SON DAKİKA
Hava Durumu

#İddialar

Söz Bursa - İddialar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İddialar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Yatak yok, yemek yiyemiyor" denilmişti! Başsavcılık Aleyna kalaycıoğlu'nun gerçek durumunu açıkladı Haber

"Yatak yok, yemek yiyemiyor" denilmişti! Başsavcılık Aleyna kalaycıoğlu'nun gerçek durumunu açıkladı

Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti soruşturmasında kapsamında tutuklanan Aleyna Kalaycıoğlu'nun cezaevindeki son durumu hakkında iddialar ortaya atılmıştı. Konuya ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan açıklama geldi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan iddialara ilişkin açıklama geldi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bazı sosyal medya hesaplarında, Kubilay Kaan Kundakçı’nın öldürülmesi olayından ötürü tutuklanan ve halen Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan Aleyna Tutuş Kalaycıoğlu’nun kaldığı koğuşta çok fazla sayıda kişi olduğu, sürekli kavgalar yaşandığı, havalandırma alanının yetersiz olduğu, yeterli sayıda yatak olmadığı, tutuklunun yemek yiyemediği vs. iddialarını içerir paylaşımlar yapıldığı görülmüştür. Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda, adı geçen tutuklunun kaldığı ünitede, toplam 32 kişi kapasiteli 16 oda bulunmakta olup üniteden toplam 63 kişi kalmaktadır. Adı geçen tutuklunun kaldığı odada ise 4 kişi bulunmaktadır. Tüm tutuklu ve hükümlülere, kurum girişi sırasında yatak, nevresim takımı, battaniye, hijyen seti, tek kullanımlık havlu vb. ihtiyaçları teslim edilmekte olup; kurumda yatağı olmayan tutuklu ve hükümlü bulunmamaktadır. Adı geçen tutuklunun kaldığı ünitede kavga yaşandığına dair herhangi bir tutanak, sözlü veya yazılı bir şikayet bulunmamaktadır. Adı geçen tutuklunun kuruma kabulünün yapıldığı 24.03.2026 tarihinde psikolog görüşme yapılmış olup; görüşmeler sırasında olumlu tutum ve davranış gösterdiği ve herhangi bir şikayet dile getirmediği rapor edilmiştir Sosyal medya yansıyan iddialar ile ilgili tutuklunun herhangi bir müracaatı bulunmamaktadır. İzah olunan nedenlerle yapılan sosyal medya paylaşımları gerçeği yansıtmamaktadır. Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur."

Epstein Depremi Fransa’ya sıçradı: Arap Dünyası Enstitüsü’ne polis baskını! Haber

Epstein Depremi Fransa’ya sıçradı: Arap Dünyası Enstitüsü’ne polis baskını!

Fransız polisi, ABD’de yayımlanan Epstein belgelerinde adı geçen eski Kültür Bakanı ve 2013’ten bu yana Arap Dünyası Enstitüsü başkanlığını yürüten Jack Lang ile bağlantılı soruşturma kapsamında Arap Dünyası Enstitüsü’ne baskın gerçekleştirdi. ABD Adalet Bakanlığı’nın cinsel istismar şebekesi kurmak ve kız çocuklarını fuhuşa zorlamakla suçlanan ABD’li milyarder Jeffrey Epstein hakkında yayınladığı son belgelerde, Fransız diplomat Fabrice Aidan ve eski Kültür Bakanı ve 2013’ten bu yana Arap Dünyası Enstitüsü başkanlığını yürüten Jack Lang’ın adının geçmesinin ardından geniş çaplı soruşturma başlatılmıştı. Fransız polisi, Epstein belgeleri ile bağlantılı bazı noktalara baskın düzenledi. Savcılık ofisinden yapılan açıklamada, Fransız polisinin baskın yaptığı yerler arasında Yahudi asıllı Lang’ın bir dönem başkanlığını yaptığı Arap Dünyası Enstitüsü’nün de bulunduğu kaydedildi. Arap Dünyası Enstitüsü’ne düzenlenen baskının 2012-2019 yıllarında Epstein ile iletişimi olduğu ifade edilen ve hakkındaki iddiaları reddeden Lang’a yönelik soruşturmanın bir parçası olarak yapıldığı aktarıldı. Paris Savcılığı tarafından yapılan Epstein belgelerinde Fransız vatandaşlarını suçlayabilecek kanıtları incelemek üzere özel bir ekip kurduğunu duyurdu. FRANSIZ DİPLOMAT AİDAN’A SORUŞTURMA ABD Adalet Bakanlığı'nın yayınladığı son Epstein belgelerinde birçok Fransız diplomatın da ismi geçiyor. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Fransız diplomat Fabrice Aidan’a ilişkin iddiaların "çok ağır" olduğunu belirterek savcılığa bildirimde bulunduklarını, ayrıca bakanlık içinde kurum içi soruşturma ile disiplin sürecinin başlatıldığını duyurmuştu. Barrot değerlendirmesinde, idari incelemenin somut ve doğrulanabilir unsurları ortaya koymasının beklendiğini, iddiaların "kesinleşmiş olgulara" dayanarak ele alınacağını vurgulamıştı. Belgelere göre dışişleri bakanlığı bünyesinde uzun yıllardır görev yapan Aidan, Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde New York’ta bulunduğu dönemde (2006-2013) Jeffrey Epstein ile yazışmaya başladığı ve bu temasların 2010’lu yıllar boyunca sürdüğü iddia edildi. Belgelerde Aidan’ın adının yüzlerce kez geçtiği, e-posta trafiğinde uluslararası kurumlarla bağlantılı rapor ve notların yer aldığı iddiaları incelemeye konu oldu. ESKİ BM GENEL SEKRETERİ VE DIŞİŞLERİ BAKANI ARASINDAKİ GÖRÜŞME DÖKÜMÜ SIZDIRILMIŞ Aidan’ın BM’ye ait dokümanları Epstein’e ilettiğine ilişkin iddialar gündeme gelirken, söz konusu belgeler arasında BM Güvenlik Konseyi brifing ve raporlarının yer aldığı kaydedilmişti. Aidan’ın ayrıca Norveçli diplomat Terje Rod-Larsen ile yakın çalışması, yazışmalarda "günlük ve lojistik" nitelikte taleplere kadar uzanan ayrıntıların bulunması da dikkat çekiyor. Yayınlanan dosyalarda aynı zamanda Aidan’ın Epstein’ın Paris’teki dairesine erişim talebinde bulunduğu iddiası da yer alıyor. ÖZEL SEKTÖRDEKİ GÖREVİNDEN UZAKLAŞTIRILMIŞTI Aidan’ın son dönemde kamu görevinden tamamen ayrılmadan özel sektörde çalıştığı; Fransız enerji şirketi Engie’de uluslararası ilişkiler hattında görev yaptığı bilgisi de öne çıkmıştı. Engie, gündeme gelen gelişmelerin ardından Aidan’ı görevden uzaklaştırarak görevlerini askıya aldığını duyurmuştu. 2013'E AİT ÇOCUK İSTİSMARI BAŞLIĞI YENİDEN GÜNDEMDE Dosyada dikkat çeken bir diğer başlık, 2013 yılına uzanan ve Aidan’ın çocuk istismarı içerikli internet sitelerine erişim şüphesiyle ABD makamları ve ilgili güvenlik birimleri tarafından değerlendirildiğine ilişkin iddia oldu. Bu çerçevede, dönemin Fransa BM Temsilcisi Gerard Araud, konuya ilişkin bilgilendirildiğini ve Aidan’ın Fransa’ya geri gönderilmesi yönünde karar alındığını aktarmıştı.

TÜSEDAD’dan tereyağı ithalatı iddialarına sert yanıt: "Piyasayı zedeleme riski taşıyor" Haber

TÜSEDAD’dan tereyağı ithalatı iddialarına sert yanıt: "Piyasayı zedeleme riski taşıyor"

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), tereyağı ithalatı konusunda Et ve Süt Kurumu üzerinde baskı oluşturulmaya çalışıldığı yönünde iddialar gündeme getirildiğini vurgulayarak, "Bu söylemler, sektörümüzde gereksiz bir tedirginliğe sebep olmakta ve piyasa istikrarını zedeleme riski taşımaktadır. Söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığı açıktır" ifadesini kullandı. TÜSEDAD'dan yapılan açıklamada, uzun süredir çiğ süt fiyatlarının üretim maliyetlerinin altında seyretmesinin, üreticileri ciddi ekonomik kayıplarla karşı karşıya bıraktığı, birçok işletmenin zarar etmesine, üretimden çekilmesine ve damızlık hayvan varlığının azalmasına neden olduğu belirtildi. Bu durumun, yalnızca sektör paydaşlarını değil, ülkenin hayvansal üretim sürdürülebilirliğini doğrudan etkilediği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bu olumsuz sürecin daha da derinleşmemesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından Et ve Süt Kurumu aracılığıyla yürütülen süt tozu regülasyonu uygulaması, üreticinin maliyet baskısı altında ezilmesini önlemeye yönelik stratejik bir müdahaledir. Regülasyon kapsamında üretilen süt tozlarının tamamı ihraç kaydıyla değerlendirilmekte olup iç piyasaya arz edilmesi söz konusu değildir. Öte yandan, tereyağı ithalatına ilişkin yetki Et ve Süt Kurumu'nda olup, piyasa regülasyon görevi gereği konuya ilişkin kararı veren yetkili mercidir. Verilen karar Tarım ve Orman Bakanlığı ilgili genel müdürlük ile istişare edilerek kesinleşmektedir." Bu düzenlemenin, piyasa istikrarının korunması ve üreticinin mağdur edilmemesi amacıyla tesis edilmiş bir kamu tasarrufu olduğu aktarılan açıklama, şöyle devam etti: "Uzun süredir tereyağı ithalatının kapalı tutulması ve ihracatın açık olması, iç piyasada üreticiyi ve çiğ süt fiyatlarını destekleyen önemli uygulamalardan biri olmuştur. Son dönemde yaşanan şap ve üç gün hastalığı nedeniyle süt arzında meydana gelen azalma, çiğ süt fiyatlarının sürdürülebilir seviyelere ulaşabileceğine dair beklenti oluşturmuş; üreticilerimizin üretime devam etme iradesini güçlendirmiştir. Ancak son günlerde; regülasyon kapsamında üretilen süt tozlarının iç piyasada satılacağı ve tereyağı ithalatı konusunda Et ve Süt Kurumu üzerinde baskı oluşturulmaya çalışıldığı yönünde iddialar gündeme getirilmektedir. Bu söylemler, sektörümüzde gereksiz bir tedirginlik yaratmakta ve piyasa istikrarını zedeleme riski taşımaktadır. Söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığı açıktır. Mevcut piyasa şartları dikkate alındığında, üreticiyi zayıflatacak herhangi bir uygulamanın hayata geçirilmesi kabul edilemez." Açıklamada, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çekilerek, "Üreticilerimizin ve sanayicilerimizin, sektörel dengeyi bozmayı amaçlayan asılsız ve manipülatif söylemlere itibar etmemeleri gerektiğini önemle vurgularız." ifadesi kullanıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.