SON DAKİKA
Hava Durumu

#Jeopolitik Riskler

Söz Bursa - Jeopolitik Riskler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jeopolitik Riskler haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TCMB Başkanı Karahan: "KKM'de sınırlı bakiye kaldı" Haber

TCMB Başkanı Karahan: "KKM'de sınırlı bakiye kaldı"

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı (TCMB) Fatih Karahan, "Orta Doğu'daki gelişmeler, enflasyon görünümü üzerinde belirsizliğe yol açtı. Enflasyon beklentilerinde bozulma izledik. Gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru" dedi. TCMB Başkanı Fatih Karahan, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş Başkanlığında toplanan TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nu bilgilendirme amacıyla sunum gerçekleştirdi. Karahan sunumunda, küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi, enflasyon ve para politikası çerçevesinde Merkez Bankası’nın uyguladığı politikalar ve faaliyetlerine ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. "ABD-İSRAİL-İRAN SAVAŞI İLE ENERJİ FİYATLARI KESKİN BİR ŞEKİLDE ARTTI" Karahan, son dönemde jeopolitik gelişmelerin ekonomik programlar üzerinde belirleyici rol oynadığını dile getirdi. Küresel ekonomik görünüme ilişkin süregelen belirsizliklerin jeopolitik gelişmelerden ötürü belirgin şekilde yükseldiğini ifade eden Karahan, "Şubat ayı sonunda başlayan ABD-İsrail-İran Savaşı ile enerji fiyatları keskin bir şekilde arttı. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması küresel enerji arzı açısından risk oluşturmakta. Öncü göstergeler küresel iktisadi faaliyette yavaşlama, girdi maliyetlerinde artış ve tedarik zincirlerinde aksamalara işaret ediyor. Mevcut durumda, enerji fiyatları yüksek düzeyini koruyor. Gerek ham petrol gerekse doğal gaz fiyatları savaş öncesi düzeylerin oldukça üzerinde seyrediyor. Petrol fiyatlarındaki oynaklık son dönemde azalmış olsa da tarihsel ortalamasının üzerinde" açıklamasında bulundu. "2026 YILINDA KÜRESEL BÜYÜMENİN BELİRGİN ŞEKİLDE İVME KAYBETMESİ BEKLENİYOR" Küresel ekonominin mevcut gerilimlerden ötürü önemli bir negatif arz şoku ile karşı karşıya olduğunu kaydeden Karahan, "Daha da yükselen küresel belirsizlik tüketici ve üretici güvenini olumsuz etkiliyor. Başta savaş bölgesinde yer alan ülkeler olmak üzere, birçok ekonomide büyüme öngörülerinin aşağı yönde güncellendiğini görüyoruz. 2026 yılında küresel büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesi bekleniyor. Buna bağlı olarak Türkiye’nin dış talebinin de zayıflayacağını öngörüyoruz" diye konuştu. "FİYAT ARTIŞLARININ İKİNCİL ETKİLERİNİ KONTROL ALTINA ALMAK İÇİN DAHA GÜÇLÜ BİR PARA POLİTİKASI TEPKİSİ GEREKEBİLİR" Enerji fiyatlarına bağlı olarak manşet enflasyonun küresel ölçekte arttığını söyleyen Karahan, bu duruma küresel anlamda para politikalarının ilk tepkisinin sınırlı oldu olduğuna vurgu yaptı. Bu kapsamda gelişmiş ülkelerde daha önce beklenen faiz indirimlerinin ötelendiğini söyleyen Karahan, "Enerji arzına ilişkin aksamaların sürmesi durumunda fiyat artışlarının ikincil etkilerini kontrol altına almak ve beklentileri çıpalamak için küresel ölçekte daha güçlü bir para politikası tepkisi gerekebilir" değerlendirmesinde bulundu. Karahan, TCMB’nin yurt içi makroekonomik gelişmelere ilişkin tespitlerini de aktardı. Sıkı para politikalarının hedeflenen bir sonucu olarak talep kompozisyonunda dengeli seyir devam ettiğini söyleyen Karahan, 2025 yılında tüketimin büyümeye katkısının 2023 yılına kıyasla, belirgin olarak gerilediğini, yatırımların katkısının ise devam ettiğini dile getirdi. Hizmet üretiminin şubat ayı itibarıyla ilk çeyrekte artış gösterdiği bilgisini veren Karahan, bu dönemde, ulaştırma ve konaklama gibi hanehalkı talebiyle daha yakından ilişkisi olan alt kalemlerde ise hizmet üretiminin azaldığına dikkati çekti. İşgücü piyasasında, ilk çeyrekte manşet işsizlik oranının sınırlı gerilediğini dile getiren Karahan, işsizlik oranının geçmiş dönem ortalamalarının oldukça altında seyrederken, geniş tanımlı göstergelerin ise yüksek seviyesini koruduğunu kaydetti. Küresel ticaret ve jeopolitik koşullardaki zorluklara rağmen nisan ayında ihracatta artış, ithalatta ise azalış olduğunu söyleyen Karahan, yılbaşından bu yana tüketim malı ithalatının da gerilemekte olduğuna vurgu yaptı. "2026 YILINDA CARİ AÇIĞIN MİLLÎ GELİRE ORANININ UZUN DÖNEM ORTALAMASININ ALTINDA GERÇEKLEŞECEĞİNİ ÖNGÖRÜYORUZ" Karahan, cari açığın yılın ilk çeyreğinde, dış ticaret ve hizmetler dengesindeki görünüme bağlı olarak arttığını ve milli gelire oran olarak tarihsel ortalamaların altında kalmayı sürdürdüğünü ifade ederek, "Savaşın enerji fiyatlarında tetiklediği hızlı yükseliş, mart ayında enerji ithalatında belirgin artışa neden oldu. Bir önceki çeyreğe göre gerileyen altın ithalatı cari dengeye pozitif katkı verdi. Ancak, korumacı önlemlerin halihazırda küresel talep üzerinde oluşturduğu aşağı yönlü risklere, jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki artışın faaliyeti sınırlayıcı ikincil etkileri kaynaklı riskler de eklendi. Bu gelişmeler yılın geri kalanında dış ticaret açığı üzerinde yukarı yönlü baskıyı artırıyor. 2026 yılında cari açığın millî gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte jeopolitik gelişmelerin seyri her iki yönde de belirsizlik içeriyor" dedi. "YILIN İLK DÖRT AYINDAKİ FİYAT ARTIŞLARINA BAKTIĞIMIZDA ENFLASYONUN GIDA VE ENERJİDE YÜKSELDİĞİNİ GÖRÜYORUZ" Yılın ilk çeyrekteki enflasyon görünümüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Karahan, Mayıs 2024’te ulaşılan zirve ile kıyaslandığında, enflasyonda belirgin bir düşüş yaşandığını fakat yüksek seyrini de koruduğunu kaydetti. Karahan, şu ifadelere yer verdi: "Enflasyonun yakın dönemdeki seyrini değerlendirmek için ana eğilim göstergelerine başvuruyoruz. Yıllık enflasyon, geçmiş dönem artışları bünyesinde barındırdığından, yakın dönem görünümü yeterince yansıtmayabiliyor. Göstergelerin son üç aylık ortalamaları enflasyonun ana eğiliminde bir miktar yükselişe işaret ediyor. Nitekim yılın ilk dört ayındaki fiyat artışlarına baktığımızda, geçen yıla kıyasla enflasyonun temel mal ve hizmet gibi çekirdek gruplarda yavaşladığını, ancak gıda ve enerjide yükseldiğini görüyoruz. Yılın ilk aylarında gıda grubu enflasyona arttırıcı yönde katkıda bulundu. Kasım ayında mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklarla sert bir düşüş gösteren sebze fiyatları, olumsuza dönen hava koşulları sonucunda ocak ve şubat aylarında belirgin biçimde yükseldi. Diğer yandan mart ve nisan aylarında jeopolitik gelişmelerle yurt içi enerji fiyatlarında kayda değer artışlar görüldü. Buna karşın, para politikasındaki sıkı duruşun etkisiyle hizmet ve temel mal gibi gruplarda yavaşlama devam ediyor." "EŞEL MOBİL İSTEMİ, PETROL FİYATLARINDAKİ ARTIŞLARIN ENFLASYONA YANSIMASINI ÖNEMLİ ÖLÇÜDE SINIRLADI" Şubat ayı sonunda Orta Doğu’da başlayan gerilimin, negatif arz şoklarına yol açarak enflasyonist baskıları artırdığını söyleyen Karahan, "Yurt içi enerji fiyatları, petrol ve doğalgaz fiyatları öncülüğünde hızlandı. Sol panelden izleyebileceğiniz üzere, yavaşlama eğiliminde olan enerji yıllık enflasyonu son iki ayda 19 puan artış gösterdi. Tetiklenen maliyet artışları sonucunda, elektrik ve doğal gaz tarifelerinde güncellemeye gidildi. Özellikle doğal gazda, meskenler için fazla tüketim yapan hanelerin daha yüksek ödediği kademeli fiyat uygulamasına geçilmesiyle fiyat artışı belirgin oldu. Ham petrol fiyatlarındaki artışların tüketici fiyatlarına olan etkisini sınırlamak üzere akaryakıt ürünlerinde eşel mobil sistemi devreye alındı. Eşel mobil sistemi, petrol fiyatlarındaki artışların enflasyona yansımasını önemli ölçüde sınırladı. Bu etkiyi anlamak için ortalama Brent petrol fiyatının 85 dolara çıktığı bir senaryo düşünelim. Eşel mobilin olmadığı bir durumda bu şok 12 aylık bir dönem sonunda yıllık enflasyonu 4,5 puan kadar yükseltir. Eşel mobille bu şokun enflasyon üzerindeki etkisi 1,3 puana geriliyor" değerlendirmesinde bulundu. "KİRA VERİLERİ, KİRA ENFLASYONUNDA EĞİLİMİN AŞAĞI YÖNLÜ OLDUĞUNA İŞARET EDİYOR" Karahan, son bir yıllık dönemde kira ve eğitim hizmetleri enflasyonunda önemli düşüşler yaşandığının altını çizerek, "Bu durum, hizmetlerde süregelen ataletin güç kaybetmeye başladığını haber veriyor. Kira ve eğitim dışında kalan hizmet kalemlerinde ise tüketici enflasyonuna daha yakınsamış bir resim göze çarpıyor. Bu bağlamda, hizmet enflasyonu üzerinde önümüzdeki dönemde etkili olabilecek bazı unsurlara değinmekte fayda var. Kira tarafında; gerek mevsim etkilerinden arındırılmış yakın dönem kira verileri gerekse yeni yayımlamaya başladığımız yeni kiracı kira endeksi, enflasyonda eğilimin aşağı yönlü olduğuna işaret ediyor" şeklinde konuştu. "KÜRESEL GERİLİMİN NE KADAR SÜRECEĞİ ENFLASYON GÖRÜNÜMÜ AÇISINDAN KRİTİK BİR RİSK UNSURU" Enflasyon beklentilerinin seyrine ve öne çıkan risklere değinen Karahan, "Bir önceki sunum dönemi ile kıyasladığımızda, enflasyon beklentilerinin arzu ettiğimiz ölçüde gerilemediğini görüyoruz. Beklentiler, halen enflasyon tahminlerimizin üzerinde seyrediyor. Yılın ilk aylarında gıda fiyatları yüksek seyretti; sonraki dönemde ise Orta Doğu'daki gelişmeler, enflasyon görünümü üzerinde belirsizliğe yol açtı. Buna istinaden enflasyon beklentilerinde bozulma izledik. Bu dönemde jeopolitik gelişmelerin olası ikincil etkileri önem taşımakta. Gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru" dedi. "ATTIĞIMIZ BU ADIMLAR, PİYASA OYNAKLIKLARININ SINIRLI KALMASINDA ETKİLİ OLDU" Ocak ayında, para politikası adımlarının büyüklüğünü gözden geçirdiklerini ve politika faizini 100 baz puanlık bir indirimle yüzde 37 seviyesine getirdiklerini anımsatan Karahan, Orta Doğu’da yaşanan gerilimlerin oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla tedbirler aldıklarını sözlerine ekledi. Karahan, söz konusu tedbirlere ilişkin şu ifadelere yer verdi: "2 Mart itibarıyla bir hafta vadeli repo ihalelerine ara vererek ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin yüzde 40’ta oluşmasını sağladık. Ayrıca, döviz piyasasının sağlıklı çalışması, döviz kurlarında gözlenebilecek oynaklıkların engellenmesi ve döviz likiditesinin dengelenmesi amacıyla Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerine başladık. İvedilikle attığımız bu adımlar, piyasa oynaklıklarının sınırlı kalmasında etkili oldu. Devam eden süreçte, Türk lirası ve döviz piyasalarına ilişkin adımlarımızı sürdürdük. Bankaların Türk lirası ve döviz likidite yönetimlerine katkıda bulunmak amacıyla 31 Mart tarihinden itibaren geleneksel yöntemle alım yönlü swap ihaleleri ile Türk lirası fonlama yapmaya başladık. Bu süreçte enflasyon görünümü üzerinde oluşabilecek riskleri sınırlamak amacıyla sıkı politika duruşumuzu koruyarak mart ve nisan aylarında politika faizini sabit tuttuk." "KKM HESAPLARINDA ÇOK SINIRLI BİR BAKİYE KALDI" Karahan, TL mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimi odaklı makroihtiyati tedbirlerini sıkı parasal duruşunu desteklemek üzere uygulamaya devam ettiklerini söyleyerek, "TL mevduat payını artırmayı hedefleyen düzenlemeleri finansal koşullara göre revize ederek uyguluyoruz. KKM hesaplarının açılması ve yenilenmesi uygulamasını 2025 yılında sonlandırmıştık. Bu hesaplarda çok sınırlı bir bakiye kaldı. Kredi büyümesindeki dalgalanmaları yönetmek için büyüme sınırlarını kullanıyoruz. Son dönem jeopolitik gelişmeler sonrasında olduğu gibi aktif likidite yönetimi politikamız ile parasal aktarım mekanizmasını güçlendiriyoruz" ifadelerine yer verdi. Kredi büyümesindeki yükselişin ticari kredilerden geldiğini kaydeden Karahan, geçen yılın son çeyreğinden itibaren TL ticari kredilerin önceki ayların üzerinde bir performans sergileyerek aylık ortalama yüzde 3’ün üzerinde büyüdüğünü bildirdi. Karahan, jeopolitik gelişmelerin etkilerine değinerek, "Jeopolitik gelişmelerin de neden olduğu arz şokları dezenflasyon sürecini olumsuz etkiliyor. Bu durum fiyat istikrarına ulaşma yolundaki kararlılığımızı değiştirmeyecek. Yaşanan gelişmelerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaları para politikası duruşumuzla şekillenecek. Bu bağlamda, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunu sürdüreceğimizi belirtmek isterim. Çünkü, unutmamalıyız ki fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için ön koşuldur" açıklamasında bulundu. Komisyon, Karahan’ın konuşmasının ardından milletvekillerinin konuşmasıyla devam etti.

BATISİAD’da Ahmet Er güven tazeledi: Yeniden başkan seçildi! Haber

BATISİAD’da Ahmet Er güven tazeledi: Yeniden başkan seçildi!

Batı Trakya Türkleri Yönetici İşadamları ve Sanayiciler Derneği’nin 4. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Batı Trakya kökenli girişimcilerin Türkiye'deki ve Balkanlar'daki sesi olma misyonuyla faaliyetlerini sürdüren BATISİAD’da Ahmet Er güven tazeleyerek yeniden başkan seçildi. Divan başkanlığını geçmiş dönem Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ın, divan kurulu üyeliklerini de BTSO Başkan Yardımcısı İsmail Kuş ile Rafet Emin Demir’in yaptığı BATISİAD’ın genel kuruluna BTSO Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, Uludağ Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Koop. Başkanı İrfan Derici, belediye meclis üyeleri Şakir Emin ve İsmail Hayat ile BATISİAD üyeleri katıldı. Dernek merkezinde düzenlenen genel kurulun açılış konuşmasını yapan BATISİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Er, “BATISİAD, Batı Trakya’dan göç etmiş ve her biri iş dünyasında başarılarıyla anılan girişimcileri bir araya getiren bir çatı kuruluştur. her yıl Bursa ve ülkemiz ekonomisi için büyük katma değer üreten Batı Trakya ve Balkan kökenli Türk iş adamları BATISİAD çatısı altında kenetlenmiştir. BATISİAD bugün, Türkiye ve Batı Trakya arasında kurulan bağın önemi bir sembolü konumundadır” dedi. Konuşmasında ülkemizdeki ve dünyadaki ekonomik gelişmeleri değerlendiren Ahmet Er, 2025’te dünya ekonomisinin ılımlı bir büyüme performansı gösterdiğini, büyüme hızlarının son yıllara göre biraz yavaşladığını, 2026’da büyümenin biraz daha yavaşlamasının beklendiğini kaydetti. Ticari belirsizlikler, jeopolitik riskler ve korumacı politikaların büyümeyi sınırlayan başlıca etkenler olduğunu ifade eden Er, Türkiye’de de ekonominin ılımlı bir büyüme sergilediğini, yüksek ama düşüş eğimli enflasyonun, nispeten stabil işsizliğin ve yüksek politika odağında para ve fiyat istikrarı politikalarının geçerli olduğunu söyledi. Er, “Mevcut görünüm ekonomide sürdürülebilir istikrar arayışı ve yüksek enflasyon sonrası normalleşme çabası ile karakterize oldu. Yüksek faiz baskısı sebebiyle yatırımcılar planlarını revize etmek durumunda kaldılar, ayrıca hileli konkordato talebinde bulunanlar piyasaları paniğe sürükledi” diye konuştu. İŞ DÜNYASINDA İHTİYATLI İYİMSERLİK Bursa’da ise 2025’te sanayi ve ihracat odaklı güçlü ekonomik profilin korunduğunu, otomotiv ve üretim tedarik zincirlerinin bölgenin ihracatını ve istihdamını beslerken, tarımın katkısının görece düşük kalmaya devam ettiğini kaydeden BATISİAD Başkanı Ahmet Er, şunları söyledi : “Bursa ekonomisi ile ülkemizin lokomotif kentlerinin başında geliyor. İş dünyası ihtiyatlı iyimserlik içinde büyümenin sürdürülebilirliğinin sağlanmasını ve yapısal dönüşüm odaklı politikalar bekliyor. Bursa 2025 yılının ilk on ayında 14,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. Geçen yılın aynı dönemine göre artış oldu. Konfeksiyon imalatçısı firmalarımızın zora girdiğini, zor bir süreç yaşadıklarını biliyoruz. İmalatçı üyelerimizin mikro ve makro üretim ve kalite planlamalarını yapmak suretiyle bu süreci atlatılacaklarına inanıyoruz.” BATISİAD Başkanı Ahmet Er, konuşmasında ayrıca dernek merkezinin inşaatında ve hizmete girmesinde katkıları bulunanlara teşekkür etti. İnşaat çalışmalarının yaklaşık 2 yıl sürdüğünü söyleyen Er, şöyle konuştu : “Divan başkanımız, geçmiş dönem Osmangazi Belediye Başkanımız sayın Mustafa Dündar’a BATISİAD’a 25 yıllığına yer tahsis edilmesi, her zaman yanımızda olması ve bürokratik süreçleri tamamlamada yardımcı olması nedeniyle çok teşekkür ediyoruz. Dönemin belediye başkan yardımcısı sn. Cem Kürşad Hasanoğlu‘na canı gönülden teşekkür ediyoruz. En büyük finansal desteği sağlayan Başkan Vekilimiz sayın Salih Altuğ nezdinde Şem Lastik A.Ş’ye teşekkür ediyoruz. Aldığımız bütün kararların arkasında duran, maddi manevi desteklerini esirgemeyen yönetim kurulu üyesi arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. İnşaata başladığımız günden itibaren benimle birlikte vaktini, nakdini esirgemeyen Başkan Yardımcım sayın İkbal İbrahimoğlu’na teşekkür ediyorum. Müteahhitliği üstlenen Başkan Yardımcımız sayın Gürcan Yılmaz’a teşekkür ediyorum. İnşaatın mimari projesini bedelsiz hazırlayan, çizen sayın Hasan Sözüneri‘ye teşekkür ediyorum. Destek olan firmalarımıza ve üyelerimize teşekkür ediyorum. Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığımızı iki dönem üstlenen sayın Rahmi Yılmaz’a ve geçen dönem üstlenen sayın Mustafa Gürses’e teşekkür ediyorum. Şu anda yönetimde olmayan kurucu üyelerimiz ile birlikte, yönetimde olup da ayrılan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Çevre düzenlemesinde peyzaj ağaç dikim ve sulama tesisatını üstlenen Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Mustafa Bozbey’e teşekkür ediyorum. Parke taşı döşemesini üstlenen Osmangazi Belediye Başkanımız sayın Erkan Aydın’a teşekkür ediyorum.” Ahmet Er’in ardından söz alan BTSO Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener ile önceki dönem Yüksek İstişare Kurul Başkanı Rahmi Yılmaz, genel kurulun hayırlı olması temennilerini paylaştılar. 3 YILLIK DÖNEM İÇİN SEÇİM YAPILDI Yapılan konuşmaların ardından faaliyet raporunun, mali tabloların, denetim kurulu raporunun okunup müzakeresi ve kabulünden sonra yapılan ve tek listeyle gidilen seçimde oybirliği sonucu 3 yıl süre ile görev yapacak BATISİAD’ın yeni dönem kurulları şu isimlerden oluştu: Yönetim Kurulu Asil Üyeleri: Ahmet Er, Salih Altuğ, Ali Ömeroğlu, Cihat Yusufoğlu, Gürcan Yılmaz, Ekrem Tuna, Hasip Semerci, İbrahim İsmailoğlu, İkbal İbrahimoğlu, Rafet Emin Demir, Adnan Yakupoğlu, İsmail Tatar, Halit Şefikoğlu. Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri: Rıdvan Hatipoğlu, Hasan Ertürk, Kamuran Kalenci, Orhan Bilgin, Arif Güleryüz, Ali Uysal, Rıdvan Mehmet, Ekrem Sadıkoğlu, Recep Furkan Akgün, Ali Emre Kadıoğlu, Kadir Aziz, Ahmet Toraman, Taner Memet. Denetim Kurulu Asil Üyeleri: Kadir Güleryüz, Şakir Emin, Mehmet Macır. Denetim Kurulu Yedek Üyeleri: Ahmet Hüseyinoğlu, Erdal Yusufoğlu, Recep Er. Disiplin Kurulu Asil Üyeleri: Bünyamin Terzi, Hüseyin Hacıoğlu, Ramadan Mandacı. Disiplin Kurulu Yedek Üyeleri: Muhittin İbram, Cahit Yakupoğlu, Ahmet Şentürk. Onur Kurulu: Mustafa Dündar, Rahmi Yılmaz, Mustafa Gürses. Yüksek İstişare Kurulu: Mustafa Dündar, İrfan Derici, İsmail Kuş, Ali Emin Latif, Cüneyt Şener, Coşkun Şankaya, Mümin Demir, Ahmet Serdar, Hayrettin Akpınar, Rıdvan Güler, İbrahim Tatar, Mustafa Salimoğlu, Kaşif Aziz, Mustafa Süleyman, Ahmet Manav, Erol Gökçeler, Hüseyin Keşanlı, Süleyman Güler, Mehmet Hüseyin, Mehmet Ali.

Özer Matlı: “Bursa’ya hizmeti görev değil, gönül meselesi olarak görüyoruz” Haber

Özer Matlı: “Bursa’ya hizmeti görev değil, gönül meselesi olarak görüyoruz”

Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı, yaklaşan yeni yıl öncesinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dünyadaki jeopolitik risklerden dijital dönüşüme, KOBİ’lerin desteklenmesinden Bursa’nın sanayi vizyonuna kadar pek çok kritik başlığa değinen Matlı, "Bursa’ya hizmeti bir görev değil, gönül meselesi olarak görüyoruz" dedi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, yaklaşan yeni yıl öncesinde iş dünyasının gündemini değerlendirdi. Dünya ekonomisindeki belirsizliklerin tedarik zincirlerini, enerji ve hammadde maliyetlerini etkilediğini, Türkiye’de ise enflasyonla mücadele ve finansal istikrarın öncelikli olduğunu vurgulayan Matlı, "Dünya ekonomisi; jeopolitik riskler, bölgesel çatışmalar, ticaret savaşları ve artan korumacı politikalar nedeniyle belirsizliklerin yoğun olduğu bir dönemden geçmektedir. Bu tablo, tedarik zincirlerinde kırılganlıkları artırmakta; enerji, hammadde maliyetleri ve finansmana erişim koşulları tüm sektörler açısından ortak risk alanları olarak öne çıkmaktadır. Türkiye ekonomisinde ise enflasyonla mücadelede kararlılıkla atılacak adımların, önümüzdeki dönemde finansal istikrarı güçlendirmesi ve reel sektör üzerindeki baskıyı kademeli olarak azaltması beklenmektedir" dedi. SANAYİ VE ÜRETİMDE YENİDEN GÜÇLÜ TOPARLANMA VURGUSU Sanayi ve üretim cephesinde yaşanan dönüşüme değinen Matlı, küresel talepteki dalgalanmalar, yeşil dönüşüm zorunluluğu ve dijitalleşme süreçlerinin üretim modellerini yeniden şekillendirdiğini kaydetti. Türkiye’de tekstil, otomotiv ve makine gibi öncü sektörlerin; yüksek maliyetler ve dış pazarlardaki durgunluğa rağmen rekabet gücünü koruma mücadelesi verdiğini ifade eden Özer Matlı, "Öngörülebilir para politikaları, üretimi destekleyen yapısal reformlar ve sanayiciye nefes aldıracak uygulamalarla birlikte imalat sanayiinde toparlanmanın güçlenmesi mümkün olacaktır" diye konuştu. GIDA VE PERAKENDE SEKTÖRLERİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİR DENGELENME Gıda ve perakende sektörlerinin küresel ölçekte artan maliyetler ve değişen tüketici davranışlarından doğrudan etkilendiğini vurgulayan Özer Matlı, "Türkiye’de bu sektörler, bir yandan maliyet baskılarıyla mücadele ederken diğer yandan talep dengesini korumaya çalışmaktadır. Maliyetlerin daha öngörülebilir hale gelmesi ve iç talepte istikrarın sağlanmasıyla birlikte, gıda ve perakende sektörlerinin daha sürdürülebilir bir büyüme çizgisine girmesi beklenmektedir" ifadelerini kullandı. TEKNOLOJİ VE DİJİTALLEŞMEDE FIRSAT ALANLARI Bilişim ve teknoloji alanında dijitalleşme, yapay zekâ ve veri temelli iş modellerinin ekonomik dönüşümün merkezinde yer aldığını vurgulayan Matlı, Türkiye’nin genç, dinamik ve nitelikli insan kaynağıyla bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getirdi. Özer Matlı, önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı girişimlerin desteklendiği, dijital altyapı yatırımlarının hız kazandığı ve katma değeri yüksek üretimin ön plana çıktığı bir sürecin hedeflenmesi gerektiğini söyledi. KOBİ’LERE GÜÇLÜ DESTEK, EKONOMİYE KALICI GÜÇ Ekonominin bel kemiği olan KOBİ’lerin küresel belirsizlikler karşısında en kırılgan yapıyı oluşturduğunu belirten Özer Matlı, "Finansmana erişim, nakit akışı yönetimi ve sürdürülebilirlik KOBİ’ler için hayati önemdedir. Daha güçlü destek mekanizmalarıyla KOBİ’lerin ayakta kalması, büyüme sürecine aktif biçimde dahil edilmesi ve rekabet güçlerinin artırılması büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu. Bursa için katılımcı, şeffaf ve bütünleştirici yönetim vizyonu Bursa’nın tekstilden otomotive, gıdadan perakendeye, inşaattan makine sanayine uzanan çok sektörlü yapısı, güçlü üretim kültürü ve ihracat kabiliyetiyle Türkiye ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri olduğunun altını çizen Özer Matlı, BTSO Başkan Adayı olarak şehrin tüm sektörlerini kapsayan, şeffaf, katılımcı ve bütünleştirici bir yönetim anlayışını hayata geçirmeyi hedeflediğini kaydetti. HEDEFİMİZ: GÜÇLÜ, KAPSAYICI VE ÇÖZÜM ODAKLI BİR BTSO Bursa’ya hizmeti bir görev değil, bir sorumluluk ve gönül meselesi olarak gördüğünü vurgulayan Özer Matlı, "Bursa’nın ortak vizyonu ve gücü temelinde, üyelerinin sorunlarını ve beklentilerini merkeze koyan, çözüm odaklı ve güçlü bir oda yapısını birlikte inşa etmek istiyoruz. Sanayicimizin, tüccarımızın, girişimcimizin ve KOBİ’lerimizin yanında duran; sadece bugünü değil, yarını da planlayan bir anlayışla çalışacağız. Bursa’nın potansiyelini doğru stratejilerle harekete geçiren, kentimizin ekonomik gücünü ulusal ve küresel ölçekte daha ileriye taşıyan bir BTSO için yola çıkıyoruz" dedi. ÖZER MATLI’DAN 2026’YA GÜVEN VE BİRLİK MESAJI Yeni yıla ilişkin temennilerini de paylaşan Matlı, 2026’nın belirsizliklerin azaldığı, üretimin ve yatırımın desteklendiği, finansal istikrarın güçlendiği ve iş dünyasının geleceğe daha güvenle baktığı bir dönem olmasını dileyerek; Bursa iş dünyasının sahip olduğu bilgi, tecrübe ve dayanışma gücüyle bu süreci başarıyla yöneteceğine inandığını vurguladı.

2026 ekonomi gündemi DOSABSİAD’da masaya yatırıldı Haber

2026 ekonomi gündemi DOSABSİAD’da masaya yatırıldı

Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD), iş dünyasının 2026 projeksiyonlarını belirlemek amacıyla düzenlediği toplantıda, ekonomi gündeminin nabzını tuttu. Programda konuşan DOSABSİAD Başkanı Onur Kutlualp, Türkiye ekonomisinin yeni bir denge arayışında olduğunu vurgularken; DOSABSİAD Ekonomi Danışmanı ve Bursa Uludağ Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Eryılmaz ise yatırımcılara “2026’da doları bir korunma aracı olarak görmeyin” uyarısında bulundu. DOSABSİAD Konferans Salonu’nda, üyelerin yoğun katılımıyla gerçekleşen “Türkiye Ekonomisinde Beklentiler ve Yatırım Dünyasında Son Trendler” başlıklı toplantıda, sanayiciler için kritik yol haritaları konuşuldu. Toplantının açılış konuşmasını yapan DOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp, küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve sıkışık para politikaları gölgesinde Türkiye ekonomisinin yeni bir denge arayışından geçtiğine dikkat çekti. İş dünyası için beklentileri yönetmenin her zamankinden daha kritik hale geldiğini belirten Kutlualp, “Sanayiciler ve yatırımcılar olarak bugünü doğru değerlendirmenin yanı sıra, orta ve uzun vadeyi de sağlıklı biçimde okumak zorundayız. Riskleri öngörmek ve fırsat alanlarını zamanında tespit etmek büyük önem taşıyor. DOSABSİAD olarak temel hedefimiz; üyelerimizin karar alma süreçlerini güçlendirmek ve sanayimizin rekabet gücüne katkı sağlayacak öngörüleri onlarla buluşturmaktır.” ifadelerini kullandı. “ENFLASYONDA DÜŞÜŞ BEKLENTİSİ HAKİM” Toplantıda konuşan Doç. Dr. Filiz Eryılmaz ise 2026 yılına dair makroekonomik beklentilerini paylaştı. Piyasalarda merakla beklenen enflasyon ve faiz politikalarına değinen Eryılmaz, ekonomide öngörülmeyen olağanüstü bir durum yaşanmadığı takdirde, 2026 yılında enflasyonda belirgin bir gerileme beklediklerini ifade etti. Merkez Bankası’nın faiz indirim sürecine girdiğini belirten Eryılmaz, önümüzdeki yıl kademeli faiz indirimleriyle piyasanın bir miktar rahatlayacağı mesajını verdi. “VARLIKLARINIZI DOLARDA TUTMAYIN” Yatırım dünyasındaki trendleri de değerlendiren Doç. Dr. Eryılmaz, iş dünyasına ve yatırımcılara ezber bozan uyarılarda bulundu. Mevcut ekonomik programın başarısı için döviz kurundaki istikrarın önemine değinen Eryılmaz “2026 yılında varlık sepetlerinde strateji değişikliğine gidilmeli. Doları artık güvenli bir liman veya bir korunma aracı olarak görmeyin. Özellikle Euro/Dolar paritesinde yukarı yönlü bir hareket beklentimiz var; bu nedenle döviz tarafında Euro’nun pozisyonu güçlenebilir. Ancak en önemli güvenli liman yine altın olacaktır. Yılın ikinci yarısında bankacılık tarafındaki makroihtiyati tedbirlerin de gevşemesiyle piyasalarda daha farklı bir dinamizm göreceğiz.” diye konuştu. Toplantı, sanayicilerin sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.