SON DAKİKA
Hava Durumu

#Jeopolitik Riskler

Söz Bursa - Jeopolitik Riskler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jeopolitik Riskler haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Özer Matlı: “Bursa’ya hizmeti görev değil, gönül meselesi olarak görüyoruz” Haber

Özer Matlı: “Bursa’ya hizmeti görev değil, gönül meselesi olarak görüyoruz”

Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı, yaklaşan yeni yıl öncesinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dünyadaki jeopolitik risklerden dijital dönüşüme, KOBİ’lerin desteklenmesinden Bursa’nın sanayi vizyonuna kadar pek çok kritik başlığa değinen Matlı, "Bursa’ya hizmeti bir görev değil, gönül meselesi olarak görüyoruz" dedi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, yaklaşan yeni yıl öncesinde iş dünyasının gündemini değerlendirdi. Dünya ekonomisindeki belirsizliklerin tedarik zincirlerini, enerji ve hammadde maliyetlerini etkilediğini, Türkiye’de ise enflasyonla mücadele ve finansal istikrarın öncelikli olduğunu vurgulayan Matlı, "Dünya ekonomisi; jeopolitik riskler, bölgesel çatışmalar, ticaret savaşları ve artan korumacı politikalar nedeniyle belirsizliklerin yoğun olduğu bir dönemden geçmektedir. Bu tablo, tedarik zincirlerinde kırılganlıkları artırmakta; enerji, hammadde maliyetleri ve finansmana erişim koşulları tüm sektörler açısından ortak risk alanları olarak öne çıkmaktadır. Türkiye ekonomisinde ise enflasyonla mücadelede kararlılıkla atılacak adımların, önümüzdeki dönemde finansal istikrarı güçlendirmesi ve reel sektör üzerindeki baskıyı kademeli olarak azaltması beklenmektedir" dedi. SANAYİ VE ÜRETİMDE YENİDEN GÜÇLÜ TOPARLANMA VURGUSU Sanayi ve üretim cephesinde yaşanan dönüşüme değinen Matlı, küresel talepteki dalgalanmalar, yeşil dönüşüm zorunluluğu ve dijitalleşme süreçlerinin üretim modellerini yeniden şekillendirdiğini kaydetti. Türkiye’de tekstil, otomotiv ve makine gibi öncü sektörlerin; yüksek maliyetler ve dış pazarlardaki durgunluğa rağmen rekabet gücünü koruma mücadelesi verdiğini ifade eden Özer Matlı, "Öngörülebilir para politikaları, üretimi destekleyen yapısal reformlar ve sanayiciye nefes aldıracak uygulamalarla birlikte imalat sanayiinde toparlanmanın güçlenmesi mümkün olacaktır" diye konuştu. GIDA VE PERAKENDE SEKTÖRLERİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİR DENGELENME Gıda ve perakende sektörlerinin küresel ölçekte artan maliyetler ve değişen tüketici davranışlarından doğrudan etkilendiğini vurgulayan Özer Matlı, "Türkiye’de bu sektörler, bir yandan maliyet baskılarıyla mücadele ederken diğer yandan talep dengesini korumaya çalışmaktadır. Maliyetlerin daha öngörülebilir hale gelmesi ve iç talepte istikrarın sağlanmasıyla birlikte, gıda ve perakende sektörlerinin daha sürdürülebilir bir büyüme çizgisine girmesi beklenmektedir" ifadelerini kullandı. TEKNOLOJİ VE DİJİTALLEŞMEDE FIRSAT ALANLARI Bilişim ve teknoloji alanında dijitalleşme, yapay zekâ ve veri temelli iş modellerinin ekonomik dönüşümün merkezinde yer aldığını vurgulayan Matlı, Türkiye’nin genç, dinamik ve nitelikli insan kaynağıyla bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getirdi. Özer Matlı, önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı girişimlerin desteklendiği, dijital altyapı yatırımlarının hız kazandığı ve katma değeri yüksek üretimin ön plana çıktığı bir sürecin hedeflenmesi gerektiğini söyledi. KOBİ’LERE GÜÇLÜ DESTEK, EKONOMİYE KALICI GÜÇ Ekonominin bel kemiği olan KOBİ’lerin küresel belirsizlikler karşısında en kırılgan yapıyı oluşturduğunu belirten Özer Matlı, "Finansmana erişim, nakit akışı yönetimi ve sürdürülebilirlik KOBİ’ler için hayati önemdedir. Daha güçlü destek mekanizmalarıyla KOBİ’lerin ayakta kalması, büyüme sürecine aktif biçimde dahil edilmesi ve rekabet güçlerinin artırılması büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu. Bursa için katılımcı, şeffaf ve bütünleştirici yönetim vizyonu Bursa’nın tekstilden otomotive, gıdadan perakendeye, inşaattan makine sanayine uzanan çok sektörlü yapısı, güçlü üretim kültürü ve ihracat kabiliyetiyle Türkiye ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri olduğunun altını çizen Özer Matlı, BTSO Başkan Adayı olarak şehrin tüm sektörlerini kapsayan, şeffaf, katılımcı ve bütünleştirici bir yönetim anlayışını hayata geçirmeyi hedeflediğini kaydetti. HEDEFİMİZ: GÜÇLÜ, KAPSAYICI VE ÇÖZÜM ODAKLI BİR BTSO Bursa’ya hizmeti bir görev değil, bir sorumluluk ve gönül meselesi olarak gördüğünü vurgulayan Özer Matlı, "Bursa’nın ortak vizyonu ve gücü temelinde, üyelerinin sorunlarını ve beklentilerini merkeze koyan, çözüm odaklı ve güçlü bir oda yapısını birlikte inşa etmek istiyoruz. Sanayicimizin, tüccarımızın, girişimcimizin ve KOBİ’lerimizin yanında duran; sadece bugünü değil, yarını da planlayan bir anlayışla çalışacağız. Bursa’nın potansiyelini doğru stratejilerle harekete geçiren, kentimizin ekonomik gücünü ulusal ve küresel ölçekte daha ileriye taşıyan bir BTSO için yola çıkıyoruz" dedi. ÖZER MATLI’DAN 2026’YA GÜVEN VE BİRLİK MESAJI Yeni yıla ilişkin temennilerini de paylaşan Matlı, 2026’nın belirsizliklerin azaldığı, üretimin ve yatırımın desteklendiği, finansal istikrarın güçlendiği ve iş dünyasının geleceğe daha güvenle baktığı bir dönem olmasını dileyerek; Bursa iş dünyasının sahip olduğu bilgi, tecrübe ve dayanışma gücüyle bu süreci başarıyla yöneteceğine inandığını vurguladı.

2026 ekonomi gündemi DOSABSİAD’da masaya yatırıldı Haber

2026 ekonomi gündemi DOSABSİAD’da masaya yatırıldı

Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD), iş dünyasının 2026 projeksiyonlarını belirlemek amacıyla düzenlediği toplantıda, ekonomi gündeminin nabzını tuttu. Programda konuşan DOSABSİAD Başkanı Onur Kutlualp, Türkiye ekonomisinin yeni bir denge arayışında olduğunu vurgularken; DOSABSİAD Ekonomi Danışmanı ve Bursa Uludağ Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Eryılmaz ise yatırımcılara “2026’da doları bir korunma aracı olarak görmeyin” uyarısında bulundu. DOSABSİAD Konferans Salonu’nda, üyelerin yoğun katılımıyla gerçekleşen “Türkiye Ekonomisinde Beklentiler ve Yatırım Dünyasında Son Trendler” başlıklı toplantıda, sanayiciler için kritik yol haritaları konuşuldu. Toplantının açılış konuşmasını yapan DOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp, küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve sıkışık para politikaları gölgesinde Türkiye ekonomisinin yeni bir denge arayışından geçtiğine dikkat çekti. İş dünyası için beklentileri yönetmenin her zamankinden daha kritik hale geldiğini belirten Kutlualp, “Sanayiciler ve yatırımcılar olarak bugünü doğru değerlendirmenin yanı sıra, orta ve uzun vadeyi de sağlıklı biçimde okumak zorundayız. Riskleri öngörmek ve fırsat alanlarını zamanında tespit etmek büyük önem taşıyor. DOSABSİAD olarak temel hedefimiz; üyelerimizin karar alma süreçlerini güçlendirmek ve sanayimizin rekabet gücüne katkı sağlayacak öngörüleri onlarla buluşturmaktır.” ifadelerini kullandı. “ENFLASYONDA DÜŞÜŞ BEKLENTİSİ HAKİM” Toplantıda konuşan Doç. Dr. Filiz Eryılmaz ise 2026 yılına dair makroekonomik beklentilerini paylaştı. Piyasalarda merakla beklenen enflasyon ve faiz politikalarına değinen Eryılmaz, ekonomide öngörülmeyen olağanüstü bir durum yaşanmadığı takdirde, 2026 yılında enflasyonda belirgin bir gerileme beklediklerini ifade etti. Merkez Bankası’nın faiz indirim sürecine girdiğini belirten Eryılmaz, önümüzdeki yıl kademeli faiz indirimleriyle piyasanın bir miktar rahatlayacağı mesajını verdi. “VARLIKLARINIZI DOLARDA TUTMAYIN” Yatırım dünyasındaki trendleri de değerlendiren Doç. Dr. Eryılmaz, iş dünyasına ve yatırımcılara ezber bozan uyarılarda bulundu. Mevcut ekonomik programın başarısı için döviz kurundaki istikrarın önemine değinen Eryılmaz “2026 yılında varlık sepetlerinde strateji değişikliğine gidilmeli. Doları artık güvenli bir liman veya bir korunma aracı olarak görmeyin. Özellikle Euro/Dolar paritesinde yukarı yönlü bir hareket beklentimiz var; bu nedenle döviz tarafında Euro’nun pozisyonu güçlenebilir. Ancak en önemli güvenli liman yine altın olacaktır. Yılın ikinci yarısında bankacılık tarafındaki makroihtiyati tedbirlerin de gevşemesiyle piyasalarda daha farklı bir dinamizm göreceğiz.” diye konuştu. Toplantı, sanayicilerin sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.

Altında rekorlar zinciri: "Temkinli olmak bu dönemde en değerli refleks" Haber

Altında rekorlar zinciri: "Temkinli olmak bu dönemde en değerli refleks"

Küresel piyasalarda altın fiyatları tarihi rekorlara tırmanırken, yatırımcılar yeniden güvenli limana yöneldi. Ons altın 4 bin 232 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesini test ederken, gram altın Türkiye'de 5 bin 912 TL'ye ulaşarak yeni bir eşiği geçti. Son dönemdeki yükselişi değerlendiren DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş yatırımcılara, "Temkinli olmak bu dönemde en değerli refleks" uyarısında bulundu. Uzmanlara göre yükselişin ardında yalnızca piyasa dalgalanmaları değil, küresel ekonomik yapıda yaşanan köklü değişimler bulunuyor. Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimi beklentileri, Çin-ABD ticaret gerilimleri ve merkez bankalarının güçlü altın alımları, sarı metali yeniden maddi sistemin merkezine taşıdı. Bank of America 2026 için ons altın hedefini 5 bin dolar, ANZ Bank ise yıl sonu beklentisini 4 bin 400 dolar olarak revize etti. "BU YÜKSELİŞTE RASYONEL KALMAK ŞART" DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş ise son dönemdeki yükselişi değerlendirirken yatırımcılara önemli bir uyarıda bulundu. Kitiş, "Altında yaşadığımız süreç, sadece fiyat artışından ibaret değil; küresel güven arayışının yansıması. Ancak her yükselişin içinde bir düzeltme potansiyeli vardır. Bu dönemde temkinli olmak, fırsat kadar kıymetlidir. Şu an altındaki ralli, yalnızca tesadüf değil; faiz beklentileri, jeopolitik riskler ve merkez bankası alımlarının ortak etkisiyle şekilleniyor. Ancak bu yükselişin sürdürülebilirliği, yukarıda sayılan risklerin dengelenmesine bağlı. Yani bugün ‘altın çağ başlıyor' diye söz etmek mümkün; fakat yarın ‘düzeltme kapıda' uyarısını da akılda tutmak şart" dedi. "SOĞUKKANLILIK VE PORTFÖY ÇEŞİTLİLİĞİ SON DERECE ÖNEMLİ" Kitiş, kısa vadede 6 bin TL seviyesinin test edilmesini muhtemel görürken, orta vadede yatırımcıların duygusal kararlar yerine veriye ve makro gelişmelere dayalı hareket etmeleri gerektiğini vurguladı. Ahmet Cumhur Kitiş, "Ons 4 bin doların üzerinde kalıcılık sağlarsa gram altın için 6 bin 200 - 6 bin 500 TL bandı teknik olarak mümkün. Fakat bu seviyeler kalıcı bir taban değil, geçici dengeler olabilir. Bu nedenle soğukkanlılık ve portföy çeşitliliği son derece önemli" diye konuştu. "ALTIN ARTIK YENİ REZERV ARACI" Merkez bankalarının rezerv yapısında altın payının hızla arttığını ifade eden Kitiş, "Dünya artık dövize değil, değere yöneliyor. Altın, yeniden bir rezerv standardı haline geliyor. Bu eğilim sadece fiyatı değil, finansal güvenlik algısını da değiştiriyor. Türkiye açısından ise tablo biraz daha hassas. Döviz kurundaki hareketlilik ve yüksek iç talep, gram altını küresel ortalamaların üzerine taşıyor. Buna rağmen ‘altın her zaman kazandırır' klişesine karşı dikkatli olunması gerekiyor. Altın uzun vadede güvenli limandır ama kısa vadede dalgalanabilir. Bu yüzden yatırımcı sabırla ve planla hareket etmeli; yükseliş kadar durgunluk dönemine de hazırlıklı olmalı. Altın çağının bitmediği doğru, ama herkesin aynı anda kazandığı bir dönem de değil bu. Gerçek kazanç, doğru zamanda ve doğru ölçüde hareket etmektir" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.