SON DAKİKA
Hava Durumu

#Irak

Söz Bursa - Irak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Irak haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

CENTCOM duyurdu: Irak'ta düşen ABD uçağında 4 asker öldü Haber

CENTCOM duyurdu: Irak'ta düşen ABD uçağında 4 asker öldü

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Irak’ta düşen ABD'ye ait KC-135 tipi yakıt ikmal uçağında bulunan 6 personelden 4’ünün hayatını kaybettiğini duyurdu. ABD ordusundan İran'a karşı yürütülen Epic Fury Operasyonu (Destansı Öfke Operasyonu) sırasında Irak’ta düşen KC-135 tipi yakıt ikmal uçağı ile ilgili yeni açıklama geldi. Yürütülen arama-kurtarma çalışmalarında uçaktaki 6 personelden 4’ünün hayatını kaybettiğinin tespit edildiği duyuruldu. Olayla ilgili detaylı incelemenin sürdüğü, uçağın düşman ateşi ya da dost ateşi nedeniyle düşmediği belirtildi. Ölen askerlerin kimliklerinin ailelerine haber verildikten sonra kamuoyuna açıklanacağı ifade edildi. IRAK’TA DÜŞMÜŞTÜ CENTCOM, gece saatlerinde KC-135 tipi yakıt ikmal uçağının Irak’ta düştüğünü duyurmuştu. Kazanın Epic Fury Operasyonu (Destansı Öfke Operasyonu) sırasında dost hava sahasında meydana geldiği, kurtarma çalışmalarının devam ettiği ifade edilmişti. Olaya 2 uçağın karıştığı belirtilerek, "Uçaklardan biri Irak'ın batısında düşmüş, diğeri ise güvenli bir şekilde iniş yapmıştır. Bu, düşman ateşi veya dost ateşi nedeniyle yaşanmamıştır. Daha fazla detay ortaya çıktıkça kamuoyuna detaylı bilgi verilecektir" ifadeleri kullanılmıştı. IRAK İSLAMİ DİRENİŞİ, UÇAĞI DÜŞÜRDÜĞÜNÜ İDDİA ETMİŞTİ Irak'taki İran yanlısı silahlı Şii grupların çatı örgütü olan Irak İslami Direnişi, ABD’ye ait KC-135 tipi yakıt ikmal uçağını hava savunma sistemleri ile düşürdüğünü iddia ederek olayın sorumluluğunu üstlenmişti.

Savaş havayı ve denizi vurdu: Türk gemileri mahsur kaldı Haber

Savaş havayı ve denizi vurdu: Türk gemileri mahsur kaldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler hakkında, "Gemilerin sayısına bakarsak 14 tane Türk sahipli gemi hala orada ama topladığımızda, çeşitli sınıflarda 800 tane geminin hala Hürmüz Boğazı'nda olduğunu söyleyebilirim" dedi. Bakan Uraloğlu, basın mensuplarıyla iftar programında bir araya geldi. Programda İran-İsrail-ABD savaşı kapsamında hava, kara ve deniz ulaşımına ilişkin son gelişmeleri paylaşan Uraloğlu, Hürmüz Boğazı'nda 800 tane geminin hala hazırda olduğunu ve İran hükümeti ile temas halinde olduklarını belirtti. Ayrıca Uraloğlu İran, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye'de uçuşların durdurulduğunu da sözlerine ekledi. "EN RAHAT KULLANDIĞIMIZ RİYAD, CİDDE, MEDİNE VE MASKAT HAVALİMANLARI OLDU" Çatışmaların başlamasından önce İran seferlerini zaten azalttıklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, "En rahat kullandığımız Riyad, Cidde, Medine ve Maskat havalimanları oldu; oraları daha aktif kullanabildik. Bu süreçte yine Nahçıvan'daki havalimanına yapılan dronlu saldırı sonucunda Azerbaycan'ın iki tane uçağı Iğdır'a indi. Oradan da onları sağ salimen Nahçıvan'a göndermiş olduk. Muhatabım Bakan ile görüşerek ek seferler koyduk; o devam ediyor. Şu ana kadar çok şükür olağanı etkileyecek bir sonucun doğmasına müsaade etmedik Dışişleri ile koordineli olarak. Bizim İran'da iki tane uçağımız kaldı; bir tanesi Türk Hava Yolları, bir tanesi de Pegasus. Esasında 12 Gün Savaşı'nda 10 civarında uçağımız kalmıştı. Şimdi bu gerginlik artınca orada da süreci yönetmeye gayret ettik. Bir uçak da Irak'ta kalmış durumda. Personelleri sağ salimen getirildi, herhangi bir problem yok. İlk fırsatta inşallah uçakları da oralardan alıp olağan rutinine de dönmesini bekliyoruz" diye konuştu. "800 TANE GEMİNİN HALA HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİM" Uraloğlu, ayrıca mevcut durumda uçuş iptalleri noktasında havayolu şirketlerinin farklı öngörüleri olduğunu dile getirerek, "Biz de Sivil Havacılık ve Dışişlerimizle beraber bu süreçleri organize ediyoruz. Karayolu ile İran üzerinden değil, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan üzerinden yönlendirdik trafiği. İlgili ülkelerle de koordine ettik. Orada en üst seviyede güvenlik seviyesi ilan ettik. Türk bayraklı geminin olmadığını söyleyebilirim. Türk sahipli gemilerle ve Ana Arama Kurtarma Merkezimizle sürekli irtibat halindeyiz. Tabii Hürmüz Boğazı'nın önemini dünya ticaretindeki, enerjideki, temin noktasındaki önemini sizler biliyorsunuz. Gemilerin sayısına bakarsak 14 tane Türk sahipli gemi hâlâ orada ama topladığımızda çeşitli sınıflarda 800 tane geminin hâlâ hazırda Hürmüz Boğazı'nda olduğunu söyleyebilirim. 6 tane de kruvaziyer gemisi yolcularıyla beraber orada hâlâ bekleme konumundalar. Biraz önce bahsettiğim gibi 15 gemimiz vardı; bir tanesini İran makamlarıyla, İran limanını kullandığı için müsaade alıp geçirdik. İran tarafıyla temas halinde olmaya çalışıyoruz. 14 gemimiz bekliyor, herhangi bir problemleri şu anda yok" ifadelerine yer verdi.

Bakan Uraloğlu açıkladı: Hürmüz’deki 15 Türk gemisiyle irtibat halindeyiz Haber

Bakan Uraloğlu açıkladı: Hürmüz’deki 15 Türk gemisiyle irtibat halindeyiz

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere ilişkin, "Hürmüz Boğazı'nda 15 tane Türk sahipli gemi var. Personellerle irtibat halindeyiz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti Grup Toplantısı öncesi açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ve bölgede yaşanan sıcak çatışmalara ilişkin durumları değerlendirdiklerini belirtti. Hürmüz Boğazı'nda 15 adet Türk gemisinin beklediğini ve personelle irtibat halinde olduklarını ifade eden Uraloğlu, gemilere herhangi bir saldırı olmadığını ve personelin sağlık durumlarının iyi olduğunu sözlerine ekledi. "Hava trafiğinde ciddi risk var" Bölgede yaşanan çatışmalar sebebiyle birçok ülkenin hava sahasını kapattıklarını ve bu riskin yönetilmesinin gerektiğini vurgulayan Uraloğlu, "Hava trafiğinde ciddi risk var. O riskin yönetilmesi lazım. Özellikle Suriye'de, Irak'ta, İran'da ve İsrail'de hava sahası zaten kapalı. Diğer ülkelerde de yer yer kapanıyor. Bütün gayretimiz Umman'dan ve Suudi Arabistan'dan bölge ülkelere kara yolu ile gidip, Türk ve yabancı vatandaşları İstanbul'a, İstanbul üzerinden de diğer ülkelere gitmeleri noktasıdır. İlave seferler konusunda ilgili ülkelerle anlaştık. Seferler devam ediyor. Aksama yok. Diğer taraftan kara yolu noktasında da bir sıkıntı yok. Oradan da geçişler devam ediyor. İran'da kalan Pegasus ve Türk Hava Yolları'nın uçakları var. İki tane uçağı getirdik. Bir problem yok. Savaşın seyrine göre uçakların alınması söz konusu olacak. Hürmüz Boğazı'nda 15 tane Türk sahipli gemi var. Personellerle irtibat halindeyiz. İhtiyaçlarının giderilmesi konusunda bir sıkıntı yok. Hürmüz Boğazı rahatlarsa onları da oradan çıkarmış olacağız. Şu an için herhangi bir saldırı yok" diye konuştu.

NATO’dan Türkiye’ye tam destek: "İran’ın saldırılarını kınıyoruz!" Haber

NATO’dan Türkiye’ye tam destek: "İran’ın saldırılarını kınıyoruz!"

NATO, İran'dan Türkiye'ye füze ateşlenmesine ilişkin açıklama yaptı. NATO Sözcüsü Allison Hart açıklamasında, "İran'ın Türkiye'yi hedef almasını kınıyoruz. İran'ın bölge genelinde ayrım gözetmeyen saldırılarına devam etmesi karşısında NATO, Türkiye de dahil olmak üzere tüm müttefiklerinin yanındadır. Hava ve füze savunması da dahil olmak üzere tüm alanlarda caydırıcılık ve savunma duruşumuz güçlü kalmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı. HATAY'A MÜHİMMAT PARÇASI DÜŞMÜŞTÜ Milli Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen balistik mühimmatın zamanında müdahaleyle imha edildiği duyurulmuştu. Açıklamada şu ifadelere yer verilmişti: "İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hale getirilmiştir. Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir. Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Türkiye bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken, kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz. Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişare içinde olmayı sürdüreceğiz."

İletişim Başkanı Duran'dan füze açıklaması: "Kurumlarımız eş güdüm içinde takipte!" Haber

İletişim Başkanı Duran'dan füze açıklaması: "Kurumlarımız eş güdüm içinde takipte!"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasından geçerek Hatay bölgesinde Türk hava sahasına yönelen füzenin etkisiz hale getirildiğini ve kurumların süreci anlık ve tam bir eş güdüm içerisinde takip ettiğini kaydetti. İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasından geçerek Hatay bölgesinde Türk hava sahasına yönelen bir füzenin etkisiz hale getirildiğini, bunun sonucunda ise füze parçasının Hatay’ın Dörtyol ilçesinde bir alana düştüğünü ifade etti. Duran, meydana gelen olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanmanın yaşanmadığının altını çizdi. Kurumların süreci anlık ve tam bir eş güdüm içerisinde takip ettiğini aktaran Duran, "Ülkemizin ve aziz milletimizin güvenliğini sağlama konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik gerekli her türlü adım tereddütsüz atılacaktır. Karşılaşılabilecek hasmane tutumlara yönelik uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli karşılık verilecektir. Bu süreçte NATO ve müttefiklerimizle istişare ve iş birliği sürdürülecektir. Tüm taraflara, bölgede gerilimi artıracak ve çatışmaların daha geniş bir alana yayılmasına yol açabilecek adımlardan uzak durması yönündeki uyarımızı yineliyoruz. Tarafların sorumluluk bilinciyle hareket etmesi büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi. Bu süreçte medya kuruluşlarından ve sosyal medya kullanıcılarının daha hassas hareket etmeleri, teyide muhtaç ve kamuoyunu paniğe sevk edebilecek haber ve paylaşımlara itibar etmemeleri gerektiğine vurgu yapan Duran, "Resmi makamlarımız tarafından yapılan açıklamalar dışındaki bilgi ve paylaşımlara karşı dikkatli olunması önem arz etmektedir" diye konuştu. Duran, açıklamasına şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın her vesileyle vurguladığı üzere Türkiye bölgede barışın, istikrarın ve diyalogun hâkim olması için yoğun bir diplomatik çaba yürütmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz, gerilimin tırmanmaması, sivillerin korunması ve sorunların uluslararası hukuk temelinde barışçıl yollarla çözülmesi için aktif bir rol üstlenmektedir. Bu tür gelişmeler karşısında milletçe sergileyeceğimiz birlik, beraberlik ve dayanışma en büyük gücümüzdür. Devletimiz tüm kurumlarıyla görev başındadır. Türkiye, bölgede tansiyonun düşürülmesi ve sorunların barışçıl yollarla çözümü için üzerine düşen sorumluluğu yapıcı bir anlayışla yerine getirmeye devam edecektir."

Uluabat'ın İsrail Sazanı Suriye ve Irak yolcusu: Balıkçının yeni geçim kaynağı Haber

Uluabat'ın İsrail Sazanı Suriye ve Irak yolcusu: Balıkçının yeni geçim kaynağı

Bursa'daki Uluabat Gölü'nde avlanan İsrail sazanı, Suriye ve Irak'a ihraç ediliyor, bölge balıkçılarına ek gelir sağlıyor. Hızla çoğalması ve yayılması nedeniyle istilacı tür olarak bilinen İsrail sazanının uzun süredir Uluabat Gölü'nde avcılığı yapılıyor. Yıllardır gölden çıkan ve iyi gelir sağlayan turna ve sazan gibi diğer balıklar ile tatlısu ıstakozu azalırken, İsrail sazanı hızla arttı. İstilacı tür, göle kıyısı olan yerleşim birimlerindeki balıkçılara ek gelir sağladı. Gölyazı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cihanoğlu, Uluabat Gölü'nün su seviyesinin yağışlarla yükselmesinin balıkçıları mutlu ettiğini söyledi. Gökde balık miktarının artmasını beklediklerini dile getiren Cihanoğlu, "İsrail sazanı ilk geldiğinde gölü yok edecek dediler, bitirecek dediler. Uluabat Gölü'nde 20-30 yıldır İsrail sazanı var. Gölde bizim açımızdan bir sıkıntı oluşturmadı. Balıkçılarımız ağırlıklı olarak bu balıkla geçimini sağlıyor. Yakalanan balıklar Suriye ve Irak'a ihraç ediliyor. Diğer balıklar azalınca İsrail sazanı balıkçılar için kurtuluş oldu" diye konuştu. Gölyazı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Topsezer de şu anda gölde sazan avcılığının sürdüğünü belirterek, "15 Mart'ta sazan avı yasağı başlayacak. Şu an turna yasak. 1 Nisan'da turna başlayacak. İsrail sazanı var onları tutuyoruz ve diğer birkaç küçük balık. Balıkçılar yakaladıkları sazanları soğuk hava deposuna teslim ediyor. Oradan balıkları firma alıyor ve işleyip ihraç ediyor. Balıkçılarımız için önemli bir gelir kaynağı" dedi.

Usta Gazeteci Hüsnü Mahalli medya buluşmaları’nın konuğu oldu Haber

Usta Gazeteci Hüsnü Mahalli medya buluşmaları’nın konuğu oldu

Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen Medya Buluşmaları programının bu haftaki konuğu usta gazeteci Hüsnü Mahalli oldu. “Gazeteci Duruşu” başlığıyla gerçekleştirilen söyleşide Mahalli, gazeteciliğin temel ilkelerini ve mesleki duruşun nasıl olması gerektiğini örneklerle anlattı; ülke ve dünya gündemine dair değerlendirmelerde bulundu. Toplumu bilgilendirici söyleşi ve etkinliklerine devam eden Osmangazi Belediyesi, Medya Buluşmaları kapsamında deneyimli gazetecileri Osmangazililerle buluşturmayı sürdürüyor. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde düzenlenen ve Sevda Kurul’un moderatörlüğünü üstlendiği programa, dünyanın farklı bölgelerinde birçok savaşta gazeteci olarak görev yapan Hüsnü Mahalli, konuşmacı olarak katıldı. Söyleşide Mahalli, iyi bir gazetecinin sahip olması gereken nitelikler, başarılı bir gazetecilik için izlenmesi gereken yollar ve mesleğin vazgeçilmez unsurları üzerine deneyimlerini paylaştı. Katılımcılar, Mahalli’nin bilgi ve tecrübeleri ışığında gazeteciliğe dair önemli kazanımlar elde ederken, güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmeleri ilgiyle takip etti. Programa katılan Osmangazililer, dolu dolu geçen söyleşiyle hem gazetecilik mesleğine hem de güncel gündeme dair önemli bilgiler edinme fırsatı buldu. “Gazetecilikte Duygusallık Yoktur” Gazetecinin mert ve dürüst olmak zorunda olduğunu ifade eden Hüsnü Mahalli, “Bu iki özellik yan yana gelirse ancak gazetecilik bir anlam kazanır. Gazetecilikte duygusallık yoktur. Gazeteciyseniz gazetecisinizdir. Türk, Arap ve Kürt gazetecidir bağlamında baktığınızda böyle bir ayrım yapamazsınız ve yapmamak zorundasınız. Birey olarak bunda bir sorun yoktur; birey olarak ‘Ben Türk’üm, Kürt’üm, Arap’ım’ gibi tercihleriniz olabilir. Ancak meslek anlamında bunu yapamazsınız. Ben bütün savaşlara katıldım. Bosna, Karabağ, Afganistan, Çeçenistan, Irak, İran ve aklınıza gelebilecek bütün savaşlarda gazeteci olarak görev yaptım. BBC’de çalışırken müdür bize şunu söylerdi: ‘Haberde yüzde yüz doğru olmak zorundasınız, yorumda serbestsiniz; çünkü yorum sizin.’ 2003 Amerikan ve İngiliz Irak işgali döneminde bunları yaşadık. Ben bölgeden savaş sırasında canlı yayın yapıyordum. Yayın sırasında BBC’den ‘Amerikan ve İngiliz işgal kuvvetleri’ diye bahsediyordum. Bana hiçbir şey diyemiyorlardı. Müdür bir kez bana ‘Biraz sözlerini yumuşatsan’ diye uyarır gibi oldu. Ben de ‘Hayır, yumuşatamam’ dedim; çünkü işgal kuvvetleri gelmiş, bu ülkeyi işgal ediyorsunuz,” şeklinde konuştu. “Türkiye’de İyi Bir Gazeteci Dünyayı Bilir” Bilginin yerine gidilerek bulunacağını söyleyen Mahalli, “Bir, yüzde yüz ilkesel olmak zorundasınız; iki, net olmak zorundasınız; üç, doğru bilgiyi bulmanız gerekiyor. Bilgi havadan ve sudan bulunmaz, yerine giderek bulunur. Hayatında Irak, Suriye ve Karabağ savaşlarına gitmeden, elinde bir sopayla ekrandan anlatmakla bu işler olmaz. Yüzde yüz doğru bilgi gerekir. Bunu yapabiliyorsanız, gazeteci duruşu budur diye düşünüyorum. Türkiye’deki televizyonların hemen hemen hiçbirinin yurt dışında muhabiri yok. Örneğin Orta Doğu’da hiçbir yerde yok; Washington’da ise mecburen koyuyorlar. Buna parası olan televizyonlar da dâhil. Yurt dışında muhabir bulundurmuyorlar. Bu müthiş bir eksikliktir. Amerika’da eğer muhabiriniz yoksa, siz ancak ajanslardan gelen haberlerle yetinmek zorunda kalırsınız. Dış politika ve uluslararası ilişkiler bağlamında medyamız sıfırdır. Türkiye’de iyi bir gazeteci dünyayı bilir. Türkiye’yi iyi öğrenmek istiyorsanız, Türkiye’nin diğer ülkelerle ilişkilerini iyi bilmek zorundasınız. Sosyal medyadan iki parça lafla uluslararası anlamda gazetecilik yapılmaz,” ifadelerini kullandı. Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, günün anısına gazeteci Hüsnü Mahalli’ye hediye takdim etti.

Cumhurbaşkanı: "Çaresizliğin değil, umudun sesini yükseltiyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı: "Çaresizliğin değil, umudun sesini yükseltiyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Parasıyla müttefiklerinden dahi silah ve mühimmat alamayan bir Türkiye'den, kendi insan kaynağının zekâsı ve emeğiyle üretilen savunma sanayii ürünlerine kavuşmuş, yerlilik oranını yüzde 80'e ulaştırmış bir ülkeye dönüştük. Artık kendi uçağını, silahını, gemisini, füzesini, tankını, topunu, siber sistemlerini en kaliteli şekilde üretebilen bir ülkeyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Şafak'ın 'VİZYON 2026' ekindeki yazısında Türkiye'nin son dönemdeki siyasi, ekonomik ve diplomatik hamlelerini anlattı. Erdoğan yazısında, küresel sistemdeki kırılmalar, çok kutuplu dünyanın getirdiği yeni dengeler ve Türkiye'nin bu koşullarda sergilediği bağımsız ve kararlı duruşa vurgu yaptı. ""Böyle gelmiş böyle gider anlayışı ile bakmıyoruz" İnsanlığın, siyasi ve ekonomik fay hatlarının derinden sarsıldığı, küresel yönetim mekanizmalarının işlevsizleştiği sancılı bir dönemden geçtiğini söyleyen Erdoğan, "Sınamalarla dolu bu fırtınalı çağda Türkiye olarak biz, küresel sorunlara dikkat çekiyor, daha adil bir dünyanın mümkün olduğunu her platformda ortaya koyuyoruz. Küresel sistemdeki çarpıklıklara ‘Böyle gelmiş böyle gider' anlayışıyla bakmıyor, bölgesel ve küresel sorunlara rasyonel çözümler üretiyoruz. Çaresizliğin değil, umudun sesini yükseltiyoruz" ifadelerini kullandı. "İnsanî yardım hamlelerimizle dost ve kardeşlerimize yalnız olmadıklarını hissettiriyoruz" Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın savaşlar, terörizm, göç krizi, iklim sorunları başta olmak üzere birbirine girmiş problemlerle eş zamanlı bir şekilde mücadele ettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyamız tarihte eşine az rastlanır insanî krizlere sahne oluyor. Türkiye olarak, bütün bu olumsuzluklara gözlerimizi kapatıp kenarda durmuyor, tarihimizden aldığımız ilhamla dış politikada dik ve şahsiyetli bir duruş sergiliyoruz. İnsanî yardım hamlelerimizle dost ve kardeşlerimize yalnız olmadıklarını hissettiriyoruz" ifadelerine yer verdi. "Barış ve istikrardan yana olduğumuzu en yüksek sesle dillendiriyoruz" Türkiye'nin dünya üzerindeki tüm çatışmalara ve savaşlara karşı olduğunu belirten Erdoğan, "Rusya-Ukrayna Savaşı, İsrail saldırganlığı, Suriye, Irak, Somali-Etiyopya, Sudan başta olmak üzere her sorunda barış ve istikrardan yana olduğumuzu en yüksek sesle dillendiriyoruz. Bu bölgelerde sağlanacak huzur ve barış ikliminin dünyanın karşı karşıya olduğu büyük krizin çözümü için anlamlı bir yol haritası ortaya koyacağını her platformda anlatıyoruz" açıklamasında bulundu. "Artık kendi uçağını, silahını, gemisini, füzesini, tankını, topunu, siber sistemlerini en kaliteli şekilde üretebilen bir ülkeyiz" Türkiye'nin savunma sanayii başta olmak üzere her alanda güçlendiğini ve buna yönelik tarihî adımlar attıklarını ifade eden Erdoğan şöyle devam etti: "Parasıyla müttefiklerinden dahi silah ve mühimmat alamayan bir Türkiye'den, kendi insan kaynağının zekâsı ve emeğiyle üretilen savunma sanayii ürünlerine kavuşmuş, yerlilik oranını yüzde 80'e ulaştırmış bir ülkeye dönüştük. Artık kendi uçağını, silahını, gemisini, füzesini, tankını, topunu, siber sistemlerini en kaliteli şekilde üretebilen bir ülkeyiz. Yolumuzun uzun olduğunu da hedeflerimize mutlaka ulaşacağımızı da biliyoruz. Asla umutsuzluk girdabına kapılmadan bu zorlu yolda azim ve kararlılıkla yürümeye devam ediyoruz." "Ülkemizin müreffeh geleceğini; ayakları yere basan, sağlam enerji politikalarının garanti altına alacağına inanıyoruz" Enerjide "tam bağımsız Türkiye" hedefine odaklandıklarını söyleyen Erdoğan, "Ülkemizin müreffeh geleceğini; ayakları yere basan, sağlam enerji politikalarının garanti altına alacağına inanıyoruz. Kendi doğal gazımızı, petrolümüzü çıkartarak enerjide dışa bağımlılığımızı azaltırken, toplam kurulu gücümüzde yenilenebilir enerjinin payını yüzde 60'ının üzerine çıkartmış durumdayız. Nükleer enerji ile ülkemizi bir üst lige taşımaya gayret gösterirken, enerji verimliliği alanında da önemli adımlar atıyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye, bugün 270 milyar dolar ihracat seviyesine ulaşmış durumdadır" Açıklamasında bölgesel ve küresel konuların yanı sıra Türkiye'nin ticaret hacminden de bahseden Erdoğan şu ifadelerle devam etti: "Toplumsal anlamda ailemizi, kültürümüzü ve yaşam tarzımızı; ortaya çıkmakta olan bu dönüşüm sürecine uygun şekilde hazırlıyoruz. Bu alanlarda dünyada giderek artan saldırılara karşı gerekli tedbirleri alıyoruz. Gençlerimizin eğitimini ve ihtiyaçlarını merkeze alan adımlarla, öz güveni yüksek bir TEKNOFEST kuşağını inşa ediyoruz. Bölgemizdeki gerilimler, ulaştırma alanında güvenli taşımacılığın önemini biraz daha artırıyor. Türkiye'nin Orta Koridor üzerinden Asya ile Avrupa'yı bağlama rolü ise bu noktada son derece kritik. Bu stratejik konuda etkili hamleler yapıyor, ülkemize ve dostlarımıza kazandıracak diğer projeler üzerinde çalışıyoruz. Uluslararası ticaret hacmini her geçen yıl rekorlarla artıran Türkiye, bugün 270 milyar dolar ihracat seviyesine ulaşmış durumdadır. Eğitimde, sağlıkta, bilim ve teknolojide kısaca her alanda büyüyen ve kalkınan Türkiye, birlik ve beraberliğini kuvvetlendirerek hem bölgesinde hem dünyada adından söz ettirmeye devam edecek. Ülkemizin yolu, sonuna kadar açıktır. Gelecek, Türkiye'nindir; gelecek, bu aziz milletindir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.