SON DAKİKA
Hava Durumu

#İyileşme

Söz Bursa - İyileşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İyileşme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sigarayı bıraktığınız an vücudunuzda mucize başlıyor! Haber

Sigarayı bıraktığınız an vücudunuzda mucize başlıyor!

Nev Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Elif Yaldız, sigaranın her nefeste kişinin sağlığından biraz daha götürdüğünü belirterek, sigarayı bırakmanın ardından vücutta başlayan iyileşme sürecine dikkat çekti. Sigaranın onlarca hastalığa neden olduğunu vurgulayan Yaldız, “Kişi hangi yaşta olursa olsun sigarayı bıraktığı anda vücudunda iyileşmeler görülmeye başlanır. Erken yaşlarda sigarayı bırakmak vücudun hiç sigara içmemiş bir kişinin vücudu gibi olmasını sağlarken, ileri yaşlarda bırakmak da sağlığa birçok olumlu katkıda bulunur; hastalıkların oluşmasını ve ilerlemesini önler” dedi. Sigara Bırakıldığında Vücutta Neler Değişir? Sigarayı bırakmakla birlikte kan dolaşımından solunum sistemine, kalp sağlığından cilt kalitesine kadar birçok alanda olumlu değişiklikler gözlemlendiğini ifade eden Yaldız, solunum yollarının kendini yenilemeye başladığını, kalp hastalıkları riskinin azaldığını ve bağışıklık sisteminin güçlendiğini söyledi. Tat ve koku duyularının belirgin şekilde arttığını belirten Yaldız, sigaraya ayrılan maddi yükün ortadan kalktığını, kapalı ortamlarda daha temiz hava solunduğunu ve cinsel sağlığın da olumlu yönde etkilendiğini ifade etti. Bağımlılığın oluşturduğu yoksunluk ve endişenin zamanla ortadan kalktığını söyleyen Yaldız, kişinin kendini daha zinde hissettiğini vurguladı. Sigarayı Bıraktıktan Sonraki İlk Saatler Sigara bırakıldıktan sonra vücudun ilk saatlerden itibaren toparlanmaya başladığını belirten Yaldız, yirmi dakika sonra kan basıncı ve nabzın normale döndüğünü, el ve ayak dolaşımının iyileştiğini söyledi. Sekiz saat sonra kandaki oksijen seviyesinin normale geldiğini ve kalp krizi riskinin düştüğünü, yirmi dört saat sonra ise vücudun karbonmonoksitten tamamen arındığını ifade etti. Yaldız, bu ilk yirmi dört saatlik sürecin, vücudun ne kadar hızlı tepki verebildiğinin en net göstergelerinden biri olduğunu belirtti. Bir Ay Sonra Akciğerlerde Başlayan İyileşme Sigarayı bıraktıktan sonra akciğerlerde başlayan iyileşmelerin özellikle ilk haftalardan itibaren kendini gösterdiğini belirten Yaldız, bronşlardaki daralmanın azaldığını ve hava geçişinin kolaylaştığını söyledi. Sekresyon artışıyla birlikte akciğerlerin kendini temizlemeye başladığını belirten Yaldız, solunum kapasitesinin yükseldiğini ve oksijen alımının arttığını ifade etti. Nefes alırken zorlanma hissinin azaldığını, öksürük, balgam ve hırıltılı solunum gibi şikayetlerin gerilediğini vurgulayan Yaldız, akciğer fonksiyonlarında yüzde beş ile on oranında iyileşme sağlanabildiğini dile getirdi. Kalp ve Damar Sistemi Üzerindeki Etkiler Sigaranın kalp ve damar sistemi üzerindeki olumsuz etkilerinin bırakıldıktan sonra hızla azalmaya başladığını söyleyen Yaldız, kan basıncının normale döndüğünü ve nabzın dengelendiğini ifade etti. İlk yıl içinde kalp krizi riskinin yüzde elli oranında azaldığını belirten Yaldız, kanın oksijen taşıma kapasitesinin arttığını ve dolaşım sisteminin daha verimli çalıştığını söyledi. Damar tıkanıklığı riskinin düştüğünü ve damar elastikiyetinin arttığını vurgulayan Yaldız, felç, beyin damar hastalıkları ve bacak damar hastalıkları riskinde de belirgin azalma görüldüğünü belirtti. Enerji, Performans ve Günlük Yaşam Sigarayı bırakmanın günlük enerji ve fiziksel performansı doğrudan olumlu etkilediğini ifade eden Yaldız, enerji seviyesinin belirgin şekilde arttığını ve yorgunluk hissinin azaldığını söyledi. Egzersiz sırasında solunum kapasitesinin arttığını, kaslara giden oksijen miktarının yükselmesiyle daha hızlı toparlanma sağlandığını belirtti. Nefes darlığı hissinin azaldığını ve özellikle yürüyüş ve koşu gibi aktivitelerde fark edilir düzeyde rahatlama olduğunu vurgulayan Yaldız, günlük yaşamda hareketliliğin ve zindelik hissinin arttığını ifade etti.

PRP, Ozon ve Kök Hücre gerçekten mucize mi? Uzman isim bilgi kirliliğine son verdi! Haber

PRP, Ozon ve Kök Hücre gerçekten mucize mi? Uzman isim bilgi kirliliğine son verdi!

Son yıllarda kas ve iskelet sistemi hastalıklarının tedavisinde sıkça duyulan PRP, Ozon, Kök Hücre ve Egzozom gibi uygulamalar, hastalar arasında büyük bir merak uyandırırken beraberinde bilgi kirliliğini de getiriyor. Burtom Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emre Latifoğlu, sosyal medyanın yarattığı "mucize çözüm" algısına karşı hastaları uyararak, bu yöntemlerin gerçek sınırlarını ve bilimsel dayanaklarını açıkladı. Geleneksel poliklinik sorularının yerini popüler teknolojik uygulamaların aldığını belirten Dr. Emre Latifoğlu, bu değişimde sosyal medyanın rolüne dikkat çekti. Sosyal medyada paylaşılan kısa ve çarpıcı başlıkların PRP, Ozon, Egzozom ve Kök Hücre gibi tedavileri olduğundan daha güçlü ve kesin çözümler gibi gösterebildiğini söyleyen Uzm. Dr. Latifoğlu, şöyle konuştu : "Son yıllarda fiziksel tıp polikliniklerinde konuşulan konular değişti. Eskiden ‘ağrılarıma sıcak mı soğuk mu iyi gelir?’ diye sorulurken, artık hastalar doğrudan şunu soruyor: ‘Hocam PRP yaptırsam geçer mi?’, ‘Ozon bana çare olur mu?’, ‘Kök hücreyle eklem tamamen yenileniyor mu?’, ‘Egzozom en yeni yöntemmiş, en iyisi o mu?’ Bu soruların artmasının en önemli nedenlerinden biri sosyal medya. Kısa videolar ve çarpıcı başlıklar, bu tedavileri olduğundan daha güçlü ve kesin çözümler gibi gösterebiliyor. Oysa işin aslı daha gerçekçi bakmayı gerektiriyor. PRP, ozon, kök hücre ve egzozom gibi uygulamaların ortak noktası, vücudun kendi iyileşme mekanizmalarını desteklemeye çalışmalarıdır. Yani bunlar ağrıyı anında kesen ilaçlar ya da bozulan yapıyı mekanik olarak düzelten ameliyatlar gibi değildir. Daha çok, hasarlı dokunun daha etkin ve daha hızlı iyileşmesi için vücuda ‘yardımcı bir güç’ vermeyi amaçlarlar. Bu nedenle etkileri kişiden kişiye, hatta aynı kişide bile hastalığın evresine, uygulama zamanına, uygulama tekniğine, kullanılan tıbbi malzeme niteliğine göre değişebilir.” Yöntemler Arasındaki Farklar ve Gerçekler Burtom Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emre Latifoğlu, sıkça karıştırılan ve merak edilen uygulamaları şöyle özetledi: “PRP (Platelet Rich Plasma): Kişinin kendi kanından elde edilmesi güven vericidir. Tendon ve kas zorlanmalarında destekleyicidir ancak ileri derece kireçlenmelerde tek başına mucize beklemek gerçekçi değildir. Ozon Tedavisi: Vücudun antioksidan mekanizmasını tetikler. Ancak her yöntem her hasta için uygun değildir; doğru doz ve doğru teşhis (endikasyon) kritiktir. Kök Hücre: En çok yanlış anlaşılan yöntemdir. Kök hücreler hasarlı bölgeyi doğrudan doldurup dokuyu eski haline getirmez; asıl etkileri iyileşmeyi destekleyen sinyaller göndermektir. Egzozom: Kök hücrenin iyileştirici mesajlarını taşıyan mikroskobik kesecikler kullanılır. Teorik olarak hedefli bir yaklaşım olsa da klinik kullanımı henüz gelişme aşamasındadır. ‘Yeni’ olması, otomatik olarak ‘en etkili’ olduğu anlamına gelmez.” "Hiçbiri Egzersizin ve Hareketin Yerini Tutmaz" Bu tedavilerin başarısının "doğru hasta, doğru zaman ve doğru beklenti" üçgenine bağlı olduğunu vurgulayan Latifoğlu, yaşam tarzının önemini hatırlattı: "Hiçbir modern uygulama fiziksel tıp yöntemlerinin, egzersizin, hareketin ve yaşam tarzı düzenlemelerinin yerini tutmaz. Sosyal medyadaki başarı hikayeleri sürecin tamamını yansıtmayabilir. Tıpta tek bir doğru yoktur, kişiye özel yaklaşım vardır." Hastaların tedavi seçerken "En yenisi hangisi?" yerine "Benim durumum için hangisi uygun?" sorusunu sorması gerektiğini belirten Dr. Emre Latifoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Modaya kapılmadan, bilimsel kanıtlarla ve gerçekçi beklentilerle ilerlemek hem hastanın hem de hekimin yolunu aydınlatacaktır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.