SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kafe

Söz Bursa - Kafe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kafe haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’da “Örgünü Giy Gel” yarışması: El emeği tasarımlar yarıştı Haber

Bursa’da “Örgünü Giy Gel” yarışması: El emeği tasarımlar yarıştı

Bursa’da örgü konseptiyle dikkat çeken bir kafede düzenlenen "Örgünü Giy Gel" yarışmasında, 24 yarışmacı kendi tasarlayıp ördükleri giysilerle sahneye çıktı. Yarışmacıların birbirini puanladığı etkinlikte birincilik Nilay Türker Kaplan’ın oldu. Sanat, tasarım ve el emeğini aynı çatı altında buluşturan Reglan Kafe, Bursa’da dikkat çeken etkinliklere ev sahipliği yapmayı sürdürüyor. Kentte örgü konseptiyle ilgi gören kafede "Örgünü Giy Gel" mottosuyla düzenlenen yarışmayla örgü tutkunlarını bir araya getirdi. Örgü sanatını sosyal bir deneyime dönüştüren etkinlik, hem katılımcılar hem de izleyiciler tarafından ilgiyle takip edildi. Organizasyonda 24 yarışmacı, tamamen kendi tasarladıkları ve kendi elleriyle ördükleri giysilerle sahneye çıktı. Yarışmanın en dikkat çeken yönlerinden biri değerlendirme süreci oldu. Yarışmacılar, jüri yerine birbirlerini puanlayarak dereceye giren isimleri belirledi. Bu yöntem, etkinliğe samimi bir atmosfer kazandırırken güçlü bir topluluk ruhu oluşturdu. Yapılan puanlama sonucunda birincilik ödülü Nilay Türker Kaplan’a verildi. Şeyma Erkoca ikinci, İrem Kardaş ise üçüncü oldu. Çeyizi için yıllar önce ördüğü dantel fiskos örtüsünü dönüştürerek eteğe çeviren Nilay Türker Kaplan, gecenin en dikkat çeken ismi olarak öne çıktı. Nilüfer'deki kafenin işletmecilerinden Selin Köfteci, gerçekleştirilen yarışmaya ilişkin, "‘Örgünü giy gel’ yarışmasıyla hem üretmenin hem paylaşmanın keyfini aynı masada buluşturduk. Bu akşam buradaki insanlar sadece kahve içmedi, emeğini giyip gururla sergiledi" ifadelerini kullandı. Kafenin diğer işletmecisi olan Ceyda Öztürk ise, "Türkiye’de bir ilke imza attığımız etkinliğimiz çok eğlenceli geçti birbirinden güzel farklı yaşlarda farklı tarzlarda insanı bir araya getirip örgüleri yarıştırdık" şeklinde konuştu. Yarışmanın gördüğü yoğun ilgi üzerine yeniden düzenleneceği belirtildi. Yeni yarışmanın tarihi ve yenilenen formatının, önümüzdeki günlerde Reglan Kafe’nin sosyal medya hesapları üzerinden duyurulacağı bildirildi. Örgü tutkunlarını bir araya getiren bu özel konseptin geleneksel hale getirilmesi hedefleniyor.

Kolilerde bekleyen eşyalarla müze gibi kafe kurdu Haber

Kolilerde bekleyen eşyalarla müze gibi kafe kurdu

Bursa'da bir kafe, klasik bir kafeden çok geçmişi bugüne taşıyan bir yaşayan müzeyi andırıyor. Paris'teki hayatını geride bırakıp Bursa'ya kesin dönüş yapan Emrihan Demirbağ, ortaokul yıllarında başlayan antika tutkusunu eşiyle birlikte bir mekana dönüştürerek, kolilerde bekleyen eşyalarını yeniden gün yüzüne çıkardı. Kafe işletmecisi Emirhan Demirbağ, dört yıl önce Bursa'ya döndüğünü ve burada yeni bir fikirle yola çıktıklarını belirterek, "Daha önce yurt dışındaydım, buraya geri döndükten sonra eşimle birlikte konsept dükkanlar açma fikri belirdi. Burada topladığımız antikalar ile dükkanlar açıyoruz ve bu çok hoşumuza gidiyor" dedi. Yurt dışından dönüşünde yanında getirdiği eşyaların yıllarca kolilerde beklediğini söyleyen Demirbağ, bu durumun kendisini harekete geçirdiğini ifade ederek "Burada çok fazla antika ve eski eşyalarımız vardı, kendi kıymet verdiğimiz eşyalar kolilerin içinde ziyan olmasını istemedik. Ne kadar süre böyle duracakları belli değildi. Biz de bir yer oluşturalım, burada sergileyelim istedik. Gelen giden eş dost olursa onlarla vakit geçirelim diye düşündük. Sonrasında insanlar ilgi göstermeye başladı, ilk kafe haline geldiği zamanlarda merdivenlerde sıra olmuştu, çok şaşırmıştık" şeklinde konuştu. Başta bir depo gibi düşünülen mekan, kısa sürede dost sohbetlerinden taşarak, nostaljik havasıyla Bursalıların ilgisini çeken bir kafeye dönüştü. ORTAOKULDA BAŞLAYAN MERAK, BİR YAŞAM TARZINA DÖNÜŞTÜ Koleksiyonculuğa ortaokul sıralarında başladığını anlatan Demirbağ, "Her şeyden önce bu bir merakla başladı. İlk ortaokul yıllarımda eski eşyalara ilgim olmaya başladı. Plaklar, kasetler, daktilo derken bu bir hastalık gibi devam etti. İşin içine girince detaylarını öğreniyorsunuz. Daha kaliteli porselen bebekleri neresi yapıyor, pul koleksiyonu ne demektir, kitap koleksiyonu nasıl olur gibi şeyleri araştırdık. Bazı eşyalarımız antika değeri taşıyor, bazıları sadece eski eşyalar. Ama hepsi insanları geçmişle buluşturuyor" ifadelerini kullandı. MÜZE DEĞERİNDE EŞYALAR AMA KIRILGANLIK YÜZÜNDEN SERGİLENMİYOR Kafede yüzlerce antika ve nostaljik parça yer alıyor. Ancak Demirbağ, en özel koleksiyonlarının burada sergilenmediğini belirtti: "Gerçekten müzelerde bulabileceğiniz eşyalarımız var ama maalesef buraya getirmiyoruz. Daha önce antika bir vazomu getirmiştim, biri çarpıp kırdı. O günden sonra çok kıymetli ve kolay zarar görebilecek eşyalarımızı buraya getirmemeye karar verdik." HER YAŞTAN İNSAN AYNI MASADA BULUŞUYOR Demirbağ, "Buraya gelenler çok mutlu ayrılıyorlar. Bizi en çok mutlu eden kısmı ise her yaştan müşterilerimizin olması. 60-70 yaşlarındaki annelerimiz babalarımız evlatlarıyla birlikte geliyor, 13-15 yaşındaki kardeşlerimiz de geliyor. Belki de bayramda birbirlerinden kaçan iki kitleyi burada aynı ortamda buluşturuyoruz" diyerek mekanın samimi atmosferini anlattı. Menüde nostaljik ifadeler: ‘Bismillah dedin mi?' Kafe'nin nostaljisi yalnızca dekorasyonda değil, menüde de kendini gösterdiğini belirten Demirbağ, "Menü isimlerimizi çocukken duyduğumuz sözlerle harmanladık. Çay yerine ‘Bismillah dedin mi', salep yerine ‘Ben gelinken 40 kiloydum' gibi ifadeler var. Eskiden olduğu gibi çay, salep, boza, oralet gibi içeceklerimiz var ama tabi americano, latte gibi yeni nesil kahvelerimiz de mevcut. Günümüzden tamamen kopmuyoruz ama kendi kültürümüzü koruyarak ilerlemek istiyoruz" dedi. "YENİ MEKANLARDA DA KENDİ KÜLTÜRÜMÜZÜ TANITACAĞIZ" Demirbağ, kültürel dokuyu modern unsurlarla harmanladıklarını vurgulayarak, "Mekanlardan, sergilerden, seyahatlerden esinleniyoruz ama karşı tarafın yaptığını kopyalamıyoruz. Kendi kültürümüzle harmanlamaktan hoşlanıyoruz. Yeni açacağımız mekânda bir İtalyan boyalı bir duvar düşünüyoruz ama üzerine ‘Bismillah' yazacağız. Bir DJ kabini yapacağız ama içinde Osmanlı fesi takan bir DJ olacak. Çünkü amacımız kendi kültürümüzü tanıtmak" ifadelerini kullandı. "KAFEMİZİ KORUMAK İSTİYORUZ" Kafede plak boyama atölyeleri, film geceleri gibi nostaljik etkinliklerin düzenlendiğini aktaran Demirbağ, "Bu kafede ileriye dönük çok büyük planlarımız yok. Kafemizi korumak, bozulmamasını sağlamak istiyoruz. Ama önümüzdeki aylarda farklı bir konseptle yeni bir mekan daha açmayı planlıyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.