SON DAKİKA
Hava Durumu

#İstihdam

Söz Bursa - İstihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstihdam haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

HKMO Bursa’dan dayanışma iftarı: Değerleme uzmanlığı stratejik öneme sahip Haber

HKMO Bursa’dan dayanışma iftarı: Değerleme uzmanlığı stratejik öneme sahip

Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, Bursa’da faaliyet gösteren değerleme uzmanları ve bu alanda istihdam sağlayan değerleme şirketlerinin temsilcileri ile iftar programında bir araya geldi. Double F Restaurant’ta gerçekleştirilen iftar programına HKMO Bursa Şube Başkanı Ali Faruk Çolak, Şube 2. Başkanı Başar Bulut, Şube Yedek Yönetim Kurulu Üyesi Taşınmaz Değerleme Uzmanı Tayfun Baştuğ, Şehir Plancıları Odası Bursa Şube Başkanı Cenk Köklü ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi İsmail Duyar ve sektör temsilcileri katılım sağladı. Program, değerleme alanında faaliyet gösteren mühendisler, uzmanlar ve sektör temsilcileri arasında dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlayan samimi bir buluşmaya sahne oldu. İftar programında konuşan HKMO Bursa Şube Başkanı Ali Faruk Çolak, değerleme uzmanlığı mesleğinin finans ve gayrimenkul piyasalarındaki kritik rolüne değinerek şunları ifade etti: “Bursa ekonomisine katkıda bulunan mesleklerden biri de değerlendirme uzmanlığıdır. Değerleme uzmanlığı, ülkemizde stratejik önemi her geçen gün artan bir meslek disiplini haline gelmiştir. Bu buluşma ile temel amacımız, sektör paydaşlarını ortak bir zeminde buluşturarak mesleki prestijimizi güçlendirmektir. Özellikle genç meslektaşlarımızın bu alandaki istihdam süreçlerini kolaylaştırmak öncelikli hedeflerimiz arasındadır.” Programda söz alan Şehir Plancıları Odası Bursa Şube Başkanı Cenk Köklü ise şehir plancılığı mesleğinin faaliyet konularından biri olan değerlemenin meslek gelişimi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kendisinin de değerleme kökenli olduğunu belirten Köklü, böylesi bir buluşmaya ev sahipliği yapan Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi’ne teşekkür etti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi İsmail Duyar da konuşmasında gayrimenkul alanında şehirde gerçekleştirilen her türlü faydalı çalışmaya destek olmaya gayret ettiklerini ifade etti. Duyar, gençlerin iş sahalarının genişlemesi için fedakârlık yapmanın hem işverenler hem de sivil toplum kuruluşları için önemli bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi tarafından düzenlenen ve sponsorluğu Çınar Taşınmaz Değerleme ve Müşavirlik Anonim Şirketi tarafından üstlenilen iftar programı, sektör temsilcileri arasında görüş alışverişi ve mesleki dayanışmayı güçlendiren sohbetlerle sona erdi.

Kadınlar daha uzun yaşıyor ama daha az istihdam ediliyor! İşte çarpıcı rakamlar Haber

Kadınlar daha uzun yaşıyor ama daha az istihdam ediliyor! İşte çarpıcı rakamlar

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Kadın verisini paylaştı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle, toplam nüfusun yüzde 49,98'ini kadınlar, yüzde 50,02'sini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda yüzde 51,9 iken 90 ve üzeri yaş grubunda yüzde 69,7 oldu. Kadınların erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşadığı görüldü Hayat Tabloları sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi 2022-2024 döneminde Türkiye geneli için 78,1 yıl iken kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl oldu. Genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü. Doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlarda 56,3 yıl oldu Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısını ifade eden sağlıklı yaşam süresi, 2022-2024 döneminde sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye genelinde 57,6 yıl iken kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl oldu. Buna göre, erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu görüldü. ORTALAMA EĞİTİM SÜRESİ KADINLARDA 8,8 YIL OLDU Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin yıllara göre arttığı görüldü. Türkiye geneli için 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl, kadınlarda 6,4 yıl, erkeklerde 8,3 yıl iken, 2024 yılında Türkiye genelinde 9,5 yıl, kadınlarda 8,8 yıl, erkeklerde 10,2 yıl oldu. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 88,3 oldu Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2008-2024 yılları arasında arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 75,1 iken 2024 yılında yüzde 92,6 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 67,5, erkeklerin oranı yüzde 82,8 iken, bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 88,3, erkeklerde ise yüzde 97,0 oldu. Yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 23,6 oldu Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 9,1 iken 2024 yılında yüzde 25,2 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 7,1, erkeklerin oranı yüzde 11,2 iken bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 23,6, erkeklerde ise yüzde 26,8 oldu. Annesi yükseköğretim mezunu olanların yüzde 84,4'ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre ebeveynin tamamladığı eğitim düzeyine göre ferdin tamamladığı eğitim düzeyi oranına bakıldığında, ebeveynin eğitim seviyesi yükseldikçe bireyin eğitim düzeyinin yükseldiği görüldü. Annesi yükseköğretim mezunu olan 25 yaş ve üzeri nüfusun 2024 yılında yüzde 84,4'ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü. Yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 68,7 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranının yüzde 54,2 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 36,8, erkeklerde ise yüzde 72,0 oldu. İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 14,6, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 27,5, lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 38,5, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 43,8 iken, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 68,7 oldu. KADINLARIN İSTİHDAM ORANININ ERKEKLERİN YARISINDAN DAHA AZ OLDUĞU GÖRÜLDÜ Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının yüzde 49,5 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 32,5, erkeklerde ise yüzde 66,9 oldu. En yüksek istihdam oranı yüzde 54,7 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise yüzde 39,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgelerinde gerçekleşti. En yüksek kadın istihdam oranı, yüzde 39,3 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise yüzde 20,9 ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgesinde gerçekleşti. En yüksek erkek istihdam oranı, yüzde 72,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise yüzde 59,0 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde gerçekleşti. Kadınların istihdamda yarı zamanlı çalışma oranı yüzde 18,3 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2024 yılında yüzde 12,1 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 18,3, erkeklerde ise yüzde 9,0 oldu. Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadın istihdam oranı yüzde 26,9 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında yüzde 59,8 iken 2024 yılında yüzde 60,0 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının yüzde 26,9, erkeklerin istihdam oranının ise yüzde 90,9 olduğu görüldü. KADIN BÜYÜKELÇİ ORANI YÜZDE 28,4 OLDU Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında yüzde 11,9 iken 2025 yılında yüzde 28,4 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2011 yılında yüzde 88,1 iken 2025 yılında yüzde 71,6 oldu. Kadın milletvekili oranı yüzde 19,9 oldu Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2025 yıl sonu itibarıyla 592 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 118, erkek milletvekili sayısının ise 474 olduğu görüldü. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007 yılında yüzde 9,1 iken, 2025 yılında yüzde 19,9 oldu. Yükseköğretimde görevli profesörler içinde kadın profesör oranı yüzde 34,9 oldu Yükseköğretim İstatistiklerine göre yükseköğretimde görevli profesörler içerisindeki kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında yüzde 27,6 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 34,9 oldu. Yükseköğretimde görevli doçentler içerisindeki kadın doçent oranı ise, 2010-2011 öğretim yılında yüzde 32,2 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 43,3 oldu. ÜST VE ORTA DÜZEY YÖNETİCİ POZİSYONUNDAKİ KADIN ORANI YÜZDE 21,5 OLDU Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında yüzde 14,4 iken 2024 yılında yüzde 21,5 oldu. Borsa İstanbul'da işlem gören en büyük 50 şirketin (BİST 50) yönetim kurulu üyelerine bakıldığında, 2016 yılında yüzde 12,2 olan kadın üye oranı 2025 yılında yüzde 18,3 oldu. Kadın Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) personelinin oranı yüzde 34,2 oldu Belirli bir dönemde (genellikle bir takvim yılı) bir kişi ya da grup tarafından Ar-Ge faaliyetleri için harcanan sürenin aynı dönemde çalışılan toplam süreye bölünmesi yoluyla hesaplanan Tam Zaman Eşdeğeri (TZE), 0 ile 1 arasında bir değer alarak uluslararası Ar-Ge personeli karşılaştırmalarında kullanılmaktadır. Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre, TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2024 yılında 106 bin 74 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının yüzde 34,2'sini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı, yükseköğretimde yüzde 47,9, kâr amacı olmayan kuruluşların da dâhil edildiği genel devlette yüzde 30,6, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 28,2 oldu. ORTALAMA İLK EVLENME YAŞI KADINLARDA 26,0 OLDU Evlenme İstatistiklerine göre resmi olarak ilk evliliğini 2025 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 26,0 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,5 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29,6 yaş, erkeklerde 32,4 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise kadınlarda 23,7 yaş ile Kilis, erkeklerde 26,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Kadınların yüzde 17,0'ının eğitim seviyelerinin eşlerinden daha yüksek olduğu görüldü ADNKS sonuçlarına göre resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2024 yılında kadınların yüzde 38,3'ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının yüzde 17,0, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranının ise yüzde 43,3 olduğu görüldü. Kesinleşen boşanma davaları sonucu annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,6 oldu Boşanma İstatistiklerine göre 2025 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,6 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı ise yüzde 25,4 oldu. YAPAY ZEKA KULLANAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 18,8 OLDU Yapay Zeka İstatistiklerine göre İnternet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan edenlerin oranı 2025 yılında yüzde 19,2 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 18,8 iken erkeklerde yüzde 19,4 oldu. Yapay zeka kullanma oranı yaş gruplarına göre incelendiğinde, en fazla yapay zeka kullanan bireylerin yüzde 39,4 ile 16-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubundaki kadınların yüzde 40,5'inin, erkeklerin ise yüzde 38,3'ünün yapay zeka kullandığı görüldü. Beyin göçü oranı kadınlarda yüzde 1,6 oldu Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistiklerine göre yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2024 yılında yüzde 2,0 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 1,6 iken erkeklerde yüzde 2,4 oldu. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan kadınların oranı yüzde 30,1 oldu Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre yaş gruplarına göre yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranına bakıldığında, 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9'unun risk altında olduğu, bu oranın kadınlarda yüzde 30,1 iken erkeklerde yüzde 25,6 olduğu görüldü. Aynı oranlara 18-64 yaş grubu için bakıldığında, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunan kadınların oranı yüzde 28,4, erkeklerin oranı yüzde 21,8 olarak görüldü. KADINLARIN EN FAZLA MARUZ KALDIĞI ŞİDDET TÜRÜNÜN PSİKOLOJİK ŞİDDET OLDUĞU GÖRÜLDÜ Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 28,2'sinin psikolojik şiddete, yüzde 18,3'ünün ekonomik şiddete, yüzde 12,8'inin fiziksel şiddete, yüzde 10,9'unun ısrarlı takibe, yüzde 8,3'ünün dijital şiddete ve yüzde 5,4'ünün cinsel şiddete uğradığı görüldü. Tamamlanan eğitim seviyesi ve şiddet türüne göre şiddete maruz kalmış kadınların oranı incelendiğinde, eğitim seviyesi yükseldikçe ekonomik şiddet azalırken ısrarlı takip ve dijital şiddetin arttığı görüldü. Ekonomik şiddet, bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 31,8 iken yükseköğretim mezunlarında yüzde 8,9 oldu. Israrlı takip ise yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 16,1 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 5,3 oldu. Dijital şiddet, yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 13,4 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 2,2 oldu. Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 39,5 ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 56,0, yüzde 42,0 ve yüzde 38,3 oranları ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Ekonomik şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 66,5 ile en fazla ailelerinden biri tarafından şiddete uğradığı görüldü. Israrlı takip ve dijital şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 39,6 ve yüzde 62,3 oranları ile en fazla yabancı biri tarafından şiddete uğradığı görüldü.

Sanayiciler dayanışma sofrasında buluştu! DOSAB'da iftar bereketi Haber

Sanayiciler dayanışma sofrasında buluştu! DOSAB'da iftar bereketi

Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi (DOSAB) ve Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD) tarafından düzenlenen geleneksel iftar programı, bölge sanayicilerini ve iş insanlarını aynı sofrada buluşturdu. Ramazan ayının bereketini paylaşmak ve sanayiciler arasındaki dayanışmayı güçlendirmek amacıyla düzenlenen iftar programı, DOSAB ve DOSABSİAD ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Programa; DOSABSİAD Yönetim Kurulu, dernek üyeleri ve önceki dönem başkanlarının yanı sıra DOSAB Yönetim Kurulu ile önceki dönem başkan ve yöneticileri katıldı. 250’ye yakın sanayicinin katılım gösterdiği etkinlikte birlik ve beraberlik mesajları verilirken, bölgenin geleceğine yönelik hedefler de paylaşıldı. KUTLUALP: “DAYANIŞMAMIZ EN BÜYÜK GÜVENCEMİZDİR” Gecenin açılış konuşmasını yapan DOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp, paylaşmanın ve dayanışmanın ön plana çıktığı bu buluşmaların, yoğun iş temposunda sanayicilerin birbirlerine vakit ayırması açısından büyük kıymet taşıdığını vurguladı. DOSABSİAD olarak temel gayelerinin, üyelerin taleplerini doğru mercilere aktarmak ve bölgenin üretim gücünü artırmak olduğunu belirten Kutlualp, “Mevcut gücümüzü korumanın ötesine geçerek; katma değerli üretimi ve ihracat odaklı büyümeyi odağımıza alan bir yapıyı hep birlikte kurmak istiyoruz” dedi. Bu hedeflere ulaşma yolunda sergilenecek ortak aklın ve dayanışmanın en büyük güvenceleri olduğunun altını çizen Kutlualp, “Siz sanayicilerin tecrübesi ve önerileri bu vizyonumuzu hayata geçirirken bize rehberlik ediyor” ifadelerini kullandı. ESKİ: “ÇÖZÜM ÜRETEN ANLAYIŞLA HER ZAMAN YANINIZDAYIZ” Bölgede hayata geçirilen önemli proje ve faaliyetlere değinen DOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Levent Eski ise “Demirtaş Organize Sanayi Bölgemiz, kurulduğu günden bu yana ülkemizin kalkınmasına katkı sunan, istihdam oluşturan ve sanayide örnek gösterilen güçlü bir yapı olmuştur. Bu başarının en önemli mimarları, siz değerli sanayicilerimizin azmi, kararlılığı ve yatırım cesaretidir. Yönetim olarak bizler, sizlerin önünü açan, sorunlarınıza çözüm üreten ve her zaman yanınızda olan bir anlayışla çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Başkan Oktay Yılmaz: "Kadın Emeği Şehrin Kalkınmasına Yatırımdır" Haber

Başkan Oktay Yılmaz: "Kadın Emeği Şehrin Kalkınmasına Yatırımdır"

Yıldırım Belediyesi, kurduğu kadın kooperatifleri, eğitim ve girişimcilik merkezleri ile kadının sosyal ve ekonomik hayattaki rolünü güçlendiriyor. Yıldırım Belediyesi, hayatın her alanında desteklediği kadınları sosyal ve ekonomik açıdan güçlendirmek için çalışmalarına devam ediyor. Kadınlarıi ş hayatında güçlendirmek ve ekonomik özgürlüklerini kazanmalarına katkı sunmak için önemli projeleri hayata geçiren Yıldırım Belediyesi, 2021 yılından bu yana; 15 kadın kooperatifinin kurulmasına öncülük ederken, 30 mahallede de Kadın Girişimcilik ve Eğitim Merkezi’ni hizmete açtı. Kadınların el emeği ürünlerini ekonomik değere dönüştürmeleri için Hanımeli Çarşısı projesini hayata geçiren Yıldırım Belediyesi ayrıca binlerce kadının istihdamına da katkı sağladı. 15 KADIN KOOPERATİFİ KURULDU Kooperatifçilik çalışmalarıyla Türkiye’ye örnek olan Yıldırım Belediyesi; dördü tarımsal onbiri de ticari olmak üzere toplam 15 kadın kooperatifinin kurulmasına öncülük etti. Yıldırım Belediyesi kurduğu ‘Kooperatifçilik Gelişim Merkezi’ ile de Yıldırım’da faaliyet gösteren kadın kooperatiflerinin kurumsal yapısını güçlendiriyor. Kooperatif Gelişim Merkezi çatısı altında mesleki ve ticari eğitimler alan kadınlar, ekonomik yaşama daha hazır hale getiriliyor. Yıldırım’da faaliyet gösteren kadın kooperatifleri; yerel ve organik ürünlerden tekstile, kahvaltı salonu işletmeciliğinden kişiye özel üretime kadar geniş bir yelpazede ekonomik değer üretiyor. 17 İLÇEYE EĞİTİM DESTEĞİ Yıldırım Belediyesi ilçede yakaladığı kooperatifçilik başarısını bölgesel ölçekte güçlendirmek için Bursa, Balıkesir ve Bilecik’i kapsayan Gülçiçek Hatun Kadın Girişim Üretim ve İşletme Kooperatifler Birliği projesini hayata geçirdi. Kurulan bu üst birlikle kadın kooperatiflerinin kurumsal yapısı daha sağlam temellere oturtulurken, Yıldırım Belediyesi de proje ve hibe süreçlerinden mekan tahsisine, makine-teçhizat desteğinden eğitim süreçlerine kadar kooperatiflere her türlü desteği sağlıyor. Kooperatifçilik alanında elde ettiği tecrübeleri girişimci tüm kadınlarla paylaşan Yıldırım Belediyesi, Bursa’nın 17 ilçesi ve kırsal mahallelerinde de kadınlara eğitim ve mentörlük desteği sağlıyor. 30 KADIN EĞİTİM VE GİRİŞİMCİLİK MERKEZİ Yıldırım Belediyesi, sadece kooperatifçilikte değil, kadın eğitim ve istihdamı alanında örnek çalışmalara imza atıyor. Yıldırım’ın 30 mahallesinde kurulan YIL-MEK Kadın Girişimcilik ve Eğitim Merkezleri, ekonomik ve sosyal açıdan güçlenmek isteyen kadınların en büyük destekçisi oldu. İstihdam odaklı bir eğitim anlayışıyla çalışmalarına devam eden bu merkezlerde; kadınlara mesleki eğitimler veriliyor, girişimcilik ruhları destekleniyor ve istihdamlarına katkı sunuluyor. Geleneksel sanatlardan el sanatlarına, kişisel gelişimden teknik ve mesleki kurslara kadar geniş bir yelpazede eğitimler düzenleyen YIL-MEK Kadın Girişimcilik ve Eğitim Merkezleri kadınların sosyalleşme ve ekonomik açıdan güçlenmelerine öncülük ediyor. İSTİHDAM ODAKLI KURSLAR YIL-MEK Kadın Girişimcilik ve Eğitim Merkezleri’nde; özel sektör iş birlikleriyle planlanan kurslar sayesinde özellikle 18-35 yaş arası gençler sektörel ve iş başı eğitimleriyle doğrudan istihdama hazırlanıyor. Mesleki Yeterlilik Belgeli kurslarla nitelik kazanan kursiyerler, eğitimlerinin sonunda özel sektörde kalıcı iş imkanlarına kavuşuyor. Bugüne kadar YIL-MEK Kadın Girişimcilik ve Eğitim Merkezleri’nde 10 bin 648 kursiyer mesleki eğitimi alırken, 4 bin 802 kursiyer de teknik eğitimlerle istihdama hazırlandı. HANIMELİ ÇARŞISI HİZMETTE Yıldırım Belediyesi’nin üreten, emek veren ve kendi markasını oluşturmak isteyen kadınlara yönelik önemli desteklerinden biri de Yıldırım Hanımeli Çarşısı oldu. Kadınların el emeği ürünlerini daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefleyen Yıldırım Hanımeli Çarşısı, girişimci kadınlara hem pazar hem de sürdürülebilir gelir imkanı sunuyor. Yerel üretimi teşvik eden Hanımeli Çarşısı, kadın emeğinin değer kazanmasına katkı sağlayarak, ekonomik hayatta daha güçlü bir yer edinmelerine de fırsat veriyor. Gökdere Pazar Alanı’nda, her ayın ikinci çarşambası kurulan Hanımeli Çarşısı, girişimci kadınları aynı çatı altında buluştururken, dayanışma ve iş birliği kültürünü de güçlendiriyor. 'DESTEĞİMİZ DEVAM EDECEK' Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, kadınların sosyal ve ekonomik hayatta daha güçlü yer almalarını önemsediklerini belirterek, "Yıldırım Belediyesi olarak kadınlarımızı hayatın her alanında desteklemeye devam ediyoruz. Kadınların üretimde, istihdamda ve girişimcilikte daha fazla yer alması, şehirlerin kalkınmasına da doğrudan katkı sunmaktadır. Kadın emeğini güçlendiren her çalışmayı, kentimizin geleceğine yapılan bir yatırım olarak görüyoruz. Bugün Yıldırım; kadın kooperatifleri, Kadın Eğitim ve Girişimcilik Merkezleri, Hanımeli Çarşısı ve kadın istihdamı ile kadınların ön plana çıktığı bir kenttir. Kadınlarımızı desteklemeye, üreten kadınlarımızın yanında durmaya ve onlara yol açmaya devam edeceğiz. Emeğini ekonomik değere dönüştürmek için çaba gösteren tüm kadınlarımızı kutluyorum" diye konuştu.

Serdar Atilla Erdem: İMO Bursa Şubesi Artık 'Bursa İnşaat Mühendisleri Odası' Olmalı Haber

Serdar Atilla Erdem: İMO Bursa Şubesi Artık 'Bursa İnşaat Mühendisleri Odası' Olmalı

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şubesi 19. Olağan Genel Kurulu Toplantısını Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) Yerleşkesi’nde gerçekleştirdi. İMO Bursa Şubesi 19. Olağan Genel Kurulu, Şube Konferans Salonu’nda, Bursa Milletvekilleri Mehmet Atmaca, Ahmet Kılıç, Hasan Toktaş, Selçuk Türkoğlu, Orhan Sarıbal, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Tözün Bingöl, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Nilüfer Belediye Başkan Vekili Mahmut Demiröz, Çevre Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Mehmet Şen, Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, Şehir Plancıları Odası Bursa Şube Başkanı Cenk Köklü, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Ali Faruk Çolak, Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Veli Koç, Jeofizik Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Ayça Soyutürk, Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Adem Zambak, Makina Mühendisleri Bursa Şube Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Çarıkçı, İç Mimarlar Odası Bursa Şube Yönetim Kurulu Üyesi Aylin Aras, Tekstil Mühendisleri Odası Bursa Şube Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Onur Çinko, TMMOB Bursa İKK Sekreteri Murat Korkut, Geçmiş Dönem Yönetim Kurulu Başkanları ve İMO Bursa Şubesi üyeleri katılımıyla gerçekleşti. İMO Bursa Şubesi 19. Dönem Olağan Genel Kurulu’na siyasi partiler ve yerel yönetim temsilcilerinden yoğun ilgi gösterildi. Divan Kurulu’nun seçilmesi ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Genel Kurul’da konuşan, İMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Atilla Erdem, İMO Bursa Şubesi’nin gerçekleştirdiği faaliyetler, kent gündemine yönelik çalışmaları ve üyelerine yönelik etkinlikleri ile açıldığı günden bugüne dek daima örnek bir oda olduğunu belirterek, “19. Dönem Yönetim Kurulu olarak, mesleğimizin etik değerlerini ve kamuoyu gözündeki saygınlığını koruyabilmek ve hak ettiği kıymete ulaştırmak için bütün gayretimizle çalıştık. Şubemiz, üyelerinin mesleki gelişimine katkı sunmak ve sosyal etkinlikler düzenlemek gibi sınırlı yetkilere sahip olmasına rağmen; meslek odasının asli görevlerinden biri olduğuna inandığımız meslek itibarını hak ettiği seviyeye taşımak adına, görev süremiz boyunca mesleğimiz ve meslektaşlarımız için girişimlerde bulunmaya, kanun ve protokol teklifleri sunmaya ve bu çalışmaların hayata geçmesi için mücadele etmeye devam etmiştir. 1954 yılında çıkarılmış 6235 sayılı TMMOB Yasası o günün koşullarında oluşturulmuş ve meslek odalarının tüzel kişilik kazanması açısından çok önemli bir kanundur. Kanunda kuruluş amacı; mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak olan TMMOB; Ne yazık ki o kadar çok sığ ideolojik söylemler altında boğulmuştur ki meslek adına yaptığı çalışmalar bu söylemlerden kendini sıyırıp gösterememiştir. Bu sebeple, meslek odaları sadece meslek ve meslektaş siyaseti yaparak, her siyasi partiye eşit uzaklıkta değil eşit yakınlıkta durarak diyalog kurmalıdır. Bizler, meslek sorunlarını çözmek adına hedeflerimizi belirlemiş, odaları siyasetin arka bahçesi yapan değil siyaseti sorunların çözümü noktasında en büyük araçlardan biri olarak gören yönetim metodumuz ile yola çıktık ve yolumuza devam ediyoruz. Bu gerekçelerle 1954 yılının şartları ile oluşturulmuş bu TMMOB Yasası ile bugün mühendis ve mimarların yaşadığı problemleri çözüme kavuşturmak, ihtiyaçlarını karşılamak ve üyelerinin bu birliğin gerekliliğine inancını sürdürmek mümkün olamamaktadır. Ülke çapında yaygın olamayan, örgütsüz bir yapılanma ile gerçekçi ve amaca yönelik hiçbir başarı sağlanamayacağı da açıktır. TMMOB’da 71 yıldır sürdürülen merkezi demokrasi anlayışının artık yerelden yönetim şekline dönüşmesinin, temsil ve müdahale açısından son derece faydalı olacağı açıktır. Bu sebeple TMMOB dışındaki bütün odalarda olduğu gibi il odacılığı yönetim sistemine geçilmeli; İMO Bursa Şubesi artık “Bursa İnşaat Mühendisleri Odası” olmalıdır. Bir diğer taraftan ise 1938 yılında yürürlüğe girmiş olan Meslek Kanunumuzun günümüz şartlarına uygun hale getirilerek güncellenmesi, meslektaşlarımızın hak ve sorumluluklarının olması gereken seviyeye çıkartılması artık bir zorunluluktur. İnşaat mühendisleri, yaptığı eserlerle insanların barınma, çalışma, ulaşım ve altyapıya kadar her alanda ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Bizler attığımız imzalar ile yaptığımız her projeden ömür boyu sorumlu tutulan bir mesleğin mensuplarıyız. İnşaat mühendisi hata yaptığında, bir değil yüzlerce hatta binlerce kişinin zarar görme olasılığı vardır. İnşaat Mühendisliği medeniyet mesleğidir. Son derece önemli olan mesleğimizin ne kadar kıymetli olduğu bugüne kadar yaşadığımız depremler ile bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır. “Altın” kıymetindeki mesleğimiz, üzülerek söylüyorum ki, hak etmediği şekilde her geçen yıl irtifa kaybetmektedir. Ama bilinmelidir ki ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine ulaştıracak mesleklerden bir tanesi de kuşkusuz İnşaat Mühendisliği mesleğidir” dedi. Depremi Beka Sorunu Olmaktan Çıkartmanın Tek Yolu İnşaat Mühendisliğini Ayağa Kaldırmak “Gelecek nesillerin meslek ilkeleri ve etik kurallarına bağlı yetişmesi, gelecekte olası depremlerin afet haline dönüşmemesi için deneyimli meslektaşlar olarak bizlere büyük sorumluk düşmektedir” diyen Serdar Atilla Erdem, şunları söyledi: “Gençlerimizi iyi yetiştirmek, değerlerimizi korumak, birlik ve dayanışma içinde olmak zorundayız. Elbette bunlar bizlerin sorumlulukları olup kanun yapıcılara da bu anlamda önemli görevler düşmektedir. Bu çerçevede yeni dönemde meslektaşımız olan milletvekillerimizin de desteği ile TBMM İmar Komisyonuna Meslek Kanunu ile TMMOB Yasası ve Yetkin Mühendislik çalışmalarımızı sunmuş bulunuyoruz. Medeniyet mesleği dediğimiz inşaat mühendisliğinin Her geçen yıl itibar kaybına uğruyor olması asla kabul edilebilir değildir. Toplum ve kanun koyucular olarak bu mesleğin kıymetini bilip, itibarını hakkettiği yere getirmek için depremlerde daha kaç can kaybı vermemiz gerekiyor. 99 Depremi ve 6 Şubat Depreminde on binlerce insanımızı yitirirken devletimizin üzerine de milyarlarca dolar maddi yük binmiştir. Bu sebeple deprem bir beka sorunu değildir de nedir demeye devam edeceğiz. Depremi beka sorunu olmaktan çıkarmanın tek yolu ise ’inşaat mühendisliği bilimi ışığında sektörümüzü ilgilendiren kanuni düzenleme, yönetmelikleri çağına uygun hale getirerek inşaat mühendisliğini daha etkin sağlamak adına depremselliğin asli meslek grubu olan biz inşaat mühendislerinin sorunlarını çözmekten geçer’ diyoruz. Acil çözüme kavuşması gereken bir başka önemli konu da SGK ile odamız arasında geçmişte imzalanmış ancak daha sonra iptal edilmiş olan protokolün tekrar yürürlüğe alınmasıdır. Meslektaşlarımızın yaptıkları görevin ehemmiyeti ve aldıkları sorumluluk ile doğru orantılı olacak şekilde ücretlendirilmesi en temel haklarıdır. Meslektaşlarımızın istihdam edildikleri iş yerlerinde işe giriş meslek kodlarının inşaat mühendisi olarak seçilmesi ve ücretlerinin, odamızın belirlediği inşaat mühendisi asgari ücret bedelinin altında olmaması adına SGK protokol görüşmeleri gerçekleştirdik, yeni dönemde yetki almamız halinde bu konuyu gündemde tutmaya devam edeceğiz. Eylül ayında çok sayıda meslektaşımızın katılımı ile odamız bünyesinde, mesleğimizin sorunlarını ve çözüm yollarını hedef alan, ülkemize örnek olacak inşaat mühendisliği çalıştayımızı gerçekleştirdik. Çıktılarının çok değerli olduğu çalıştayımızı sonuçlandırıp raporladık. Bu raporumuzu yetkililere sunduk, takipçisi olacağız.” Kent Yöneticilerimiz Akademik Bakış Açısının Önemi Ve İhtiyacını Unutmamalı Son yıllarda yeni üniversiteler ve inşaat mühendisliği bölümlerinin açılmasıyla birlikte yeni üye sayısının giderek arttığını söyleyen Başkan Serdar Atilla Erdem, “Ülkemizin Kurucu Lideri Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye’nin geleceğini gençlere emanet etmiş ve demiştir ki; “Mühendislik, ülkemizin kalkınması için hayati bir öneme sahiptir. Bilim ve teknolojiye olan bu bağlılık, ülkemizi aydınlık yarınlara taşımak için en önemli adımlardan biridir. Sanat ve bilim, milletimizin ruhunu besler.” İşte bu şiarla bizler de mesleğimizin geleceğini gençlerimize emanet ediyoruz. Mesleğimizin etik değerlerinin korunması ve bilimsel bakış açısının geliştirilmesi onların elinde. Bu bilinci aktarmak, birlikteliği güçlendirmek de bizlerin elindedir. Deneyimli meslektaşlarımızın da gençlerimize destek olmak suretiyle bu bakış açısını aşılamalarını istiyoruz. Bu nedenle görev aldığımız dönem boyunca yaptığımız gibi deneyimli meslektaşlarımız ile genç meslektaşlarımızı buluşturacak toplantılar organize etmeye devam edeceğiz. İMO Bursa Şube olarak bugüne kadar çözüm odaklı ve yapıcı bir bakış açısı ile kent sorunlarına dair çözüm önerilerimizi sunduk. Bursa’daki birçok projeye baktığımızda da akademik bakış açısının ne kadar önemli olduğunu anlayabiliyoruz. Kent yönetiminde, akademik odaların, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşın taleplerini ve önerilerini almadan hareket ettiğinizde içinden çıkılamaz sorunlarla karşı karşıya kalınmaktadır. Daha önce de belirttiğimiz gibi sanayinin önemi tartışmasızdır. Ancak yaşamın sürdürülebilmesi için su, tarım, yeşil alan, barınma, ulaşım ve altyapı gibi temel ihtiyaçların da en az sanayi kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz ve diyoruz ki Bursa tarımı ile doğal kaynakları ile sanayisi, ulaşım ve altyapısı ile turizm ve kültürel varlıkları ile sürdürülebilir büyüyen vizyonu ile 2050 yılına tüm paydaşların içinde olduğu şeffaf ve ortak akılla planlanmalıdır. Bizler İMO Bursa Şubesi olarak, her defasında Bursa’nın sanayisi büyürken planlı ve sürdürülebilir gelişimin esas alınması gerektiğini vurguluyoruz. Sanayimizin nicelik olarak genişlemek yerine nitelik olarak derinleşme hedefi ile planlanması ve 1/100.000’lik çevre düzeni planı tamamlanmadan çakılacak her bir çivinin yanlış olacağının altını çiziyoruz. Bizler şehrimiz için mesleki deneyim ve bilgilerimizi paylaşmaya hazır olduğumuzu her alanda dile getiriyoruz. Kent yöneticilerimizin de alt yapıdan, üst yapıya, kentsel dönüşümden, ulaşıma kadar tüm yatırımlarda akademik bakış açısının önemi ve ihtiyacını unutmaması gerektiğini bir kez daha vurgulamak isteriz” diye konuştu. İMO Bursa Şubesi olarak Bursa’nın yarına olmayan tüm yanlışlara karşı durmaya devam edeceklerini vurgulan Başkan Erdem, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Kim yaparsa yapsın, bedeli ne olursa olsun, yanlış her kararın sonuna kadar karşısında olacağımızı, olması gereken çözüm yolları ile her platformda yetki sahiplerine destek olacağımızı, mesleğimizin geleceğimizin güvenli ellerde olması için gayret edeceğimizi bir kez daha ilan etmek isteriz. Mesleğimiz ve Bursa’mız için dertlenen başta siz değerli meslektaşlarım olmak üzere tüm paydaşlarımızı güç birliğine davet ediyor ve diyorum ki Bursa hepimizin, hep birlikte hem mesleğimizi hem Bursa’mızı hak ettiği yere taşıyıp ayağa kaldıralım. Katılımcı Üye, Güçlü Oda şiarıyla bütün meslektaşlarımı yarın gerçekleşecek olan 20. Dönem Yönetim Kurulu seçimlerinde oy kullanmaya ve odamıza sahip çıkmaya davet ediyorum.” Genel Kurul, faaliyet raporunun okunmasının ardından Yönetim Kurulu Başkan Adayları Ferdi Tercanlıoğlu ve Serdar Atilla Erdem’in konuşmalarının ardından, aday Yönetim Kurulu Üyelerinin ve üyelerin konuşmaları, gündem maddeleriyle ilgili görüş ve temennilerin iletmesiyle son buldu. İMO Bursa Şubesi 19. Olağan Genel Kurulu Toplantısı 15 Şubat Pazar günü yapılacak seçimlerle devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.