SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kadın Çiftçiler

Söz Bursa - Kadın Çiftçiler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Çiftçiler haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dünya Gıda Günü'nde acı tablo: 645 milyon insan aç yaşıyor Haber

Dünya Gıda Günü'nde acı tablo: 645 milyon insan aç yaşıyor

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "FAO'nun 2025 yılı verilerine göre 645 milyon insan yetersiz besleniyor ve açlık yaşıyor. 2,7 milyar insanın sağlıklı beslenmek için gerekli gıda bütçesi bulunmuyor" dedi. TZOB Başkanı Bayraktar, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yaptığı açılamada, gıda güvencesinin sağlanması ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından yenilikçi teknolojilerin önemine dikkat çekti. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) kurulduğu 16 Ekim'in, Dünya Gıda Günü olarak tüm dünyada kutlandığını belirten Bayraktar, bu yıl Dünya Gıda Günü'nün ‘Bugün Yenilik Yap, Yarını Besle' temasıyla kutlandığını ifade etti. Dünyadaki her bireyin sağlıklı, güvenilir ve yeterli gıdaya ulaşmasının temel bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Bayraktar, dünyada herkesi doyuracak miktarda gıda üretilmesine rağmen açlıkla mücadelenin devam ettiğini sözlerine ekledi. "645 MİLYON İNSAN YETERSİZ BESLENİYOR VE AÇLIK YAŞIYOR" Dünyada birçok insanın açlıkla büyük bir mücadele içerisinde olduğunu belirten TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, "FAO'nun 2025 yılı verilerine göre 645 milyon insan yetersiz besleniyor ve açlık yaşıyor. 2,7 milyar insanın sağlıklı beslenmek için gerekli gıda bütçesi bulunmuyor. Dünya genelinde 2 yaş altındaki her 3 çocuktan 1'i yetersiz besleniyor ve sağlıklı gelişemiyor. Dünyada üretilen gıdaların yaklaşık yüzde 13'ü hasat ve nakliye sürecinde, yüzde 19'u ise tüketici ve perakende aşamasında israf ediliyor. Üretilen gıdanın dengeli dağıtılması, gıda kayıplarının ve israfının en aza indirilmesi büyük önem taşıyor. Bu yıl Dünya Gıda Günü, ‘Bugün Yenilik Yap, Yarını Besle' temasıyla kutlanıyor. Açlığı sona erdirmek ve gıda adaletini sağlamak için dijitalleşmeyi, yapay zekayı ve genç girişimciliğini kapsayan yenilikçi bir yaklaşımın benimsenmesi gerekiyor. Sürdürülebilir bir gelecek için tarım ve gıda sistemlerinde dijital dönüşüm ve teknolojik yenilikler kaçınılmazdır. Tarım sistemlerimizi dönüştürmeli, geleneksel tarım bilgilerimizi modern bilim ve yapay zeka teknolojileriyle bir araya getirmeliyiz. Bugün yapacağımız yeniliklerle geleceğimizin gıda ihtiyacını karşılayabiliriz. Bu yılki temanın önemli odak noktalarından birini tarımda genç girişimciliği ve teknolojinin rolü oluşturuyor. 2026 yılının Birleşmiş Milletler tarafından ‘Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı' ilan edilmesi de kadın çiftçilerimizin tarımsal üretimdeki emeğinin önemini ortaya koyuyor. Kadın çiftçilerimizin emeğini teknolojik imkanlarla desteklemek ve adil gıda zincirleri oluşturmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer almalıdır" açıklamasında bulundu. "TARIM SEKTÖRÜNDE YAŞANAN TEKNOLOJİK GELİŞMELER, ÜLKEMİZDE DE ÖNEMLİ İLERLEMELER SAĞLADI" Tarımda yaşanan teknolojik gelişmelerin ülkelerin gelişmesine de katkı sağladığını ifade eden Bayraktar, "Son yüzyılda tarım sektöründe yaşanan teknolojik gelişmeler, ülkemizde de önemli ilerlemeler sağladı. Traktörler ve biçerdöverler başta olmak üzere tarımsal mekanizasyon araçları artık akıllı makinelere dönüştü. Akıllı sulama ve gübreleme sistemlerinden akıllı seralara ve hayvancılık uygulamalarına kadar tarımda akıllı teknolojiler her geçen gün gelişiyor. Ancak burada asıl önemli konu, çiftçilerimizin bu teknolojilere ne ölçüde erişebildiğidir. Teknolojik imkanlara rağmen ülkemizde yeni teknolojilerin benimsenme hızı henüz istenilen seviyede değildir. Bunun en temel nedenlerinden biri üretici gelirlerinin kısıtlı olmasıdır. Gıda güvencemizin teminatı, toprağımızı işleyen ve alın teri döken çiftçilerimizdir. Yenilikçi tarım teknolojilerini küçük ve orta ölçekli üreticilerimizin erişimine sunmalı, bu alandaki destekleri artırmalıyız. Üretim maliyetlerini düşürmek, çiftçilerimize sürdürülebilir gelir imkanları sağlamak ve gençlerimizi tarıma teşvik etmek için gerekli tedbirleri hızla almalıyız. İklim krizine dirençli tohum çeşitlerini yaygınlaştırmalı, verimli sulama teknolojilerini kullanmalı ve sürdürülebilir toprak yönetimini sağlamalıyız. Gıda güvenliğini sağlamak, yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin yaşam hakkını da korumak demektir. Güvenilir ve yeterli gıdaya sürdürülebilir erişim; güçlü bir ekonominin, sağlıklı bir toplumun ve bağımsız bir geleceğin temel taşıdır. Tarım sektörü, ülkemizin ekonomik bağımsızlığının ve gıda güvencesinin temel dayanağıdır. Üretimin sürekliliğini sağlamak için doğal kaynaklarımızı korumalı ve kırsal kalkınmayı güçlendirmeliyiz. Tarımsal üretim yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda ulusal güvenlik ve toplumsal istikrar meselesidir" değerlendirmesinde bulundu.

Milletvekili Gözgeç: Kadınlar üretimin her aşamasında var Haber

Milletvekili Gözgeç: Kadınlar üretimin her aşamasında var

AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, TBMM Genel Kurulu'nda 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü münasebetiyle gündem dışı bir konuşma gerçekleştirdi. Kırsalda kadınların ekonomik hayata katılımlarını güçlendirmeyi hedefleyen bu özel günün önemine değinen Gözgeç, tarımsal üretimin temel taşının kadınlar olduğunu ifade etti. "Kadın Çiftçilerin Emeği ve Alın Teri Her Aşamada Var" Konuşmasında toprağın ve üretimin değerine dikkat çeken Gözgeç, "Topraktan yaratılmış insanın en güçlü bağı yine topraktır. Tarladan sofraya üretimin her aşamasında kadın çiftçilerin emeği, alın teri var. Özellikle Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğünde başlatılan Ata Tohum Projesi'yle Anadolu'nun ata tohumları en çok kadınlar eliyle geleceğe ekiliyor" dedi. Kadın Çiftçilere ve Girişimcilere Yönelik Destekler AK Parti iktidarı olarak kadını politikalarının merkezine aldıklarını belirten Gözgeç, uygulanan destek modelleri hakkında şu bilgileri paylaştı: TARSİM İndirimi ve Destekler: TARSİM tarım sigortasında kadın çiftçilere yüzde 10 prim indirimi uygulandığını belirten Gözgeç, 2026 yılında yaklaşık 440 bin kadın çiftçinin tarımsal desteklerden yararlandığını kaydetti. IPARD ve Girişimcilik Hibeleri: Kırsal Kalkınma Yatırım Programı ve IPARD projeleri kapsamında binlerce kadın girişimciye milyarlarca liralık hibe sağlandığını ve yatırım imkanı oluşturulduğunu belirtti. Kooperatif Muafiyetleri: Kadın kooperatiflerine sağlanan harç, aidat ve tescil muafiyetlerinin kooperatifleşmeyi teşvik ettiğini vurguladı. "Bursa'da Kadın Kooperatifi Sayısı 61'e Ulaştı" Seçim bölgesi olan Bursa'daki kadın kooperatiflerinin başarılarına da değinen Emine Yavuz Gözgeç, kentte Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı'na bağlı toplam 61 kadın kooperatifinin faaliyet gösterdiğini dile getirdi. Gözgeç; Karacabey Dağkadı Kooperatifi, Yıldırım Zeyniler Çalıkuşu Kooperatifi ve Orhaneli Kadın Girişim Üretim Kooperatifi gibi örneklerin yerel lezzetleri ve kültürel mirası ekonomik değere dönüştürdüğünü vurgulayarak tüm kadın çiftçilerin gününü kutladı.

Bursa AB Bilgi merkezi'nden anlamlı buluşma: Kadın çiftçiler sürdürülebilir gelecek için masada! Haber

Bursa AB Bilgi merkezi'nden anlamlı buluşma: Kadın çiftçiler sürdürülebilir gelecek için masada!

Bursa AB Bilgi Merkezi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve "2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı" kapsamında düzenlediği iftar programıyla; Bursa’nın tarımsal üretim gücünü, kooperatifleşme başarılarını ve uluslararası pazardaki yerini zirveye taşıyan kadın liderleri aynı masada buluşturdu. AB Bilgi Merkezleri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Türkiye genelinde kapsamlı bir etkinlik dizisine imza atıyor. Bu yıl Dünya Kadınlar Günü’nün Ramazan ayına denk gelmesi vesilesiyle, 6–13 Mart tarihleri arasında 15 farklı şehirde düzenlenen buluşmalar, kadın çiftçilerin ortak bir iftar sofrasında bir araya gelerek deneyimlerini paylaşmaları için anlamlı bir zemin oluşturuyor. Bu buluşmalar, kadın üreticilerin kırsal kalkınmaya ve sürdürülebilir geleceğe sundukları katkıları bir kez daha ön plana çıkarıyor. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında faaliyet gösteren Bursa AB Bilgi Merkezi, kentin ekonomik ve sosyal kalkınmasında lokomotif rol üstlenen kadın üreticileri ile bu kapsamda anlamlı bir organizasyon gerçekleştirdi. 1889 Bursa Double F Restoranı’nda düzenlenen "Kadın Çiftçiler Sürdürülebilir Gelecek İçin Buluşuyor” etkinliği; geleneksel tarım yöntemlerinden teknolojik fide üretimine, yerel kooperatifleşmeden dünya fuarlarındaki ödüllere uzanan geniş bir başarı yelpazesine ev sahipliği yaptı. Programa; BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, BTSO Meclis Divan Kâtibi Gülçin Güleç, TOBB Bursa Kadın Girişimciler İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ve Komite temsilcileri, BTSO Kadın Meclis ve Komite Üyeleri ile Bursa’nın dört bir yanından gelen kadın kooperatifleri, sivil toplum kuruluşu başkanları ve akademik oda temsilcileri katıldı. “FARKLILAŞMAYI ANCAK KADINLARLA OLUŞTURABİLİRİZ” Programın açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, dünya ekonomisindeki değişim sürecine dikkat çekerek kadınların bu yeni düzendeki stratejik önemini vurguladı. Burkay, “Dünya yapay zekâ ve dijitalleşme çok hızlı bir değişimden geçiyor. Sanayi devrimindeki 'ne üretirsen satılır' anlayışı geride kaldı; bugün üretim dünyanın her yerinde yapılabiliyor. Bu rekabet ortamında bizi farklılaştıracak olan aklı, ancak kadınlarla birlikte oluşturabiliriz. Kadının doğasında bulunan detaycılık ve inovatif dokunuşlar, günümüzün büyük dönüşümlerinin anahtarıdır." ifadelerini kullandı. BTSO bünyesinde girişimci kadınlar için gerçekleştirdikleri projelere değinen İbrahim Burkay, iş dünyasının yaşam boyu eğitim merkezi Bursa Business School gibi platformlarda liderlik programları yürüttüklerini belirterek, "Toplumun dengesini sağlayan kadınlarımızın hem sanatta hem ekonomide hem de sosyal hayatta daha güçlü yer alması için her projeye destek vermeye devam edeceğiz." dedi. 1,9 MİLYAR EURO’LUK HİBE Türkiye’de tarım-gıda sektöründe rekabeti artırmak amacıyla 2011’den bu yana TKDK aracılığıyla 1,9 milyar Euro’nun üzerinde hibe desteği sağlayan AB IPARD programı; özellikle kadın ve genç girişimcilerin modernizasyon yatırımlarına öncelik veriyor. Bu kapsamda Türkiye’nin en yüksek ölçekli kadın kooperatifi yatırımlarından birine imza attıklarını belirten BTSO Meclis Divan Katibi ve Bursa Fide Agro Turizm Kooperatifi Kurucusu Gülçin Güleç, kooperatifleşmenin toplumsal etkisine değinerek, "40 bin metrekarelik alanda, tam otomasyon sistemiyle yılda 70 milyon adet fide üretim kapasitesine ulaştık. AB’nin IPARD programı desteğiyle kurduğumuz bu yapı sayesinde, özellikle eşini kaybetmiş veya üretim imkânı kısıtlı olan kadınlarımıza her yıl 25 milyon fideyi ücretsiz teslim ediyoruz.” dedi. "AB DESTEĞİYLE TERSİNE GÖÇÜ BAŞLATTIK" Güleç, kooperatif olarak söz konusu süreçten herhangi bir gelir elde etmediklerini belirterek, şöyle devam etti: “Amacımız kadınların üretime katılması ve ekonomik olarak güçlenmesi. Bu projenin farkında olmadan ortaya çıkardığı başka bir önemli sonuç da büyükşehirde yaşayan 38 ailenin köylerine dönerek yeniden üretime başlaması oldu. Kadın olmak dünyanın her yerinde zor; ancak doğru iletişimle bu zorluğu bir avantaja dönüştürebiliriz. Bu noktada Avrupa Birliği’nin kooperatiflere sağladığı destek ve katkılar bizler için son derece kıymetlidir." BERLİN’DEN İZNİK’E BAŞARI HİKAYELERİ PAYLAŞILDI Zeyniler Çalıkuşu Kadınlar Kooperatifi Başkanı Mahinur Makar da ITB Berlin 2026 Fuarı’ndan aldıkları ödülle Bursa’nın tanıtımına katkı koyduklarını belirterek, "Sürdürülebilir turizmin küresel mührü olan 'Green Destinations' sertifikamızı alarak, şehrimizin doğasını ve kültürel mirasını uluslararası arenada tescilledik. Hedefimiz kadınlarımızın dokunuşuyla 'Yeşil Bursa' imzasını dünyaya duyurmaya devam etmek." dedi. “BİRLİKTE BÜYÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ” İznik Üreten Kadınlar Kooperatifi Başkanı Havva Çandar ise hayata geçirdikleri projelerle bin 300 kadına ulaştıklarını belirterek, “Evlerinde üretim yapan ama ürünlerini sandıklarda saklayan kadınlarımızı gün yüzüne çıkarmak için yola çıktık. Bugün Mihraplı Kent Parkı’ndaki kafe-restoranımızda bu emekleri satışa sunuyor, kadın elinin sadece üretimde değil, işletmecilik ve inovasyonda da ne kadar başarılı olduğunu kanıtlıyoruz. Birlikte büyümeye ve dünyayı kadın emeğiyle güzelleştirmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

TZOB’dan Dünya Kadın Çiftçiler Günü mesajı: “Kadınlar üretimin merkezinde ama hak ettikleri yerde değil” Haber

TZOB’dan Dünya Kadın Çiftçiler Günü mesajı: “Kadınlar üretimin merkezinde ama hak ettikleri yerde değil”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Kadın çiftçilerimiz kırsalın umudu, tarımın güvencesidir" dedi. TZOB Genel Başkanı Bayraktar, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, "Dünyada ve ülkemizde tarımsal üretimde, beslenmede, gelecek nesillere bilgiyi aktarmada, çocuk eğitiminde, hasta ve yaşlı bakımında kadınlar en önemli katkıyı sağlıyor. Kırsaldaki kadınların güçlendirilmesi, tarımsal kalkınma ve toplumsal refahın sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor. Ancak kadın çiftçilerimiz, üretimin merkezinde olmalarına rağmen sosyal güvenlikten yeterince yararlanamıyor; ekonomik ve toplumsal olarak ikinci planda kalıyor" dedi. TZOB Ziraat Odaları Bilgi Sistemi (ZOBİS) verilerine göre 2024 yılı itibarıyla Türkiye genelinde 754 ziraat odasına kayıtlı 956 bin 643 kadın çiftçi bulunduğunu belirten Bayraktar, "Bu rakam, tüm üyelerin yüzde 18,14'ünü oluşturuyor. Çiftçilerin yaş ortalaması 59'a yükseldi. Erkek çiftçilerin yaş ortalaması 58, kadın çiftçilerimizin yaş ortalaması 61'dir. Yaş dağılımı tarımsal nüfusun hızla yaşlandığını gösteriyor. Çiftçilerimizin yüzde 35'i 65 yaş ve üzerinde, yüzde 35'i 50-64 yaş aralığındadır. Yalnızca yüzde 5'lik bir oran 18-32 yaş grubundadır. Bu tablo, tarım sektöründe genç nüfusun hızla azaldığını ve üretimin geleceği açısından ciddi bir sorun oluştuğunu gözler önüne seriyor. Son 30 yıldır hiç doğum gerçekleşmeyen köylerimiz bulunuyor, kış aylarında tamamen boşalan köylerin sayısı artıyor. Bu durum yalnızca üretimi değil, kırsal yaşamın sosyal dokusunu da tehdit ediyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) 2024 yılı verilerine göre Türkiye'de 4/B kapsamındaki 427 bin 298 zorunlu tarım Bağ-Kur'lu çiftçinin yüzde 24,69'unu yani 105 bin 478'ini kadın çiftçilerimiz oluşturuyor. Veriler karşılaştırıldığında kadın çiftçilerin yalnızca yüzde 11'i Tarım Bağ-Kur primini ödeyebiliyor, geri kalan büyük çoğunluğu gelir yetersizliği nedeniyle sistem dışında kalıyor. 2024 yılı itibarıyla Tarım Bağ-Kur prim tutarı aylık 8 bin 971,90 lira, indirimli olarak 7 bin 671,60 liradır. Bu prim tutarları, düşük gelirli çiftçilerimiz için büyük bir mali yük oluşturuyor. Özellikle de kadın çiftçilerin sosyal güvenlik sistemine dahil olmasını zorlaştırıyor" dedi. KADIN ÇİFTÇİLERİN SOSYAL GÜVENCE SORUNU "Kadın çiftçilerin büyük bölümü aile işletmelerinde ücretsiz aile işçisi statüsünde çalışıyor. Emekleri çoğu zaman ‘aile içi katkı' olarak görülüyor. Bu da onların üretici kimliğini gölgeliyor" diyen Bayraktar, şunları kaydetti: "Kadın çiftçilerimizin ekonomik ve sosyal statülerinin güçlendirilmesi, kırsalda göçün önlenmesi ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati önemdedir. Anayasa'nın 10. maddesi kadın-erkek eşitliğini, 60. maddesi ise sosyal güvenlik hakkını güvence altına alıyor. Buna rağmen kırsaldaki kadınlarımızın büyük oğunluğu hâlâ sosyal güvenceye sahip değil. Bu tablo, sadece bir tarım meselesi değil, aynı zamanda kırsal sosyo-ekonomik bir sorundur. Sorunun çözümü, kapsamlı ve sürdürülebilir politikaların geliştirilmesini gerektiriyor. Gençlerin tarıma kazandırılması için tarım arazisi edinimi kolaylaştırılmalı, düşük faizli kredi ve hibe destekleri artırılmalı, tarımsal girişimcilik ve teknoloji temelli eğitimler yaygınlaştırılmalıdır. Kadın çiftçilerin güçlendirilmesi için kadın çiftçilere özel prim desteği ve pozitif ayrımcılık uygulanmalı, kadın girişimcilere yönelik destek programları yaygınlaştırılmalıdır. Kırsal altyapının güçlendirilmesi için kırsal bölgelerde kreş, yaşlı ve engelli bakım hizmetleri sağlanmalı, internet erişimi ücretsiz hale getirilmeli, sağlık, eğitim ve ulaşım hizmetleri güçlendirilmelidir. Tarımın saygınlığının artırılması için tarımın stratejik ve itibarlı bir meslek olduğu topluma yeniden anlatılmalı, tarım liseleri ve üniversitelerde tarım-teknoloji odaklı bölümler açılmalıdır." "KADIN ÇİFTÇİLERİMİZE YÖNELİK TARIM BAĞ-KUR PRİM DESTEĞİ SAĞLANMASI, KIRSALDA YAPILACAK EN BÜYÜK REFORM OLACAKTIR" Bayraktar, "6270 Sayılı Kanun (2012) ile geçmişte aile reisi olmayan kadın çiftçilerimize borçlanma hakkı tanınarak mağduriyetleri giderildi. Doğum borçlanması hakkı üç çocuğa kadar genişletilerek, kadın çiftçilere altı yıla kadar borçlanma imkânı sağlandı. Kadın çiftçilerimize yönelik Tarım Bağ-Kur prim desteği sağlanması, kırsalda yapılacak en büyük reform olacaktır. Kadın çiftçilerimiz, yalnızca kendi evlatlarını değil, tüm ülkemizi doyuran; üretimin, emeğin ve direncin simgesidir. Onların emeği olmadan kırsalın geleceği inşa edilemez. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak kadın çiftçilerimizin sosyal güvenlik sistemine erişiminin kolaylaştırılmasını, gelir düzeylerine uygun prim desteği sağlanmasını ve kırsalda yaşam koşullarının iyileştirilmesini acil öncelik olarak görüyoruz. Kadınlara fırsat verildiğinde liderliğin, üretimin ve değişimin öncüleri olurlar. Tüm kadın çiftçilerimizin 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü'nü kutluyor, alın teriyle toprağa can veren tüm kadın emekçilerimizi saygı ve minnetle selamlıyorum" dedi.

Yörsan, tarımsal üretimin kalbindeki  kadın gücünü kutluyor Haber

Yörsan, tarımsal üretimin kalbindeki kadın gücünü kutluyor

İlk kez 1995 yılında Çin’in başkent Pekin’de düzenlenen 4.Dünya Kadın Konferansı’nda gündeme gelen Dünya Kadın Çiftçiler Günü, 1997 yılından bu yana ülkemizde de kutlanıyor; kadınların tarımsal üretimdeki belirleyici rolleri, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı konusundaki bilgeliği ve gıda güvenliğini sağlamadaki katkılarını yüceltiyor. Uluslararası Tarım Üreticileri Derneği tarafından ilan edilen bu özel gün, kırsal kalkınmada kadın çiftçilerin üstlendiği stratejik rolü toplumun tüm kesimlerine hatırlatıyor ve kadın emeğinin üretimdeki gücünü onurlandırıyor. “Kadın üreticilerimizin emeklerini görünür kılmak görevimiz” 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü nedeniyle açıklamalarda bulunan Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, şunları söyledi: “Kadınlar, tarımın görünmeyen kahramanlarıdır. Emekleri bilgelikleri ve sabırları ile üretimin her aşamasında çok kritik role sahipler. Gücünü tarımsal üretimden alan Matlı Şirketler Grubu olarak, kadın çiftçilerimizin değerli katkılarını görünür kılmayı kendimize görev kabul ediyoruz. Kadınlarımız tarlada çift sürüyor, tohum ekiyor, hasat yapıyor, hayvanlarına bakıyor, süt sağıyor ve aynı zamanda ailesine destek oluyorlar. Tüm bunların yanında geleneksel ev işlerini de üstleniyorlar. Kırsal yaşamda üretimin yükünü omuzlayan kadınlarımızın emeği olmadan ne kırsal kalkınma ne de tarımda sürdürülebilirlikten söz edemeyiz.”. ‘Kadın Üreticimizle Omuz Omuza’ sosyal sorumluluk projemiz, büyüyor, gelişiyor “Tarım ve hayvancılık alanındaki 60 yılı aşan deneyimimizle kadın girişimcilerin yanında durmaya devam ediyoruz. Matlı Kadın Üreticileri Destekleme Platformu çatısı altında; Yörsan, Proyem ve Burdan markalarımız ile yürüttüğümüz çalışmalar ile hem kadın üreticilerimize hem de yaşadıkları bölgelerdeki üreticilere fayda sağladık. 2024 yılında Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından “Kadın Girişimci ve Kadın Gücünün Desteklenmesi” kategorisinde ödül alan Yörsan markamızın ‘Kadın Üreticimizle Omuz Omuza’ sosyal sorumluluk projesiyle; Marmara ve Ege bölgelerinde kadın üreticilerimize makine ve teçhizat desteği sağladık. Buzağı sağlığı ve beslemesi gibi konularda eğitimler ve danışmanlık hizmetleri sunduk. Kadınların bu sektörde daha da güçlenmesi için projemizin ikinci etap çalışmaları eğitim odaklı olarak devam ediyor.”.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.