SON DAKİKA
Hava Durumu

#İstihdam

Söz Bursa - İstihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstihdam haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Gayrimenkulde "Değer Barışı" beklentisi: Vergi yükü vatandaşı zorluyor! Haber

Gayrimenkulde "Değer Barışı" beklentisi: Vergi yükü vatandaşı zorluyor!

Türkiye’de son yıllarda yükselen enflasyon, inşaat maliyetleri ve arsa fiyatlarındaki hızlı artış gayrimenkul sektöründe yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Uzmanlar, özellikle konut ve arsa satışlarında 5 yıl içinde yapılan işlemlerde uygulanan değer artış kazancı vergisi, piyasanın doğal fiyat artışları ile birlikte vatandaşların üzerinde ek bir yük oluşturduğunu söyledi. Türkiye ekonomisinde önemli bir lokomotif sektör olan gayrimenkulde yaşanan maliyet artışları resmi verilerle de dikkat çektiğin belirten gayrimenkul uzmanları, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre inşaat maliyet endeksi 2024 yılında yıllık yüzde 34,27, 2025 yılı verilerinde ise maliyetlerdeki artışın devam ettiği ve inşaat maliyet endeksinin yıllık bazda yüzde 23,93 yükseldiği söyledi. Bu süreçte özellikle işçilik maliyetlerindeki artış dikkat çekerken, bazı dönemlerde işçilik maliyetlerinin yıllık bazda yüzde 50’nin üzerinde arttığı kaydedildi. STRATEJİK SEKTÖRDE YENİ BİR VERGİ MODELİ ŞART Yüksek enflasyon ortamı yalnızca inşaat maliyetlerini değil, aynı zamanda konut fiyatlarını ve kira bedellerini de ciddi ölçüde yukarı taşıdığını belirten Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Türkiye’de enflasyon oranı 2026 yılında yüzde 30’lu seviyelerde seyretmeye devam ederken, konut ve barınma kalemlerinde artış oranları birçok alanda genel enflasyonun üzerinde gerçekleşti. Bu gelişmeler sonucunda konut fiyatları ve kira bedelleri kısa sürede ciddi yükselişler gösterirken, gayrimenkul yatırımının vatandaşlar açısından en önemli tasarruf araçlarından biri haline gelmiştir" dedi. Mevcut vergi mevzuatına göre, bir gayrimenkulün satın alındıktan sonra 5 yıl içerisinde satılması durumunda elde edilen kazanç "değer artış kazancı" olarak vergilendirildiğini belirten Özkan Aydemir, "Ancak, son yıllarda yaşanan fiyat artışlarının önemli bir bölümünün enflasyon ve maliyet kaynaklı olduğunu, dolayısıyla her fiyat artışının gerçek bir kazanç anlamına gelmemektedir. Bu durum bazı vatandaşların gayrimenkul satışlarını ertelemesine, bazı durumlarda ise kayıt dışı fiyat beyanı gibi riskli uygulamaların gündeme gelmesine sebep olmaktadır. Gayrimenkul sektöründe son dönemde dile getirilen önerilerden biri de tek seferlik "değer barışı" benzeri bir düzenleme yapılması ve düzenleme ile birlikte, Gayrimenkul piyasasında işlem hacmini artmasına, tapu işlemlerinde gerçek değer beyanını teşvik edebilmesini, vergi sistemini daha adil hale gelmesini ve vatandaşlarımızın üzerindeki vergi baskısını azaltabilecektir" diye konuştu. ÖZKAN AYDEMİR: "ENFLASYON GERÇEĞİ KAZANÇLA KARIŞTIRILMAMALI" İnşaat ve gayrimenkul sektörü, Türkiye’de yüzlerce alt sektörü besleyen ve milyonlarca kişiye istihdam sağlayan stratejik alanlardan olduğunu belirten Aydemir, "İnşaat, gayrimenkul, yapı malzemeleri, mimarlık, mühendislik ve finans sektörleri doğrudan bu ekosistemin içinde yer alıyor. Bu sebeple son 5 yıl içerisindeki satışlar ve gayrimenkul alımlarındaki vergi düzenlemelerinin enflasyon gerçeği, maliyet artışları ve piyasa dinamikleri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Yapılacak düzenlemelerde temel hedef; gayrimenkul yatırımcısını cezalandırmayan, piyasa hareketliliğini destekleyen ve gerçek kazanç ile enflasyon kaynaklı değer artışını ayırabilen bir vergi modelinin oluşturulması olmalıdır. Gayrimenkul sektöründe beklenti, hem yatırımcıyı hem de piyasayı destekleyen, ekonomik gerçeklerle uyumlu bir düzenlemenin hayata geçirilmesi yönündedir. Sonuç olarak, artan maliyetler, yüksek enflasyon ve gayrimenkul fiyatlarındaki hızlı yükseliş, mevcut vergi sisteminin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine yönelik tartışmaları güçlendiriyor. Yapılacak düzenlemelerin hem piyasa canlılığını artıracağına hem de vatandaşın üzerindeki vergi yükünü daha dengeli hale getireceğine inanmaktayız" dedi.

Fikret Aslan’dan sosyal güvenlik uyarısı: "Aktif-Pasif dengesi çöküyor, sistem sürdürülemez!" Haber

Fikret Aslan’dan sosyal güvenlik uyarısı: "Aktif-Pasif dengesi çöküyor, sistem sürdürülemez!"

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin hızla sürdürülemez bir noktaya sürüklendiğini belirterek, özellikle evde bakım yapan kişilerin emeklilik ve sosyal güvenceye erişememesinin “sosyal devlet” ilkesine aykırı olduğunu ifade etti. Aslan, “Sosyal güvenlik sistemi; yaşlılık, hastalık, iş kazası, malullük, işsizlik, ölüm ve analık gibi risklere karşı yurttaşı korumak için vardır. Ancak bugün sistem, hem mali açıdan hem de kapsayıcılık açısından ciddi bir kırılma yaşıyor. Evde bakım emeği veren vatandaşlarımız görünmez emekçi muamelesi görüyor” dedi. Fikret Aslan, Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin temel olarak prim esaslı işlediğini, mevcut çalışanların primleriyle mevcut emeklilerin aylıklarının ödendiği “dağıtım sistemi” (PAYG) yapısında emeklilik için dünyada genel kabul gören dengenin “4 çalışanın 1 emekliyi finanse etmesi” şeklinde olduğunu, bizde ise tablonun tam tersine gittiğini ifade etti. “AKTİF-PASİF DENGESİ ÇÖKÜYOR: 2002’DE 2,1, 2025’TE 1,6” İl Başkanı Aslan, 2002 yılında 12,2 milyon çalışanın 5,9 milyon emekliyi finanse ettiğini; 2025 yılında ise 26,5 milyon çalışanın 16,9 milyon emekliyi finanse eder hale geldiğini hatırlatarak, aktif/pasif oranının 2,1’den 1,6’ya gerilediğini belirtti. Aslan, “Bu gidişle emekliye daha iyi maaş vermek için daha fazla prim toplamak gerekecek; ama kayıt dışılık, güvencesiz çalışma ve istihdamın niteliği bunun önünde engel. Üstelik EYT gibi popülist adımlar sistemi daha da sıkıştırdı” diye konuştu. “EVDE BAKIM EMEĞİ SİSTEMİN DIŞINDA BIRAKILIYOR” Fikret Aslan, Türkiye’de resmi kayıtlara göre yaklaşık 2,5 milyon engelli bulunduğunu, araştırmalara göre en az bir engeli olan birey sayısının 4,9 milyon civarında olduğunu; evde bakım yardımından yararlanan kişi sayısının da geçmiş yıllarda yaklaşık 500 bin olarak kayda geçtiğini ifade eden İl Başkanı Aslan, “Bu büyük toplumsal gerçekliğe rağmen, evde engelli bakımını üstlenen ve iş hayatına katılamayan kişiler için otomatik bir emeklilik hakkı yok. Bu insanlar çalışmıyor göründüğü için sistem onları ‘yok’ sayıyor. Oysa yaptıkları iş 7/24 bir bakım hizmetidir” dedi. A Parti İl Başkanı, evde bakım yapanların ancak isteğe bağlı sigorta ile 4B kapsamında prim ödeyerek emekliliğe hak kazanabildiğini; gelir yaratamayan, evde bakım yükü taşıyan birçok vatandaşın bunu fiilen karşılayamadığını söyledi. “DÜNYADA ÖRNEK VAR: BAKIM SÜRESİ EMEKLİLİĞE SAYILIYOR” İl Başkanı Aslan, bazı ülkelerde evde ücretsiz bakım yapanların sosyal güvenlik sistemince desteklendiğini belirterek, “Örneğin Almanya’da belirli bakım derecesinde (Pflegegrad 2 ve üzeri) bakım üstlenenlerin emeklilik primi bakım sigortası tarafından ödeniyor ve bu süre emeklilik hesabına dahil ediliyor. Türkiye’de de bakım süresinin sosyal güvenlik hakkına dönüştürülmesi zorunludur” ifadelerini kullandı. “MECLİS’TE TEKLİF VAR; AMA YASALAŞMIŞ DEĞİL” Aslan, 2026’ya girerken ev kadınları ve evde bakım emeği verenlerin sosyal güvenceye alınması ve emeklilik hakkı elde etmesine yönelik TBMM’de bir kanun teklifinin gündemde olduğunu; ancak henüz yasalaşmadığını hatırlattı. Aslan, “Teklif; geliri olmayan ev kadınları ve evde bakım emeği verenlerin SGK kapsamına alınmasını, primlerinin bütçeden karşılanmasını hedefliyor. Aylık yaklaşık 11 bin TL düzeyinde destek ve tam sosyal güvence hedefi ifade ediliyor; fakat bunlar bugün itibarıyla yürürlükte değil” dedi. “ERKEN EMEKLİLİK HAKKI SADECE SİGORTALI ANNELER İÇİN; EVDE BAKIM EMEĞİ YİNE DIŞARIDA” İl Başkanı Aslan, 5510 sayılı Kanun’da ağır engelli, bakıma muhtaç engelli çocuğu bulunan kadın sigortalılara prim günü avantajı ve yaş indirimi sağlandığını; ancak bunun sigortalı çalışma içinde olanları kapsadığını vurguladı. Aslan, “Bu düzenleme evde bakım yapan ama sigortalı olmayan milyonları kapsamıyor. Ayrıca eşin engelli olması tek başına erken emeklilik hakkı doğurmuyor. Sistem parçalı ve adaletsiz bir zeminde ilerliyor” dedi. “SAHTE SİGORTALILIK ARTIYOR; İNSANLAR SİSTEME GİRMEK İÇİN ÇARESİZ” Anahtar Parti İl Başkanı, son yıllarda sahte sigortalılık vakalarının arttığını, 2022’de 106 bin, 2023’te 188 bin ve 2024’te 95 bin kişinin emekliliğinin iptal edildiğinin kayda geçtiğini belirterek, “Vatandaş sağlık hizmetine erişmek ve emeklilik hakkı kazanmak için kayıt dışı yollara itiliyor. Denetim mekanizması güçlenmeli; ama hak kayıplarına yol açan uygulamalar da adaletle ele alınmalıdır” ifadelerini kullandı. BÜTÇEDEN SGK’YA AKTARIM ARTIYOR: “KAYNAK VARSA ADALETLE KULLANILMALI” Fikret Aslan merkezi yönetim bütçesi içinde SGK’ya yapılan ödemelerin arttığını; 2026 bütçesinde SGK’ya aktarılan fonun genişletildiğini ifade ederek, “Madem bütçeden kaynak aktarılıyor, bunun geliri olmayan kesimlerin refahına gerçek bir katkı sağlaması şarttır. Evde bakım emeği verenler bu katkının en meşru adreslerinden biridir” dedi. POLİTİKA ÖNERİLERİ İl Başkanı Aslan, Anahtar Parti iktidarında sosyal güvenlik sisteminin işlevsel hale getirilmesi için şu adımların atılacağını belirtti: Kayıt dışılıkla etkin mücadele: Yoğun işyeri denetimleriyle sigortasız çalışmanın önüne geçilecek; kayıt dışı istihdam kayıt altına alınacaktır.PAYG sisteminde sürdürülebilirlik: İstihdamı artırıcı politikalarla aktif/pasif denge güçlendirilecek; sistemi bozan popülist düzenlemeler yerine gerçekçi bir rehabilitasyon programı uygulanacaktır.“Gümüş Ekonomi” yaklaşımının sisteme entegrasyonu: Evde bakım, rehabilitasyon, uzun dönemli bakım sigortası, yaşlı dostu konut ve bakım ekonomisi alanları sosyal güvenlik ekosisteminin parçası haline getirilecektir.“Evde Bakım Hizmeti Sigortası” kurulması: SGK bünyesinde özel bir kategori oluşturularak evde bakım emeği yasal güvenceye kavuşturulacaktır.“Evde Bakım Borçlanması” uygulaması: Askerlik/doğum/ücretsiz izin borçlanmalarına benzer şekilde bakım süresi borçlanılabilir hale getirilecektir.Bireysel emeklilik kapsamının genişletilmesi: Vatandaşın kayıt dışı yollara yönelmesini önleyecek kapsayıcı tamamlayıcı mekanizmalar geliştirilecektir.Hak ve yükümlülüklerde adalet: Yaş ve süre eşitliği ilkesi esas alınarak prim bedeliyle uyumlu, adalet duygusunu güçlendiren emekli aylığı yapısına geçilecektir. Aslan açıklamasını “fırsatta eşitlik, bölüşümde adalet anahtarda” sözleriyle tamamladı.

Sinemanın "Görünmez Kahramanları" Bursa’da yetişiyor: Gerçeği aratmayan makyajlar! Haber

Sinemanın "Görünmez Kahramanları" Bursa’da yetişiyor: Gerçeği aratmayan makyajlar!

Film ve dizilerde izleyiciyi etkileyen yaralanma, yanma ve benzeri sahnelerin arkasındaki görünmeyen kahramanlar, Bursa'da yetişiyor. Aldıkları özel eğitimlerle gerçeğinden ayırt edilemeyen makyaj uygulamalarına imza atan öğrenciler, ortaya koydukları çalışmalarla görenleri hayran bırakıyor. Bursa'nın Yenişehir ilçesinde bulunan Bursa Yenişehir Hüma Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Güzellik Hizmetleri bölümünde eğitim gören öğrenciler, sinema ve dizi sektöründe kullanılan özel efekt makyajları başta olmak üzere birçok alanda uygulamalı eğitim alıyor. Öğrenciler; makyaj, saç, cilt bakımı ve epilasyon gibi alanlarda kendilerini geliştirirken, özellikle yara ve yanık makyajlarıyla dikkat çekiyor. Okulun Güzellik Hizmetleri Öğretmeni Sinan Eşkin, öğrencilerin dört yıllık yoğun bir eğitimden geçtiğini belirterek, "Filmlerde görmüş olduğunuz yaralı sahneler, çekim öncesinde bu şekilde hazırlanıyor. Öğrencilerimiz burada aldıkları eğitimle mezun olduktan sonra bu alanlarda rahatlıkla iş bulabiliyor. Makyaj, saç, cilt bakımı ve epilasyon gibi birçok alanda kendilerini yetiştirip iş hayatına atılıyorlar. İnsana odaklı bir iş yaptıkları için istihdam konusunda sıkıntı yaşamıyorlar" dedi. Yenişehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Yaşar ise okulda verilen eğitimin yalnızca mesleki becerilerle sınırlı olmadığını vurgulayarak, "Burada öğrencilerimiz hem meslek sahibi olmayı öğreniyor hem de bütçelerine katkı sağlayacak imkânlar elde ediyorlar. Aynı zamanda meslek ahlakı konusunda da eğitimler veriyoruz. Büyükleri karşılama, müşteriye nasıl davranılması gerektiği gibi birçok alanda öğrencilerimize katkı sunuyoruz" diye konuştu. Eğitimleri boyunca ortaya koydukları sıra dışı çalışmalarla dikkat çeken öğrenciler, sinema ve dizi sektörünün yanı sıra güzellik ve bakım alanlarında da geleceğin aranan isimleri arasında gösteriliyor.

Celal Sönmez Gündüzlü Bakım Merkezi’nde neler oluyor? "Bu yanlıştan derhal dönülmeli" Haber

Celal Sönmez Gündüzlü Bakım Merkezi’nde neler oluyor? "Bu yanlıştan derhal dönülmeli"

Celal Sönmez Gündüzlü Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezindeki Halk Eğitim kurslarının kapanacağına dair duyumlar olduğunu belirten Özel Eğitim Gerektiren Çocuk Hakları Derneği Başkanı Hüsamettin Akyıldız, Bursa kamuoyuna önemli bir çağrıda bulundu. ENGELLİLER İÇİN HAYATİ BİR MERKEZ 27 Kasım 2019’da dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk tarafından açılışı yapılan Celal Sönmez Gündüzlü Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezinin inşaatını hayırsever İş İnsanı Celal Sönmez’in üstlendiğini hatırlatan Özel Eğitim Gerektiren Çocuk Hakları Derneği Başkanı Hüsamettin Akyıldız, “Yaklaşık 3 bin 200 metrekare alanda hizmet veren bu önemli merkezin yer tahsisinden inşaata kadar her aşamasını yakından izleme fırsatım oldu. Böyle nitelikli bir kurumun açılmasında; Bursa’daki resmi kurum temsilcileri ile birlikte STK‘lar ve federasyonlar da dâhil çok sayıda kişinin katkısı olmuştur. İnşaatı üstlenen Sayın Celal Sönmez’in dile getirdiği ilk soru, bu merkezden kaç kişinin yararlanacağı yönündeydi. Küçük bir azınlık yerine çok sayıda engellinin buradan yararlanmasını istemişti. Bünyesinde yüzme havuzu olan Türkiye’deki tek bakım evi olan merkez; spor salonu, konferans salonu, kütüphane, yemekhane, sınıflar, atölyeler ve bahçesi ile örnek bir kurum. Modeli, İngiltere’deki bir kurumun küçük bir minyatürüdür. Dolayısıyla engelli bireyler ve ailelerinin hayatında çok önemli yer tutan bir merkez.” diye konuştu. BURSA KAMUOYUNA AÇIK ÇAĞRI 20 kurs açabilme kapasitesi olan kurumda hâlihazırda 16 kursun devam ettiğini de kaydeden Akyıldız, “15 engelli bireyin istihdam edildiği merkezdeki kurslar, Halk Eğitimin Hayat Boyu Öğrenme Programı kapsamında yürütülüyor. Halk Eğitim kapsamında açılan kursların iptal edileceği yönündeki haberler, kuruma devam eden engelli bireyleri ve ailelerini oldukça tedirgin etmiştir. Bu merkezin, özellikle 18 yaş üstü olup herhangi bir okula gitmeyen bireylerin evlerine kapanmalarına engel bir kurum olduğu unutulmamalıdır. Gündelik hayatta sayısız sorunla karşı karşıya kalan engelli bireyler ve aileleri, bu tür kurumlar sayesinde hayata tutunabiliyor. Engelliler ve aileleri için kötülükten başka bir amaca hizmet etmeyecek bu yoldan bir an önce dönülmelidir. İşin aslı bilinmese de yetkililerin acilen önlem almalarını talep ediyoruz. Bursa kamuoyunun, siyasilerin, iş dünyası temsilcilerinin, STK’ların ve yerel basınımızın bu önemli kuruma sahip çıkmalarına bekliyorum.” ifadelerini kullandı.

BUMİAD’da yapay zekâ zirvesi: "İnsan istemediği sürece yapay zekâ işsiz bırakmaz" Haber

BUMİAD’da yapay zekâ zirvesi: "İnsan istemediği sürece yapay zekâ işsiz bırakmaz"

Üretken yapay zekâdan, kendi kendine plan yapabilen otonom yapay zekâ sistemlerine ve robotik yapay zekâya geçiş yaptığımız bu dönemde, “yapay zekâ” olgusu, Bursa Mühendis ve Mimar İş İnsanları Derneği’nde (BUMİAD) düzenlenen etkinlikte mercek altına alındı. Etkinliğin açılışında konuşan BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş, son yılların en önemli tartışma konularından birinin de ‘yapay zekâ’ olduğunu vurguladı. Yapay zekânın kullanım alanlarının her geçen gün daha da genişlediğini ifade eden Gümüş, bu alanların en başında ise iş dünyasının geldiğini belirtti. Teknolojik gelişmelerden üyelerini anında haberdar ettiklerini vurgulayan BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş, Bilişim Sektörü İş İnsanları Derneği ( BİSİAD ) Başkanı İdris Doğrul’ u konuk ettikleri etkinliğin yararlı sonuçlar getirmesi dileğinde bulundu. BİSİAD Başkanı İdris Doğrul da konuşmasında, dünyanın insan ve makine işbirliğinin başlangıç çağında olduğunu belirterek, yapay zekânın hayatın her alanına hakim olma sürecinin hız kazandığını vurguladı. Yapay zekâ işsizlik ilişkisi Yapay zekânın işsizliği artıracağı tezine katılmadığını ifade eden Doğrul, geçiş sürecinin kontrollü olması koşuluyla, çok uzun yıllar daha yapay zekânın neden olacağı işsizlik olgusundan söz edilemeyeceğine dikkat çekti. Yapay zekânın kurum ve kurallarıyla toplum hayatının işleyişine yön vermesi durumunda bile dramatik işsizlik tabloların yaşanmayacağını savunan Doğrul, “Yapay zekânın dizginleri elden bırakılmadığı sürece, öyle iddia edildiği gibi büyük çaplı işsizliklerin yaşanacağına ihtimal vermiyorum. İnsan istemediği sürece, yapay zekânın insanı işsiz bırakması düşünülemez bile. Bilâkis, yapay zekâ teknolojisinin gelişim seyri, doğru ve ehil ellerin iradesinde ilerlediği sürece ben bu durumun yeni istihdam alanları oluşturacağına bile inanıyorum” diye konuştu. İşletmeler açısından yapay zekânın önemi İşletmelerin yapay zekâ teknolojilerindeki gelişmelerden kendilerini uzak tutmalarının, dijitalleşen dünyada telâfisi mümkün olmayan hataları da beraberinde getireceğine işaret eden Doğrul, yapay zekânın insan faktörü olmaksızın varlığını sürdüremeyeceğini ifade etti. Dijitalleşen dünyada hız faktörünün, hiçbir dönemde olmadığı kadar önem kazacağına değinen Doğrul, 500 sayfalık bir raporun analizinin yapay zekâ marifetiyle, 15 saniyede hazırlanabileceğini vurguladı. Yapay zekânın yaygınlık kazanmasıyla rekabet olgusunun daha da artacağını belirten Doğrul, yakın gelecekte yapay zekaya entegre olamayan firmaların, rekabet edebilme reflekslerinin zayıflayabileceğini de sözlerine ekledi.

KİM-O istihdamın kalbi oldu: İnegöl’de 2025 yılında 886 kişi iş sahibi yapıldı Haber

KİM-O istihdamın kalbi oldu: İnegöl’de 2025 yılında 886 kişi iş sahibi yapıldı

İnegöl Belediyesi bünyesinde hizmet veren ve Kariyer ve İstihdam Merkezi (KİM-O), 2025 yılı boyunca iş arayan vatandaşlar ile personel ihtiyacı bulunan firmaları buluşturmaya devam ederek istihdama önemli katkılar sundu. 886 kişi, KİM-O aracılığıyla iş buldu. İnegöl Belediyesi Kariyer ve İstihdam Merkezi, kurulduğu günden bu yana “Güçlü İş Birlikleriyle Güçlü İstihdam” sloganıyla hem iş arayanlara hem de iş verenlere fırsatlar sunmaya devam ediyor. İnegöl’de iş gücü arzı ile iş gücü talebini etkin bir şekilde buluşturmak amacıyla kurulan bu merkez, iş arayan bireylerin yetkinliklerini ve niteliklerini analiz ederek uygun iş fırsatlarıyla eşleştiriyor. Aynı zamanda firmaların personel ihtiyaçlarına hızlı, verimli ve sürdürülebilir çözümler sunan ve kısa adı KİM-O olarak adlandırılan Kariyer ve İstihdam Merkezi, 2025 yılında da şehrin üretim gücüne ve istihdamına önemli katkılar sundu. KİM-O HANGİ HİZMETLERİ SUNUYOR İnegöl Belediyesi Kariyer ve İstihdam Merkezi (KİM-O), iş hayatına adım atmak isteyen herkes için yepyeni bir kapı aralarken, merkezde iş bulmanın yanı sıra; istihdam danışmanlığı, kariyer gelişim hizmetleri, meslek edindirme programları, staj ve genç istihdam programları, girişimcilik danışmanlığı, kariyer günleri, kadın istihdamı ve kariyer destek programı, toplumsal eğitim ile gelişim ve farkındalık programı alanlarında da hizmet veriliyor. 2025 YILINDA 886 KİŞİ KİM-O İLE İŞ SAHİBİ OLDU Kariyer ve İstihdam Merkezi’nde 2025 yılı boyunca yürütülen çalışmalar kapsamında toplam 2.398 başvuru alınırken, bu başvurular doğrultusunda 886 vatandaşın istihdamına aracılık edildi. İş gücü piyasasının ihtiyaçları doğrultusunda hareket eden KİM-O, farklı sektörlerden 43 firma ile istihdam görüşmesi gerçekleştirdi. Ayrıca 2025 yılı içerisinde 2 toplu alım programı düzenlenerek, çok sayıda vatandaşın aynı anda işverenlerle birebir görüşme yapması sağlandı. Bu programlar sayesinde hem firmaların personel ihtiyacı karşılandı hem de iş arayan vatandaşlara hızlı ve doğrudan istihdam imkanı sunuldu. İSTİHDAM, SOSYAL BELEDİYECİLİĞİN EN ÖNEMLİ BAŞLIKLARINDAN BİRİ İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, KİM-O’nun hem vatandaşların iş bulma sürecine destek olduğunu hem de firmaların nitelikli iş gücüne ulaşmasına katkı sağladığını kaydederek; “İnegöl Belediyesi olarak istihdamı, sosyal belediyeciliğin en önemli başlıklarından biri olarak görüyoruz. Kariyer ve İstihdam Merkezimiz aracılığıyla iş arayan hemşerilerimiz ile personel ihtiyacı olan firmalarımız arasında güçlü bir köprü kuruyoruz. 2025 yılı boyunca 886 vatandaşımızın iş sahibi olmasına vesile olmak, doğru bir yolda ilerlediğimizin en somut göstergesidir. Önümüzdeki süreçte de hemşerilerimizin istihdamını artıracak, firmalarımızı destekleyecek projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz” dedi.

BUİKAD’dan dev zirveye hazırlık: "İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri" 27 Mart'ta! Haber

BUİKAD’dan dev zirveye hazırlık: "İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri" 27 Mart'ta!

Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD) tarafından geleneksel olarak her yıl düzenlenen “İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri” töreninin tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. BUİKAD tarafından 27 Mart 2026 tarihinde düzenlenecek “İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri” töreninin tanıtım toplantısı Holiday Inn Bursa City Centre’de yapıldı. Bu yıl 17.’si düzenlenecek ödül töreninin tanıtım toplantısına Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD) Başkanı Şeyda Şençayır, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Nazan Akıncı, Zuhal Aslı Saka, Yönetim Kurulu Üyeleri Tülin Tezer, Yasemin Yeşilova, İlknur Gülsün Ünal, Genel Sekreter Gülnur Algül, Sayman Gülay Durmuş, Arzu Erdi, BUİKAD Ödül Komitesi Üyeleri Dikmen Avcıer ve Ebru Koçanalı katıldı. Toplantıya 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayarak başlayan BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır, “Medya mensubu olmanız nedeniyle yaşadığınız zorlukları yakından biliyoruz. Bununla birlikte toplumun bilgilendirilmesine yönelik yaptığınız görevin çok kıymetli olduğunun farkındayız. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününüz kutlu olsun. İyi ki varsınız.” dedi. “BUİKAD YOLUNA GÜÇLENEREK DEVAM EDİYOR” BUİKAD’ın 2007 yılında 11 kurucu üye tarafından, yaşamın her alanında kadının güçlenerek girişimci kadın sayısının artırılması amacıyla kurulduğunu belirten Başkan Şeyda Şençayır, “Bugün Bursa’nın lokomotif firmalarından oluşan 10 kurumsal üyemiz ve bireysel üyelerimiz ile birlikte 163 üyeye ulaştık. Daha çağdaş bir toplumsal sürece ulaşmanın kadının istihdam oranının ve girişimci kadın sayısının artırılması ile mümkün olacağına inanan üyelerden oluşan BUİKAD, gönüllülüğü ve özverili olmayı ilke edinmiştir” diye konuştu. Üyelerinin yüzde 70’inin girişimci ve yüzde 30’unun profesyonel üst düzey yöneticilerden oluştuğunu ifade eden Başkan Şençayır, “Üyelerimiz 31 farklı sektörel alanda faaliyet göstermektedir. Bu sektörel gruplar, sanayi ve hizmet sektörlerinde yoğunlaşmış durumda. Bununla birlikte otomotiv, tekstil, inşaat, hukuk, sağlık gibi alanlarda da faaliyet gösteren üyelerimiz bulunmaktadır. Üyelerimizin yıllık ciro toplamları 40 milyar TL’nin üzerinde olup, yaklaşık 22 bin kişiye istihdam oluşturmaktadır. Bütün bu veriler, üyelerimizin gerek iş hacimleri, gerekse üretim ve hizmet performanslarıyla Bursa ekonomisine önemli katkılar sunduklarını göstermektedir” dedi. “İSTİHDAMA KATKI SAĞLIYORUZ” BUİKAD’ın önemli projelere ve faaliyetlere de imza attığını vurgulayan Başkan Şeyda Şençayır, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu dönem kamu, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörle iş birliği komisyonumuzu kurduk. Komisyonun amacı kamu, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörün karşılıklı fayda ve toplumsal ilerleme için etkili bir şekilde iş birliği yapabilecekleri sinerjik bir ortam oluşturmaktır. Bununla birlikte yine ‘She Globe Trade Kadın Girişimciler için Küresel Ticarette Yeni Ufuklar’ projemizi de geçen dönem hayata geçirdik. Paydaşlarımız, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA), İl Ticaret Müdürlüğü, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Tüm Kadın Mühendisler Derneği (TÜMKAD) ile başarılı yol almaktayız. Projemizde amacımız yerel, bölgesel ve ulusalda kadın girişimcilerin yetkinliklerini, iş ağlarını ve uluslararası ticarete başarılı bir şekilde katılma fırsatlarını artırarak, onları güçlendirmek, ihracat yapan kadın girişimcilerin pazar payını artırmak, ihracat yapmak isteyen kadın girişimcileri desteklemektir.” Bursa’ya ve BUİKAD üyelerine değer katan sürdürülebilirlik projelerine de imza attıklarını hatırlatan Başkan Şeyda Şençayır, dijital dönüşüm komisyonlarının yürüttüğü, ‘Womancode -dijital gelecek için kadınları güçlendirmek’ projelerindeki amaçlarının, kadınların dijital yetkinliklerini artırmak, dijitalde kadın girişimciliğini teşvik etmek, liderlik rollerinde kadınları güçlendirmek ve üniversite öğrencilerinin farkındalığını artırarak, dijital işgücüne hazırlanmalarını sağlamak olduğunu vurguladı. FARK OLUŞTURAN PROJELER Sosyal Sorumluluk Komisyonu tarafından 2022 yılında lansmanı yapılan “Bu İş Eşitlik İşi” projesini hayata geçirdiklerini hatırlatan Başkan Şençayır, “Cumhuriyetimizin 100. Yılında 100 kadını istihdam edeceğiz dedik ve 2023 yılında da projemize devam ettik. Projemiz önceki sene Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) açtığı Ortak Yarınlar Yarışması’nda ödül aldı. Kurumsal üyemiz Borçelik, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Müdürlüğü ve BUİKAD’ın proje liderliğinde yürüttüğümüz projemizde, kadın forklift operatörü, kaynak punto operatörleri, Borçelik Teknik Akademi tarafından verilen eğitimleri alarak mezun oldular, sertifika aldılar. Şu ana kadar 68 kadını Bursa organize sanayi bölgelerindeki kuruluşlarda, fabrikalarda istihdama kazandırdık. Gurur duyarak da projemize devam ediyoruz. Dönemimiz sonunda 100 kadına ulaşacağımıza inanıyoruz. Bu kadınlar sanayi bölgelerindeki işletmelerde istihdam edildiler şu ana kadar 10 vinç, 16 kaynak ve 10 forklift operatörünü yetiştirip çalışma hayatına kazandırdık. Kadın kalite kontrol operatörü eğitimleri için başvuruları açtık, 32 kişi müracaat etti, görüşmeler başladı” ifadelerinde bulundu. Son olarak BUİKAD’ın marka projelerinden, 18 yıldır devam eden “Noktalama Koçluğu” projesi hakkında da konuşan Başkan Şençayır, “Üniversite 3. ve 4. sınıf kız öğrenciler için farkındalık oluşturarak, kariyer adımlarında yol haritası oluşturmak adına BUİKAD üyeleri olarak hepimiz gönüllü koçluk yapıyoruz. Bugüne kadar toplamda, 650 kız öğrenciye ulaşmanın haklı gururunu yaşamaktayız. Bursa’da projemiz için Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi ve Mudanya Üniversitesi ile iş birliği protokolleri imzaladık. Bu şekilde yol alıyoruz” diye konuştu. ÖDÜL TÖRENİNE GERİ SAYIM BAŞLADI BUİKAD’ın gerçekleştirdiği en önemli etkinliklerden birinin de “İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri Töreni” olduğunu ifade eden Başkan Şeyda Şençayır, “Geçen yıl 16.’sını gururla gerçekleştirdiğimiz, ödül törenimizin bu yıl da 17.’cisini 27 Mart 2026 tarihinde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Orhangazi Salonunda gerçekleştireceğiz” dedi. BUİKAD İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri kategorilerini de açıklayan Başkan Şeyda Şençayır, bunların; Yılın En Başarılı İş Kadını, Yılın Fark Yaratan Kadını, Yılın Kadını Destekleyen Şirketi, Bursa’nın En Başarılı Kadın Yöneticisi, Bursa’nın En Başarılı Girişimci Kadını, Bursa’nın En Başarılı İş Kadını, BUİKAD Özel Ödülleri ve BUİKAD Fark Yaratan Genç Girişimci Özel Ödülü olduğunu aktardı. Bilgilendirme konuşması sonrasında Başkan Şeyda Şençayır, basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Şençayır ‘her daim, kadın güçlenirse Türkiye güçlenir’ mottosuyla yollarına devam ettiklerini belirterek, hedeflerine giden yolda emin adımlarla ilerlediklerini de sözlerine ekledi.

TESK Başkanı Palandöken’den "Kredi" çağrısı: Esnafın önündeki engeller kaldırılsın Haber

TESK Başkanı Palandöken’den "Kredi" çağrısı: Esnafın önündeki engeller kaldırılsın

Vergi ve prim borçları nedeniyle kredi kullanamayan esnaf ve sanatkârların ciddi bir finansman çıkmazı içinde olduğunu belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Esnafın krediye ulaşmasının önündeki engellerin bir an evvel kaldırılması gerekiyor" dedi. Vergi ya da SGK primi borcu bulunan esnafın kredi kullanamadığına dikkat çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bugün binlerce esnaf, sırf borcu olduğu için neredeyse haftalarca kredi alamıyor. Borcu var ama ödeyemiyor; bu yüzden de aldığı krediyi başta borçlarını kapatmak için kullanmak istiyor. Ancak siz diyorsunuz ki, ‘Borcun varsa kredi alamazsın.’ Peki bu insanlar borcunu nasıl ödeyecek? Ne yapsın bu esnaf? Elektrik, su, doğalgaz borcu birikmiş; onları ödeyecek. Çocuğunun okul taksiti var; onu ödeyecek. Dükkanına mal alacak, yanında çalışan personelin ücretini verecek. Bu kredileri alamadığı zaman sıkıntı daha da büyüyor. Dolayısıyla bu konuda mutlaka makul ve uygulanabilir bir çözüm yolu bulunmalı. En azından "borçlu esnafa kredi verilmez" gibi yaptırımlar yerine, borçların zaman içerisinde ödenebileceği bir sisteme dönüştürülmesi gerekiyor. Aksi halde esnaf krediye ulaşamazsa, maliyetler artacak, bu maliyetler ürün fiyatlarına yansıyacak; enflasyon daha da artacak. Bununla birlikte istihdam azalacak, esnaf evinin geçimini dahi yapamaz hale gelecek" diye konuştu. "Esnafı rahatlatacak sistem hayata geçirilmeli" Kredi uygulamasındaki engellemelerin esnaf ve sanatkâr açısından ciddi bir sıkıntı doğurduğunu söyleyen Palandöken, "Bir an evvel borçların yapılandırılması, ardından da bu kredilere erişimin sağlanması gerekiyor. İnsan borcunu ödemek için borçlanıyor, faiz ödüyor ama siz diyorsunuz ki ‘Zaten borcun var, önce onu öde.’ Peki nasıl ödeyecek? Bu nedenle bir çözüm bulunması şart. Bu engellemenin bir an evvel kaldırılması ve esnafı rahatlatacak bir sistemin hayata geçirilmesi gerekiyor. Biz, bu sorunun bir an önce çözüme kavuşturulmasını ve esnafın nefes almasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.