SON DAKİKA
Hava Durumu

#İstihdam

Söz Bursa - İstihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstihdam haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İhracatın lideri BTSO ödülleri topladı: "Bursa’yı büyütmeye kararlıyız" Haber

İhracatın lideri BTSO ödülleri topladı: "Bursa’yı büyütmeye kararlıyız"

Türkiye’de Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen 48 UR-GE ve HİSER projesiyle lider konumda bulunan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), UR-GE ve Responsible® Destek Programları Zirvesi’nde iki ayrı “İyi Uygulama Ödülü”ne layık görüldü. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel pazarda zorlaşan rekabet koşullarına rağmen Bursalı firmaların ihracatla büyümesi için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti. BTSO, üyelerinin küresel pazarlara açılması ve ihracat kapasitelerinin artırılması hedefiyle yürüttüğü UR-GE projelerindeki başarısını iki ayrı ödülle taçlandırdı. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın da katılımıyla gerçekleştirilen UR-GE ve Responsible® Destek Programları Zirvesi kapsamında düzenlenen törende, BTSO’nun Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttüğü Bebe Çocuk Konfeksiyonu UR-GE Projesi, 18-22 Kasım 2024 tarihlerinde Suudi Arabistan’da gerçekleştirilen program ile “Yurt Dışı Pazarlama Faaliyeti” alanında, Otomotiv Yan Sanayi UR-GE Projesi ise “İstihdam” dalında İyi Uygulama Ödülü’nün sahibi oldu. Oda adına ödülleri BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener ve BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Muhsin Koçaslan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın elinden aldı. “Küresel Yolculukta Stratejik Bir Güç” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, UR-GE projelerinin firmaların uluslararası pazarlara açılması açısından çok önemli bir model sunduğunu söyledi. Başkan Burkay, “BTSO olarak uzun yıllardır yürüttüğümüz bu projelerle firmalarımızın rekabetçiliğini artırıyor, sektörlerimizin ortak akılla hareket etmesine katkı sağlıyoruz. UR-GE projeleri, firmalarımızın hedef pazarlara daha hazırlıklı, daha güçlü ve daha planlı şekilde ulaşmasına imkan tanıyor. Bu çalışmalarla üyelerimiz, uluslararası alıcılarla doğrudan temas kuruyor, yeni iş birlikleri geliştiriyor ve ihracat kabiliyetlerini güçlendiriyor. Dünyaya açılan her firmamız, Bursa’nın üretim tecrübesini, kalite anlayışını ve girişimci ruhunu farklı coğrafyalara taşıyor. Bu nedenle UR-GE projelerimizi, kentimizin dış ticaret vizyonunu büyüten stratejik bir güç olarak görüyoruz.” diye konuştu. UR-GE Projelerinde Lider Kurum Başkan Burkay, BTSO’nun UR-GE projelerindeki deneyimiyle Türkiye’ye örnek çalışmalara imza attığını ifade ederek, “Dünyada ticaretin, finansmana erişimin ve rekabet koşullarının giderek zorlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Böyle bir süreçte firmalarımızın ihracatla büyümesi, yeni pazarlara ulaşması ve mevcut pazarlardaki konumunu güçlendirmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. BTSO olarak 48 ayrı UR-GE ve HİSER projemizle, oluşturduğumuz istihdamda Türkiye’nin bu alanda lider kurumu konumundayız. Bu birikim, üyelerimizin ihtiyaçlarını doğru analiz etmemize ve sektörlerimize özel yol haritaları oluşturmamıza imkan sağlıyor. Aldığımız ödüller, Bursa iş dünyasının ortak akılla, dayanışmayla ve hedef odaklı çalışmayla neleri başarabileceğinin güçlü bir göstergesidir. Bu başarıda emeği bulunan tüm firmalarımızı, çalışma arkadaşlarımızı ve projelerimize katkı sunan paydaşlarımızı gönülden tebrik ediyorum. Firmalarımızın küresel rekabet gücünü artıran ve ihracat yolculuğuna güç katan destekleri için Ticaret Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat’a ve Bakanlığımızın değerli bürokratlarına teşekkür ediyorum.” dedi.

Gürsu’da yapay zeka tarlaya indi: Dijital tohumlar meyvesini veriyor! Haber

Gürsu’da yapay zeka tarlaya indi: Dijital tohumlar meyvesini veriyor!

Bursa’nın bereketli toprakları teknolojiyle filizleniyor. Gürsu Belediyesi, “Dijital Tohumları Ekiyoruz, Gelenek ve Geleceği Buluşturuyoruz” sloganıyla Türkiye’de ilklere imza atan örnek bir dijital dönüşüm hamlesi başlattı. Akıllı tarımın Türkiye’de öncüsü olacak GÜRTAM, binlerce kişiye iş kapısı açan Kolektif Kariyer Merkezi ve belediyeciliğin “e-Devleti” niteliğindeki ‘Coğrafi Bilgi Sistemleri’ entegreli yönetim sistemi ile Gürsu Belediyesi; hem çiftçinin emeğine değer katıyor hem de vatandaşın yönetime doğrudan katıldığı yeni nesil bir dijital belediyecilik modeli ortaya koyuyor. Gürsu’da artık sadece meyve değil, teknoloji, istihdam ve ortak akıl yetişiyor. Coğrafi tescilli armut başta olmak üzere Türkiye’nin en önemli meyve üretim merkezlerinden biri olan Gürsu’da, Belediye Başkanı Mustafa Işık, uzun süredir geliştirilen yerli ve millî yapay zekâ destekli dijital uygulamaların tanıtımını gerçekleştirdi. Tarımın merkezi Gürsu’da teknolojiyi; suyun, toprağın, havanın, insanın ve yeşilin hizmetine sunduklarını belirten Başkan Mustafa Işık, özellikle tarıma yönelik hayata geçirilen GÜRTAM Projesi’nin üreticiye can suyu olacağını ifade etti. GÜRTAM İLE AKILLI HASAT DÖNEMİ Teknoloji Toprakla Buluşuyor Tarımda verimliliği dijitalleştiren GÜRTAM Projesi ile yapay zekâ tarlaya iniyor; çiftçinin üretim sürecini baştan sona planlıyor, takip ediyor ve yönetiyor. GÜRTAM sayesinde çiftçi, uydudan tarlasını görüntüleyebiliyor; belediye tarafından yapılan detaylı toprak analizleriyle hangi üründen ne kadar verim alacağını, ne kadar girdi maliyeti oluşacağını ve ne kadar kâr elde edebileceğini önceden hesaplayabiliyor. Üründe herhangi bir hastalık belirtisi görüldüğünde çiftçi, bitkinin fotoğrafını sisteme yükleyerek yapay zekâ destekli ön teşhis alabiliyor; sistemde yer alan ziraat mühendisiyle iletişime geçerek e-reçete üzerinden doğru ilacı, doğru dozda ve doğru zamanda uygulayabiliyor. Erken uyarı sistemi sayesinde toprağın nemi, ısısı ve diğer değerleri anlık olarak ölçülürken; don, yanık, sağanak yağış ve benzeri risklere karşı çiftçi önceden bilgilendiriliyor, alınması gereken önlemler yapay zekâ tarafından paylaşılıyor. GÜRTAM’ın en dikkat çekici özelliklerinden biri de akıllı hasat ve canlı pazar sistemi oluyor. Çiftçi, anlık hal fiyatlarını takip ederek tarlasındaki ürünün en uygun hasat zamanını ve değerini görebiliyor; kendi belirlediği fiyatı Türkiye’nin dört bir yanındaki alıcılarla paylaşarak aracıya bağımlılığını azaltabiliyor. Genç ziraat mühendislerini de sisteme dahil ederek dijital istihdam alanı oluşturan GÜRTAM; üretimi kayıt altına alan, izlenebilir, sürdürülebilir ve tam bağımsız bir tarım modeli sunuyor. KOLEKTİF KARİYER MERKEZİ ARTIK DİJİTALDE İstihdam Dijitalde Buluşuyor 106 yerel istihdam buluşması düzenleyerek binlerce insana iş imkanı sağlayan Gürsu Belediyesi, bu tecrübesini dijital ortama taşıdı. Türkiye İş Kurumu tarafından yetkilendirilmiş özel istihdam bürosu olan Gürsu Belediyesi Kollektif Kariyer Merkezi bu hamle ile İŞKUR ile entegre olan ve bünyesinde E-Devlet uygulamasının yer aldığı ilk ve tek kamu uygulaması olma özelliği taşıyor. Kollektif Kariyer Merkezi Mobil Uygulaması, iş arayanlarla işverenleri aynı platformda buluşturuyor. İş arayanlar kendilerine en yakın konumdaki fırsatları görebiliyor; işverenler aradıkları nitelikteki çalışanlara ulaşabiliyor ve İŞKUR’un sunduğu desteklerden faydalanabiliyor. İş arayan yapay zeka destekli öz geçmiş hazırlıyor, iş veren ise başvuran kişinin öz geçmişine anında ulaşarak, aday ile direkt temasa geçiyor. Oluşan dijital havuzda tüm iş süreçleri anlık ve interaktif ilerliyor. ORTAK AKIL, ORTAK GELECEK, ETKİN KATILIM BİRYERDEN ile Belediye Vatandaşın Cebinde Gürsu Belediyesi’nin vatandaşları karar ve yönetim süreçlerinin tam merkezine taşıdığı BİRYERDEN uygulaması, şehrin gerçek sahiplerinin hayatını kolaylaştırıyor. Vatandaşlar belediyeye gelmeden, e-Devlet girişiyle imar ve vergi ödemelerini yapabiliyor; tüm başvuru ve evraklarını sisteme yükleyebiliyor, yapay zekâ desteğiyle dilekçelerini kolayca oluşturabiliyor. Böylece bürokrasi azalıyor, zaman kaybı önleniyor; vatandaş etkin, hızlı ve kolay hizmete erişebiliyor. Uygulama üzerinden istek, talep ve öneriler anında iletilebiliyor; başvuru süreçleri şeffaf biçimde takip edilebiliyor, anketlere katılım sağlanabiliyor. Vatandaşlar istedikleri anda Belediye Başkanı’na ulaşabiliyor, randevu oluşturabiliyor. BİRYERDEN ile vatandaşlar ayrıca akıllı otopark özelliği sayesinde şehirdeki boş park alanlarını görebiliyor, konum bilgisiyle doğrudan ulaşabiliyor; sosyal destek başvurularını yapabiliyor, kurs ve spor faaliyetlerine kolayca kayıt olabiliyor. VERİMLİLİKTEN DOĞAN YENİ HİZMET GÜCÜ Tasarruf ve hibe alanında Türkiye’nin örnek kurumları arasında yer alan Gürsu Belediyesi, yeni belediye yönetim sistemiyle bu süreci daha ileri bir seviyeye taşıyor. Coğrafi Bilgi Sistemi’ni belediye yönetimine entegre ederek önemli bir yeniliğe imza atan Gürsu Belediyesi; kayıp-kaçağı anında tespit edebiliyor, tüm birimlerin entegrasyonuyla doğru ve planlı gelir yönetimi sağlıyor. Envanter ve iş süreçlerinin bütüncül organizasyonu sayesinde verimlilikten ciddi bir kaynak oluşturuluyor. Yapay zekâ desteğiyle kendini sürekli geliştiren sistem; şeffaf, etkin ve veriye dayalı yeni bir yönetim modeli ortaya koyuyor. Başkan Mustafa Işık, “ Türkiye’de yerli ve milli yapay zeka modeli ile oluşturulan ilk kamu projesinin tohumlarını ektik, bereketini hep birlikte göreceğiz. Dijital alt yapımız şehir ekosistemimizi geleceğe güvenle taşıyacak” diyerek sözlerini bitirdi.

Bakan Işıkhan'dan borçlulara müjde: SGK prim borçlarında taksit süresi 72 aya çıkıyor! Haber

Bakan Işıkhan'dan borçlulara müjde: SGK prim borçlarında taksit süresi 72 aya çıkıyor!

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Meclise verilen kanun teklifi ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan borçlarda mevcutta 36 ay olan tecil-taksitlendirme süresini 72 aya çıkarıyoruz. Teminatsız tecil tutarını da 1 milyon liraya çıkarıyoruz" dedi. Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından ‘Ulusal Yeterlilik Sisteminin Sürdürülebilirliği ve Kalite Güvencesi Çalıştayı' düzenlendi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın katılımıyla gerçekleşen programda Türkiye'nin ulusal yeterlilik sistemi değerlendirilerek, kalite güvencesi anlayışının daha ileri taşınması amaçlandı. Çalıştayda konuşan Bakan Işıkhan, çalıştayın mesleki yeterlilik alanında kurumlar arasındaki iş birliğini derinleştiren ve geleceğe dair somut, uygulanabilir bir yol haritası ortaya koyan çok kıymetli bir platform olduğunu belirtti. "DİJİTAL VE YEŞİL DÖNÜŞÜMLE BİRLİKTE BECERİ DÖNÜŞÜMÜNÜ DE İÇEREN BÜTÜNCÜL BİR YAKLAŞIMI BENİMSEMEK ZORUNDAYIZ" Işıkhan, Dünya Ekonomik Forumu'nun raporlarının gelecek dönemde mesleklerin önemli bir kısmının dönüşeceğini, yeni mesleklerin ortaya çıkacağını ortaya koyduğunu hatırlattı. Türkiye'nin bu dönüşümün merkezinde olduğunu ifade eden Işıkhan, "Türkiye'nin beceri politikalarında; karşılıklı öğrenme ve deneyim paylaşımını merkeze alan güçlü bir vizyonu bulunmaktadır. Bir taraftan nüfusumuz hızlı bir şekilde yaşlanmaktadır. Bu durum, işgücü piyasalarını ve beceri politikalarını; meslekleri ve mesleki yeterlilikleri; sosyal koruma sistemlerini ve kamu maliyesini doğrudan etkileyen bir kırılma noktası olacaktır. Bu nedenle dijital ve yeşil dönüşümle birlikte beceri dönüşümünü de içeren bütüncül bir yaklaşımı benimsemek zorundayız. Bu dönüşüm, yeni fırsatlar sunmakla birlikte bu fırsatlardan kimlerin nasıl yararlanacağı; büyük ölçüde toplumların bu sürece ne kadar hazırlıklı olduklarına bağlı kalacaktır. Özetle bu üçüz dönüşümü birlikte yönetmek zorundayız" açıklamasında bulundu. "MYK BELGELERİ EKONOMİ İÇİN VERİMLİLİK UNSURUDUR" Işıkhan, Mesleki Yeterlilik Kurumu'nun meslekleri tanımlayan, becerileri standartlaştıran, ölçen ve belgelendiren ulusal bir kalite altyapısı olduğunun altını çizerek, "Mesleki Yeterlilik Kurumumuz tarafından yürütülen çalışmalar da tam olarak bu çerçevede nitelikli, belgeli ve yetkin iş gücünün yaygınlaştırılması suretiyle ülkemizin kalkınma hedeflerine doğrudan katkı sunmaktadır. Ayrıca Mesleki Yeterlilik Kurumumuz, tecrübesiyle çevre ülkelere de rol model olabilecek çalışmalara da imza atacak seviyeye ulaşmıştır. Bu doğrultuda da çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Mesleki Yeterlilik Belgeleri; çalışanlar için bir güven kaynağı, işveren için doğru eşleşmenin anahtarı, ekonomi için verimlilik unsurudur" ifadelerine yer verdi. "3,5 MİLYON VATANDAŞIMIZ MYK BELGESİ SAHİBİ OLMUŞTUR" Gerçekleştirdikleri son düzenlemeyle 40 yeni mesleğin daha belge zorunluluğu kapsamına alındığını hatırlatan Işıkhan, "Bu sayıyla belge zorunluluğu bulunan toplam meslek sayısı 244'e yükselmiştir. Bugün itibarıyla 3,5 milyon vatandaşımız MYK belgesi sahibi olmuştur. 27 sektörde 945 meslek standardı ve 697 ulusal yeterlilik hayata geçirilmiştir. 9 ülkede MYK belgeleri, Türkiye'nin güvenini ve kalitesini taşımaktadır. Bu çalışmaları devam ettirerek önümüzdeki dönemde mesleki yeterlilik sistemimizi daha esnek ve verimli hale getirmeyi, yeni nesil becerilere hızlı uyum sağlayan yapılar kurmayı, eğitim-istihdam-üretim bağını daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "‘ULUSAL YETERLİLİK SİSTEMİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ VE KALİTE GÜVENCESİ ÇALIŞTAYI' YENİ BİR YOL HARİTASI OLUŞTURACAK" Işıkhan, mesleki yeterlilik konusunda yalnızca ölçen değil, aynı zamanda yön gösteren bir sistem inşa etmek zorunda olduklarını vurgulayarak, "İnanıyorum ki bu çalıştay, sistemimizin güçlü yönlerini daha da pekiştirecek, gelişime açık alanları ortaya koyacak ve ortak akılla yeni bir yol haritası oluşturacaktır. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda nitelikli, belgeli ve yetkin insan kaynağını artırmak en stratejik önceliklerimizden biridir" şeklinde konuştu. "SGK'YA OLAN BORÇLARDA MEVCUTTA 36 AY OLAN TECİL-TAKSİTLENDİRME SÜRESİNİ 72 AYA ÇIKARIYORUZ" Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim borçlarına ilişkin düzenlemeyle ilgili de bilgi veren Bakan Işıkhan, "Meclise verilen kanun teklifi ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan borçlarda mevcutta 36 ay olan tecil-taksitlendirme süresini 72 aya çıkarıyoruz. Teminatsız tecil tutarını da 1 milyon liraya çıkarıyoruz. Bu düzenlemeden belediyeler dahil tüm vatandaşlarımız ve firmalarımız yararlanabileceklerdir. Borcu bulunan ve ödemek isteyenler için önemli bir kolaylaştırma sağlıyoruz. Prim tahsilatımızın da bu adımla çok daha fazla artacağını düşünüyorum" diye konuştu. Bakan Işıkhan'ın konuşmasının ardından Bakanlık çalışanlarına hizmetlerinden dolayı onur plaketi takdim edildi. Programa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın yanı sıra Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı ve MYK Başkanı Aşkın Tören katıldı.

İnegöl Mobilyası vitrine çıktı Haber

İnegöl Mobilyası vitrine çıktı

Türkiye’nin mobilya başkenti İnegöl’ün vitrine çıktığı 54. MODEF İnegöl Mobilya Fuarı başladı. 150 dolayında üretici firmanın stantlarda yeni sezonun trendlerini belirleyen modellerini sunduğu fuar, 18 Nisan Cumartesi gününe kadar devam edecek. Fuar alanının yanı sıra İnegöl 5 bin dolayında üretici firma, bini aşkın mobilya mağazası ve mobilya AVM’leriyle 5 gün boyunca adeta mobilya şöleni yaşatacak. İhracatı, istihdama ve ülke ekonomisine katkısı, sektöre yön veren tasarım odaklı üretim anlayışı ile Türkiye’nin mobilya başkenti unvanını taşıyan İnegöl’de, ahşabı sanata dönüştüren kabiliyetin yarım asırlık fuar tecrübesiyle sergilendiği 54. MODEF İnegöl Mobilya Fuarı kapılarını açtı. İnegöl Mobilyasının vitrini konumundaki fuar organizasyonu 14-18 Nisan tarihleri arasında mobilya şöleni havasında gerçekleşecek. 5 gün sürecek fuarda 150 dolayında üretici firma fuar alanında yeni sezonun trendlerini sunarken, İnegöl şehri bu süreçte; 5 bin üretici firması, bini aşkın mağaza ve mobilya AVM’leriyle topyekun şekilde sektöre damgasını vuracak. 54. MODEF COŞKULU TÖRENLE KAPILARINI AÇTI İnegöl’de firmaların uzun uğraşlarla ortaya koydukları yeni sezon ürünlerinin ilk kez görücüye çıktığı fuarın ilk günü, görkemli bir açılış törenine ev sahipliği yaptı. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, Bursa Milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay başta olmak üzere; sivil toplum kuruluşları temsilcileri, sektör profesyonelleri, üreticiler, yurtdışı ve yurtiçinden ziyaretçiler fuar açılışında yerini aldı. İNEGÖL MOBİLYASI KÜRESEL BİR MARKA OLMA YOLUNDA İLERLİYOR Fuar açılışında protokol üyeleri ve sektör temsilcileri mobilya sektörüne yön veren konuşmalar yaparken, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban da İnegöl’den fuara katılan, şehir dışından ve yurt dışından gelen misafirlere yönelik bir konuşma yaptı. Fuar süreçlerinin İnegöl’de şehir olarak çok heyecanlı bir dönem olduğuna dikkat çeken Başkan Taban, “İnegöl her yeni bir güne, yeni bir mobilya üretme heyecanıyla başlıyor. İnegöl denince tabii ki akla ilk mobilya geliyor. İnegöl mobilyası; kalitesi ve özgünlüğü ile küresel bir marka olma yolunda ilerliyor. 1500'lü yıllarda Osmanlı donanmasına kereste imalatıyla başlayan, kadırgalılara kürek imalatı yapan İnegöl, günümüzde mobilyanın modasını belirleyen mobilyanın başkenti olma noktasına ulaşmıştır. Bugün bu fuarı gerçekleştirmemizde de büyük emeği olan esnaflarımıza, mobilyacılarımıza teşekkür ediyorum” dedi. TÜRK MOBİLYASI DÜNYADA TERCİH EDİLİR HALE GELİYOR Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ise İnegöl’ün ülkemizin en önemli mobilya üretim merkezlerinden biri olduğuna vurgu yaparak şöyle konuştu: “Mobilya sektörümüz; köklü geçmişi, güçlü üretim altyapısı ve dinamik yapısıyla ülkemizin ekonomik büyümesine yüksek katma değer sağlayan, aynı zamanda geniş istihdam imkânları sunan stratejik bir alandır. Uzun yıllardır net ihracatçı kimliğini koruyan sektörümüz, Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu istikrarlı şekilde güçlendirmektedir. Geleneksel zanaatkârlık birikimimizi modern üretim teknolojileriyle buluşturan sektörümüz; tasarım kabiliyeti, kalite anlayışı ve yenilikçi yaklaşımıyla bugün dünya pazarlarında daha görünür ve rekabetçi bir yapıya kavuşmuştur. Mobilya ihracatımız 2025 yılı itibarıyla 4,6 milyar dolar seviyesine ulaşmış, 200’ün üzerinde ülke ve bölgeye erişim sağlayarak küresel ölçekte güçlü bir ağ oluşturmuştur. Bursa özelinde ise mobilya ihracatı, 2025 yılında 1,3 milyar dolara ulaşmış; Bursa, Türkiye mobilya ihracatında en yüksek payı alarak birinci sırada yer almıştır. Geçtiğimiz yıl toplam sektör ihracatımızın %28’inin Bursa’dan yapılmış olması, ilimizin bu alandaki lider konumunu açıkça ortaya koymaktadır. 2026 yılının ilk üç ayında ise Bursa’dan gerçekleştirilen ihracat 300 milyon dolar seviyesine ulaşarak bu güçlü performansın devam ettiğini göstermektedir. Türkiye’nin dünya mobilya ihracatındaki payının %1,9 seviyesine yükselmesi ve en fazla ihracat yapan ilk 10 ülke arasında yer alması, bu başarının somut göstergelerindendir. Tüm bu birikim ve kazanımlar doğrultusunda sektörümüz; tasarım, üretim ve markalaşma alanlarında küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ilerlemekte, Türk mobilyası dünyanın dört bir yanında daha fazla tercih edilir hale gelmektedir.” MODEF, TÜRKİYE’NİN MOBİLYA GÜCÜNÜ SERGİLİYOR Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarının, Türkiye’nin mobilya sektöründeki üretim gücünü ve tasarım kabiliyetini küresel pazarlara göstermek için en önemli platformlardan biri olduğunu söyleyen Bakan Bolat, “Nitekim geçtiğimiz yıl Nisan ve Ekim aylarında toplam 28.000 metrekarelik alanda düzenlenen fuar, 304 katılımcıyı ağırlamış; bu güçlü katılım, fuarın sektördeki yerini her geçen yıl daha da sağlamlaştırdığını göstermiştir. Sadece bir sergileme alanı olmanın ötesinde, üreticilerimiz ile uluslararası alıcılar arasında doğrudan temas kurulmasını sağlayan güçlü bir ticaret köprüsü işlevi görmektedir. Fuar süresince gerçekleştirilen iş görüşmeleri ve kurulan yeni ticari bağlantılar, ihracat hacmimizin artmasına somut katkılar sunmaktadır. İnegöl’ün yüksek üretim kapasitesi ve kalite standardı, bu organizasyon sayesinde dünya pazarlarında daha görünür hale gelmekte; bu da markalaşma sürecimizi hızlandırmaktadır” dedi. Bakan Bolat, sektör temsilcilerine yönelik konuşmasında; dünya ekonomisindeki gelişmeler ve beklentiler, Türkiye ekonomisi, dış ticaret verileri, ihracatçılara yönelik finansman imkanları ile vergisel kolaylıklar ve mobilya sektörüne yönelik destekler gibi konulara da değindi. Konuşmalar sonrası protokol üyeleri MODEF Fuar Alanını gezerek İnegöllü üreticilerin stantlarını ve ürünlerini yakından inceledi. İş insanlarıyla fuara ve sektöre yönelik beklentiler üzerine de istişareler edildi.

İhracat şampiyonunda Kemal Yazıcı dönemi! OİB yeni yönetimini seçti Haber

İhracat şampiyonunda Kemal Yazıcı dönemi! OİB yeni yönetimini seçti

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) 2025 yılı Genel Kurulu, Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Toplantı Salonu’nda yapıldı. Tek liste girilen seçimlerin sonucunda Ecoplas Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, katılan üyelerinin tamamının oylarını alarak OİB Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. OİB’in 2026-2030 dönemini kapsayacak Kemal Yazıcı Başkanlığında yeni Yönetim Kurulunda; Beyçelik Gestamp, Ford Otomotiv, Martur Sünger ve Koltuk Tesisleri, Bosch Sanayi ve Ticaret, Toyota Otomotiv, Oyak Renault, Tofaş Türk, İnci GS Yuasa Akü, Teknorot Otomotiv ve Valeo Otomotiv, Denetim Kurulu’nda ise TKG Otomotiv, OSKİM Pazarlama ve Canel Otomotiv yer aldı. Çelik: “Sekiz yıla devasa bir dönüşümü sığdırdık” Başkanlık dönemi sona eren Baran Çelik, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, sekiz yıl önce görevi devraldıklarında tek bir hedefleri olduğuna dikkat çekerek “Hedefimiz; Türk otomotiv sanayisini ihracatta daha güçlü, küresel değer zincirlerinde daha stratejik bir konuma taşımak. Bu hedef doğrultusunda önemli mesafeler kat ettik. Göreve başladığımız 2018 yılında 31,5 milyar dolar olan otomotiv ihracatımız 2025 yılında 41,5 milyar dolara yükseldi. Bu yıl 43 milyar dolar ile bu rakamı daha da yukarıya taşımayı hedefliyoruz. Pandemi nedeniyle bir yıllık ara dışında 19 yıldır ülkemizin ihracat şampiyonuyuz. Birliğimiz sadece ihracat rakamlarıyla değil, vizyonu, projeleri ve sektörün dönüşümüne liderlik eden yaklaşımıyla da güçlü bir kurumsal yapı haline geldi. Görev süremiz boyunca Dünya çapında ayak basmadığımız kıta, Türk bayrağını dalgalandırmadığımız ticaret merkezi bırakmadık. Bu dönemde 59 uluslararası fuara katılım sağladık, 63 sektörel ticaret heyeti ve 24 alım heyeti düzenledik” dedi. Görev süresi boyunca son sekiz yıla sadece projeleri değil, devasa bir dönüşümü sığdırdıklarını da belirten Baran Çelik “Otomotiv Geleceği Tasarım Yarışması’ndan Otomotiv Mühendisliği ve Aftermarket Konferansına, Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum sürecinde Türkiye Otomotiv Endüstrisi Sürdürülebilirlik Eylem Planını hazırlayarak firmalarımıza karbon ayak izinin azaltılması, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve SKDM uyumu gibi başlıklarda rehberlik etmemizden Yeşil Dönüşüm UR-GE projelerimiz ve SKDM eğitim programlarımız ile de özellikle KOBİ’lerimizin bu dönüşümün dışında kalmaması için finansman, danışmanlık ve teknik destek modellerini devreye almamıza kadar çok sayıda ilke, projeye ve çalışmaya imza attık. Yine en güncel ve en önemli gelişmelerden biri; Ticaret Bakanlığımızın öncülüğünde hayata geçirilen Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Girişim Sermayesi Yatırım Fonu oldu. Bu fon ile birlikte sektörümüzde teknoloji geliştiren, inovasyon üreten girişimlerin finansmana erişimini güçlendirmeyi ve otomotiv ekosistemimizin geleceğini desteklemeyi amaçlıyoruz” dedi. Otomotiv, teknolojik dönüşümün de lokomotifidir Konuşmasında Başkanlığı süresince yaşadıkları zorluklardan da bahseden Çelik, şunları söyledi: “2020 yılından sonra Dünya ekonomisinin ve küresel ticaretin en çalkantılı dönemlerinden birini yaşadık. Pandemi ve ardından gelen, Çip krizi, tedarik zinciri kırılmaları, Brexit süreci, Yeşil dönüşüm, Enflasyonist ortam, Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere hem insanlık hem küresel ekonomi için yıkıcı etkiler bırakan savaşlar ve son dönemde küresel siyasette hızla yükselen korumacılık trendinin sonucunda Avrupa’da gündeme gelen “Made in EU” yaklaşımı… Tüm bu fırtınalı süreçte gemiyi limana sağ salim yanaştırmak için var gücümüzle çalıştık ve bunu başarmanın gururunu yaşıyoruz. Sektörümüz; Türkiye sanayisinin teknolojik dönüşümünün de lokomotifidir. Bugün geldiğimiz noktada Türk otomotiv endüstrisi Avrupa değer zincirinin en güçlü üretim ve tedarik merkezlerinden biri haline gelmiş durumda. Bu başarı, birlikte çalıştığımız yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerimizin, Birliğimizin kıymetli çalışanlarının ve en önemlisi siz değerli üyelerimizin ortak emeğinin sonucu. Bu vesileyle görev sürem boyunca birlikte çalıştığımız tüm yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerine içtenlikle teşekkür ediyorum. Şimdi bayrağı devretme vakti. Yeni seçilecek yönetim kurulumuzun, bu çıtayı çok daha yukarılara taşıyacağına inancım tamdır. Onların başarısı, Türkiye’nin başarısı olacaktır. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği güçlü bir kurumdur. Bu kurumun en büyük gücü ise üyelerinin vizyonu ve dayanışmasıdır. Ben de bundan sonra sektörümüzün bir temsilcisi olarak otomotiv endüstrimizin gelişimi için çalışmaya devam edeceğim.” Baran Çelik’in konuşmasının ardından Birliğin bir önceki döneminde görev alan yönetim ve denetim kurulu üyelerine teşekkür plaketi takdim edildi. Yazıcı: “Üç ana başlıkta ihracatı artırmaya odaklıyız” OİB’in yeni Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı ise şunları söyledi: “Sektörümüz; Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri. Türkiye ihracatının yüzde 17,5’ini tek başına gerçekleştiriyor. Direkt çalışan 300 bin kişi, servis ve satışlar dahil 550 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. En büyük pazarımız olan Avrupa Birliği ülkelerinin 2035 yılında sıfır emisyonlu araçlara geçiş planı sektörümüz ihracatı açısından çok kritik bir karar. AB ülkeleri sıfır emisyonlu araçlar konusunda kararlılar ama Çin ile rekabette zorlanıyorlar. Kendilerini Çin’e karşı koruyabilmek için “made in Europe” kavramını geliştirdiler. Biz sektör olarak Gümrük Birliği sayesinde bu kapsamda yer alacağız ama sıfır emisyonlu araçlar için gereken teknolojilere henüz hakim değiliz. Bu durum önümüzdeki dönemlerde ihracat açısından bir risk oluşturuyor. Eksiklerimizi hızlı bir şekilde tamamlayarak hazır hale gelmek zorundayız. Bu kapsamda yeni Yönetim Kurulu olarak üç ana başlık üzerinde çalışmak istiyoruz. İlk alanı “Geleceğe Hazırlanmak ve İhracat Artışı” olarak belirledik. İkinci olarak “Rekabetçi Otomotiv Sanayi” ve son olarak da “Güçlü Birlik ve Üye İlişkileri” konularına yoğunlaşmak kararı verdik. Türkiye otomotiv endüstrisi ihracatını korumaya ve artırmaya yönelik stratejiler geliştirerek sektör ve ilgili kurumlar ile birlikte çalışacağız ve geleceği birlikte şekillendireceğiz.”

NİLTİMDER’den Bursa Ticaret Borsası’na ziyaret Haber

NİLTİMDER’den Bursa Ticaret Borsası’na ziyaret

Nilüfer Ticaret Merkezi İş İnsanları Derneği (NİLTİMDER), kurumsal ziyaret programları kapsamında Bursa iş dünyasının çatı kuruluşlarından Bursa Ticaret Borsası’nı (BTB) ziyaret etti. NİLTİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Olgun Şafak Karabiber ve beraberindeki heyet, BTB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ile bölgenin sanayi ve ticaret potansiyelini masaya yatırdı. Sanayi bölgelerindeki fabrikalar başta olmak üzere pek çok kurum ve kuruluşa geniş bir yelpazede tedarik hizmeti sunan Nilüfer Ticaret Merkezi, bünyesindeki 3 bine yakın firma ve yaklaşık 30 bin kişilik istihdam gücüyle Bursa ekonomisinin kalbinin attığı yerlerden biri konumunda. Bu potansiyeli daha nitelikli bir yapıya kavuşturmak amacıyla yola çıkan NİLTİMDER yönetimi, ziyarette bölgenin Ticaret Organize Sanayi Bölgesi yapılanma süreci ve KOBİ ölçekli dönüşüm hedeflerine dair vizyonunu paylaştı. Ziyarette konuşan NİLTİMDER Başkanı Olgun Şafak Karabiber, derneğin kuruluş amacının bölgedeki kronikleşmiş sorunlara kalıcı çözümler üretmek olduğunu vurguladı. Karabiber, şunları kaydetti: “NİLTİMDER olarak klasik bir dernek anlayışıyla hareket etmiyoruz. Önceliğimiz Nilüfer Ticaret Bölgesi’nin mevcut sorunlarını çözüme kavuşturmak ve yereldeki gücümüzü ulusal boyuta taşımak. Nasıl ki Ankara denince akla OSTİM geliyorsa, Türkiye genelinde sanayi ve ticaretin merkezi denildiğinde de Nilüfer Ticaret Bölgesi’nin ve dolayısıyla Bursa’nın ilk akla gelen yer olmasını istiyoruz. Bu hedef doğrultusunda vizyonumuzu ve çalışma programımızı şekillendiriyoruz.” Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bölgenin sürdürülebilir kalkınması adına atılacak adımların önemine değindi. İş dünyası temsilcileri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin Bursa ekonomisine doğrudan katkı sağlayacağını belirten Matlı, NİLTİMDER’in projelerini yakından takip ettiklerini ifade etti.

HKMO Bursa’dan dayanışma iftarı: Değerleme uzmanlığı stratejik öneme sahip Haber

HKMO Bursa’dan dayanışma iftarı: Değerleme uzmanlığı stratejik öneme sahip

Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, Bursa’da faaliyet gösteren değerleme uzmanları ve bu alanda istihdam sağlayan değerleme şirketlerinin temsilcileri ile iftar programında bir araya geldi. Double F Restaurant’ta gerçekleştirilen iftar programına HKMO Bursa Şube Başkanı Ali Faruk Çolak, Şube 2. Başkanı Başar Bulut, Şube Yedek Yönetim Kurulu Üyesi Taşınmaz Değerleme Uzmanı Tayfun Baştuğ, Şehir Plancıları Odası Bursa Şube Başkanı Cenk Köklü ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi İsmail Duyar ve sektör temsilcileri katılım sağladı. Program, değerleme alanında faaliyet gösteren mühendisler, uzmanlar ve sektör temsilcileri arasında dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlayan samimi bir buluşmaya sahne oldu. İftar programında konuşan HKMO Bursa Şube Başkanı Ali Faruk Çolak, değerleme uzmanlığı mesleğinin finans ve gayrimenkul piyasalarındaki kritik rolüne değinerek şunları ifade etti: “Bursa ekonomisine katkıda bulunan mesleklerden biri de değerlendirme uzmanlığıdır. Değerleme uzmanlığı, ülkemizde stratejik önemi her geçen gün artan bir meslek disiplini haline gelmiştir. Bu buluşma ile temel amacımız, sektör paydaşlarını ortak bir zeminde buluşturarak mesleki prestijimizi güçlendirmektir. Özellikle genç meslektaşlarımızın bu alandaki istihdam süreçlerini kolaylaştırmak öncelikli hedeflerimiz arasındadır.” Programda söz alan Şehir Plancıları Odası Bursa Şube Başkanı Cenk Köklü ise şehir plancılığı mesleğinin faaliyet konularından biri olan değerlemenin meslek gelişimi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kendisinin de değerleme kökenli olduğunu belirten Köklü, böylesi bir buluşmaya ev sahipliği yapan Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi’ne teşekkür etti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi İsmail Duyar da konuşmasında gayrimenkul alanında şehirde gerçekleştirilen her türlü faydalı çalışmaya destek olmaya gayret ettiklerini ifade etti. Duyar, gençlerin iş sahalarının genişlemesi için fedakârlık yapmanın hem işverenler hem de sivil toplum kuruluşları için önemli bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi tarafından düzenlenen ve sponsorluğu Çınar Taşınmaz Değerleme ve Müşavirlik Anonim Şirketi tarafından üstlenilen iftar programı, sektör temsilcileri arasında görüş alışverişi ve mesleki dayanışmayı güçlendiren sohbetlerle sona erdi.

Kadınlar daha uzun yaşıyor ama daha az istihdam ediliyor! İşte çarpıcı rakamlar Haber

Kadınlar daha uzun yaşıyor ama daha az istihdam ediliyor! İşte çarpıcı rakamlar

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Kadın verisini paylaştı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle, toplam nüfusun yüzde 49,98'ini kadınlar, yüzde 50,02'sini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda yüzde 51,9 iken 90 ve üzeri yaş grubunda yüzde 69,7 oldu. Kadınların erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşadığı görüldü Hayat Tabloları sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi 2022-2024 döneminde Türkiye geneli için 78,1 yıl iken kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl oldu. Genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü. Doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlarda 56,3 yıl oldu Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısını ifade eden sağlıklı yaşam süresi, 2022-2024 döneminde sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye genelinde 57,6 yıl iken kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl oldu. Buna göre, erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu görüldü. ORTALAMA EĞİTİM SÜRESİ KADINLARDA 8,8 YIL OLDU Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin yıllara göre arttığı görüldü. Türkiye geneli için 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl, kadınlarda 6,4 yıl, erkeklerde 8,3 yıl iken, 2024 yılında Türkiye genelinde 9,5 yıl, kadınlarda 8,8 yıl, erkeklerde 10,2 yıl oldu. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 88,3 oldu Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2008-2024 yılları arasında arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 75,1 iken 2024 yılında yüzde 92,6 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 67,5, erkeklerin oranı yüzde 82,8 iken, bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 88,3, erkeklerde ise yüzde 97,0 oldu. Yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 23,6 oldu Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 9,1 iken 2024 yılında yüzde 25,2 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 7,1, erkeklerin oranı yüzde 11,2 iken bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 23,6, erkeklerde ise yüzde 26,8 oldu. Annesi yükseköğretim mezunu olanların yüzde 84,4'ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre ebeveynin tamamladığı eğitim düzeyine göre ferdin tamamladığı eğitim düzeyi oranına bakıldığında, ebeveynin eğitim seviyesi yükseldikçe bireyin eğitim düzeyinin yükseldiği görüldü. Annesi yükseköğretim mezunu olan 25 yaş ve üzeri nüfusun 2024 yılında yüzde 84,4'ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü. Yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 68,7 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranının yüzde 54,2 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 36,8, erkeklerde ise yüzde 72,0 oldu. İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 14,6, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 27,5, lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 38,5, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 43,8 iken, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 68,7 oldu. KADINLARIN İSTİHDAM ORANININ ERKEKLERİN YARISINDAN DAHA AZ OLDUĞU GÖRÜLDÜ Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının yüzde 49,5 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 32,5, erkeklerde ise yüzde 66,9 oldu. En yüksek istihdam oranı yüzde 54,7 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise yüzde 39,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgelerinde gerçekleşti. En yüksek kadın istihdam oranı, yüzde 39,3 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise yüzde 20,9 ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgesinde gerçekleşti. En yüksek erkek istihdam oranı, yüzde 72,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise yüzde 59,0 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde gerçekleşti. Kadınların istihdamda yarı zamanlı çalışma oranı yüzde 18,3 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2024 yılında yüzde 12,1 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 18,3, erkeklerde ise yüzde 9,0 oldu. Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadın istihdam oranı yüzde 26,9 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında yüzde 59,8 iken 2024 yılında yüzde 60,0 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının yüzde 26,9, erkeklerin istihdam oranının ise yüzde 90,9 olduğu görüldü. KADIN BÜYÜKELÇİ ORANI YÜZDE 28,4 OLDU Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında yüzde 11,9 iken 2025 yılında yüzde 28,4 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2011 yılında yüzde 88,1 iken 2025 yılında yüzde 71,6 oldu. Kadın milletvekili oranı yüzde 19,9 oldu Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2025 yıl sonu itibarıyla 592 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 118, erkek milletvekili sayısının ise 474 olduğu görüldü. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007 yılında yüzde 9,1 iken, 2025 yılında yüzde 19,9 oldu. Yükseköğretimde görevli profesörler içinde kadın profesör oranı yüzde 34,9 oldu Yükseköğretim İstatistiklerine göre yükseköğretimde görevli profesörler içerisindeki kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında yüzde 27,6 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 34,9 oldu. Yükseköğretimde görevli doçentler içerisindeki kadın doçent oranı ise, 2010-2011 öğretim yılında yüzde 32,2 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 43,3 oldu. ÜST VE ORTA DÜZEY YÖNETİCİ POZİSYONUNDAKİ KADIN ORANI YÜZDE 21,5 OLDU Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında yüzde 14,4 iken 2024 yılında yüzde 21,5 oldu. Borsa İstanbul'da işlem gören en büyük 50 şirketin (BİST 50) yönetim kurulu üyelerine bakıldığında, 2016 yılında yüzde 12,2 olan kadın üye oranı 2025 yılında yüzde 18,3 oldu. Kadın Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) personelinin oranı yüzde 34,2 oldu Belirli bir dönemde (genellikle bir takvim yılı) bir kişi ya da grup tarafından Ar-Ge faaliyetleri için harcanan sürenin aynı dönemde çalışılan toplam süreye bölünmesi yoluyla hesaplanan Tam Zaman Eşdeğeri (TZE), 0 ile 1 arasında bir değer alarak uluslararası Ar-Ge personeli karşılaştırmalarında kullanılmaktadır. Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre, TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2024 yılında 106 bin 74 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının yüzde 34,2'sini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı, yükseköğretimde yüzde 47,9, kâr amacı olmayan kuruluşların da dâhil edildiği genel devlette yüzde 30,6, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 28,2 oldu. ORTALAMA İLK EVLENME YAŞI KADINLARDA 26,0 OLDU Evlenme İstatistiklerine göre resmi olarak ilk evliliğini 2025 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 26,0 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,5 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29,6 yaş, erkeklerde 32,4 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise kadınlarda 23,7 yaş ile Kilis, erkeklerde 26,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Kadınların yüzde 17,0'ının eğitim seviyelerinin eşlerinden daha yüksek olduğu görüldü ADNKS sonuçlarına göre resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2024 yılında kadınların yüzde 38,3'ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının yüzde 17,0, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranının ise yüzde 43,3 olduğu görüldü. Kesinleşen boşanma davaları sonucu annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,6 oldu Boşanma İstatistiklerine göre 2025 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,6 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı ise yüzde 25,4 oldu. YAPAY ZEKA KULLANAN KADINLARIN ORANI YÜZDE 18,8 OLDU Yapay Zeka İstatistiklerine göre İnternet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan edenlerin oranı 2025 yılında yüzde 19,2 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 18,8 iken erkeklerde yüzde 19,4 oldu. Yapay zeka kullanma oranı yaş gruplarına göre incelendiğinde, en fazla yapay zeka kullanan bireylerin yüzde 39,4 ile 16-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubundaki kadınların yüzde 40,5'inin, erkeklerin ise yüzde 38,3'ünün yapay zeka kullandığı görüldü. Beyin göçü oranı kadınlarda yüzde 1,6 oldu Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistiklerine göre yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2024 yılında yüzde 2,0 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 1,6 iken erkeklerde yüzde 2,4 oldu. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan kadınların oranı yüzde 30,1 oldu Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre yaş gruplarına göre yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranına bakıldığında, 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9'unun risk altında olduğu, bu oranın kadınlarda yüzde 30,1 iken erkeklerde yüzde 25,6 olduğu görüldü. Aynı oranlara 18-64 yaş grubu için bakıldığında, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunan kadınların oranı yüzde 28,4, erkeklerin oranı yüzde 21,8 olarak görüldü. KADINLARIN EN FAZLA MARUZ KALDIĞI ŞİDDET TÜRÜNÜN PSİKOLOJİK ŞİDDET OLDUĞU GÖRÜLDÜ Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 28,2'sinin psikolojik şiddete, yüzde 18,3'ünün ekonomik şiddete, yüzde 12,8'inin fiziksel şiddete, yüzde 10,9'unun ısrarlı takibe, yüzde 8,3'ünün dijital şiddete ve yüzde 5,4'ünün cinsel şiddete uğradığı görüldü. Tamamlanan eğitim seviyesi ve şiddet türüne göre şiddete maruz kalmış kadınların oranı incelendiğinde, eğitim seviyesi yükseldikçe ekonomik şiddet azalırken ısrarlı takip ve dijital şiddetin arttığı görüldü. Ekonomik şiddet, bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 31,8 iken yükseköğretim mezunlarında yüzde 8,9 oldu. Israrlı takip ise yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 16,1 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 5,3 oldu. Dijital şiddet, yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 13,4 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 2,2 oldu. Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 39,5 ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 56,0, yüzde 42,0 ve yüzde 38,3 oranları ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Ekonomik şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 66,5 ile en fazla ailelerinden biri tarafından şiddete uğradığı görüldü. Israrlı takip ve dijital şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 39,6 ve yüzde 62,3 oranları ile en fazla yabancı biri tarafından şiddete uğradığı görüldü.

Sanayiciler dayanışma sofrasında buluştu! DOSAB'da iftar bereketi Haber

Sanayiciler dayanışma sofrasında buluştu! DOSAB'da iftar bereketi

Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi (DOSAB) ve Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD) tarafından düzenlenen geleneksel iftar programı, bölge sanayicilerini ve iş insanlarını aynı sofrada buluşturdu. Ramazan ayının bereketini paylaşmak ve sanayiciler arasındaki dayanışmayı güçlendirmek amacıyla düzenlenen iftar programı, DOSAB ve DOSABSİAD ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Programa; DOSABSİAD Yönetim Kurulu, dernek üyeleri ve önceki dönem başkanlarının yanı sıra DOSAB Yönetim Kurulu ile önceki dönem başkan ve yöneticileri katıldı. 250’ye yakın sanayicinin katılım gösterdiği etkinlikte birlik ve beraberlik mesajları verilirken, bölgenin geleceğine yönelik hedefler de paylaşıldı. KUTLUALP: “DAYANIŞMAMIZ EN BÜYÜK GÜVENCEMİZDİR” Gecenin açılış konuşmasını yapan DOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp, paylaşmanın ve dayanışmanın ön plana çıktığı bu buluşmaların, yoğun iş temposunda sanayicilerin birbirlerine vakit ayırması açısından büyük kıymet taşıdığını vurguladı. DOSABSİAD olarak temel gayelerinin, üyelerin taleplerini doğru mercilere aktarmak ve bölgenin üretim gücünü artırmak olduğunu belirten Kutlualp, “Mevcut gücümüzü korumanın ötesine geçerek; katma değerli üretimi ve ihracat odaklı büyümeyi odağımıza alan bir yapıyı hep birlikte kurmak istiyoruz” dedi. Bu hedeflere ulaşma yolunda sergilenecek ortak aklın ve dayanışmanın en büyük güvenceleri olduğunun altını çizen Kutlualp, “Siz sanayicilerin tecrübesi ve önerileri bu vizyonumuzu hayata geçirirken bize rehberlik ediyor” ifadelerini kullandı. ESKİ: “ÇÖZÜM ÜRETEN ANLAYIŞLA HER ZAMAN YANINIZDAYIZ” Bölgede hayata geçirilen önemli proje ve faaliyetlere değinen DOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Levent Eski ise “Demirtaş Organize Sanayi Bölgemiz, kurulduğu günden bu yana ülkemizin kalkınmasına katkı sunan, istihdam oluşturan ve sanayide örnek gösterilen güçlü bir yapı olmuştur. Bu başarının en önemli mimarları, siz değerli sanayicilerimizin azmi, kararlılığı ve yatırım cesaretidir. Yönetim olarak bizler, sizlerin önünü açan, sorunlarınıza çözüm üreten ve her zaman yanınızda olan bir anlayışla çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.