SON DAKİKA
Hava Durumu

#Irak

Söz Bursa - Irak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Irak haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Savaş kapıda mı? Bakan Fidan’dan 3 maddelik strateji Haber

Savaş kapıda mı? Bakan Fidan’dan 3 maddelik strateji

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Bir numaralı hedefimiz savaşın durmasıdır. Bunu yaparken savaşın daha büyük bir yaygınlık göstermemesi bizim için önemlidir. Burada savaşın diğer ülkelere sıçramaması, bölgede kalıcı düşmanlıkların ve istikrarsızlıkların oluşmaması önem arz etmektedir" dedi. Dışişleri Bakanı Fidan, özel bir televizyon kanalında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bakan Fidan, İran'daki savaşa ilişkin, "Maalesef bu savaş bütün dünyanın gözü önünde cereyan etmektedir. Hem bölgemize hem de küresel politikaya çok ciddi yıkıcı etkileri olmaktadır. Maalesef Amerika'nın ve İsrail'in hukuksuz, uluslararası hukuka aykırı olarak başlattığı bu savaş, giderek daha da bölgesel yayılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Biz tabii Türkiye olarak başından beri kendimize birkaç tane ana hedef koymuştuk. Birincisi, yani mümkünse savaşın çıkmaması; ancak çıktıysa savaşı durdurmaktır. İkincisi savaşın daha genişlemesini ve yayılmasını önlemek; üçüncüsü ise Türkiye'yi bu savaşın dışında tutmaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın savaş konusunda ortaya koyduğu vizyondan bahseden Bakan Fidan, "Cumhurbaşkanımız bu konularda çok net bir vizyon ortaya koydular. Tabii biz de günlük politikaları uygularken, temaslarımızı yaparken ve inisiyatiflerimizi geliştirirken bu çerçeve içerisinde hareket ediyoruz. Esas itibarıyla Türkiye'nin savaştan çok önceki bölgesel vizyonu; bölgede aslında iş birliğini, çatışmaların çözümünü ve bölgesel sahiplenmeyi esas alan yaklaşımı tam da bu türden tehditleri öngördüğü için kıymetliydi. O yolda ciddi adımlar atılmaktaydı; ama mazisi çok önceki yıllara da dayanan, özellikle nükleer mesele ve diğer konulardan kaynaklanan bu birikmiş enerji, bir savaş halinde ortaya çıktı. Tabii bizim dediğimiz gibi savaş çıkar çıkmaz, aslında bu durum 12 Gün Savaşı'nda da gerçekleşti; o zaman da öncesinde, sonrasında ve esnasında geçen sene çok çalışmamız olmuştu. Bu sene de çok çalışmamız vardır" diye konuştu. "BİR NUMARALI HEDEFİMİZ SAVAŞIN DURMASIDIR" Bir numaralı hedeflerinin savaşın durması olduğunu vurgulayan Fidan, "Bir numaralı hedefimiz savaşın durmasıdır. Bunu yaparken savaşın daha büyük bir yaygınlık göstermemesi bizim için önemlidir. Burada savaşın diğer ülkelere sıçramaması, bölgede kalıcı düşmanlıkların ve istikrarsızlıkların oluşmaması önem arz etmektedir. Çünkü bu savaş inşallah öyle veya böyle bir noktada biter; ama nükleer bomba atılmış gibi hani 30-40 sene bir yerde bitki bitmiyorsa, bölgesel istikrarsızlık da böyledir. Bazı yerlerde savaş olunca toplumlar ve kültürler arasında çok ciddi husumetler oluşuyor ve ülkeler arasında bu durum yıllarca devam ediyor. Orada artık iş birliğini, kalkınmayı ve refahı esas alacak bir ortam kuramıyorsunuz. Biz bunun olmamasını istiyoruz; yani bütün çabamız aslında bunu önlemeye yöneliktir" şeklinde konuştu. "SAVAŞIN ORTAYA KOYDUĞU TEHDİDİ DİĞER AKTÖRLER DE GÖRMÜŞ DURUMDADIR" Savaşın ortaya koyduğu tehdidi bütün aktörlerin gördüğünü vurgulayan Bakan Fidan, şunları kaydetti: "Savaşın aslında ortaya koyduğu tehdidi diğer aktörler de görmüş durumdadır. Şimdi müzakerelerde bir aşamaya gelindi. Yani en azından müzakereler başladı; Pakistan üzerinden mesaj aktarımı vardır. Bunu hani Amerikalılar bizimle de koordine ediyorlar, biz de onlarla konuşuyoruz. İranlıları da bu konuda bilgilendiriyoruz. Bugün yine hem diğer tarafla hem de İranlılarla uzun görüşmelerimiz oldu. Tarafların nerede durduğunu, neler beklediğini ve hangi türden beklentiler içerisinde olduğunu daha rahat anlamaya çalışarak uygun mesajları vermeye çalışıyoruz. Ancak detaylara girmeden şunu söyleyebilirim ki şu anki müzakere pozisyonları, ister istemez iki tarafın da savaş öncesi müzakere pozisyonlarından farklıdır. Hele İranlılarınki çok daha farklı olacaktır; çünkü savaştan önce İran, tam da bu durumun yaşanmaması için müzakereye giriyordu. Şimdi aslında savaş epey bir noktaya geldi ve İran üzerinde de belli bir yıkım oluştu. Artık müzakereden talep edilenler tabii ki daha farklı olacaktır. Bu durum da aradaki arabulucuların işini biraz daha zorlaştırmaktadır. Ama inşallah umudumuzu kaybetmeden çalışmaya devam edeceğiz." "İRAN, AMERİKA'YA KARŞI HAKLI OLARAK İNANILMAZ BİR GÜVEN KAYBI İÇERİSİNDEDİR" İran’ın Amerika’ya karşı haklı olarak güven kaybı içinde olduğunu ifade eden Bakan Fidan, "Bence müzakerelerde bir açılış pozisyonu vardır. Burada haliyle ilk pozisyonlar, daha sonra müzakeresi yapılsın diye biraz yukarıdan tutulur. Bence bazı taleplerin yukarıdan tutulması aslında burada alışılmadık bir durum değildir. Yani bu yönetilebilir bir alandır. İran da buna vereceği cevapta o da pozisyonunu yukarıdan tutacaktır. Benim iki tarafa da ifadem şudur: Yani bu açılış pozisyonlarını çok fazla ciddiye almayın; eğer iki tarafta da gerçek bir niyet varsa, onlar muhakkak bir yerde buluşturulabilir. Yani burada önemli olan müzakerenin devam etmesi, tarafların müzakereden çekinmemesi, sahici olması ve birbirlerine güvenmeleridir. Tabii İran, Amerika'ya karşı haklı olarak inanılmaz bir güven kaybı içerisindedir" diye konuştu. "BİZİM ÜZÜLDÜĞÜMÜZ NOKTA BÖLGENİN İSRAİL'İN SENARYOSUNU YAZDIĞI BİR OYUNUN İÇİNE ÇEKİLMEKTE OLMASIDIR" Bölgenin adım adım İsrail’in yazdığı bir senaryoya doğru gittiğine dikkati çeken Fidan, "Şimdi tabii bizim üzüldüğümüz nokta, maalesef bölgenin adım adım İsrail'in senaryosunu yazdığı bir oyunun içine çekilmekte olmasıdır. Özellikle hatırlayacak olursak 7 Ekim'den hemen sonra biliyorsunuz İsrail'in ilk zamanlarda dillendirdiği ancak sonra vazgeçtiği bir politikası vardı. Yani özellikle Gazze meselesini hallettikten sonra Lübnan'ı, Suriye'yi, arkasından İran'ı ve Irak'ı hedef alan eylemler yapacağını bir müddet deklare etmişti. Sonra o tarafta sessizliğe büründü ve bunları birebir uygulamaya başladı. Şimdi geldiğimiz noktada aslında İran'a savaş açılırken, İsrail yayılmacılığı üzerinden bölgede çok kalıcı bir fitne tohumunun atıldığını görüyoruz. Bu tohum, bölgedeki Müslümanların artık bir daha bir araya gelmesini neredeyse çok zor hale getirecektir. Bizim Türkiye olarak bir numaralı hedefimiz, bir defa bu fitnenin ortaya çıkmasını önlemektir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Dünyaya Nevruz mesajı: "Savaşlar sona ersin!" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Dünyaya Nevruz mesajı: "Savaşlar sona ersin!"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Vatandaşlarımızla birlikte Azerbaycan’dan Kazakistan’a, Kırgızistan’dan Özbekistan’a, Türkmenistan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Macaristan’a kadar tüm dost ve kardeşlerimizin Nevruz Bayramı’nı yürekten tebrik ediyorum. Ayrıca Suriye, Irak ve şu günlerde savaşın yol açtığı sorunlarla boğuşan İranlı kardeşlerimizin de nevruzunu kutluyorum. Bu anlamlı günün bölgemizdeki savaşların sona ermesine vesile olmasını diliyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan yayımladığı mesajda, "Gönül ve kültür coğrafyamızın dört bir yanındaki kardeşlerimizin nevruz gününü canıgönülden tebrik ediyorum. 81 vilayetimizin yanı sıra Türk dünyasının dört bir yanında aynı duygularla nevruz ateşinin etrafında toplanıyoruz. Bu duygudaşlığı daha güçlü kılacak bir adım olarak nevruzu hepimiz için ortak bir gün haline getirdik. Geçtiğimiz yıl İstanbul’da ilk defa bizim himayemizde gerçekleşen Nevruz Anma Günü Etkinliği’ni bu yıl Gaziantep’te gerçekleştiriyoruz. Coşku, neşe ve birlikteliği simgeleyen nevruzun, ülkemizin yanı sıra komşularımızda da yeni başlangıçların sembolü haline geldiğini görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz" dedi. Nevruz gününün gelişi ile bölgedeki savaşların sona ermesini dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vatandaşlarımızla birlikte Azerbaycan’dan Kazakistan’a, Kırgızistan’dan Özbekistan’a, Türkmenistan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Macaristan’a kadar tüm dost ve kardeşlerimizin Nevruz Bayramı’nı yürekten tebrik ediyorum. Ayrıca Suriye, Irak ve şu günlerde savaşın yol açtığı sorunlarla boğuşan İranlı kardeşlerimizin de nevruzunu kutluyorum. Bu anlamlı günün bölgemizdeki savaşların sona ermesine vesile olmasını diliyorum. Baharın müjdecisi, tabiatın yeniden dirilişinin sembolü olan nevruzun ülkemize, kadim coğrafyamıza ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini Rabb’imden niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.

CENTCOM duyurdu: Irak'ta düşen ABD uçağında 4 asker öldü Haber

CENTCOM duyurdu: Irak'ta düşen ABD uçağında 4 asker öldü

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Irak’ta düşen ABD'ye ait KC-135 tipi yakıt ikmal uçağında bulunan 6 personelden 4’ünün hayatını kaybettiğini duyurdu. ABD ordusundan İran'a karşı yürütülen Epic Fury Operasyonu (Destansı Öfke Operasyonu) sırasında Irak’ta düşen KC-135 tipi yakıt ikmal uçağı ile ilgili yeni açıklama geldi. Yürütülen arama-kurtarma çalışmalarında uçaktaki 6 personelden 4’ünün hayatını kaybettiğinin tespit edildiği duyuruldu. Olayla ilgili detaylı incelemenin sürdüğü, uçağın düşman ateşi ya da dost ateşi nedeniyle düşmediği belirtildi. Ölen askerlerin kimliklerinin ailelerine haber verildikten sonra kamuoyuna açıklanacağı ifade edildi. IRAK’TA DÜŞMÜŞTÜ CENTCOM, gece saatlerinde KC-135 tipi yakıt ikmal uçağının Irak’ta düştüğünü duyurmuştu. Kazanın Epic Fury Operasyonu (Destansı Öfke Operasyonu) sırasında dost hava sahasında meydana geldiği, kurtarma çalışmalarının devam ettiği ifade edilmişti. Olaya 2 uçağın karıştığı belirtilerek, "Uçaklardan biri Irak'ın batısında düşmüş, diğeri ise güvenli bir şekilde iniş yapmıştır. Bu, düşman ateşi veya dost ateşi nedeniyle yaşanmamıştır. Daha fazla detay ortaya çıktıkça kamuoyuna detaylı bilgi verilecektir" ifadeleri kullanılmıştı. IRAK İSLAMİ DİRENİŞİ, UÇAĞI DÜŞÜRDÜĞÜNÜ İDDİA ETMİŞTİ Irak'taki İran yanlısı silahlı Şii grupların çatı örgütü olan Irak İslami Direnişi, ABD’ye ait KC-135 tipi yakıt ikmal uçağını hava savunma sistemleri ile düşürdüğünü iddia ederek olayın sorumluluğunu üstlenmişti.

Savaş havayı ve denizi vurdu: Türk gemileri mahsur kaldı Haber

Savaş havayı ve denizi vurdu: Türk gemileri mahsur kaldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler hakkında, "Gemilerin sayısına bakarsak 14 tane Türk sahipli gemi hala orada ama topladığımızda, çeşitli sınıflarda 800 tane geminin hala Hürmüz Boğazı'nda olduğunu söyleyebilirim" dedi. Bakan Uraloğlu, basın mensuplarıyla iftar programında bir araya geldi. Programda İran-İsrail-ABD savaşı kapsamında hava, kara ve deniz ulaşımına ilişkin son gelişmeleri paylaşan Uraloğlu, Hürmüz Boğazı'nda 800 tane geminin hala hazırda olduğunu ve İran hükümeti ile temas halinde olduklarını belirtti. Ayrıca Uraloğlu İran, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye'de uçuşların durdurulduğunu da sözlerine ekledi. "EN RAHAT KULLANDIĞIMIZ RİYAD, CİDDE, MEDİNE VE MASKAT HAVALİMANLARI OLDU" Çatışmaların başlamasından önce İran seferlerini zaten azalttıklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, "En rahat kullandığımız Riyad, Cidde, Medine ve Maskat havalimanları oldu; oraları daha aktif kullanabildik. Bu süreçte yine Nahçıvan'daki havalimanına yapılan dronlu saldırı sonucunda Azerbaycan'ın iki tane uçağı Iğdır'a indi. Oradan da onları sağ salimen Nahçıvan'a göndermiş olduk. Muhatabım Bakan ile görüşerek ek seferler koyduk; o devam ediyor. Şu ana kadar çok şükür olağanı etkileyecek bir sonucun doğmasına müsaade etmedik Dışişleri ile koordineli olarak. Bizim İran'da iki tane uçağımız kaldı; bir tanesi Türk Hava Yolları, bir tanesi de Pegasus. Esasında 12 Gün Savaşı'nda 10 civarında uçağımız kalmıştı. Şimdi bu gerginlik artınca orada da süreci yönetmeye gayret ettik. Bir uçak da Irak'ta kalmış durumda. Personelleri sağ salimen getirildi, herhangi bir problem yok. İlk fırsatta inşallah uçakları da oralardan alıp olağan rutinine de dönmesini bekliyoruz" diye konuştu. "800 TANE GEMİNİN HALA HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİM" Uraloğlu, ayrıca mevcut durumda uçuş iptalleri noktasında havayolu şirketlerinin farklı öngörüleri olduğunu dile getirerek, "Biz de Sivil Havacılık ve Dışişlerimizle beraber bu süreçleri organize ediyoruz. Karayolu ile İran üzerinden değil, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan üzerinden yönlendirdik trafiği. İlgili ülkelerle de koordine ettik. Orada en üst seviyede güvenlik seviyesi ilan ettik. Türk bayraklı geminin olmadığını söyleyebilirim. Türk sahipli gemilerle ve Ana Arama Kurtarma Merkezimizle sürekli irtibat halindeyiz. Tabii Hürmüz Boğazı'nın önemini dünya ticaretindeki, enerjideki, temin noktasındaki önemini sizler biliyorsunuz. Gemilerin sayısına bakarsak 14 tane Türk sahipli gemi hâlâ orada ama topladığımızda çeşitli sınıflarda 800 tane geminin hâlâ hazırda Hürmüz Boğazı'nda olduğunu söyleyebilirim. 6 tane de kruvaziyer gemisi yolcularıyla beraber orada hâlâ bekleme konumundalar. Biraz önce bahsettiğim gibi 15 gemimiz vardı; bir tanesini İran makamlarıyla, İran limanını kullandığı için müsaade alıp geçirdik. İran tarafıyla temas halinde olmaya çalışıyoruz. 14 gemimiz bekliyor, herhangi bir problemleri şu anda yok" ifadelerine yer verdi.

Bakan Uraloğlu açıkladı: Hürmüz’deki 15 Türk gemisiyle irtibat halindeyiz Haber

Bakan Uraloğlu açıkladı: Hürmüz’deki 15 Türk gemisiyle irtibat halindeyiz

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere ilişkin, "Hürmüz Boğazı'nda 15 tane Türk sahipli gemi var. Personellerle irtibat halindeyiz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti Grup Toplantısı öncesi açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ve bölgede yaşanan sıcak çatışmalara ilişkin durumları değerlendirdiklerini belirtti. Hürmüz Boğazı'nda 15 adet Türk gemisinin beklediğini ve personelle irtibat halinde olduklarını ifade eden Uraloğlu, gemilere herhangi bir saldırı olmadığını ve personelin sağlık durumlarının iyi olduğunu sözlerine ekledi. "Hava trafiğinde ciddi risk var" Bölgede yaşanan çatışmalar sebebiyle birçok ülkenin hava sahasını kapattıklarını ve bu riskin yönetilmesinin gerektiğini vurgulayan Uraloğlu, "Hava trafiğinde ciddi risk var. O riskin yönetilmesi lazım. Özellikle Suriye'de, Irak'ta, İran'da ve İsrail'de hava sahası zaten kapalı. Diğer ülkelerde de yer yer kapanıyor. Bütün gayretimiz Umman'dan ve Suudi Arabistan'dan bölge ülkelere kara yolu ile gidip, Türk ve yabancı vatandaşları İstanbul'a, İstanbul üzerinden de diğer ülkelere gitmeleri noktasıdır. İlave seferler konusunda ilgili ülkelerle anlaştık. Seferler devam ediyor. Aksama yok. Diğer taraftan kara yolu noktasında da bir sıkıntı yok. Oradan da geçişler devam ediyor. İran'da kalan Pegasus ve Türk Hava Yolları'nın uçakları var. İki tane uçağı getirdik. Bir problem yok. Savaşın seyrine göre uçakların alınması söz konusu olacak. Hürmüz Boğazı'nda 15 tane Türk sahipli gemi var. Personellerle irtibat halindeyiz. İhtiyaçlarının giderilmesi konusunda bir sıkıntı yok. Hürmüz Boğazı rahatlarsa onları da oradan çıkarmış olacağız. Şu an için herhangi bir saldırı yok" diye konuştu.

NATO’dan Türkiye’ye tam destek: "İran’ın saldırılarını kınıyoruz!" Haber

NATO’dan Türkiye’ye tam destek: "İran’ın saldırılarını kınıyoruz!"

NATO, İran'dan Türkiye'ye füze ateşlenmesine ilişkin açıklama yaptı. NATO Sözcüsü Allison Hart açıklamasında, "İran'ın Türkiye'yi hedef almasını kınıyoruz. İran'ın bölge genelinde ayrım gözetmeyen saldırılarına devam etmesi karşısında NATO, Türkiye de dahil olmak üzere tüm müttefiklerinin yanındadır. Hava ve füze savunması da dahil olmak üzere tüm alanlarda caydırıcılık ve savunma duruşumuz güçlü kalmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı. HATAY'A MÜHİMMAT PARÇASI DÜŞMÜŞTÜ Milli Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen balistik mühimmatın zamanında müdahaleyle imha edildiği duyurulmuştu. Açıklamada şu ifadelere yer verilmişti: "İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hale getirilmiştir. Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir. Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Türkiye bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken, kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz. Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişare içinde olmayı sürdüreceğiz."

İletişim Başkanı Duran'dan füze açıklaması: "Kurumlarımız eş güdüm içinde takipte!" Haber

İletişim Başkanı Duran'dan füze açıklaması: "Kurumlarımız eş güdüm içinde takipte!"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasından geçerek Hatay bölgesinde Türk hava sahasına yönelen füzenin etkisiz hale getirildiğini ve kurumların süreci anlık ve tam bir eş güdüm içerisinde takip ettiğini kaydetti. İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasından geçerek Hatay bölgesinde Türk hava sahasına yönelen bir füzenin etkisiz hale getirildiğini, bunun sonucunda ise füze parçasının Hatay’ın Dörtyol ilçesinde bir alana düştüğünü ifade etti. Duran, meydana gelen olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanmanın yaşanmadığının altını çizdi. Kurumların süreci anlık ve tam bir eş güdüm içerisinde takip ettiğini aktaran Duran, "Ülkemizin ve aziz milletimizin güvenliğini sağlama konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik gerekli her türlü adım tereddütsüz atılacaktır. Karşılaşılabilecek hasmane tutumlara yönelik uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli karşılık verilecektir. Bu süreçte NATO ve müttefiklerimizle istişare ve iş birliği sürdürülecektir. Tüm taraflara, bölgede gerilimi artıracak ve çatışmaların daha geniş bir alana yayılmasına yol açabilecek adımlardan uzak durması yönündeki uyarımızı yineliyoruz. Tarafların sorumluluk bilinciyle hareket etmesi büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi. Bu süreçte medya kuruluşlarından ve sosyal medya kullanıcılarının daha hassas hareket etmeleri, teyide muhtaç ve kamuoyunu paniğe sevk edebilecek haber ve paylaşımlara itibar etmemeleri gerektiğine vurgu yapan Duran, "Resmi makamlarımız tarafından yapılan açıklamalar dışındaki bilgi ve paylaşımlara karşı dikkatli olunması önem arz etmektedir" diye konuştu. Duran, açıklamasına şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın her vesileyle vurguladığı üzere Türkiye bölgede barışın, istikrarın ve diyalogun hâkim olması için yoğun bir diplomatik çaba yürütmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz, gerilimin tırmanmaması, sivillerin korunması ve sorunların uluslararası hukuk temelinde barışçıl yollarla çözülmesi için aktif bir rol üstlenmektedir. Bu tür gelişmeler karşısında milletçe sergileyeceğimiz birlik, beraberlik ve dayanışma en büyük gücümüzdür. Devletimiz tüm kurumlarıyla görev başındadır. Türkiye, bölgede tansiyonun düşürülmesi ve sorunların barışçıl yollarla çözümü için üzerine düşen sorumluluğu yapıcı bir anlayışla yerine getirmeye devam edecektir."

Uluabat'ın İsrail Sazanı Suriye ve Irak yolcusu: Balıkçının yeni geçim kaynağı Haber

Uluabat'ın İsrail Sazanı Suriye ve Irak yolcusu: Balıkçının yeni geçim kaynağı

Bursa'daki Uluabat Gölü'nde avlanan İsrail sazanı, Suriye ve Irak'a ihraç ediliyor, bölge balıkçılarına ek gelir sağlıyor. Hızla çoğalması ve yayılması nedeniyle istilacı tür olarak bilinen İsrail sazanının uzun süredir Uluabat Gölü'nde avcılığı yapılıyor. Yıllardır gölden çıkan ve iyi gelir sağlayan turna ve sazan gibi diğer balıklar ile tatlısu ıstakozu azalırken, İsrail sazanı hızla arttı. İstilacı tür, göle kıyısı olan yerleşim birimlerindeki balıkçılara ek gelir sağladı. Gölyazı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cihanoğlu, Uluabat Gölü'nün su seviyesinin yağışlarla yükselmesinin balıkçıları mutlu ettiğini söyledi. Gökde balık miktarının artmasını beklediklerini dile getiren Cihanoğlu, "İsrail sazanı ilk geldiğinde gölü yok edecek dediler, bitirecek dediler. Uluabat Gölü'nde 20-30 yıldır İsrail sazanı var. Gölde bizim açımızdan bir sıkıntı oluşturmadı. Balıkçılarımız ağırlıklı olarak bu balıkla geçimini sağlıyor. Yakalanan balıklar Suriye ve Irak'a ihraç ediliyor. Diğer balıklar azalınca İsrail sazanı balıkçılar için kurtuluş oldu" diye konuştu. Gölyazı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Topsezer de şu anda gölde sazan avcılığının sürdüğünü belirterek, "15 Mart'ta sazan avı yasağı başlayacak. Şu an turna yasak. 1 Nisan'da turna başlayacak. İsrail sazanı var onları tutuyoruz ve diğer birkaç küçük balık. Balıkçılar yakaladıkları sazanları soğuk hava deposuna teslim ediyor. Oradan balıkları firma alıyor ve işleyip ihraç ediyor. Balıkçılarımız için önemli bir gelir kaynağı" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.