SON DAKİKA
Hava Durumu

#İfade

Söz Bursa - İfade haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İfade haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

CHP kurultay soruşturmasında çarpıcı ifade: "Özgür Özel’e 1 milyon TL verdim" Haber

CHP kurultay soruşturmasında çarpıcı ifade: "Özgür Özel’e 1 milyon TL verdim"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin yürütülen soruşturmada ek ifade veren Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, "Yaklaşık 700 delegeyi aradım", "115 imzayı Selin Sayek Böke'ye teslim ettim" ve "Özgür Özel'e 1 milyon TL verdim" dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen CHP'nin 38. Olağan Kurultayı soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, ek ifadesini verdi. Yalım ifadesinde, kurultay sürecinde Özgür Özel'in genel başkan seçilmesi için aktif çalışma yürüttüğünü belirterek, "Yaklaşık 40 ilde delegelerle birebir görüştüm ve yaklaşık 700 delegeyi telefonla arayarak Özgür Özel'e oy vermeleri yönünde ikna etmeye çalıştım" dedi. Ankara Çankaya'daki seçim koordinasyon merkezinden çalıştığını söyleyen Yalım, "Kurultaydan kısa süre önce 115 delegeden ‘CHP 38. Olağan Kurultayı'nda Özgür Özel'i destekliyorum' yazılı imzaları topladım ve bunları Selin Sayek Böke'ye teslim ettim" ifadelerini kullandı. Yalım, bazı delegelerin destek karşılığında taleplerde bulunduğunu iddia ederek, "Kahramanmaraş delegesi olduğunu öğrendiğim bir kişi, iki çocuğunun İstanbul'daki belediyelerde işe alınması halinde destek vereceğini söyledi" dedi. Söz konusu özgeçmişleri İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş'a ilettiğini belirtti. Koordinasyon sürecine ilişkin de açıklama yapan Yalım, "Seçim koordinasyon merkezinin genel koordinatörü Veli Ağbaba'ydı. İstanbul'dan sorumlu kişinin ise Suat Özçağdaş olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Kurultay sürecinde para transferi iddiasına da değinen Yalım, "Özgür Özel'e 1 milyon TL verdim. Bu para kongre ve seçim çalışmalarının masrafları için talep edildi. Parayı Demirhan Gözaçan aracılığıyla teslim ettim" dedi. Yalım ayrıca, "Uşak'ın 6 delegesi vardı, il başkanı dışında 5 delege Özgür Özel'e oy verdi. Bu kişilerle ben görüştüm, ancak hiçbirine maddi vaat sunmadım" ifadelerini kullandı. Kurultay günü salonda bulunduğunu belirten Yalım, "O gün iddia edilen delege pazarlıklarına şahit olmadım" dedi ve suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Yalım'ın avukatları ise, "Müvekkil kurultay sürecine ilişkin tüm bildiklerini samimi şekilde anlatmıştır. Dosyada suçlamaları destekleyen somut bir delil bulunmamaktadır. Takipsizlik kararı verilmesini talep ederiz" açıklamasında bulundu.

Uşak’ta "Etkin Pişmanlık" depremi: Özgür Özel hakkında çarpıcı iddialar! Haber

Uşak’ta "Etkin Pişmanlık" depremi: Özgür Özel hakkında çarpıcı iddialar!

Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren görevden uzaklaştırılan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, "Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım. Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım ve oluşan kamu zararını ödemek istiyorum. Savunmam bundan ibarettir" dedi. Görevden uzaklaştırılan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi. Yalım ifadesinde, "Ben etkin pişmanlık kapsamında samimi bir şekilde ikrarda bulunmak istiyorum. İfademi özel müdafilerim eşliğinde vereceğim. Detaylı şekilde anlatacağım üzere kamu zararı oluşturacak şekilde belediye kaynaklarını şahsi iş ve ilişkilerimde kullandığım için pişmanım, oluşan zararı gidereceğime söz veriyorum" diye konuştu. "2 FUTBOLCUNUN EŞİNİ BELEDİYEDE KADROLU PERSONEL OLARAK GÖSTEREREK ÖDEME YAPILMASINA YARDIMCI OLDUM" Uşakspor’da oynayan 10 futbolcunun belli dönemlerde belediye kadrosunda işçi gösterildiğini söyleyen Yalım, şunları kaydetti: "Uşakspor kadrosuna dahil futbolcuların ödemelerine yardımcı olmak maksadıyla hatırladığım kadarıyla 24 futbolcudan 10 tanesini belli dönemlerde belediyede işçi kadrosunda göstererek buradan maaş almalarını ve alınan bu maaşın kendilerine ödenmesi gereken maaştan eksik kalan kısmına mahsup edilmesini sağladım. Yine hatırladığım kadarıyla 2 futbolcunun eşini de aynı şekilde belediyede kadrolu personel olarak göstererek ödeme yapılmasına yardımcı oldum. Bunlardan bir tanesi fiilen belediyede bir süre çalıştı ancak diğeri herhangi bir şekilde fiilen çalışmadı. Uşak'ta bulunan amatör basketbol takımı ‘İlkler Şehri’ isimli basketbol takımına destek olarak belediyenin bütçesinden yaklaşık 3-4 ay boyunca her ay 1 milyon 400 lira olacak şekilde para yardımında bulunuldu. Bu aylık ödenen 1milyon 400 bin liranın, 400 bin lirası basketbol takımı için kullanıldı ancak aylık ödenen paranın yaklaşık 1 milyon lirası Uşakspor futbolcularına kalan ödemelerine mahsup olacak şekilde ödendi. Uşakspor bir anonim şirket yapılanmasına sahiptir, yönetim kurulunda Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, o dönemde sonrasında özel kalem müdürü görevine getirilen Hasan Doğukan Kurnaz, Meclis Üyesi Özhan Özgöbek, Necati Köksal, Meclis Üyesi Akif Şanlı ve yine Meclis Üyesi Yüksel Doğan isimli şahıslar bulunmaktadır." Uşakspor’da oynayan futbolcuların maaşlarını şahsi olarak ödediği için Uşakspor’dan bağış olarak toplanan paraları alarak kendi şirketindeki çalışanlarına maaş olarak ödediğini ifade eden Yalım, "Bu paralar Uşakspor’a bağış adı altında gelen nakit paralardır. Ancak daha önce şahsi hesabımdan çekerek elden nakit olarak yapmış olduğum ödemelerden kalan alacağımı gelen bu bağışlar arasından bir bölümünü alıyordum. Bunları da yine kendi şirketim olan Yalım Garden çalışanlarına ödenmek üzere kullanmış olabilirim. Bazı dönemlerde şahsi şirketim olan Yalımlar şirketine ait SGK ödemelerinde param olmadığı için sıkıştığım durumlarda bunları Uşakspor’a bağış olarak gelen paralar içerisinde daha önceden olan alacaklarıma mahsup olacak şekilde alarak kendi hesaplarıma yatırttığım ve bununla şirketime ait sigorta borçlarını ödediğim de olmuştur" şeklinde konuştu. Belediye ihalesindeki Karaağaç Mahallesi’ndeki jeotermal yerlerden bahseden Yalım, "Metin Çekçek isimli şahıs Uşak’ta tekstil alanında faaliyet gösteren varlıklı bir iş adamıdır ve daha öncesinde de Uşak Belediyesine birçok yardımda bulunmuştur. Soruşturmaya konu belediye ihalesindeki Karaağaç Mahallesi’ndeki jeotermal yerlerin yakınlarında bulunan arazileri öncesinde satın alan Osman Nuri Vardı ve Adem Tuğrul Kaya isimli şahıslar bana ulaşarak ihale gerçekleşmediği için arazileri aldıkları fiyattan geri satmak istediklerini ilettiler. Ben bu arazileri şahsım adına satın almaya karar verdim ancak o dönemde yeteri kadar param olmadığı için Metin Çekçek isimli şahıstan 2025 yılı Eylül aylarında 130.000 dolar borç para aldım. Bu parayı Metin Çekçek’in kardeşi olan Çetin Çekçek’e ait Uşak’ta bulunan iş yerinde battaniyeye sarılı şekilde dolar olarak aldım. Çetin Çekçek bana yanlış anlaşılma ihtimaline binaen parayı battaniye içerisine sararak, sıfır bir battaniye poşetinin içerisine sıkıştırarak teslim etti. Ben de kendisine kendi düzenlediğim, imzalı ve borç olarak aldığıma dair beyanımı içeren kağıdı teslim ettim. Bu evrak Çetin Çekçek isimli şahıstadır" ifadelerini kullandı. "EBRU YURTULUĞ İSİMLİ ŞAHISLA YAKLAŞIK 2-3 AY SÜREN BİR GÖNÜL İLİŞKİM OLDU" Ebru Yurtuluğ ile olan ilişkisini anlatan Yalım, "Ebru Yurtuluğ isimli şahısla yaklaşık 2-3 ay süren bir gönül ilişkim oldu. Kendisi Uşak Belediyesinde yaklaşık 3 ay çalıştı. Ben Ankara’dan Uşak’a dönerek belediye başkanı olduktan sonra Ebru Yurtuluğ belediyede işe başladı ve özel kalemde sekreter olarak çalışıyordu. Gönül ilişkimiz olduğu dönemde kendisiyle ortak kalma niyetiyle Safir Sitesinde bir daire satın aldım ve bu dairenin yüzde 50 hissesi bana, yüzde 50 hissesi Ebru Yurtuluğ adına tapuda kayıtlı olacak şekilde düzenlendi. Ancak bu dairede ikimiz de hiç yaşamadık. Dairenin parasını ben şahsi hesabımdan ödedim" dedi. Belediye parası ile eve aldığı halılardan pişman olduğunu ve karşılamak istediğini söyleyen Yalım, "Uşak’ta bulunan ve belediye iştiraki olan ‘Dokur Evi’ isimli şirketten bu daireye 4 adet halı gönderilmesi talimatı verdim. Şoförüm Murat Altınkaya’yı Dokur Evi’ne göndererek halıları teslim almasını ve Safir Sitesindeki eve götürmesini söyledim. Murat Altınkaya halıları alarak eve götürdü ve halılar bu eve serildi. Bu halıların teslim alındığına dair hatırladığım kadarıyla herhangi bir evrak imzalamadım. Belediyeye ait Dokur Evi’nde dokunan halılar el dokuması olup Uşak’a özgü halılardır ve metrekaresinin yaklaşık 5 bin lira civarında olduğunu hatırlıyorum. Bundan dolayı pişmanım ve meydana gelen zararı ödemek isterim" diye konuştu. ŞAHSİ İŞLERİ İÇİN KULLANDIĞI KAMU KAYNAKLARINDAN BAHSEDEN VE PİŞMAN OLDUĞUNU İFADE EDEN YALIM, ŞUNLARI KAYDETTİ: "Şahsıma ait Ankara Celal Bayar Plaza’da çocuklarım adına kayıtlı bir ofis bulunmakta ve bu ofiste bazı beyaz eşyalar ile mobilyalar yer almaktaydı. Ofis kiralandıktan sonra bu eşyaların kullanılmayacağı için Uşak’a getirilmesi gerekiyordu. Uşak Belediyesi adına Devlet Malzeme Ofisi’nden 4 adet araç satın alındı ve bu araçlar Ankara’da teslim alındı. Araçların Uşak’a getirilmesi süreci ile eşyaların taşınma sürecini aynı döneme denk getirerek araçların boş gelmemesi için bu şekilde bir düzenleme yaptık. Eşyaların yükleme ve indirme işlemlerini şoförüm Murat Altınkaya ve yanında bulunan belediye personelleri yaptı. Bu eşyalar hatırladığım kadarıyla 2 seferde Uşak’taki otelime taşındı. Yine İzmir’de bulunan ve oğlumun öğrencilik döneminde kullandığı evdeki eşyalar boşta olduğu için Uşakspor teknik direktörü Ergün Pembe’nin kullanması amacıyla Uşak’taki evime getirilmesi talimatını verdim. Şoförüm Murat Altınkaya ve belediye personelleri Uşak Belediyesine ait 2 araçla İzmir’e giderek eşyaları alıp Uşak’taki eve yerleştirdiler. Ancak Ergün Pembe bu evi fiilen hiç kullanmadı. Her iki olayda da belediye araçları ve personelleri kullanıldığı için oluşan kamu zararını gidermek isterim." "BELEDİYEYE AİT ARAÇLARIN EŞİMİN ŞAHSİ İŞLERİNDE KULLANILDIĞI DOĞRUDUR" Belediyeye ait araçların eşinin şahsi işlerinde kullandığını belirten Yalım, "Uşak’ta bulunan Bayram Reklam isimli firma belediye adına daha önce farklı tarihlerde ihaleler almış bir firmadır. 2025 yılı içerisinde ‘satarız.com’ isimli firmanın yüzde 30 hissesini oğlum Özhan Yalım adına satın aldım. Şahsıma ait bilboardlarda Bayram Reklam aracılığıyla bu firmanın reklamlarının yapıldığı doğrudur ancak bu reklamların ödemeleri şahsi şirketim tarafından yapılmıştır. Uşak Belediyesi adına kayıtlı çeşitli araçların eşim ve küçük oğlum Anıl’ın şahsi kullanımlarına tahsis edildiği doğrudur. Ayrıca 18 yaşından küçük oğlum Anıl Yiğithan belediyeye ait Vito marka araçla şahsıma ait Çeşme’de bulunan yazlığa götürülüp getirilmiştir. Belediyeye ait araçların eşimin şahsi işlerinde kullanıldığı da doğrudur. Bu durumlardan doğan kamu zararını ödemek isterim" sözlerini söyledi. "ÖZEL’İN KULLANIMINA TAHSİS EDİLEN MERCEDES V300 MARKA ARACIN VIP DÖNÜŞÜM İŞLEMLERİ UŞAK BELEDİYESİ TARAFINDAN ÖDENMİŞTİR" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın dönüşüm işlemlerinin bedellerinin Uşak Belediyesi tarafından ödendiğini açıklayan Özkan Yalım, şunları kaydetti: "Uşak Belediyesi bünyesinde şahsım adına kullanılmak üzere Ankara’dan satın alınan V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri İstanbul’da Dizayn Oto tarafından yapılmıştır. Aynı şekilde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri de aynı firma tarafından yapılmış ve her iki aracın dönüşüm bedelleri Uşak Belediyesi tarafından ödenmiştir. Bu süreçte her iki aracın VIP dönüşüm faturalarının tek fatura olarak düzenlenerek Uşak Belediyesi Sosyal Tesisleri Şirketi tarafından ödendiğini biliyorum. Uşak Belediyesine ait araç için yaklaşık 25 bin Euro + KDV, Özgür Özel’in kullanımına tahsisli araç için ise yaklaşık 170 bin Euro + KDV ödeme yapıldığını hatırlıyorum. Bu işlemlerden dolayı pişmanım ve oluşan kamu zararını gidermek istiyorum. Benim Uşak’ta bulunan Yalım Garden Otelimde CHP milletvekilleri ve genel başkan yardımcıları zaman zaman konaklamaktadır ancak bu kişilerden ücret alınmadığı için otel kaydı açılmamakta ve emniyete bildirim yapılmamaktadır. Gelen misafirler bazen konaklamakta, bazen kısa süreli kullanım için odaları kullanmaktadır. Özgür Özel de geçmişten gelen tanışıklığımız nedeniyle yaklaşık 7-8 kez otelde konaklamıştır." "CHP kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılmak üzere Özel’e toplamda 1 milyon 200 bin lira nakit para verdim" 2023 CHP Kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılması için Özel’e 1 milyon 200 bin lira nakit para verdiğini söyleyen Yalım, "Eski Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay ile Özgür Özel’in geçmişte otelin restoranında birlikte yemek yedikleri doğrudur ancak aralarında bir ilişki olup olmadığına dair kesin bir bilgim yoktur. Ayrıca pandemi döneminde Özgür Özel’in talebi üzerine Volkswagen bayisiyle görüşerek Taigo model bir aracı babası adına ayırttım ve fiyat farkı olan yaklaşık 180 bin lirayı kendi hesabımdan ödedim. Ayrıca 2022 yılında Özgür Özel’in ailesine hediye çantalar gönderdim ve kendisine de bir saat hediye ettim. 2023 yılı sonunda CHP kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılmak üzere Özgür Özel’e toplamda 1 milyon 200 bin lira nakit para verdim. Bu paranın 200 bin lirasını Manisa’daki evine bıraktım, 1 milyon lirayı ise Denizli’de yakın arkadaşı Demirkan isimli şahsa teslim ettim" sözlerini söyledi. Eğlence merkezlerine kesilen cezalar sonrası işletme sahiplerinin Uşakspor’a bağış yapmak istediğini ifade eden Yalım, "Eğlence merkezlerine kesilen cezalar sonrası işletme sahipleri Uşakspor’a bağış yapmak istediklerini ilettiler. Bu süreçte bazı kişilerden araç alımı için borç aldım ve işletme sahiplerinin Uşakspor’a düzenli bağış yapacaklarını öğrendim. Bu konuların ifadelerde geçen hususlarla ilgili olduğunu düşünüyorum. Gözaltına alındığım gün Seher Akay’ın üzerinde bulunan telefon bana aittir. Telefonu belediyeye götürmesi için kendisine vermiştim ve kendisinin herhangi bir suç kastı yoktur. Ali Rıza Demir isimli şahsın belediyeye verdiği 1 milyon 500 bin lira tutarındaki çekin futbolcu tarafından kabul edilmemesi üzerine bu çeki bozdurarak parasını şahsi işlerimde kullanmış olabilirim" dedi. "ETKİN PİŞMANLIK KAPSAMINDA BİLDİĞİM HER ŞEYİ SAMİMİ ŞEKİLDE ANLATTIM" Etkin pişmanlık kapsamında bildiği her şeyi anlattığını ifade eden Yalım, "Ebru Yurtuluğ’un evinde ele geçirilen belediyeye ait bilgisayarı kendisine hediye etmedim. Görevden ayrıldıktan sonra iade etmemiş olabileceğini düşünüyorum. Cezaevinde tarafıma CHP genel merkezinden gelen mektup sonrası savunma süresi verilmeden partiden ihraç edildiğimi öğrendim. Daha önce istifa dilekçesi verdiğim halde dikkate alınmadığını düşünüyorum. Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım. Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım ve oluşan kamu zararını ödemek istiyorum. Savunmam bundan ibarettir" diye konuştu. Yalım’ın avukatları ise, "Müvekkilimizin beyanlarına aynen katılıyoruz. Müvekkil tüm bildiklerini açık ve doğru şekilde anlatmıştır, deliller toplanmıştır, karartılacak delil yoktur. Tutuklama gerektiren bir durum bulunmamaktadır, öncelikle tahliyesini, aksi halde adli kontrol uygulanmasını talep ediyoruz" dedi.

Gülistan Doku davasında şok ifade: "Kayıtlar silinmiştir!" Haber

Gülistan Doku davasında şok ifade: "Kayıtlar silinmiştir!"

Tunceli'de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan dönemin başhekimi Dr. Çağdaş Özdemir’in ifadesi ortaya çıktı. Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada cinayet şüphesiyle 11 şüpheli tutuklanırken, son tutuklanan isim ise dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Çağdaş Özdemir olmuştu. ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçundan tutuklanan Özdemir’in jandarmadaki ifadesi ortaya çıktı. Özdemir, 2019 ve 2020 yıllarında kendisinin Tunceli Devlet Hastanesi Baş Hekimlik görevini, eşinin de Tunceli İl Sağlık Müdürlüğünde başkan olarak yani il müdür yardımcısı olarak görev yaptığını ifade etti. 3 yıl boyunca hem Tunceli Devlet Hastanesinde Başhekim ve hem de il sağlık müdürü olarak görev yapma sebebi sorulunca, "Ben bu görevi kendim istemedim, hatta o dönemin valisi olan Tuncay Sonel’e atamamın yapıldığı ilk aylarında kendi makamına gidip, sayın valim ben bu 2 görevi yapmakta zorlanıyorum diye 2-3 kez ifade ettim ancak pandemi sebebi ile olduğunu düşünüyorum, herhangi bir değişim olmadı" dedi. 2019 ve 2020 yıllarında Tunceli Devlet Hastanesi’nde Sisoft isimli yazılım şirketi ile çalışıldığını ifade eden Özdemir, hastanede şirket çalışanı olarak 2 elemandan birinin Burçin Yerlikaya, asıl sorumlu olan diğerinin Yücel Erdem olduğunu ifade etti. Özdemir’e 2019 ve 2020 yıllarında Tunceli Devlet Hastanesi kayıtlarının silinmesi ve düzeltilmesi işlemlerinde kimin yetkili olduğu da soruldu. Özdemir, "Hastane kayıtlarının silinmesi, düzeltilmesi, eklenmesi hususlarında bu personeller ve firmanın kendisi yetkiliydi, benim yada başka bir hastane çalışanında böyle bir yetki yoktu. Yetki olmadığı gibi bilgi ve beceriside yoktu. Benim de bu konu ile ilgili yetkim olmadığı gibi becerimde yoktur. Silme işlemi ile ilgili şöyle örnek vererek anlatmak istiyorum; A isimli şahsın hastane müracatı alınıp TCKN’ den dolayı olası yanlış kaydedilmesi durumunda, bilgi İşleme kaydı açan poliklinik ya da acil sekreteri yazılı belgeyi 2 müdür yardımcısına imzalatıp, havalesini sağlayarak Yücel beye yazılı olarak dilekçesini verir, Yücel bey gerekli silme, düzeltme ve ekleme işlemlerini yapar, bu tarz konular benim bilgimi gerektirecek konular değildir, daha önce yapıldıysa da bilgim yoktur" diye konuştu. "BU KAYITLARA ULAŞILAMIYORSA SİLİNMİŞTİR" Gülistan Doku’yu tanımadığını, hiç görmediğini söyleyen Özdemir’e Gülistan Doku’nun 07.01.2020 tarihli POLNET sorgusu çıktısı doğrultusunda 31.12.2019 saat 09.09’da Tunceli Devlet Hastanesine giriş kaydının bulunduğu tespit edildiği halde, müteakip yapılan araştırmalar neticesinde bu kayıtlara ulaşılamamış olup bahse konu kaydın silinmesi de soruldu. Bahse konu "POLNET" çıktısı ve tutanak gösterilince Özdemir, "Bahse konu POLNET sisteminin Polislerin kullanmış olduğu sorgu sistemi olarak biliyorum. POLNET’ in de verileri Hastaneden aldığını biliyorum. 7 Ocak’ ta böyle bir POLNET sorgusu yapılıp Tutanak tutulduysa herhalde böyle bir şey vardır. Sonrasında bu kayıtlara ulaşılamıyorsa silinmiştir. Başkaca bir açıklaması olup, olmadığı konusunda bir bilgim yok, bu konuyu bilişim uzmanlarının çözmesi gerekli. Tahminen silindiği yönünde görüşüm vardır" ifadelerini kullandı. "BU İMZA BAŞHEKİM YARDIMCILARIMA AİT OLABİLİR" Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzere 08.01.2020 tarihli yazıyla Tunceli Devlet Hastanesinden "Gülistan Doku’nun son 1 yıla ait kayıtların çıkartılarak (Muayene olduğu poliklinikler vs.) gönderilmesi" ile ilgili yazıya cevabi olarak 09.01.2020 tarihli üst yazı ekinde kendisinin imzası bulunduğu halde, Gülistan Doku’ya ait Epikriz raporları içerisinde 31.12.2020 tarihli Epikriz raporuna rastlanmadığı da Özdemir’e soruldu. Özdemir, "Bu imza başhekim yardımcılarıma ait olabilir geçmişte de ben olmadığım zaman işler aksamasın diye atmış olabilirler. Ben bu evrak ile ilgili o dönemde Gülistan Doku hakkında bilgi istenildiğini biliyorum, başhekim yardımcılarım bana evrakı hazırlayıp gönderdiklerini söylemişlerdi, ama içeriğinin ne olduğunu bilmiyorum, eklerinde sunular epikriz raporlarının eksikliğinden de bir bilgim yoktur" diye kaydetti. "BENİM MESLEK ETİĞİME, KİŞİSEL KARAKTERİME YAKIŞMAYAN DURUMDUR" Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca Akgün yazılım şirketi ile yapılan yazışma sonucunda şirketten 16.04.2025 tarihinde gelen cevabi yazıda "Gülistan Doku’ya ait 31.12.2019 tarihli HBYS sisteminde yer alması gereken hastane kayıtlarının profesyonel ve detaylı bir çalışma ile kasıtlı bir biçimde silindiği değerlendirildi. Özdemir’e "Gülistan Doku’nun bahse konu hastane kayıtlarına silme talimatını size kim verdi? Siz bu silme işlemini kime yaptırdınız?" sorusu yöneltildi. Özdemir şöyle cevapladı: "Ben yukarıda da bahsettiğim gibi kimse ile bu konu hakkında ve Gülistan Doku hakkında hiç bir görüşmem olmadı, bahse konu Akgün firmasının yazısında belirtildiği hususlar yapıldı ise bunda benim bir sorumluluğum ve bilgim yoktur. Bu tamamen bilgi işlemciler ve yazılım şirketi olan Sisoft’ un sorumluluğunda ve kontrolünde olan işlemlerdir. Benim Kullanıcı yetkilerimde o dönem böyle bir yetkim yoktu. Firma ile hizmet sözleşmemiz vardır. Benim normal poliklinik hizmetleri ve hastane istatistikleri konusunda kullanıcı yetkim vardır. Bu konu hakkında bir bilgim olmadığı için silme işlemini de kimin yaptığını, ya da kimin yaptırdığını bilmiyorum. Bana kimse bu işlemi yapma konusunda talimat vermedi, veremez de çünkü ben böyle kötü bir işi yapacak değilim. Benim meslek etiğime, kişisel karakterime yakışmayan durumdur. Maddi, manevi bir problemim olmadığı için hiçbir vaatle kimse bana bu tarz yasal olmayan, yanlış işlemleri yaptıramaz" dedi.

Bozbey’den şok ifade: "Tek imza yetkisini Erdem’e verdim" Haber

Bozbey’den şok ifade: "Tek imza yetkisini Erdem’e verdim"

Rüşvet ve yolsuzluk suçlaması ile tutuklanan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, emniyete verdiği ifadesinde 2019 yerel seçimleri öncesinde Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem’e tek imza yetkisi verdiğini söyledi. Rüşvet ve yolsuzluk suçlaması ile çıkarıldığı mahkemece tutuklanan eski Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in emniyette verdiği ifade şok etkisi oluşturdu. Bozbey ifadesinde belediyede tek imza ile alınan ruhsat ve dosyalarla ilgisinin olmadığını söyledi. Bozbey, 2019 yerel seçimleri öncesinde Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem’e tek imza yetkisi verdiğinin altını çizdi. İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınan Başkan Bozbey, mimari ya da diğer projelerin ruhsatları ile ilgili teknik elemanlar yerine bizzat başkan yardımcısı Turgay Erdem tarafından tek olarak imzalanması hususunda bir bilgisi ve talimatının olmadığını ifade etti. Nilüfer Belediyesi eski Başkan Yardımcısı Turgay Erdem de rüşvet ve yolsuzluk işlerinde aracılık yapan Hüseyin Gür’ü tanımadığını belirterek, Gür’ün Başkan Mustafa Bozbey’in yakını olduğunu vurguladı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 31 Mart'ta gözaltına alınan Bozbey çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Dönemin Bursa Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve yardımcısı Turgay Erdem’in ilçede yapılan inşaat projelerinde rüşvet karşılığı usulsüz emsal artışı yaparak kendilerine maddi menfaat sağladıkları tespit edilmişti. Nilüfer Belediye Başkanı Bozbey ve yardımcısı Turgay Erdem’in emniyetteki ifadeleri çelişki oluşturdu. Eski Başkan Bozbey, 2019 yerel seçim öncesi tek imza yetkisini Erdem’e verdiğini ifade etti. Mimari ya da diğer projelerin ruhsatları ile ilgili teknik elemanlar yerine bizzat başkan yardımcısı Turgay Erdem’in tek olarak imzalaması hususunda bilgisi ya da talimatının olmadığını kaydetti. Nilüfer Belediyesi’nde Başkan Bozbey’in yardımcısı olarak görev yapan Turgay Erdem, tek imza ile alınan iskan ve yapı ruhsatlarında bir usulsüzlük varsa, ‘Gözümden kaçmıştır. Mesuliyetini üstlenirim’ savunmasını yaptı. Nilüfer Belediyesi eski Başkan Yardımcısı Turgay Erdem de yapılan rüşvet ve yolsuzluk işlerinde aracılık yapan Hüseyin Gür’ü tanımadığını ifade etti. Gür’ün eski Başkan Mustafa Bozbey’in yakını olduğunu belirtti. Erdem, Hüseyin Gür ile herhangi bir samimiyetinin olmadığını sözlerine ekledi.

Erkan Aydın: "Bu tablo demokrasimiz adına yeni değil" Haber

Erkan Aydın: "Bu tablo demokrasimiz adına yeni değil"

"DEMOKRASİMİZ ADINA İLK KEZ TANIK OLDUĞUMUZ BİR TABLO DEĞİL" Başkan Aydın, CHP’li seçilmiş temsilcilere yönelik benzer uygulamaların daha önce de yaşandığını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: "Seçilmiş bir belediye başkanının bu şekilde gözaltına alınması, maalesef demokrasimiz adına ilk kez tanık olduğumuz bir tablo değil. Daha önce de CHP’li pek çok yol arkadaşımıza, pek çok seçilmiş temsilcimize yönelik benzer yöntemlerle karşılaştık." "SİYASİ MESAJ KAYGISI TAŞIR" Hukuki sürecin yürütülüş biçimine vurgu yapan Erkan Aydın, doğrudan halkın tercihine gölge düşürüldüğünü belirterek şunları kaydetti: "Sandıktan çıkan halk iradesini bu tarz yöntemlerle hırpalamak, doğrudan milletin tercihine gölge düşürmektir. İfadeye çağırmak varken seçilmiş bir yöneticiyi bu şekilde alıkoymak, adaletin tecellisinden ziyade siyasi bir mesaj kaygısı taşır." "BOZBEY’İN YANINDAYIZ" Açıklamasını "milli irade" vurgusuyla bitiren Aydın, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in sonuna kadar yanında olduklarını ifade etti. Seçilmiş bir belediye başkanının bu şekilde gözaltına alınması, maalesef demokrasimiz adına ilk kez tanık olduğumuz bir tablo değil. Daha önce de CHP’li pek çok yol arkadaşımıza, pek çok seçilmiş temsilcimize yönelik benzer yöntemlerle karşılaştık.Sandıktan çıkan halk iradesini…— Erkan AYDIN (@erkanecz) March 31, 2026

Bolu’da şok gelişme: Belediye Başkanı Tanju Özcan tutuklandı! Haber

Bolu’da şok gelişme: Belediye Başkanı Tanju Özcan tutuklandı!

Bolu Belediyesine yönelik yürütülen irtikap soruşturması kapsamında mahkemeye tutuklama talebiyle sevk edilen Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can tutuklandı. Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Ali Sarıyıldız ev hapsi cezası aldı. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kendisine ya da başkasına haksız menfaat sağlamaya zorlaması olarak tanımlanan irtikap suçu kapsamında operasyon başlatılmıştı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri 28 Şubat sabahı 13 adrese eş zamanlı operasyon düzenledi. Savcılık talimatıyla gerçekleştirilen operasyonda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınanlar arasında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Mali İşler Müdürü Naim Ayhan, Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız, Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin, Belediye Meclis Üyesi Buse Özkan, Belediye Meclis Üyesi Cahit Görüş, İmar Müdürü Sinan Pekcan, İmar çalışanı Yasin Bargaç, İtfaiye Müdürü (eski İnsan Kaynakları Müdürü) Mehmet Ağan, eski Zabıta Müdürü Hakan Yılmaz, eski Yazı İşleri Müdürü Tahsin Arslan, eski Belediye Meclis Üyesi ve eski Bolu Bel A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Temel yer alıyordu. SABAH ADLİYEYE GETİRİLDİLER Bolu İl Jandarma Komutanlığı koordinesinde 2 gün süren ifade işlemleri tamamlandı. 13 kişi, sabahın erken saatlerinde yapılan sağlık kontrollerinin ardından Bolu Adliyesi'ne sevk edildi. TANJU ÖZCAN TUTUKLANDI Bolu Adliyesi’ndeki savcılıkta ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından Tanju Özcan, Ali Sarıyıldız ve Süleyman Can tutuklama talebiyle, Bolu Belediyesi yönetiminden ve bağlantılı kurum temsilcilerinden 10 kişi ise adli kontrol talebiyle mahkemeye sevk edildi. Çıkarıldıkları nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can tutuklandı. Ayrıca Bolsev Yönetim Kurulu Üyesi ve Eski Belediye Meclis Üyesi Ali Sarıyıldız ev hapsi cezası aldı. Diğer 10 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklanan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, hastanedeki sağlık kontrollerinin ardından cezaevine sevk edilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.