SON DAKİKA
Hava Durumu

#Iş Dünyası

Söz Bursa - Iş Dünyası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iş Dünyası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BATISİAD’da Ahmet Er güven tazeledi: Yeniden başkan seçildi! Haber

BATISİAD’da Ahmet Er güven tazeledi: Yeniden başkan seçildi!

Batı Trakya Türkleri Yönetici İşadamları ve Sanayiciler Derneği’nin 4. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Batı Trakya kökenli girişimcilerin Türkiye'deki ve Balkanlar'daki sesi olma misyonuyla faaliyetlerini sürdüren BATISİAD’da Ahmet Er güven tazeleyerek yeniden başkan seçildi. Divan başkanlığını geçmiş dönem Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ın, divan kurulu üyeliklerini de BTSO Başkan Yardımcısı İsmail Kuş ile Rafet Emin Demir’in yaptığı BATISİAD’ın genel kuruluna BTSO Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, Uludağ Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Koop. Başkanı İrfan Derici, belediye meclis üyeleri Şakir Emin ve İsmail Hayat ile BATISİAD üyeleri katıldı. Dernek merkezinde düzenlenen genel kurulun açılış konuşmasını yapan BATISİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Er, “BATISİAD, Batı Trakya’dan göç etmiş ve her biri iş dünyasında başarılarıyla anılan girişimcileri bir araya getiren bir çatı kuruluştur. her yıl Bursa ve ülkemiz ekonomisi için büyük katma değer üreten Batı Trakya ve Balkan kökenli Türk iş adamları BATISİAD çatısı altında kenetlenmiştir. BATISİAD bugün, Türkiye ve Batı Trakya arasında kurulan bağın önemi bir sembolü konumundadır” dedi. Konuşmasında ülkemizdeki ve dünyadaki ekonomik gelişmeleri değerlendiren Ahmet Er, 2025’te dünya ekonomisinin ılımlı bir büyüme performansı gösterdiğini, büyüme hızlarının son yıllara göre biraz yavaşladığını, 2026’da büyümenin biraz daha yavaşlamasının beklendiğini kaydetti. Ticari belirsizlikler, jeopolitik riskler ve korumacı politikaların büyümeyi sınırlayan başlıca etkenler olduğunu ifade eden Er, Türkiye’de de ekonominin ılımlı bir büyüme sergilediğini, yüksek ama düşüş eğimli enflasyonun, nispeten stabil işsizliğin ve yüksek politika odağında para ve fiyat istikrarı politikalarının geçerli olduğunu söyledi. Er, “Mevcut görünüm ekonomide sürdürülebilir istikrar arayışı ve yüksek enflasyon sonrası normalleşme çabası ile karakterize oldu. Yüksek faiz baskısı sebebiyle yatırımcılar planlarını revize etmek durumunda kaldılar, ayrıca hileli konkordato talebinde bulunanlar piyasaları paniğe sürükledi” diye konuştu. İŞ DÜNYASINDA İHTİYATLI İYİMSERLİK Bursa’da ise 2025’te sanayi ve ihracat odaklı güçlü ekonomik profilin korunduğunu, otomotiv ve üretim tedarik zincirlerinin bölgenin ihracatını ve istihdamını beslerken, tarımın katkısının görece düşük kalmaya devam ettiğini kaydeden BATISİAD Başkanı Ahmet Er, şunları söyledi : “Bursa ekonomisi ile ülkemizin lokomotif kentlerinin başında geliyor. İş dünyası ihtiyatlı iyimserlik içinde büyümenin sürdürülebilirliğinin sağlanmasını ve yapısal dönüşüm odaklı politikalar bekliyor. Bursa 2025 yılının ilk on ayında 14,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. Geçen yılın aynı dönemine göre artış oldu. Konfeksiyon imalatçısı firmalarımızın zora girdiğini, zor bir süreç yaşadıklarını biliyoruz. İmalatçı üyelerimizin mikro ve makro üretim ve kalite planlamalarını yapmak suretiyle bu süreci atlatılacaklarına inanıyoruz.” BATISİAD Başkanı Ahmet Er, konuşmasında ayrıca dernek merkezinin inşaatında ve hizmete girmesinde katkıları bulunanlara teşekkür etti. İnşaat çalışmalarının yaklaşık 2 yıl sürdüğünü söyleyen Er, şöyle konuştu : “Divan başkanımız, geçmiş dönem Osmangazi Belediye Başkanımız sayın Mustafa Dündar’a BATISİAD’a 25 yıllığına yer tahsis edilmesi, her zaman yanımızda olması ve bürokratik süreçleri tamamlamada yardımcı olması nedeniyle çok teşekkür ediyoruz. Dönemin belediye başkan yardımcısı sn. Cem Kürşad Hasanoğlu‘na canı gönülden teşekkür ediyoruz. En büyük finansal desteği sağlayan Başkan Vekilimiz sayın Salih Altuğ nezdinde Şem Lastik A.Ş’ye teşekkür ediyoruz. Aldığımız bütün kararların arkasında duran, maddi manevi desteklerini esirgemeyen yönetim kurulu üyesi arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. İnşaata başladığımız günden itibaren benimle birlikte vaktini, nakdini esirgemeyen Başkan Yardımcım sayın İkbal İbrahimoğlu’na teşekkür ediyorum. Müteahhitliği üstlenen Başkan Yardımcımız sayın Gürcan Yılmaz’a teşekkür ediyorum. İnşaatın mimari projesini bedelsiz hazırlayan, çizen sayın Hasan Sözüneri‘ye teşekkür ediyorum. Destek olan firmalarımıza ve üyelerimize teşekkür ediyorum. Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığımızı iki dönem üstlenen sayın Rahmi Yılmaz’a ve geçen dönem üstlenen sayın Mustafa Gürses’e teşekkür ediyorum. Şu anda yönetimde olmayan kurucu üyelerimiz ile birlikte, yönetimde olup da ayrılan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Çevre düzenlemesinde peyzaj ağaç dikim ve sulama tesisatını üstlenen Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Mustafa Bozbey’e teşekkür ediyorum. Parke taşı döşemesini üstlenen Osmangazi Belediye Başkanımız sayın Erkan Aydın’a teşekkür ediyorum.” Ahmet Er’in ardından söz alan BTSO Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener ile önceki dönem Yüksek İstişare Kurul Başkanı Rahmi Yılmaz, genel kurulun hayırlı olması temennilerini paylaştılar. 3 YILLIK DÖNEM İÇİN SEÇİM YAPILDI Yapılan konuşmaların ardından faaliyet raporunun, mali tabloların, denetim kurulu raporunun okunup müzakeresi ve kabulünden sonra yapılan ve tek listeyle gidilen seçimde oybirliği sonucu 3 yıl süre ile görev yapacak BATISİAD’ın yeni dönem kurulları şu isimlerden oluştu: Yönetim Kurulu Asil Üyeleri: Ahmet Er, Salih Altuğ, Ali Ömeroğlu, Cihat Yusufoğlu, Gürcan Yılmaz, Ekrem Tuna, Hasip Semerci, İbrahim İsmailoğlu, İkbal İbrahimoğlu, Rafet Emin Demir, Adnan Yakupoğlu, İsmail Tatar, Halit Şefikoğlu. Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri: Rıdvan Hatipoğlu, Hasan Ertürk, Kamuran Kalenci, Orhan Bilgin, Arif Güleryüz, Ali Uysal, Rıdvan Mehmet, Ekrem Sadıkoğlu, Recep Furkan Akgün, Ali Emre Kadıoğlu, Kadir Aziz, Ahmet Toraman, Taner Memet. Denetim Kurulu Asil Üyeleri: Kadir Güleryüz, Şakir Emin, Mehmet Macır. Denetim Kurulu Yedek Üyeleri: Ahmet Hüseyinoğlu, Erdal Yusufoğlu, Recep Er. Disiplin Kurulu Asil Üyeleri: Bünyamin Terzi, Hüseyin Hacıoğlu, Ramadan Mandacı. Disiplin Kurulu Yedek Üyeleri: Muhittin İbram, Cahit Yakupoğlu, Ahmet Şentürk. Onur Kurulu: Mustafa Dündar, Rahmi Yılmaz, Mustafa Gürses. Yüksek İstişare Kurulu: Mustafa Dündar, İrfan Derici, İsmail Kuş, Ali Emin Latif, Cüneyt Şener, Coşkun Şankaya, Mümin Demir, Ahmet Serdar, Hayrettin Akpınar, Rıdvan Güler, İbrahim Tatar, Mustafa Salimoğlu, Kaşif Aziz, Mustafa Süleyman, Ahmet Manav, Erol Gökçeler, Hüseyin Keşanlı, Süleyman Güler, Mehmet Hüseyin, Mehmet Ali.

Türkiye'de çalışanların yüzde 84'ü çalıştığı kurumu seviyor Haber

Türkiye'de çalışanların yüzde 84'ü çalıştığı kurumu seviyor

Pluxee, Ipsos iş birliğiyle 10 ülkede farklı sektör ve yaş gruplarından 8 bin 700 çalışanın katılımıyla gerçekleştirdiği ‘İş Dünyasında Bağlılığın Yeni Tanımı' araştırmasının sonuçlarını açıkladı. 80 farklı çalışanın içgörüleri ve gerçek yaşam hikâyeleriyle zenginleştirilen çalışma, motivasyon, iş-yaşam dengesi ve çalışan beklentilerine dair küresel ölçekte yeni bir tablo sunuyor. Dünyada çalışma hayatı hızla dönüşürken Pluxee çalışan-işveren ilişkisine ışık tutmak ve çalışan deneyimini yeniden tanımlamak amacıyla araştırmalarına devam ediyor. Şirketin Ipsos iş birliğiyle gerçekleştirdiği ‘İş Dünyasında Bağlılığın Yeni Tanımı' araştırması, çalışan beklentilerinde köklü bir dönüşüm yaşandığını ortaya koyuyor. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu Brezilya, İngiltere, Hindistan gibi farklı coğrafyalardan 10 ülkede, 8 bin 700 çalışanın katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre, küresel olarak çalışanların yüzde 83'ü çalıştığı şirketi sevdiğini ya da olumlu hisler beslediğini ifade ediyor. Ancak bu bağlılık artık koşulsuz bir adanmışlık üzerinden değil; denge, anlam ve karşılıklı değer temelinde şekilleniyor. SESSİZ İSTİFA DEĞİL, DENGELİ BAĞLILIK Kamuoyunda iş hayatı çoğu zaman "sessiz istifa" ve "büyük kopuş" kavramlarıyla anılırken araştırma, bu anlatının eksik kaldığını gösteriyor. Bulgulara göre, Türkiye'de çalışanların yüzde 84'ü çalıştığı kurumu "sevdiğini" ya da "beğendiğini" ifade ederken çalışanlar işteki iyi olma hâllerini 10 üzerinden 7,9 puanla değerlendiriyor. Bu tablo, çalışanların işlerinden duygusal olarak uzaklaşmadığını; aksine iş ve işyeriyle beklenenden daha güçlü fakat daha dengeli bir bağ kurduğunu ortaya koyuyor. Şirketin ortaya koyduğu "Dengeli Bağlılık" kavramı, bağlılığın biçim değiştirerek daha bilinçli, değişken ve sınırları olan bir tutum haline geldiği gerçeğine işaret ediyor. İYİ YAŞAMIN ŞİFRESİ: GÜÇLÜ BAĞLAR, YAKIN İLİŞKİLER VE ZAMANI SAHİPLENMEK Araştırma, Türkiye'de "iyi yaşam" algısının merkezinde maddi göstergelerden çok insan ilişkilerinin yer aldığını net biçimde ortaya koyuyor. Türkiye'de çalışanların yüzde 54'ü hayatı iyi kılan en önemli unsur olarak "etrafımda iyi insanlar var" ifadesini öne çıkarırken; kendine zaman ayırabilmek (yüzde 42) ve iyi hissetmek (yüzde 41) ikinci sırada geliyor. Çalışanlara "Haftada fazladan 4 saatin olsaydı ne yapardın?" sorusu yöneltildiğinde ise yüzde 31'i sevdikleriyle daha fazla vakit geçirmek istediğini, yüzde 19'u ise egzersiz yapmayı tercih edeceğini belirtiyor. Öte yandan çalışanların yüzde 35'i işinin hayatının merkezinde olduğunu söylerken yüzde 58'i "elimden geldiğince çok çalışırım" diyor. Bu gelişmekte olan ekonomiler ortalamasının oldukça üzerinde bir oran. Ancak bu tablo, işin her şeyin önüne konulduğu bir yaşamı değil; çabanın ilişkiler, kişisel iyilik hâli ve zamanı yönetebilme becerisiyle dengelendiği bir yaklaşımı işaret ediyor. "Çalışanlarının özel hayatındaki farklılıklarını önemseyen şirketler, çalışan deneyiminde ve işe bağlılıkta çıtayı yukarı taşıyacak" Pluxee Türkiye CEO'su Eda Uluca Özcan, araştırmanın iş dünyası için taşıdığı mesaja şu sözlerle dikkat çekti: "Günümüzde çalışanları yalnızca işteki rolleriyle ele almak artık mümkün değil. Araştırmamız, her geçen gün daha fazla çalışanın iş ile kişisel yaşam arasında yeni bir denge kurduğunu ortaya koyuyor. Biz bu yaklaşımı ‘Dengeli Bağlılık' olarak tanımlıyoruz. Bu yaklaşım, şirketlerle çalışanlar arasındaki ilişkiyi de köklü biçimde yeniden tanımlıyor. Türkiye'de çalışanların yüzde 43'ü için samimi ve destekleyici bir iş ortamı iş yerinde memnuniyetin en önemli unsuru. Yüzde 40'ı gösterdiği çabanın görülmesini ve takdir edilmesini bekliyor, yüzde 35'i ise özerklik ve karar alma yetkisinin kendileri için kritik olduğunu söylüyor. Bugün bağlılık; sessizce geri çekilmek ya da koşulsuzca adanmak arasında değil, karşılıklı güven ve değer üretimi üzerinde şekilleniyor. İşverenler için asıl fark oluşturan nokta da burada başlıyor: çalışanlarını tek tip beklentilerle değil, bireysel ihtiyaçları ve yaşam evreleriyle anlayabilmek." BAĞLILIK TEK RENK DEĞİL: HAYATLA BİRLİKTE DEĞİŞEN 8 FARKLI TON Araştırma, çalışan bağlılığının artık "ya tamamen adanmış ya da kopmuş" gibi keskin tanımlarla açıklanamayacağını gösteriyor. Bağlılık; hayatın farklı evreleri, kişisel öncelikler ve bireyin içinde bulunduğu koşullara göre ton değiştiriyor. Bu dönüşümü bireyin özel hayatına verdiği önem ve kişisel hedefleriyle toplumsal aidiyet arasında kurduğu denge olmak üzere iki temel eksen üzerinden ele alan araştırma, sekiz farklı bağlılık profili ortaya koyuyor. Araştırmada bağlılık, sabit bir tutum değil; hayatla birlikte şekillenen, esneyen ve yeniden ayarlanan canlı bir deneyim olarak karşımıza çıkıyor. Araştırma, Türkiye'de iş yerini cazip kılan unsurlara dair de içgörüler sunuyor. Çalışanlar için "iyi maaş" yüzde 48 ile ilk sırada yer alırken "ihtiyaca uygun yan haklar" yüzde 36 ile hemen ardından geliyor. Çalışma aynı zamanda, çalışanların destekleyici bir ortam, takdir edilme ve kendilerine zaman ayırabilme gibi insani ihtiyaçlara her zamankinden daha fazla önem verdiğini ortaya koyuyor. Eda Uluca Özcan, araştırmanın özellikle bağlılık konusunda önemli bir tablo çizdiğini, bağlılığı şekillendiren beklenti ve motivasyonların değiştiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Çalışanı gerçekten gören, dinleyen ve destekleyen kurumlar, bağlılığı doğal olarak güçlendiriyor. Bu araştırma ile çalışma hayatının geleceğini şekillendiren bu yeni bağlılık kurallarını keşfetmeyi, liderler ve karar vericiler için görünür kılmayı amaçladık. Şirket olarak, çalışan-işveren ilişkisini yalnızca ölçen değil, geliştiren bir yaklaşımla; daha insan odaklı, dengeli ve sürdürülebilir bir çalışma dünyasına katkı sağlamaya devam edeceğiz."

İş Dünyasının yeni rotası: BUTEKOM’da dijitalleşme ve yalın dönüşüm masaya yatırıldı Haber

İş Dünyasının yeni rotası: BUTEKOM’da dijitalleşme ve yalın dönüşüm masaya yatırıldı

Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticiler Vakfı (TOSYÖV) tarafından düzenlenen “İkiz Dönüşüm Sürecinde Yalın Üretim ve Dijitalleşmenin Önemi” konulu panelde, iş dünyası temsilcilerine, dijitalleşme ve dijitalleşme sürecinde yalın dönüşümün önemi anlatıldı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası( BTSO) işbirliği ile Bursa Teknoloji Koordinasyon ve AR-GE Merkezi’nde (BUTEKOM) gerçekleştirilen organizasyona TOSYÖV Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elif Ufluoğlu, TOSYÖV Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Kazangil, BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Artvin-Kafkas-Ahıska-Batum Dernekleri Federasyonu (ARTKAFKON) Yönetim Kurulu Başkanı Bahadır Celal Manasoğlu, Artvinli Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Erdinç Acar, akademisyenler, iş dünyasının ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. “Dijitalleşme yalın dönüşümle verimli oluyor” TOSYÖV Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Kazangil, programın açılışında yaptığı konuşmasında dijitalleşmenin artık bir tercih değil zorunluluk olduğuna vurgu yaparak, “Dijitalleşme ve yalın dönüşüm geleceğimiz için iki hayati konu. Bu kavram ve çalışmalar değer yaratma yolunda israfı önleyerek daha fazla kaynak ve zaman sağlar. İş yaşamının gündeminde olan dijitalleşme tek başına yeterli bir kavram değil, yalın dönüşümle verimlilik denetlenebiliyor. Ülkemiz uzun yıllardır üretim ekonomisi ile ilerliyor. 2000’li yıllardan önce dijitalleşme çalışmalarına başlayarak sistemimize değer katmaya başladık ancak günümüzde bu sistemin veriminin ölçülebilmesi için yalın dönüşümle desteklenmesi gereği ortaya çıktı. Bu iki kavramı birleştirdiğimiz zaman gerçekten değer yaratabildiğimizi anladık” dedi. “Değişime ayak uyduranların ayakta kalacağı bir dünyadayız” TOSYÖV Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elif Ufluoğlu ise konuşmasında, “Bugün iş yaşamında verimin sağlanması için elzem olan iki kavramı konuşmak için bir araya geldik. Biz bu iki kavramı birbirinden ayıramamayı deneyimleyerek öğrendik. Şunu açıkça ifade etmek isterim ki artık dünyada sadece dijitalleşmeyi sağlayanların değil değişime uyum sağlayabilenlerin ayakta durduğu bir düzen işliyor. Dijitalleşme artık bir makine parkının yenilenerek, yeni bir yazılımı sisteme dahil etmekten ibaret değil. Tüm çalışmalara rağmen israf hala sürüyorsa ve dijitalleşme hızlı ama kontrolsüz bir karmaşa üretiyorsa, verimi getirecek zihinsel ve sistemsel dönüşümü sağlayacak her türlü gelişim desteklenmeli. TOSYÖV olarak bizler KOBİ’lerin dönüşüm yolunda yalnız bırakılmaması gerektiğini düşünüyoruz Çünkü KOBİ’ler ülkenin yüzde 95'ini oluşturan küçük, orta, büyük ya da büyük büyük ölçek işletmeler. Yani Türkiye'nin yüzde 95'i.Bizler TOSYÖV üyeleri olarak bu anlamda farkındalığı oluşturmak, ‘KOBİ’lerin ihtiyaçlarıyla ilgili çözümler üretecek verileri sahadan toplayarak işlemek gibi önemli görevlere sahibiz. Bu bilinç ve sorumlulukla çalışmalarımızı yürütüyoruz” şeklinde konuştu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz da konuşmasında sanayisi ve üretim anlayışı ile Türkiye ekonomisinin en büyük destekçilerinden olan Bursa’nın birçok alanda öncü çalışmalara imza attığını belirterek, organizasyon için TOSYÖV yetkililerine teşekkür etti. Açılış konuşmalarının ardından program TOSYÖV Akademi Başkanı Cüneyt Örkmez, ICT Certify İş Geliştirme Direktörü Didem Erdoğdu katılımcılara yönelik sunumlarını gerçekleştirerek, çalışmaları hakkında bilgiler verdi. “Dijitalleşmenin doğru kullanımı israfın önüne geçecektir” Programın son bölümünde Balıkesir Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Dijital İkon Kurucusu Prof. Dr. Pelin Vardarlıer, “Dijitalleşme Yolculuğu: Nereden başlamalı, nasıl ilerlemeli?” konulu sunumunu gerçekleştirdi. Pof. Dr. Pelin Vardarlıel, sunumunda yalın dönüşüm çalışmalarıyla verimin ölçülmediği dijitalleşmenin firmalarda zaman ve nakit kaybına yol açtığının altını çizdi. Firmalarda dijitalleşmeyi sağlayan sistem ve yazılımların yanı sıra çalışanlarda bu konuda bilgi ve bilinç oluşturulması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Varlıel, “Yalnızca sisteme yapılan yatırımlar bazı durumlarda çalışanlarda değişime yönelik bir direnci oluşturuyor ve kullanılmıyor. Firma çalışanları da dönüşüme hazır ve istekli hale getirilmeli. Aksi halde sisteme entegre edilemeyen yatırımlar israftan öteye geçemiyor. Bu durumun çok fazla örneğine rastlıyoruz. Firmalarda öncelikle verimlilik bilinci oturtulmalı” ifadelerini kullandı. Programın sonunda TOSYÖV yöneticileri tarafından konuşmacılara teşekkür plaketi takdim edildi.

Özer Matlı: "Bankalar artık iş dünyasının kapısını çalacak" Haber

Özer Matlı: "Bankalar artık iş dünyasının kapısını çalacak"

TOBB Genel İdare Kurulu Üyesi ve Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, ekonomi yönetiminin reel sektörle kurduğu güçlü diyalogdan memnuniyet duyduklarını belirterek, “Hazine ve Maliye Bakanımızın finansmana erişimin kolaylaşacağına ve enflasyonun düşeceğine dair açıklamaları, reel sektör için beklentileri güçlendiren bir mesaj niteliğindedir. Piyasalardaki iyileşme işletmelerimizin nakit akışını rahatlatacak, istihdam kararlarını hızlandıracaktır” dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu, Genel İdare Kurulu, Strateji Geliştirme Yüksek Kurulu ve Yüksek Koordinasyon Kurulu Müşterek Toplantısı, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımıyla TOBB İkiz Kuleler’de gerçekleştirildi. Toplantıya katılan TOBB Genel İdare Kurulu Üyesi ve Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, toplantıya ilişkin yaptığı değerlendirmede iş dünyası adına önemli açıklamalarda bulundu. “Ekonomiye dair projeksiyonlar reel sektör için yol gösterici” Toplantıda, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelerin yanı sıra iş dünyasının sahada karşılaştığı temel meselelerin ve beklentilerin kapsamlı şekilde ele alındığını belirten Başkan Özer Matlı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in paylaştığı projeksiyonlara dikkat çekti. Matlı, “Sayın Bakanımızın yapılan çalışmalar hakkında bilgilendirmesi sonucu, önümüzdeki kısa süreç içerisinde enflasyonun yüzde 19,5, yüzde 20 seviyelerine düşeceği ve buna bağlı olarak kredi faizlerinin de yüzde 25’ler bandına inmesi yönünde ortaya çıkan öngörülerimiz, reel sektörümüz açısından bizleri motive etmiştir” diye konuştu. “Piyasaların rahatlaması üretim ve istihdam kararlarını hızlandıracak” Ekonomideki yeni yol haritasının üretim odaklı büyümeyi destekleyeceğini vurgulayan Başkan Özer Matlı, bütçe disiplini ve kamu borçlanmasının azaltılmasıyla birlikte bankaların özel sektöre yönelik para arzını artırmasını beklediklerini söyledi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in paylaştığı veriler doğrultusunda piyasaların finansal anlamda rahatlamayı birkaç ay içerisinde hissedeceğini düşündüklerini ifade eden Başkan Matlı, “Bu tablo, üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat odaklı büyümeyi hedefleyen reel sektör açısından daha öngörülebilir, dengeli ve destekleyici bir ekonomik ortamın oluşacağına işaret etmektedir. Finansal koşullardaki iyileşmenin, işletmelerimizin nakit akışını rahatlatacağına; yatırım, üretim ve istihdam kararlarını hızlandıracağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. “İstikrar vurgusu güveni pekiştiriyor” Ekonomi yönetimi ile iş dünyası arasındaki güçlü diyalog ve istişare kültürünün sürdürülmesinin, atılan adımların sahadaki karşılığını artırdığını vurgulayan Başkan Özer Matlı, şunları kaydetti: “İstikrarı önceleyen ve enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdüren bu yaklaşımın, önümüzdeki dönemde iş dünyamızın motivasyonunu ve geleceğe olan güvenini daha da pekiştireceğine inanıyorum. Son dönemde daralmanın en çok hissedildiği başta tekstil gibi sektörlerle ilgili birtakım destek çalışmalarının olacağı beklentisi, ekonomik sıkılaşmanın yarattığı gerginliği devlet ve özel sektör iş birliğiyle çözecektir. Ekonomik istikrarın sağlanarak sürdürülebilir kılınması yönünde iş dünyası ve kamu el ele vererek bu başarıyı sağlayacaktır. İş dünyası olarak bizler bugüne kadar olduğu gibi üretmeye, yatırım yapmaya, istihdam oluşturmaya ve ülkemizin sürdürülebilir büyümesine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”

Bursa Business School 2025’te Türkiye’nin Stratejik Buluşma Noktası Oldu Haber

Bursa Business School 2025’te Türkiye’nin Stratejik Buluşma Noktası Oldu

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) vizyoner yaklaşımıyla hayata geçirilen Bursa Business School (BBS), 2025 yılında da ulusal ve uluslararası ölçekte ses getiren organizasyonlara ev sahipliği yaparak iş dünyasının yeni nesil eğitim ve dönüşüm üssü olma konumunu güçlendirdi. Uludağ’ın doğal potansiyelini nitelikli içeriklerle buluşturan BBS, yıl boyunca Türkiye’nin gündemine yön veren stratejik zirve, forum ve eğitim programlarının merkezi oldu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın vizyonuyla çevre, enerji, gıda, otomotiv, şehircilik, dijital dönüşüm ve liderlik gibi birçok alanda düzenlenen üst düzey organizasyonlar; kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini Bursa’da bir araya getirdi. Bursa Business School, bu yönüyle yalnızca bir eğitim merkezi değil, ortak aklın üretildiği, politika ve stratejilerin şekillendiği bir platform olarak öne çıktı. Bursa Business School, 2025 yılında düzenlediği bu zirvelerle sadece sektörlerin güncel gündemlerini ele almakla kalmadı; aynı zamanda ulusal düzeyde iş dünyası, kamu ve akademi arasında köprüler kuran bir platform haline geldi. STRATEJİK ZİRVELERLE GELECEĞE YÖN VEREN PLATFORM 2025 yılı boyunca düzenlenen forum ve zirveler; yeşil dönüşüm, sürdürülebilirlik, yapay zekâ, dirençli şehirler, enerji dönüşümü ve gıda arz güvenliği gibi kritik başlıklarda kapsamlı değerlendirmelere zemin hazırladı. Ulusal ve uluslararası düzeyde katılımcı profiline sahip organizasyonlar, Türkiye’nin farklı sektörlerdeki dönüşüm sürecine katkı sunarken, Bursa Business School’u referans bir buluşma noktası haline getirdi. İŞ DÜNYASI, KAMU VE AKADEMİ AYNI ÇATI ALTINDA Bursa Business School’da gerçekleştirilen etkinlikler, iş dünyasının ihtiyaçları ile kamu politikaları ve akademik bilgi birikimini aynı zeminde buluşturdu. Sürdürülebilir Gıda ve Arz Güvenliği temasıyla düzenlenen Uludağ Gıda Zirvesi, Yapay Zeka ve Otomotiv Sektöründe Gelecek Stratejilerinin ele alındığı Next Level Uludağ Zirvesi, Şimdi Dönüşüm: Yenilikçi Yarınlar mottosuyla düzenlenen Uludağ Dirençli Kentler Zirvesi ile Geleceğin Enerji Stratejisine dikkat çeken Uludağ Enerji Zirvesi Bursa Business School’da yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Türkiye’nin çevre, iklim değişikliği ve kalkınma hedefleri doğrultusunda ikinci kez gerçekleştirilen Uludağ Çevre Forumu ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla düzenlendi. Bakanlık temsilcileri, sektör liderleri, uzmanlar ve akademisyenlerin katılımıyla düzenlenen programlar, hem karar alıcılara hem de sektör temsilcilerine yol gösterici çıktı ve öneriler sundu. EĞİTİMDEN TEDARİK ZİNCİRİNE GÜÇLÜ EKOSİSTEM BBS, 2025 yılında yalnızca zirvelere değil; tedarikçi buluşmaları, sektörel eşleştirme programları ve yeni nesil eğitimlere de ev sahipliği yaptı. Savunma, otomotiv, turizm ve hizmet sektörlerine yönelik düzenlenen programlar, firmalar arası iş birliklerini güçlendirirken, B2B pazarlama ve satış programı, kadın liderlik ve veri odaklı yönetim gibi alanlarda gerçekleştirilen eğitimler iş dünyasının insan kaynağına doğrudan katkı sağladı. Dünya markalarının lansmanlarından üst düzey yönetici eğitimlerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren Bursa Business School, Uludağ’ı küresel ölçekte cazibe merkezi haline getirmeye devam ediyor. “BBS KONGRE TURİZMİNDE ÇEKİM MERKEZİ” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Uludağ’ın kalbinde, tarihi kimliği ve sahip olduğu benzersiz fiziki imkânlarla hayata geçirilen Bursa Business School’un, kentin ve bölgenin dönüşüm vizyonunda stratejik bir rol üstlendiğini söyledi. Bursa Business School’un bugün dünya genelinde öne çıkan ilk üç destinasyon arasında yer aldığını belirten İbrahim Burkay, merkezin Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın önemli eğitim merkezlerinden biri haline geldiğini ifade etti. Bursa Business School’un kongre turizmi açısından da güçlü bir çekim noktası olmayı hedeflediğini dile getiren Burkay, bu yapının turizm sektörünün dönüşümü için atılmış en önemli adımlardan biri olduğunu vurguladı. DÖRT MEVSİM ULUDAĞ HEDEFİ GERÇEKLEŞECEK İbrahim Burkay, önümüzdeki beş yıl içinde Bursa ve Uludağ’ın, içerik ve işlevsellik açısından bugüne kadar taşıdığı marka değerinin hakkını verecek bir konuma ulaşacağını, yılın 365 günü dünyanın dört bir yanından ziyaretçi ağırlayan bir merkez haline geleceğini kaydetti. Bu yıl da Bursa Business School ev sahipliğinde en az 10 zirve düzenleneceğini açıklayan Burkay, söz konusu organizasyonlarla Uludağ ve Bursa’nın bölgesel ve uluslararası ölçekte etkisinin ve gücünün daha da artacağını söyledi. İbrahim Burkay, “Bursa Business School, önümüzdeki süreçte başta eğitim ve sağlık programları olmak üzere değişimin, dönüşümün ve yenilenmenin en güçlü sahaları arasında yer alacak. BBS, dört mevsim Uludağ hedefimizde çok güçlü bir role sahip. Uludağ’daki tüm otel ve tesislerimiz de bu dönüşümün ana merkezleri haline gelecek.” dedi.

ASKON Bursa Başkanı Emre Yıldız’dan 2026 mesajı: "Üretim ve gençlik odaklı büyüyeceğiz" Haber

ASKON Bursa Başkanı Emre Yıldız’dan 2026 mesajı: "Üretim ve gençlik odaklı büyüyeceğiz"

Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Bursa Şubesi, 2025 yılı boyunca eğitimden sanayiye, dış ticaretten girişimciliğe uzanan geniş bir yelpazede yürüttüğü çalışmalarla iş dünyasına katkı sundu. Şube Yönetim Kurulu Başkanı Emre Yıldız, yıl boyunca yürütülen faaliyetleri değerlendirirken, 2026 yılında gençlik, girişimcilik ve üretim odaklı çalışmaları artırarak kente ve ülke ekonomisine katkıyı sürdüreceklerini vurguladı. Milli Kalkınmanın Güçlü Buluşmaları Kapsamında İş İnsanları Bir Araya geldi ASKON Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Emre Yıldız, eğitimden dış ticarete, büyüme modellerinden sanayi ve teknolojiye kadar birçok konuda üyeler ve iş dünyasıyla bir araya geldiklerini belirtti. ‘Milli Kalkınmanın Güçlü Buluşmaları’ başlığında toplantılar düzenlediklerini belirten Yıldız, “Düzenlediğimiz etkinliklerde, iş dünyasındaki değişimleri doğru okumaya katkı sunan ve üyelerimizi güçlü temaslarla buluşturan bir yaklaşım benimsedik. Bununla birlikte, üniversite–sanayi entegrasyonunu güçlendirme hedefimizle şehrimizdeki üniversitelerimizle iş birliği protokolleri imzalayarak girişimcilik ve inovasyon odaklı projeler, staj ve uygulamalı eğitim imkânları ile üyelerimize yönelik Ar-Ge ve eğitim faaliyetlerini bu iş birliklerinin merkezine aldık.” dedi. “Kurumsal Yönetim Ödülümüz, Bursa’daki güçlü yapılanmamızın bir yansımasıdır” Şubenin Bursa iş dünyasına yönelik yürüttüğü faaliyet ve projeleriyle ASKON Genel Merkez tarafından Kurumsal Yönetim Ödülüne layık görüldüğünü de belirten Yıldız, “ASKON Genel Merkezimiz tarafından Bursa Şubesi olarak Kurumsal Yönetim ödülüne layık görülmek bizim için büyük bir gurur. Bu ödül; Bursa’daki teşkilat yapımızın, kurumsal işleyişimizin ve üyelerimizle birlikte oluşturduğumuz güçlü yönetim anlayışının bir yansımasıdır. Yürüttüğümüz çalışmalarla yalnızca üyelerimize değil, Bursa iş dünyasına ve ülke ekonomisine değer katmayı hedefliyoruz. ASKON Bursa olarak, kentimize ve ülkemize katkı sunacak çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. ASKON Bursa’dan Geleceğin İş İnsanlarına Yönelik Gençlik Çalıştayı İş dünyası ile genç kuşaklar arasındaki etkileşimi güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Yıldız, 23–25 Ocak 2026 tarihlerinde ASKON Bursa Gençlik Çalıştayı’nı gerçekleştireceklerini söyledi. Çalıştayın gençlerin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sunacak bir platform olarak kurgulandığını ifade eden Yıldız, “Gençlik Çalıştayımız kapsamında; Türk kültürü, milli kalkınma, teknoloji ve girişimcilik başta olmak üzere farklı komiteler altında çalışmalar yürütülecek. Türkiye’nin farklı illerinden, lise düzeyinde eğitim gören öğrencilerimiz üç gün boyunca oturumlar, konferanslar ve etkileşimli programlarla bir araya gelerek kendilerini ifade edebilecekleri, çözüm üretebilecekleri bir ortamda buluşacak. Milli ve manevi değerlerle donanmış; girişimci, yenilikçi ve sorumluluk sahibi bir gençliğin yetişmesine katkı sunmayı amaçlıyoruz.” dedi. 2026 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Emre Yıldız, yürütülen çalışmalarla Bursa iş dünyasına ve ülke ekonomisine kalıcı değer üretmeyi hedeflediklerini vurguladı. Yıldız, “Önümüzdeki dönemde de bu sorumluluk bilinciyle hareket ederek; daha nitelikli çalışmalar ve güçlü iş birlikleriyle kentimizin ekonomik kapasitesini artırmayı, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyüme hedeflerine somut katkılar sunmayı kararlılıkla sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

YESİDEF’ten BTSO Mutfak Akademi’ye tam not Haber

YESİDEF’ten BTSO Mutfak Akademi’ye tam not

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından yiyecek içecek sektörünün nitelikli personel ihtiyacının karşılanması hedefiyle kurulan BTSO Mutfak Akademi, Türkiye’nin dört bir yanında 6 bini aşkın üyesi bulunan yemek sanayicileri derneklerinin üst kuruluşu Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonu (YESİDEF) üyelerini ağırladı. BTSO’nun nitelikli istihdama dönük projeleri arasında yer alan Mutfak Akademi, YESİDEF üyelerinden de tam not aldı. BTSO Mutfak Akademi’nin deneyimli şefleri eşliğinde düzenlenen workshop etkinliğinde sektör temsilcileri, coğrafi işaretli ‘Bursa Cantığı’ yaptı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Abidin Şakir Özen’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen ziyarette, YESİDEF Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Bozdağ ve sektör temsilcileri merkezde incelemelerde bulundu. Bursa’nın Vizyonunu Yansıtan Merkez YESİDEF Başkanı Hüseyin Bozdağ, BTSO Mutfak Akademi’nin ortak aklın, vizyonun ve emeğin buluştuğu bir yapı olduğunu ve kendilerini çok etkilediğini ifade ederek, “BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Sayın İbrahim Burkay ve ekibinin Bursa iş dünyasını ortak akıl anlayışıyla yönettiğini bu kampüs çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Tekstilinden gıdasına kadar birçok alanı kendi içinde barındıran bu merkez, Bursa’nın üretim gücünü ve vizyonunu yansıtıyor. Yılda yaklaşık 600 öğrencinin yetiştiği, sektörle iç içe bir eğitim modeli burada hayat bulmuş durumda. Bizim için en değerli unsur insan kaynağı. Nitelikli insan gücü olmadan ne üretimden ne de ekonomik değerden söz etmek mümkün. Bu merkez de bu anlamda çok önemli bir işlevi yerine getiriyor.” dedi. “Bölgenin En Büyük Eğitim Mutfağı” BTSO Mutfak Akademi gibi merkezlerin sektörün geleceği için çok önemli olduğunu ifade eden Bozdağ, “Sanayimizi güçlendirmenin, yenilik üretmenin ve dünyaya açılmanın yolu bu merkezlerden geçiyor. Yemek sanayisine baktığımızda da artık Türkiye sınırlarını aşan bir mühendislik ihraç ediyoruz; Ortadoğu’dan Doğu Avrupa’ya, Rusya’dan Çin’e kadar uzanan geniş bir coğrafyada Türk yemek sanayisinin imzası var. Dünyanın yemeğini Türkler üretecek ve bu vizyonun temelleri işte bu eğitim merkezlerinde atılıyor. Bu merkezin açılışında da bulunmuştum. Bugün geldiğimiz noktada BTSO Mutfak Akademi’nin yalnızca Türkiye’nin değil, bölgenin de en büyük eğitim mutfağı hâline geldiğini görmek bizleri gururlandırıyor. Sektörümüzün tüm paydaşlarının bu merkezden azami ölçüde faydalanması gerektiğine inanıyorum. Bu vizyoner yatırımı Bursa’ya ve ülkemize kazandıran Sayın İbrahim Burkay’a ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum.” dedi “Sektöre Değer Atan Bir Merkez” İstanbul Sanayi Odası Meclis Üyesi ve YESİDEF eski Başkanı Sedat Zincirkıran, BTSO tarafından hayata geçirilen Mutfak Akademi’nin Bursalı firmalar için büyük bir avantaj olduğunu ifade ederek, “Böylesine donanımlı bir akademi tesisini görmek beni gerçekten duygulandırdı. Bu önemli yatırımı Bursa’ya kazandıran BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’a gönülden teşekkür ediyorum. Ben sektörde 50. yılımı geride bırakıyorum. 1969 yılında İngiltere’de benzer bir akademide eğitim alma fırsatı bulmuştum; o dönemlerde bile bu ölçekte merkezler dünyada oldukça sınırlıydı. Burada oluşturulan altyapı, verilen emeğin ve ileri görüşlü bir vizyonun açık göstergesi. Bu tesisten yetişecek gençlerin nitelikli, donanımlı ve sektöre değer katacak bireyler olacağından hiç şüphem yok. Bursa’nın böyle bir eğitim kampüsüne sahip olması gerçekten büyük bir şans. Sayın İbrahim Burkay’ın vizyoner yaklaşımı sayesinde sadece bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarını da karşılayacak bir sistem inşa edilmiş.” diye konuştu. “İnsana Yatırım Odaklı Bir Anlayışı Ön Plana Koyuyoruz” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, YESİDEF üyelerini BTSO Mutfak Akademi’de ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını söyledi. BTSO olarak sektör ayırt etmeksizin insana yatırım odaklı bir anlayışla firmaların ihtiyacı olan nitelikli istihdama en üst düzey katkı sağlamak için projeler geliştirdiklerini belirten Başkan Burkay, “Bursa iş dünyası olarak geleceğin güçlü Türkiye’sini ancak nitelikli insan kaynağıyla inşa edebileceğimize inanıyoruz. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz Mutfak Akademi, sadece sektörün personel ihtiyacına çözüm üretmekle kalmıyor, aynı zamanda gençlerimizin mesleki becerilerini geliştirerek onları üretim hayatına kazandırıyor. Burada aldıkları eğitimle dünya mutfaklarında söz sahibi olacak bir nesil yetişiyor. YESİDEF gibi köklü bir federasyonun değerli üyelerini tesisimizde ağırlamak bizler için son derece kıymetli. Onların desteği ve katkıları, bu vizyonun daha da büyümesine güç katacaktır. BTSO olarak hedefimiz, gastronomi ve yiyecek-içecek sektöründe Türkiye’yi küresel ölçekte rekabetçi bir konuma taşımak. Bu doğrultuda atılan her adım, Bursa’nın ve ülkemizin geleceğine yapılan bir yatırımdır.” ifadelerini kullandı. Gelecek Mutfakta Pişiyor Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu BTSO öncülüğünde “Gelecek Mutfakta Pişiyor” mottosu ile modern bir yapıda hizmet veren BTSO Mutfak Akademi’de yeme içme sektörünün nitelikli istihdamına çözüm üretmek amacıyla aşçılık, aşçı yardımcılığı, pastacılık, pastacı yardımcısı, barista, servis görevlisi, pizzacı, dönerci, baklavacı, girişimci aşçı, girişimci pastacı, yiyecek içecek işletmeciliği ve pidecilik alanlarında eğitimler veriliyor.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’dan Bursa'dan mesaj: Çelme takarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni durduramazlar Haber

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’dan Bursa'dan mesaj: Çelme takarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni durduramazlar

CHP Bursa İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen toplantıya İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Bursa Milletvekilli ve Parti Meclisi Üyesi Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Parti Meclisi Üyesi Canan Taşer, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, İl Kadın-Gençlik Kolları Başkanları, İlçe Başkanları, Belediye Meclis Üyeleri ve çok sayıda partili katıldı. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Türkiye’de demokrasinin ciddi tehdit altında olduğunu belirttiği konuşmasında, “Demokrasinin yok sayıldığı, halkın iradesinin hiçe sayıldığı bir dönemdeyiz. Milletin seçtiği belediye başkanlarını, cumhurbaşkanı adaylarını hapse atarak bu ülkede demokrasinin olmadığını gösteriyorlar. ‘Siz sandıkta kimi seçerseniz seçin, ben istediğimi görevden alırım’ anlayışı toplumun her kesimine yerleştirilmeye çalışılıyor” dedi. KONGREYE DAVET Yeşiltaş, CHP’nin hem ülkeye hem de kendi yapısına demokrasiyi getiren parti olduğunu vurgulayarak, “Cumhuriyet Halk Partisi, bu ülkeye demokrasiyi getiren ve parti içi demokrasiyi en iyi şekilde işleten partidir. Biz inadına demokrasiyi savunan, inadına demokrasiyi yaşatan bir geleneğin temsilcisiyiz. Mahallelerde sandık koyarak gerçekleştirdiğimiz ilçe kongrelerimizi tamamladık. Şimdi sıra büyük demokrasi şöleninde. 19 Ekim Pazar günü saat 13.00’te Atatürk Kültür Merkezi’nde tüm halkımızı ve örgütümüzü bu büyük buluşmaya davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı. “ARTIK DEĞİŞİM ZAMANI” CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, kongre öncesi yaptığı konuşmada Türkiye’nin üretim gücünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. “Artık değişim zamanı, artık dur deme zamanı” diyen Günaydın, Bursa’nın tarihsel, kültürel ve ekonomik önemine dikkat çekti. Daha sonra Günaydın, “Bursa, sanayisiyle, tarımıyla, turizmiyle Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biri. Ancak bugün reel sektör büyük bir sıkıntı içinde. Türkiye’de iç talep daralıyor, dış rekabet gücümüz zayıflıyor. Otomotiv yan sanayi Fas’a taşınıyor, tekstil sektörü Mısır’a göç ediyor. Bu tablo, imalat sanayisinin elde tutulamadığını gösteriyor” şeklinde konuştu. “İŞSİZLİK ARTIYOR” Günaydın, farklı siyasi görüşlere sahip iş dünyası temsilcilerinin bile aynı noktada birleştiğini vurguladı. Günaydın, “TÜSİAD’dan İstanbul Ticaret Odası’na kadar görüştüğümüz tüm iş insanları, iç talebin daraldığını, reel sektörün zorda olduğunu söylüyor. Türkiye’nin ortalama yaşı 34, ama 11 milyondan fazla işsiz var. Fabrikalar ülkeyi terk ediyorsa, büyüyen işsizlik sorununa karşı hangi çözüm planlanıyor?” diye sordu. “CHP BİRİNCİ PARTİ KONUMUNDA” Gökhan Günaydın, “Yüzde 22–23 bandından bugün yüzde 35–41 aralığına geldik. Cumhuriyet Halk Partisi açık ara Türkiye’nin birinci partisidir. Bizi engellemenin tek yolu var. Bizimle pazara geleceksiniz, vatandaşın rızasını kazanacaksınız. Çelme takarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni durduramazlar” ifadelerini kullandı. “CHP HERKESİN PARTİSİ” “Biz sadece yüzde 37’nin değil, bu memleketin tüm yurttaşlarının partisiyiz” diyen Günaydın, 102 yıllık geleneğe vurgu yaparak, “Memleketin yüzde 70’i erken seçim talep ediyor. O sandık gelecek ve siz gideceksiniz” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.