisi bir kriz makinesi olan İsrail; ateşkesi ihlal ederek Lübnan'a saldırmakta, ABD-İran mutabakatının dahi karşısında durmakta, Doğu Akdeniz'de istikrarsızlık merkezi olmaya devam etmektedir. Netanyahu yönetimi, bölgenin huzuruna kasteden bir kriz üretim mekanizmasıdır. Gazze'de çocukların cansız bedenleri toprağa verilirken, Filistinli esirlerin onuru çiğnenirken, Batı Şeria'da toprak gaspı sürerken, Lübnan'da tarihi ve kültürel doku bombaların gölgesinde yerle bir olurken Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak; akıl karargahlarının teslim bayrağını çekmesidir. Mazlumun ahıyla abad olunmayacağını hala idrak edemeyen bir zihniyetin mesnetsiz ithamları, hadsiz isnatları bizim için yok hükmündedir. Bebek kanında ikbal arayanların azgınlaşan gaddarlıkları tüm dünyanın gözleri önündeyken uğursuz sayıklamalara kulak asacak değiliz. Bu zavallı söylemlere aynı çukurdan cevap verecek değiliz" diye konuştu. "BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÜÇ MAYMUNU OYNUYOR" Birleşmiş Milletler'in Gazze'de yaşananlar karşısında etkisiz kaldığını savunan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Gazze'de insanlık inim inim inlerken, bölgemizde acı ve katliam kol gezerken Birleşmiş Milletler, üç maymunu oynamaktadır. Lahey'de ise başka bir ibret vesikası önümüzdedir. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Netanyahu hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç isnatlarıyla yakalama kararı çıkarmıştır. Fakat asıl mesele tam da burada başlamaktadır. Çünkü Lahey karar vermekte, fakat bu kararın icrası yine devletlerin siyasi cesaretine, hukuka riayetlerine ve ahlaki omurgasına bırakılmaktadır. New York'ta veto kalkanı açanlar, Lahey'de işlevsiz söylemlerle vitrinleri süslemekte, icraat vakti gelince dut yemiş bülbül misali köşelerine çekilmektedir. İsrail yönetiminin hesap vermesi ihtimali ufukta belirince, Netanyahu'nun etrafına bir dokunulmazlık zırhı örülmek istenmektedir. Buradan sormak mecburiyetindeyiz: Güvenlik Konseyi'nde korunan, Lahey'de kollanan, başkentlerde siyasi himayeyle gezdirilen bu imtiyaz kimin hukukudur? Türk dünyası da işte bu büyük arayışın içinde her geçen gün daha belirgin, daha etkili ve daha itibarlı bir konuma yükselmektedir. Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan bu hat; soydaşlarımızın duasına vesile olan, Müslüman kardeşlerimizin sızısına merhem arayan, mazlum milletlerin hakkını ve haysiyetini küresel zemine taşıyan yeni yüzyılın stratejik damarlarından biridir. Buradan İslam İşbirliği Teşkilatına da seslenmek gerekir. Bu teşkilat, Kudüs hasretimizin, Mescid-i Aksa hassasiyetimizin, Müslüman kardeşlerimize olan ortak sorumluluğumuzun sonucu olarak doğmuştur. Bu teşkilatın kuruluş harcında Kudüs varsa, varoluş gerekçesinde Filistin varsa; bugün Gazze yanarken, Batı Şeria kuşatılırken, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın kınama cümleleriyle yetinmesi izah edilemez. Buradan soruyoruz: Neredesiniz? Kudüs için kurulan irade nerededir? Gazze için gösterilmesi gereken müşterek duruş hangi engele takılmıştır? Mescid-i Aksa'nın incinen hürmetine karşı alınan kararlar hangi somut neticeye ulaşmıştır?" ABD-İRAN MUTABAKATINA DESTEK ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını belirten Bahçeli, anlaşmanın bölgesel istikrara katkı sunmasını temenni etti. Bahçeli, "ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulmakla birlikte dikkatle takip ediyoruz. İsviçre'de atılacağı açıklanan imzaların, bölgemizde sulh-u sükunun hâkim kılınması, Hürmüz hattında seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi ve Orta Doğu'da ateşi büyüten oyunların boşa çıkarılması adına önemli bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz. Söz konusu bu gelişme memnuniyet vericidir. Ancak memnuniyetimiz bizi rehavete sürükleyecek değildir. Diplomasi kapısının aralanması, tedbir kapısının kapanması anlamına gelmeyecektir. İmzaların atılacağı güne kadar gerilimi tırmandıracak söylemlerden, tahrik edici hamlelerden, sahada yeni oldubittiler üretmeye dönük hain kumpaslardan ve olası sabotaj girişimlerinden hassasiyetle kaçınılmalıdır" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemine işaret eden Bahçeli, "Hürmüz; enerji arzının, küresel ticaretin, deniz güvenliğinin, gıda fiyatlarının ve bölgesel istikrarın nabzının attığı stratejik bir geçittir. Bu hattaki gerilim, yalnızca Körfez'i değil; Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'dan Akdeniz'e kadar geniş bir coğrafyayı ekonomik ve siyasi türbülansın içine sürüklemiştir. Bu nedenle ABD-İran mutabakatının kâğıt üzerinde kalmaması, sahada karşılık bulması, Hürmüz'de geçiş güvenliğinin teminat altına alınması, nükleer programa ilişkin tartışmaların uluslararası hukuk ve denetim mekanizmaları zemininde yürütülmesi gerekmektedir. Önemle belirtmek isterim ki Pakistan'ın müzakere kapısını aralayan arabuluculuk gayreti, Başta Türkiye olmak üzere Katar ve Suudi Arabistan'ın diplomatik destek ve temasları bize bir kez daha göstermiştir ki; İslam ülkeleri ortak akıl ve sorumluluk istikametinde hareket ettiğinde kan ve kaos senaryoları boşa düşmektedir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın süreçte yürüttüğü diplomatik girişimlere de teşekkür eden Bahçeli, Türkiye'nin bölgesel istikrara katkı sunan bir rol üstlendiğini söyledi. Güney Kafkasya'daki gelişmelerin Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Bahçeli, Karabağ Zaferi'nin ardından oluşan yeni jeopolitik tabloya dikkat çekti. Bahçeli, "2020 sonbaharında, hakikat yerini bulmuş, Türk'ün çelikten bileği Karabağ'da tarih yazmıştır. Karabağ'da çiğnenen hukuk, Türk askerinin demir yumruğuyla doğrultuldu. Bu noktada Türk dünyasının batı ile doğu arasındaki stratejik irtibatı olan Zengezur hattı üzerinde ayrıca ve dikkatle durmak gerekir" dedi. "ZENGEZUR DEDİK AMA ARTIK ADINI DOĞRU KOYALIM: BU HAT, TURAN KORİDORU'DUR" Zengezur Koridoru'nun Türk dünyasını birbirine bağlayacak tarihi bir güzergah olduğunu belirten Bahçeli, şunları kaydetti: "Zengezur; Nahçıvan'ın ana vatan Azerbaycan'la bağını güçlendirecek, Türkiye'yi kardeş ülke Azerbaycan üzerinden Hazar'a, Hazar'ın ötesinden Türkistan'a ulaştıracak tarihi geçittir. Zengezur, Nahçıvan'ın Azerbaycan'la vuslatı olacaktır. Bu,'iki devlet, tek millet' şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır. Zengezur dedik ama artık adını doğru koyalım: Bu hat, Turan Koridoru'dur. Turan Koridoru; Kars'tan Türkistan bozkırlarına uzanan tarihi ve kültürel istikbal kapısıdır. Bu kapı açıldığında asırlar boyunca gönüllerde saklanan kavuşma ülküsü ete kemiğe bürünecek; Anadolu ile Türkistan arasına örülmek istenen setler dağılacak; Turan ufku daha berrak, daha yakın, daha kudretli hale gelecektir. Küresel ticaret yollarının yeniden şekillendiği, kuzey hattının savaş ve yaptırımlarla hassaslaştığı, güney deniz yollarının Hürmüz'den Kızıldeniz'e kadar krizlerin tutsaklığı altına girdiği bir dönemde Turan Koridoru'nun açılması bölgemiz ve Türkiye için stratejik bir fırsattır." Koridorun ekonomik ve jeopolitik önemine vurgu yapan Bahçeli, "Ankara'dan Türkistan'a uzanan iktisadi ve jeopolitik bir sıçrama olacaktır. Turan Koridoru, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın stratejik anahtarıdır" ifadelerini kullandı. "TURAN KORİDORU YALNIZCA AZERBAYCAN'IN VE TÜRKİYE'NİN DEĞİL, ERMENİSTAN'IN DA EKONOMİK YALNIZLIKTAN ÇIKIŞ KAPISI OLABİLİR" Ermenistan'ın bölgesel gerçekleri kabul etmesi gerektiğini belirten Bahçeli, "Karabağ Azerbaycan'dır. Bu gerçek sahada kanla, masada hukuk zemininde tescillenmiştir" dedi. Erivan yönetiminin iş birliği zeminine katılması halinde koridorun Ermenistan için de fırsatlar sunacağını savunan Bahçeli, "Turan Koridoru yalnızca Azerbaycan'ın ve Türkiye'nin değil, Ermenistan'ın da ekonomik yalnızlıktan çıkış kapısı olabilir" diye konuştu. "HİÇBİR SINAV KENDİLERİNDEN DAHA ÖNEMLİ DEĞİLDİR" Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Bahçeli, yaklaşan sınavlar öncesinde öğrencilere başarı diledi. "Hiçbir sınav kendilerinden daha önemli değildir" diyen Bahçeli, "Okuyacaksınız ve araştıracaksınız; çünkü cehaletin karanlığını ancak bilginin ışığında yırtarsınız. Düşüneceksiniz ve sorgulayacaksınız çünkü hakikate ulaşmanın yolu akıl etmekten geçer. Üreteceksiniz; çünkü büyük ülke Türkiye mefkuremizin ihtiyaç duyduğu her hamlenin arkasında sizin imzanız olacaktır" ifadelerini kullandı.

Trump: "Helikopterimizi İran düşürdü, yanıtsız kalmaz" Haber

Trump: "Helikopterimizi İran düşürdü, yanıtsız kalmaz"

ABD Başkanı Donald Trump, dün Hürmüz Boğazı yakınlarında düşen ABD ordusuna ait taarruz helikopterinin İran tarafından vurulduğunu öne sürerek, "ABD bu saldırıya karşılık vermek zorunda" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, dün Hürmüz Boğazı yakınlarında düşen ABD ordusuna ait "AH-64 Apache" tipi taarruz helikopterine ilişkin açıklama yaptı. Trump sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, helikopteri İran ordusunun düşürdüğünü savundu. ABD Başkanı açıklamasında, "Ordumuz tarafından az önce bilgilendirildim ki, dün gece İranlılar, Hürmüz Boğazı üzerinde devriye görevi yürüten son derece gelişmiş bir Apache helikopterimizi düşürmüş. Olayda iki pilot görev yapıyordu. Her ikisi de güvende ve herhangi bir yara almadı" ifadelerini kullandı. Trump, ABD ordusunun İran’a yönelik bir saldırı düzenlemek zorunda olduğunu savunarak, "ABD bu saldırıya karşılık vermek zorunda" dedi. "ÇOK İYİ BİR ANLAŞMANIN SON AŞAMALARINDAYIZ" DEMİŞTİ Trump bu sabah yaptığı açıklamada, İran ile müzakerelere ilişkin, "2 ya da 3 gün içinde bir anlaşma imzalama şansımız yüksek. Çok, çok iyi bir anlaşmanın son aşamalarındayız. Eğer gidip bombalarsak, ki bunu istersek çok kolay yapabiliriz, 2-3 hafta daha bombalamaya devam edersek ellerinde hiçbir şey kalmayacak. Ama Hürmüz Boğazı aylarca kapalı kalacak" demişti. Trump ayrıca ABD'deki ön seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham için yapılan sanal mitinge katılarak yaptığı konuşmada İran'a değinmişti. Trump, "Bence bu savaşı kazanıyoruz, ancak asıl zaferi önümüzdeki 2 hafta içinde tam zafer ilan ettiğimizde kazanacağız. Bu tam bir zafer olacak. Çok yakında gerçekleşecek ve petrol fiyatları hızla düşecek" ifadelerini kullanmıştı.

Donald Trump: "Erdoğan çok çetin bir lider ve iyi bir müttefik" Haber

Donald Trump: "Erdoğan çok çetin bir lider ve iyi bir müttefik"

ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la çok iyi bir görüşme gerçekleştirdiğini ifade ederek, "Erdoğan ile benim sahip olduğum türden bir ilişkiye kimse sahip değil" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Connecticut'ta ABD Sahil Güvenlik Akademisi mezuniyet töreninde yaptığı konuşmanın ardından Maryland eyaletinde bulunan Joint Base Andrews Havalimanı'na dönerek burada basın mensuplarının sorularını cevapladı. ABD'nin Küba'ya özgürlük getireceği mesajıyla başlayan Trump, Küba'ya yönelik ambargonun daha ne kadar süreceği sorusuna, "Bunu yakında açıklayacağız" cevabını verdi. Küba ile gerilimin artması durumunun söz konusu olup olmayacağı sorusuna Trump, "Hayır, bir tırmanma olmayacak. Buna gerek olduğunu düşünmüyorum. Bakın, ülke çöküyor. Tam bir karmaşa içinde. Kontrolü kaybettiler. Küba üzerindeki kontrolü gerçekten kaybettiler" dedi. "HER ŞEY ÇOK HIZLI GELİŞEBİLİR" Dün İran'ı vurmaya bir saat kala vazgeçtiklerini açıkladıktan sonra bugün durduğu yerin ne olduğu ve İran'dan bir cevap alıp almadıkları sorusu üzerine Trump, "İnanın, tam sınırdayız. Eğer doğru cevapları alamazsak, her şey çok hızlı gelişir. Hepimiz hazırız. Doğu cevapları almamız gerekiyor. Bunların tamamen, yüzde yüz tatmin edici cevaplar olması gerekiyor. Başarırsak, çok fazla zaman, enerji ve de en önemlisi hayat kurtarmış oluruz. Her şey çok hızlı gelişebilir. Ya da birkaç gün sürebilir" ifadelerini kullandı. İran'da görüştükleri kişilerin İran'ın önceki yöneticilerinden çok daha makul insanlar olduğunu söyleyen Trump, "Bu yüzden umarım herkes için harika olacak bir anlaşma yaparlar. Ama bilmiyorum. Eğer birkaç gün bekleyerek savaşı önleyebilirsem, birkaç gün bekleyerek insanların ölmesini engelleyebilirsem, bunun harika bir şey olduğu düşüncesindeyim" dedi. "İRAN'A HİÇBİR ŞEY TEKLİF ETMEDİK" ABD'nin barış görüşmeleri çerçevesinde İran'a petrol yaptırımlarının gevşetilmesini teklif etmesinin söz konusu olup olmadığı sorusuna Trump, "Onlar bir anlaşma imzalayana kadar hiçbir gevşetme söz konusu değil. Anlaşmayı imzaladıkları zaman, orayı tekrar inşa edebiliriz ve bu hem ülke hem de halk için gerçekten iyi bir şey olur. Fakat hayır, İran'a hiçbir şey teklif etmedik" cevabını verdi. "BU DURUM ŞU VEYA BU ŞEKİLDE YAKINDA SONA ERECEK" "İran nükleer silaha sahip olmak üzere olduğu için, ABD'nin İran'a saldırıdan başka seçeneği kalmadığı için bunu yaptığını" ifade eden Trump, "Fakat bu durum şu veya bu şekilde yakında sona erecek. Petrol fiyatları hızla düşecek. Hürmüz Boğazı'nda petrol yüklü bin 600 gemi var ve bunlar çok yakında çıkış yapacak. Bu yüzden göreceğiz" dedi. "Erdoğan ile benim sahip olduğum türden bir ilişkiye kimse sahip değil" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesine ilişkin bir soru üzerine Trump, "Evet, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la çok iyi bir görüşme gerçekleştirdim. Oldukça standart bir görüşmeydi. Çok iyi bir ilişkimiz var. Bazı oldukça zorlu liderlerle ilişkilere sahip olmak iyi bir şey değil mi? Kendisi çetin bir adam. Ama Erdoğan ile benim sahip olduğum türden bir ilişkiye kimse sahip değil. Kendisi iyi iş çıkardı. Bazıları buna şüpheyle yaklaşabilir ama ben onun çok iyi bir müttefik olduğunu düşünüyorum. Halkı ona saygı duyuyor. Halkı, ona büyük saygı gösteriyor" dedi.

Ömer Çelik’ten Özgür Özel’e: "Biz sizi sandıkta yendik" Haber

Ömer Çelik’ten Özgür Özel’e: "Biz sizi sandıkta yendik"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ara seçim çağrısına ilişkin, "AK Parti seçimden korkuyor mu diye bir argüman getiriyorlar. Biz bugüne kadar defalarca sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) devam ederken basın açıklaması gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle AK Parti MYK’da bir değişiklik olduğunu ifade eden Çelik, Çevre ve Şehircilik Başkanlığı’na Sevilay Tuncer’in yerine MKYK Üyesi ve İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan’ın geldiğini söyledi. İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde meydana gelen terör saldırısını tüm boyutları ile takip ettiklerini ve bu tür eylemlerin hiçbirinin tesadüfen gerçekleştirilen eylemler olmadığına dikkati çeken Çelik, çeşitli illerde operasyonların yapıldığını ve terörün üzerine kararlılıkla gidildiğinin altını çizdi. "‘BİR GECEDE SİZİ TAŞ ÇAĞINA ÇEVİRİRİZ’ SÖYLEMLERİNİN HERHANGİ BİR BARIŞ PERSPEKTİFİNE HİZMET ETMEDİĞİ AÇIKTIR" İran’ın ABD ve İsrail tarafından uğradığı haksız ve hukuksuz saldırıların insani açıdan vahim sonuçlar doğurduğunu kaydeden Çelik, "Hem bölgesel hem küresel barışı etkileyecek çok kötü neticeler oluşturdu. Bunu tüm boyutlarıyla hep beraber izledik. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, tedarik zincirleri, enerji konusu ve gıda konusu son derece önemli ama en önemlisi o bombaların altında sebepsiz yere can veren masumlar var. Dolayısıyla biz, barış dediğimizde bizim anladığımız daha çok masum kanı dökülmesindir. Aynı savaşın ilk günlerinde okuldaki kız çocuklarının bombalamayla öldürülmesi gibi asıl baktığımız yer o masum kız çocuklarının hayatıdır. Tüm boyutları ile takip ediyoruz, inceliyoruz. Değerlendirme yaptığımızda önemli olan kalıcı ateşkesle birlikte barışın çerçevesinin ortaya çıkmasıdır. ‘Bir gecede sizi taş çağına çeviririz’ söylemlerinin herhangi bir barış perspektifine hizmet etmediği açıktır. Bizim de buradaki odaklandığımız nokta esas olarak bir barış çerçevesinin ortaya çıkmasıydı ama geçici ateşkes meselesi konuları çözmüyor, önemli olan kalıcı bir barışa ulaşılmasıdır" ifadelerini kullandı. "İSRAİL KENDİ SINIRLARINA KENDİ KAFASINA GÖRE KARAR VERİYOR, BUNU DA DİNİ BİR FANATİZMLE YAPIYOR" ABD ve İran arasında bir barışın olması gerektiği konusunda bütün dünyanın ortaya irade koyduğu ortamda İsrail’in Lübnan’a saldırılarının devam ettiğini aktaran Çelik, "İsrail kendi sınırlarına kendi kafasına göre karar veriyor. Üstelik bunu teolojik bir şekilde dini bir fanatizmle yapıyor. Bunu açıkça da ifade ediyorlar" dedi. "ABD’NİN İRAN’A TEK TARAFLI OLARAK ÖDEV VERME YAKLAŞIMI VAR" ABD ile İran arasında Pakistan’da yapılması beklenilen barış görüşmelerinin çok önemli olacağını söyleyen Çelik, "Çok kırılgan bir barış ortamı var. İran, 'şimdiden 10 maddenin 3’ü şimdiden ihlal edildi' diyor. Barış görüşmesine Pakistan’a gidecek olan ABD heyeti adına yapılan açıklamalarda bir müzakereden ziyade tek taraflı olarak İran’a ödev verme yaklaşımı var. Halbuki barış karşılıklı atılması gereken adımlarla olur. Sonuçta iki taraf da köprüde yürür ve köprünün ortasında buluşur. Ama, sadece bir taraf dönük olarak talimat verir gibi, ‘kırmızı ışıkta dur, sarı ışıkta bekle, yeşil ışıkta geç’ gibisinden bir uluslararası ilişkiler deklarasyonu tek taraflı olmaz. Burada çift taraflı bir yaklaşım gerekir. Asıl sorumluluk bu savaşı başlatanların üzerindedir. Bir devlete barışçıl da olsa şu programlarından vazgeç, savunma sanayiinle ilgili sistemleri yapma, egemenlik alanını üzerindeki boğazların ya da toprakların üzerindeki egemenlik haklarını devret gibi bir yaklaşım barışı getirmez. Barış yapmak istiyorsanız galip gelseniz bile aşırı şartlar dayatmayacaksınız. Hiçbir zaman unutmayalım, saldırıyı İran başlatmadı. Netice itibarıyla İran halkı burada mağdurdur. Burada doğru yolun bulunması için saldırıyı başlatanların bu çerçeveye riayeti esas ölçüdür. İran’ın da riayet etmesi gerekecektir. Bir taraf hiçbir ilkeye riayet etmesin, öbür tarafa verdiğimiz ödevlerin tamamını yerine getirsin demek barış değil demek değildir, o teslimiyettir. Teslimiyet dayatması ile barış çıkmaz" açıklamasında bulundu. "CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN KURULMASINI ÖNERDİĞİ DİPLOMASİ MASASI KRİZLERDEN ÇIKIŞ İÇİN SİYASİ PUSULADIR" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kurulmasını önerdiği diplomasi masasının ortaya çıkan krizlerden çıkılması için siyasi pusula olduğunu dile getiren Çelik, "Pakistanlı kardeşlerimizin buradaki iradesi, gayreti, emeği ve yaklaşımı son derece saygı değerdir. Başarılı olmaları için hem dua ediyoruz hem de Cumhurbaşkanımız bütün desteğini veriyor ama bu bütün dünyanın sahip çıkması gereken ve bu iradeyi koyması gereken bir durumdur" diye konuştu. Bölgede ve Körfez ülkelerinde ortaya çıkan fay kırıklıklarının tamirinin uzun yıllar alacağını belirten Çelik, "İran’ın karşı karşıya kaldığı zararların tazmini çok önemli olacaktır. Bu vesileyle Atlantik ve NATO İttifakı içerisinde ABD ile Avrupa Birliği arasındaki çatlakların bu derece belirginleşmiş olması varsa artık bir düzeninin geleceği açısından ya da yeni bir düzenin ne şekilde oluşacağı açısından da problemdir. Bu düzen meselesinde de herkes konuşurken yeni güvenlik mimarileri olur mu? yaklaşımı sergiliyor. Zaten işe buradan başlamak düğmeyi tersten iliklemek oluyor. Önemli olan uluslararası toplumu bundan sonrasında yönetecek temel siyasi ve ahlaki değerler ne olacaktır. Bunların hepsi neredeyse 1-2 sene içerisinde İsrail tarafından çiğnendi ve buna çok az ülke ses çıkardı. Şimdi de kimsenin bununla yüzleşeceği bir ortam kalmadı" değerlendirmesinde bulundu. "ATLANTİK İTTİFAKI’NIN BİR BAKIMA KENDİ GELECEĞİ İLE YÜZLEŞECEĞİ BİR TABLO ORTAYA ÇIKACAK" Ortaya çıkan yeni düzen tartışmaların gelecek aylarda Türkiye’de gerçekleşecek NATO zirvesini çok daha kritik hale getirdiğini dile getiren Çelik, "Burada Atlantik İttifakı’nın bir bakıma kendi geleceği ile yüzleşeceği, ABD ile Avrupa’nın ilişkilerinin güvenlik mimarisi açısından kendi geleceği ile yüzleşeceği bir tablo ortaya çıkacak. Belki de bazıları açısından tamam mı? Devam mı? gibisinden bir sorunun cevabının bulunacağı bir tablo net bir şekilde ortaya çıkacak. Son zamanlarda Venezuela ve İran’da yapılanlar dünya sistemi için kötü örnekler ortaya koymuştur. Temel değerlerin yıpranması temel güvenlik mimarilerinin de işlemesinde büyük aksaklıkların ortaya çıktığını göstermiştir" diye konuştu. Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "SİLAH BIRAKMA AŞAMASI TEYİT EDİLDİĞİNDE YASAL DÜZENLEMELER MECLİS USULLERİYLE ORTAKLAŞTIRILIR VE SONUCA VARILIR" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Terörsüz Türkiye hedefine ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, "Sembolik olarak bir silah yakma oldu ama onun sonrasında sistematik olarak devam etmesi gerekiyor. Terör örgütünün silah bırakmasıyla ilgili safahatın tam görülmesi gerekiyor. Bu safahatın tam görülmesiyle beraber ki devlet kurumları devlet politikası çerçevesinde görevlerine devam ediyorlar. Teyit ve tekit mekanizması son derece verimli bir şekilde çalışıyor. Dolayısıyla terör örgütünün silah bırakma aşaması teyit edildiğinde zaten yasal düzenlemelerle ilgili partilerin çalışmaları var. Partilerin kendi arasındaki olağan meclis usulleriyle ortaklaştırılır ve sonuca varılır. Bugünün dünyasında terörün ilkelliğinden hem bölgenin hem de Türkiye’nin kurtarılması gerekir" cevabını verdi. "AK PARTİ SEÇİMDEN KORKUYOR MU DİYE BİR ARGÜMAN GETİRİYORLAR, BİZ BUGÜNE KADAR SİZİ SANDIKTA YENEREK İKTİDAR OLMUŞUZ" CHP Genel Başkanı Özel’in ara seçim çağrısının sorulması üzerine Çelik, "CHP’nin Türk siyasi hayatında en temel tanımlarından bir tanesi ‘kurultaylar’ partisidir. Canı sıkıldıkça kurultaya giden bir partidir. Biz ‘CHP’nin Türkiye’nin istikrarı hakkında söyleyecek bir sözü yoktur çünkü kendi istikrarını sağlayamamış bir partidir’ deriz. O kurultay mantığı olduğu için de zannediyor ki Türkiye’de o mantıkla yönetiliyor. Siz Türkiye’nin istikrarlı yönetiminden, Türkiye’nin ulaşması gereken hedeflerden bahsettiğinizde AK Parti seçimden korkuyor mu diye bir argüman getiriyorlar. Biz bugüne kadar defalarca sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz. Bizim en sevdiğimiz şey sandık ama Türkiye’nin istikrarı ve ulaşılması gereken hedefler ve etrafındaki tabloya baktığında biz seçimlerin doğru bir şekilde zamanında yapılması gerektiğini ifade ediyoruz. Hükümetin seçimde vatandaşın verdiği süreyi en iyi şekilde değerlendirmekle ilgili mükellefiyeti vardır. Kendi kurultay simülasyonunu Türkiye siyasetine yansıtmaya çalışıyorlar, bizim açımızdan herhangi bir hükmü yok" ifadelerini kullandı. "BURSA’MIZ İÇİN HAYIRLI, UĞURLU OLSUN" Mustafa Bozbey'in Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılması nedeniyle yapılan oylama sonucunda Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin AK Parti’ye geçmesinin sorulması üzerine Çelik, "Bursa Belediye Meclisinde çoğunluk Cumhur İttifakındaydı. Belediye Başkanı’nın yargısal süreçleri neticesinde görevden alınmasından sonra demokratik mekanizma işledi. Orada Cumhur İttifakının adayı, ittifakın ve bağımsızların oylarını alarak bu sonucu elde etti. Seçime girip girmemeleri onların bileceği iş, bizi ilgilendirmez. Yargısal süreçler biliniyor, her şey kamuoyu önünde gerçekleşti. Kazanan arkadaşımızı tebrik ediyoruz. Bursa’mız için hayırlı, uğurlu olsun" açıklamasında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.