SON DAKİKA
Hava Durumu

#İsviçre

Söz Bursa - İsviçre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsviçre haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Eker, dünyanın en büyük gıda fuarı Gulfood 2026’da Türkiye’yi temsil ediyor Haber

Eker, dünyanın en büyük gıda fuarı Gulfood 2026’da Türkiye’yi temsil ediyor

Eker Süt Ürünleri, dünya genelinde yiyecek ve içecek sektörünün en prestijli organizasyonları arasında gösterilen Gulfood 2026 Fuarı'nda yerini alıyor. 26-30 Ocak tarihleri arasında Dubai World Trade Centre'da düzenlenecek fuar, çok sayıda uluslararası markayı aynı çatı altında buluştururken sektörün geleceğine yön veren yenilikleri ve eğilimleri yakından takip etme imkânı sunuyor. İhracat alanında son yıllarda attığı adımlarla dikkat çeken Eker Süt Ürünleri, küresel gıda endüstrisinin en önemli buluşma platformlarından biri olan Gulfood Fuarı'nda, uluslararası iş ortakları ve sektör profesyonelleriyle bir araya geliyor. Firma, fuar süresi boyunca; Dubai World Trade Centre'da Sheikh Maktoum Hall'de, Türkiye Pavilyonu / Stand M-A22'de ziyaretçilerini ağırlayacak. Geniş ürün gamını kalite ve uzmanlık anlayışıyla tanıtacak Gulfood 2026 Fuarı'na Türkiye'den katılan önde gelen markalar arasında yer alan firma, geniş ürün gamını kalite ve uzmanlık anlayışıyla tanıtacak. Markanın standında; probiyotik yoğurt alternatifleri, yenilikçi ürünlerin yanı sıra ayran çeşitleri, efsane yoğurt, klasik kaymaklı yoğurt, süzme yoğurt ve çırpılmış yoğurt yer alacak. Ayrıca kahvaltılara lezzet katan peynir grubu ile kaymak ve tereyağı ürünleri de sergilenecek. İhracat pazarında varlığını güçlendiriyor Uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendiren firma, Ağustos 2020'de aldığı Avrupa Birliği'ne süt ürünleri ihracat izni sonrasında Almanya'ya tombul ayran sevkiyatına başladı. Mart 2021'de ise Türkiye'den Almanya'ya ilk kez sütlü tatlı ihracatını gerçekleştiren firma, bu pazarı takiben İngiltere, Avusturya, Belçika, Hollanda, Fransa ve İsviçre gibi birçok Avrupa ülkesinde de tüketicilerle buluştu. Türkiye'nin en yüksek tonajlı ayran ihracatını gerçekleştiren Eker'in sevilen ürünleri, Avrupa'nın yanı sıra farklı coğrafyalarda da yoğun ilgi görüyor. Yüzlerce ülkeden binlerce firmanın katılımıyla gerçekleşen fuar, global gıda sektörünün yönünü belirleyen en önemli platformlar arasında yer alıyor. Yeni ürünlerin keşfedilmesine, stratejik iş birliklerinin kurulmasına ve sektörün geleceğini şekillendiren trendlerin yakından izlenmesine olanak tanıyan organizasyon, katılımcılar için önemli bir buluşma zemini sunuyor.

Davos’tan dünyaya mesaj: Küresel ekonominin merkezinde Avrasya olacak Haber

Davos’tan dünyaya mesaj: Küresel ekonominin merkezinde Avrasya olacak

İsviçre'nin Davos kasabasında 19-23 Ocak tarihleri arasında ‘Diyalog Ruhu’ temasıyla 56’ncısı düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu kapsamındaki ‘Avrasya’nın Ekonomik Kimliğini Tanımlamak’ başlıklı panelde, Türkiye’yi de kapsayan coğrafyanın gelecek vizyonu tartışıldı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in katıldığı panelde iş dünyasını Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir temsil etti. Panelde, Avrasya’nın küresel sanayi ve enerji ekosistemi açısından stratejik bir üretim ve hammadde merkezi olacağı öngörüleri öne çıktı. ''YATIRIMLAR BARIŞ İKLİMİNDE HAYAT BULUR'' İş dünyasının Avrasya coğrafyasıyla ilgili değerlendirmelerini aktaran Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, Doğu-Batı hattındaki stratejik konumu ve Orta Asya ülkeleri ile ekonomik-siyasal ilişkileri dolayısıyla Türkiye’nin bölgede önemli bir oyuncu olduğunu söyledi. Özdemir, şöyle devam etti: "Yatırımlar ancak barış ve uzun vadeli istikrarın tesis edildiği bir güven ikliminde hayat bulabilir. Bugün Davos’ta bölge liderlerinin kalıcı huzur ve refah yolunda sergilediği kararlılık, biz yatırımcılar için en somut davettir. Altyapıyı sadece yollardan veya demiryollarından ibaret görmemeliyiz; Orta Koridor gibi projeler dijital ağları, enerji hatlarını, lojistik merkezleri ve yeni yaşam alanlarını kapsayan devasa bir ekosistemi temsil ediyor. Eğer her ülkenin paydaş olduğu, çıkarların ortak bir zeminde buluştuğu güçlü bir ekonomik yapı inşa edebilirsek, bu barışı sarsılmaz ve kalıcı hale getiririz. İş dünyasının temsilcileri olarak bizler, barışı sadece yatırımlarımız için bir zemin olarak görmüyoruz. Ayrıca, hayata geçirdiğimiz her projeyle bu barış iklimini kalıcı kılacak ekonomik bağları ve ortak refahı inşa etmeyi bir sorumluluk kabul ediyoruz." Türkiye’nin Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinde üstlendiği garantör ve kolaylaştırıcı rolün Orta Koridor’un gerçek potansiyeline ulaşması için hayati bir önem taşıdığını da sözlerine ekleyen Özdemir, "Bölge ülkeleri olarak artık daha entegre bir vizyonla hareket etmeli ve yerel potansiyeli küresel ölçekte bir iş birliğine dönüştürmeliyiz. Sınırların açıldığı, ticaretin dijitalleştiği ve verinin maldan daha hızlı hareket ettiği bir sistem kurduğumuzda, Avrasya küresel ekonominin merkezine oturacaktır. İş dünyasının liderleri olarak geleceğe iyimserlikle bakmak zorundayız; çünkü bölgemizde yükselen bu yeni barış ve istikrar zeminini kalıcı eserlerle yükseltecek olan bizleriz. Türkiye’nin birleştirici gücüyle yeni köprüler kurmaktan ve bu stratejik resmin bir parçası olmaktan büyük gurur duyuyoruz" dedi. LİDERLERDEN BARIŞ VURGUSU Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev panelde yaptığı konuşmada, Azerbaycan ile Ermenistan arasında barışa yönelik atılan adımların artık somut sonuçlar üretmeye başladığını söyledi. Geçen yıl Washington’da varılan mutabakatın tarihi bir eşik olduğunu belirten Aliyev, barışın yalnızca iki ülke için değil, tüm Güney Kafkasya’nın istikrarı ve ekonomik entegrasyonu açısından kritik önemde olduğunu vurguladı. Ulaşım ve bağlantı hatlarının açılmasının bölgesel iş birliğini güçlendireceğini ifade eden Aliyev, barış ortamının günlük hayata ve ekonomiye olumlu yansımalarının giderek daha görünür hale geleceğini dile getirdi. Ermenistan Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan ise kısa süre önce savaşın gölgesinde olan iki ülkenin bugün barış ve iş birliğine odaklandığı bir sürece girmiş olmasını olağanüstü bir sonuç olarak değerlendirdi. Geçmişe takılmak yerine ileriye bakmanın önemine vurgu yapan Haçaturyan, Ermenistan ve Azerbaycan vatandaşlarının ticaret ve karşılıklı etkileşimle günlük yaşamlarında normalleşmeyi hissedecekleri bir dönemin yakın olduğuna dikkat çekti. Haçaturyan paneldeki konuşmasında ayrıca, Türkiye ile sınırların yeniden açılmasının her iki ülke için de yararlı olacağını sözlerine ekledi. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic de Avrasya’nın ekonomik kimliğinin ancak kalıcı bir siyasi istikrarla anlam kazanabileceğine dikkat çekti. Bölgedeki ulaşım ve enerji koridorlarının başarısının, ülkeler arasındaki ‘barış iklimine’ bağlı olduğunu belirten Vucic, barışın sadece diplomatik bir söylem değil, yabancı yatırımları bölgeye çekmek ve Orta Koridor’u işler kılmak için en temel ‘altyapı taşı’ olduğunu söyledi.

Bursa İnciri kuraklığa meydan okudu: İhracatta 70 milyon dolarlık rekor! Haber

Bursa İnciri kuraklığa meydan okudu: İhracatta 70 milyon dolarlık rekor!

Bursa'da geçen yıl yaşanan zirai don ve kuraklık gibi olumsuzluklara rağmen Kraliçe iniciri olarak bilinen Bursa siyah incirinde ihracat 2024'e göre yüzde 12,3 artarak 70,3 milyon dolara ulaştı.İhracatta kilogram başı değer 1 dolar artışla yüzleri güldürdü. Uludağ İhracatçı Birliklerinden alınan bilgiye göre, Ege'den Marmara'ya, Akdeniz'den Anadolu'ya uzanan bereketli topraklara sahip Türkiye, hem taze hem de kurutulmuş incir üretiminde dünya lideri olarak ihracattan önemli pay alıyor. Yüzyıllardır bu topraklarda yetişen, doğallığıyla, eşsiz aromasıyla ve yüksek besin değeriyle Bursa’nın dünyaya armağan ettiği bir kültür mirası olan Bursa siyah inciri, birçok ülkede sevilerek tüketilen meyvelerin başında geliyor. "Bursa Karası" olarak da bilinen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 3 Mayıs 1990'da "Bursa siyahı" olarak tescil edilen Bursa siyah inciri, Avrupa Birliğinden resmi tescilini 24 Eylül 2024’te aldı. Tanımlı coğrafi alanı Bursa’da toplam 151 köy/mahalleyi kapsayan Bursa siyah inciri, Türkiye'nin toplam incir ihratacının yüzde 70'inden fazlasını karşılıyor. Geçen yıl yaşanan zirai don ve kuraklık gibi olumsuzluklara rağmen Bursa siyahında ihracat 2024'e göre yüzde 12,3 artarak 70,3 milyon dolara ulaştı. İHRACATTA KİLOGRAM BAŞINA 1 DOLARLIK DEĞER ARTIŞI OLDU 2024'te kilogram başına 3,46 dolardan ihraç edilen Bursa siyahı, 2025'te yaklaşık 1 dolar değerlendi ve kilosu 4,43 dolardan yurt dışına gönderildi. Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğinin (UYMSİB) bu üründeki geçen yıl ihracatı ise 33,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. EN FAZLA İHRACAT ALMANYA'YA Bursa siyahında en fazla ihracat 21 milyon dolarla Almanya'ya yapıldı. Bu ülkeyi, 7,8 milyon dolarla Avusturya, 6 milyon dolarla Hollanda, 5,8 milyon dolarla Birleşik Krallık ve 4 milyon dolarla İsviçre izledi. UYMSİB Başkanı Senih Yazgan, zirai don ve kuraklık nedeniyle oluşan kalitesiz ürün yüzünden ihracatın bu rakamlarda kaldığını belirterek, "Miktar olarak ihracatımız 18 bin tonlardan 15 bin tona geriledi. Kaliteli ürün olsaydı çok daha iyi rakamlara ulaşabilirdik" dedi. Yazgan, Bursa siyahının Türkiye'nin farklı bölgelerinde yetiştirilmeye başlandığını belirterek, "Aydın bölgesinde, İzmir, Manisa ve Denizli'de üretiliyor. Bursa daha kalın kabuklu raf ömrü daha uzun, diğerleri ince kabuklu. Erkenci olması dolayısıyla pazarda avantajlı oluyor, çiftçi de kazançlı gördüğünden üretiyor" diye konuştu. Yaşanan olumsuzluklara rağmen 70 milyon doları geçen bir ihracata imza atılmasının başarı olduğunu vurgulayan Yazgan, Türkiye'nin tarımsal potansiyelinin yüksek olduğunu ancak yeterince değerlendirilmediğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.