SON DAKİKA
Hava Durumu

#İbrahim Yumaklı

Söz Bursa - İbrahim Yumaklı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İbrahim Yumaklı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

CHP'li Pala'dan ithal et uyarısı: "Yasaklı hormon ve ciddi sağlık riski var!" Haber

CHP'li Pala'dan ithal et uyarısı: "Yasaklı hormon ve ciddi sağlık riski var!"

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Türkiye’nin Brezilya başta olmak üzere Güney Amerika ülkelerinden yoğun biçimde canlı hayvan ve et ürünü ithal ettiğini ve son dönemde uluslararası et tedarik zincirinde halk sağlığını tehdit eden zafiyetler yaşandığını belirtti. Konuya ilişkin Pala, “Yakın zamanda Hollanda’nın Brezilya’dan ithal ettiği bazı kırmızı et ürünlerinde Avrupa Birliği’nde ve Türkiye’de yasaklı olan bir büyüme hormonu tespit edildiği bildirilmiştir. Bu olay, menşei ülkelerde yaşanan denetim zafiyetlerinin tedarik zincirinde hızla yayılabildiğini bir kez daha göstermektedir. Türkiye’nin de Brezilya başta olmak üzere Güney Amerika ülkelerinden yoğun biçimde canlı hayvan ve et ithal ettiği bilindiğinden, bu ürünlerde hormon kalıntısı ve yasaklı maddelere yönelik denetimlerin sonuçlarıyla birlikte kamuoyuna açıklanması gerekmektedir. Özellikle Kurban Bayramı döneminde canlı hayvan ve et ticareti yoğunluk kazanırken, bu maddelerin gıdalar yoluyla insanlara geçebilmiş olması ciddi bir halk sağlığı riski oluşturmaktadır” açıklamasında bulundu. Prof. Dr. Pala, Tarım ve Orman Bakanlığı’na 3 Mart 2026 tarihinde ithal edilen canlı hayvan ve kırmızı et ürünlerinde hormon, ilaç kalıntısı ve benzeri yasaklı maddelere yönelik denetimlerin kapsamı ile sonuçlarına dair detaylı bilgi talep ederek kapsamlı bir soru önergesi iletti. Buna karşın Bakan İbrahim Yumaklı, kendisine iletilen soru önergesine Anayasa’nın 98. maddesi uyarınca öngörülen on beş günlük yasal süre dolmasına rağmen yanıt veremedi. “Sentetik hormonlar büyüme bozukluklarından diyabete çok ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor!” Prof. Dr. Pala, sentetik hormonların gıda yoluyla insan vücuduna geçmesi halinde doğrudan ve dolaylı çok sayıda sağlık tehdidiyle karşılaşılabileceğini, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ise soru önergesini yanıtlamayarak bu tehdidi yok saydığını ifade etti. “Bu maddelerin insanla teması halinde öncelikle çocukların sağlıklı büyümesinde olumsuzluklara yol açabileceği, erken ergenlik riskini artırabileceği ve insülin direnci üzerinden tip 2 diyabet riskini yükseltebileceği bilinmektedir. Ayrıca bu hayvanlarda enfeksiyonların daha sık görülebilmesi nedeniyle antibiyotik kullanımı artmakta ve artan kullanım antibiyotik direnci bakımından ek bir risk alanı oluşturmaktadır. Gıdalar yoluyla insanlara geçen ilaç kalıntıları nedeniyle antibiyotik direnci insanlar arasında da yaygınlaşmakta ve bu durum gelecekte karşılaşılan enfeksiyonların tedavisini güçleştirmektedir” uyarısında bulundu. “Ülkemizde insan, hayvan ve çevre sağlığını beraber geliştirecek bir ‘Tek Sağlık’ sistemine ihtiyaç var!” “Halk sağlığı içinde çok büyük bir paya sahip hayvan sağlığı ve gıda güvenliğinin sorumluluğu Tarım ve Orman Bakanlığı’na aittir. Bakanlık, soru önergesini yanıtlamayarak kamuoyuna karşı sorumluluğunu reddetmektedir. Özellikle Kurban Bayramı gibi bir dönemde denetimlerin ve kamuoyunu bilgilendirici faaliyetlerin artırılması gerekirken, riskler açıkça halktan gizlenmektedir” eleştirisinde bulunan Pala, Bakanlığın derhal son on yılda ithal ettiği canlı hayvan ve et ürünlerinin nereden geldiğini ve kaç denetim yaptığını açıklamasını istedi. “Bu ürünlerde yasaklı hormon ve ilaç kalıntısı tespit edilmiş ise insanların tüketimine izin verilemez. Bakanlık bu konuda şeffaf olmalı, eğer ortada tehdit varsa geri çağırma ve piyasadan toplatma kararlarını hızla almalıdır. İnsan sağlığı, hayvan sağlığı ve çevre sağlığı bir arada ele alınmadıkça halk sağlığının etkili bir şekilde korunması mümkün değildir. Ülkemizde bu üç alanın ortak olarak geliştirildiği, ‘Tek Sağlık’ anlayışını benimseyen bir sisteme ihtiyaç vardır” diyerek sözlerini noktaladı.

Satılamayan kurbanlıkları Et ve Süt Kurumu alacak Haber

Satılamayan kurbanlıkları Et ve Süt Kurumu alacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bu yılki Kurban Bayramı’nda da üreticilerin elinde kalan kurbanlıkların Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından satın alınacağını bildirdi. Bakan Yumaklı, yaptığı açıklamada, tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutlayarak bayramın sağlıklı, huzurlu ve sorunsuz geçmesi temennisinde bulundu. Bakanlık ekiplerinin kurban satış ve kesim noktalarındaki denetimlerinin aralıksız sürdüğünü vurgulayan Yumaklı, üreticiler tarafından kurban pazarlarına getirilen ancak satılamayan hayvanların, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da ESK tarafından alınacağını hatırlattı. Yumaklı, üreticilerin mağduriyet yaşamaması amacıyla, hayvan pazarlarına sevk edilmiş ancak satılamamış kurbanlıkların ESK tarafından satın alınacağını belirtti. Bu kapsamda, üreticilerin ellerinde kalan kurbanlık hayvanların 1-7 Haziran tarihleri arasında ESK tarafından satın alınacağını belirten Yumaklı, "Üreticilerimiz; İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerince kurban satışı için verilen sevk raporları ile kurban pazar yeri giriş, kira ve nakliye faturaları gibi belgelerle Kurumumuza başvurabilecek. TÜRKVET sistemi üzerinde gerekli kontroller yapıldıktan sonra, Kurumumuzun Hayvan Alım Kriterleri ve Uygulama Esasları Talimatı doğrultusunda hayvanlar satın alınacak" bilgisini paylaştı. ESK TARAFINDAN BELİRLENEN FİYATLAR Bu kapsamda, ESK'nin bu yıl için büyükbaş kurbanlık alım fiyatları karkas kilogram başına tosunda 600 lira, düvede 530 lira ve inekte 470 lira olarak belirlendi. Küçükbaş alım fiyatları ise kilogram başına kuyruklu olarak kuzuda 480 lira, tokluda 410 lira, koyunda 400 lira, oğlakta 270 lira, çepiçte 250 lira ve keçide 200 lira oldu. Kuyruksuz olarak da kuzuda alım fiyatı kilogram başına 600 lira, tokluda 550 lira ve koyunda 490 lira olarak tespit edildi. Öte yandan, söz konusu fiyatlar tavan fiyat olup, yaş, cinsiyet, randıman ve karkas ağırlığına göre değişiklik gösterebilecek.

Tarım topraklarında zehir izleri: Prof. Dr. Pala Bakanlıkları göreve çağırdı Haber

Tarım topraklarında zehir izleri: Prof. Dr. Pala Bakanlıkları göreve çağırdı

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, 2025 yılında Science dergisinde yayımlanan küresel toprak kirliliği çalışmasında Türkiye’ye ilişkin endişe verici bulgular bulunduğunu, çevre ve halk sağlığı açısından ciddi sorunlar yaşanmadan önlem alınması gerektiğini vurguladı. “Geçtiğimiz yıl yayımlanan kapsamlı bir çalışma, tarım topraklarının önemli bir bölümünde sağlığı tehdit edecek düzeyde arsenik, kadmiyum, kurşun, nikel ve benzeri zehirleyici metaller bulunduğunu tespit etmiştir. Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz ve Orta Doğu koridoru, bu metallerin toprakta yoğunlaştığı bölgelerin başında gelmektedir. Ağır metaller tarım topraklarında birikerek mahsullerin kökleri aracılığıyla gıda zincirine taşınmakta, bitkilerin büyümesini yavaşlatmakta ve ürün kalitesini düşürmektedir. Dahası, kirlenmiş topraklarda yetişen gıdaların ağır metal içeriği, başta çocuklar olmak üzere insanların sağlığı açısından ciddi risk oluşturmakta, gıda güvenliğini tehdit etmektedir” diyen Prof. Dr. Pala, konu hakkında ilgili bakanlıklara kapsamlı iki ayrı soru önergesi iletti. Prof. Dr. Pala, 7 Ekim 2025 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığına ilettiği soru önergesinde tarım topraklarında ağır metaller başta olmak üzere kirlilik durumuna ve Bakanlığın bu konudaki çalışmalarına odaklanırken, aynı tarihte Sağlık Bakanlığına ilettiği soru önergesinde ağır metal kirliliğinin halk sağlığı üzerindeki etkisinin değerlendirilip değerlendirilmediğini sordu. Riskli bölgelerin yönetiminde şeffaf veri paylaşımının önemine dikkat çeken Pala’nın çağrısına karşın, ne Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ne de Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, kendilerine iletilen soru önergelerine Anayasa’nın 98. maddesi uyarınca öngörülen 15 günlük süre içerisinde yanıt verebildi. “Toprak kirliliği verileri şeffaf bir biçimde paylaşılmadıkça, sorunun boyutu anlaşılamaz ve etkili bir eylem planı oluşturulamaz!” Prof. Dr. Pala, Tarım ve Orman Bakanlığına ilettiği soru önergesinde tarım toprakları, sulama suları ve tarım ürünleri eksenine odaklanırken, son 10 yıla ait ağır metal yükü verilerinin iller ve tarımsal bölgeler ölçeğinde ayrıntılı biçimde açıklanmasını istedi. “Tarım ürünlerinde ağır metal kalıntılarına dair analiz ve saha çalışmalarının sonuçlarına neden Bakanlığın Dijital Tarım İhtisas Kütüphanesinden erişilememektedir?” diye soran Pala, bu alandaki veri yetersizliğine dikkat çekti. “Toprak kirliliğine dair veriler şeffaf biçimde üretici ve vatandaşla paylaşılmadıkça, sorunun boyutu anlaşılamaz ve etkili bir eylem planı oluşturulamaz. Özellikle sanayileşmenin ve madencilik faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgelerde tarım topraklarının ve sulama sularının ağır metaller açısından izlenmesine dönük çalışmaları Bakanlık hızla başlatmalı, ağır metal kirliliğini önleyici uygulamaları hayata geçirmek için çiftçiyi desteklemelidir” çağrısında bulundu. “Ağır metallerin çocuk gelişimi üzerinde geri dönüşümsüz etkileri var; etkili bir halk sağlığı programı şart!” Besin zincirine geçen ağır metallerin sağlık üzerindeki risklerini azaltmak için iki bakanlığın ortak bir çalışma yürütmesi gerektiğinin altını çizen Pala, Sağlık Bakanlığına ilettiği soru önergesinde ise ciddi bir halk sağlığı tehdidi olarak nitelendirdiği bu duruma karşı nasıl bir eylem planı izlendiğini sordu. Yurt çapında içme suyunda arsenik, kurşun, kadmiyum ve cıva başta olmak üzere ağır metal kirliliğine ilişkin izleme çalışmalarının sonuçlarını talep eden Pala, hangi illerde sağlığı tehdit edecek sınırların üzerinde değerler görüldüğünün açıklanmasını da istedi. Açıklamasının sonunda Pala, “Kurşun ve kadmiyum gibi ağır metallerin uzun dönemde böbrek, karaciğer ve sinir sistemi hasarı ile çocuk gelişimi üzerinde geri dönüşümsüz etkilere yol açabileceği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Özellikle kurşun, çocukların beyin gelişimini kalıcı olarak etkileyerek dikkat süresinin kısalması ve antisosyal davranışların artması gibi davranış değişikliklerine, ayrıca eğitim düzeyinin düşmesine neden olabilir. Bu nedenle Bakanlığın bu konuda ülke çapında bir risk haritası çıkarması ve bu haritanın ışığında kapsamlı önlemler alması zorunludur” dedi.

Bursa’nın Fethinin 700. Yılına dev kutlama: Ankara’da tarihi zirve! Haber

Bursa’nın Fethinin 700. Yılına dev kutlama: Ankara’da tarihi zirve!

Bursa’nın fethinin 700. yılına dair kutlama programı için yürütülecek hazırlıklara ilişkin AK Parti Bursa milletvekilleri ve AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Ankara'da bir araya geldi. Bursa’nın fethinin yalnızca bir şehrin kapılarının açılması olmadığını vurgulayan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, fethin bir medeniyet anlayışının, adaletin ve irfanın Anadolu’ya kök salması anlamı taşıdığını ifade etti. AK Parti Bursa Milletvekilleri Refik Özen, Ayhan Salman, Emine Yavuz Gözgeç, Emel Gözükara Durmaz, Ahmet Kılıç, Osman Mesten, Mustafa Yavuz, Muhammed Müfid Aydın ve ilgili kurum temsilcileri ile Ankara’da Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile bir araya gelen AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Bursa’nın fethinin 700. yılında şehir adına tarihi bir sorumluluğu omuzlarında hissettiklerini belirtti. Gürkan, bu büyük mirasa yakışır bir kutlama programı için Ankara’da istişarelerde bulunduklarını söyledi. Kutlama programına yönelik hazırlıkların, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un himayelerinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın koordinasyonunda yürütüleceğini dile getiren Gürkan, değerlendirmelerin Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu ve ilgili genel müdürlerin de katılımıyla gerçekleştirildiğini aktardı. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, "Medeniyetimizin bize yüklediği tarihi misyon ve Türkiye Yüzyılı vizyonuyla şehrimizi ve ülkemizi gelecek hedeflerine taşımak adına güçlü bir iradeyle çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Ankara temasları çerçevesinde İl Başkanı Davut Gürkan ve Bursa milletvekillerinin bir sonraki durağı Tarım ve Orman Bakanlığı oldu. AK Parti Bursa Milletvekilleri ile birlikte Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’yı da ziyaret eden Başkan Gürkan, Bakanlığın Bursa’da devam eden ve planlanan yeni yatırımlarının ve projelerinin değerlendirildiği görüşmede, geçtiğimiz yaz aylarında yaşanan yangınlarda zarar gören bölgelerin yeniden yeşillendirilmesi, ormanların korunması ve doğal yaşamın desteklenmesi gibi birçok konunun ele alındığını ifade etti. Gürkan, açıklamasının sonunda, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya, misafirperverlikleri ve Bursa’ya verdikleri destekler dolayısıyla teşekkür etti.

Bakan Yumaklı: 517 milyon fidan ve tohum toprakla buluştu Haber

Bakan Yumaklı: 517 milyon fidan ve tohum toprakla buluştu

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bu yıl içerisinde tam 517 milyon fidan ve tohumu ülkemizin bereketli topraklarıyla buluşturduk" dedi. Bakan Yumaklı, Orman Genel Müdürlüğünün 2025 yılı içerisinde gerçekleştirdiği ağaçlandırma çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Orman alanlarını artırmaya, ormanları verimli hale getirmeye ve fidanlar ile tohumları geleceğe umut olarak dikmeye devam ettiklerini vurgulayan Yumaklı, yapılan ağaçlandırma ve erozyonla mücadele çalışmaları sayesinde Türkiye’nin dünyada en fazla ağaçlandırma yapan ilk 3 ülke arasında yer aldığına işaret etti. Bakan Yumaklı, bugün 23,4 milyon hektar orman varlığıyla, ülkenin yüzölçümünün yüzde 30’unun ormanlarla kaplı olduğunu bildirdi. "517 milyon fidan ve tohumu ülkemizin bereketli topraklarıyla buluşturduk" Yumaklı, ağaçlandırma çalışmalarını hız kesmeden sürdürdüklerinin altını çizerek, şöyle devam etti: "2025 yılı bizim için yoğun bir ağaçlandırma çalışmasıyla geçti. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla başlattığımız 'Yeşil Vatan Seferberliği' kapsamında, küresel iklim krizinin etkilerini en aza indirebilmek için fidan ve tohumları toprakla buluşturuyoruz. Bu yıl içerisinde tam 517 milyon fidan ve tohumu ülkemizin bereketli topraklarıyla buluşturduk. 2024 yılında bu rakam 500 milyondu. 2019 yılından beri kutladığımız 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü'nde 2025 yılında 1 milyon 280 bin 491 vatandaşın katılımıyla 14 milyon 914 bin fidanı toprakla buluşturularak yeni bir rekor kırdık." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’nde 600 milyon fidan ve tohumun toprakla buluşturulması hedefine emin adımlarla ilerlediklerini dile getiren Yumaklı, "Bu seneki kampanyamız, diğerlerinden farklı olarak 1 yıl devam edecek olmasıdır. Yani 11 Kasım 2025’te başladığımız seferberlik, 2026’nın kasım ayına kadar sürecek. Bu süre zarfında 1 yıl boyunca çeşitli kurum ve kuruluşlarla etkinliklerimiz devam edecek. İnşallah ülkemiz orman sevgisi konusunda tüm dünyaya örnek olmaya devam edecek ve bu alanda yeni rekorlara imza atacaktır" açıklamasını yaptı. "Ormanı korumak; vatanı, insanı ve dünyayı korumaktır" Orman yangınları konusunda tüm tedbirlerin alındığına dikkati çeken Yumaklı, şunları kaydetti: "Yangınlardan sonra, bu yanan yerlerin imara açıldığı yönünde dezenformasyon yapılıyor. Anayasa’nın 169. Maddesi çok açıktır ve yanan alanların yeniden ağaçlandırılması görevini verir. Bizler de yanan orman alanlarını bir sonraki yıl tekrar ağaçlandırıyoruz. Bizim için orman, sadece yeşil bir alan değil, vatanın ayrılmaz bir parçasıdır. Ormanı korumak; vatanı, insanı ve dünyayı korumaktır. Bu kararlılıkla, teknolojiyle güçlenerek, yeşil vatanımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz."

Kılıç  : “Gölecik Barajı Bursa için stratejik önem taşıyor” Haber

Kılıç : “Gölecik Barajı Bursa için stratejik önem taşıyor”

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve Ak Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, yapımında yüzde 72 fiziksel ilerleme sağlanan Karacabey Gölecik Barajı’nın tamamlanma sürecinin hızlandırılması için Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’dan talepte bulundu. Bakan Yumaklı, barajın 2027 yılında tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın görüşmeleri sırasında söz alan Milletvekili Ahmet Kılıç, Gölecik Barajı’nın Bursa için stratejik önem taşıdığını belirterek, projenin şehrin su güvenliğinden tarımsal kalkınmasına kadar geniş bir etki alanına sahip olduğunu vurguladı. Milletvekili Kılıç, Gölecik Barajı’nın tamamlanmasıyla Bursa’nın hem içme suyu arzının güçleneceğini hem de tarımsal verimliliğin artacağını ifade ederek şunları söyledi: “Karacabey Gölecik Barajı, Bursa’mızın geleceğine vurulan stratejik bir mühürdür. Şehrimizin içme suyu güvenliğini güçlendiren, tarımsal üretimi destekleyen ve bölgenin kalkınmasına doğrudan katkı sağlayan bu dev eser, Bursa’ya yapılan en kıymetli yatırımlardan biridir. Suyun ve üretimin her zamankinden daha kritik olduğu bir dönemde, Gölecik Barajı sayesinde hem Karacabey’in hem de tüm Bursa’nın önü açılmaktadır. 23 yıldır Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Bursa’mıza eser kazandırıyoruz. Bu yatırım, lafla değil işle konuşan bir anlayışın ürünüdür.” Kılıç, ayrıca Bursa’da üretimin artarak devam ettiğine dikkat çekerek, son 23 yılda sebze ve meyve üretiminin 3 milyon tondan 7 milyon tona ulaştığını hatırlattı. Bursa’nın ahududu üretiminde Türkiye birincisi olduğunu, böğürtlen, armut, bezelye ve şeker kamışında da ilk sıralarda yer aldığını belirtti. Milletvekili Kılıç, komisyon görüşmelerinde ayrıca Keles Avdan Göleti ve Osmangazi Güneybayır Göleti’nin iz bedelli statüden çıkarılarak yatırım ödeneği ayrılmasını ve Bursa Ovası sulamasının yatırım programına alınmasını talep etti. Bakan Yumaklı: “430 milyon TL ödenekle çalışmalar sürüyor” Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, komisyon çalışmalarında Kılıç’ın talebine yanıt vererek Gölecik Barajı’nda gelinen son durumu şöyle açıkladı: “Bursa Karacabey Gölecik Barajı ikmal işi kapsamında 2025 yılında sağlanan 430 milyon TL ödenekle çalışmalar devam etmektedir ve %72 fiziki gerçekleşme sağlanmıştır. Söz konusu işin 2027 yılında tamamlanması hedeflenmektedir.” Bakan Yumaklı, ayrıca Bursa Ovası sulamasına ilişkin proje yenileme çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.