SON DAKİKA
Hava Durumu

#Istikrar

Söz Bursa - Istikrar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Istikrar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

NATO’dan Türkiye’ye tam destek: "İran’ın saldırılarını kınıyoruz!" Haber

NATO’dan Türkiye’ye tam destek: "İran’ın saldırılarını kınıyoruz!"

NATO, İran'dan Türkiye'ye füze ateşlenmesine ilişkin açıklama yaptı. NATO Sözcüsü Allison Hart açıklamasında, "İran'ın Türkiye'yi hedef almasını kınıyoruz. İran'ın bölge genelinde ayrım gözetmeyen saldırılarına devam etmesi karşısında NATO, Türkiye de dahil olmak üzere tüm müttefiklerinin yanındadır. Hava ve füze savunması da dahil olmak üzere tüm alanlarda caydırıcılık ve savunma duruşumuz güçlü kalmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı. HATAY'A MÜHİMMAT PARÇASI DÜŞMÜŞTÜ Milli Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen balistik mühimmatın zamanında müdahaleyle imha edildiği duyurulmuştu. Açıklamada şu ifadelere yer verilmişti: "İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hale getirilmiştir. Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir. Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Türkiye bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken, kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz. Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişare içinde olmayı sürdüreceğiz."

Erdoğan: "Her hesaba karşı bizim de bir hesabımız var!" Haber

Erdoğan: "Her hesaba karşı bizim de bir hesabımız var!"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her gün yeni bir krizin ve gerilimin baş gösterdiği coğrafyamızda her hamlemizi incelikle planlıyor, her adımımızı dikkatle atıyoruz. Şunu sizin ve ailelerinizin çok iyi bilmesini arzu ediyorum; Her hesaba karşı unutmayın bizim de hesabımız var. Her oyunu bozacak, her komployu boşa çıkaracak hazırlığımız var" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Polis, Jandarma, Sahil Güvenlik Personeli ve Güvenlik Korucuları İle İftar Programında bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada her gün yeni bir sorunun ortaya çıktığını ancak Türkiye’nin bu sorunları çözecek planlara sahip olduğunu söyledi. "UCUNDA ŞEHADET OLSA BİLE HİÇBİR FEDAKARLIKTAN KAÇINMADAN DİRLİĞİMİZİ VE BİRLİĞİMİZİ KORUYAN SİZLERSİNİZ" Bugüne kadar devletin huzuru, birliği, dirliği için şehit düşen tüm kahramanları rahmetle yad ederek sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şehadet ve gaza bilincini adeta hayatının merkezine koyarak, çocuklarını ‘ya şehit ol ya gazi’ duasıyla göreve uğurlayan anne babaları şükranla anıyor bu ruhu halen diri tutan tüm anne babaların ellerinden öpüyorum. Burada bulunan siz kardeşlerimin yanı sıra şu anda vatanımızın dört bir köşesinde hudut bölgelerimizde dağlarda, denizlerde ve yurt dışı misyonlarımızda görev yapan, nöbet tutan gerektiğinde vatanı ve milleti için fedai can eylemeyi cana minnet bilen güvenlik birimlerimizin tüm mensuplarına şahsım, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Allah yar ve yardımcınız olsun. Rabbim sizlere her türlü tehditten her türlü saldırıdan muhafaza etsin diye dua ediyorum. Güvenlik kuvvetlerimizin değerli mensupları çok kıymetli kardeşlerim atalarımızın altın değerindeki hikmetli sözlerinden biri de dirlik olmadan birlik olmaz manifestosudur. Milletimizin dirliği aynı zamanda milletimizin birliğidir. Ucunda şehadet olsa bile hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan dirliğimizi ve birliğimizi koruyan sizlersiniz. Bugün Türkiye dünyada ve bölgesinde gıptayla izlenen bir huzur, güven ve istikrar adasına dönüşmüşse bu başarı da aslan payı sizlerindir" diye konuştu. "EMNİYET GÜÇLERİMİZ, MARUZ KALDIĞI SAYISIZ İTİBAR SUİKASTİNE RAĞMEN DEVLETİMİZE YÖNELİK HER SALDIRIYI, İSTİKLALİMİZE YÖNELİK HER OYUNU HAMDOLSUN BOŞA ÇIKARMIŞTIR" Emniyet güçlerinin birçok saldırıya karşı dirayetli bir mücadele verdiğini söyleyen Erdoğan, "Emniyet güçlerimiz yakın tarihimizde başka ülkelerle karşılaştırılmayacak ölçüde çetin mücadeleler vermiş büyük sınavlardan başarıyla geçmiş, maruz kaldığı sayısız itibar suikastine rağmen devletimize yönelik her saldırıyı, istiklalimize yönelik her oyunu hamdolsun boşa çıkarmıştır. Hiçbir ayrım yapmadan terör örgütleriyle mücadelede destanlar yazan sizlersiniz. Organize suç örgütlerine nefes aldırmayan sizlersiniz. Zehir tüccarlarına, çetelere, kendini devletten ve kanundan üstün gören küstahlara göz açtırmayan sizlersiniz. Gezi olaylarında olduğu gibi Türkiye'yi istikrarsız hale getirmeye yönelik kökü dışarıda kalkışmaları bertaraf eden sizlersiniz. Bukalemun gibi sürekli renk değiştiren, girdiği kabın şeklini alan omurgasız vatan hainlerinin 15 Temmuz gecesi demokrasimize kastetmesine geçit vermeyen sizlersiniz. İnsan kaçakçılarının, göçmen tacirlerinin planını bozan yine sizlersiniz. Denizlerimizde yaşanan can pazarında binlerce hayatı kurtaran sizlersiniz. İnsanlık tarihinin en zengin hazinelerini barındıran ülkemizde yağmacılara ve talancılara aman vermeyen sizlersiniz. Aidiyetine, inancına, uyruğuna, kimliğine bakmadan gadre uğrayanların imdadına koşan, suçluları adeta adalete teslim etmeden gözüne uyku girmeyen halkımızın huzuru için fedakarca çalışan sizlersiniz. Polisiyle, bekçisiyle, jandarmasıyla, sahil güvenliğiyle, güvenlik korucusuyla İçişleri Bakanlığımızın tüm mensuplarını özellikle canı gönülden tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. "İNSANIMIZIN HUZURUNU KİM BOZARSA, DEVLETİMİZİN GÜVENLİĞİNE KİM EL UZATIRSA, ÖZGÜRLÜKLERİMİZE VE DEMOKRASİMİZE KİM SALDIRIRSA TEPELERİNE BİNMEYE DEVAM EDECEĞİZ" Türkiye Cumhurbaşkanı olarak güvenlik güçlerinin her biriyle her zaman gurur duyacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanımızın huzurunu kim bozarsa, devletimizin güvenliğine kim el uzatırsa, özgürlüklerimize ve demokrasimize kim saldırırsa tepelerine binmeye devam edeceğiz. 23 yıldır olduğu gibi bundan sonra da güvenlik birimlerimizin vazifelerini rahatça ifade edebilmeleri için üzerimize ne düşüyorsa yapacak sizleri her açıdan desteklemeyi inşallah sürdüreceğiz. Biz tarih boyunca birilerinin gölgesinde kalmayı, birilerinin gölgesine sığınmayı zül addetmiş, hür doğmuş hür yaşamış hür olarak emaneti teslim etmeyi her şeyden aziz görmüş bir milletiz. Gölge olarak sadece ay yıldızlı al bayrağın gölgesini bilir ve tanırız. Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya bakınız ne güzel ifade ediyor; ‘Savaş bizi karlı çıkardığı gün kızıllığında ısındık. Dağlardan çöllere düşürdüğü gün gölgene sığındık. Şimdi süzgün rüzgarlarla dalgalı barışın güvercini savaşın kartalı yüksek yerlerde açan çiçeğim. Senin dibinde doğduğum senin dibinde öleceğim.’ 86 milyonun her bir ferdi için yeryüzünde en güvenli yer ay yıldızlı al bayrağımızın huzur veren gölgesidir. Allah'ın izniyle sizlerin de gayretiyle inşallah bu gölgede huzursuzluk, istikrarsızlık, kargaşa ve kaos çıkarılmasına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. "HER HESABA KARŞI UNUTMAYIN BİZİM DE HESABIMIZ VAR. HER OYUNU BOZACAK, HER KOMPLOYU BOŞA ÇIKARACAK HAZIRLIĞIMIZ VAR" Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada her gün yeni bir sorunun ortaya çıktığını ancak Türkiye’nin bu sorunları çözecek planlara sahip olduğunu söyleyen Erdoğan, "Hemen her gün yeni bir krizin ve gerilimin baş gösterdiği coğrafyamızda her hamlemizi incelikle planlıyor, her adımımızı dikkatle atıyoruz. Şunu sizin ve ailelerinizin çok iyi bilmesini arzu ediyorum; Her hesaba karşı unutmayın bizim de hesabımız var. Her oyunu bozacak, her komployu boşa çıkaracak hazırlığımız var. Ne yapıyorsak 23 yılın tecrübesiyle ince bir siyasetle çok iyi planlanmış bir stratejiyle yapıyoruz. Her detayını adım adım belirlediğimiz stratejilerimizi sabırla, sükunetle ve kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Dostlarımız kadar hasımlarımızın da çok iyi gördüğü ve kabul ettiği üzere Türkiye bugün yakın tarihinde hiç olmadığı kadar güçlüdür, müteakkızdır, muktedirdir, inisiyatif ve irade sahibidir. Yeniden şekillenen dünya sisteminde bölgesinin kutup başı olarak yerini pekiştiren bir Türkiye'yi süratle inşa ediyoruz" ifadelerine yer verdi. "YILLARCA TERÖR TEHDİDİ SEBEBİYLE GİDİLEMEYEN YERLERDE ARTIK ÇOBANLAR KOYUN OTLATIYOR" Türkiye’de huzur ve emniyet hakim olduğunu ve Türkiye'nin batısı ne kadar güvenliyse doğusunun da o kadar güvenli olduğunun altını çizen Erdoğan, "Yıllarca terör tehdidi sebebiyle gidilemeyen yerlerde artık çobanlar koyun otlatıyor. Yerli yabancı turistler geziyor. Güven ortamı güçlendikçe buna paralel olarak yatırım artıyor, istihdam artıyor. Esnafın, tüccarın, çiftçinin yüzü gülüyor. Gabar’da olduğu gibi yıllarca atıl kalan petrolümüzün, doğal gazımızın ekonomiye kazandırılmasıyla 86 milyonun tamamının refah seviyesi yükseliyor. Yaklaşık yarım asır boyunca yürüyüşümüzün sekteye uğradığı milletimizin kardeşliğini zehirleyen, ekonomimize iki trilyon doları aşan ağır bir fatura yükleyen terör riski ortadan kalktıkça Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni fark etmeksizin aziz milletimizin bütün fertleri kazanıyor" dedi. "HAYATININ BAHARINDAKİ FİDANLARIN VAKİTSİZ KIRILMADIĞI, OCAKLARA ATEŞLERİN DÜŞMEDİĞİ BİR TÜRKİYE'Yİ İNŞALLAH BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ" Türkiye’nin artık farklı bir ligin oyuncusu haline geldiğini söyleyen ve Terörsüz Türkiye süreci hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Şimdi Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah tüm bu başarıları bir adım ileri taşıyor ülkemizin kazanç hanesine silinmeyecek bir şekilde yazdırıyoruz. Bir yanda askeri, polisi, jandarması, istihbaratçısı, güvenlik korucusuyla devletimizin güvenlik kuvvetleri. Diğer yanda milli iradenin tecelligahı olan Gazi Meclisimiz. Öte yanda dayanışma içinde hareket eden Cumhur İttifakımız ve elbette attığımız her adımda bizleri hayır duasıyla yalnız bırakmayan aziz milletimizle birlikte bu süreci ilmek ilmek dokuyoruz. Küllerinden yeniden doğan ve bin yıllık tarihinde nice zorluğun üstesinden gelen bir millet olarak hedefimize ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Anaların ağlamadığı, hayatının baharındaki fidanların vakitsiz kırılmadığı, ocaklara ateşlerin düşmediği bir Türkiye'yi inşallah birlikte inşa edeceğiz. Şunu tüm samimiyetimle burada bir kere daha dile getirmek isterim. Terörsüz Türkiye sürecinde varılan nokta sizlerin kahramanlığı, gazilerimizin cesareti ve kalbimizin en mutena köşesinde hatıralarını yaşattığımız aziz şehitlerimizin destansı mücadelesinin eseridir. Kahramanlar şairin dediği gibi ‘yurdu yaşatmak için’ vardır ve bir milletin bekası kahramanlarının varlığına bağlıdır. Kahramanlarımız, gazilerimiz ve şehitlerimizin omuzları üzerine yükselen bu devlet bundan sonra da sonsuza kadar kahramanlarıyla var olacak, masum ve mazlumların umut adresi olmaya devam edecektir. Türkiye Yüzyılı vizyonunda anlamını bulan büyük ve güçlü Türkiye'ye inşallah beraberce vasıl olacağız. Rabbim yolumuzu bahtımıza açık etsin diyorum."

"Siyaset değil, hizmet yarıştırın": Erdoğan’dan Aydın’da gövde gösterisi Haber

"Siyaset değil, hizmet yarıştırın": Erdoğan’dan Aydın’da gövde gösterisi

Aydın’dan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; "Bizimle laf değil eser, hizmet yarıştırın" dedi. Aydın Şehir Hastanesi başta olmak üzere il genelinde tamamlanan yatırımların toplu açılışı için Aydın’a gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tören alanında Aydınlılarla buluştu. Törende, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’e seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan; "Bizimle laf değil eser, hizmet yarıştırın" dedi. "Ev sahibi Türkiye" projesi kapsamında 6 bin 973 kura çekiminin de yapıldığı törende, her zaman vatandaşlara verdikleri sözleri yerine getirdiklerini vurgulayan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özel’in toplu konutların üzerinden siyaset yapmaya çalıştığını ve başarısız olduğunu belirterek "Şimdi ana muhalefetin genel başkanı çıkıp, ‘Bu evleri bitiremezler’ diyecektir. Kendisinin bile inanmadığı bir sürü argümanı öne sürerek, bu evlerin neden yapılamadığını anlatmaya çalışacaklar. Bunu nereden mi biliyorum. Çünkü aynısını deprem bölgesinde yaptı. 6 Şubat depreminden sonra bize neler söylediler. ‘Bunlar enkazın altında kalır, evleri inşa edemez’ dediler. Aynı şeyi İzmir için de söylediler. İzmir’de depremde bütün enkazı kaldırdık ve vatandaşlarımızı o konutlara yerleştirdik. Dünyanın en büyük şantiyesini deprem bölgesinde kurarak 7/24 çalıştık. 27 Aralık’ta, yıl bitmeden evlerin anahtarlarını Hatay’da hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Milletimize söz verdik, sözümüzü de yerine getirdik. Avrupa’nın bile altından kalkamayacağı bir yükü alnımızın akıyla sırtladık. İnşallah Aydın’a gelip, yeni yuvalarına kavuşan kardeşlerimizin sevincini birlikte yaşayacağız. Geçenlerde CHP Genel Başkanı’nın yolu Hatay’a düşmüş. Baktım utancını gizlemeyi çalışıyor. Orada yapılan yerleri gördükçe, vakti zamanında sarf ettiği laflar aklına geliyor herhalde. Onun altında eziliyor. Bu zat depremin üzerinden 3 yıl geçtikten sonra ‘Deprem bölgesini yalnız bırakmayacağız’ diyor. 3 yıldır neredeydin Özgür efendi. 455 bin konut yapılıyorken sen ne ile meşguldün Özgür efendi. Deprem bölgesine sahip çıkmak şimdi mi aklınıza geldi. Neredeyse 3 yıldır sürecin hiç bir yerinde yoktunuz. Daha yeni mi ayıldınız. Hep söylüyorum bunların ülkede ne olup bittiğinden haberleri yok. Bunlar bizim verdiğimiz sözleri, kendi sözleri gibi zannediyorlar. Şimdide emeklilerimiz üzerinden bir istismar içindeler. Yönettikleri belediyelerde, işçilere maaş değil de harçlık verdikleri yetmezmiş gibi emeklilerimizi kışkırtmaya çalışıyorlar. Bunlar ya tropikal adalarda keyif çatıyor ya da meclisi panayır yerine çeviriyorlar. Maalesef böyle tutarsızlar. Ne emekli ne maaş yerine harçlık verdikleri işçiler umurlarında. Bunların tek bildiği hakaret etmek, çamur atmak, kabir başında rakı içip tropik adalarda keyif çatmak. Biz eserlerimizle konuşuyoruz. Yaptıklarımızla konuşuyoruz. Biz hizmetlerle, projelerle konuşuyoruz. Bulabiliyorsanız siz de eserlerinizden bahsedin. Şayet varsa hizmetlerinizden bahsedin Özgür efendi. Cesaretiniz varsa gelin ondan bahsedin. Bizimle laf değil eser, hizmet yarıştırın. Nasıl 455 bin konutu söz verdiğimiz gibi yaptıysak 500 bin konutu da aynı hız ve kararlılıkta inşa edeceğiz" dedi. "ÇOK ZORLU SÜREÇLERİ ÇOK BAŞARILI BİR ŞEKİLDE YÖNETTİK" Terörsüz Türkiye için her adımı ölçüp biçip olan göre hareket ettiklerini ve Türkiye’nin ehil kadrolar tarafından yönetildiğini vurgulayan Erdoğan; "İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan küresel nizam kökten çatırdıyor. Yıllardır konforlu bir coğrafyanın tadını çıkaran ülkeler, ilk defa bizim yıllardır uğraştığımız meselenin çok küçük bir kısmıyla burun buruna gelmeye başladılar. Yaptığımız eleştirilen artık Batı dünyasında da karşılık bulduğunu görüyoruz. Bugün Batılı liderler sistemin sorunlarından bahsediyor. Bizi acımasızca eleştirenler bugün bize hak veriyorlar. Aynı durum Suriye için de geçerlidir. Oradaki mazlumlara sahip çıktığımız için ‘Türkiye orta doğu bataklığına saplanıyor, yalnızlaşıyor’ dediler. Suriye’de zalim rejim devrildi. Türkiye’nin çok yakın dostu bir hükümet geldi. Ülkemizin de güçlü desteğiyle Suriye hızla toparlanıyor. 13,5 yıllık çatışmaların ardından güvenlik ve istikrar yeniden sağlanıyor. Terör örgütleri Suriye rejimi tarafından yavaş yavaş çıkartılıyor. Türkmen kardeşlerimiz aynı şekilde yeni yönetimde çok önemli görevler üstleniyor. DEAŞ denilen terör örgütü ile mücadele eskisinden daha güçlü, kararlı hale geliyor. Bölgemizde her türlü terörün kökü kurutuluyor. Ülkemiz için endişe kaynağı olan sorunlar birer birer çözüme kavuşuyor. Halep’te, Hama’da, Afrin’de, İdlib’te milyonlar cıvıl cıvıl Türkçe konuşuyor. Türkiye’yi konuşuyor. Bize hayır dualar ediyor. İnşallah çok daha iyi olacak. Suriye’nin kuzeyindeki tehdit ortadan kalkınca, Suriye bölgede refah alanına dönüştükçe, hepimiz istifade edeceğiz. Bunun için önce 86 milyon olarak birbirimize kenetleneceğiz. Hep beraber Türkiye olacağız. Unutmayın İslam kardeşliği ortak paydasında bölgedeki halklarla bir araya geleceğiz. Sabırlı, soğukkanlı, oyuna gelmeyecek, fitne ateşine karşı uyanık olacağız. Kutuplaşma hem bize hem bölgemize acıdan başka bir şey getirmez. Sadece gözyaşı getirir. Hükümet olarak, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz. Terörsüz Türkiye sürecinde attığımız her adımı ölçüp biçip ondan sonra harekete geçiyoruz. Çok zorlu süreçleri çok başarılı bir şekilde yönettik. Şundan milletimiz emin olsun. Türkiye ehil kadroların elindedir. Rabbim bizi hizmet yolundan ayırmasın" dedi.

"Kürtleri terörle eşitleyen dil zehirlidir": Büyükataman’dan sert tepki Haber

"Kürtleri terörle eşitleyen dil zehirlidir": Büyükataman’dan sert tepki

Milliyetçi Harekat Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Fırat'ın doğusunun da terörden arındırılması gerektiğini belirterek, "Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG'nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat'ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye'de tek bir terörist kalmamalıdır. Tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir" dedi. "İSRAİL'İN ORTADOĞU'NUN TAMAMINI KANLI BİR SAVAŞA SÜRÜKLEME PLANLARI DEVAM ETMEKTEDİR" MHP Bursa İl Başkanlığı'nda basın toplantısında partililerle bir araya gelen Büyükataman, "Terör devleti İsrail'in Ortadoğu'nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir 2025 yılında İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar'a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" ifadelerini kullandı. "SALDIRMAYA CESARET EDEMEDİĞİ TEK DEVLET TÜRKİYE" İsrail'in bölgede doğrudan saldırmaya cesaret edemediği tek devlet Türkiye olduğunu belirten Büyükataman, "İsrail, her ne kadar doğrudan saldırmaya cesaret edemese de; iç cephemize yönelik sinsi saldırılarıyla birliğimizi hedef almaktadır. Diğer yandan özellikle Suriye'de Esad'ın devrilmesiyle filizlenen istikrar umudunu baltalamaya çalışmış, SDG/PYD terör örgütünü kışkırtarak Suriye'yi savaşa mahkûm bırakmak istemiştir. Suriye'de 10 Mart mutabakatına uymayan SDG/YPG Suriye'yi bölme emellerinde ısrarcı olmuş, yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Bunun üzerine Halep kısa sürede SDG'li terörist unsurlardan ve ona destek çıkan Esad rejimi kalıntılarından temizlenmiştir" diye konuştu. "FIRAT'IN DOĞUSU DA TERÖRDEN ARINDIRILMALI" Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG'nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat'ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye'de tek bir terörist kalmamalıdır" dedi. "KÜRTLERİ TERÖRLE EŞİTLEYEN BU DİL ZEHİRLİDİR" Suriye'de SDG'ye yönelik operasyonu, Kürt kardeşlerimize yönelik bir saldırı yapılıyormuş gibi değerlendirmelerde bulunanlar büyük bir yanlışın içerisinde olduğunu ifade eden Büyükataman, "Kürtleri terörle eşitleyen bu dil zehirlidir, SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması koca bir yalandan ibarettir. Tüm bu gelişmeler Türkiye'nin güvenliğini yakından ilgilendirmektedir. Sınırımızda şanlı Türk bayrağına el uzatmaya cüret eden alçaklar, milli birlik ve kardeşlik çağrılarımızı suistimal ederek Terörsüz Bölge hedefimizi sabote etmeye çalışanlar şunu çok iyi bilsinler ki; tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir" şeklinde konuştu. "SON TERÖRİST SİLAH BIRAKINCAYA KADAR TERÖRLE MÜCADELEMİZ SÜRECEK" Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne yurt içinde ne de yurt dışında terörün varlığına tahammül etmeyeceğini ifade eden Büyükataman, "Milliyetçi Hareket Partisi'nin görüşü ve duruşu budur. Aksi halde son terörist silah bırakıncaya kadar terörle mücadelemiz sürecek, silah bırakmayan eli kanlı caniler mutlaka bedelini ödeyecektir. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin öncülüğünü yaptığı Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefimiz mutlaka başarıya ulaşacak, yıllarca mazlumların kanını akıtan, Türk-Kürt demeden katleden terör belası tarihe karışacaktır. Buna rağmen ne yazık ki muhalefet partileri çağları aşan bu CHP neredeyse her gün suni bir gündemle karşımıza çıkmakta ve Türkiye düşmanlarının diliyle konuşarak Türkiye karşıtlarının oluşturduğu emperyalist cephede konumlanmaktadır" dedi. "KOMŞULARIMIZDA YAŞANAN GELİŞMELER, TÜRKİYE'YE YÖNELİK TEHDİTLERİN ADETA FRAGMANI GİBİDİR" Bir tarafta Ukrayna-Rusya savaşı devam ederken diğer tarafta Emperyalist-Siyonist emeller coğrafyamızda barış ve istikrarın önünde en büyük engel olarak durduğunu belirten Ataman, "İran'da yaşanan huzursuzluk ve devreye sokulan emperyalist provokasyonlar tüm bölge için olduğu gibi ülkemiz için de her açıdan tehdit oluşturmaktadır. Terör devleti İsrail'in Ortadoğu'nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir. 2025 yılında İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar'a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" dedi.

Bahçeli'den bayrak indirme provokasyonuna tepki! Haber

Bahçeli'den bayrak indirme provokasyonuna tepki!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mardin’in Nusaybin ilçesi sınırında Türk bayrağına yönelik saldırıya sert tepki göstererek, olayın bir provokasyon ve istihbarat operasyonu olduğunu belirtti. Bayrağa yönelik mütecaviz eylemin faillerinin ve bağlantılarının açığa çıkarılarak en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Grup toplantısını Nusaybin’de yapan DEM Parti’nin ve bu kapsamda konuşma yapan eşbaşkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mardin’in Nusaybin ilçesi sınırında Türk bayrağına gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" ve "terörsüz bölge" hedefleri doğrultusunda atılan adımlar hız kazandıkça husumet ve şiddet cephesinin provokasyonlarının tehlikeli boyutlara ulaştığını kaydetti. Terörizmi ve terör örgütlerini politik ve stratejik araç olarak kullanan muhasım mihrakların Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin güvenlik ve istikrar arayışlarından rahatsız olduğunu ifade eden Bahçeli, Anadolu coğrafyası ile Orta Doğu ve Afrika’da kaos ve kriz ortamını derinleştirmeyi amaçlayan karanlık bir aklın devrede olduğunu vurguladı. "DEM PARTİ’NİN TÜRK BAYRAĞININ İNDİRİLMESİNDEN BİRİNCİ DERECEDE SORUMLU OLDUKLARI AÇIKTIR" Bahçeli, Nusaybin’de geçişe kapalı sınır kapısının zorlanması sırasında Türk bayrağına yönelik saldırının bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olduğunu belirterek, "Terörizmi ve terör örgütlerinin hain emellerini politik ve stratejik vasıta olarak kullanan, bu doğrultuda kumanda eden, aralarında tanıdık bazı ülkelerin de yer aldığı muhtelif ve muhasım mihraklar hem Türkiye’nin hem de bölge devletlerinin güvenlik ve istikrar arayışlarından ileri düzeyde rahatsızlardır. Anadolu coğrafyası ile Ortadoğu ve Afrika üzerinde zulüm senaryoları refakatinde hegemonya mücadelesi yürüten, bundan mülhem devlet altı örgüt, grup, oluşum ve bölücü terör odaklarını besleyip kışkırtan karanlık bir akıl, kaos ve kriz girdabının sürekli genişlemesini projelendirmektedir. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin icra ve ikmaliyle anılan zalim projenin yırtılıp atılacağı, nifak ve fesat üreten zehirli kaynakların kurutulacağı ortadadır. Mardin’in Nusaybin ilçesinde geçişe kapalı sınır kapısını zorlaya zorlaya açmaya ve buradan da geçmeye kalkışan bölücü örgüt yandaşlarının Türk bayrağına yönelik mütecaviz saldırısı, bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olarak karşımızdadır. Grup toplantısını Nusaybin’de yapan DEM Parti’nin ve bu kapsamda konuşma yapan eşbaşkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır. Özellikle DEM Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan’ın dikkat, ciddiyet, fehamet, nezaket, mehabet, mensubiyet, mesuliyet, kemaliyet, akli ve vicdani duyarlılık taşımayan gafil konuşmasının mahut tahrik ortamının tansiyonunu iyice arttırdığı bir gerçektir. Gelişmeler milletimiz ve ülkemiz adına kaygı vericidir" değerlendirmesinde bulundu. "DEM PARTİ BİR KARAR VERMELİDİR" DEM Parti’ye çağrıda bulunan Bahçeli, şu ifadelere yer verdi: "Terörsüz Türkiye’nin aşama aşama gerçekleştiği şu günlerde dil, üslup ve zihniyet sorununun yoğunlaşması maalesef gerilimi canlı tutmakta, ümitleri sekteye uğratmaktadır. DEM Parti bir karar vermek durumundadır: PKK’nın kurucu önderinin yanında mı yoksa karşısında mıdır? Terörün yedeğinde mi duracak, yoksa terörsüz bir geleceğe hizmet mi edecektir? Silah ve şiddetin yanında mı yer alacak, yoksa siyaset ve demokrasinin erdemine bağlı mı kalacaktır? Kürt kardeşlerimizi asılsız, mesnetsiz ve yalan iddialarla kışkırtarak milli birlik ve bütünlüğümüze zarar vermeye devam mı edecek, yoksa milletimizin tamamını kucaklayan Türkiye partisi olmanın onur ve şerefiyle mi müşerref olacaktır? Suriye Cumhuriyeti devletinin iç istikrar mücadelesini, siyasi ve toprak bütünlüğünü muhafaza kararlılığını ırkçı ve faşizan bir anlayışla karalamak tek kelimeyle şuursuzluk ve art niyetliliktir. DEM Parti Kürt kardeşlerimizi ajite etmekten, siyonizmin değirmenine su taşımaktan, küllenen ateşi maşa gibi karıştırmaktan derhal vazgeçmelidir." "İSTİHBARAT OPERASYONU İHTİMALİ ARAŞTIRILMALIDIR" Nusaybin-Kamışlı sınır hattında yaşanan olayın arka planında kapalı devre bir istihbarat operasyonu bulunduğunu öne süren Bahçeli, bayrağa yönelik saldırıda dahli bulunan kişi ve yapıların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini vurguladı. "Türk bayrağı Türk milletinindir, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik nişanesidir" diyen Bahçeli, sabır ve sinirlerin zorlanmasının kimseye fayda sağlamayacağını ancak milli onur ve değerlerle oynanmasına da asla müsamaha gösterilmeyeceğini ifade etti. "TERÖRLE MÜCADELE KARARLILIKLA SÜRECEK" Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefinden taviz verilmeyeceğini belirterek, provokasyonlara karşı azami dikkat ve uyanıklıkla barış ve huzur yolculuğunun devam etmesi gerektiğini kaydetti. SDG/YPG’nin terör örgütü olduğunu vurgulayan Bahçeli, bu yapıların Kürt vatandaşları temsil edemeyeceğini ifade etti. Bahçeli, "Fırat’ın doğusu, tıpkı batısı gibi terörden ve kanlı hesaplardan tamamen arındırılmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. MHP Genel Başkanı Bahçeli, ay yıldızlı al bayrağa uzanan elleri ve terörü meşrulaştırmaya çalışan anlayışları kınadığını ve lanetlediğini belirtti.

Özer Matlı: "Bankalar artık iş dünyasının kapısını çalacak" Haber

Özer Matlı: "Bankalar artık iş dünyasının kapısını çalacak"

TOBB Genel İdare Kurulu Üyesi ve Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, ekonomi yönetiminin reel sektörle kurduğu güçlü diyalogdan memnuniyet duyduklarını belirterek, “Hazine ve Maliye Bakanımızın finansmana erişimin kolaylaşacağına ve enflasyonun düşeceğine dair açıklamaları, reel sektör için beklentileri güçlendiren bir mesaj niteliğindedir. Piyasalardaki iyileşme işletmelerimizin nakit akışını rahatlatacak, istihdam kararlarını hızlandıracaktır” dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu, Genel İdare Kurulu, Strateji Geliştirme Yüksek Kurulu ve Yüksek Koordinasyon Kurulu Müşterek Toplantısı, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımıyla TOBB İkiz Kuleler’de gerçekleştirildi. Toplantıya katılan TOBB Genel İdare Kurulu Üyesi ve Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, toplantıya ilişkin yaptığı değerlendirmede iş dünyası adına önemli açıklamalarda bulundu. “Ekonomiye dair projeksiyonlar reel sektör için yol gösterici” Toplantıda, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelerin yanı sıra iş dünyasının sahada karşılaştığı temel meselelerin ve beklentilerin kapsamlı şekilde ele alındığını belirten Başkan Özer Matlı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in paylaştığı projeksiyonlara dikkat çekti. Matlı, “Sayın Bakanımızın yapılan çalışmalar hakkında bilgilendirmesi sonucu, önümüzdeki kısa süreç içerisinde enflasyonun yüzde 19,5, yüzde 20 seviyelerine düşeceği ve buna bağlı olarak kredi faizlerinin de yüzde 25’ler bandına inmesi yönünde ortaya çıkan öngörülerimiz, reel sektörümüz açısından bizleri motive etmiştir” diye konuştu. “Piyasaların rahatlaması üretim ve istihdam kararlarını hızlandıracak” Ekonomideki yeni yol haritasının üretim odaklı büyümeyi destekleyeceğini vurgulayan Başkan Özer Matlı, bütçe disiplini ve kamu borçlanmasının azaltılmasıyla birlikte bankaların özel sektöre yönelik para arzını artırmasını beklediklerini söyledi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in paylaştığı veriler doğrultusunda piyasaların finansal anlamda rahatlamayı birkaç ay içerisinde hissedeceğini düşündüklerini ifade eden Başkan Matlı, “Bu tablo, üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat odaklı büyümeyi hedefleyen reel sektör açısından daha öngörülebilir, dengeli ve destekleyici bir ekonomik ortamın oluşacağına işaret etmektedir. Finansal koşullardaki iyileşmenin, işletmelerimizin nakit akışını rahatlatacağına; yatırım, üretim ve istihdam kararlarını hızlandıracağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. “İstikrar vurgusu güveni pekiştiriyor” Ekonomi yönetimi ile iş dünyası arasındaki güçlü diyalog ve istişare kültürünün sürdürülmesinin, atılan adımların sahadaki karşılığını artırdığını vurgulayan Başkan Özer Matlı, şunları kaydetti: “İstikrarı önceleyen ve enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdüren bu yaklaşımın, önümüzdeki dönemde iş dünyamızın motivasyonunu ve geleceğe olan güvenini daha da pekiştireceğine inanıyorum. Son dönemde daralmanın en çok hissedildiği başta tekstil gibi sektörlerle ilgili birtakım destek çalışmalarının olacağı beklentisi, ekonomik sıkılaşmanın yarattığı gerginliği devlet ve özel sektör iş birliğiyle çözecektir. Ekonomik istikrarın sağlanarak sürdürülebilir kılınması yönünde iş dünyası ve kamu el ele vererek bu başarıyı sağlayacaktır. İş dünyası olarak bizler bugüne kadar olduğu gibi üretmeye, yatırım yapmaya, istihdam oluşturmaya ve ülkemizin sürdürülebilir büyümesine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”

Özgür Özel’den Brüksel’de liderlere sitem: “Bu kabul edilebilir değil!” Haber

Özgür Özel’den Brüksel’de liderlere sitem: “Bu kabul edilebilir değil!”

CHP lideri Özgür Özel, Brüksel'de gerçekleştirilen Avrupa Sosyalist Parti Liderler Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, bazı Avrupa liderlerine sitem ederek, "Antonio Costa kişisel olarak saygı duyduğum ve hayranlık duyduğum birisi. Bugün çiftçilerle dayanışması önemli ama bu kadar önemli bir gündemde sadece açılış konuşmasını yapıp ayrılması ve bizim baş başa bir 5 dakika bile kendisiyle görüşme imkanı bulamamamız kabul edilebilir değil" dedi. CHP lideri Özgür Özel, Belçika'nın başkenti Brüksel'de gerçekleştirilen Avrupa Sosyalist Parti Liderler Toplantısı'na katıldı. Özgür Özel bazı Avrupa liderlerine sitem ederek başladığı konuşmasında, "Antonio Costa kişisel olarak saygı duyduğum ve hayranlık duyduğum birisi. Bugün çiftçilerle dayanışması önemli ama bu kadar önemli bir gündemde sadece açılış konuşmasını yapıp ayrılması ve bizim baş başa bir 5 dakika bile kendisiyle görüşme imkanı bulamamamız kabul edilebilir değil. Her toplantıda değerli başbakanlar, değerli bakanlar kendi konuşmalarını yaptıktan sonra hızla salonu terk ediyorlar. Ve biz kendi kendimize birbirimize hak vermeye devam ediyoruz" dedi. "Edi Rama ile Erdoğan'ın yakın ilişkileri çok kıymetli olabilir ama önemli olan Arnavutluk'la Türkiye'nin yakın ilişkileri" Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile yaptığı konuşmayı aktaran Özgür Özel, "Biraz Edi Rama'ya söyledim, ilk seçimde iktidar olacağız. Edi Rama ile Erdoğan'ın yakın ilişkileri çok kıymetli olabilir ama önemli olan Arnavutluk'la Türkiye'nin yakın ilişkileri. Bunu kişisel ilişkilerden kurumsal ilişkilere dökmek lazım. Bir de bunun üzerinde ayrıca bizim kardeş partiler olduğumuz gerçekliği var. İngiliz İşçi Partisi bugün Erdoğan'la, Erdoğan'ın beklediğinin üzerinde bir dayanışma gösteriyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bu konuda her platformda bu tepkimi dile getiriyorum, dile getirmeye de devam edeceğim. Otoriterlerin oluşturduğu sorunları otoriterlerle çözemezsiniz. Erdoğan'ın veya bir başka otoriter liderin size vadettiği şey istikrar değildir. Bir ülkede demokrasi varsa o demokrasi size istikrarlı iyi ilişkiler vadedebilir. Ülkede demokrasi yoksa, ülkede otokrasi varsa o size şimdilik çıkar ilişkisi vadeder ama ilerleyen sürede yeni bir istikrarsızlığın kapısını arar" ifadelerini kullandı.

Özgür Özel’den Avrupa’da sert çıkış: "İngiliz İşçi Partisi’nin Erdoğan’la dayanışması kabul edilemez!" Haber

Özgür Özel’den Avrupa’da sert çıkış: "İngiliz İşçi Partisi’nin Erdoğan’la dayanışması kabul edilemez!"

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Avrupa Sosyalist Parti Liderler Toplantısı'nda İngiltere'ye sitem ederek, "İngiliz İşçi Partisi bugün Erdoğan'la, Erdoğan'ın beklediğinin üzerinde bir dayanışma gösteriyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil" dedi. CHP lideri Özgür Özel, Belçika'nın başkenti Brüksel'de gerçekleştirilen Avrupa Sosyalist Parti Liderler Toplantısı'na katıldı. Özgür Özel bazı Avrupa liderlerine sitem ederek başladığı konuşmasında, "Sayın Başkan, sizin şahsınızda hem değerli Giacomo'ya ve Genel Sekreter Yardımcılarına teşekkür ediyorum. Her fırsatta yanımızda oldunuz. Bizimle birlikte Türkiye'de birkaç kez bulundunuz ve en üst düzeyde kurumsal desteği ilettiniz. Bunun için size teşekkür ediyorum. Ancak durum bütün sosyal demokrat, sosyalist ailemiz için böyle değil. Bu konudaki sıkıntıyı dile getirerek başlamak isterim. Parlamenterler düzeyinde konseyde çok önemli bir destek alıyoruz. Ancak iş, yürütme düzeyine geldiğinde bu noktada maalesef bizimle bir dayanışma göstermeye değerli kardeş partilerimizin iktidardaki liderleri, son derece çekingen davranıyorlar. Bu da Erdoğan'ın Türkiye'deki pozisyonunu güçlendiriyor" dedi. ÖZEL, ŞUNLARI SÖYLEDİ: "Aslında burada uzun uzun zamanınızı almak istemem. Ancak Türkiye'de Ekrem İmamoğlu, 16 milyonluk bir şehrin 3 kez üst üste seçilmiş bir başkanı hapistedir. Türkiye'de 3 büyükşehir belediye başkanı, Antalya, Adana ve İstanbul'un belediye başkanları hapistedir. 16 belediye başkanım, 102 siyaset arkadaşım hapistedir. 9 ay sonra ancak iddianame düzenlenmiş ve ilk dava tarihi 3 ay sonraya verilmiştir. 9 aydır Türkiye'de toplam 75 büyük miting yaptık. Bunların, çeşitli şehirlerde yaptığımız mitinglerden en kalabalığı 2.4 milyon, en az katılım olanı da 50 bin kişilik mitinglerdir. Toplam 75 büyük mitingle Erdoğan'a meydan okuyoruz. Türkiye'de büyük bir mücadele veriliyor. Son yerel seçimlerde nüfusun yüzde 65'ini, ekonominin yüzde 85'ini temsil eden belediyeleri kazandık ve ondan sonra ağır bir saldırı altındayız." "YENİ BİR RÜZGAR OLUŞTURACAK PARTİYİ BİR BAŞINA BIRAKIRSANIZ" Özel, "Türkiye gibi bir ülkede sol yüzde 38'e çıkmışken, 25 yıl sonra ilk kez Erdoğan'ı yenmişken, 47 yıl sonra ilk kez birinci parti olmuşken, Türkiye'deki büyük hak ihlallerine, büyük saldırıya Avrupa'daki dostlarımızın ne kadar dikkat kesildiğini, bunun ne kadar farkında olduğunu gerçekten merak ediyorum. Daha önce de birkaç kez söyledim. Elbette Avrupa'nın savunmayla ilgili, güvenlikle ilgili kaygılarını anlıyorum. Bu konuda Türkiye ne yapması gerekiyorsa bunu yürekten destekliyorum. Ancak bu otoriterlerin oluşturduğu sorunlara karşı, otoriter popülist liderlerin ya da salt otoriter liderlerin oluşturduğu sorunlara karşı çözümü, salt yerel otoriterlerle aramak değil bunun çözümü. Otoriterlerin oluşturduğu sorunlara karşı demokratik bir şekilde mücadele edilebilir ve otoriterlere karşı bir ittifak kurulacaksa bu ittifakın adı, demokrasi ittifakıdır. Bazı otoriterlere karşı mücadele ederken, başka otoriterleri desteklerseniz, bizim gibi şu anda dünyada en çok belediye başkanlığı olan sosyal demokrat partiyi, ülkesinde birinci parti olmuş ve ilk seçimde iktidara gelerek bütün Avrupa, bütün sol için yeni bir rüzgar oluşturacak bir partiyi bir başına bırakmış olursunuz. İlk başta söylediğim gibi PES'in (Avrupa Sosyalistler Partisi) yönetimi, tüm kademeleri müthiş bir dayanışma gösterdi. Ama sanki hepimiz adına, PES'in yönetimi en iyi dileklerini sunuyor, en büyük dayanışmayı gösteriyor. Ama PES bir çatı örgüt. PES'i oluşturan ülkeler, partiler bu dayanışmaya ne kadar önem veriyorlar, katkı sağlıyorlar? Bunu merak ediyorum" ifadelerini kullandı. "İNGİLİZ İŞÇİ PARTİSİ'NİN ERDOĞAN'LA DAYANIŞMASI KABUL EDİLEMEZ" Özel, İngiltere'ye yönelik sitemini tekrarlayarak, "Ayrıca bizim kardeş partiler olduğumuz gerçekliği var. İngiliz İşçi Partisi bugün Erdoğan'la, Erdoğan'ın beklediğinin üzerinde bir dayanışma gösteriyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bu konuda her platformda bu tepkimi dile getiriyorum, dile getirmeye de devam edeceğim" şeklinde konuştu. Özel, "Otoriterlerin oluşturduğu sorunları otoriterlerle çözemezsiniz. Erdoğan'ın veya bir başka otoriter liderin size vaat ettiği, istikrar değildir. Bir ülkede demokrasi varsa o demokrasi size iyi istikrarlı, iyi ilişkiler vaat edebilir. Ülkede demokrasi yoksa, ülkede otokrasi varsa o size şimdilik çıkar ilişkisi vaat eder. Ama ilerleyen sürede yeni bir istikrarsızlığın kapısını aralar. Avrupa Birliği'nin sınırında demokratik bir Türkiye mi olacak ve o Türkiye'de sosyal demokratlar, kardeş partiniz mi iktidar olacak? Yoksa sınırınızda başarıya bu kadar yaklaşmışken kardeş partinizi bir otoriter ezdireceksiniz, o otoriter devam ettirecek ve siz onunla istikrarlı ilişkilerde bulunacaksınız? Bunun hesabını herkesin doğru yapması lazım" dedi. "UKRAYNA KONUSUNDA DA FİLİSTİN KONUSUNDA DA EN NET TAVRIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ" Özel, "Avrupa'nın güvenliği için demokratik ve güçlü bir Türkiye'ye, bu Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üye olmasına ve son 25 yılda Avrupa'nın yanı başında görülen korkulu rüyanın bitmesine ihtiyaç var. Ukrayna konusunda da Filistin konusunda da en net tavrımızı sürdürüyoruz. Filistin'in ne kadar yanındaysak, Ukrayna'nın da o kadar yanındayız. Yeni ortaya çıkan denklemler, ortaya çıkan ne olursa olsun hiçbirimiz bizi var edenin ne olduğunu, bizi buraya ne getirenin ne olduğunu unutmamalıyız. Bizi alnının teriyle geçinen işçiler, geleceğini bizde gören köylüler, ezilenler, sömürülenler, güvencesizler bu masanın başına onların hakkını koruyalım ve dünyadaki onların hakkını koruyan diğer partilerle ve liderlerle dayanışalım ve emek mücadelesini küresel olarak sürdürelim diye yolladılar. Bizi kendi ülkemizden buraya yolladılar ve diğer ülkelerin otoriterleri ile uzlaşalım ve çıkar ilişkileri kuralım diye yollamadılar. Hepinize çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

Putin, Moskova’da Şara ile görüştü Haber

Putin, Moskova’da Şara ile görüştü

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kremlin’de Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ile bir araya geldi. Şara, görüşmede "Yeni Suriye'yi dünyaya tanıtıyoruz ve dünya yeni Suriye'yi tanımaya başlıyor" diyerek bu süreçte Rusya’nın verdiği desteğe değinirken, Putin de "Rusya olarak Suriye ile hiçbir zaman siyasi koşullarımıza veya özel çıkarlarımıza bağlı ilişkiler kurmadık" dedi. Suriye Devlet Başkanı Ahmed Eş-Şara, ilk Rusya ziyareti kapsamında başkent Moskova’ya geldi. Eş-Şara, temasları kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. Görüşmenin basına açık kısmında konuşan Putin, eş-Şara’yı Moskova’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu söyledi. On yıllar boyunca iki ülke arasında özel bir ilişki geliştirildiğini kaydeden Rus lider, "Rusya ve Sovyetler Birliği için en zorlu dönem olan 1944 yılında kurulan diplomatik ilişkilerimizi 80 yılı aşkın bir süredir sürdürmekteyiz. Bu süreçte Suriye ve Rusya ilişkileri her zaman dostane olmuştur. Rusya olarak Suriye ile hiçbir zaman siyasi koşullarımıza veya özel çıkarlarımıza bağlı ilişkiler kurmadık. On yıllar boyunca her Suriye halkının çıkarları rehberliğinde hareket ettik" dedi. "4 BİNDEN FAZLA GENÇ SURİYELİ, RUSYA’DA ÖĞRENİM GÖRÜYOR" Rusya ve Suriye halkları arasında her zaman derin bağlar olduğuna işaret eden Putin, "Yüzlerce, belki binlerce insanın evlilik ve dostluk bağıyla birbirine bağlı olduğunu söylemek yeterli olacaktır. Şu anda 4 binden fazla genç Suriyeli, Rusya’daki yükseköğretim kurumlarında öğrenim görüyor ve onların gelecekte Suriye devletinin gelişmesine ve güçlenmesine önemli ve anlamlı bir katkı sağlayacaklarını umuyorum" ifadelerini kullandı. Suriye’de 5 Ekim’de yapılan parlamento seçimlerine değinen Putin, "Bunun sizin için büyük bir başarı olduğuna inanıyorum. Çünkü toplumun birleşmesine yol açıyor ve Suriye şu anda zor zamanlar geçiriyor olsa da Suriye'deki tüm siyasi güçler arasındaki bağları ve etkileşimi güçlendirecek" dedi. Putin, konuşmasını şu şekilde tamamladı: "1993 yılından beri hükümetlerarası bir komisyonumuz var ve bu komisyon çalışmalarına yeniden başladı. Rusya Başbakan Yardımcısı Alexander Novak başkanlığındaki heyetimizi ağırladığınız için size minnettarım. Toplantıda ilginç ve yararlı girişimler belirlendi. Biz de Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla düzenli temas ve istişareleri sürdürme anlaşmasının yanı sıra bu girişimleri uygulamak için elimizden gelen her şeyi yapmaya hazırız." "BUGÜN YENİ BİR GÜN, YENİ BİR SURİYE YAŞIYORUZ" Suriye Devlet Başkanı eş-Şara ise, Putin’e ev sahipliği için teşekkür etti. Oldukça uzun bir yolculuk yaptığını kaydeden eş-Şara, "Rusya ile Suriye arasında gerçekten uzun soluklu tarihi bağlar var. Bugün yeni bir gün, yeni bir Suriye yaşıyoruz. Bu yeni Suriye'yi dünyaya tanıtıyoruz ve dünya yeni Suriye'yi tanımaya başlıyor. Siyasi hedeflerimizi ilerletmek için çaba sarf ediyoruz ve daha önce de belirttiğim gibi, tarihsel bağlarla birbirimize bağlı olduğumuzu ve Rusya'nın bu süreçte önemli bir rol oynayacağını biliyoruz. Ayrıca Rusya'nın bize sağladığı birçok başarıya da güveniyoruz. Rusya bize çeşitli alanlarda yardımcı oldu, maddi olanlar da dahil olmak üzere önemli işbirliği köprüleri ile birbirimize bağlıyız. Birlikte çalışmaya devam edeceğiz. İlişkilerimize yeni bir enerji katmaya ve size yeni Suriye'yi tanıtmaya çalışacağız. Şu anda en önemli şey elbette istikrar, hem ülkede hem de bölge genelinde istikrar" ifadelerini kullandı. Eş-Şara’ya Moskova ziyaretinde Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ve Savunma Bakanı Merhef Ebu Kasra da eşlik ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.