SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kadın Çiftçiler

Söz Bursa - Kadın Çiftçiler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Çiftçiler haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa AB Bilgi merkezi'nden anlamlı buluşma: Kadın çiftçiler sürdürülebilir gelecek için masada! Haber

Bursa AB Bilgi merkezi'nden anlamlı buluşma: Kadın çiftçiler sürdürülebilir gelecek için masada!

Bursa AB Bilgi Merkezi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve "2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı" kapsamında düzenlediği iftar programıyla; Bursa’nın tarımsal üretim gücünü, kooperatifleşme başarılarını ve uluslararası pazardaki yerini zirveye taşıyan kadın liderleri aynı masada buluşturdu. AB Bilgi Merkezleri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Türkiye genelinde kapsamlı bir etkinlik dizisine imza atıyor. Bu yıl Dünya Kadınlar Günü’nün Ramazan ayına denk gelmesi vesilesiyle, 6–13 Mart tarihleri arasında 15 farklı şehirde düzenlenen buluşmalar, kadın çiftçilerin ortak bir iftar sofrasında bir araya gelerek deneyimlerini paylaşmaları için anlamlı bir zemin oluşturuyor. Bu buluşmalar, kadın üreticilerin kırsal kalkınmaya ve sürdürülebilir geleceğe sundukları katkıları bir kez daha ön plana çıkarıyor. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında faaliyet gösteren Bursa AB Bilgi Merkezi, kentin ekonomik ve sosyal kalkınmasında lokomotif rol üstlenen kadın üreticileri ile bu kapsamda anlamlı bir organizasyon gerçekleştirdi. 1889 Bursa Double F Restoranı’nda düzenlenen "Kadın Çiftçiler Sürdürülebilir Gelecek İçin Buluşuyor” etkinliği; geleneksel tarım yöntemlerinden teknolojik fide üretimine, yerel kooperatifleşmeden dünya fuarlarındaki ödüllere uzanan geniş bir başarı yelpazesine ev sahipliği yaptı. Programa; BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, BTSO Meclis Divan Kâtibi Gülçin Güleç, TOBB Bursa Kadın Girişimciler İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ve Komite temsilcileri, BTSO Kadın Meclis ve Komite Üyeleri ile Bursa’nın dört bir yanından gelen kadın kooperatifleri, sivil toplum kuruluşu başkanları ve akademik oda temsilcileri katıldı. “FARKLILAŞMAYI ANCAK KADINLARLA OLUŞTURABİLİRİZ” Programın açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, dünya ekonomisindeki değişim sürecine dikkat çekerek kadınların bu yeni düzendeki stratejik önemini vurguladı. Burkay, “Dünya yapay zekâ ve dijitalleşme çok hızlı bir değişimden geçiyor. Sanayi devrimindeki 'ne üretirsen satılır' anlayışı geride kaldı; bugün üretim dünyanın her yerinde yapılabiliyor. Bu rekabet ortamında bizi farklılaştıracak olan aklı, ancak kadınlarla birlikte oluşturabiliriz. Kadının doğasında bulunan detaycılık ve inovatif dokunuşlar, günümüzün büyük dönüşümlerinin anahtarıdır." ifadelerini kullandı. BTSO bünyesinde girişimci kadınlar için gerçekleştirdikleri projelere değinen İbrahim Burkay, iş dünyasının yaşam boyu eğitim merkezi Bursa Business School gibi platformlarda liderlik programları yürüttüklerini belirterek, "Toplumun dengesini sağlayan kadınlarımızın hem sanatta hem ekonomide hem de sosyal hayatta daha güçlü yer alması için her projeye destek vermeye devam edeceğiz." dedi. 1,9 MİLYAR EURO’LUK HİBE Türkiye’de tarım-gıda sektöründe rekabeti artırmak amacıyla 2011’den bu yana TKDK aracılığıyla 1,9 milyar Euro’nun üzerinde hibe desteği sağlayan AB IPARD programı; özellikle kadın ve genç girişimcilerin modernizasyon yatırımlarına öncelik veriyor. Bu kapsamda Türkiye’nin en yüksek ölçekli kadın kooperatifi yatırımlarından birine imza attıklarını belirten BTSO Meclis Divan Katibi ve Bursa Fide Agro Turizm Kooperatifi Kurucusu Gülçin Güleç, kooperatifleşmenin toplumsal etkisine değinerek, "40 bin metrekarelik alanda, tam otomasyon sistemiyle yılda 70 milyon adet fide üretim kapasitesine ulaştık. AB’nin IPARD programı desteğiyle kurduğumuz bu yapı sayesinde, özellikle eşini kaybetmiş veya üretim imkânı kısıtlı olan kadınlarımıza her yıl 25 milyon fideyi ücretsiz teslim ediyoruz.” dedi. "AB DESTEĞİYLE TERSİNE GÖÇÜ BAŞLATTIK" Güleç, kooperatif olarak söz konusu süreçten herhangi bir gelir elde etmediklerini belirterek, şöyle devam etti: “Amacımız kadınların üretime katılması ve ekonomik olarak güçlenmesi. Bu projenin farkında olmadan ortaya çıkardığı başka bir önemli sonuç da büyükşehirde yaşayan 38 ailenin köylerine dönerek yeniden üretime başlaması oldu. Kadın olmak dünyanın her yerinde zor; ancak doğru iletişimle bu zorluğu bir avantaja dönüştürebiliriz. Bu noktada Avrupa Birliği’nin kooperatiflere sağladığı destek ve katkılar bizler için son derece kıymetlidir." BERLİN’DEN İZNİK’E BAŞARI HİKAYELERİ PAYLAŞILDI Zeyniler Çalıkuşu Kadınlar Kooperatifi Başkanı Mahinur Makar da ITB Berlin 2026 Fuarı’ndan aldıkları ödülle Bursa’nın tanıtımına katkı koyduklarını belirterek, "Sürdürülebilir turizmin küresel mührü olan 'Green Destinations' sertifikamızı alarak, şehrimizin doğasını ve kültürel mirasını uluslararası arenada tescilledik. Hedefimiz kadınlarımızın dokunuşuyla 'Yeşil Bursa' imzasını dünyaya duyurmaya devam etmek." dedi. “BİRLİKTE BÜYÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ” İznik Üreten Kadınlar Kooperatifi Başkanı Havva Çandar ise hayata geçirdikleri projelerle bin 300 kadına ulaştıklarını belirterek, “Evlerinde üretim yapan ama ürünlerini sandıklarda saklayan kadınlarımızı gün yüzüne çıkarmak için yola çıktık. Bugün Mihraplı Kent Parkı’ndaki kafe-restoranımızda bu emekleri satışa sunuyor, kadın elinin sadece üretimde değil, işletmecilik ve inovasyonda da ne kadar başarılı olduğunu kanıtlıyoruz. Birlikte büyümeye ve dünyayı kadın emeğiyle güzelleştirmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

TZOB’dan Dünya Kadın Çiftçiler Günü mesajı: “Kadınlar üretimin merkezinde ama hak ettikleri yerde değil” Haber

TZOB’dan Dünya Kadın Çiftçiler Günü mesajı: “Kadınlar üretimin merkezinde ama hak ettikleri yerde değil”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Kadın çiftçilerimiz kırsalın umudu, tarımın güvencesidir" dedi. TZOB Genel Başkanı Bayraktar, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, "Dünyada ve ülkemizde tarımsal üretimde, beslenmede, gelecek nesillere bilgiyi aktarmada, çocuk eğitiminde, hasta ve yaşlı bakımında kadınlar en önemli katkıyı sağlıyor. Kırsaldaki kadınların güçlendirilmesi, tarımsal kalkınma ve toplumsal refahın sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor. Ancak kadın çiftçilerimiz, üretimin merkezinde olmalarına rağmen sosyal güvenlikten yeterince yararlanamıyor; ekonomik ve toplumsal olarak ikinci planda kalıyor" dedi. TZOB Ziraat Odaları Bilgi Sistemi (ZOBİS) verilerine göre 2024 yılı itibarıyla Türkiye genelinde 754 ziraat odasına kayıtlı 956 bin 643 kadın çiftçi bulunduğunu belirten Bayraktar, "Bu rakam, tüm üyelerin yüzde 18,14'ünü oluşturuyor. Çiftçilerin yaş ortalaması 59'a yükseldi. Erkek çiftçilerin yaş ortalaması 58, kadın çiftçilerimizin yaş ortalaması 61'dir. Yaş dağılımı tarımsal nüfusun hızla yaşlandığını gösteriyor. Çiftçilerimizin yüzde 35'i 65 yaş ve üzerinde, yüzde 35'i 50-64 yaş aralığındadır. Yalnızca yüzde 5'lik bir oran 18-32 yaş grubundadır. Bu tablo, tarım sektöründe genç nüfusun hızla azaldığını ve üretimin geleceği açısından ciddi bir sorun oluştuğunu gözler önüne seriyor. Son 30 yıldır hiç doğum gerçekleşmeyen köylerimiz bulunuyor, kış aylarında tamamen boşalan köylerin sayısı artıyor. Bu durum yalnızca üretimi değil, kırsal yaşamın sosyal dokusunu da tehdit ediyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) 2024 yılı verilerine göre Türkiye'de 4/B kapsamındaki 427 bin 298 zorunlu tarım Bağ-Kur'lu çiftçinin yüzde 24,69'unu yani 105 bin 478'ini kadın çiftçilerimiz oluşturuyor. Veriler karşılaştırıldığında kadın çiftçilerin yalnızca yüzde 11'i Tarım Bağ-Kur primini ödeyebiliyor, geri kalan büyük çoğunluğu gelir yetersizliği nedeniyle sistem dışında kalıyor. 2024 yılı itibarıyla Tarım Bağ-Kur prim tutarı aylık 8 bin 971,90 lira, indirimli olarak 7 bin 671,60 liradır. Bu prim tutarları, düşük gelirli çiftçilerimiz için büyük bir mali yük oluşturuyor. Özellikle de kadın çiftçilerin sosyal güvenlik sistemine dahil olmasını zorlaştırıyor" dedi. KADIN ÇİFTÇİLERİN SOSYAL GÜVENCE SORUNU "Kadın çiftçilerin büyük bölümü aile işletmelerinde ücretsiz aile işçisi statüsünde çalışıyor. Emekleri çoğu zaman ‘aile içi katkı' olarak görülüyor. Bu da onların üretici kimliğini gölgeliyor" diyen Bayraktar, şunları kaydetti: "Kadın çiftçilerimizin ekonomik ve sosyal statülerinin güçlendirilmesi, kırsalda göçün önlenmesi ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati önemdedir. Anayasa'nın 10. maddesi kadın-erkek eşitliğini, 60. maddesi ise sosyal güvenlik hakkını güvence altına alıyor. Buna rağmen kırsaldaki kadınlarımızın büyük oğunluğu hâlâ sosyal güvenceye sahip değil. Bu tablo, sadece bir tarım meselesi değil, aynı zamanda kırsal sosyo-ekonomik bir sorundur. Sorunun çözümü, kapsamlı ve sürdürülebilir politikaların geliştirilmesini gerektiriyor. Gençlerin tarıma kazandırılması için tarım arazisi edinimi kolaylaştırılmalı, düşük faizli kredi ve hibe destekleri artırılmalı, tarımsal girişimcilik ve teknoloji temelli eğitimler yaygınlaştırılmalıdır. Kadın çiftçilerin güçlendirilmesi için kadın çiftçilere özel prim desteği ve pozitif ayrımcılık uygulanmalı, kadın girişimcilere yönelik destek programları yaygınlaştırılmalıdır. Kırsal altyapının güçlendirilmesi için kırsal bölgelerde kreş, yaşlı ve engelli bakım hizmetleri sağlanmalı, internet erişimi ücretsiz hale getirilmeli, sağlık, eğitim ve ulaşım hizmetleri güçlendirilmelidir. Tarımın saygınlığının artırılması için tarımın stratejik ve itibarlı bir meslek olduğu topluma yeniden anlatılmalı, tarım liseleri ve üniversitelerde tarım-teknoloji odaklı bölümler açılmalıdır." "KADIN ÇİFTÇİLERİMİZE YÖNELİK TARIM BAĞ-KUR PRİM DESTEĞİ SAĞLANMASI, KIRSALDA YAPILACAK EN BÜYÜK REFORM OLACAKTIR" Bayraktar, "6270 Sayılı Kanun (2012) ile geçmişte aile reisi olmayan kadın çiftçilerimize borçlanma hakkı tanınarak mağduriyetleri giderildi. Doğum borçlanması hakkı üç çocuğa kadar genişletilerek, kadın çiftçilere altı yıla kadar borçlanma imkânı sağlandı. Kadın çiftçilerimize yönelik Tarım Bağ-Kur prim desteği sağlanması, kırsalda yapılacak en büyük reform olacaktır. Kadın çiftçilerimiz, yalnızca kendi evlatlarını değil, tüm ülkemizi doyuran; üretimin, emeğin ve direncin simgesidir. Onların emeği olmadan kırsalın geleceği inşa edilemez. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak kadın çiftçilerimizin sosyal güvenlik sistemine erişiminin kolaylaştırılmasını, gelir düzeylerine uygun prim desteği sağlanmasını ve kırsalda yaşam koşullarının iyileştirilmesini acil öncelik olarak görüyoruz. Kadınlara fırsat verildiğinde liderliğin, üretimin ve değişimin öncüleri olurlar. Tüm kadın çiftçilerimizin 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü'nü kutluyor, alın teriyle toprağa can veren tüm kadın emekçilerimizi saygı ve minnetle selamlıyorum" dedi.

Yörsan, tarımsal üretimin kalbindeki  kadın gücünü kutluyor Haber

Yörsan, tarımsal üretimin kalbindeki kadın gücünü kutluyor

İlk kez 1995 yılında Çin’in başkent Pekin’de düzenlenen 4.Dünya Kadın Konferansı’nda gündeme gelen Dünya Kadın Çiftçiler Günü, 1997 yılından bu yana ülkemizde de kutlanıyor; kadınların tarımsal üretimdeki belirleyici rolleri, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı konusundaki bilgeliği ve gıda güvenliğini sağlamadaki katkılarını yüceltiyor. Uluslararası Tarım Üreticileri Derneği tarafından ilan edilen bu özel gün, kırsal kalkınmada kadın çiftçilerin üstlendiği stratejik rolü toplumun tüm kesimlerine hatırlatıyor ve kadın emeğinin üretimdeki gücünü onurlandırıyor. “Kadın üreticilerimizin emeklerini görünür kılmak görevimiz” 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü nedeniyle açıklamalarda bulunan Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, şunları söyledi: “Kadınlar, tarımın görünmeyen kahramanlarıdır. Emekleri bilgelikleri ve sabırları ile üretimin her aşamasında çok kritik role sahipler. Gücünü tarımsal üretimden alan Matlı Şirketler Grubu olarak, kadın çiftçilerimizin değerli katkılarını görünür kılmayı kendimize görev kabul ediyoruz. Kadınlarımız tarlada çift sürüyor, tohum ekiyor, hasat yapıyor, hayvanlarına bakıyor, süt sağıyor ve aynı zamanda ailesine destek oluyorlar. Tüm bunların yanında geleneksel ev işlerini de üstleniyorlar. Kırsal yaşamda üretimin yükünü omuzlayan kadınlarımızın emeği olmadan ne kırsal kalkınma ne de tarımda sürdürülebilirlikten söz edemeyiz.”. ‘Kadın Üreticimizle Omuz Omuza’ sosyal sorumluluk projemiz, büyüyor, gelişiyor “Tarım ve hayvancılık alanındaki 60 yılı aşan deneyimimizle kadın girişimcilerin yanında durmaya devam ediyoruz. Matlı Kadın Üreticileri Destekleme Platformu çatısı altında; Yörsan, Proyem ve Burdan markalarımız ile yürüttüğümüz çalışmalar ile hem kadın üreticilerimize hem de yaşadıkları bölgelerdeki üreticilere fayda sağladık. 2024 yılında Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından “Kadın Girişimci ve Kadın Gücünün Desteklenmesi” kategorisinde ödül alan Yörsan markamızın ‘Kadın Üreticimizle Omuz Omuza’ sosyal sorumluluk projesiyle; Marmara ve Ege bölgelerinde kadın üreticilerimize makine ve teçhizat desteği sağladık. Buzağı sağlığı ve beslemesi gibi konularda eğitimler ve danışmanlık hizmetleri sunduk. Kadınların bu sektörde daha da güçlenmesi için projemizin ikinci etap çalışmaları eğitim odaklı olarak devam ediyor.”.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.