SON DAKİKA
Hava Durumu

#Itibar Suikastı

Söz Bursa - Itibar Suikastı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Itibar Suikastı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Mesajlar yapay zeka ürünü": Tanju Özcan hakkındaki suçlamaları reddederek 'Kumpas' dedi Haber

"Mesajlar yapay zeka ürünü": Tanju Özcan hakkındaki suçlamaları reddederek 'Kumpas' dedi

İçişleri Bakanlığı tarafından Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve farklı bir dosyadan tutuklu bulunan Tanju Özcan'ın hem müşteki hem de sanık sıfatıyla yargılandığı şantaj davasındaki ifadesi ortaya çıktı. Basına kapalı gerçekleştirilen ikinci celsede SEGBİS aracılığıyla savunma yapan Özcan, hakkındaki suçlamaları reddederek, "Müşteki ile aramda 2024 yılından bu yana birkaç defa mesajlaşmalar gerçekleşmiştir. Mesajlaşmalarda TCK'ya aykırı bir suç yoktur ancak eşime karşı bir özür borcum vardır" dedi. Geçtiğimiz şubat ayında Tanju Özcan'ın Mehmet Eren Akgüney hakkında şantaj iddiasıyla bulunduğu suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmada 13 sayfalık iddianame, Bolu 6'ncı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 28 Şubat'ta Akgüney gözaltına alınıp tutuklanırken, Tanju Özcan da farklı bir dosya olan "icbar suretiyle irtikap" kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hazırlanan iddianamede, Özcan'ın belediye personeli Öznur Ç.'ye gönderdiği mesajların kadının eski sevgilisi Mehmet Eren Akgüney'in eline geçtiği; Akgüney'in bu mesajlar karşılığında Özcan'dan 20 milyon lira, lüks otomobil ve oto yıkama tesisi talep ettiği belirtildi. Şantaja aracılık ettikleri iddiasıyla Boluspor Kulüp Başkanı Erdal Bayrak ve CHP'li Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin de dosyada yer aldı. Aynı dosyada Öznur Ç.’ye yönelik eylemleri ve makam odasındaki sözleri nedeniyle Tanju Özcan’ın da "şantaj" suçundan 3 yıla kadar hapsi isteniyor. DURUŞMA BASINA KAPALI GERÇEKLEŞTİ Bolu 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde gizlilik kararı olmamasına rağmen hakimin talimatıyla basına kapalı görülen davanın ikinci duruşmasında Tanju Özcan'ın verdiği ifade ortaya çıktı. Farklı bir dosyadan tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS sistemiyle duruşmaya katılan Özcan, savunmasında kendisine yönelik ortaya atılan iddiaları siyasi kumpas olarak değerlendirirken, Öznur Ç. ile mesajlaşmalarının yapay zeka ile üretildiğini öne sürdü. Tanju Özcan, yaşanan durumlardan dolayı eşine özür borçlu oluğunu da ifade etti. "DÜNYADA İLK KEZ YAŞANAN HUKUKİ SÜREÇ" Sürecin başında şantaj suçlamasıyla bizzat kendisinin suç duyurusunda bulunduğunu söyleyen Özcan, "Şu ana kadar şantaj suçundan suç duyurusunda bulunan müştekinin, aynı soruşturma kapsamında aynı suçlama ile sanık pozisyonuna düştüğü ilk kez görülmüştür. Tarafıma yöneltilen şantaj suçlamasını kesinlikle kabul etmiyorum. Böyle bir suçu işleyen birinin aynı suçlama ile başkaları hakkında şikayette bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır. İddianameye bakarak hakkımda dava açılmasına sebep olan konu, Öznur'un 'Seni Eren'e karşı korumam için bundan sonra benimle birlikte olmak zorundasın' şeklindeki beyanıdır. Buradaki isnat açık bir iftiradır" dedi. "SİYASİ HASMIMIN TELKİNİYLE İFTİRA ATTI, ŞOFÖRÜMÜN NİKAHI İPTAL OLDU" İlk duruşmada Öznur Ç.'nin verdiği ifadesinde, "Narven Termal Kasaba'ya beni Tanju Özcan'ın şoförü götürdü. Orada alkol alırken Tanju Özcan'la birlikte olduk. Birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi" sözlerine ilişkin konuşan Özcan, "Mazeretim sebebiyle katılamadığım geçen duruşmada Öznur, vekilliğini üstlenmiş rakip partinin ilçe başkanı olan siyasi hasmımın telkinleri ile ifadesine iğrenç iftiralar eklemiştir. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Öznur'un iftiraları sonucunda şoförümün mayıs ayında yapılacak nikahı bu çirkin iftira yüzünden iptal edilmiştir. İddiaları ile bir yuva kurulmasını engelleyen Öznur Ç. ve böyle bir ifadeyi vermesi için kendisini ikna edenleri Allah'a havale ediyorum" diye konuştu. "ARAŞTIRILAN ŞANTAJ DEĞİL, EVLİLİK BİRLİĞİME SADAKATİM" Sızdırılan mesajların itibar suikastı amacıyla kullanıldığını savunan Özcan, şöyle devam etti: "Bu davanın açılmasını birileri istedi. Çünkü burada amaç cezalandırılmam değil, mesaj içerikleri marifetiyle yıllarca emek vererek elde ettiğim konumun yerle bir edilmesiydi. Savcılık tarafından evlilik birliğime sadakat görevimi yerine getirip getirmediğim araştırılmıştır. Müşteki ile aramda 2024 yılından bu yana birkaç defa mesajlaşmalar gerçekleşmiştir ancak yine de benim konumumdaki birinin müştekiye mesaj göndermesi doğru bir davranış olmamıştır. Mesajlaşmalarda TCK'ya aykırı bir suç yoktur ancak eşime karşı bir özür borcum vardır" diye konuştu. "TCK'DA AHMAKLIK SUÇU VARSA CEZALANDIRILMAYI KABUL EDİYORUM" Süreç içerisinde Adalet Bakanı Akın Gürlek'i arayıp durumu anlattığını belirten Özcan, "Hak etmediğim bir şekilde bu sözde mesaj kayıtları ve ifadeler ulusal basına servis edilerek ciğeri beş para etmez insanların ağzına sakız olmuştur. Eylemime uyan suç şantaj olmamakla birlikte eğer TCK'da ahmaklığın suç olduğunu tanımlayan bir suç var ise bu suçtan cezalandırılmamı isabetli görüyorum. Bu süreçte bir hata daha yaptım. Sanıklar hakkındaki şikayetimden sonra bazı arkadaşlarımın telkinleri ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'i aradım. Süreci sayın bakana kısaca özetledim. Kendi sürecim hakkında torpil talep etmedim. Ancak bu yaptığımın çok büyük bir hata olduğunu, adeta güdülmek istenen kuzu gibi kendimi teslim ettiğim sonucuna vardım. İrtikap suçundan dolayı tutuklanmamdan beklenilen itibar kaybı gerçekleşmediği için bu şantaj davası açılmıştır" şeklinde konuştu. "YAPAY ZEKA KULLANILDI" Hakkındaki iddiaları reddederek beraatını talep eden Özcan, "Sanıklar hakkında şikayetçi olduğum için pişmanım. Beni bu süreçten zararlı çıkacağım konusunda uyarmışlardı. Sanıkları tebrik ediyorum, zira Türkiye'nin mevcut hukuk düzenini benden daha iyi anladıklarını gördüm. Gelinen noktada şikayet etmek yerine pazarlık ederek şantajın gereğini yerine getirmemiş olmanın üzüntüsünü yaşıyorum. Müşteki Öznur ile aramızda geçtiği iddia edilen mesaj kayıtlarının yapay zeka veya başkaca bir yöntem ile yapıldığını düşünüyorum. Tarafıma gelen aramalar Gürcistan numarası üzerinden yapılıyordu. Suçsuzum ve beraatımı talep ediyorum" dedi.

Fatma Girik'in miras kavgasında son perde: Adli tıp raporu her şeyi değiştirdi! Haber

Fatma Girik'in miras kavgasında son perde: Adli tıp raporu her şeyi değiştirdi!

Yeşilçam’ın unutulmaz isimlerinden Fatma Girik, 24 Ocak 2022 tarihinde tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiş ve vasiyeti üzerine Muğla’nın Bodrum ilçesinde, hayat arkadaşı Memduh Ün’ün yanına defnedilmişti. Fatma Girik, 2018 yılında hazırladığı vasiyetnamesinde mirasını yeğeni Fatma Ahu Turanlı ve kız kardeşi Müyesser Girik arasında eşit paylaştırmıştı. Ayrıca vasiyetinde; kardeşi Günay Girik’in iki çocuğu, koruyucu ailesi olduğu Ahu Aşkar ve evde çalışan yardımcıları dahil toplam 5 kişiye de belirli miktarlarda maddi pay ayırmıştı. Ancak sanatçının kardeşi Günay Girik, vasiyetnamenin hazırlandığı dönemde ablasının akıl sağlığının yerinde olmadığını iddia ederek "vasiyetnamenin iptali" davası açmıştı. ADLİ TIP: "FİİL EHLİYETİ TAMDIR" Dava süreci kapsamında Fatma Girik’in vasiyetname düzenlediği tarihteki akıl sağlığının tespiti için dosya İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Kurum tarafından yapılan inceleme sonucunda hazırlanan raporda; "Fatma Girik’in vasiyet tarihi olan 26 Ekim 2018’de fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulü uygun bulunmuştur" denilerek, kararın oy birliğiyle alındığı belirtildi. MAHKEMEDEN RET KARARI Bodrum 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde 11 Şubat’ta görülen 12. duruşmada karar çıktı. Mahkeme, Günay Girik’in davasını reddederek Fatma Girik’in vasiyetinin hukuken geçerli olduğuna hükmetti. Kararın ardından Ahu Turanlı ve Müyesser Girik’in avukatları Sabit Emekdar ve Eylem Pektaş yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bu konu bir miras kavgası değil, bir iradeye saygı meselesidir. Mahkemenin kararı, merhume Fatma Girik’in özgür iradesinin hukuken teyididir. Günay Girik’in maddi menfaat uğruna ortaya attığı ’akıl sağlığı yerinde değildi’ iddiası, aziz hatırasını lekeleme girişimidir ve bu iddiaların mesnetsiz olduğu tescillenmiştir." Avukatlar, medyada yer alan "miras krizi" haberlerinin gerçeği yansıtmadığını, sürecin Fatma Girik’in vasiyetine duyulan saygıdan ibaret olduğunu vurgulayarak, asılsız iddialarla itibar suikastı yapanlara karşı yasal haklarını saklı tuttuklarını belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.