SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kadın Hastalıkları

Söz Bursa - Kadın Hastalıkları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Hastalıkları haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’da sağlıkta dijital devrim: Medicana robotik cerrahi dönemini başlattı! Haber

Bursa’da sağlıkta dijital devrim: Medicana robotik cerrahi dönemini başlattı!

Bursa'da robotik ameliyat dönemi başladı. Medicana Bursa Hastanesi'ndeki hayata geçirilen robotik cerrahi uygulamaları sayesinde üroloji, kalp ve damar, kadın hastalıkları, doğum, genel cerrahi ve göğüs branşlarında ameliyatlar artık daha teknolojik yapılacak. Medicana Bursa Hastanesi Genel Müdürü Dr. Özcan Akan, robotik cerrahinin Bursa'da uygulanmaya başlamasından duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Medicana Sağlık Grubu olarak robotik cerrahi sistemini Türkiye genelindeki birçok hastanemizde aktif şekilde kullanıyoruz. Bugün bu ileri teknolojiyi Bursa'da da hastalarımızla buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. Kaliteli ve nitelikli sağlık hizmeti sunmayı hedefleyen bir grup olarak, teknolojinin sunduğu tüm imkânları kullanmaya devam edeceğiz. Robot ameliyatı kendi başına yapmıyor. Tamamen cerrahın kontrolündedir. Deneyimli cerrahın bilgi ve becerisi bu teknolojiyle birleştiğinde en iyi sonuçlar elde edilmektedir" dedi. Robotik cerrahinin özellikle jinekolojik ameliyatlarda cerrahın yetkinliğini artıran ileri bir teknoloji olduğuna dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Müzeyyen Uyanık, "Bu sistem sayesinde üç boyutlu, yüksek çözünürlüklü görüntü altında milimetrik hassasiyetle ameliyatlar gerçekleştiriyoruz. Miyom, endometriozis, rahim alma ameliyatları ve jinekolojik kanserlerde robotik cerrahiyi aktif olarak kullanıyoruz. Hastalar açısından ise daha küçük kesiler, daha kısa hastanede kalış süresi ve günlük hayata daha hızlı dönüş sağlanıyor" ifadelerini kullandı. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Burak Akselim de robotik cerrahinin hem hasta hem de cerrah konforunu artırdığını belirterek, "Gelişen teknolojiyi cerrahi yöntemlere adapte ettikçe daha küçük kesilerle büyük ameliyatlar yapabiliyoruz. Robotik cerrahi, cerrahın tüm hareketlerini birebir uygulayan gelişmiş bir sistemdir. Yüksek çözünürlüklü ve üç boyutlu görüntü sayesinde özellikle onkolojik cerrahilerde ve derin anatomik alanlarda önemli avantajlar sağlıyor" dedi. Robotik cerrahi sisteminin lansmanında konuşan Doç.Dr. Ahmet Şahan ise, "Ulusal Medicana Hastanesi'nde ve Medicana grubuna bağlı diğer hastanelerde kullanılan robotik cerrahi sistemi artık Bursa'da da aktif olarak hizmet veriyor. Bu teknoloji sayesinde özellikle derin anatomik bölgelerde daha hassas müdahaleler yaparak hastanın dokularını daha iyi koruyabiliyoruz. Bursa'da böyle bir teknolojinin hastalarımıza sunulması hem sağlık camiası hem de bölge halkı açısından büyük bir kazanımdır" şeklinde konuştu. Medicana Bursa Hastanesi yetkilileri, robotik cerrahi uygulamalarının önümüzdeki süreçte daha fazla branşta yaygınlaştırılmasının hedeflendiğinin altını çizdiler.

Anne olmaya güvenle hazırlık: Gebe Okulları Haber

Anne olmaya güvenle hazırlık: Gebe Okulları

Nev Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Tayfur Çift, gebe okullarının anne adaylarını bilinçlendirerek gebelik sürecinde yaşanabilecek komplikasyonların önüne geçilmesinde önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Gebelik sürecine hazırlığın yalnızca doğuma değil, gebeliğin tamamına yönelik olması gerektiğini vurgulayan Çift, bu sürecin doğru bilgiyle çok daha sağlıklı yönetilebileceğini ifade etti. “Fizyolojik Süreçler ile Riskli Durumlar Ayırt Ediliyor” Gebe okullarında anne adaylarına gebeliğin fizyolojik süreçleri ile problemli durumların ayrımının öğretildiğini belirten Doç. Dr. Çift, “Anne adaylarının vücutlarında meydana gelen değişimleri tanıması, hangisinin normal hangisinin riskli olduğunu bilmesi büyük önem taşıyor. Olası bir problemde vakit kaybetmeden hastaneye ya da en yakın aile hekimliğine başvurulması sağlanıyor” dedi. “Fiziksel Değişimler Hastalık Olarak Algılanmamalı” Gebelikte pek çok fizyolojik değişimin yaşandığını hatırlatan Çift, bu değişimlerin çoğu zaman anne adayları tarafından hastalık olarak algılanabildiğine dikkat çekti. “Bu sürecin gebeliğin doğal bir parçası olduğunun bilinmesi, gebenin kendini daha güvende hissetmesini sağlıyor. Bilgi, kaygıyı azaltan en önemli unsurlardan biri” diye konuştu. “Aile Desteği Gebelik Sürecini Güçlendiriyor” Gebe okullarında yalnızca anne adaylarının değil, aile bireylerinin de sürece dahil edildiğini belirten Doç. Dr. Çift, eşlerin ve aile büyüklerinin olumlu geri bildirimlerinin gebelik sürecini doğrudan etkilediğini söyledi. “Olumsuz tutumlar yerine destekleyici bir yaklaşım, gebenin hem fiziksel hem de psikolojik olarak daha sağlıklı bir süreç geçirmesine katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı. “Lohusalık Döneminde Destek Hayati Öneme Sahip” Doğum sonrası dönemin, yani lohusalık sürecinin kadınlar için oldukça zorlayıcı olabildiğini dile getiren Çift, bu dönemde annelerin kendilerini zaman zaman yalnız, dışlanmış ya da soyutlanmış hissedebildiğini belirtti. Yeni doğan bebeğin bakımının annenin zamanının büyük bölümünü aldığını vurgulayan Çift, bu süreçte verilen desteğin anne ruh sağlığı açısından kritik olduğunu söyledi. “Psikolojik Destek Sürecin Ayrılmaz Bir Parçası” Gebelik ve doğum sonrası dönemde psikolojik desteğin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Tayfur Çift, gebe okullarında bu alanda da rehberlik sağlandığını ifade etti. Anne adaylarının duygusal dalgalanmalarının normal olduğunun anlatıldığını belirten Çift, bu desteğin annenin kendini yalnız hissetmesini engellediğini söyledi. “Gebeler Arası İletişim Süreci Kolaylaştırıyor” Gebe okullarının en önemli avantajlarından birinin de anne adaylarının birbirleriyle iletişim kurabilmesi olduğunu belirten Çift, “Benzer süreçlerden geçen gebelerin bir araya gelmesi, gebeliği daha kolay, daha keyifli ve daha eğlenceli bir hale getiriyor” dedi. “Amaç: Gebeliği Kaygı Değil Güvenle Yaşamak” Gebe okullarının temel amacının gebeliğin bir anksiyete ya da stres kaynağı olarak değil, doğru destekle sağlıklı ve güzel bir süreç olarak yaşanmasını sağlamak olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tayfur Çift, bilinçli ve desteklenen gebeliklerin hem anne hem bebek sağlığına olumlu katkı sunduğunu sözlerine ekledi.

Bursa'da kadın sağlığına farkındalık paneli Haber

Bursa'da kadın sağlığına farkındalık paneli

Gerçekleştirdiği etkinliklerle toplum bilincini artırmayı amaçlayan Osmangazi Belediyesi, farkındalık paneliyle kadın sağlığının önemine bir kez daha vurgu yaptı. Alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen panelde, kadın sağlığına ilişkin pek çok başlık ele alınarak katılımcılara kapsamlı bilgiler aktarıldı. Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi ile birlikte Şadırvanlı Han’da kadın sağlığına yönelik anlamlı bir panele ev sahipliği yaptı. Psikolojik Danışman Berrak Damla Karaca, Uzman Diyetisyen ve Uzman Fizyoterapist Sümeyye Şükran Özkeleş ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Fatma Serra Sezer’in konuşmacı olarak yer aldığı panele, Osmangazi Belediyesi Başkan Vekili Hamiyet Baysal Arıkarslan, Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Kadın Meclisi olarak her ay gerçekleştirdikleri genişletilmiş toplantılarda farklı bir konuyu ele aldıklarına işaret eden Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Yürütme Kurulu Üyesi Ayşe Simge Demir Okuroğulları, düzenlenen panelde farklı dallarda uzman görüşleriyle, farklı bakış açılarıyla kadın sağlığı üzerine konuştuklarını paylaştı. Kadınların bedenleriyle ilgili yaşadıkları doğal sürecin yıllar boyunca yanlış algılar ve tabularla gölgelendiğine dikkat çeken Psikolojik Danışman Berrak Damla Karaca, "Kadın bedeninde düzenli olarak yaşanan bu sürecin sadece bir rahatsızlık ya da olumsuz bir durum gibi görülmesinin ne kadar yanlış olduğunu burada anlatıyoruz. Bunun bir döngü olduğu, vücudun okuryazarlığının öğrenildiğinde ne kadar rahat geçilebileceği, sakin olunması gerektiğine dayalı bilgilendirme yapmak istiyoruz. Kadın bedeni sistematik bir şeydir. O sistemi okursanız, ne istediğini, neye ihtiyacı olduğunu algılarsanız her şey çok daha rahat olabiliyor" diye konuştu. Uzman Diyetisyen ve Uzman Fizyoterapist Sümeyye Şükran Özkeleş de, özellikle adet düzensizlikleri gibi konularla çok sık karşılaştıklarını dile getirerek, beslenme ve fizyoterapi ile bu durumun kontrol altına alınabileceğine işaret etti. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Fatma Serra Sezer ise gerçekleştirdiği sunumda kadın sağlığının anatomik yapısıyla birlikte vücut sağlığı hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Panelin ardından Osmangazi Belediyesi Başkan Vekili Hamiyet Baysal Arıkarslan, katılımcılara çiçek takdiminde bulunulurken, konuşmacılar etkinliği gerçekleştiren Osmangazi Belediyesi’ne teşekkürlerini sundu.

“Menopoz biyolojik ve duygusal bir geçiştir” Haber

“Menopoz biyolojik ve duygusal bir geçiştir”

Menopozun, kadının doğurganlık döneminin sona erdiği, son adet kanamasının ardından başlayan doğal bir biyolojik süreç olduğunu söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zeynep Çankaya, menapozun genellikle 45-55 yaş aralığında görülürken, Türkiye’de ortalama menopoz yaşının 45-50 civarında olduğunu belirtti. Açıklamasında, menopozu üç temel evreye ayırarak değerlendirmenin daha doğru olacağını belirten Op. Dr. Zeynep Çankaya, “Bunlar, Premenopoz- Menopoz öncesi geçiş dönemi, hormonal değişimlerin başladığı yıllar. Menopoz (Perimenopoz)- Adet döngüsünün düzensizleştiği ve sona ermeye başladığı dönem. Postmenopoz- Adetlerin tamamen kesildiği, menopoz sonrası yıllardır” dedi. Belirtiler Her Kadında Farklıdır Hayat Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zeynep Çankaya, menopoz belirtilerinin her kadında farklı seyrettiğini dile getirirken şunları söyledi: “Menopoz süreci kadın bedeninde kişiye özel bir değişimdir. Bazı kadınlar bu dönemi hafif atlatırken, bazılarında sıcak basmaları, uykusuzluk, sinirlilik, konsantrasyon kaybı gibi erken dönem belirtiler yoğun şekilde görülebilir. Daha ileri dönemde ise kemik erimesi ve kalp-damar hastalıkları gibi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Bu nedenle düzenli kontroller büyük önem taşır. Menopoz, kadının yaşam döngüsündeki doğal ama derin bir duraktır. Bu süreç yalnızca hormonlarla değil, duygularla da ilgilidir. Kadın bedeni her evrede farklı bir dil konuşur; menopoz da bu dillerden biridir. Bu nedenle her kadının deneyimi kendine özgüdür ve ‘tek tip’ bir çözümden söz etmek doğru olmaz.” Destek ve Bilinç Sürecin Kalitesini Belirliyor Op. Dr. Zeynep Çankaya, menopoz döneminde kadının hem yakın çevresinden hem de uzman desteğinden güç alması gerektiğini vurgularken de, “Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, yeterli uyku ve psikolojik destek; bu dönemi çok daha konforlu hale getirir. En önemlisi de kadınların kendilerini bu süreçte yalnız hissetmemeleri gerekir. Menopoz, bir bitiş değil; yeni bir başlangıçtır. Menopoz, kadının yaşam yolculuğunda doğal bir dönüm noktasıdır. Bilinçli adımlar ve doğru destekle bu süreci daha sağlıklı, huzurlu ve güçlü geçirmek mümkündür. Her kadın kendi ritminde menopozu yaşar; önemli olan bu ritmi anlamak ve ona saygı duymaktır” dedi.

Su içmek hamilelerde ödemi önler Haber

Su içmek hamilelerde ödemi önler

Hamilelik sürecinde ödem, yani vücutta sıvı birikmesinin birçok anne adayının karşılaştığı yaygın bir durum olduğunu belirten Op. Dr. Nuray Kuzukıran, “Vücudun su tutmasını engellemenin en etkili yollarından biri, yeterli miktarda su içmektir. Günde en az 8-10 bardak su içmek, ödemi azaltmaya yardımcı olur. Su, böbreklerinizi çalıştırır ve vücutta biriken fazla sıvının atılmasını sağlar” dedi. Aşırı tuz tüketiminin vücutta su tutulmasına neden olabildiğini, bu nedenle tuz tüketimini azaltılması uyarısında bulunan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, “Hafif egzersizler, kan dolaşımını artırarak ödemin azalmasına yardımcı olur. Günlük yürüyüşler, hamile yogası ya da yüzme gibi aktiviteler, şişlikleri azaltmada etkilidir. Hamileler dinlenirken yastıkla destekleyerek bacaklarını kalp seviyesinin üzerine kaldırmak suretiyle şişlikleri azaltabilirler. Anne adayları hamilelik döneminde ayakları şişebileceği için, rahat ve ayaklarını sıkmayan ayakkabılar tercih etmelidir” şeklinde konuştu. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Uzun süre ayakta kalmak, kanın bacaklarda birikmesine ve ödemin artmasına neden olabilir. Mümkünse gün içinde sık sık oturup bacaklarınızı dinlendirin. Ayrıca, otururken bacak bacak üstüne atmamaya özen gösterin, bu da kan dolaşımını engelleyebilir. Hafif bir bacak masajı ya da soğuk kompres uygulaması, şişlikleri hafifletebilir. Masaj, kan dolaşımını artırırken, soğuk kompres şişliklerin inmesine yardımcı olur. Bu yöntemleri uygularken nazik olmanız ve aşırı baskıdan kaçınmanız önemlidir. Hamilelik dönemi boyunca potasyum açısından zengin besinler tüketmenin de ödemi önlemeye yardımcı olabileceğini dile getiren Op. Dr. Nuray Kuzukıran, “Muz, avokado, ıspanak ve tatlı patates gibi yiyecekler, vücudunuzun sıvı dengesini korumasına katkıda bulunur. Aynı zamanda, magnezyum ve kalsiyum açısından zengin gıdalar da ödemi hafifletmede etkilidir. Şayet vücutta ödeme eşlik eden baş ağrısı, görme bozukluğu, şiddetli karın ağrısı gibi belirtiler mevcutsa ve tansiyon yüksekliği, idrarda protein kaybı gibi bulgular varsa mutlaka doktora müracaat edilmesi gerekir. Bu belirtiler preeklampsi denilen gebelik zehirlenmesi tablosu ile ilgili olabilir” dedi.  

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.