SON DAKİKA
Hava Durumu

#Idari Yaptırım

Söz Bursa - Idari Yaptırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Idari Yaptırım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'da otobüste sigara tartışmasına ceza yağdı Haber

Bursa'da otobüste sigara tartışmasına ceza yağdı

Bursa'dan Eskişehir'e gitmek üzere bilet alan bir vatandaşın, şoförün otobüs içerisinde sigara içtiğini gören vatandaş tepki gösterdi. Olanları kayda alan yolcunun şikayeti üzerine, denetim ekipleri düğmeye bastı. Olay, İnegöl'de şehirler arası otobüs yolculuğu yapan bir firmanın seferi esnasında meydana geldi. İddiaya göre bir yolcu, perona yanaşan otobüsten ineceği sırada şoförün elinde yanan sigarayı görünce videoya çekmek istedi. Yanında çocuğu olduğunu belirterek otobüs şoförünün sigara içtiğini belirten yolcu beklemediği bir tepki ile karşılaştı ve şöför tarafından araçtan indirildi. Firma yetkililerinin ve yazıhane görevlisinin de şoföre destek vermesiyle, araçtan inen yolcuya personeller "Rahatsız oluyorsanız arka sıradan koltuk alsaydınız" şeklinde karşılık verdi. Bakanlık devreye girdi Mağdur vatandaşın topladığı kanıtlar ve yaptığı şikayet kısa sürede karşılık buldu. Sağlık Bakanlığı Tütün ve Bağımlılık Yapıcı Maddelerle Mücadele Daire Başkanlığı ulaştırılan video kayıtlarını inceleyerek durumu tescilledi ve İl Sağlık Müdürlüğü'ne iletti. Aynı gün içerisinde harekete geçen İnegöl Tütün Denetim Ekipleri kural tanımaz otobüs şoförüne ve olaya göz yuman ilgili otobüs firmasına 4207 sayılı kanun kapsamında idari yaptırım karar tutanağı düzenleyerek para cezası uyguladı. Tütünle mücadele son sürat devam ediyor Yetkililer, vatandaşların bu konudaki duyarlılığının önemine dikkat çekti. Benzer ihlallerle karşılaşan vatandaşların video veya fotoğraf gibi kanıtlarla başvurması halinde, gerekli incelemelerin titizlikle yapılacağı ve yasal sürecin derhal başlatılacağı vurgulandı. Tütün denetim ekiplerinin, özellikle toplu taşıma araçları ve diğer kapalı alanlarda tütünle mücadele konusunda 7/24 sahada olduğu hatırlatılırken, halk sağlığını tehdit eden hiçbir kural ihlaline taviz verilmeyeceği ve denetimlerin artarak devam edeceği ifade edildi.

Gıda güvenliğinde büyük kriz! CHP'li Pala: Denetim eksiklikleri halktan gizleniyor, Bakanlığın yanıtları yetersiz Haber

Gıda güvenliğinde büyük kriz! CHP'li Pala: Denetim eksiklikleri halktan gizleniyor, Bakanlığın yanıtları yetersiz

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili ve TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala, son yıllarda kamuoyuna sıkça yansıyan gıda güvenliği sorunlarının halk sağlığını ciddi biçimde tehdit ettiğini belirterek, hijyen uygulamaları ve hileli üretim gibi alanlarda denetimlerin yetersiz kaldığı gerekçesiyle Tarım ve Orman Bakanlığı’na 10 Ekim 2025 tarihinde kapsamlı bir soru önergesi verdi. Pala, önergenin gerekçesinde Bakanlığın açıklamalarına göre yalnızca geçtiğimiz Eylül ayında iki binden fazla işletmede gıda güvenliğine aykırı uygulamaların saptanmasının durumun vahametini ortaya koyduğunu vurguladı. Bilindiği gibi Bakanlık, 2025 yılının Ekim ayında da gıda işletmelerine toplam 125 bin 572 adet yurt içi resmi kontrol gerçekleştirmiş ve kontroller sonucunda 2 bin 125 işletmeye idari yaptırım uygulanmıştı. Avrupa Parlamentosu, geçmiş yıllardaki raporlarında Türkiye’de etkili bir gıda güvenliği ve kontrol sisteminin uygulanmasında büyük eksiklikler bulunduğunu belirtmiş, Tarım Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı'nın yaklaşım ve faaliyetlerinin koordinasyonu ve uyumlaştırılmasındaki zorluklara vurgu yapmıştı. Geçtiğimiz yıl, Avrupa Birliği'nin Gıda ve Yem Hızlı Uyarı Sistemi tarafından en sık bildirilen gıda güvenliği uyarılarının Türkiye’den giden ürünlere verilmiş olması, ülkemizdeki gıda güvenliği ile ilgili sorunların büyüklüğünü göstermesinin yanı sıra Avrupa Parlamentosu tarafından dile getirilen uyarıların dikkate alınmadığının da bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir. Pala konuya ilişkin olarak, insan sağlığını tehdit eden katkı maddelerinin ülkede yaygın biçimde kullanıldığını, bu maddelerin sindirim sistemi hastalıklarından kansere kadar pek çok soruna yol açabildiğini ve özellikle çocukların hayatını tehdit ettiğini ifade etti; “Sağlıklı ve güvenilir gıdayı vatandaşa ulaştırmak hükümetin asli görevidir; gıda güvenliğini tehdit eden mevcut durum kabul edilemez.” değerlendirmesinde bulundu. Prof. Dr. Pala’nın çağrısına karşın Bakan İbrahim Yumaklı soru önergesine Anayasa’nın 98. maddesine göre öngörülen on beş günlük yasal süre geçtikten sonra, 24 Kasım 2025 tarihinde yanıt verdi. “Bakanlığın verdiği yanıtlar yeterli değil; denetim eksiklikleri halktan gizleniyor!” Önergede Pala, ülkede kullanılan gıda katkı maddelerinin sayısının, bunlardan kaçının yüksek riskli olmasına rağmen hâlen kullanımda olduğunun ve sağlık etkilerinin açıklanmasını istedi. Ayrıca son on yılda uygunsuz katkı maddeleri nedeniyle ihracattan geri dönen ürün sayısını sordu. Pala, Bakanın yanıtına ilişkin “Ne yazık ki verilen yanıt mevzuata atıf yapmanın ötesine geçmiyor. Verilerin kamuoyuyla paylaşılmaması, gıda güvenliği denetimlerinin kâğıt üzerinde kaldığını gösteriyor.” diyerek eleştirilerini dile getirdi. Tarım toprakları ve sulama kaynaklarındaki kirliliğin raporlanmasına da yeniden değinen Pala, bu konuda Bakanlığa ayrıca bir soru önergesi sunduğunu ancak henüz yanıt alamadığını belirtti. “Ülkemiz ağır metal kirliliği bakımından yüksek risk altında. Denetimsiz sanayi ve madencilik faaliyetlerinin etkisiyle tarım arazilerine artarak karışan ağır metaller, tarım ürünlerinin kalitesini düşürüyor ve insan sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturuyor.” dedi. “Bakanlığın eylem planı durumun ciddiyetini yansıtmıyor; somut adımlar hızla atılmalıdır.” Pala ayrıca, Bakanlığın gıda güvenliği farkındalığını artırmak amacıyla yürüttüğü mevcut uygulamaları da yetersiz ve belirsiz olması nedeniyle eleştirdi. “Bakanlığın yanıtında atıf yaptığı Gıda Okuryazarlığı Stratejisi ve Eylem Planı kapsamındaki hedefler son derece ucu açık ve acil çözüm gerektiren mevcut tablonun ciddiyetini yansıtmıyor. Akademik çalışmalar, gıdaların ön yüz etiketlerinde ürünün sağlık açısından riskli olup olmadığına ilişkin yalın bir bilginin yurttaşların bilinçlenmesine güçlü katkı sağladığını gösteriyor. Bakanlık önce gelinen noktada şeffaf olmalı, ardından somut adımları hızla atmalıdır. Ayrıca 224 Sayılı Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi Hakkında Kanunun uygulandığı yıllarda olduğu gibi, Sağlık Bakanlığı ile yerel yönetimlerin de özellikle izleme ve denetleme işlevleri bakımından gıda güvenliği sürecinde yer almaları tartışmaya açılmalıdır. Avrupa Birliği’nde sağlık ve gıda güvenliği, “Tek Sağlık” yaklaşımıyla kurumsal olarak ele alınmakta ve insan sağlığının yanı sıra hayvan sağlığı, bitki sağlığı ve gıda güvenliği birlikte değerlendirilmektedir. Türkiye’de de gıda güvenliğini sağlamak üzere yeni bir kamu yönetimi yaklaşımına gereksinim var.” diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.