SON DAKİKA
Hava Durumu

#İl Kongresi

Söz Bursa - İl Kongresi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İl Kongresi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"İçim Acıyor!" Gürsel Tekin CHP'deki acı tabloyu tek tek saydı: 21 belediye başkanı, 305 tutuklu... Haber

"İçim Acıyor!" Gürsel Tekin CHP'deki acı tabloyu tek tek saydı: 21 belediye başkanı, 305 tutuklu...

CHP eski milletvekili Gürsel Tekin, düzenlediği basın açıklamasında bazı CHP'liler tarafından kendisine söz hakkı tanınmadığı noktasında eleştirilerde bulunarak, "Aziz İhsan Aktaş'ın iş ortağını ekranlara çıkarıyorsunuz ama bizi çıkarmıyorsunuz, bize söz hakkı tanımıyorsunuz" dedi. 27. Dönem CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Şile'de düzenlediği basın açıklamasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadele çalışmalarına dikkat çeken Tekin; bunun iktidar ya da muhalefet partisinin sorunu olmaktan öte 86 milyon insanın sorunu olduğunu işaret etti. Öte yandan Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan tartışmalı delege seçimine ve İstanbul İl Kongresi sürecine değinen Tekin, "Ömrümüzü Cumhuriyet Halk Partisi'ne vermişken birdenbire hain olduk. Kongrede biz mi varız? Aziz İhsan arkadaşlığını biz mi yapmışız? Ertan Yıldız'a biz mi arkadaş olmuşuz? Güloğlu'nun jetine biz mi bindik? Niye biz hain olalım?" sözleriyle CHP'ye ağır eleştirilerde bulundu. "UYUŞTURUCU MESELESİ BİR SİYASİ PARTİNİN, İKTİDARIN YA DA MUHALEFETİN MESELESİ DEĞİLDİR" Türkiye'nin en önemli sorunlarından birinin uyuşturucuyla mücadele olduğuna dikkat çeken Tekin, şu ifadelere yer verdi: "Uyuşturucu bağımlılığı öyle bir duruma geldi ki Türkiye'nin dört bir yanını ahtapot gibi sardı. Gerek muhtar arkadaşlarım gerekse partili arkadaşlarımızla yapmış olduğumuz temaslarda ne yazık ki Şile'nin de buradan nasibini aldığını görüyoruz. Hatta sadece Şile merkezinde değil, köylere kadar varmış durumda. Uyuşturucu meselesi bir siyasi partinin, iktidarın ya da muhalefetin meselesi değildir. Bu sorun 86 milyon vatandaşımızı ilgilendiren çok önemli bir sorundur. Ta ki bu son dönemlerde Türkiye'de ünlülere ve zengin çocuklarına yapılan operasyondan sonra nihayet kamuoyu da bu konuda biraz daha duyarlı olmaya başladı. Mesele bir güvenlik meselesi olmaktan çıktı ancak sokaktaki artışı ne yazık ki halen önleyebilmiş değiliz." "BİZİM DAYANIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR" CHP içerisinde yaşanan sorunlar ve istifalarla ilgili konuşan Tekin, "Çeşitli dönemlerde ne yazık ki partimize küsmüş ve partiden ayrılmış çokça arkadaşlarımız var. Son iki yıl içerisinde 28 bin arkadaşımız ne yazık ki baba ocağını terk etmiş. Bizler istifa eden arkadaşlarımızla sık sık temas içindeyiz. Elbet herkesin kendine göre bir gerekçesi var ama hiçbir gerekçe bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin yaşamış olduğu bu soruna kayıtsız kalmasına izin vermez. Bizim dayanışmaya ihtiyacımız var. Her türlü kötülüğe, her türlü saldırıya, her türlü yalan iftira haberlerine rağmen biz sağduyumuzu muhafaza ettik, bugün de buradayız" diye aktardı. "MEDYAMIZDA BU KONUDA DUYARLILIK İSTİYORUZ" Gürsel Tekin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarına göre Türkiye'de 2019 yılında 150 bin çocuğun kayıp durumda olduğunu ancak konuyla ilgili güncel verilere ulaşılamadığını öne sürerek, "TÜİK verileri dünyanın her yerinde yaşanan sorunların kayıt altına alınması demektir. En son 2019'daki verilerde 150 bin kayıp çocuğumuz vardı. Bu 300 bin mi oldu, 50 bine mi indi, tamamı mı bulundu bilmiyoruz. Bu konuda basın ve medyamızda bu konuda biraz duyarlılık istiyoruz" dedi. "Birçok şey belgeli ve afaki şeyler değil" Tartışmalı CHP İstanbul İl Kongresi ve akabinde yaşanan hukuki süreçlerle ilgili açıklamalarda bulunan Tekin, şu ifadelere yer verdi: "Bu çok acı ve CHP'nin geleneğine, kültürüne yakışmayan bir mesele. Kongrelere girersiniz, kazanırsınız ya da kaybedersiniz ama kaybettikten sonra bir yoldaşlık hukukuyla herkes el ele evine giderdi ve ertesi gün yemeğe, dostluklara devam ederdi. Ama İstanbul İl Kongresi'nde yaşanan bu sorunlardan kaynaklı CHP'nin bir kısım delegeleri ve yöneticileri mahkemeye gidiyorlar. Mahkeme neticede karara varıyor çünkü birçok şey belgeli ve afaki şeyler değil. Karar aşamasından önce CHP, Genel Merkezi'ne bir yazı gönderiyor. Diyor ki '38 ve 37'nin yöneticilerinin ve delegelerinin listesini gönderin'. Ancak maalesef gitmiyor. Bu sefer mahkeme heyeti davayı açan CHP'lilere bir yazı gönderiyor, 'Bize bir çağrı heyeti listesini gönderin' diye. Genel merkez onu da göndermiyor. Davayı açan CHP'li arkadaşlarımız da tarafsızlığımıza güvendikleri için bizlerin isimlerini vermişler." "BİZ NEYİN HAİNİYİZ, AZİZ İHSAN AKTAŞ ARKADAŞLIĞINI BİZ Mİ YAPMIŞIZ?" Yaşanan sürecin ardından "hain" ilan edildiklerini söyleyerek CHP içerisindeki anlaşmazlıklara dikkat çeken Tekin, "Sonra ne olduysa ömrünü CHP'ye vermiş bizler birdenbire hain olduk. Biz neyin hainiyiz? Bu delege alışverişinde biz mi varız? Kongrede biz mi varız? Aziz İhsan Aktaş arkadaşlığını biz mi yapmışız? Ertan Yıldız'a biz mi arkadaş olmuşuz? Güloğlu'nun jetine biz mi bindik? Niye biz hain olalım? Elinizdeki o kirli medyayla her türlü kötülüğü yaptınız. Niye bugün burada yoksunuz? Mesela NOW TV siz niye yoksunuz? Sözcü TV niye yoksunuz? Halk TV niye yoksunuz? Gelip burada çat çat gözlerimizin içine bakarak neden soru soramadınız? Ama arka kapıda MASAK listelerindeki gazetecilerle bizlere her türlü kötülüğü yapıyorsunuz. Aziz İhsan Aktaş'ın iş ortağını ekrana çıkarıyorsunuz. Bizim de söz hakkımız olsun istiyoruz. Aziz İhsan Aktaş'ın arkadaşına söz hakkını kullandırıyorsunuz da bize niye kullandırmıyorsunuz?" "GELDİĞİMİZ DURUM NORMAL DEĞİL, BİR CHP'Lİ OLARAK İÇİM ACIYOR" CHP'nin "fabrika ayarları"na geri dönmesi gerektiğinin altını çizen Tekin, parti içindeki anlaşmazlıkların mutlaka çözülmesi gerektiğini vurgulayarak şu şekilde konuştu: "Bütün çabamız baba ocağını en kısa süre içerisinde bu yaşanan sorunlardan muaf tutmaktır. Bizim şu anda CHP tabanıyla en ufak bir sorunumuz yok. CHP'liler bizim yanımızda, bizi biliyor, anlıyor. Biz bir tane CHP'linin duygusunu incitmişsek gidip onun gönlünü alırız. CHP'de yeni bir şey oluşturmamıza gerek yok; sadece fabrika ayarlara döneceğiz. Çünkü geldiğimiz durum normal bir durum değil, bir CHP'li olarak içim acıyor. Oturduğumuz il mahkemelik, yöneticiler mahkemelik, genel merkez mahkemelik. 21 belediye başkanı arkadaşımız ve 305 kişi tutuklu, bu kabul edilebilir bir durum değil. Bu meselenin üstesinden gelmek için iş birliğine hazır olduğumuzu bir milyon kere söyledik. Biz fabrika ayarlarına döndüğümüzde her şeyi çözeceğiz." "BU İKİ YÜZLÜ SİYASET CHP'NİN GELENEĞİNDE OLMAYANIN BİR SİYASETİDİR" Son olarak geçtiğimiz günlerde TBMM'de yaşanan kavgaya ilişkin konuşan Tekin, CHP'yi kendi içinde yaşadığı tutarsızlıkla eleştirerek, "Görüyoruz ki seçmenimizin yüzde 40'ı mevcut siyasi partilerinden memnun değil. Bizim bir an önce 'Bu yüzde 40 neden bizden memnun değil?' diyerek kendimize çeki düzen verip meselemize bakmamız lazım. Kürsülerde bağırarak, küfür ederek, hakaret ederek meseleler çözülebilse hep beraber sabah kalkıp yapalım. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ana muhalefetin demokratik kurallar içerisinde kullanabileceği çok büyük yöntemler vardı. Neden bunu tercih etmediler ve kürsü işgali bunu bilmiyorum; ama görüntüler çok hoş olmadı. Çünkü siyasette bir tutarlılık olması gerekir. Grup başkanvekilleri aynı zamanda genel başkanın vekilleridir, yani söyledikleri her cümle genel başkanı bağlar. Arka tarafta sigara böreği yiyeceksiniz, ön tarafta Mahmut Tanal'ı dövdüreceksiniz; bu iki yüzlü siyaset CHP'nin geleneğinde olmayanın bir siyasetidir. TBMM bir ring alanı değildir, insanların birbirlerine saldırma alanı değildir. Çıkarsınız kürsüye, kürsüde meramınızı en sert şekilde anlatırsınız" ifadelerini kullandı.

Özgür Özel: "Beni seven arkamdan gelsin" Haber

Özgür Özel: "Beni seven arkamdan gelsin"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa’da partisinin il kongresinde yaptığı konuşmada, "Ekrem başkanın yerine bize Cumhurbaşkanı adayı soruyorlar. Ekrem başkanın yerine Cumhurbaşkanı adayınız var mı?’ Diyorum ki ‘Var.’ ‘Kim?’ Vallahi ben değilim. Sensin, bu salonda oturan herkes benim Cumhurbaşkanı adayım. Benim Cumhurbaşkanı adaylarım sizsiniz. Sizin kadar da benim" dedi. CHP Genel Başkanı Özel, memleketi Manisa’da partisinin 39. Olağan İl Kongresine katıldı. Partililerin yoğun katılım gösterdiği kongre Atatürk Spor Salonunda gerçekleştirildi. Mevcut CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper’in tek aday olarak girdiği kongrede konuşma yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, duygu dolu anlar yaşadı. Konuşması sırasında genel başkanlık sürecine ve geçtiğimiz aylarda yaşamını yitiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’le olan anısına değinen Özel’in gözleri dolarken, konuşmakta da güçlük çekti. Özel, "Bugün çok farklı anlamları olan, benim açımdan duygusal yönü çok ağır basan bazı sevinçlerin bazı gururların, bazı başarıların ve taşınması zor hüzünlerin bir arada olduğu bir dönemin sonunda ilk kez Manisa İl Kongresinde, kürsüde Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı olarak bulunuyorum. Emeği geçen, birlikte yol yürüyen, elini sırtımızdan hiç eksik etmeyen, emeklerini partimizden esirgemeyen her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ferdi benim genç yaşlarımızdan beri birlikte hayal kurduğumuz, hayallerimizi birlikte gerçekleştirdiğimiz bir kardeşimiz ve hep beraber o il kongresinde Ferdi il başkanı olduktan benim genel başkan adaylığım için hep birlikte yollara düştük. Türkiye'nin dört bir yerinde ellerinin erdiği yere, nefeslerinin yettiği yere benimle birlikte koşturdular. Kurultay salonuna girdiğimizde böyle burada olduğu gibi arena salonunda bir tur atıyoruz. Bir miktar turladıktan sonra karşıda İstanbul delegasyonu var. Kalabalık. Özgür Başkan gösterdi. Dedi ki: 'Başkanım işte İstanbul orada' dedi. Hakikaten İstanbul belki 800 kişiyle salonda büyük bir destek veriyor. Sonra köşeyi döndük. Orada 2 bin 500 kişiyle Manisa vardı, siz vardınız. O sırada, o sırada arkamdan Ferdi'nin sesini duydum. Özgür Çelik başkana dedi ki: 'Aha bu da Manisa abi nasıl olmuş?' dedi. O gün il başkanı olarak Ferdi başkanla beraber bana sahip çıktınız ve o günden sonra hep birlikte daha büyük hayallere inanmaya başladık" dedi. Belediye başkanlarının tutuklanmasıyla ilgili konuşan Özel, "Bizim 47 yıl gösterdiğimiz sabrı 31 Mart seçimlerinde yenildikten sonra 47 gün gösteremeyenler var şu anda karşımızda. 47 ay bekleselerdi Cumhurbaşkanlığı seçim takvimi başlıyordu. 47 gün sabredemediler ve kadın kolları var onlara güvenmediler. Gençlik kolları var onlara güvenmediler. Ana kademelerine güvenmediler. Bakan yardımcısı olan siyasi bir kişiliği İstanbul'a Cumhuriyet Başsavcısı olarak atadılar ve o günden bugüne; 30 Ekim günü Ahmet Özer'e Türkiye'nin en büyük ilçesine Esenyurt'a kayyum atayarak, belediye başkanımızı içeri atarak, takip eden süreçte de 16 belediye başkanımızı hapiste tutarak üç belediyemize kayyum atayarak, partimizin İstanbul İl Kongresi'ne dava açarak il başkanlığına kayyum atayarak, binamıza 5 bin polisle girerek, partimizin genel merkez seçimine o 2 bin 500 kişiyle şahitlik ettiğiniz o demokrasi şölenine kara çalmaya çalışarak, partiye kayyum atamaya çalışarak Cumhuriyet Halk Partisi'ni karıştırmayı, paralize etmeyi, felç etmeyi, sürekli bir şeylerle uğraşırken iktidar umudu olmamasını sağlamayı hedefleyen bir savaşın içine girdiler, bize saldırdılar" dedi. "Biz Manisa'da AK Partili, MHP'li, Dem Partili, İYİ Partili, Saadetli, Yeniden Refahlı akrabalarımızla, kardeşlerimizle, komşularımızla kol kola, omuz omuza geçiniriz" diyen Özel, konuşmasına şöyle devam etti: "Onların oy verdiği partilerin yöneticileriyle bazen kavga ederiz, yanlış yaparlar söyleriz, gerekirse tartışırız ama biz Manisa'da el ele, omuz omuza, yan yana, tasada, kıvançta, iyi günde, kötü günde, bayramda, cenazede bir aradayız. Türkiye'nin buna ihtiyacı var. Türkiye'nin böyle yönetilmeye ihtiyacı var. Türkiye'nin seçimleri demokratik birer yarış olarak görüp sonuçlarına herkesin saygı duyduğu ve daha iyi yönetenin iktidara geldiği, yönetemeyenin gittiği, iktidarların değiştiği, bunun için tüm partilerin siyasi kadrolarının devlet yönetimi deneyiminin olduğu, devlet memurları içinde siyasi görüşleriyle her tarafın kadrolar yetiştirebildiği, her tarafın birbirini dengelediği, denetleyebildiği bir Türkiye'ye ihtiyaç var. İçinde bulunduğumuz yürüyüş, yürüdüğümüz yol, anlayışımız, yaklaşımımız tamamen bundan ibarettir" dedi. "EKREM İMAMOĞLU CUMHURBAŞKANI ADAYI OLACAK" Cezaevinde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu ile ilgili de konuşan Özel, "Adayımız Silivri’de ve ümidimiz iddianame çıksın, tutuksuz yargılanma başlasın. Gün gelip özgür kalıp ya da adaylığı önünde bir engel olmayıp, aday gösterdiğimizde Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanı adayı olacak ve cumhurbaşkanı olacak. İşte hem o gün gelene kadar, o gün tut ki aday yapamadık, bir nefer, partiden bir nefer adaylaşacak. Ama mücadelede en ufak bir eksilme olmayacak. Ve hep beraber bu süreci birlikte götüreceğiz. Şimdi Ekrem başkanın yerine bize Cumhurbaşkanı adayı soruyorlar. Ben geçmişte de bunu hep öyle düşündüm, hep öyle söyledim. ‘Ekrem başkanın yerine Cumhurbaşkanı adayınız var mı?’ Diyorum ki ‘Var.’ ‘Kim?’ Vallahi ben değilim. Sensin, bu salonda oturan herkes benim Cumhurbaşkanı adayım. Benim Cumhurbaşkanı adaylarım sizsiniz. Sizin kadar da benim. Sabahleyin yataktan ‘Eyvah ya, bugün de başımıza ne gelecek?’ diye değil, ‘Hadi bakalım iktidara bir gün daha yaklaştık’ diye kalkmanın zamanıdır. Partinin politikalarını, söylemlerini dinlemek, anlamak, öğrenmek, anlatacak kadar iyi bir noktaya gelmek durumundayız her birimiz. Nasıl geçen sefer kurultayda, İstanbul İl Başkanlığı 800 kişiyle dururken, hemen yanında 2 bin 500 kişiyle aslan gibi karşımda beni genel başkan yapanlar, benim gözümün içine bakıyorlarsa, bugün de bu salonda Ekrem başkanı Cumhurbaşkanı, partimizi iktidar yapacaklar gözümün içine bakıyorlar" dedi. "BENİ SEVEN ARKAMDAN GELSİN" Manisa’daki kongreden İstanbul’daki kongreye gideceğini ifade eden Özel, "Şimdi ben buradan; Fatih Sultan Mehmet’in altına binip, ‘Beni seven arkamdan gelsin’ deyip, İstanbul’u fethetmeye, bir devri kapatıp, bir devre açmaya gittiği bu topraklardan yine İstanbul’a, Türkiye’nin dört bir yanında il kongreleri yapılırken en çok uğraştıkları ve en çok mücadele ettikleri, en büyük mücadeleyi de hep beraber verdiğimiz İstanbul’a doğru yola çıkıyorum. Beni seven arkamdan gelsin. İktidara yürümeye, bir devri kapatıp bir devri açmaya hazır mıyız? Bir devir kapanacak, yeni bir devir açılacak. Beni seven arkamdan gelsin, ülkesini seven arkamdan gelsin. Hepinizi seviyorum. Biz başaracağız; demokratlar kazanacak, Cumhuriyetçiler kazanacak, Atatürk’ü sevenler, Cumhuriyet’i sevenler kazanacak. Beni seven arkamdan gelsin, onu seven arkamdan gelsin yürüyelim arkadaşlar" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.