SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kadına Yönelik Şiddet

Söz Bursa - Kadına Yönelik Şiddet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadına Yönelik Şiddet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun “Kadın Sığınağı” oyunu sanatseverlerle buluştu Haber

İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun “Kadın Sığınağı” oyunu sanatseverlerle buluştu

İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun Aralık ayında ilk kez sahneye taşıdığı oyunu “Kadın Sığınağı” Şubat ayı kültür sanat etkinlikleri kapsamında sanatseverlerle buluştu. İnegöl Belediyesi, Şubat ayı kültür sanat etkinlikleri kapsamında Kadın Sığınağı tiyatro gösterisi izleyici ile buluştu. İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosunun 22’nci oyunu olarak Aralık ayında ilk kez sahneye taşınan Tuncer Cücenoğlu’nun yazıp Volkan Derman’ın yönettiği “Kadın Sığınağı” isimli 2 perdelik dram türündeki oyun, yeni yılda da gösterimlerini sürdürüyor. Çarşamba akşamı Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezinde 11 kişilik güçlü bir kadroyla sanatseverlerin beğenisine sunulan oyun, salonu dolduran vatandaşlardan tam not aldı. 8 KADININ ÖYKÜSÜNÜ ANLATIYOR Temel olarak kadına yönelik şiddet, istismar, toplumsal baskı, kadınların çaresizliği ve sığınma evleri bağlamında bir dramatik eser olan Kadın Sığınağı oyunu, farklı yaşamlardan gelinerek çaresizce bir sığınma evine yerleştirilen 8 kadının öyküsünü anlatıyor. Modern bir tragedya olan oyun, bu özellikleriyle sadece bir tiyatro değil aynı zamanda toplumun karanlıkta kalmış yüzünü görünür kılan bir ayna, kadınların yaşadığı şiddeti, çaresizliği, yalnızlığı ve en önemlisi umutlarını sahneye taşıyan bir farkındalık etkinliği rolü üstleniyor. Oyun sırasında kimi zaman tebessüm ettiren, kimi zaman izleyenleri düşündüren anlar yaşanırken, 8 kadının acıklı öykülerini anlatan gösteride zaman zaman izleyicilerin gözyaşlarına hakim olamadığı da görüldü. Oyun sonunda ise salonu dolduran vatandaşlar İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosu ekibini ayakta alkışlayarak desteklerini gösterdi.

Bursa Barosu Kadın Hakları merkezi: Kadınlar yaşayacak, şiddet duracak! Haber

Bursa Barosu Kadın Hakları merkezi: Kadınlar yaşayacak, şiddet duracak!

Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü'nde, Mirabel Kardeşler'in anısına, kararlılıkla bir kez daha haykırdı: Kadınlar yaşayacak, şiddet duracak! Bursa Barosu Başkanlığı’ndaki basın açıklamasını Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Ceren İlgen Altuntaş okudu. Bursa Barosu Başkan Yardımcısı Av. Aslı Evke Yetkin, sayman Av. Nilay Parlar, yönetim kurulu üyesi Av. Müberra Gülen Aydın’ın ile avukatların da katıldığı açıklamada şu mesajlar verildi: “Bugün burada, kadına yönelik şiddetin her türüne karşı kararlılıkla durmak ve hukukun üstünlüğünü savunmak için bir araya geliyoruz. Kadına yönelik şiddet, münferit bir olay olmanın çok ötesinde, hayatın her alanına sızmış sistemsel bir kriz olarak varlığını sürdürmektedir. Bu, yalnızca fiziksel bir yara değil; insan haklarının, hukukun üstünlüğünün ve adaletin temelden sarsılmasıdır. Kadınların yaşam hakkı, vücut bütünlüğü ve onuru vazgeçilemezdir; bu hakların korunması devletin birincil yükümlülüğüdür. Bizler biliyoruz ki şiddet, kadın ve erkek arasındaki eşitsiz güç ilişkilerini sürdürmenin aracıdır. Kadının toplumsal, ekonomik ve siyasal alanda ikinci plana atılması; şiddetin zeminini güçlendirmektedir. Bu nedenle mücadelemiz, sadece şiddetin sonuçlarıyla değil, onu üreten toplumsal zihniyetle ve ataerkil düzenle mücadeledir. Türkiye’nin bir gece yarısı İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi, hem hukuki hem de toplumsal düzeyde ciddi bir korumasızlık ve cesaretlenme ortamı yaratmıştır. Ancak açıkça biliyoruz ki; insan hakları evrenseldir ve hiçbir siyasi karar kadınların yaşam hakkını askıya alamaz. İç hukukumuzdaki en temel dayanağımız olan 6284 sayılı Kanun, bir lütuf değil, kadın mücadelesinin bir kazanımıdır ve kadınların yaşam güvencesidir. 6284 Sayılı Kanun'u uygulamaktan imtina eden, koruma tedbirlerini keyfi olarak geciktiren adli ve idari personel ile kolluk kuvvetlerinin kökleşmiş cinsiyetçi tavırları, kadına yönelik şiddeti meşrulaştırmakta ve cinayetlere zemin hazırlamaktadır! Kadınların yaşam hakkını güvence altına alan BU YASANIN RUHUNU yok sayan her eylem, kabul edilemez bir kusurdur. Mağdurların can havliyle yaptığı defalarca süren başvurulara rağmen, yasal sorumluluğu olan makamların ağır ihmali sonucu yaşanan her can kaybı, bizim için bir utanç vesikasıdır! Hukukçular ve kadın hakları savunucuları olarak bu ihmaller zincirinin kırılması ve sorumluların en ağır şekilde hesap vermesi için mücadelemiz sürecektir! Biz Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak, 6284’ün etkin ve eksiksiz uygulanması için bu kanuna dün olduğu gibi bugün de tüm gücümüzle sahip çıkıyoruz ve çıkmaya devam edeceğiz! Adalet sistemi, ataerkil şiddetin karşısında caydırıcı olma niteliğini tamamen yitirmiştir. Bugün Türkiye’de yargı, kadın katillerinin sığınağı haline gelmiş; “iyi hâl”, “haksız tahrik” gibi erkeklik indirimleri, kadınların canına kastedenleri adeta ödüllendiren bir pratiğe dönüşmüştür. Bu artık münferit bir hata değil; doğrudan kadınları hedef alan bir şiddet politikasıdır. Yargının görevi, faillere bahane yaratmak değil; kadınların yaşam hakkını korumaktır. 2025 yılı, kadınlar için bir kriz değil, bir ulusal aciliyet hâlidir. Bugün itibarıyla Türkiye’de 411 kadın erkekler tarafından öldürülmüştür. Şunu söylemeyim ki bu açıklamayı okurken bu sayının artabileceğini bilmek boğazımı düğümlüyor. Bu sayı; her gün en az bir kadının erkek şiddeti tarafından hayattan koparıldığını gösteriyor. Bunlar sayı değil; isimleri, hikâyeleri, hayalleri olan kadınlardır. Arzu Khalılova, Yasemin Bulut, Sevgi Yandık, Yasemin Uludağ, Başak Gürkan… Erkek şiddeti kız kardeşlerimizi aramızdan aldı; korunmaları gerekirken yalnız bırakıldılar, adalet sessiz kaldı. Ve sadece öldürülen kadınlar değil, şüpheli kadın ölümleri de bu ülkenin en karanlık gerçeğidir. Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku, yıllardır akıbeti açıklanmayan, gerçeği karartılan kadınlar olarak hafızamızda duruyor. Sadece Bursa’da bu yıl 37 kadın öldürüldü. Mudanya’da eski eşi tarafından bıçaklanan kız kardeşimiz hâlâ entübe durumda yaşam mücadelesi veriyor. Şiddet artık kapımızda değil; evlerimizde, sokaklarımızda, yanımızda. Kadınlar en güvende olmaları gereken yerlerde, kendi yaşam alanlarında katlediliyor; “aile içi mesele” diye susturulan erkek şiddeti hayatlarını çalıyor. Bu ölümler ne kaderdir ne de “olacağı varmış”tır. Bunlar politik, önlenebilir ve hesap sorulabilir cinayetlerdir. Susmayacağız, unutmayacağız, affetmeyeceğiz. Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak sesleniyoruz: Kadınların yaşam hakkını yok sayan her karara, her indirime, her gecikmeye ve her sessizliğe karşı duracağız. Bu ülkede kadınlar ölmeye devam ederken hiçbir kurum, makam veya fail rahat uyuyamayacak. Biz soracağız, onlar hesap verecek! Yaşamak istiyoruz ve yaşayacağız! Ataerkil zihniyete karşı renklerimizi birleştirerek ve isyanımızı büyüterek mücadelemize devam edeceğiz.”

Bursa'da, medyanın kadına yönelik şiddetteki rolü konuşuldu Haber

Bursa'da, medyanın kadına yönelik şiddetteki rolü konuşuldu

Bursa'da Cumhuriyet Kadınları Derneği ev sahipliğinde 'Kadına Yönelik Şiddette Medyanın Rolü' başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Panelde; Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi Başkanı Yüksel Baysal, Bursa Büyükşehir Belediyesi Aile Kadın Çocuk Hizmetleri Müdürlüğü'nden Klinik Psikolog Elif Beki, Sosyolog ve Kamu Yönetimi Uzmanı Dr. Gül Gün Dayanıklı, Sosyolog ve Avukat Suna Soydaş Fırat, Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Yönetim Kurulu Üyesi ve Aydınlık Gazetesi yazarlarından Zeynep Ses konuşma yaptı. ÇGD Şube Başkanı Yüksel Baysal, şiddet olaylarının arkasındaki güçlere dikkat çekerek, "Araştırmacı Gazeteci Uğur Mumcu ve birçok suikast ve faili meçhul cinayet, şiddetin planlı olabileceğini gösteriyor," dedi. Ayrıca, basında kadın yazar ve yönetici fazlalığından söz ederek, bu alanda çalışmaların önemine vurgu yaptı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Aile, Kadın, Çocuk Hizmetleri Müdürlüğü'nden Klinik Psikolog Elif Beki ise, "Medya, haber anlatım tarzıyla şiddet gören kadınların suçu hak ettiğini ima ederken, failleri koruyarak mağdurları suçlayabiliyor" ifadelerini kullandı. Sosyolog ve Kamu Yönetimi Uzmanı Dr. Gül Gün Dayanıklı, insanlık tarihini ekonomik ve toplumsal ilişkiler bağlamında değerlendirerek, hegemonyacı yapıların kadınları hedef aldığını ve kadınların kültürel ve bilimsel sermayelerini geliştirmesi gerektiğini belirtti. Sosyolog ve Avukat Suna Soydaş Fırat ise televizyon dizileri ve gündüz kuşağı kadın programlarının kadını olumsuz etkilediğine dikkat çekerek, bu tür programların yerine kadınları bilinçlendiren içeriklere ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Merkez Üyesi Zeynep Ses ise yaptıkları kamuoyu araştırmasından örnek vererek, "Halk bu dayatmalardan sıkıldı, yasal düzenlemeler talep ediyor ve kadınların mücadeleye daha fazla katılması gerekiyor" mesajını iletti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.