SON DAKİKA
Hava Durumu

#İşgal

Söz Bursa - İşgal haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İşgal haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Erdoğan'dan bayram mesajı: "Terörsüz Türkiye" vurgusu! Haber

Erdoğan'dan bayram mesajı: "Terörsüz Türkiye" vurgusu!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla bir mesaj paylaştı. Erdoğan, "Etrafımızdaki toz bulutu dağıldıktan sonra inşallah yeni dönemin parlayan yıldızlarından birisi Türkiye'miz olacaktır. Bunun için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Ülkemizin istikbali ile bölgemizin istikrarı açısından taşıdığı stratejik değer bugünlerde daha iyi anlaşılan terörsüz Türkiye süreci, bunlardan biridir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kurban Bayramı vesilesiyle bir mesaj paylaştı. Sözlerine vatandaşların bayramını kutlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Gazze başta olmak üzere, gönül coğrafyalarımızın farklı köşelerinde bu bayramı da hüzünle acıyla, kalplerinde ince bir sızı ile karşılayan tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına en güçlü dayanışma mesajlarını gönderiyor, kurban bayramlarını ayrı ayrı tebrik ediyorum. Kurban bir ibadet olmanın yanı sıra, kelime anlamı itibariyle aynı zamanda yaklaşma, yakınlaşma, yakın olma demektir. İnanıyorum ki her bir vatandaşımız, gerek eş, dost ve akraba ziyaretleriyle gerekse yardım ve dayanışma faaliyetleriyle bu ruh şölenini en verimli surette değerlendirecek, böylece hem Allah'a yaklaşmış hem de birbirine daha sıkı bağlarla kenetlenmiş olacaktır. Şayet muhabbet ve diğergamlığın gönülleri sarıp sarmaladığı bu mübarek günleri, hakkıyla idrak edebilirsek işte o zaman kardeşliğimiz güçlenecek darlığın yerini ferahlık, dargınlığın yerini kucaklaşma alacaktır. Duam ve beklentim bu bayramın da kalplerin yumuşamasına, küskünlerin barışmasına kırgınlıkların giderilmesine ve sıkılı yumrukların tamamen açılmasına vesile olmasıdır. Aziz milletim İslam alemi olarak, bir huzur iklimine kavuşmanın sevincini yaşarken öte yandan bölgemiz ve dünyamız stres yükü yüksek bir düzeyden geçiyor" dedi. "İSRAİL SALDIRILARINI PERVASIZCA SÜRDÜRÜYOR" İsrail'in bölgedeki saldırılarını pervasızca sürdürdüğünü belirten Erdoğan, "İsrail, Gazze'den Batı Şeria'ya, Doğu Kudüs'ten Lübnan'a kadar, coğrafyamızın farklı noktalarında işgal, yıkım, katliam ve yasa dışı yerleşim faaliyetlerini pervasızca sürdürüyor. Yine İsrail'in tahrik ve tertipleriyle tetiklenen savaşın menfi etkileri enerjiden tarıma, ticaretten ulaşıma, ekonomiden güvenliğe birçok alanda hissediliyor. Bölgemizin savaş ve krizler silsilesiyle boğuştu bu dönemde, Türkiye ekonomisiyle altyapısıyla, tecrübeli kurumları liyakatli kadrolarıyla en önemlisi tahkip ettiği iç cephesiyle istikrar adası olarak, göz dolduruyor" şeklinde konuştu. "EKONOMİDE EŞİNE AZ RASTLANIR BİR BAŞARI HİKAYESİ YAZDIK" Türkiye'nin ekonomide bir başarı hikayesi yazdığını vurgulayan Erdoğan, "Eleştirilere ve engellere rağmen 23 yıldır güttüğümüz politikaların semeresini başta savunma sanayimiz olmak üzere her alanda topluyoruz. 238 milyar dolardan 1,6 trilyon doları aşan ekonomik büyüklüğü 36 milyar dolardan 276 milyar dolara çıkan yıllık ihracatı, 248 milyon dolardan 10 milyar doları geçen savunma ve havacılık ihracatı ile Türkiye dünyada eşine az rastlanır bir başarı hikayesi yazmaktadır" diye konuştu. "Terörsüz Türkiye süreci" Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de konuşan Erdoğan, "Etrafımızdaki toz bulutu dağıldıktan sonra inşallah yeni dönemin parlayan yıldızlarından birisi Türkiye'miz olacaktır. Bunun için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Ülkemizin istikbali ile bölgemizin istikrarı açısından taşıdığı stratejik değer bugünlerde daha iyi anlaşılan terörsüz Türkiye süreci, bunlardan biridir. Sınırlarımız içinde, huzur ve güvenliğin güçlenmesine sınırlarımız dışında emperyalist oyunların bozulmasına katkı sunan bu tarihi süreci, çok büyük bir özenle sağduyu ve samimiyetle menziline doğru götürüyoruz. Türkiye'ye sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu musibetten milletimizi kurtarma irademiz tamdır, sapasağlam hızla yola devam ediyoruz. Bu düşüncelerle Kurban Bayramı'nın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için bir kez daha hayırlar getirmesini diliyorum" ifadelerini kullandı. Son olarak Hac vazifesini yerine getirenlere ve yola çıkan vatandaşlara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunan kardeşlerimizin dua ve ibadetlerini rabbim kabul buyursun diliyorum. Bayramda seyahat edecek vatandaşlarımızdan hız limitlerine ve trafik kurallarına uymalarını özellikle istirham ediyorum" şeklinde konuştu.

İran’dan ABD’ye uyarı: "ABD’li askerler Basra Körfezi’nde köpekbalıklarına yem olacak" Haber

İran’dan ABD’ye uyarı: "ABD’li askerler Basra Körfezi’nde köpekbalıklarına yem olacak"

İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Hatemu’l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD’nin İran’a yönelik kara harekatına hazırlandığı iddiaları için, "ABD’li komutan ve askerler Basra Körfezi’nde köpekbalıklarına yem olacaktır. Güçlü silahlı kuvvetlerimiz, bu tehdidin hayata geçirilmesi halinde ordunuzun çöküşü için anbean beklemektedir" dedi. İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Hatemu’l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik kara harekatı ve işgal tehditlerine ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Zülfikari, "ABD Başkanı, hiç şüphesiz Epstein dosyalarındaki geçmişi ve terör örgütü Mossad’ın baskısıyla siyonist rejimin başbakanının İran’a karşı yürütülen savaş ve saldırı sürecinde bir oyuncağı haline gelmiştir. Dünyanın en yalancı başkanlarından biri olarak tanınan Trump’ın ortaya koyduğu söylemlerinin temeli yoktur ve asla güvenilir değildir. Ne yazık ki ABD yönetimi, ordusunun komutasını, hatalı ve tehlikeli kararlarıyla ABD ordusunu adeta bir ölüm bataklığına sürükleyen birine teslim etmiştir" diye konuştu. "ABD ASKERLERİ BÖLGEDE HER GÜN ÖLÜMLE KARŞI KARŞIYA" ABD askerlerinin sahadaki durumuna ilişkin de değerlendirmede bulunan Zülfikari, "ABD askerleri bölgede her gün ölümle karşı karşıya kalıyor. Yok edilen üslerden kaçan askerler, korkudan bölgedeki sivil ve ekonomik merkezlere sığınıyor, ancak orada da hedef alınıyor. ABD’li üst düzey komutanlar ise savaş alanından binlerce kilometre uzakta, cephedeki askerlerden direnç bekliyor. Trump bir gün savaş söylemleriyle gündem oluşturuyor, aynı gün geri adım atıyor. Bir yandan müzakereden söz ederken, saatler sonra savaş kararı alıyor. Bu dengesiz ve yalancı kişi, ABD halkına, Avrupa’ya ve özellikle Orta Doğu ülkelerine büyük zararlar verdi. ABD Başkanı yalnızca güç dilinden anlıyor" ifadelerini kullandı. "İŞGAL YALNIZCA HAYAL, SONUCU AĞIR OLUR" ABD’nin İran’a yönelik muhtemel bir kara harekatına ilişkin sert ifadeler kullanan İbrahim Zülfikari, "Trump’ın İran topraklarına yönelik kara harekatı ve işgal tehditleri yalnızca bir hayaldir. Biz uzun süredir böyle bir adımı bekliyoruz. İşgal ve saldırının sonucu, saldırganlar için yalnızca aşağılayıcı bir esaret ve ağır bir yenilgi getirecek, ABD’li komutan ve askerler Basra Körfezi’nde köpekbalıklarına yem olacaktır" şeklinde konuştu. "ABD halkı bunun bedelini ağır öder" ABD yönetimine çağrıda bulunan Zülfikari, "ABD ordusunun komutanları ve yöneticileri İran tarihine bakmalı ve bu halkın işgalcilere nasıl karşılık verdiğini görmelidir. Dengesiz bir başkanın yanlış kararları yüzünden askerlerini esaret ve ölüme sürüklememelidir. Aksi halde bunun bedelini ABD halkı ağır şekilde ödeyecektir. Güçlü silahlı kuvvetlerimiz, bu tehdidin hayata geçirilmesi halinde ordunuzun çöküşü için anbean beklemektedir" dedi.

"Özel’in silgisi kaleminden önce bitiyor!" AK Parti’den mal varlığı iddialarına yanıt Haber

"Özel’in silgisi kaleminden önce bitiyor!" AK Parti’den mal varlığı iddialarına yanıt

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Özel’in silgisi sürekli kaleminden önce bitiyor, bu gidişle CHP’yi de tarihten silecek. Bir bakanla, siyasetçi ile ilgili bir iddia ortaya koyduğu zaman varsa bir delili, belgesi yargıya gitsin" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının devam ettiği sırada açıklamalarda bulundu. "BM’NİN TEMSİL ETTİĞİ KURALA DAYALI BİR DÜZENDİR" Çelik, dünyanın çok ciddi tehditlerle karşı karşıya olduğunu ve bütün bu yaşananların içerisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk anısına verilen 'Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü BM Genel Sekreteri Guterres’e takdim etmesini anlamlı olarak değerlendirdiklerini söyledi. Çelik, "Dünya, kuralların ortadan kalktığı bir düzene doğru gidiyor. Bütün bu kuralsızlığın içerisinde BM düzeni doğrudan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi ülkeler tarafından tahrip ediliyor. Halbuki BM’nin temsil ettiği kurala dayalı bir düzendir. Adaletin ve barışın tesisi için Uluslararası düzenin kurallara dayalı olarak işlemesi gerekir" dedi. "BU GİDİŞİN SONU İYİ DEĞİL" Uluslararası hukuk açısından değerlendirildiği takdirde İran’ın tamamen gayrimeşru bir saldırıyla karşı karşıya olduğunu belirten Çelik, "Rejimle ilgili sorunlar olduğundan bahsediliyor, güvenlikle ilgili sorunlar olduğundan bahsediliyor, nükleer konudan ve füze sisteminden bahsediliyor. Bütün bunların çözüleceği yer müzakere masasıydı. Tam müzakere masası kurulmuşken ve müzakereler devam ederken bütün bunların yapılmış olması aslında barış iradesinin doğrudan hedef alındığı, müzakerelerin hedef alındığı bir tablonun ortaya çıkmasına yol açtı. Ondan sonrasında da şu anda kaosu toparlamak için yeniden müzakere masasının kurulması, yeniden diplomasinin hayata geçirilmesi gerekirken maalesef yapılan daha fazla ülkeden savaş gemisi talep etmek, daha fazla ülkeden savaş uçağı istemektir. Bu gidişin sonu iyi değil" ifadelerine yer verdi. "BİR AN EVVEL SAVAŞ DURMALIDIR, MÜZAKERE MASASI KURULMALIDIR" İsrail’in bir devlet olarak suikast yöntemlerine başvurmasına değinen ve devletleri terör örgütlerinden ayıran en önemli durumun kurallı hareket etmeleri olduğunun altını çizen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Devletler, devlet gibi hareket etmelidir. Birtakım saldırılar yapıldığında bunların meşru temelleri olur, gayri meşru temelleri olur. Meşru temeli; BM Güvenlik Konseyi kararı olursa ya da bir ülke saldırıya uğrarsa meşru müdafaa hakkını kullanır. Ama İsrail'in yaptığı bütün saldırılar gayri meşrudur. Haksızdır, hukuksuzdur, hakkaniyetsizdir ve vahşidir. Devlet organizasyonu bir terör örgütü gibi hareket etmeye başlarsa, devletle örgüt arasındaki alan bu suikastler vasıtasıyla muğlaklaşırsa maalesef dünyada çok kötü işlerin kapısı açılmış olur. O sebeple bir an evvel bu savaş durmalıdır, müzakere masası kurulmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. Bir ülkenin rejiminin değişmesi amacıyla bombalanmasının çok kötü sonuçlara yol açabileceğine vurgu yapan Çelik, bu sürecin hiç kimse için iyi olmayacağını da sözlerine ekledi. "İSRAİL NET BİR BİÇİMDE LÜBNAN'I GAZZELEŞTİRMEYE ÇALIŞIYOR" Çelik, Batı Şeria’da İsrail’in gayrimeşru yerleşim alanlarını genişletme kararını hiçbir hukuki temeli olmayan işgalci bir politika olarak ifade ettiklerini hatırlatarak, "İşgal altındaki topraklara şimdi silahlı sivilleri sokarak Filistinlilerin malına el koyma gibi bir şeye girmesi Gazze'de yapılanların Batı Şeria’da devam ettirilmesi şeklinde bir tutumu ortaya koyuyor. Dünya İsrail’e karşı net bir tutum almaması ve birtakım ülkelerin de ‘İsrail'in kendini savunma hakkı var’ etiketi altına koyması İsrail’i daha vahşi ve hukuksuz davranmaya teşvik etmiş oluyor. Dolayısıyla bu şekilde davrananların da bunda sorumluluğu vardır. Batı Şeria ile ilgili bu gelişmeler olurken İsrail net bir biçimde Lübnan'ı Gazzeleştirmeye çalışıyor. Gazze'de yaptığı gibi Önce Beyrut'un merkezinde komuta merkezlerini vuruyor, sivil altyapıyı vuruyor. Önce hava gücüyle sistematik olarak zayıflatma sonra karadan işgal etme tutumunu Lübnan'a da uyguluyor ve doğrudan sivillerin yaşadığı yerleşim bölgelerini hedef alıyor. Şimdiye kadar 800 bin kişi göç etti. Büyük bir insani facia söz konusu. Gazze’de Hamas’la mücadele ettiğini söyleyip sivilleri yok ediyordu. Lübnan'da da Hizbullahla mücadele ettiğini söyleyip yine sivilleri yok etmeye devam ediyor" açıklamasında bulundu. "MEZHEP TARTIŞMASI AÇMAK SON DERECE YANLIŞ BİR YAKLAŞIMDIR, BUNUN TÜRKİYE’YE BİR FAYDASI YOKTUR" Türkiye’nin çevresinde meydana gelen meselelerin iç kamuoyunda değerlendirilirken mezhep tartışmalarından uzak tutulması gerektiğini aktaran Çelik, "Mezheplerle ilgili tartışma yüz yıllardır var. Birtakım siyasi olaylarda da bazı ülkelerin mezhepçi tartışmaları, mezhepçi yaklaşımları görüldü. Bunlarla ilgili fikirlerimizi, eleştirilerimizi, uyarılarımızı defalarca söyledik. Cumhurbaşkanımız her zaman ‘mesele Sünnilik, Şiilik meselesi değil. Mesele Müslüman olma meselesidir, Müslümanların birliğidir ve insanlığın barışıdır’ yaklaşımını ortaya en güçlü şekilde koydu. Komşumuz İran haksız ve hukuksuz bir saldırıya uğrarken bütün bunların içerisinde durulması gereken yerler şöyledir; Türkiye’nin milli güvenliği konusunda kararlı olmak, bölge barışının korunması konusunda kararlı olmak ve küresel barışı da tehdit eden bütün şer şebekelerine karşı durmaktır. Bütün bunların içerisinde mezhep tartışması açmak, mezhepler ya da öne çıkan aktörlerin mezhepleri ve geçmişteki davranışları üzerinden bugün alınması gereken tavrın bağışıklık sistemini zayıflatmaya çalışmak son derece yanlış bir yaklaşımdır. Bunun Türkiye'ye, komşu halklara ve kardeş ülkelere bir faydası yoktur" diye konuştu. "TÜRKİYE ATEŞTEN UZAK DURACAKTIR" İran’ın Türkiye’yi ve bölge ülkelerini hedef almaması gerektiğini ifade ettiklerini hatırlatan AK Parti Sözcüsü Çelik, "İran tarafı kendilerinin Türkiye'yi hedef alacak bir füze atmadığını söylüyor. Bizim de gördüğümüz durumlar var, bunu radar sistemlerinden görebiliyoruz. Eğer bu durum ayrıksı bir unsurun kendi kendine yaptığı bir iş ya da yolunu şaşırmış bir yaklaşımsa şimdilik Türkiye burada duruyor. Aynı zamanda da Türkiye, dünya üzerinde milli güvenliği açısından en hassas ülkelerden bir tanesidir. Milli güvenliğimiz erteleme kabul etmez, pazarlık kabul etmez. Biz bugün ateşi söndürmeye çalışırken birilerinin yanlış politikalarına da göz yummak zorunda değiliz. Bunu da herhangi bir şekilde kabul etmeyiz. Özellikle birtakım Siyonist çevrelerde Türkiye'yi bu ateşin içine sokmaya çalışan bir takım yaklaşımlar görüyoruz. Türkiye bu ateşten tabii ki ana iradesi itibarıyla uzak duracaktır. Bugün Türkiye'nin bir barış ülkesi, hakkın yanında duran ve doğru diploması yapan bir ülke olma iradesi Cumhurbaşkanımız ve bütün kurumlarımızca en güçlü şekilde korunmaktadır" dedi. "TÜRKİYE İLE CAN AZERBAYCAN’I KARŞI KARŞIYA GETİRMEYE ÇALIŞAN KAMPANYALARI ELİMİZİN TERSİYLE İTİYORUZ" Çeşitli politikalar vesilesiyle Türkiye ile Azerbaycan’ın arasını açmaya çalışanların var olduğunu söyleyen Çelik, "İki ayrı ülkeyiz ve her politikamızın aynı olması gerekmiyor ama Azerbaycan’la ebedi bir kardeşliğimiz var. Bunun adını da ‘iki devlet tek millet’ olarak koymuşuz. Aradaki politika farklarını tartışırız. Kurumlarımız ve Cumhurbaşkanımız ile Cumhurbaşkanı Aliyev arasında düzenli ve kardeşane görüşmeler her zaman devam etmektedir. Türkiye ile can Azerbaycan’ı karşı karşıya getirmeye çalışan kampanyaları elimizin tersiyle bir kenara attığımızı ifade etmek isterim" ifadelerine yer verdi. Çelik, gündeme dair açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "ÖZEL’İN SİLGİSİ SÜREKLİ KALEMİNDEN ÖNCE BİTİYOR, BU KADAR ÇOK SİLGİ KULLANDIĞI İÇİN BU GİDİŞLE CHP’Yİ DE TARİHTEN SİLECEK" Bir gazeteci tarafından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığına ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bunların hepsi Özgür Özel tarafından iddia edilen herhangi bir belge, delil koyulmayan ve havada kalan iddialar. Bakanımız ‘yargıya gideceğim’ dedi. Bu söylediklerinin yalan olduğunu ifade etti. Özel, Cumhuriyet tarihinde şu rekora sahiptir; silgisi kaleminden önce biten tek siyasetçi. O kadar çok yanlış yapıyor ki sürekli silgi kullanmak durumunda kalıyor. Bizim rakibimiz CHP ama CHP’ye gönül veren vatandaşlarımıza duyduğumuz saygı gereği CHP’nin kurumsal varlığına da saygı duyuyoruz. Özgür Özel'in silgisi sürekli kaleminden önce bitiyor. Bu kadar çok silgi kullandığı için bu gidişle Cumhuriyet Halk Partisi'ni de tarihten silecek. Bir bakanla, siyasetçi ile ilgili bir iddia ortaya koyduğu zaman varsa bir delili, belgesi yargıya gitsin."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.