SON DAKİKA
Hava Durumu

#İnşaat Mühendisliği

Söz Bursa - İnşaat Mühendisliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnşaat Mühendisliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BTÜ’de kritik deprem zirvesi: Bursa’nın zemini Hatay ile aynı kaderi mi paylaşıyor? Haber

BTÜ’de kritik deprem zirvesi: Bursa’nın zemini Hatay ile aynı kaderi mi paylaşıyor?

Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ), 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin perspektifinden Bursa’nın durumu masaya yatırıldı. Deprem uzmanları, Bursa’nın deprem açısından en büyük hasarı alabilecek ilk 5 il içerisinde olduğunu vurguladı, önlem için "birlikte çalışmalıyız" dedi. BTÜ’de "6 Şubat Depremleri Perspektifinden Bursa" başlıklı program düzenlendi. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan ile Prof. Dr. Sinan Uyanık, AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan, STK temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Rektör Çağlar, Türkiye’nin 1999 Marmara Depremi’nden sonra önemli bir farkındalık kazandığını ancak daha çok kat edilecek yol olduğunu ifade etti. Bursa özelinden örnekler veren Rektör Çağlar, "Bursa’da yapılan çalışmalar, kentimizdeki binaların yaklaşık yüzde 10 ila 20’sinin deprem açısından riskli olabileceğini gösteriyor. Özellikle 1980 öncesi inşa edilmiş yapılar ve zemin sorunları bulunan bölgeler önemli bir tehlike barındırıyor. Bu tablo bize şunu söylüyor: Bizim mücadelemiz sadece yeni binaları doğru yapmak değil; mevcut riskli yapılarla cesurca yüzleşmek zorunda olduğumuz bir süreçtir" dedi. "BTÜ OLARAK SÜRECİN BİR PAYDAŞIYIZ" "Üniversiteler olarak bizler de bu sürecin sadece izleyicisi değil, aktif bir paydaşı olmak zorundayız" diyen Rektör Çağlar, "Bursa Teknik Üniversitesi olarak bilgi üretmeye, bilimsel raporlar hazırlamaya, kamu kurumlarıyla iş birliği yapmaya ve gençlerimizi afet bilinci yüksek bireyler olarak yetiştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu. "DİRENÇLİ KENTLER İÇİN ÇALIŞIYORUZ" AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan, Türkiye’nin son üç yılda afet yönetimi açısından önemli bir mesafe kat ettiğini, afet öncesi, müdahale anı ve sonrasında oluşturulan planlama çerçevesinin dünya standartlarında olduğunu ve bu planlar doğrultusunda etkin bir şekilde hareket edilebildiğini söyledi. Afet öncesinde riskleri bertaraf eden ve kontrol altına alan bir sistemin kurulduğunu dile getiren Mehmet Buldan, BTÜ’yegerçekleştirdiği programiçin teşekkür ederek, dirençli kentler oluşturmak adına tüm paydaşlarla tek vücut halinde çalışmaya devam edeceklerini kaydetti. "BURSA’NIN ZEMİN YAPISI HATAY İLE BENZER" BTÜ Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi (DEPAR) Müdürü ve İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyübhan Avcı, Bursa’nın zemin yapısı açısından Hatay’la benzer özellikler taşıdığını ve hasar alabilecek ilk beş il arasında yer aldığını söyledi. Bursa’da yapıların büyük bölümünün alüvyon zemin üzerinde bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Avcı, Ankara yolunun alt tarafındaki mahalleler, Gemlik ve Mudanya’da ise ciddi sıvılaşma alanları olduğunu vurguladı. "SINDIRGI DEPREMİNİN BURSA’DA HİSSEDİLMESİ ZEMİNİNİZİN YUMUŞAK OLDUĞUNU GÖSTERİR" Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kamil Bekir Afacan, "Zemin Büyütmenin Üst Yapı Hasar Oluşumunda Etkisi" başlıklı konuşmasında, zemin özelliklerinin deprem etkisini doğrudan belirlediğini vurguladı. Bursa’da Sındırgı’da meydana gelen depremlerin hissedilmesinin, zeminin yumuşak olduğuna işaret ettiğini belirten Afacan, "Yaklaşık 200 kilometre mesafeden hissedilen depremler, bulunduğunuz zeminin özellikleri hakkında önemli ipuçları verir" ifadelerini kullandı. DEPREM HER YANIYLA ELE ALINDI Programın ikinci oturumunda, BTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Süleyman Özen, "Deprem Etkisi Altındaki Binalarda Yapı Malzemesi Kalitesinin Hasar Oluşumuna Etkisi", Dr. Öğretim Üyesi Sedef Kocakaplan Sezgin,"Kahramanmaraş Depremlerinde Üstyapısal Hasarlar" konularını değerlendirdi. Programın son oturumunda ise Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Aslı Yeşil "Depremlere Karşı Hazırlıklı Olma-Gençler Bu Konuda Ne Düşünüyor?" ve BTÜ Afet Yönetimi Koordinatörü Prof. Dr. Burak Arıcak "Afet Risk Yönetimi" başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Programda, BTÜ Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğretim Görevlisi Alper Keskin ise Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar alan illerden oluşturduğu fotoğraf gösterisini katılımcılarla paylaştı.

İMO Bursa Çalışma Grubu Başkan adayı Serdar Atilla Erdem proje ve adaylarını tanıttı Haber

İMO Bursa Çalışma Grubu Başkan adayı Serdar Atilla Erdem proje ve adaylarını tanıttı

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şubesi’nin 14-15 Şubat 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek Genel Kurulu ve seçimleri öncesinde, İMO Bursa Çalışma Grubu Başkan Adayı Serdar Atilla Erdem, yönetim hedeflerini, projelerini ve yönetim kurulu adaylarını geniş katılımlı bir toplantıyla kamuoyuna açıkladı. Yaklaşık 700 meslektaşın katılımıyla Crowne Plaza Hotel’de düzenlenen aday tanıtım toplantısında konuşan Erdem, görevde bulundukları 19. döneme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Göreve geldikleri günden bu yana geçen 477 gün içinde 500’ün üzerinde faaliyete imza attıklarını belirten Erdem; çalıştaylar, paneller, seminerler, kurslar, sosyal ve sportif etkinlikler ile temsilciliklerin katkılarıyla hayata geçirilen projelerin yanı sıra yerel yönetimler, kamu kurumları, akademik çevreler ve genç mühendis adaylarını kapsayan geniş bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Erdem ayrıca kentsel dönüşüm, kaçak yapılaşmayla mücadele, meslek yasası ve meslektaşların güncel sorunlarına dair görüşlerini de paylaştı. Toplantıya İMO Bursa Şubesi’nin geçmiş dönem başkan ve yöneticileri, inşaat mühendisi meclis üyeleri, genç ve deneyimli meslektaşların yanı sıra Bursa ve çevre ilçe temsilcileri de katıldı. Etkinlikte Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Bursa Vakıflar Bölge Müdürü Haluk Yıldız, İlBank Bursa Bölge Müdürü Harun Soner Okutan, DSİ Bölge Müdür Yardımcıları Kenan Akyürek, Mustafa Gördeli, Litvanya Cumhuriyeti Bursa Fahri Konsolosu Berat Tunakan ile İMO Bursa Şubesi geçmiş dönem başkanlarından Necati Şahin, Mehmet Albayrak, Maksut Kaya ve geçmiş dönem İMO Bursa Şubesi yönetim kurulu üyeleri de yer aldı. Toplantının 10 Ocak’a denk gelmesi münasebetiyle toplantıyı takip eden basın mensuplarının Çalışan Gazeteciler Gününü karanfil hediye ederek kutlayan Erdem, medyanın ve medya mensuplarının akademik odaların sesini kamuoyu ile paylaşabilmesi adına son derece önemli olduğunun altını çizerek toplum adına bu önemli görevi ifa eden gazetecilere teşekkür etti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan toplantı, İMO Bursa Çalışma Grubu’nun oda yönetiminde bulunduğu dönemlere ait faaliyetleri içeren film gösterimiyle devam etti. Ardından kürsüye çıkan Başkan Adayı Serdar Atilla Erdem, Çalışma Grubu’nun geçmişten bugüne yürüttüğü çalışmaları ve önümüzdeki dönem hayata geçirilmesi planlanan projeleri başlıklar halinde aktardı. Erdem, görev süreleri boyunca İMO Bursa Şubesi’ni yeniden “lider oda” konumuna taşıdıklarını vurguladı. Konuşmasının sonunda meslektaşlarına çağrıda bulunan Erdem, 15 Şubat’ta yapılacak seçimlerde yüksek katılımın önemine dikkat çekerek, güçlü bir İMO Bursa Şubesi için tüm üyeleri sandığa davet etti. Programın sonunda Başkan Adayı Serdar Atilla Erdem, İMO Bursa Çalışma Grubu Yönetim Kurulu adaylarını sahneye davet ederek kamuoyuna tanıttı. Yönetim Kurulu Adayları şu isimlerden oluştu: Serdar Atilla Erdem (Başkan Adayı), Metin Yaran, Ayşegül Özbek, Erdem Yardımcı, Dr.Mahmud Sami Döven, Rüştü Şanlı, Oğuzhan Kurt, Ozan Olgun, Muhammet Yılmaz, Yiğit Can Sezgin, Murat Kaplan, Kudret Sena Çakır, Burak İ. Tuğcu ve Samet Ozan Şahin. SERDAR ATİLLA ERDEM ÖZGEÇMİŞİ 1978 yılında Trabzon'da doğdu. 1998 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 1998 yılında kendi firmasını kurmuş olup halen mühendislik, taahhüt alanında faaliyet göstermektedir. 1998-2004 yılları arasında İMO Bursa Şubesi Gençlik Komisyonu Başkanlığı, 2004 -2006 yılları arasında IMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Üyeliği, 2006-2008 yılları arasında İMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Sekreter üyeliği görevlerinde bulundu. 2018-2022 döneminde BTSO Meclis Üyeliği yaptı. 19.Dönem İMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi. Evli ve bir kız çocuğu babasıdır. İMO BURSA ÇALIŞMA GRUBU BAŞKAN ADAYI SERDAR ATİLLA ERDİM’İN KONUŞMA METNİ Kıymetli Meslektaşlarım, Saygıdeğer Başkanlarım, Çalışma Grubu Yöneticileri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımlarınızdan dolayı müteşekkir olduğumu belirtmek isterim. Sözlerimin başında 14-15 Şubat tarihlerinde gerçekleştireceğimiz genel kurulumuzun ve yönetim kurulları seçimlerimizin Bursa’mıza, ülkemize, mesleğimiz ve meslektaşlarımıza hayırlar getirmesini temenni ediyor, sizleri şahsım ve çalışma grubumuz adına saygıyla selamlıyorum. İzninizle öncelikle kendimi kısaca tanıtmak isterim. 1978 yılında Trabzon’da doğdum. 1998 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünden mezun oldum. 1998 yılından bugüne mühendislik, taahhüt alanında sektörde hizmet eden aile şirketimizin ortaklarındanım. Evliyim ve bir kız evladım var. Mezun olduğum ilk gün meslek odamız olan İMO Bursa Şubesi’ne üye oldum ve içinde bulunmaktan gurur duyduğum Çalışma Grubu ile ilk olarak o günlerde tanıştım. Allah nasip etti Çalışma Grubu yönetimlerindeki İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi bünyesinde 1998-2004 yılları arasında Gençlik Komisyonu Başkanlığı, 2004-2006 tarihleri arasında İMO Bursa Şube Yönetim Kurulu Üyeliği ve 2006-2008 tarihleri arasında da İMO Bursa Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi olarak görev yaptım. Bu süreçlerde Çalışma Grubu önderliğindeki İMO ile Bursa’mıza, ülkemize, meslek ve meslektaşlarımıza birçok başarılı hizmetler içeren görevlerde sadece hizmet amaçlı çalışmalarda bulundum. 2018 – 2022 tarihleri arasında BTSO Meclis Üyesi olarak sektörümüzü temsil ettim. Sizlerin teveccühü ile 19.Dönem İMO Bursa Şubemizin Başkanlık görevini yürüttüm. Sizlerden almış olduğumuz güçlü desteğin verdiği sorumluluk ile bu 2 yıllık süreçte odamıza, mesleğimize ve meslektaşlarımıza layık olabilmek adına tüm gayretimizle çalışmalar yaptık. Sevgili Meslektaşlarım, Bu süreçte “Deprem Bir Beka Sorunudur” dedik. On binlerce insanımızı kaybettiğimiz acılar halen içimizde. Devletimizin üzerine yüz milyarlarca dolar yük bindi. Depremi beka sorunu olmaktan çıkarmanın yolu biz inşaat mühendislerinin sorunlarını çözmekten geçer dedik ve bu çerçevede yoğun çalışmalar yaptık. Yaşanan bu büyük acının en büyük sebebi hiç kuşkusuz biz inşaat mühendislerinin de içinde bulunduğu inşaat sektörünün, yetkin kanunlar ve insanlar elinde olmamasından kaynaklıdır. Birçok paydaşı bulunan inşaat sektörünün sağlıklı bir şekilde işlemesini sağlamak için sektörün omurgasının biz inşaat mühendisleri tarafından oluşturulması zaruri bir gerçekliktir. Ancak gelinen noktada mesleğimizdeki itibar kaybı öyle bir hal almıştır ki bırakın sektörün omurgası ve ülke medeniyetinin teminatı olmayı, birçoğumuz geçim sıkıntısı nedeniyle evlerinin direği olamaz hale geldik. Bu hale gelinmesinde sayıları kontrolsüzce artmasına rağmen eğitim kalitesi giderek azalan üniversitelerin etkisinin yanında, sermaye sahiplerinin piyasa üzerindeki kuralsızlaştırma gücü ve meslek alanımızın hala 1954 yılından kalma kanunla düzenleniyor olmasının önemli rolü vardır. Değerli Meslektaşlarım, 2023 yılında yaşanan son büyük deprem göstermiştir ki yeterli mühendislik almadan çıkılan her basamak yeri gelince ayağımızın altından kayıp mezar taşlarımıza dönüşmektedir. Ülkemizin bir daha böyle acılar yaşamasının önüne geçmenin yolu inşaat mühendisliği mesleğini hak ettiği yere taşımaktır. Bu değeri mesleğimizin öneminin ve yaratacağı farkın bilincinde olan bizler, meslek odamız etrafında birleşerek mesleğimizi ve meslektaşlarımızın hak ettiği yerde konumlanmak için var gücümüzle mücadele edeceğiz. Hedeflerimizin başında gelen bu düşüncemiz sizlerin destekleri ile sonuçlanacaktır. Bu sebeple bu dönem de sizlerden yetki istiyoruz. Mesleki gelişimin önündeki engelleri kaldırmak, doğru hizmet standartlarını geliştirmek, iç denetim mekanizmalarını oluşturmak, hak ettiğimiz ücretleri alabilmek ve en önemlisi hak ettiği saygınlığı mesleğimize tekrar kazandırmak vizyonumuz olacaktır. Ancak ne yazık ki meslek odalarımız bir takım sığ ideolojik yapılanmaların etkisinde olan yönetimlerce idare edilir olduğundan, temsil yetkisi olan alanlar dışında çokça konuşmak zorunda kaldıklarından, mesleğimize dair söylenen her söz laf kalabalıkları arasında kaybolmaktadır. Günümüzde halen meslek odalarında geçerli olan bu işlevsizliği ortadan kaldırmak için 1994 yılında kurulan, İMO Bursa Şubesi’nin bugünlere gelmesinde mutlak payı olan Çalışma Grubumuz, her siyasi partiye eşit yakınlıkta durmuş, mesleği ve meslektaşı öncelemiş, temsil yetkisini asla aşmamış, sadece kentimizde değil ülke çapında da dikkatle izlenen bir birliktelik haline gelmiştir. 1990’lı yıllarda ‘bayrağımızın onuru, ülkemizin bölünmez bütünlüğü’ konusunda tavizsiz olarak, inşaat mühendisi ortak paydasında her kesimden meslektaşımızın bir araya gelerek oluşturduğu Çalışma Grubu, yönetimde bulunduğu o yıllardan bugüne, meslektaşımızın sorunlarına çözüm üretmesinin yanında, kişisel gelişimlerine de çok büyük katkılar koyarak, Bursa’mızın yönetiminde söz sahibi olan pek çok yapılanmada yer almalarına da olanak sağlamıştır. Çalışma Grubu yönetimindeki İMO her dönem üzerine koyarak ilerlemiş, kentimizde ve ülkemizde mesleğimizi ve meslektaşlarımızı ilgilendiren her konuda söz sahibi olmuş, kamu kurumları ve diğer odaların iş birliği ile lider olmayı her dönem başarmıştır. Gururla söylüyorum ki 18.Dönemde ağırlığını kaybetmiş olan şubemizi Çalışma Grubundan almış olduğumuz kültür ve güç ile tekrar lider oda vasfına ulaştırdık. Bu sebeple siz meslektaşlarımızdan bu mücadeleyi bir adım daha ileriye taşıyabilmek adına tekrar yetki ve destek istiyoruz. Bu hedefimize ulaşabilmek için her türlü gayret ve mücadeleyi göstereceğimizden hiçbir meslektaşımızın şüphesi olmasın, bunun sözünü buradan sizlere veriyorum. Değerli meslektaşlarım, kıymetli basın mensupları Bu çerçevede çalışma grubunun tecrübesiyle sizlere mesleğimiz ve kentimizin sorunları ve çözüm önerilerimizden kısaca bahsetmek istiyorum. Mesleğimizi kalitesi ve ülkemizin can ve mal güvenliği adına plansız ve programsız bir şekilde inşaat mühendisliği bölümlerinin sayısının arttırılması işinden bir an evvel vazgeçilmelidir. Neredeyse her 500 kişiye 1 adet inşaat mühendisi düşen ülkemizde yaşanan depremde, nitelikli mühendislik hizmetine erişilemediği acı bir şekilde ortaya çıkmıştır. Deprem gerçeği ile yaşamak zorunda olan ülkemizde, yapılacak bir hatayla yüzlerce insanın canına ve malına zarar verme olasılığı olan bir meslek grubunun; en iyi şekilde eğitim görmesi, donanımlı bir şekilde mesleğe atılması ve yeterliliklerini tecrübesi oranında kademeli şekilde alması gerekmektedir. Söz konusu düzenlemelerin hayata geçmesi için meslektaşlarımızı nitelikli eğitime erişmesi adına gerekli çalışmaları gerçekleştirdik ve bu mücadeleye devam edeceğiz. Değerli meslektaşlarım, Mesleğimiz ve meslektaşlarımız bunca sıkıntılarının yanında bir taraftan da ağır hukuki sorumluluklar altında ezilmektedir. Yapılara karşı taşıdığımız sorumluluk müteselsil olarak vefatımızdan sonra aile bireylerimize rücu etmektedir. Gerçekleşen depremde yaşanan acıların gerçek sorumluların gereken cezaları alması en büyük arzumuzdur ancak bu kadar çok etkenin olduğu bir sistemde doğru sorumluların bulunamamasından ve bir sorumlu bulmak adına meslektaşlarımızın haksız yere zarar görmesinden endişe etmekteyiz. Hukuki belirsizliklerin ortadan kaldırılması için gerekli çalışmaları sürdürdük ve bu çalışmaları daha ileriye taşımak amacı ile yeniden göreve talibiz. Değerli meslektaşlarım, Şantiye şefliği konusu mesleğimizin kanayan yarasıdır. Şantiye şefliğinin son derece riskli ve bir o kadar da ağır sorumlulukları olmasına rağmen, ne yazık ki birçok inşaatta formaliteden öteye geçememektedir. Mesleğimiz ve yapı kalitesi açısından çok büyük öneme sahip olan şantiye şefliği konusundaki hassasiyetimiz devam edecek olup “her şantiyeye bir şef” demeye devam edeceğiz. Bir diğer kanayan yaramız ise yapı denetim sisteminin geçen 24 yıla rağmen bir türlü işler bir uygulama haline getirilememiş olmasıdır. 2019 yılında büyük umutlarla yürürlüğe giren, yapı denetimlerin elektronik ortamda belirlenmesine dayanan e-dağıtım sistemi; yapılan temel yanlışlar ve bu yanlışlarda ısrar neticesinde, hâlâ bekleneni verememiştir. Sistemin doğru kurgulanamaması durumunda, ne yazık ki yapı denetimlerin gerçek manada denetim yapmaları mümkün olmayacaktır. Sağlıklı bir yapı denetim sistemi olmadan, güvenli ve sağlıklı binalar üretilmesi söz konusu değildir. Bu noktada yapı denetimin asli unsuru inşaat mühendisleri olmalıdır ve yapının projelendirmesinden teslim aşamasına kadar meslektaşlarımız aktif olarak yer almalı, bunun karşılığında hak ettiği özlük haklarına sahip olmalıdır. Sistemde aksayan konuların revize edilmesi için gerekli mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz. Değerli meslektaşlarım, Yaşayacağımız olası bir depremde can kayıpları yaşamamak adına göçme riski taşıyan binaların saha çalışmaları ile şehrimizin gerçek anlamda yapı stoğu envanterinin çıkarılması elzemdir. Kentsel dönüşüm planlamasında önceliğin bu binalara verilmesini her platformda dile getirerek Büyükşehir belediyemizi göreve davet edip İMO Bursa Şubesi olarak genç ve tecrübeli meslektaşlarımızdan kuracağımız kadro ile her türlü desteği vereceğimizi beyan ettik. Yetkiyi aldığımız takdirde büyükşehir belediyemiz ile bu çalışmayı yapmak için tekrar gerekli girişimlerde bulunacağımızı sizlerle paylaşmak istiyorum. Gençlerin sesini dinlemek ve kamuoyuna güçlü bir şekilde duyurmak için belirli aralıklarla serbest kürsü programları yaptık, Bursa’mızın güçlü inşaat firmaları ile gençlerimizi bir araya getirerek sektör buluşmalarını gerçekleştirdik. Geçmiş yıllarda Çalışma Grubu yönetimlerimizin katkılarıyla gerçekleştirilmiş olan SGK protokolü maalesef daha sonra iptal edilmiştir. Bu protokolün yeniden hayata geçirilmesi suretiyle meslektaşlarımızın özlük haklarını güvence altına almak için gerekli çalışmalar konusunda mücadelemiz devam edecektir. Kent sorunları ve sosyal konularda pasif bir oda değil komisyonları ile birlikte etkin ve güçlü bir oda hedefi ile çalışmalarımızı bu 2 yıllık süreçte devam ettirdik. Kent sorunlarını göreve başladığımız yaz döneminde 9 ana başlık altında sınıflayarak kentsel dönüşümden kaçak yapılaşmaya tarihi yapılarımızdan doğal kaynaklarımıza su krizlerinden ulaşım ve kent anayasasına çözüm önerilerimizi oluşturmak adına ülkemizin en kıymetli akademisyen ve meslek üstatlarını şubemizde ağırlayarak çalıştaylar ve paneller düzenledik; çözüm raporlarımızı sizler, kamu yöneticileri ve değerli basınımızla paylaştık. Yine bu dönemde bir ilki gerçekleştirerek “ben yaptım oldu”larla Bursa’mıza hançer gibi saplanmaya çalışılan tarım arazilerimizi ve doğal su kaynaklarımızı yok edecek olan Kestel Soğuksu Sanayii Bölgesi İmar Planına itiraz ederek gerçek manada mücadele eden tek Oda İMO Bursa Şubesi olmuştur. Ve gururla söylemek isterim ki sizlerden aldığımız güçle açmış olduğumuz iptal davasını kazandık. Sonraki süreçte istinaf sürecini de kazanarak yüksek sesle BURSA HEPİMİZİN dedik. Kaçak yapılaşmadan kent anayasasına, kentsel dönüşümden ulaşıma, su kaynaklarımızın ve tarım arazilerimizin korunmasına çözüm önerilerimizle her çalışmada bulunarak İMO Bursa Şubesini yüksek sesle temsil ettik. İstanbul’un arka bahçesi yapılmaya çalışılan şehrimizin sadece bir sanayii şehri olmadığını, tarımı ile sanayisi ile doğal kaynakları, turizmi ve kültürel hafızası ile sürdürülebilir büyüyen, şeffaf, ortak akılla planlanan 2050 Bursa hedefini her platformda yüksek sesle savunduk ve mücadelesini verdik. Sanayide vizyon nicelik olarak gelişmek yerine nitelik olarak derinleşme olmalıdır dedik. Yine ilk defa İnşaat Mühendisliği Çalıştayı yaparak 150 meslektaşımızın katılımı ile meslek ve meslektaş sorunlarımızı masaya yatırdık. Ortak Akılla çalıştay çözüm rapor çıktılarımızı oluşturduk. 19.Döneme aday olduğumuz da söz verdiğimiz gibi 1938 yılında yazılan meslek kanunu ve 1954 yılındaki TMMOB yasasının çağına uygun hale gelmesi için çalışmalarımızı yaptık. SGK protokolünün tekrar gündeme alınması ve inşaat mühendisliği çalıştayımızın çıktı raporlarını meslektaş milletvekillerimiz ile birlikte TBMM Bayındırlık ve İmar Komisyon Başkanlığına sunum yaparak teslim ettik. Göreve gelir gelmez Binalarda muayene sistemini gündeme taşıdık ve 2026 yılında binalarda periyodik kontrol uygulamasının gerçekleşmesinde önemli rol oynadık. Önümüzdeki dönemde tekrar bizlere yetki verdiğiniz takdirde bu görüşmeleri daha ileriye taşımak adına mecliste bulunan tüm meslektaş vekillerimizi bir araya getirerek ilgili bakanlığımıza sunum yaparak meslek ve meslektaş sorunlarımızın çözümü noktasında çalışmalarımızı devam ettireceğiz. 19.Dönemde sizlerden almış olduğumuz güçlü desteğin vermiş olduğu sorumluluk ile 2 yıllık görev süremiz içerisinde belediyelerimizi, kamu kurumlarımızı ve burada çalışan meslektaşlarımız sık sık ziyaret ederek sorunlarımızı konuştuk. Paydaş kurumlarımızla meslek odamızı ilgilendiren her konuda ortak çalışmalarda bulunduk. Kentimiz ve ülkemiz adına doğru kimden gelirse yanında durup destek verdik, yanlış kimden gelirse karşısında durup çözüm önerilerimizle doğruya evrilmesi adına mücadele ettik. Bugüne kadar görevde bulunduğumuz 477 iş günü içerisinde dış paydaşlar ile yapmış olduğumuz ortak çalıma ve ziyaretler hariç toplam 53 seminer, 17 kurs, 6 çalıştay ve panel, 7 teknik gezi, 6 gençler ile serbest kürsü, 71 sosyal ve sportif etkinlik, 16 basın açıklaması, 27 TV programı, 68 kez basın ziyareti, 35 komisyon toplantısı, 7 genel merkez toplantısı, belediyeler ile 5 protokol, 60 şubeye ziyaret, 5 temsilcilik seçimi, 11 temsilcilik sosyal etkinlik, 59 dış ziyaret ve 72 civarında temsilciliklerimizin yapmış olduğu faaliyetler ile toplam 525 adet etkinlik gerçekleştirerek sizlerin vermiş olduğu sorumluluğa layık olmanın mutluğu içerisindeyiz. Yeni dönemde bu faaliyetlerimizi bir adım daha ileriye taşıyıp meslek ve meslektaş sorunlarımızın çözümü ve kent sorunlarının doğruya evrilmesi adına sizlerden alacağımız yetki ile mücadele görevine hazır ve talip olduğumuzu bir kez daha yüksek sele duyurmak istiyoruz. Çalışma Grubu olarak geçmişin tecrübesi ile yukarıda bahsettiğimiz hedefleri gerçekleştirmenin gururu ve yeni başarılara imza atmanın gayreti ile geleceği ÇALIŞMA ile inşa edeceğimizden siz kıymetli meslektaşlarımızın şüphesi olmasın istiyorum. Çalışma Grubu, barkovizyonda izlediğiniz gibi birçok konuda şehrimizde ve ülkemizde ilkleri gerçekleştirmiş bir gruptur. 19.Dönemde de bu ilklere yenileri eklemiş olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu Dönemde de kent sorunları adına dimdik ayakta durarak hakkın ve doğrunun yanında olarak çok önemli hukuki mücadeleleri kazanmış olup inşaat mühendisliği çalıştayı gerçekleştirerek meslek sorunlarımızı söz verdiğimiz gibi çözümü adına meslektaş vekillerimizle TBMM ye taşıdık. Ve bunun gibi nice önemli projelere imza atmış Çalışma Grubu yönetimindeki İMO Bursa Şubesi hem kentimizde hem ülkemizde hem de diğer meslek odaları ve kamu kurumları tarafından takip edilen lider meslek odası konumuna tekrar gelmiştir. Bu yüzdendir ki bu mücadelemizi bir adım daha ileriye taşıyabilmek için sizlerin desteği ile meslek odamızın yönetimini devam ettirerek ilk hedefimiz olan Bursa ve kamuoyunda hatta genel merkezin üzerinde etkili olan, güçlü ve lider İMO’yu geçmiş parlak günlerinde olduğu gibi temsil etmek, üzerine katkı koyarak daha ileriye taşımaktır. Ancak, bizimle aynı duygu ve düşünceleri paylaşan siz değerli meslektaşlarıma da bu hedefimizi gerçekleştirmemiz için tekrar çok büyük bir görev düşmektedir. Bu da mesleğinize sahip çıkarak, seçim günü demokratik hakkınızı kullanmak üzere sandık başına gelip oyunuzu kullanmak ve odanıza sahip çıkmaktır. Hedefimiz seçim günü yüksek katılım ve güçlü desteğiniz ile Çalışma Grubu ekibini yeniden İMO Bursa yönetimine taşımak olacaktır. Sözlerime son verirken siz değerli meslektaşlarımızdan bizleri desteklemenizi temenni ediyor, güçlü ve lider İMO Bursa Şubesi için hep birlikte geleceği çalışma ile inşa edelim diyorum. Katılımınız için sonsuz teşekkürler.

BUÜ’de sürdürülebilir yapılar için yeni araştırma laboratuvarı açıldı Haber

BUÜ’de sürdürülebilir yapılar için yeni araştırma laboratuvarı açıldı

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), teknoloji ve inovasyon odaklı vizyonuna bir yenisini ekleyerek, ileri yapı malzemeleri alanında sektöre yön verecek olan “3B Yazdırılabilir Beton Laboratuvarı”nın açılışını gerçekleştirdi. İnşaat Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Mardani koordinatörlüğünde hizmet verecek olan laboratuvarın açılış törenine BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Nilüfer Belediye Başkanı Vekili Emrah Mutlu, İMO Bursa Şubesi Başkanı Atilla Erdem ile çok sayıda akademisyen ve sektör temsilcisi katıldı. Üniversitenin Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Birimi desteğiyle hayata geçirilen laboratuvar, sürdürülebilir ve inovatif yapı çözümleri üzerine nitelikli araştırmalara ev sahipliği yapacak. "PROJE VE YAYIN KÜLTÜRÜNÜ DESTEKLİYORUZ" Açılışta konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Mühendislik Fakültesi ve İnşaat Mühendisliği bölümünün üniversitenin en dinamik birimleri arasında yer aldığını hatırlattı. BAP birimi aracılığıyla öz kaynaklarını bilimsel araştırmalar için en etkin şekilde kullandıklarını belirten Rektör Yılmaz, proje ve yayın kültürü güçlü olan akademisyenlerin bu fonlardan öncelikli olarak yararlandığını ifade etti. Prof. Dr. Ali Mardani’nin bilimsel başarısı ve yayın taahhüdü ile bu desteği hak ettiğini dile getiren Yılmaz, üniversite içindeki fonların yanı sıra dış fonların kullanımının da akademik derinlik açısından kritik önem taşıdığını belirterek laboratuvarın hayırlı olmasını diledi. BURSA, BİLİMLE BÜYÜYECEK Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu ise modern üretim anlayışında makinelerden ziyade akıl, yazılım, tasarım ve inovasyonun ön planda olduğunu vurguladı. Büyükşehir Belediyesi olarak bilime olan inançlarının tam olduğunu ifade eden Gazioğlu, üniversite bünyesinde geliştirilen bu tür fonlamaların ve iş birliklerinin arkasında durmaya kararlı olduklarını belirtti. Bursa’nın ancak bu tür yüksek teknolojili projelerle gerçek anlamda gelişebileceğini söyleyen Gazioğlu, yerel yönetim olarak bilimsel gelişimin her aşamasında destek vermeye hazır olduklarını yineledi. BİLİM VE BURSA’NIN GÜCÜ BÜYÜK İŞLERE KAPI ARALIYOR İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yerel yönetim olarak teknoloji, sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı bir belediyecilik anlayışını benimsediklerini söyledi. Dünyadaki teknolojik gelişmelerin Bursa ve Türkiye’de eş zamanlı olarak karşılık bulmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Taban, laboratuvarda üretilen 3 boyutlu yazıcı çıktılarını ve kent mobilyalarını son derece kıymetli bulduğunu belirtti. Bilimin sanayi şehri Bursa’nın güçleriyle birleşmesinin büyük işlere kapı aralayacağını ifade eden Taban, bu inovatif girişimin gelecekteki daha büyük projelerin sembolik bir başlangıcı olduğunu vurguladı. “BİLİMİN IŞIĞINDA YENİ PROTOKOLLERE HAZIRIZ” Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Gemlik’in bir deprem bölgesinde yer alması nedeniyle yeni nesil inşaat teknolojilerine duyulan ihtiyacın hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Üniversite ile iş birliği içerisinde yürütülen protokollerin önemine değinen Deviren, ilçenin sadece sanayi değil, aynı zamanda tarım ve turizm kimliğiyle de bilimin ışığında gelişmesi gerektiğini ifade etti. Üniversite-kent buluşmasının bir parçası olmaktan gurur duyduğunu belirten Deviren, akademik bilginin saha uygulamalarındaki rehberliğine her zaman ihtiyaç duyduklarını dile getirdi. “YAPI SEKTÖRÜNDE YENİ BİR DÖNEM BAŞLATIYORUZ” Laboratuvarın vizyonunu paylaşan Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Mardani, merkezin ekonomik ve ekolojik yaklaşımlarla 3 boyutlu yazdırılabilir yüzey sistemleri üzerine yoğunlaşacağını belirtti. Mardani, çalışma alanlarının sadece beton basmakla sınırlı olmadığını; kent mobilyalarından yapay resiflere, hava kalitesini iyileştiren fotokatalitik yüzeylerden geçirgen malzemelere kadar geniş bir yelpazede Ar-Ge yürüteceklerini ifade etti. Sanayi ortaklı projelerin hâlihazırda TÜBİTAK sürecinde olduğunu müjdeleyen Mardani, Jet Robotik, Cihan Grup ve Kalekim-Lyksor Kimya gibi paydaşların desteğiyle bilimsel bilginin ticarileşerek toplumsal faydaya dönüşmesini hedeflediklerini vurguladı.

İnşaat Mühendisleri geleneksel gecede bir araya geldi Haber

İnşaat Mühendisleri geleneksel gecede bir araya geldi

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şubesi üyeleri, Oda’nın 71’inci kuruluş yıl dönümünü dayanışma gecesiyle kutladı. Gecede, meslekte 70 - 60 – 50 – 40 – 25 yılını dolduran inşaat mühendislerinin arasında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de 40’ıncı yıl plaketini aldı. İMO Bursa Şube Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Atilla Erdem, ‘Bursa Hepimizin’ diyerek yola çıktıklarını ve kadim Bursa’nın yararına olmayan her konuda İMO Bursa Şubesi olarak yapılan yanlışlara karşı durmaya devam edeceklerini vurguladı. İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) kuruluşunun 71’inci yıl dönümünü Crowne Plaza’da düzenlenen dayanışma gecesiyle kutladı. Geceye, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir, DSİ 1. Bölge Müdürü İnan Gündüz, Karayolları 14. Bölge Müdür Yardımcısı Muhammed Akşinkutay, İller Bankası Bursa Bölge Müdürü Harun Soner Okutan, Bursa Uludağ Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Doğangün, BTÜ İnşaat Mühendisliği Fakültesi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Egemen Aras, İMO Bursa Şube Geçmiş Dönem Başkan ve yöneticileri, akademik oda başkanları ve temsilcileri, İMSİAD YAPISİAD VE YAPİDER Başkan ve yöneticileri, Şube Yönetim Kurulu üyeleri, inşaat mühendisleri ve diğer davetliler katıldı. Açılış konuşmasını yapan İMO Bursa Şube Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Atilla Erdem, İnşaat Mühendisleri Odası’nın, inşaat mühendisliği mesleğini geliştirmek, meslektaşlarımızın haklarını koruyabilmek ve kamuoyuna fayda sunmak için 19 Aralık 1954 yılında kurulduğunu söyledi. Erdem, 200 bine ulaşan üye sayısı ile Türkiye’nin en önemli ve en büyük Odalarında birisi haline gelen İMO’nun, kendini geliştirerek hizmet vermeyi sürdürdüğünü kaydederek, 1988 yılında Şube olan İMO Bursa’nın 19. Dönem Yönetim Kurulu olarak mesleğin verdiği sorumlulukları ve meslektaşların verdiği görevlerin bilincinde olduklarını söyledi. İnşaat Mühendisliği, Ülkemizi Muasır Medeniyetler Seviyesine Ulaştıracak İMO Bursa Şubesi’nin yaptığı faaliyetler, kent gündemine yönelik çalışmalar ve üyelerine yönelik etkinliklerle açıldığı günden bugüne örnek bir Oda olduğunu vurgulayan Başkan Serdar Atilla Erdem, “Üye sayısı 6 bin 340 olan Şubemize her yıl 250’nin üzerinde genç meslektaşımız dahil olmaktadır. Ülkemizin Kurucu Lideri Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye’nin geleceğini gençlere emanet etmiş ve demiştir ki; “Mühendislik, ülkemizin kalkınması için hayati bir öneme sahiptir. Bilim ve teknolojiye olan bu bağlılık, ülkemizi aydınlık yarınlara taşımak için en önemli adımlardan biridir. Sanat ve bilim, milletimizin ruhunu besler.’’ Bu şiarla bizler de mesleğimizin geleceğini gençlerimize emanet ediyoruz. Mesleğimizin etik değerlerinin korunması ve bilimsel bakış açısının geliştirilmesi onların elinde. Bu bilinci aktarmak, birlikteliği güçlendirmek de bizlerin elindedir. Deneyimli meslektaşlarımızın da gençlerimize destek olmak suretiyle bu bakış açısını aşılamalarını istiyoruz. İMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu olarak hedeflerimizi buna göre belirliyoruz. İnşaat mühendisleri, yaptığı eserlerle insanların barınma, çalışma, ulaşım ve altyapıya kadar her alanda ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Attığımız imzalar ile yaptığımız her projeden ömür boyu sorumlu tutulan bir mesleğin mensuplarıyız. İnşaat mühendisi hata yaptığında bir değil yüzlerce kişinin zarar görme olasılığı vardır. İnşaat Mühendisliği medeniyet mesleğidir. Son derece önemli olan mesleğimizin ne kadar kıymetli olduğu bugüne kadar yaşadığımız depremler ile bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır. “Altın” kıymetindeki mesleğimiz üzülerek söylüyorum ki hak etmediği şekilde her geçen yıl irtifa kaybetmektedir. Ama bilinmelidir ki ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine ulaştıracak mesleklerden bir tanesi de kuşkusuz İnşaat Mühendisliği mesleğidir. Meslektaşlarımızın gelişimi ve etik kurallar çerçevesinde hareket etmesini sağlamak Oda olarak bizim sorumluluğumuzda olup aynı zamanda da öncelikli gündemlerimizden bir tanesidir. Siz değerli meslektaşlarımın da bu hassasiyetle hareket ettiğini ve etmeye devam edeceğini biliyorum. İMO Bursa Şubesi, mezun olduktan sonra da meslektaşlarının gelişimine katkı sağlamayı sürdürmek için üniversitelerle işbirliği, teknik geziler, meslek içi eğitimler ve seminer yapmaya devam edecektir” dedi. İMO Bursa Şubesi Artık “Bursa İnşaat Mühendisleri Odası” Olmalıdır Gelecek nesillerin meslek ilkeleri ve etik kurallarına bağlı yetişmesi, gelecekte olası depremlerin afet haline dönüşmemesinin deneyimli meslektaşların sorumluluğunda olduğunu belirten Başkan Erdem, “Gençleri iyi yetiştirmek, değerlerimizi korumak, birlik ve dayanışma içinde olmak zorundayız. Elbette bunlar bizlerin sorumlulukları olup kanun yapıcılara da bu anlamda önemli görevler düşmektedir. 1938 yılında yürürlüğe girmiş olan Meslek Kanunumuzun günümüz şartlarına uygun hale getirilerek güncellenmesi, meslektaşlarımızın hak ve sorumluluklarının olması gereken seviyeye çıkartılması artık bir zorunluluktur. Elbette ki 1954 yılında yazılmış olan TMMOB Yasası da bu paralelde revize edilmelidir. TMMOB dışındaki bütün odalarda olduğu gibi İl odacılığı teşkil edilerek İMO Bursa Şubesi artık “Bursa İnşaat Mühendisleri Odası” olmalıdır” diye ifade etti. SGK ile İMO arasında geçmişte imzalanmış ancak daha sonra iptal edilmiş olan SGK Protokolün acil olarak tekrar yürürlüğe alınması gerektiğine özellikle dikkat çeken Başkan Serdar Atilla Erdem, “Genç meslektaşlarımızın işe girişleri inşaat mühendisliği asgari ücret bedeli olarak zorunlu hale getirilmeli ve disipline edilmelidir. Bu şekilde Kanun yapıcılarımız bu düzenlemelerden başlayarak mesleğimize hak ettiği değeri kazandırma yolunda büyük adımlar atılmış olacaktır” diye konuştu. Sorunlar ve Çözüm Önerileri Meclise Taşınacak Eylül ayında gerçekleştirilen İnşaat Mühendisliği Çalıştayı’nın sonuç raporunun hazırladığını açıklayan Şube Yönetim Kurulu Başkanı Erdem, bu çerçevede inşaat mühendisi Milletvekillerinin de desteği ile Çalıştay çıktılarını aktarmak için Bakanlık nezdinde görüşmelere başlayacaklarını vurguladı. TBMM’de inşaat mühendislerinin sorunlarının çözümü için çalışmalara hız vereceklerini duyuran Başkan Erdem, şunları söyledi: “Bu günlere sizlerin emekleri ve katkıları ile geldiğimizi hiçbir zaman unutmadık. Meslek çınarlarımız olan, meslekte 70,60, 50, 40 ve 25 yılını dolduran meslektaşlarımıza plaket ve belgelerini takdim edeceğimiz gecemizde, şubemizin bu günlere gelmesinde emeği geçen, destek veren ve bu gece aramızda bulunan geçmiş şube başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerimize ve katkı koyan tüm meslektaşlarımıza teşekkür ederiz. İMO Bursa Şube olarak bugüne kadar çözüm odaklı ve yapıcı bakış açısı ile kent sorunlarına çözüm önerilerimizi sunduk. Bursa’daki birçok projeye baktığımızda da akademik bakış açısının ne kadar önemli olduğunu anlayabiliyoruz. Kent yönetiminde, akademik odaların, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşın taleplerini ve önerilerini almadan hareket ettiğinizde içinden çıkılamaz sorunlarla karşı karşıya kalınmaktadır. Bizler şehrimiz için mesleki deneyim ve bilgilerimizi paylaşmaya hazır olduğumuzu her alanda dile getiriyoruz. Kent yöneticilerimizin de alt yapıdan, üst yapıya, kentsel dönüşümden, ulaşıma kadar tüm yatırımlarda akademik bakış açısının önemi ve ihtiyacını unutmaması gerektiğini bir kez daha vurgulamak isterim. Bizler; Bursa hepimizin diyerek yola çıktığımız bu süreçte, her platformda dile getirdiğimiz gibi bir kez daha yüksek sesle vurgulamak isteriz ki kadim Bursa’nın yararına olmayan her konuda İMO Bursa Şubesi yapılan yanlışlara karşı durmaya devam edecektir. Kim yaparsa yapsın, bedeli ne olursa olsun, ben yaptım oldu uygulamalarına karşı sonuna kadar İMO Bursa Şube Yönetimi ve Kurulları olarak mücadele edeceğimizi bir kez daha ilan etmek isterim. Mesleğimizin ve Bursa’nın sorunlarına çözüm için sizlerin görüş, öneri ve katkılarının Şubemizin gücüne güç katacağını hatırlatmak istiyorum. Mesleğimiz ve Bursa’mız için dertlenen başta siz değerli meslektaşlarım olmak üzere tüm paydaşlarımızı güç birliğine davet ediyor ve diyorum ki Bursa hepimizin, hep birlikte hem mesleğimizi hem Bursa’mızı hak ettiği yere taşıyıp ayağa kaldıralım.” Konuşmanın ardından meslekte 60, 50, 40 ve 25 yılını dolduran inşaat mühendislerine plaket ve belgeleri verildi. Gecede meslekte 60’ıncı yılını dolduran üyelere plaketlerini takdim eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, İMO Bursa Şube Yönetimini çalışmalarından dolayı kutladı. Meslektaşları ile bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu belirten Başkan Bozbey, inşaat mühendislerinin kentlerin kimliğini, ailelerin huzurla ve mutlu bir şekilde yaşayacakları yuvalarını, geleceği inşa ettiğini söyledi. Gece sponsorlarına plaketlerinin sunulmasının ardından gece, pasta kesimi, canlı müzik ve eğlence ile son buldu.

Japon deprem uzmanından tedirgin eden açıklama! "400 yıldır biriktirdiği nokta var, dikkatli olunmalı" Haber

Japon deprem uzmanından tedirgin eden açıklama! "400 yıldır biriktirdiği nokta var, dikkatli olunmalı"

Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Marmara Bölgesi'nde, özellikle Bandırma'da yaklaşık 400 yıldır enerji birikimi olduğuna dikkati çekerek "Dikkatli olunmalı" uyarısında bulundu. Japon deprem uzmanı, yüksek inşaat mühendisi ve mimar Yoshinori Moriwaki, Kırıkkale Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi'nde düzenlenen "Japon Deprem Uzmanının Gözüyle Türkiye'nin Depremselliği" konulu konferansta öğrenci ve akademisyenlerle bir araya geldi. Şehit Aydın Çopur Konferans Salonu'nda Prof. Dr. Orhan Doğan'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen programda konuşan Moriwaki, Türkiye'nin deprem kuşakları üzerinde yer aldığını belirterek, yapı güvenliği ve farkındalık bilincinin artırılmasının önemine dikkat çekti. Japonya ile Türkiye'nin sismik açıdan benzer özellikler taşıdığını ifade eden Moriwaki, depreme dayanıklı yapıların gerekliliğine ilişkin teknik bilgiler paylaştı. Konferansın ardından İHA'ya açıklamalarda bulunan Moriwaki, Marmara Bölgesi'nde muhtemel büyük depremlere karşı uyarıda bulundu. "BANDIRMA'DA DİKKATLİ OLMAK LAZIM" Türkiye'nin farklı bölgelerindeki fay hatlarına değinen Moriwaki, "2020'de Elazığ'dan sonra Manisa, Muğla, İzmir depremi oldu. İzmir fay hattı daha kırılmadı. O bölgede, ince ve kısa ama çok fay hattı olduğu için sık sık küçük depremler olabilir. Marmara Bölgesi'nde Yalova-Çınarcık 1999, 1912'de Çanakkale-Gelibolu tarafında Tekirdağ'a kadar fay hattı kırıldı. Tekirdağ'dan Yalova-Çınarcık'a 170 kilometre var. Bu üçe bölünebilir. Ortadaki, 23 Nisan'da 6.1 Silivri'de deprem oldu. Artçı depremlerle o bölgenin tam olmasa da rahatladığını söyleyebilirim. Küçükçekmece'den Yalova-Çınarcık'a kadar kalan 70 kilometre kaldı. Dolayısıyla bu 70 kilometre büyük deprem üretemiyor. Ayrıca Gemlik, Bursa, Bandırma, Çanakkale, Balıkesir ve Ayvalık yönüne uzanan bir fay hattı var. O tarafta özellikle Bandırma'da 350-400 senedir deprem olmadı. Biriktirdiği nokta var. Balıkesir'de ara ara deprem oluyor. Onun için Bandırma'da dikkatli olmak lazım" diye konuştu. "KIRIKKALE'DE KISA BİR FAY HATTI YER ALIYOR" Ülkenin birçok bölgesinde aktif fay hatlarının bulunduğunu vurgulayan Moriwaki, "İç Anadolu'da da fay hatları mevcut. Mesela Kırıkkale'de ve kentin güney tarafında kısa bir fay hattı yer alıyor. Bu fay hattı Tuz Gölü yönüne gidiyor. Ayrıca Çankırı'nın kuzeyinde de fay bulunuyor. Ankara'nın zemini ise daha çok kaya yapıda ve doğrudan fay hattı üzerinde değil. Bu nedenle Kırıkkale'de büyük bir deprem beklenmiyor. Ancak Kütahya, Niğde ve Konya çevresinde ara ara küçük depremler oluyor" ifadelerini kullandı. "HAZIRLIKLI OLMAK LAZIM" Depreme karşı bireysel hazırlığın önemine dikkat çeken Moriwaki, "Her insan depreme karşı hazırlıklı olmalı. Türkiye, Japonya ve Endonezya'da 'deprem geliyor' diye beklemek gerekir. Ona göre hazırlıklı olmak lazım. Herkesin bir acil durum çantasında su, düdük, çikolata ve tuz gibi temel ihtiyaçlar bulundurması gerekir. Evdeki eşyalar sabitlenmeli, aile bir deprem anında nerede toplanılacağını önceden kararlaştırmalıdır. 2011 yılında Japonya bunu yapmadığı için ailemle görüşemiyordum. O nedenle herkes karar verip oraya gidecek" dedi. "8 İLE 10 ARASINDA DEVASA FARK VAR" Alanlarıyla ilgili konuları uzmanından dinlemeleri için Moriwaki'yi davet ettiklerini ifade eden Prof. Dr. Orhan Doğan ise, "Uzmanlardan bu tür konuları dinlemenizi istiyoruz. Konu olarak da içerik olarak da Japonya gerçekten bu işi bizden önce fark etmiş, bizden önce pişirmiş. Deprem olduğu zaman dikkat ederseniz çok küçük hasarlarla atlatıyor. Japonya'daki depremler çok büyük, 10 büyüklüğüne kadar çıkabiliyor. Bizde ise 8 ile 10 arasında devasa fark var. Yıkım farkı, yıkım riski yüksek. Oradaki binaları nasıl ayakta tuttuklarını görmek ve bundan ilham almak için dostumuzu buraya davet ettik" diye konuştu. Program sonunda Fakülte Dekanı Prof. Dr. Murat Lüy ile İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Osman Yıldız, Moriwaki'ye belge ve hediye takdim etti.

‘Sahte diploma’ soruşturmasında İmamoğlu'nun ifadesi ortaya çıktı Haber

‘Sahte diploma’ soruşturmasında İmamoğlu'nun ifadesi ortaya çıktı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun lisans diplomasının sahte olduğu ile ilgili ihbarlar yapılmış, konuya ilişkin Yüksek Öğrenim Kurulu'nca (YÖK) hazırlanan raporda İmamoğlu'nun diplomasının sahteliğine ilişkin tespitler yer alması üzerine soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında İmamoğlu, 'resmi belgede sahtecilik' suçundan ‘şüpheli’ sıfatıyla ifade vermek üzere Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı’na geldi. Burada Savcılığa çıkarılan İmamoğlu, yaklaşık 1 saat süren ifade verme işlemlerinin ardından adliyeden ayrıldı. "Ailemin yapmış olduğu araştırmayla futbolda profesyonel imza atmamam için beni Kıbrıs'ta Doğu Akdeniz Üniversitesinde İnşaat Fakültesi’nde okumam için Kıbrıs'a gönderdi’’ Öte yandan İmamoğlu’nun Savcılığa verdiği ifade ortaya çıktı. İmamoğlu ifadesinde, Trabzon Kanuni Süleyman İlkokulu’nda öğrenimine başladığını, daha sonra çok istediği Trabzon Lisesi’nde okula başladığını söyleyerek, ‘’Daha sonra üniversite sınavında aldığım not olarak KTÜ işletme fakültesine girme arzumu ailem ısrarla kabul etmedi. İnşaat mühendisliği okumamı, işimiz ile ilgili böyle bir okulda okumamın doğru olacağı yönünde taleple karşı karşıya kaldım. Tercihlerimi bu yönde yaptığımdan ötürü puanımın yetmediği, İnşaat Fakültelerine girememiştim. Dün gibi hatırladığım tercihlerimi de İstanbul'daki inşaat fakültesi ve KTÜ İnşaat Fakültesi vardı. Daha sonra ailemin yapmış olduğu araştırmayla futbolda profesyonel imza atmamam için beni Kıbrıs'ta Doğu Akdeniz Üniversitesinde İnşaat Fakültesi’nde okumam için Kıbrıs'a gönderdi. Rahmetli amcam ile gitmiş olduğum bu seyahatte Doğu Akdeniz Üniversitesi İnşaat bölümü ile ilgili kayıt girişimi yapmış olmama rağmen orada ziyaret ederek gördüğüm Girne Amerikan Üniversitesi İşletme bölümünü çok beğendim. Amcamı ikna ettim ve aşağıda anlatacağım şekilde o bölüme kaydımı yaptırdım" dedi. ‘’Yoğun iş yaşamımdan dolayı 2 ders verdiğim bu bölüme devam edemedim. 2010'lu yıllarda geçmişe dönük af çıktığını öğrendiğim esnada tekrar yüksek lisans programıma devam etme başvurumu yaparak hakkımı elde ettim’’ Kıbrıs'ta ki öğrenim hayatına öncelikle Doğu Akdeniz Üniversitesi’ne İnşaat Mühendisliği bölümüne girmek niyetiyle kayıt olmaya gittiğini belirten İmamoğlu ifadesinin devamında, ‘’Sonrasında Doğu Akdeniz ve Girne Amerikan Üniversiteleri seviye sınavlarına girdim. İnşaat Mühendisliği okumak istememem hasebiyle Girne Amerikan Üniversitesinde İşletme Yönetimi bölümüne 1988 yılında kayıt yaptırdım. Basına yansıyan Doğu Akdeniz Üniversitesi İnşaat Mühendisi bölümüne kayıt yaptırmadım. Bu konuda geçen bilgiler yanlıştır. Benim eğitim yaşamım ile ilgili İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezuniyetim sonrası ilgi duyduğum İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler bölümü, personel yönetimi yüksek lisans bölümü sınavını kazandım. Yoğun iş yaşamımdan dolayı 2 ders verdiğim bu bölüme devam edemedim. 2010'lu yıllarda geçmişe dönük af çıktığını öğrendiğim esnada tekrar yüksek lisans programıma devam etme başvurumu yaparak hakkımı elde ettim. Derslerimi ve tezimi başarı ile vererek insan kaynakları üzerine yüksek lisans programımı da bitirmiş oldum’’ ifadelerini kullandı. ‘’Ben de 1990 yılında geçiş ilanlarını takip ederek başvurumu yaptım’’ İmamoğlu ifadesinin devamında, "Özalp Tazan o zamanlarda Girne Amerikan Üniversitesi’nde hatırladığım kadarıyla yöneticiydi. Necmettin Karaduman’ı ise çok saygın, aynı zamanda TBMM başkanlığı yapmış, ailece tanıdığımız Trabzon Milletvekili olduğu için tanırım. Geçiş sürecim ile alakalı 1989 yılında Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi’ne geçiş yapanları duymuştum. Ben de 1990 yılında geçiş ilanlarını takip ederek başvurumu yaptım. Başkaca söylemek istediğim bir husus yoktur" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.